Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Kongresinde İran bütçesi düellosu

Yayınlanma

Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırısı ikinci haftasına girerken, operasyonun ilk altı gündeki maliyetinin 11,3 milyar doları aşması Washington’da yeni bir siyasi cephe açtı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, cephaneliklerin takviyesi için ek bütçe paketini “kaçınılmaz” olarak nitelendirirken; Demokratlar, Kongre onayı alınmamış bir “tercihli savaş” için açık çek vermeyeceklerini ilan etti.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırganlık eylemi ivme kazanırken, Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, ABD’nin silah stoklarını takviye etmek ve yurt dışındaki savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla bir ek finansman paketi hazırlama sözü veriyor.

Operasyon şimdiden ikinci haftasına girerken, harekatın maliyeti de hızla yükseliyor. Konuya vakıf bir kaynağın The Hill’e aktardığına göre, Savaş Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri salı günü düzenlenen bilgilendirme toplantısında Kongre üyelerine, İran’a karşı yürütülen savaşın yaklaşık maliyetinin operasyonun ilk altı gününde 11,3 milyar doları aştığını bildirdi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Doral’da düzenlenen Cumhuriyetçi Parti kampında muhabirlere yaptığı açıklamada, İran için hazırlanan bir ek bütçe paketinin “kaçınılmaz” olduğunu belirtti.

Ancak Johnson, faturanın toplam tutarı ve zamanlaması konusunda Beyaz Saray ile görüşmelerin devam ettiğini ekledi.

Johnson, “Detayların ne olacağını henüz bilmiyoruz. Bildiğiniz üzere, yönetim tarafından Kongre’ye sunulan süreçte bu konu görüşülür ve yasalaşır; biz daha İran operasyonu başlamadan önce bile bir ek bütçe bekliyorduk. Dolayısıyla bu gerçekleşecek ancak takvim henüz netleşmedi” diye konuştu.

Cumhuriyetçi kanatta mali disiplin sınavı

Buna rağmen Johnson’ın finansman paketini yasalaştırma sürecinde zorlu bir yolla karşılaşması bekleniyor. Oldukça dar bir çoğunluğu yöneten Meclis Başkanı’nın, kendi grubunda genellikle harcama kesintilerini savunan “mali şahin” muhafazakarları razı etmesi gerekecek.

Tüm üyelerin hazır bulunduğu ve Demokratların blok halinde karşı çıktığı bir senaryoda Johnson’ın sadece bir Cumhuriyetçi fire verme lüksü bulunuyor. Bu noktada, benzer operasyonlara karşı oy verme konusunda uzun bir geçmişe sahip olan Kentucky Milletvekili Thomas Massie, paket için risk teşkil ediyor.

Utah Milletvekili Mike Kennedy, muhtemel ek bütçe paketinin “çok pahalı” olacağını öngördüğünü ifade etti.

Kennedy, “İran’ın hiyerarşisini çökerttikten sonra elimizde kalan temele bakmam ve ardından gelecek her şeye hazır olduğumuzdan emin olmak için neye ihtiyacımız olduğunu görmem gerekiyor. Bu rakamların ne olacağını bilmiyorum ama çok yüksek olacağını tahmin edebiliyorum” dedi.

Ancak Kennedy, bu çatışmanın kısa vadeli olacağını düşündüğünü de sözlerine ekledi:

“Mühimmat stoklarımızı yeniden inşa etmemiz gerekecek ancak uzun süreli, yayılmış bir çatışma Cumhuriyetçi taraftaki birçoğumuz için sorun teşkil eder. Başkan Trump da bu işi bitirmeye kararlı.”

Utah Milletvekili Blake Moore ise paketin “özel detaylarını” ve İran çatışmasına dair ileriye dönük stratejiyi görmek isteyeceğini belirtti.

Moore, “Birçoğumuzu hayal kırıklığına uğratan şeylerden biri de şuydu; Ukrayna ek bütçelerine çok destek verdim ama stratejinin ne olduğunu her zaman tam olarak bilemedik. İleriye dönük plan neydi? Çünkü bir sonraki ek bütçe talebi ne zaman gelecek? Buradaki insanların çekindiği şey tam olarak bu. ‘Bir talep daha, bir talep daha’ denmesi. Meclis Başkanı’na da yineleyeceğim gibi, bu durum kaçınılmaz ve nihayetinde Kongre’de netleşecek. Ancak mevcut fonlarla neleri başarabileceğimizi ve bunun savunma paketinin bir sonraki versiyonunu nasıl değiştireceğini belirleyelim” değerlendirmesinde bulundu.

Demokratlar Kongre’den izni alınmamış savaş için bütçe ayrılmasına karşı

Fatura ne kadar olursa olsun, ek finansmanın Demokratlar arasında büyük bir tepkiye yol açması bekleniyor.

Trump’ın İran’a tek taraflı saldırmasına öfkeli olan Demokratlar, yönetim askeri güç kullanımına devam etmek için Kongre’nin onayını almadığı sürece çatışma için daha fazla para ayrılmasına karşı çıkacaklarının sinyalini veriyor.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, geçen hafta Washington’da muhabirlere yaptığı açıklamada, “Bu aşırılık yanlılarının, henüz yetkilendirmediğimiz bir savaşla ilgili ek finansman için Kongre’ye gelme ihtimalini dile getirmeleri büyük cesaret” dedi.

Jeffries daha sonraki açıklamalarında daha az kararlı bir tutum sergileyerek, stratejiyi tartışmak üzere grup olarak toplanmadan önce Demokratların pozisyonuna ilişkin bir karar verilmeyeceğini vurguladı.

Yine de Demokratların herhangi bir ek İran finansmanına karşı çıkma ihtimalinin yüksek olduğu mesajını verdi. Salı günü MS NOW’dan Katy Tur’a konuşan Jeffries, “Varsayımımız kesinlikle bu yönde” dedi.

Bu durum, Trump’ın ajandası ve daha geniş anlamda başkanın diğer uluslara tek taraflı saldırma yetkileri üzerine yeni bir partiler üstü çatışmaya zemin hazırlıyor.

Jeffries, “Başkan ülkeye bir gerekçe ve rasyonel sunmak zorunda, ancak bu şu ana kadar mevcut değil” ifadelerini kullandı.

Bütçe paketi için “uzlaşma” formülü gündemde

Cumhuriyetçi Parti kampındaki görüşmelere vakıf bir kaynağın NewsNation’a aktardığına göre, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi liderleri İran çatışması için askeri finansmanı, ikinci bir muhtemel “uzlaşma” paketine eklemeyi görüştü.

Uzlaşma paketleri, Kongre’de çoğunluk partisi tarafından sıkça tercih ediliyor; zira bu yöntem Senato’da 60 oy gerektiren engellemeyi aşmaya olanak tanıyor.

Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jodey Arrington, İran finansmanının bir uzlaşma tasarısına girebileceğini ancak paketin ilerlemesi için en iyi yolun “olağan usul” olduğunu ifade etti.

Arrington, “Herkesin olağan usule dahil olmasına izin vermenin ve hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların çatışma halindeki ordumuza destek verme fırsatına sahip olmasının en doğrusu olduğunu düşünüyorum. Sanırım süreç bu şekilde işleyecek” dedi.

Finansman tartışması, ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, Kongre’yi halihazırda büyük ölçüde partiler üstü çizgide bölen savaş yetkileri mücadelesinin bir uzantısı olmaya aday görünüyor.

Bu mücadelede Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray’daki müttefiklerini desteklemeleri için ağır baskı altındayken; Demokratlar da liberal tabanlarından Trump’ın tek taraflı savaş yaklaşımına karşı sonuna kadar direnme baskısı görüyor.

Senato’da “açık çek” reddi

Cumhuriyetçilerin sayısal avantaja sahip olduğu ve yasaların geçmesi için salt çoğunluğun yettiği Temsilciler Meclisi’nde, Demokratlar herhangi bir ek İran finansmanını engelleme konusunda büyük ölçüde güçsüz durumda.

İran finansmanına karşı çıkabilecek olası Cumhuriyetçi oylar (Massie bu konuda başı çekiyor), karşı tarafa geçerek paketi destekleyecek merkez sağ eğilimli Demokratlarla telafi edilebilir.

Bu muhtemel firelerin bir önizlemesi ayın başındaki savaş yetkileri tasarısı oylamasında görüldü; tasarı, dört Demokratın Cumhuriyetçilere katılarak karşı çıkmasıyla 212’ye 219 gibi dar bir farkla reddedilmişti.

Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Savunma Alt Komisyonu’nun kıdemli üyesi Demokrat Henry Cuellar, yaptığı açıklamada, yeni bir paket değerlendirilmeden önce yönetimin “operasyonun kapsamını, ileriye dönük stratejiyi ve eldeki kaynakların görevi tamamlamak için nasıl kullanıldığını açıkça açıklaması gerektiğini” belirtti.

Ilımlı bir isim olan Cuellar, zaman zaman parti çizgisini aşarak Cumhuriyetçi destekli yasalara evet diyebiliyor; buna bu ayın başındaki kısmi hükümet kapanışını sona erdirmeyi amaçlayan İç Güvenlik Bakanlığı finansman tasarısı da dahil.

Alt komisyonun kıdemli bir üyesi olarak Cuellar, “vergi mükelleflerinin dolarlarını dikkatle denetlerken, ordumuzun ulusumuzu korumak ve askerlerimizin güvenliğini ve başarısını desteklemek için ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahip olmasını sağlama” sorumluluğunu ciddiye aldığını kaydetti.

Ancak asıl mücadelenin, azınlık Demokratların 60 oy almayan tasarıları engelleme yetkisine sahip olduğu Senato’da yaşanması bekleniyor.

Bazı üst düzey Demokratlar, Jeffries’in uyarılarını yineleyerek, yönetimden neden gerekli olduğuna dair net bir açıklama gelmeden Pentagon’a herhangi bir ek finansman sağlamayı reddetmeye hazır olduklarını vurguluyor.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Jack Reed, çarşamba günü genel kurulda yaptığı konuşmada, “Net bir şekilde ifade edeyim: Bu tercihli savaş için bir açık çeki desteklemeyeceğim” diye konuştu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English