Bizi Takip Edin

Diplomasi

AB-Güney Kore zirvesi başlıyor

Yayınlanma

Güney Kore, ticaret, ekonomi ve savunma konularını ele alacak olan bir zirvede AB temsicileri ile bir araya geliyor.

AB, küresel çalkantıların arttığı bir dönemde uluslararası müttefikler ararken Asya-Pasifik’te kendisine önemli bir ortak bulmuş görünüyor.

Brüksel ve Seul teknoloji, savunma ve sanayi alanlarındaki bağları güçlendirmek üzere bugün (10 Haziran) üst düzey bir toplantı düzenliyor.

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile iki saatten fazla sürecek bir görüşme gerçekleştirecek.

Bu, son üç yıldır düzenlenen ilk zirve niteliğinde. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde analist olan Alexander Lipke, POLITICO’ya verdiği demeçte, “Zirve, AB için riskleri azaltmada hayati öneme sahip bir ortak olan Güney Kore ile ekonomik güvenlik işbirliğini derinleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor,” dedi.

Temel hedeflerden biri, ticaret, yatırım ve ekonomik güvenlik alanlarında daha iyi işbirliği yapmak için yeni bir rekabet gücü ortaklığı başlatmak olacak. Bu tür devam eden diyaloglar sadece Japonya ve Hindistan ile var.

İki taraf ayrıca geçen yıl müzakere edilen bir dijital ticaret anlaşmasını imzalayacak.

Fakat görüşmelerin büyük bir kısmı savunma konusuna odaklanacak. Güney Koreli silah üreticileri, hızla yeniden silahlanan Avrupa için giderek daha önemli hale geldi. İki taraf Kasım 2024’te bir güvenlik ve savunma ortaklığı imzaladı.

Güney Koreli şirketler, Rusya’yı caydırmak için hazır silah satın almaya yarışan Avrupa orduları için önemli tedarikçiler haline geldi ama aynı zamanda köklü AB silah üreticileriyle de rekabet edebilirler.

Kore silahlarının en büyük alıcısı, 362 adet K9A1 Thunder kundağı motorlu obüs, 360 adet K2 Black Panther tankı, 288 adet K239 Chunmoo roketatar ve 48 adet FA-50 hafif savaş uçağı için milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalayan Polonya oldu.

Polonya, 2022 ile 2024 yılları arasında Güney Kore’nin silah ihracatının neredeyse yarısını oluşturdu; teslimat hızı, ABD’li rakiplerin karşılayamadığı önemli bir faktördü.

Romanya da o zamandan beri 54 adet K9 obüs ve 36 adet K10 mühimmat ikmal aracı satın alarak bir başka büyük müşteri haline geldi. Anlaşma, Hanwha Aerospace’in Romanya’da üretim tesisleri kurmasını da içeriyordu.

Koreli firmalar ayrıca büyük ölçüde K9 obüsleri için Estonya, Norveç ve Finlandiya’ya da satışlar gerçekleştirdi.

Paris merkezli Stratejik Araştırma Vakfı’nda araştırmacı olan Kévin Martin, “2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından, Baltık ve Doğu Avrupa ülkeleri yetenek ihtiyaçlarını yeniden değerlendiren ilk ülkeler oldu,” dedi.

Martin, K9’un piyasadaki taleplerini karşılayan az sayıdaki topçu sisteminden biri olduğunu belirtti.

Güney Kore menşeli teçhizatın cazip olmasının nedenleri arasında hızlı teslimat, Avrupa ülkelerinin operasyonel gereksinimlerini karşılama ve NATO standartlarına uygunluk yer alıyor.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin Avrupa kıtasıyla olan geleneksel güvenlik ilişkilerini sorgulaması nedeniyle, Avrupa’da ABD’ye aşırı bağımlılık konusundaki endişelerin artması sayesinde Güney Kore pazar payını artırıyor.

Güney Kore, 150 milyar avroluk yeni “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) silah kredisi programından faydalanabilir. 

Ne var ki bloğun kendi sanayisini destekleme baskısı nedeniyle, üçüncü ülke şirketleri program tarafından finanse edilen silah sistemlerinin nihai değerinin yalnızca yüzde 35’ini oluşturabilir.

Bir AB yetkilisi, “Üye devletler SAFE fonlarını nasıl harcayacaklarına büyük ölçüde karar verdiler ve şu anda bu fonlar için alım süreçlerini başlatıyorlar,” dedi.

Güney Kore, daha fazla katılım imkanı sağlayacak özel bir anlaşmaya ilgi duyuyordu ama bu konuda bir anlaşma sağlanamadı.

AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius da salı günü Güney Kore’nin gelecekte bir Avrupa Savunma Birliğine katılma olasılığını gündeme getirdi.

Birlik, kıtanın savunma ve askeri sanayi komplekslerini daha sıkı bir şekilde entegre etmek için henüz emekleme aşamasında olan bir fikir.

Kubilius, POLITICO’ya verdiği demeçte, böyle bir yapıya katılımın “teorik olarak” Güney Kore’nin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç ve Ukrayna gibi diğer ülkelere ve muhtemelen Kanada ve Türkiye’ye de açık olabileceğini söyledi.

Savunma birliği önerisinin ne zaman sunulacağının henüz belirsiz olduğunu ama bunun temmuz ayı başında Ankara’da yapılacak NATO zirvesinden sonra olabileceğini belirtti.

Seul’ün çelik meselesini gündeme getireceği de vurgulanıyor. Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Leyen ve Costa ile yapacağı görüşmede daha iyi bir anlaşma sağlaması yönünde iç baskı altında.

Brüksel ile Seul, Avrupa’nın zor durumdaki çelik endüstrisini kurtarma çabalarının bir parçası olarak, düşük gümrük vergili çelik ithalat kotalarını yarıya indirme ve geri kalan ithalatlara uygulanan vergileri yüzde 50’ye çıkarma yönündeki AB kararı konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Kore Uluslararası Ticaret Birliği’nin ticaret araştırma başkanı Cho Sung-dae, “Kore, sadece çelik meselesiyle sınırlı kalmayıp çeşitli görüşmelerde AB ile tutarlı ve aktif bir şekilde işbirliği yapmıştır, ancak bu çabalar dikkate alınmamıştır,” dedi.

Bir AB yetkilisi, Brüksel’in Lee’nin gelişinden önce çelik konusunda bir anlaşmaya varmayı umduğunu, ancak bunun mümkün olmadığının ortaya çıktığını söyledi.

Bu önlemler öncelikle Çin çelik ihracatının etkisini sınırlamayı amaçlıyor ama AB ticaret kuralları gereği bu önlemlerin tüm ülkelere uygulanması gerekiyor.

Yüzde 50’lik oran, ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi düzeyine denk geliyor.

Bir AB yetkilisi, Güney Kore’nin Ukrayna’ya destek sunan “güvenilir bir ortak” olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkili, bu Asya ülkesinin batarya üretimi ve kritik minerallere yönelik yatırımlar konusunda hayati bir müttefik olmaya devam ettiğini belirtti.

Güney Kore, AB ile bir savunma ve güvenlik ortaklığı anlaşması imzalamış ve Horizon araştırma programına katılmıştır.

Diplomasi

ABD ve Avrupa’dan Ukrayna için dört maddelik barış planı

Yayınlanma

The Washington Post yazarı David Ignatius, ABD ve Avrupa’nın Ukrayna savaşını sona erdirmek için dört maddelik ortak bir barış planı hazırladığını yazdı. Plan, Ukrayna’ya NATO’nun 5. maddesine denk güvenlik garantisi sağlanmasını, savaş sonrası imar fonunu, cephe hattının dondurulmasını ve Rus enerjisine dayalı ortak gelir modelini kapsıyor.

The Washington Post köşe yazarı David Ignatius, ABD ile Avrupa’nın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek amacıyla dört maddelik ortak bir barış planı hazırladığını yazdı.

Müzakerelerin seyrine hakim bir Amerikalı yetkiliye dayandırılan makalede, Washington ile Avrupalı müttefiklerin iki tarafın savaş hedeflerinin gerisinde kalan ancak her iki ülkeye de güvenlik ve mali kazanımlar sunan bir çerçeve üzerinde çalıştığı kaydedildi.

Hazırlanan teklifin temel mantığını aktaran Amerikalı yetkili, Ignatius’a yaptığı açıklamada, “Her iki tarafın da savaş sonrası durumu görmelerine ve ardından taviz vermelerine yardımcı olmak için sorunu da çözümü de büyütmemiz gerekiyor” dedi.

Görüşmelerin geçen cuma günü ABD özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff’un ev sahipliğinde, Florida’daki Hallandale Beach’te yer alan Shell Bay Golf Kulübü’nde altı saat süren bir toplantıda ele alındığı belirtildi.

Toplantıya Ukraynalı yetkililerin yanı sıra İngiltere, Fransa ve Almanya temsilcileri katıldı.

Ignatius, diplomatik girişimlerin merkezinde yer alan dört temel başlığı ayrıntılandırdı. Planın ilk ayağını Ukrayna’nın yeniden inşası ve ekonomik restorasyonu oluşturuyor.

Makalede, Dünya Bankası ile yatırım şirketi BlackRock’ın Ukrayna’nın yıkıma uğrayan bölgelerini yeniden imara açmak, ölen ve yaralanan askerlerin ailelerine yardım sağlamak ve çöken ekonomiyi canlandırmak üzere bir finansman çerçevesi kurmayı amaçladığı bildirildi.

Müzakerecilerin Kiev’den maliyet tahminleri ile sağlanan fonların “savaş sonrası rantçılar tarafından yağmalanmayacağına” dair güvence istediği, Ukrayna tarafının ise rakamları birkaç gün içinde iletmesinin beklendiği aktarıldı.

İkinci ayağı ise güvenlik garantileri kapsıyor. Tasarıya göre ABD ve Avrupalı ülkeler, Rusya’nın saldırılarını yeniden başlatması durumunda Ukrayna’ya askeri karşılık verme taahhüdünde bulunacak.

Amerikalı yetkili bu yapıyı, NATO kurucu anlaşmasının kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine denk olarak nitelendirdi.

Düzenlemenin Moskova’nın Avrupa ile kendi güvenlik kaygılarını ele alacağı bir anlaşma müzakere etmesini de içerdiği ifade edildi.

Axios: Trump Ukrayna’nın rafineri saldırılarına çok öfkeli

Rusya ile kârın paylaşılacağı enerji anlaşması

Planın üçüncü ayağı, enerji işbirliği yoluyla Rusya, Ukrayna ve Avrupa’nın ekonomik entegrasyonunu hedefliyor.

Değerlendirilen seçenekler arasında, Rus petrol ve doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak, gelirinin ise Rusya ile Ukrayna arasında paylaşıldığı bir boru hattı projesi yer alıyor.

Amerikalı yetkili, bu hattın Avrupa’nın enerji maliyetlerini ciddi oranda düşüreceğini ve Moskova’ya Avrupa pazarında uzun vadeli erişim imkanı tanıyacağını dile getirdi. Çerçevenin ayrıca Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımların hangi takvimle kaldırılacağını belirlemesi öngörülüyor.

Teklifin en zor kabul edilebilir dördüncü ayağı ise cephe hattında çatışmaların dondurulması olarak kayda geçti.

Planda Rusya’nın mevcut kontrol hattı boyunca ateşkese razı olması, Ukrayna’nın ise Donbass dahil Rusya ordusunun kontrolü altındaki toprakların Moskova’nın denetiminde kalmasına izin vermesi tasarlanıyor.

Ignatius, cephe hattında neredeyse her gün yaşanan küçük çaplı kaymalar sebebiyle sınırın belirsiz olmasını önemli bir engel olarak tanımladı.

Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş

“Rafineri saldırılarını durdurursa Moskova’ya gideriz”

Makalede, barış girişiminin ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki gerilimin gölgesinde kaldığı belirtildi.

Trump’ın her iki ülkeden de karşılıklı rafineri bombardımanlarını durdurmasını istediğini aktaran Ignatius, Ukrayna’nın en büyük rafinerisinin zaten vurulmuş olması sebebiyle bu şartın Rusya için kolay, ancak rafineri saldırılarını ekonomik koz olarak kullanan Zelenskiy için ağır bir taviz olduğunu yazdı.

Yetkilinin aktardığına göre Kushner ve Witkoff cuma günkü toplantıda Ukrayna heyetinden rafineri saldırılarını durdurmasını istedi ve aksi halde Trump’ın Moskova ile dizel anlaşması yapacağı uyarısında bulundu.

Zelenskiy’nin geri adım atmaması üzerine Trump, ara seçimler öncesinde fiyatları düşürme amacıyla Rusya ile dizel ticaretine onay verdi. Zelenskiy kararı “zayıflık” olarak niteledi; Beyaz Saray ise Kiev’e sağlanan kritik istihbarat desteğini kesme tehdidinde bulundu.

Amerikalı yetkili, “Zelenskiy rafineri saldırılarını durdurmayı kabul ederse yeniden masaya döneriz ve Moskova’ya gideriz” dedi.

Makalede değerlendirmelerine yer verilen bir Avrupalı diplomat ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tutumuna dikkat çekerek, “Putin barış konusunda ciddi görünmüyor” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Meksikalı kartel mensupları Ukrayna’da: Hükümet soruşturma başlattı

Yayınlanma

Meksika hükümeti, uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Ukrayna ordusunda savaştığını gösteren görüntüler üzerine resmi inceleme başlattı. Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, videonun gerçekliği ile kişilerin bölgeye nasıl ulaştığının araştırıldığını duyurdu.

Meksika hükümeti, uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Ukrayna ordusunda paralı asker olarak savaştığı yönündeki iddialar ve sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerine inceleme başlattı.

Sosyal medyada yayımlanan ve henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan videoda, Ukrayna askeri teçhizatı giymiş silahlı kişilerin çatışma bölgesinde Meksika’daki suç örgütlerine ait sloganlar attığı görülüyor.

Kayıttaki bir kişi, gruptaki diğer savaşçıların Sinaloa Karteli’nin bir kolu olan La Chapiza ile Jalisco Yeni Nesil Karteli mensubu olduğunu ima ediyor. Sigara içen gruptakilerin görüntülerde “Ukrayna’ya zafer. Çok yaşa Meksika, çok yaşa Kolombiya, çok yaşa Panama” dediği duyuluyor.

Görüntülerin ardından konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, hükümetin olayı iki aşamalı olarak ele aldığını açıkladı.

Sheinbaum, “Öncelikle videonun gerçek olup olmadığını, ikinci olarak da bu kişilerin o bölgeye nasıl ulaştığını belirlemek üzere inceleme yürütüyoruz” dedi.

İnceleme sonucunda videonun doğrulanması halinde yetkililerin, suç örgütlerine mensup olabilecek Meksikalıların Avrupa’daki bir silahlı çatışmaya nasıl dahil olduğunu tespit etmeye çalışacağını belirten Sheinbaum, bu kişilerin çatışmalarda yer alan özel bir şirket, bir ordu ya da bir hükümet tarafından silah altına alınmış olabileceğini dile getirdi.

Sosyal medyada yayılan paylaşımlarda ise söz konusu kişilerin çatışma bölgesini FPV (birinci şahıs görüşlü) dronlar, fiber optik yönlendirme sistemleri ve modern piyade taktikleri alanında ileri düzey bir eğitim sahası olarak kullandığı, cephe deneyiminin ardından Meksika’ya ve ABD sınırına dönecek kişilerin güvenlik tehdidi oluşturacağı iddiaları dile getiriliyor.

Meksika’da ele geçirilen FPV dron sevkiyatları ve fiber optik makaraların bu yetenek aktarımının başladığını gösterdiği savunuluyor.

Ukrayna makamları ise Sheinbaum’un açıklamalarına veya söz konusu videoya ilişkin henüz kamuoyuna izahat sunmadı.

Meksikalı karteller, Ukrayna’da savaşan paralı askerleri bünyesine katıyor

Latin Amerika’da dron saldırıları artıyor

Öte yandan Fransız bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Intelligence Online, Haziran 2025’te yayımladığı haberde, Meksika Ulusal İstihbarat Merkezinin (CNI) Ukrayna’yı uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı kişilerin Uluslararası Lejyon’a katılma girişimleri konusunda uyardığını aktarmıştı.

Habere göre istihbarat birimi, paralı asker olmak isteyen bu kişilerin dayanışma amacıyla değil, Meksika güvenlik güçlerine ve rakip kartellere karşı kullanmak üzere FPV kamikaze dronlarını operasyonel düzeyde kullanmayı öğrenmek için cepheye gitmek istediğini bildirmişti.

Latin Amerika’daki suç örgütlerinin silahlı insansız hava araçlarını kullanımına ilişkin kaygılar, bölgedeki can kayıplarıyla da gündeme geliyor.

Foreign Policy dergisi de Kolombiya’da Temmuz 2024’te arkadaşlarıyla oynadığı sahaya dronla patlayıcı atılması sonucu hayatını kaybeden 10 yaşındaki Dilan Camilo Erazo Yela’nın, Silahlı Çatışma Konumu ve Olay Veri Projesi’ne (ACLED) göre ülkede dron saldırısıyla öldürüldüğü bilinen ilk kişi olduğunu aktardı.

ACLED verileri ve haber kaynakları, bu olayın ardından Kolombiya’da Ağustos 2025’te Antioquia’da 13 polisin ve Aguachica’da 7 askerin hedef alındığı benzer saldırıların düzenlendiğini kaydetti.

ACLED uzmanları, ülkedeki silahlı grupların bu savaş yöntemini Meksika’daki suç örgütlerinden öğrendiğini değerlendiriyor.

Aşırıcılık ve Teknoloji Küresel Ağı (GNET) bünyesinde çalışan Mathilde Gamba da yayımladığı analizde, silahlandırılmış dronların rakip örgütleri hedef almak, kolluk kuvvetlerine saldırmak, sivil halkı korkutmak ve toprak hakimiyeti sağlamak amacıyla rutin biçimde kullanıldığını belirtti.

Gamba, Meksikalı kartel mensuplarının Ukrayna savaşında geliştirilen taktikleri çevrim içi ortamlar üzerinden uyarlamakla kalmayıp doğrudan çatışma deneyimi kazanma arayışında olabileceğine dair kanıtların arttığını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Newsweek Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört adayı açıkladı

Yayınlanma

Newsweek dergisi, Ukrayna’da Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıralarken eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy’ı en güçlü rakip olarak gösterdi. Anketlerde Zalujnıy’a güven oranı yüzde 64 ile Zelenskiy’nin önünde seyrediyor.

ABD merkezli haber dergisi Newsweek, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin yerine geçebilecek dört muhtemel ismi sıraladı.

ABD yönetiminden Ukrayna’da yeni bir devlet başkanlığı seçimi yapılması yönünde gelen çağrının ardından hazırlanan değerlendirmede, Zelenskiy’nin karşısındaki en güçlü rakip olarak eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy öne çıkarıldı.

Derginin paylaştığı listede, şu anda Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi olarak görev yapan eski Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy, Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatının (GUR) eski başkanı ve mevcut Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kırilo Budanov, eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov ile ülkenin beşinci devlet başkanı ve muhalefetteki Avrupa Dayanışması partisinin lideri Petro Poroşenko yer alıyor.

Ekim ayında Reyting adlı sosyolojik araştırma grubunun yayımladığı anket verileri, olası bir başkanlık yarışında Zalujnıy’ın Zelenskiy’ye en yakın isim olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre katılımcıların yaklaşık yüzde 23’ü Zelenskiy’ye, yüzde 20’den fazlası ise Zalujnıy’a oy vermeye hazır olduğunu ifade ediyor.

Kamuoyu güveninde ise eski Genelkurmay Başkanı önde görünüyor. Ankete katılanların yüzde 64’ü Zalujnıy’a güvendiğini belirtirken, mevcut Devlet Başkanı Zelenskiy’ye yönelik güven oranı yüzde 53 düzeyinde kalıyor.

Aberystwyth Üniversitesinden uluslararası politika uzmanı Jenny Mathers, Newsweek’e yaptığı değerlendirmede, siyasetçiler ve askeri figürlerin savaş sürecinde edindikleri itibarın seçmen tercihleri üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini dile getirdi.

Mathers bununla birlikte, eski Devlet Başkanı Poroşenko’nun makam için şansı en düşük adaylardan biri olduğunu kaydetti.

Görevden ayrılışı ülke çapında kitlesel gösterilere yol açan eski Savunma ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov, ağustos ayında çatışmalara rağmen Ukrayna’da başkanlık seçimlerinin yapılması gerektiğini ifade etmişti.

Fedorov daha önceki beyanlarında aday olmayacağını vurgulamış, istifasının ardından lehine düzenlenen mitingleri de “siyasi mücadele” olarak değerlendirmediğini açıklamıştı.

Trump seçim çağrısı yaptı, Zelenskiy ateşkes şartı koştu

ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de Ukrayna’da yeni bir seçime gidilmesi önerisinde bulunarak Zelenskiy’yi ABD’ye zarar vermek istemekle suçlamıştı.

Trump, “Anlaşmaya varabilecek yeni bir lider bulunmasını öneriyorum. Çünkü o pek çok anlaşma yapabilirdi fakat bir nedenle bunu hiçbir zaman yapmadı” ifadelerini kullanmıştı.

Milyarder Elon Musk da Trump’ın Ukrayna’da devlet başkanının değişmesi yönündeki çağrısına destek vermişti.

Zelenskiy ise ertesi gün ABC News kanalına verdiği mülakatta, Rusya’nın 60 günlük tam bir ateşkesi kabul etmesi durumunda Ukrayna’nın devlet başkanlığı seçimlerini düzenlemeye hazır olduğunu duyurmuştu.

Ukrayna’da devlet başkanlığı seçimlerinin Mart 2024 sonunda düzenlenmesi planlanıyordu ancak yürürlükteki sıkıyönetim sebebiyle sandık kurulmadı.

Zelenskiy’nin beş yıllık görev süresinin Mayıs 2024’te dolmasının ardından Moskova yönetimi Ukrayna liderini gayrimeşru ilan etti.

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve ABD Dışişleri Bakanlığı ise görev süresinin sona ermesine rağmen Zelenskiy’yi Ukrayna Devlet Başkanı olarak tanımayı sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English