Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Kongresinde İran ayrışması: Temsilciler Meclisinden onay, Senatodan ret

Yayınlanma

ABD Kongresinin iki kanadı, Başkan Donald Trump’ın Ortadoğu’da tırmanan İran savaşına yönelik askeri yetkilerini kısıtlamayı hedefleyen tasarılarda farklı kararlar aldı. Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi üyelerin desteğiyle kısıtlama kararı alırken, Senato benzer bir adımı yetersiz oy nedeniyle geri çevirdi.

ABD Kongresi, Ortadoğu’da çatışmaların yeniden tırmandığı bir dönemde, Başkan Donald Trump’ın İran savaşına yönelik tutumuna ilişkin bölündü.

Kongrenin alt kanadı Temsilciler Meclisi ile üst kanadı Senato, askeri harekâtın durdurulmasını hedefleyen ve çekişmeli geçen iki ayrı oylamada farklı yönlerde karar verdi.

Temsilciler Meclisindeki Demokratlar, bazı Cumhuriyetçi temsilcilerin de desteğini alarak Trump’ın askeri müdahale yetkisini kısıtlamaya dönük karar tasarısını ikinci kez kabul etti.

Ancak bu adımdan saatler sonra Senatodaki Cumhuriyetçi çoğunluk, Demokratların savaşı kısıtlama yönündeki benzer bir girişimini gerekli oy sayısına ulaşılamaması sebebiyle reddetti.

Birbiriyle çelişen bu kararlar, beşinci ayına giren çatışmaları durdurmak ve başkanı sınırlandırmak isteyen milletvekillerinin karşılaştığı hukuki ve siyasi engelleri görünür kıldı.

Temsilciler Meclisindeki oylama, barış görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve tarafların son haftalarda karşılıklı saldırıları artırması üzerine parlamenterlerin huzursuzluğunun tırmandığını gösterdi.

Gerilimin tırmanması sonucu hafta sonu Ortadoğu’da 4 ABD askeri personeli öldü. Karar aynı zamanda, Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki seçimlerde Temsilciler Meclisindeki hassas çoğunluklarını koruma mücadelesi verdiği bir dönemde geldi.

Senatodaki tıkanıklık ise Demokratların ve savaşa karşı çıkan bazı Cumhuriyetçilerin sürecin sonlandırılması konusunda yaşadığı zorlukları ortaya koyuyor.

Hem Temsilciler Meclisi hem de Senato haziran ayında savaşı sona erdirecek yasa tasarılarını onaylamış, ancak Trump bu kararları dikkate almamıştı. Hukuki açıdan henüz sınanmamış olan bu kararlar büyük oranda simgesel nitelik taşıyor.

Temsilciler Meclisinde kabul edilen metin doğrudan başkanın onayına sunulmayacak; bağlayıcı bir yasa tasarısının geçmesi durumunda ise Trump’ın bunu veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Temsilciler Meclisindeki oylamada 4 Cumhuriyetçi üye, partilerinin çizgisinden ayrılarak Demokratların öncülük ettiği savaş yetkileri tasarısına “evet” oyu verdi.

Tasarı 208’e karşı 214 oyla kabul edildi. Bu oylama, Temsilciler Meclisinin yenilenen savaşı kıl payı farkla ikinci kez reddi oldu.

Daha önce de savaşın sona erdirilmesi yönünde oy kullanan Cumhuriyetçi temsilciler Tom Barrett (Michigan), Warren Davidson (Ohio), Brian Fitzpatrick (Pennsylvania) ve Thomas Massie (Kentucky), perşembe günkü oylamada da aynı tutumu sürdürdü.

Senatoda ise Maryland Senatörü Demokrat Chris Van Hollen tarafından sunulan savaş karşıtı tasarı 47’ye karşı 49 oyla reddedildi.

Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins (Maine) tasarıya destek veren tek partilisi olurken, Pennsylvania Senatörü Demokrat John Fetterman tasarıya karşı oy kullandı. Daha önce savaşın bitirilmesini öngören düzenlemelere destek veren Cumhuriyetçi senatörler Rand Paul (Kentucky) ve Lisa Murkowski (Alaska) ise oylamaya katılmadı.

Temsilciler Meclisindeki Demokratlar, azınlıkta olmalarına rağmen yeterli sayıda Cumhuriyetçiyi ikna ederek başkanı zor durumda bıraktıklarını vurguladı.

Demokratlar, ellerindeki sınırlı araçlardan biri olan Savaş Yetkileri Yasası mekanizmasını kullanarak, yaklaşan ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatları nedeniyle seçmen tepkisiyle karşılaşan Cumhuriyetçileri tutumlarını açıkça beyan etmeye zorluyor.

Tasarıyı hazırlayan Temsilciler Meclisi Üyesi Demokrat Pramila Jayapal, “Bu sonuç, başkana bu savaşı durdurması yönünde baskı yapmaya devam edeceğimizi gösteriyor. Partiler üstü bir anlayışla hareket ederek tüm Cumhuriyetçilerin Anayasa, vicdanları ve seçmenleri adına tutum almasını istiyoruz” değerlendirmesini yaptı.

ABD ve İsrail tarafından şubat ayında başlatılan savaş beşinci ayını geride bırakırken, kısa vadede sona ereceğine dair bir işaret bulunmuyor.

Nisan ayında ilan edilen geçici ateşkes, bu ayın başlarında ABD ile İran’ın karşılıklı saldırıları ve Trump’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlatmasıyla çöktü.

Beyaz Saray, ilan edilen ateşkesin Savaş Yetkileri Yasası uyarınca Kongre onayı olmadan askeri müdahale sürdürmek için tanınan 60 günlük süreyi durdurduğunu savundu.

Başkan Trump, 60 günlük yasal süreci sıfırlamak amacıyla geçen hafta Kongreye bildiride bulunarak ülkenin Tahran ile yeniden savaş halinde olduğunu kaydetti. Eleştirmenler ise ABD’nin ateşkes döneminde dahi deniz ablukası gibi askeri eylemleri sürdürdüğünü belirterek yönetimin yasayı yanlış yorumladığını ileri sürüyor.

Temsilciler Meclisindeki az sayıda fireye rağmen Cumhuriyetçi üyelerin büyük bölümü Trump’ın yanında yer aldı.

Temsilciler Meclisi İlerici Grubu Başkanı Demokrat Greg Casar, az sayıda Cumhuriyetçinin tasarıya destek verdiğini belirterek, “Ancak Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğunun vicdanlarının ve seçmenlerinin sesini dinlemeyerek bu savaşa milyarlarca dolar harcanmaya devam edilmesi yönünde oy kullandığını unutmamak gerekiyor” ifadesini kullandı.

Temsilciler Meclisi Dış İşleri Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast ise oylama sonucunun, bazı üyelerin ABD askerlerinin fedakarlıklarını ve İran’ın bölgedeki saldırılarını göz ardı ettiğini gösterdiğini savundu.

Amerika

Yapay zeka sadece en zengin yüzde 1’lik kesime yaradı

Yayınlanma

ABD’de yapay zeka yatırımlarının tetiklediği piyasa rallisi hanehalkı servetini 26 trilyon dolar artırırken bu gelirden yalnızca en zengin yüzde 1’lik kesim faydalandı. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servet büyümesinden 500 milyar dolardan daha az pay alabildi.

ABD, yapay zekanın gelişimiyle bağlantılı geniş çaplı bir teknoloji devrimi yaşıyor.

Reuters’ın haberine göre bu alana yapılan yatırımlar, geçmişteki telekomünikasyon atılımının yanı sıra demir yolu ve kara yolu inşasına ayrılan harcamaları geride bırakabilir.

Yapay zeka alanındaki ilerleme borsada hızlı yükseliş sağlarken hanehalkı servetini de artırdı.

Ancak bu süreçten asıl kazancı en varlıklı kesim sağladı; Amerikalıların çoğunluğu ise yüksek hayat pahalılığıyla karşılaşmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonundan 2026 ortasına kadar Amerikan hanehalklarının toplam serveti yüzde 16,5, yani yaklaşık 26 trilyon dolar yükseldi.

Buna rağmen ülke genelindeki toplam servet payını sadece en zengin yüzde 1’lik kesim artırabildi; nüfusun geri kalan yüzde 99’luk diliminin payı ise daraldı.

Amerikan hanelerinin en az gelirli yarısı, bu 26 trilyon dolarlık artıştan 500 milyar dolardan daha az pay alabildi. En alt gruptaki artış oranı yaklaşık yüzde 10 düzeyinde kaldı.

Ray Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum

Tüketiciler harcamalarını kısıyor

Diğer yandan Reuters ajansı, tüketici harcamalarının nominal olarak artmayı sürdürdüğünü ancak bu artışın önemli bölümünü enflasyonun erittiğini vurguluyor.

Fiyat artışları hesaba katıldığında Amerikalıların harcama temposu koronavirüs pandemisi öncesindeki düzeyde seyrediyor.

Ağustos ayında The Washington Post’un yayımladığı haberde, Amerikalıların daha sık indirim aradığı, ucuz gıdaya yöneldiği, restoranlara daha seyrek gittiği ve pahalı hizmetleri kullanmaktan vazgeçtiği aktarılmıştı.

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, borsa kazanımlarından faydalanan varlıklı Amerikalıların tüketim harcamaları verilerini büyük ölçüde yukarıda tuttuğunu kaydetti.

Fiyatlar üzerindeki ek baskıyı gümrük tarifeleri, İran ile yaşanan gerilim kaynaklı enerji maliyetleri ve yapay zeka sektöründeki yatırım yoğunluğu oluşturuyor.

Özellikle benzin ve sığır eti fiyatları belirgin biçimde arttı. Konut piyasasındaki erişilebilirlik sorunu da sürüyor.

Konut kredisi faizleri son bir yılda bir yüzde puanından fazla yükselerek ailelerin gayrimenkul edinmesini daha da zorlaştırdı.

Fed politika faizini artırdı

Süren enflasyon ortamında Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yıllık yüzde 3,75 ila yüzde 4 aralığına çekti.

Fed Başkanı Kevin Warsh, bu adımı enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme zorunluluğuyla açıkladı.

Merkez Bankası ayrıca 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye revize etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu dizginleme ve fiyatları düşürme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ikinci başkanlık döneminde hayat pahalılığı tırmanmaya devam etti.

Bu tablo da kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin ekonomi yönetiminden duyduğu hoşnutsuzluğu açıklamaya yetiyor.

İktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Enerji Bakanlığı’ndan Orta Atlantik bölgesinde acil şebeke kararı

Yayınlanma

ABD Enerji Bakanlığı, Orta Atlantik bölgesinde artan talep ve planlı hat bakımları nedeniyle oluşabilecek elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı yayımladı. Bölgesel şebeke işletmecisi PJM’e yedek üretim kapasitelerini devreye alma izni verilirken ülke genelinde 35 gigavatı aşkın kullanılmayan yedek kaynak bulunuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, ülkenin Orta Atlantik bölgesindeki elektrik şebekesinde baş göstermesi beklenen aşırı yüklenme ve elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı aldı.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan talimata göre önlemler 13 Ekim 2026 ile 16 Ekim 2026 tarihleri arasında yürürlükte kalacak.

Karar, sonbahar bakım mevsimi nedeniyle üretim tesislerinde uygulanan planlı duruşlar, iletim hatlarındaki planlı kesintiler ve beklenen yüksek talep koşulları altında alındı.

Enerji Bakanlığı, bölgesel şebeke işletmecisi PJM Interconnection şirketinin 11 Ekim 2026 tarihinde ilettiği başvuru üzerine harekete geçti.

Bölgesel işletmeciye yedek kapasiteyi devreye alma yetkisi verildi

Bakanlık kararı kapsamında PJM Interconnection şirketine, şebeke güvenliğini korumak amacıyla belirlenen üretim ünitelerini devreye sokma ve çalıştırma yetkisi tanındı.

Şirket, nihai çare olarak Enerji Acil Durum Uyarısı (EEA) 3 ilan edilmeden önce veya uyarı yürürlükteyken yedek üretim kaynaklarını da kullanabilecek.

Şirkete ayrıca talimatı uygulamak üzere iletim hattı sahipleri ve elektrik dağıtım şirketlerine çağrı yapma hakkı verildi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, kararın bölgede yaşayan milyonlarca aile ve işletmenin elektriğe kesintisiz ulaşmasını amaçladığını belirtti.

Wright, “Bu karar, ihtiyaç duyulduğunda yedek kaynaklar da dahil olmak üzere ek elektrik üretimini erişilebilir kılarak Orta Atlantik genelindeki milyonlarca Amerikalı aile ve işletmenin uygun fiyatlı, güvenilir ve emniyetli elektriğe erişmesini sağlayacak” dedi.

Bakan Wright önceki yönetimin enerji politikalarını eleştirdi

Bakan Wright, önceki yönetimin enerji kapasitesini azaltmaya yönelik politikalarının şebekeyi elektrik kesintilerine karşı daha savunmasız hale getirdiğini savundu.

Sistemin “güneşin parlamadığı ya da rüzgarın esmediği dönemlerde” daha kırılgan olduğunu kaydeden Wright, mevcut yönetimin elektrik kesintilerini engellemek adına eldeki bütün imkanları kullanacağını ifade etti.

Enerji Bakanlığı verilerine göre ABD genelinde 35 gigavatın üzerinde kullanılmayan yedek üretim kapasitesi yer alıyor.

Bakanlık benzer bir acil durum kararını daha önce 17-18 Eylül tarihlerinde, sıcak hava dalgası ve iletim hatlarındaki planlı kesintiler nedeniyle devreye sokmuştu.

Enerji Bakanlığı ayrıca ağustos ayında PJM şirketine Maryland eyaletinin Anne Arundel bölgesindeki Wagner elektrik santralinin 4 numaralı ünitesini elektrik talebini karşılamak üzere çalıştırma izni verdi.

Wagner santraline ilişkin acil önlem kararı 20 Ağustos ile 17 Kasım tarihleri arasını kapsıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, ABD seçimleri için kesenin ağzını açtı

Yayınlanma

Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti bağlantılı komitelere son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı. Son aktarımla siyasi harcamaları 366 milyon dolara ulaşan teknoloji milyarderi, daha önce siyasete ayırdığı bütçeyi kısacağını açıklamıştı.

Dünyanın en zengin ismi Elon Musk, ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi partilileri destekleyen siyasi eylem komitelerine ve muhafazakar kuruluşlara son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı.

Tesla ve SpaceX’in üst yöneticisi olan Musk’ın ara seçim sürecindeki toplam bağış tutarı, son aktarımla 366 milyon dolara ulaştı.

İlk olarak The New York Times gazetesinin duyurduğu meblağlar, Musk’ın kurduğu America PAC sözcüsü tarafından The Hill’e doğrulandı. Yapılan bu son harcamalar, Musk’ı 2026 ara seçimlerinin bilinen en büyük bağışçısı konumuna getirdi.

Musk’ın temmuz ile eylül ayları arasındaki mali desteklerinin büyük bölümü Kongre yarışlarına yöneldi.

ABD’li milyarder, Cumhuriyetçi Senato adaylarını destekleyen “Senate Leadership Fund” adlı süper PAC’e 158 milyon dolar, Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilere kaynak sağlayan “Congressional Leadership Fund” komitesine ise 20 milyon dolar aktardı.

Milyonlarca dolarlık kaynak farklı komitelere paylaştırıldı

Kendisinin 2024 seçim sürecinde kurduğu America PAC’e söz konusu dönemde 76 milyon doları aşkın kaynak sağlayan Musk, eyalet düzeyindeki yarışları da finanse etti.

Teksas’tan Senato adayı olan Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı destekleyen Lone Star Liberty PAC komitesine 10 milyon dolar aktaran iş insanı, Cumhuriyetçi Valiler Birliğine 10 milyon dolar, Cumhuriyetçi Başsavcılar Birliğine ise 2 milyon dolar verdi.

America PAC Sözcüsü Andrew Romeo, The New York Times’a yaptığı ve The Hill’in teyit ettiği açıklamada, Demokratların başkent Washington’da kontrolü ele geçirmesi ve kritik eyalet yarışlarını kazanması durumunda ülkenin sınırları korunamayan bir yapıya dönüşme riskiyle karşılaşacağını öne sürdü.

Romeo, söz konusu yatırımların Cumhuriyetçi mekanizmanın mesajlarını seçmene iletmesini sağladığını belirtti.

Geri adım söylemine rağmen sahadaki harcamalar sürüyor

Siyasete uzun yıllar mesafeli kalan Musk, 2024 seçimlerinde Donald Trump için yüz milyonlarca dolar harcayarak bu alana girdi.

Seçim kampanyalarında Trump’a eşlik eden Musk, daha sonra federal hükümetteki istihdam ve bütçe kısıntılarıyla tartışma yaratan Hükümet Verimliliği Departmanının (DOGE) başına geçti.

Mayıs 2025’in sonlarında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Musk, Trump ile kamuoyuna yansıyan bir gerginlik yaşamasının ardından siyasette aylarca sessiz kaldı.

Geçen mayıs ayında siyasi harcamalarını ciddi oranda kısacağını duyuran Musk, temmuzda The Economist’e verdiği mülakatta siyasete gereğinden fazla dahil olduğunu ve ölçüyü kaçırdığını ifade etti.

Bu açıklamalara rağmen Musk, temmuz ayında America PAC’e 2026 ara seçimlerinde muhafazakar seçmenlerin sandığa gitmesini hedefleyen yeni bir saha çalışması için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yetkisi vererek siyasi faaliyetlerini sürdürdü.

Kamuoyundaki tartışmanın ardından Trump ile ilişkilerini yeniden düzelten Musk, mayıs ayında ABD Başkanı’nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarete katıldı ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in geçen ay Washington’a yaptığı ziyarette de yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English