Diplomasi
BlackRock, Ukrayna’nın yeniden imarı planından çekildi

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki pozisyonuyla ilgili belirsizlikleri gerekçe göstererek Ukrayna yeniden imar fonu için yatırımcı arama çalışmalarını durdurdu. Fransa’nın alternatif bir plan üzerinde çalıştığı belirtilirken, fonun başlangıçta 500 milyon dolar kamu ve 2 milyar dolar özel sektör yatırımı çekmesi hedefleniyordu.
Dünyanın en büyük yatırım şirketi olan ABD merkezli BlackRock’un, Ukrayna için kurulması planlanan yeniden imar fonuna yatırımcı bulma çalışmalarını durdurduğu bildirildi.
Bloomberg‘in konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, kararın arkasında ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya yönelik pozisyonuyla ilgili belirsizlikler yatıyor.
Söz konusu fonun, 10-11 Temmuz’da İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin katılımıyla düzenlenecek Ukrayna’nın yeniden imarı konulu konferansta tanıtılması planlanıyordu.
Kaynaklara göre girişim, Almanya, İtalya ve Polonya hükümetleriyle bağlantılı kuruluşlardan başlangıç desteği almaya yakındı.
Ancak habere göre, Trump’ın ocak ayında Beyaz Saray’a dönmesiyle birlikte BlackRock, Ukrayna’ya gelecekteki desteğin belirsizleşmesi nedeniyle kurumsal yatırımcılarla yürüttüğü görüşmeleri geçici olarak askıya alma kararı aldı.
Fransa’dan alternatif plan
Bloomberg‘in edindiği bilgilere göre, Fransa şu anda BlackRock’un askıya aldığı girişimin yerini alması amaçlanan yeni bir fon oluşturmayı içeren alternatif bir plan geliştiriyor.
Ancak bu planın ABD’nin katılımı olmadan ne kadar etkili olacağı ise bir soru işareti olarak kalmaya devam ediyor.
Bir BlackRock temsilcisi, şirketin Ukrayna projesiyle ilgili ücretsiz danışmanlık çalışmasını 2024 yılında tamamladığını ve şu anda Ukrayna hükümetine karşı “herhangi bir aktif taahhüdünün” bulunmadığını belirtti.
Temsilci, “BlackRock’un aldığı kararları etkileyen tek tartışmalar, şirketin müşterileriyle yaptığı görüşmelerdir,” diye vurguladı.
Fonun hedefi 15 milyar dolardı
Daha önce müzakerelerde yer alan BlackRock Başkan Yardımcısı Philipp Hildebrand, fona hükümetlerden, uluslararası kalkınma bankalarından ve diğer kamu bağışçılarından en az 500 milyon dolar, özel yatırımcılardan ise yaklaşık 2 milyar dolar çekme niyetinde olduklarını açıklamıştı.
Hildebrand’a göre, yatırımcıların tek bir konsorsiyum altında birleşmesi, Ukrayna’nın yeniden imarına hisse ve borç yatırımları şeklinde en az 15 milyar dolar yönlendirme imkânı sağlayacaktı.
Dünya Bankası’nın tahminlerine göre, Ukrayna’nın Rusya işgali sonrası yeniden imarı için toplam ihtiyacı 500 milyar avroyu aşıyor.
Sadece liman altyapısının yeniden inşası için en az 1 milyar avro gerekiyor.
Diplomasi
İran: ABD ile yeni görüşme iddiası doğru değil

İran müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, CNN’in İran ile ABD arasında yeni görüşmeler yapıldığı yönündeki iddiasını yalanladı. Fars ajansına konuşan kaynak, Tahran’ın müzakerelerde ilan ettiği tutum ve kırmızı çizgilerden geri adım atmadığını, İran tarafından daha önce vurgulanan metnin hâlâ temel referans olduğunu söyledi.
İran müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, CNN’in perşembe sabahı yaşanan çatışmaların ortasında İran ile ABD arasında yeni müzakereler yürütüldüğü yönündeki iddiasını yalanladı.
Fars Haber Ajansı’nın aktardığına göre kaynak, İran İslam Cumhuriyeti’nin müzakere sürecinde daha önce ilan ettiği tutum ve kırmızı çizgiler üzerinde durmaya devam ettiğini, temel taleplerinden geri adım atmadığını söyledi.
Kaynak, İran tarafının daha önce üzerinde durduğu metnin Tahran’ın pozisyonlarının temelini oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Aynı kaynağa göre müzakere heyeti, nihayetinde ABD tarafının söz konusu metnin temel çerçevelerini kabul etmek zorunda kalacağını öngörüyor.
Söz konusu kaynak, ABD’nin son dönemdeki siyasi baskıları ve askeri tehditlerinin, İran’ın müzakerelerde tartışılan anlaşmaların ötesine geçen ve Washington tarafından dile getirilen “mantıksız taleplere” direnmesinden kaynaklandığını savundu.
Kaynak, “Artan baskıların temel nedeni, İran’ın müzakerelerdeki tutumunda ısrar etmesidir” ifadelerini kullandı.
Müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen kaynak ayrıca, İran’ın önerdiği metnin Tahran’ın çıkar ve taleplerini karşılaması nedeniyle şimdiye kadar ABD tarafının tam onayını almadığını söyledi.
Kaynak, bunun nihai bir uzlaşmaya varılmasının önündeki en önemli engellerden biri olduğunu ifade etti.
Diplomasi
Paşinyan: KGAÖ ihraç kararı alırsa dikkate alırız

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) ülkesini ihraç etmesi halinde bu kararı dikkate almak zorunda kalacaklarını söyledi. Ermenistan 2024’ten bu yana KGAÖ üyelik aidatlarını ödemiyor ve örgütteki katılımını fiilen dondurmuş durumda.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) ülkesini ihraç etme kararı alması halinde Erivan’ın bu kararı dikkate almak zorunda kalacağını söyledi.
Armenpress’in aktardığına göre Paşinyan, bir brifingde yaptığı açıklamada, “KGAÖ’deki durum hakkında yorum yapamam. KGAÖ’den ihraç mekanizmasının olduğunu ve yürürlükte olduğunu biliyorum. Üye devletler Ermenistan’ı ihraç etmeye karar verirse, bu kararı dikkate almak zorundayız. Yapacak başka bir şeyimiz yok” dedi.
Birkaç gün önce Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Armenpress’e yaptığı açıklamada, Ermenistan’ın örgütün faaliyetlerine katılmaması nedeniyle 2025 yılına ait KGAÖ üyelik aidatını ödemediğini bildirmişti.
Ermenistan, 2024 yılında KGAÖ üyelik aidatlarını ödemeyi durdurarak örgütteki katılımını fiilen “dondurdu”. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise o dönemde aidat ödemeyi reddetmenin “çeşitli senaryolara” yol açabileceğini, ancak bunun KGAÖ’den ihraçla sonuçlanmasının olası görünmediğini açıklamıştı.
Lavrov tüzüğün ilgili maddesini gündeme getirdi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 10 Haziran’da yaptığı açıklamada, KGAÖ üyesi ülkelerin Ermenistan’a ilişkin olarak örgüt tüzüğündeki ilgili maddenin uygulanmasını değerlendirme konusunda anlaştıklarını söyledi.
Lavrov, “Ermenistan, iki yıldan fazla bir süredir KGAÖ bütçesine borçlu. Bu, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Tüzüğü’nde belirtilen bir durumdur. Ve bugün KGAÖ Tüzüğü’nün ilgili maddesini uygulamayı değerlendirme konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.
Haberde yer alan bilgilere göre KGAÖ Tüzüğü’nün 25. maddesi, bir üye ülkenin iki yıl boyunca bütçeye katkı payını ödememesi halinde Güvenlik Konseyi’ne, borç ödenene kadar o ülkenin vatandaşlarının örgütte kota kapsamındaki görevlere aday gösterilme hakkını askıya alma ve oy hakkını kaldırma yetkisi veriyor.
Tüzüğün 20. maddesi ise yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, ilgili ülkenin oylamaya katılmadığı bir süreç sonunda KGAÖ’den ihraç edilmesine olanak tanıyor.
Haziran ayının başında Paşinyan, Ermenistan’ın “gerekirse” KGAÖ’den ayrılabileceğini de söylemişti. Bu açıklama, Güçlü Ermenistan Partisi temsilcisi Narek Karapetyan’ın “dondurulmuş üyelik” statüsünün ne anlama geldiğine ilişkin sorusuna yanıt olarak geldi.
Karapetyan’ın “Bu işe yaramazsa, ayrılın” sözlerine karşılık Paşinyan, “Peki, biz de KGAÖ’den ayrılırız. Bizi korkutmaya mı çalışıyorsunuz? Kendimiz karar veririz ve ayrılırız” ifadelerini kullanmıştı.
Ermenistan’da parlamento seçimleri 7 Haziran’da yapıldı. Ön sonuçlara göre iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 49,81’ini aldı. Başbakan Paşinyan daha önce partisinin seçimleri kazandığını ilan etmişti.
Sonuçlara göre Güçlü Ermenistan İttifakı yüzde 23,29 ile ikinci, İttifak Ermenistan yüzde 9,94 ile üçüncü sırada yer aldı. Refah Ermenistan ise yüzde 3,996 oy alarak seçim barajını aşamadı.
Seçimlere katılım oranı yüzde 58,97 olarak açıklandı.
Diplomasi
OPEC petrol üretimi 2000 yılından beri en düşük seviyede

Reuters’ın yaptığı araştırma, OPEC’in petrol üretiminin mayıs ayında son yirmi yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu. ABD’nin deniz ablukası nedeniyle İran’ın ihracatının kısıtlanması ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Basra Körfezi’ndeki diğer üreticilerin de sevkiyatını düşürdü. Örgütün üretimi, BAE’nin ayrılmasının ardından aylık bazda günlük 1,06 milyon varil azaldı.
Reuters ajansının yaptığı araştırma, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) petrol üretiminin mayıs ayında son yirmi yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilediğini gösterdi.
ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının İran’ın ihracatını kısıtlaması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Basra Körfezi’ndeki diğer üreticilerin sevkiyatının düşmesi, bu gerilemede etkili oldu.
Araştırma sonuçlarına göre, 11 ülkeden oluşan OPEC’in üretimi, bir önceki aya kıyasla günlük 1,06 milyon varil azalarak günlük 16,13 milyon varile düştü. Reuters verilerine göre bu miktar, en azından 2000 yılından bu yana kaydedilen en düşük aylık seviye oldu.
Bu rakam, talebin çöktüğü 2020 yılındaki Kovid-19 salgını döneminde görülen seviyelerin de oldukça altında kaldı. Açıklanan üretim miktarına, 1 Mayıs itibarıyla OPEC’ten ayrılan Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) üretim verileri dahil edilmedi.
Araştırmaya göre en büyük üretim düşüşü, ABD’nin 13 Nisan’da başlattığı ablukanın etkisini yansıtacak şekilde İran’da yaşandı. İran’ın petrol ve kondensat ihracatı en az son altı yılın en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan’ın üretimindeki düşüş de sürdü.
Buna karşılık araştırmaya katılan kaynaklar, Irak’ın iç tüketimdeki artış sayesinde üretimini artırmayı başardığını belirtti. Venezuela ve Nijerya’nın üretimi de bu dönemde yükseliş kaydetti.
OPEC+ üyesi sekiz ülke, mayıs ayı için üretim kotalarını artırma konusunda mutabık kalmıştı ancak İran’daki çatışma ve ABD ablukası bu artışı imkansız hale getirdi.
Reuters araştırması; LSEG’in petrol akışı verilerine, Kpler gibi diğer şirketlerin sevkiyat bilgilerine, petrol şirketleri ile OPEC bünyesindeki kaynaklardan edinilen bilgilere ve danışmanların verilerine dayanıyor.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor











