Bizi Takip Edin

Avrupa

Avrupa otomotiv sektörü krizde

Yayınlanma

Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı’na göre, Avrupa’daki otomobil üreticileri rekabet gücünü yeniden kazanmak için köklü değişiklikler üzerinde çalışıyor.

Hildegard Müller’e göre bu nedenle, “dayanıklı bir sektör oluşturmak için daha fazla işten çıkarma ve fabrika kapatmaları” kaçınılmaz.

VDA Başkanı Müller çarşamba günü yaptığı açıklamada, Volkswagen ve Stellantis gibi üreticilerin, pahalı enerji ve işgücü maliyetlerinin yanı sıra, rakiplerine karşı dezavantaj yaratacak bürokratik engellerle çok uzun süredir mücadele ettiğini belirtti.

Lobi şefine göre bölgenin sanayisinin temellerinden birine yönelik darbenin etkisini azaltmak için reformların hızlandırılması gerekiyor.

Daha fazla Çinli otomobil üreticisinin Avrupa pazarına girmesiyle üreticiler üzerindeki baskı artarken, bölgede elektrikli araç üretim maliyetleri hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor.

Perşembe günü, Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen, Almanya’daki işten çıkarmaların iki katına çıkarılması ve fabrikaların kapatılması konularını görüşecek.

Müller, Bloomberg’e verdiği mülakatta, “Tüm otomotiv sektöründeki durum, VW’deki tartışmaya benziyor. Her üretim tesisi gelecekte de ayakta kalamayacak, bu nedenle yeniden yapılandırma programları olmalı,” dedi.

Müller, ayrı bir e-posta açıklamasında, sektördeki istihdamı korumak amacıyla üreticilerin yabancı rakiplerine fabrikalarına erişim izni vermesi gerektiğini belirtti.

VDA Başkanı, “Tedarik zincirlerinin paylaşılması, insanları ve ülkeleri hâlâ bir araya getiriyor,” diye konuştu.

Avrupa Birliği, “Made in Europe” hükümleri olarak bilinen, yerel olarak otomobil üreten üreticileri ödüllendirmeyi amaçlayan bir öneri üzerinde çalışıyor. 

Birliğin Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın (IAA) bir parçası olan bu düzenleme, hâlâ uzun bir yasama sürecinden geçmekle meşgulken, Zhejiang Leapmotor Technology ve Chery gibi Çinli üreticiler, Avrupa’daki otomobil üretim kapasitelerini artırmak için şimdiden harekete geçti.

Müller yaptığı açıklamada, “Değişim seçenekleri azaldı ama bu değişiklikler daha da acil hale geldi. Bu durum, insanların talepleri ve beklentileri açısından pek çok değişiklik anlamına gelecek,” dedi.

Avrupa

Berlin’de Rheinmetall protestosu

Yayınlanma

Yaklaşık 100 protestocu Berlin-Gesundbrunnen’deki Rheinmetall fabrikasını bir kez daha kapattı.

Olay sırasında polis biber gazı ve fiziksel güç kullandı. İki kişi, kolluk görevlilerine saldırmak suçlamasıyla gözaltına alındı.

Polis, aktivistlerin fabrika binası önündeki zemine kendilerini yapıştırmalarını bir kez daha engellemeyi başardı.

Bazı aktivistler yanlarında yapıştırıcı malzemeler getirmişti fakat polisin hızlı müdahalesi yeni bir yapıştırma eyleminin gerçekleşmesini önledi.

Polis şu anda eyleme katılan yaklaşık 60 kişinin kimlik bilgilerini kaydetmek için geçici gözaltı uyguladı. Eylemciler Filistin bayrakları ve atkıları taşıyordu.

Aktivistler, Rheinmetall tesisinin çevresine “Burada çocuklar bir silah fabrikasının yanında okula gidiyor” yazan bir afiş de dahil olmak üzere çok sayıda pankart astı.

Rheinmetall CEO’su eski Şansölye Merkel’i hedef aldı

Ayrıca tarihi Liesenbrücke demiryolu köprüsüne tırmanan ve Filistin bayrağını sallayan bir protestocu da görüldü.

Yan sokaklarda da birkaç küçük gösteri düzenlendi ama polis raporlarına göre bu mitingler “barışçıl” bir şekilde gerçekleşti.

Son aylarda tesis önünde tekrar tekrar protestolar düzenlendi. Protesto özellikle Rheinmetall’e yönelik.

Berlin-Wedding’deki Scheringstraße’de bulunan Rheinmetall şubesinde eskiden eskiden otomobil parçaları üretiliyordu. Tesis artık bir silah fabrikasına dönüştürülüyor.

Rheinmetall fabrikasında yıl ortasından itibaren büyük kalibreli silahlar için mermi kovanları üretilmeye başlanacak.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İngiliz deniz dronu girişimi Kraken ‘unicorn’ oldu

Yayınlanma

İngiliz deniz savunma girişimi Kraken Technology Group, 175 milyon dolarlık yatırım turunun ardından 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaştı. Şirket, bugüne kadar 200’den fazla insansız deniz aracı teslim ettiğini açıklarken yıllık üretim kapasitesini bin araca çıkarmayı hedefliyor.

İngiliz sürat teknesi yarışçısı Mal Chris’in 2021’de kurduğu Kraken Technology Group, 175 milyon dolarlık yatırım turunu tamamlayarak 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaştı.

Bloomberg’in haberine göre bu gelişmeyle şirket, Avrupa’nın yeni savunma teknolojisi “unicorn”larından biri olarak görülmeye başladı.

Yatırım turuna Alman teknoloji yatırım fonu DTCP liderlik etti. NATO İnovasyon Fonu ile Alman savunma şirketi Rheinmetall de finansman turuna katıldı.

Kraken, elektronik sistemler ve hava dronları taşıyabilen insansız deniz araçları geliştiriyor ve üretiyor.

Şirketin kurucusu Mal Chris, bugüne kadar 200’den fazla insansız teknenin üretilip teslim edildiğini söyledi. Şirketin hedefi, yıllık üretim kapasitesini bin deniz aracına çıkarmak.

Kraken’in Birleşik Krallık, Avrupa ve ABD’de 13’ten fazla savunma sözleşmesi bulunuyor. Mart 2026’da Birleşik Krallık Kraliyet Donanması, 20 insansız Kraken botunun alımı için 12,3 milyon sterlin tutarında sözleşme imzaladı.

Chris, Bloomberg’e yaptığı açıklamada şirketin en önemli avantajının modüler yapıya sahip insansız deniz araçlarını geleneksel askeri tersanelere kıyasla daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede üretebilmesi olduğunu söyledi.

Avrupa deniz kuvvetleri insansız sistemlere yöneliyor

Bloomberg, Kraken’e yapılan yatırımın Avrupa ülkelerinin deniz kuvvetlerini modernize etme çabalarının hızlandığı döneme denk geldiğini belirtti.

Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı daha önce büyük ve maliyetli askeri platformlar yerine insansız hava araçları, otonom sistemler ve hızlandırılmış savaş teknolojisi geliştirme döngülerine öncelik vereceğini açıklamıştı.

Londra yönetimi, Silahlı Kuvvetlerin modernizasyon planı kapsamında Avrupa’nın en büyük drone test merkezini finanse etmeyi ve İngiliz ordusuna insansız hava aracı teslimatlarını hızlandırmak amacıyla üretimi sürekli artıracak özel bir görev gücü kurmayı planlıyor.

Kremlin’in Avrupa’daki askerileşmenin sonuçları konusunda daha önce birçok kez uyarıda bulunduğu da hatırlatıldı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İrlanda, askeri egemenliğini Fransa’ya devrediyor

Yayınlanma

İrlanda, güvenlik ve savunma alanında uzun süredir devam eden zayıf konumunu, ordusunu Fransa’ya “ihale ederek” aşmaya çalışıyor.

Foreign Policy’de yer alan bir değerlendirmede, İrlanda’nın bir “Fransız askeri protektorası” haline geldiği öne sürülüyor.

Protektora, nominal egemenliğini korurken güvenlik kontrolünü daha güçlü bir hamiye devreden devletlere verilen isim.

Resmi olarak tarafsız olan ve 2025 yılında GSYİH’sinin son derece düşük bir oranı olan yüzde 0,22’sini askeri harcamalara ayıran ülkenin askeri envanteri şöyle: Dönüşümlü olarak kullanıma hazır sadece dört deniz aracı, silahları çalıştıracak teknisyenleri olmayan devriye gemileri ve sıfır savaş uçağı.

Geçen aralık ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’in ziyareti sırasında bir insansız hava aracı (drone) ihlalini yönetememesi nedeniyle ülkenin “utanç yaşadığını” savunan Foreign Policy, Dublin’in kısa süre önce önemli Avrupa Konseyi toplantıları sırasında geçici hava savunması sağlamak üzere Fransız Donanması’ndan destek almayı planladığını aktarıyor.

Haber şöyle devam ediyor:

“Hem AB hem de ABD’den gelen baskı karşısında İrlanda, en ciddi eksikliklerini gidermeye başlamak üzere bir savunma harcamaları programına da girişti. Bu konuda da İrlanda, Fransa ile işbirliği yapıyor. Ocak ayında Dublin ve Paris, 2030 yılına kadar geçerli olacak bir ortak stratejik çerçeve imzaladı. Şubat ayında ise ortak eğitim, istihbarat paylaşımı ve diğer alanları kapsayan bir askeri işbirliği anlaşması imzalandı. En önemlisi, İrlanda askeri tedarik işlerini –hukuki, idari ve lojistik kontrol dahil– neredeyse tamamen Fransa’ya devretti.”

Yeni anlaşmaların çatısı altında İrlanda ve Fransa, bir dizi ayrı hükümetler arası tedarik anlaşmasını son haline getiriyor.

İrlanda hükümeti fiilen, kritik askeri teçhizatla ilgili sözleşmelerin müzakeresini, yürütülmesini ve imzalanmasını kendi adına Fransa’ya devrediyor.

Bu kapsamda Fransa tedarikçiyi seçecek, zaman çizelgelerini belirleyecek ve fiyatlandırma koşullarını koyacak ve herhangi bir rekabetçi ihale, bağımsız İrlanda teknik değerlendirmesi ya da İrlanda’nın paranın karşılığını aldığını doğrulayacak bir mekanizma olmayacak.

Paris ayrıca, bu teçhizatın uzun vadeli kullanımı için gerekli bakım ve tedarik zincirlerini de kontrol edecek ve aynı zamanda ilgili İrlandalı birliklerin eğitimini de yönetecek.

Resmi amacı Fransız ordusunu donatmak ve Fransız silah ihracatını teşvik etmek olan Fransa’nın Silahlanma Genel Müdürlüğü (DGA), artık İrlanda’nın yeniden silahlanmasını yönetiyor.

Fransız devletinin savunma alımlarını sanayi politikası olarak kullanma konusundaki köklü geleneği göz önüne alındığında Fransız firmaları muhtemelen Dublin’in bu açık çekinden tek yararlanacak şirketler olacak.

En son Fransız-İrlanda anlaşmaları yapılmadan önce bile, Haziran 2025’te Thales, İrlanda donanmasına, deniz araçları tarafından izinsiz giren denizaltıları tespit etmek için kullanılan ilk çekili sonar sistemini sağlamak üzere 60 milyon avroluk bir anlaşma kapsamında seçilmişti. 

Aralık 2025’te İrlanda hükümeti ayrıca 500 milyon avroluk bir radar sistemi için Paris ile müzakerelerin başlatılmasını onayladı.

Irish Times, bunu İrlanda’nın “sistemin tedarikini fiilen Paris’teki yetkililere dış kaynak olarak devretmesi” olarak tanımlıyor.

İrlanda Savunma Bakanı Helen McEntee, Fransız teklifinin “İrlanda’nın yetenek gereksinimlerini büyük ölçüde karşıladığı” için kabul edildiğini belirtti.

Bakanın söylemediği şey ise, bu devasa meblağın kamuya açık ihale veya rekabetçi teklif süreci olmaksızın harcanacağıydı.

Esasen, hangi radar sisteminin İrlanda’ya en uygun olduğuna ve hangi Fransız tedarikçinin ihaleyi alacağına Fransız hükümeti karar veriyor.

Şubat ayında, İrlanda Ordusu tarihindeki en büyük yatırım olan, 800 milyon avroya kadar değerindeki Griffon, Jaguar ve Serval zırhlı araçlarının satın alınmasına ilişkin Fransa ile bir başka anlaşma imzalandı. Müzakerelerin önümüzdeki aylarda tamamlanması bekleniyor.

İrlanda’nın Fransa’ya bağımlılığı neredeyse mutlak hale gelmiş durumda. 2015 ile 2024 yılları arasında İrlanda, toplam 53 milyon avro değerinde Fransız askeri teçhizatı sipariş etti.

2025 yılından bu yana Dublin, Fransız hükümetiyle 1,4 milyar avrodan fazla tutarda sözleşmeler imzaladı ya da müzakereler başlattı.

İrlanda’nın 2026 yılı toplam savunma bütçesi yalnızca 1,5 milyar avro.

Fransa için İrlanda, Fransız liderliği altında Avrupa savunma egemenliği gibi uzun süredir sürdürdüğü stratejik hedefini ilerletmek açısından da yararlı bir müttefik devlet.

İrlanda, Fransız liderliği, Fransız teçhizatı ve Fransız askeri doktrinine dayanan, NATO’ya paralel bir ikili savunma ortaklıkları ağı kurma çabalarına uyum sağlıyor.

Buradaki model, Fransa’nın 2019 yılında Belçika ile kurduğu ve daha sonra Lüksemburg’u da kapsayacak şekilde genişletilen Capacité Motorisée stratejik ortaklığı.

Bu ortaklık, üç ülkenin kara kuvvetleri genelinde doktrin, komuta ve kontrol, teçhizat ve bakım süreçlerini standartlaştırıyor.

Üç ülke, zırhlı araçlarında Fransa’nın tescilli ağ tabanlı dijital savaş sistemi olan Scorpion’u kullanıyor. Bu sistem artık İrlanda’yı da kapsayacak.

Scorpion, NATO ağlarıyla uyumlu olsa da, yazılımın sahibi Fransız Eviden şirketi; donanım ise Thales ve diğer Fransız şirketleri tarafından tedarik ediliyor ve tüm erişim ile güncellemeler münhasıran Paris tarafından kontrol ediliyor. Belçika sanayisi, araç montajı ve bazı ek silahların üretimi ile yetinmek zorunda.

Fransa, Belçika ve Lüksemburg, halihazırda Scorpion sayesinde NATO’dan bağımsız olarak tek bir bütünleşik güç olarak savaşma kabiliyetine sahip. İrlanda artık NATO üyesi olmayan bir ülke olarak Scorpion platformuna katılacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English