Bizi Takip Edin

DİPLOMASİ

ABD, Arap ve İsrailli bakanları NATO zirvesine davet etti

Yayınlanma

ABD’nin İsrail ve bazı Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarını önümüzdeki ay Washington’da yapılacak NATO zirvesine davet etmesi, Gazze’deki savaşla ilgili gerilimi zirveye taşıdı.

75. kuruluş yıldönümü zirvesi ABD Başkanı Joe Biden’a Washington’un uluslararası ortaklıklarını ve ittifaklarını güçlendirme politikasını sergileme fırsatı sunuyor. Fakat Financial Times’a göre aynı zamanda birçok diplomatın Washington’un Ukrayna ve Gazze savaşı konusundaki tutumunda çelişkiler olduğunu düşündüğü noktaların da altını çizecek.

Üye devletler Rusya’ya karşı mücadelesinde Ukrayna’yı destekleme konusunda hemfikirken, NATO’nun pek çok üyesi ve ortağı İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş konusunda derin görüş ayrılıkları yaşıyor.

NATO genellikle yıllık toplantılarına ortaklarından en azından bazılarını davet ediyor fakat yıldönümü zirvesinin ev sahibi olarak ABD, kısmen İsrail’e yaptığı davetle ilgili olası gerilimleri önlemek amacıyla, aralarında Japonya, Avustralya ve Güney Kore’nin de bulunduğu ittifakla ortaklığı olan 31 kadar ülkenin dışişleri bakanlarını davet etti.

Arap davetliler arasında Mısır, Ürdün, Katar, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn bulunuyor.

Geçen yıl Vilnius’ta düzenlenen NATO zirvesinde Ukrayna’dan temsilciler ve Asya-Pasifik bölgesinden ortaklar da yer almıştı. Madrid’deki 2022 zirvesi biraz daha geniş bir grubu içeriyordu. 

Ortak ülkelerin dışişleri bakanları resmi NATO toplantılarına katılmayacak ve 75. yıldönümü yemeği gibi zirve dışındaki etkinliklere katılacaklar.

Bir NATO yetkilisi yaptığı açıklamada, “Genel Sekreter Stoltenberg 32 müttefikin tamamının devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra Hint-Pasifik ortaklarımızın (Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore) liderlerini de davet etti,” dedi.

Yetkili, diğer NATO ortaklarının temsilcileriyle bakanlar düzeyinde toplantıların ABD yetkilileri tarafından organize edildiğine işaret etti.

Analistler, bazı Arap devletleri ve İsrail’in zirveye dahil edilmesinin ABD’nin bir araya getirici güç olarak değerini ve çok taraflı ittifaklarının faydalarını göstermesinin bir yolu olduğunu söylüyor.

DİPLOMASİ

Bolivya Savunma Bakanı, darbe girişimini Devlet Başkanı Arce’nin Rusya ziyaretine bağladı

Yayınlanma

Bolivya Savunma Bakanı Edmundo Novillo, engellenen darbe girişiminin gerekçesinin Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce’nin bu ayın başında Rusya’ya yaptığı ziyaret olabileceğini söyledi.

Novillo, Bolivya ve Rusya’nın özellikle lityum üretimi alanındaki yakınlığı diğer ülkelerin olumsuz tepkisine neden olabileceğine işaret etti.

Sürece ilişkin RİA Novosti ajansına demeç veren Novillo, “Devlet Başkanı Luis Arce’nin Rusya’ya yaptığı bu ziyaretin BRICS’e muhalif ülkelerde bir tepki yarattığını ve Bolivya devletine uzun zaman hakim olan bu ülkelerin siyasi kontrolü ele geçirmek ve kaynaklarımızı yeniden yağmalamak için darbe hazırlamış olabileceklerini göz ardı etmiyoruz,” ifadelerini kullandı.

Arce, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) için 5 Haziran’da Rusya’yı ziyaret etmişti.

Ziyaretinde Arce, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ikili ilişkiler, ortak lityum madenciliği projeleri ve diğer ortak projelerin hayata geçirilmesi konularını ele alan görüşmelerde bulunmuştu. Bu, liderler arasındaki ilk yüz yüze görüşmeydi.

Hafta başında Bolivya ordusu, kısa bir süre önce görevden alınan General Juan José Zúñiga liderliğinde, devlet binalarının çoğunun bulunduğu La Paz’ın merkez meydanını işgal etmişti.

Başkanlık sarayını basma girişiminde bulunan darbeciler, hükümetin istifasını talep etmiş, ancak arkasından gelen ordu sarayı terk etmeye başlamıştı.

Bolivya’da darbe girişimi başarısız oldu

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

AB ülkeleri Ursula von der Leyen’in ikinci dönemine yeşil ışık yaktı

Yayınlanma

AB liderleri perşembe günü, önümüzdeki beş yıl boyunca AB’nin üç büyük kurumuna liderlik etmek üzere Ursula von der Leyen, Antonio Costa ve Kaja Kallas’tan oluşan üç isme siyasi onay verdi.

Bazı AB diplomatlarının da teyit ettiği üzere, AB’nin en üst düzeydeki “paket anlaşması”, merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nden (EPP) görevdeki Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in ikinci dönemini, Portekiz’in eski Sosyalist başbakanı Antonio Costa’nın Avrupa Konseyi başkanlığını ve Estonya Başbakanı Kaja Kallas’ın AB’nin yeni dış politika şefi olmasını içeriyor.

Euractiv’e konuşan müzakereler hakkında bilgi sahibi olan kişiler, Leyen ve Kallas’ın odadan ayrılmasının ardından AB liderlerinin bir anlaşma üzerinde uzlaşmasının yaklaşık bir saat sürdüğünü söyledi.

Meloni ve Orbán’ın tutumu ne oldu?

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Leyen konusunda çekimser kalırken Costa ve Kallas’a karşı oy kullandı.

Diplomatik bir kaynağa göre Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ise Leyen’e karşı oy kullanırken, Costa’nın lehine oy verdi; Kallas için ise çekimser kaldı. 

Tartışmalar hakkında bilgi sahibi olan kişiler, paketteki adaylardan biri olduğu için toplantı salonunu terk eden Kallas’ın oyunu Finlandiyalı mevkidaşı Petteri Orpo’ya devrettiğini söyledi.

Leyen atanmasına cevaben, ikinci bir görev için adaylığını onayladıkları için AB liderlerine minnettar olduğunu söyledi.

Costa ise “Avrupa kurumları arasında sadık bir işbirliği ruhu içinde onlarla yakın çalışmayı dört gözle beklediğini” söyledi ve “Güveniniz çok şey ifade ediyor. Avrupa’nın vatandaşlarımızı özgür, güvenli ve müreffeh tutmak için etkili bir küresel ortak olmasını sağlamak üzere birlikte çalışmaya devam etmeliyiz,” dedi.

Liderlerin kararı, merkez partilerin (Sosyalistler, merkez sağ EPP ve Liberaller), sağcı Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) ile sağcı Kimlik ve Demokrasi (ID) partilerinin büyük zaferlerine rağmen çoğunluğu elde ettiği Avrupa seçimlerinden üç hafta sonra geldi.

Leyen AP’de çoğunluğu sağlayamayabilir

Leyen’in adaylığının 19 Temmuz Perşembe günü Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak oylamada salt çoğunluk tarafından onaylanması gerekiyor. Leyen’in onaylanması için gerekli olan 362 oyu toplamakta zorlanabileceğine işaret ediliyor.

EPP, Sosyalistler ve liberal Renew siyasi gruplarından Avrupa Parlamentosu üyeleriyle birlikte 399 oya ulaşabilir, fakat sadece hiçbir vekil anlaşmaya karşı çıkmazsa. Üstelik bu grupların tüm ulusal delegasyonlarının onu destekleyeceği garanti değil.

Leyen, yeniden seçilmesini garanti altına almak için Yeşiller’i ve muhtemelen daha “ılımlı” olarak kabul edilen Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri’nin (ECR) bazı bölümlerini ikna etmesi gerekebilir.

Leyen önümüzdeki ay parlamentodan onay alamazsa, AB liderlerinin başka bir aday seçmek ve süreci yeniden başlatmak için bir ay süreleri olacak.

Kallas ve Costa kendilerini ispat edecek

AB’nin bir sonraki baş diplomatı olarak Kallas’ın, Avrupa Parlamentosu’nun Dış İlişkiler Komitesi (AFET) ve Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi’ndeki (SEDE) milletvekillerinin politika vizyonu konusunda kendisini sorgulayabilecekleri eylül ayı sonunda başlayacak bir dizi halka açık oturumla yüzleşmesi gerekiyor.

Nihayetinde, Kallas da dahil olmak üzere tüm Komisyon Üyeleri Heyetinin tek bir oylamayla onaylanması gerekiyor.

AB parlamentosundaki siyasi gruplar ve Komisyon Üyeleri arasında yapılan uzun müzakerelerin ardından önümüzdeki beş yıl için AB’ye özgü bir çalışma programı üzerinde anlaşmaya varılmıştı.

Costa artık seçilmiş başkan olarak kabul ediliyor ve görevdeki Konsey başkanı Charles Michel’in kasım ayı sonunda görevi bırakmasının ardından 1 Aralık’ta görevi devralacak.

AB anlaşmalarına göre Costa’nın bu görevde 2,5 yıl kalması bekleniyor. Bir centilmenlik anlaşması temelinde, daha sonra muhtemelen bir dönem için yeniden seçilecek.

Okumaya Devam Et

DİPLOMASİ

ABD, İsrail ve Ukrayna arasında Patriot müzakereleri

Yayınlanma

ABD, İsrail ve Ukrayna, Kiev’e sekiz adede kadar Patriot hava savunma sistemi tedarik ederek Rus hava saldırılarına karşı koyma kabiliyetini önemli ölçüde artırmak için görüşmeler yürütüyor.

Financial Times’a (FT) göre henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, anlaşmaya göre Patriot sistemleri Ukrayna’ya teslim edilmeden önce İsrail’den ABD’ye gönderilecek.

Müzakereler hakkında bilgi sahibi beş kişiye göre, İsrail’in Moskova ile ilişkilerinde bir değişime işaret edecek olan anlaşmanın ana hatları üç ülkenin bakanları ve üst düzey yetkilileri arasında görüşüldü.

İsrail nisan ayında yaptığı açıklamada 30 yılı aşkın bir geçmişe sahip sekiz Patriot bataryasını emekliye ayıracağını ve yerlerine daha gelişmiş sistemler yerleştireceğini duyurmuştu.

Fakat Gazze’deki savaşta kullanılan bataryalar, Hizbullah ile kuzeyde yaşanan gerilimin tam anlamıyla bir savaşa dönüşebileceği endişesi nedeniyle henüz kullanımdan kaldırılılmadı.

Gerçekleşmesi halinde böyle bir transfer Ukrayna’nın savunma kabiliyetlerinde önemli bir değişikliği temsil edecek. Ülkede şu anda hem ABD hem de Almanya tarafından tedarik edilen en az dört Patriot sistemi bulunuyor.

Ukrayna sık sık Batılı müttefiklerinden kendisine hava savunma sistemleri, özellikle de ABD yapımı Patriotlar tedarik etmelerini talep ediyor.

Geçtiğimiz hafta ABD, Ukrayna’ya tedarik önceliği vermek için diğer ülkelere Patriot önleme füzelerinin teslimatını durdurduğunu açıklamıştı.

İsrail, Moskova’nın Suriye’de sahip olduğu nüfuz nedeniyle Ukrayna konusunda taraf tutma konusunda temkinli davranıyordu.

Fakat FT’ye göre ABD’li yetkililer Binyamin Netanyahu hükümetini, Rusya’nın İran’la özellikle askeri işbirliği alanında giderek yakınlaşan bağlarının daha acil bir endişe kaynağı olduğuna ikna etmeye çalıştılar.

Öte yandan kaynaklar, sekiz sistemin tamamının transferinin tartışıldığını fakat hepsinin Ukrayna’ya gönderilmeyebileceğini söyledi. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan üç kişi Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın geçtiğimiz haftalarda ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile konuyla ilgili görüşmeler yaptığını söyledi.

Üç kaynak, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın da Ukrayna Devlet Başkanı’nın Özel Kalem Müdürü Andriy Yermak ile konu hakkında en az iki kez görüştüğünü söyledi.

FT’ye konuşan Kuleba görüşmeleri teyit etmese de, “Ukrayna ilave Patriot sistemleri almak için dünyanın çeşitli ülkeleriyle çalışmaya devam ediyor. Bu tür sistemlere sahip olan tüm ülkeleri bir kez daha Ukrayna’ya bu sistemleri sağlamaya çağırıyoruz,” diye ekledi.

ABD ve Ukrayna arasındaki görüşmelerin yanı sıra, diplomasi konusunda bilgi sahibi bir kişi Tel Aviv ve Kiev arasında da Patriotların transferi konusunda doğrudan görüşmeler yapıldığını söyledi.

İsrail’in M901 PAC-2 bataryaları şu anda Ukrayna’da bulunan Patriot sistemlerinin çoğundan daha eski bir tür. Fakat askeri analistlere göre, eski model hâlâ yenileriyle tamamen uyumlu.

İsrail’in cephaneliğinin büyüklüğü hakkında bilgi sahibi olan bir kişiye göre, Tel Aviv’in elinde bu bataryalarla birlikte kullanılmak üzere Kiev’in de ihtiyaç duyduğu önleme füzelerinden bol miktarda bulunuyor.

Analistler ayrıca eski İsrail önleme füzelerinin yeni PAC-3 modelinden daha uzun menzile ve daha büyük bir savaş başlığına sahip olduğunu söylediler.

Eski yetkililer ve analistler İsrail sistemlerinin büyük olasılıkla ABD’ye geri satılacağını, ABD’nin de bunları Ukrayna’ya gönderebileceğini söyledi.

Fakat asıl sorunun, Moskova’nın Tahran’la giderek yakınlaşan ilişkisine rağmen Tel Aviv’in bir zamanlar müttefiki olan Rusya’yı yabancılaştırmaya hazır olup olmadığı olduğunu da eklediler.

İsrail daha önce Ukrayna’nın hava savunma sistemi taleplerini reddetmişti. Ayrıca Rusya ile İsrail jetlerinin Suriye hava sahasına erişimine izin veren bir anlaşması var.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English