Amerika
ABD Kongresinde İran bütçesi düellosu

Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırısı ikinci haftasına girerken, operasyonun ilk altı gündeki maliyetinin 11,3 milyar doları aşması Washington’da yeni bir siyasi cephe açtı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, cephaneliklerin takviyesi için ek bütçe paketini “kaçınılmaz” olarak nitelendirirken; Demokratlar, Kongre onayı alınmamış bir “tercihli savaş” için açık çek vermeyeceklerini ilan etti.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırganlık eylemi ivme kazanırken, Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, ABD’nin silah stoklarını takviye etmek ve yurt dışındaki savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla bir ek finansman paketi hazırlama sözü veriyor.
Operasyon şimdiden ikinci haftasına girerken, harekatın maliyeti de hızla yükseliyor. Konuya vakıf bir kaynağın The Hill’e aktardığına göre, Savaş Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri salı günü düzenlenen bilgilendirme toplantısında Kongre üyelerine, İran’a karşı yürütülen savaşın yaklaşık maliyetinin operasyonun ilk altı gününde 11,3 milyar doları aştığını bildirdi.
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Doral’da düzenlenen Cumhuriyetçi Parti kampında muhabirlere yaptığı açıklamada, İran için hazırlanan bir ek bütçe paketinin “kaçınılmaz” olduğunu belirtti.
Ancak Johnson, faturanın toplam tutarı ve zamanlaması konusunda Beyaz Saray ile görüşmelerin devam ettiğini ekledi.
Johnson, “Detayların ne olacağını henüz bilmiyoruz. Bildiğiniz üzere, yönetim tarafından Kongre’ye sunulan süreçte bu konu görüşülür ve yasalaşır; biz daha İran operasyonu başlamadan önce bile bir ek bütçe bekliyorduk. Dolayısıyla bu gerçekleşecek ancak takvim henüz netleşmedi” diye konuştu.
Cumhuriyetçi kanatta mali disiplin sınavı
Buna rağmen Johnson’ın finansman paketini yasalaştırma sürecinde zorlu bir yolla karşılaşması bekleniyor. Oldukça dar bir çoğunluğu yöneten Meclis Başkanı’nın, kendi grubunda genellikle harcama kesintilerini savunan “mali şahin” muhafazakarları razı etmesi gerekecek.
Tüm üyelerin hazır bulunduğu ve Demokratların blok halinde karşı çıktığı bir senaryoda Johnson’ın sadece bir Cumhuriyetçi fire verme lüksü bulunuyor. Bu noktada, benzer operasyonlara karşı oy verme konusunda uzun bir geçmişe sahip olan Kentucky Milletvekili Thomas Massie, paket için risk teşkil ediyor.
Utah Milletvekili Mike Kennedy, muhtemel ek bütçe paketinin “çok pahalı” olacağını öngördüğünü ifade etti.
Kennedy, “İran’ın hiyerarşisini çökerttikten sonra elimizde kalan temele bakmam ve ardından gelecek her şeye hazır olduğumuzdan emin olmak için neye ihtiyacımız olduğunu görmem gerekiyor. Bu rakamların ne olacağını bilmiyorum ama çok yüksek olacağını tahmin edebiliyorum” dedi.
Ancak Kennedy, bu çatışmanın kısa vadeli olacağını düşündüğünü de sözlerine ekledi:
“Mühimmat stoklarımızı yeniden inşa etmemiz gerekecek ancak uzun süreli, yayılmış bir çatışma Cumhuriyetçi taraftaki birçoğumuz için sorun teşkil eder. Başkan Trump da bu işi bitirmeye kararlı.”
Utah Milletvekili Blake Moore ise paketin “özel detaylarını” ve İran çatışmasına dair ileriye dönük stratejiyi görmek isteyeceğini belirtti.
Moore, “Birçoğumuzu hayal kırıklığına uğratan şeylerden biri de şuydu; Ukrayna ek bütçelerine çok destek verdim ama stratejinin ne olduğunu her zaman tam olarak bilemedik. İleriye dönük plan neydi? Çünkü bir sonraki ek bütçe talebi ne zaman gelecek? Buradaki insanların çekindiği şey tam olarak bu. ‘Bir talep daha, bir talep daha’ denmesi. Meclis Başkanı’na da yineleyeceğim gibi, bu durum kaçınılmaz ve nihayetinde Kongre’de netleşecek. Ancak mevcut fonlarla neleri başarabileceğimizi ve bunun savunma paketinin bir sonraki versiyonunu nasıl değiştireceğini belirleyelim” değerlendirmesinde bulundu.
Demokratlar Kongre’den izni alınmamış savaş için bütçe ayrılmasına karşı
Fatura ne kadar olursa olsun, ek finansmanın Demokratlar arasında büyük bir tepkiye yol açması bekleniyor.
Trump’ın İran’a tek taraflı saldırmasına öfkeli olan Demokratlar, yönetim askeri güç kullanımına devam etmek için Kongre’nin onayını almadığı sürece çatışma için daha fazla para ayrılmasına karşı çıkacaklarının sinyalini veriyor.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, geçen hafta Washington’da muhabirlere yaptığı açıklamada, “Bu aşırılık yanlılarının, henüz yetkilendirmediğimiz bir savaşla ilgili ek finansman için Kongre’ye gelme ihtimalini dile getirmeleri büyük cesaret” dedi.
Jeffries daha sonraki açıklamalarında daha az kararlı bir tutum sergileyerek, stratejiyi tartışmak üzere grup olarak toplanmadan önce Demokratların pozisyonuna ilişkin bir karar verilmeyeceğini vurguladı.
Yine de Demokratların herhangi bir ek İran finansmanına karşı çıkma ihtimalinin yüksek olduğu mesajını verdi. Salı günü MS NOW’dan Katy Tur’a konuşan Jeffries, “Varsayımımız kesinlikle bu yönde” dedi.
Bu durum, Trump’ın ajandası ve daha geniş anlamda başkanın diğer uluslara tek taraflı saldırma yetkileri üzerine yeni bir partiler üstü çatışmaya zemin hazırlıyor.
Jeffries, “Başkan ülkeye bir gerekçe ve rasyonel sunmak zorunda, ancak bu şu ana kadar mevcut değil” ifadelerini kullandı.
Bütçe paketi için “uzlaşma” formülü gündemde
Cumhuriyetçi Parti kampındaki görüşmelere vakıf bir kaynağın NewsNation’a aktardığına göre, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi liderleri İran çatışması için askeri finansmanı, ikinci bir muhtemel “uzlaşma” paketine eklemeyi görüştü.
Uzlaşma paketleri, Kongre’de çoğunluk partisi tarafından sıkça tercih ediliyor; zira bu yöntem Senato’da 60 oy gerektiren engellemeyi aşmaya olanak tanıyor.
Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jodey Arrington, İran finansmanının bir uzlaşma tasarısına girebileceğini ancak paketin ilerlemesi için en iyi yolun “olağan usul” olduğunu ifade etti.
Arrington, “Herkesin olağan usule dahil olmasına izin vermenin ve hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların çatışma halindeki ordumuza destek verme fırsatına sahip olmasının en doğrusu olduğunu düşünüyorum. Sanırım süreç bu şekilde işleyecek” dedi.
Finansman tartışması, ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, Kongre’yi halihazırda büyük ölçüde partiler üstü çizgide bölen savaş yetkileri mücadelesinin bir uzantısı olmaya aday görünüyor.
Bu mücadelede Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray’daki müttefiklerini desteklemeleri için ağır baskı altındayken; Demokratlar da liberal tabanlarından Trump’ın tek taraflı savaş yaklaşımına karşı sonuna kadar direnme baskısı görüyor.
Senato’da “açık çek” reddi
Cumhuriyetçilerin sayısal avantaja sahip olduğu ve yasaların geçmesi için salt çoğunluğun yettiği Temsilciler Meclisi’nde, Demokratlar herhangi bir ek İran finansmanını engelleme konusunda büyük ölçüde güçsüz durumda.
İran finansmanına karşı çıkabilecek olası Cumhuriyetçi oylar (Massie bu konuda başı çekiyor), karşı tarafa geçerek paketi destekleyecek merkez sağ eğilimli Demokratlarla telafi edilebilir.
Bu muhtemel firelerin bir önizlemesi ayın başındaki savaş yetkileri tasarısı oylamasında görüldü; tasarı, dört Demokratın Cumhuriyetçilere katılarak karşı çıkmasıyla 212’ye 219 gibi dar bir farkla reddedilmişti.
Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Savunma Alt Komisyonu’nun kıdemli üyesi Demokrat Henry Cuellar, yaptığı açıklamada, yeni bir paket değerlendirilmeden önce yönetimin “operasyonun kapsamını, ileriye dönük stratejiyi ve eldeki kaynakların görevi tamamlamak için nasıl kullanıldığını açıkça açıklaması gerektiğini” belirtti.
Ilımlı bir isim olan Cuellar, zaman zaman parti çizgisini aşarak Cumhuriyetçi destekli yasalara evet diyebiliyor; buna bu ayın başındaki kısmi hükümet kapanışını sona erdirmeyi amaçlayan İç Güvenlik Bakanlığı finansman tasarısı da dahil.
Alt komisyonun kıdemli bir üyesi olarak Cuellar, “vergi mükelleflerinin dolarlarını dikkatle denetlerken, ordumuzun ulusumuzu korumak ve askerlerimizin güvenliğini ve başarısını desteklemek için ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahip olmasını sağlama” sorumluluğunu ciddiye aldığını kaydetti.
Ancak asıl mücadelenin, azınlık Demokratların 60 oy almayan tasarıları engelleme yetkisine sahip olduğu Senato’da yaşanması bekleniyor.
Bazı üst düzey Demokratlar, Jeffries’in uyarılarını yineleyerek, yönetimden neden gerekli olduğuna dair net bir açıklama gelmeden Pentagon’a herhangi bir ek finansman sağlamayı reddetmeye hazır olduklarını vurguluyor.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Jack Reed, çarşamba günü genel kurulda yaptığı konuşmada, “Net bir şekilde ifade edeyim: Bu tercihli savaş için bir açık çeki desteklemeyeceğim” diye konuştu.
Amerika
ABD bankalarında yapay zeka paniği: Müşteri hesaplarına eriştiler

Axios’un haberine göre yapay zeka ajanları ABD’nin önde gelen bankalarında müşterilerin hesaplarına girerek kullanıcı onayı dışındaki işlemleri denedi. Morgan Stanley ve JPMorgan gibi finans devleri erişim engelleri getirirken Hazine ve Fed yetkilileri sistemik öneme sahip bankalarla acil güvenlik toplantısı yaptı.
ABD’nin en büyük bankalarında, yetkisiz yapay zeka ajanlarının müşterilerin hesaplarına erişim sağladığı olaylar tespit edildi.
Axios’un kaynaklarına dayandırdığı haberine göre bu yapay zeka ajanlarından bazıları, kullanıcı talimatlarında yer almayan adımları atmaya kalkıştı.
Bu tür ajanlardan kaynaklanan risklerle yüz yüze gelen kurumlar arasında Morgan Stanley, Bank of America, JPMorgan, Wells Fargo ve Citi gibi önde gelen bankalar yer alıyor.
Bazı vakalarda yapay zeka yazılımları, kullanıcı adı ve parolalarını kullanarak müşteri hesaplarına doğrudan kullanıcıların onayıyla girdi.
Buna karşılık çoğu bankanın güvenlik kuralları, kullanıcıların hesaplarına bizzat giriş yapmasını zorunlu kılıyor.
Axios’un aktardığına göre diğer bazı örneklerde ise müşteriler adına görev yürütmek üzere tasarlanan yapay zeka ajanları, doğrudan bankaların çağrı merkezleriyle irtibat kurdu veya kullanıcıdan herhangi bir talimat almaksızın bağımsız adımlar atmaya çalıştı.
Banka yöneticileri, kimlik bilgilerine erişimi olan bu tür yazılımların yetkisiz biçimde alışveriş yapmasından ya da para transferi gerçekleştirmesinden endişe duyuyor.
Söz konusu risklerin ardından bankalar, üçüncü taraf yapay zeka ajanlarının platformlarına erişimini kısıtlama yoluna gidiyor. Morgan Stanley bu tür yazılımları engellemeye başlarken JPMorgan, Bank of America ve Citi de benzer kısıtlamalar getiriyor.
Bankalar aynı zamanda yapay zeka ajanlarına yalnızca okuma yetkisi veren, işlem yapma olanağını ise tamamen kapatan bir finansal erişim modeli sunmayı değerlendiriyor.
Axios’a konuşan kaynaklar, bir ajanın kullanıcının talimatıyla mı hareket ettiğini yoksa hesaba tamamen kendi inisiyatifiyle mi eriştiğini tespit etmenin bankalar açısından son derece güç olduğuna dikkat çekiyor.
Düzenleyiciler sistemik risk taşıyan bankalarla acil gündemle toplandı
Bloomberg ve Financial Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Anthropic şirketinin geliştirdiği yeni yapay zeka modelinin yaratabileceği siber tehdit endişeleri nedeniyle nisan ayında ülkenin en büyük bankalarının tepe yöneticileriyle olağanüstü bir toplantı yaptı.
Görüşmeye ilişkin bilgi veren kaynaklar, ABD’li yetkililerin Claude Mythos modeliyle bağlantılı riskler konusunda bankaların farkındalığını ölçmek ve sistemlerini korumak için aldıkları önlemleri denetlemek istediğini belirtti.
Toplantıda Citigroup Inc., Bank of America Corp., Wells Fargo & Co., Goldman Sachs Group Inc. ve Morgan Stanley’nin üst düzey yöneticileri hazır bulundu.
Kısa sürede organize edilen bu zirve, denetleyici kurumların söz konusu yeni nesil siber saldırı tipini finans sektörü için en büyük tehditlerden biri olarak gördüğüne işaret etti.
Masada temsil edilen bankaların tamamı, küresel finans yapısı içinde sistemik öneme sahip kuruluşlar sınıfında yer alıyor.
Axios, aralarında Anthropic ve OpenAI’ın da yer aldığı öncü yapay zeka şirketlerinin önümüzdeki 6 ila 12 aylık süreçte yapay zeka kaynaklı “yıkıcı bir olay” yaşanabileceği yönünde endişeler taşıdığını aktardı.
Amerika
Signal yazışmalarında şirket sırrı şüphesi OpenAI çalışanlarını işten etti

OpenAI, yapay zeka modellerinin iç yapısına dair gizli bilgileri harici bir uzmanla paylaştıklarından şüphelendiği üç araştırmacısını işten çıkardı. İncelemede çalışanların kişisel telefonlarındaki Signal yazışmalarında kaybolan mesaj özelliğini kullandığı belirlendi.
Yapay zeka devi OpenAI’ın güvenlik birimi, üç araştırmacısının kişisel telefonlarını incelemeye alarak mesajlaşma uygulaması Signal üzerindeki yazışmalarını denetledi.
Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin araştırmacılara ve şirket açıklamalarına dayandırdığı haberine göre, bazı yazışmalarda kaybolan mesaj özelliğinin açık olduğu saptandı.
Söz konusu incelemenin ardından Tomek Korbak, Mikita Balesni ve Jasmine Wang, ekim ayı başında aynı anda yeni toplantılara çağrılarak görevden çıkarıldı.
Şirket yönetimi, üç araştırmacının yapay zeka modellerinin iç mimarisine dair en sıkı korunan şirket sırlarını sızdırdığından şüpheleniyordu. Yazışmaların yapay zeka güvenliği alanında çalışan harici bir uzmanla yürütüldüğü belirlendi.
İşten çıkarma gerekçesi gizli bilgi ihlali olarak açıklandı
Korbak, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede şirket yönetiminin tavrını aktardı: “Yetkisiz kanallar üzerinden üçüncü tarafla iletişime geçtiğim gerekçesiyle güven ilişkisinin zedelendiği söylendi.”
Korbak ve Balesni, yöneticilerin kaybolan mesaj kullanımını işten çıkarma gerekçeleri arasında saydığını dile getirdi. OpenAI cephesi ise Signal uygulamasının onaylı iletişim kanalı olmadığını doğruladı ancak kararın sadece bu uygulamanın kullanımıyla sınırlı kalmadığını bildirdi.
WSJ’ye açıklama yapan OpenAI yetkilileri, iç soruşturmanın gizli bilgilerin kullanımına dair şirket kurallarının çiğnendiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Şirket, işten çıkarma kararlarının güvenlik kaygılarının dile getirilmesiyle hiçbir ilgisi olmadığını savundu.
Buna karşılık araştırmacılar şirket sırlarını dışarı aktardıkları yönündeki suçlamaları reddediyor. Eski çalışanlar, kendilerine iddia edilen ihlallere dair herhangi bir yazılı açıklama iletilmediğini söylüyor.
Modellerin karar adımları araştırmacıları böldü
WSJ’nin aktardığına göre görevden alınan araştırmacılar, modellerin problem çözme aşamalarındaki ara adımlara dair daha az kayıt tuttuğu yeni mimarilere karşı çıkıyordu. Araştırmacılar, bu kayıtların azalmasının yapay zekanın tehlikeli davranışlarını tespit etmeyi zorlaştıracağını savunuyordu.
Balesni, bu konudaki öneriyi harici araştırmacı Ryan Greenblatt ile şirket sırlarını dışarıda bırakarak tartıştığını ve bu görüşmeyi OpenAI’ın izniyle yürüttüğünü ifade etti.
İşten çıkarılan çalışanlar, yaşanan bu sürecin şirket içindeki diğer araştırmacıları bağımsız uzmanlarla temas kurmaktan çekinir hale getireceğinden endişe ediyor. OpenAI ise bağımsız kuruluşlarla işbirliğini sürdürdüğünü belirtiyor.
OpenAI cephesinde çalışan hareketliliği ve fikri mülkiyet tartışmaları başka dosyalara da yansıyor. Şirket, bir eski çalışanını Apple’a geçmeden önce 100 dosya çalmakla suçlamıştı.
Şirket içindeki risk tartışmaları açık mektupla gündeme geldi
Ekim ayı başında Reuters, işten çıkarma gerekçelerine itiraz eden araştırmacıların kaleme aldığı açık mektuba şirketin verdiği yanıtı aktarmıştı. Araştırmacılar mektupta, sürecin etrafındaki belirsizliğin kurum içindeki riskleri açıkça tartışma kültürünü zedeleyebileceği uyarısını yapmıştı.
OpenAI yönetimi mektuba verdiği yanıtta kurum içi diyaloğu savundu: “OpenAI bünyesinde güvenlik ve araştırma tartışmaları her gün yapılıyor; bu tartışmalar genellikle canlı ve son derece eleştirel geçiyor. Bu müzakereleri teşvik ediyoruz ve doğru kararlar almak için gerekli görüyoruz. Çalışanlarımızdan hiçbirini soru işaretlerini dile getirdikleri için işten çıkarmadık, çıkarmıyoruz.”
Yapay zeka modellerinin denetimi ve güvenliği konusundaki tartışmalar, temmuz ayında OpenAI modellerinin Hugging Face platformuna yönelik gerçekleştirdiği test saldırısıyla daha da alevlenmişti. Şirket verilerine göre modeller birden fazla açığı birleştirerek internete erişmiş ve ele geçirilen kimlik bilgilerini kullanarak platformun sistemlerine sızmıştı.
OpenAI, yaşanan bu hadisenin ardından güvenlik önlemlerini artırdığını ve test prosedürlerini yeniden düzenlediğini duyurmuştu.
Amerika
Michigan Senato yarışında El-Sayed ve Rogers son kez karşılaştı

Michigan’daki kritik Senato koltuğu için yarışan Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers son münazarada karşı karşıya geldi. Kamuoyu yoklamalarında El-Sayed az farkla önde seyrederken tahmin modelleri Demokrat adaya yüzde 67 kazanma şansı veriyor.
ABD Senatosu’ndaki çoğunluğu belirleme potansiyeli taşıyan Michigan eyaletinde, Demokrat aday Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers ikinci ve son televizyon münazarasında karşı karşıya geldi.
Emekliye ayrılan Demokrat Senatör Gary Peters’ın boşalttığı koltuk için yarışan eski Wayne County sağlık yetkilisi El-Sayed ile eski Temsilciler Meclisi üyesi Rogers, ay başında yapılan ilk karşılaşmaya kıyasla daha sakin geçen oturumda siyasi geçmişleri ve bağlılıkları üzerinden keskin hatlar çizdi.
Kamuoyu yoklamaları El-Sayed’in az farkla önde olduğunu gösterirken, Decision Desk HQ tahminleri Demokrat adayın seçimi kazanma ihtimalini yüzde 67 olarak hesaplıyor.
Adaylar Müslüman Kardeşler suçlamaları üzerinden tartıştı
Münazarada Cumhuriyetçi Rogers, rakibi El-Sayed’i yeniden Müslüman Kardeşler teşkilatıyla ilişkilendirmeye çalıştı.
El-Sayed’in kampanyasına Hamas ve Hizbullah’ı destekleyen isimlerden bağış geldiğini öne süren Rogers, “Müslüman Kardeşler tarafından satın alınmak sorun değil mi? Birleşik Devletler Senatosu’na gidecekseniz bilmemiz gerekiyor: Amerika’nın yanında mısınız yoksa denizaşırı ülkelerdeki bu terör gruplarının mı?” diye sordu.
El-Sayed ise Cumhuriyetçi rakibinin anayasaya bağlılığını sorgulamasını sert sözlerle eleştirdi.
Hiçbir zaman parçası olmadığı bir örgütle sürekli ilişkilendirilmeye çalışıldığını belirten El-Sayed, “Bunun hiçbir mantığı yok ve Mike, anayasaya olan sadakatimi sorgulaman senin seviyenin gerçekten çok altında kalıyor” dedi.
Seçim sürecinde Rogers cephesi, Müslüman Kardeşler bağlantılı kişilerden El-Sayed’e yapılan bağışlara işaret ederek Demokrat adayın örgüte destek sözü verdiğini iddia etti.
The New York Times haberine göre El-Sayed, teşkilat mensubu olan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin seçilmesinin ardından 2012 yılında “medya ve polisin tasfiyesini” destekleyen bir açık mektuba imza attı. Demokrat aday, eski Başkan Donald Trump’ın geçen yıl terör örgütü listesine aldığı Müslüman Kardeşler ile bağını reddediyor.
Amerika’yla ve Amerikalı olmakla gurur duyduğunu vurgulayan El-Sayed, “Hepimize dilediğimiz gibi ibadet etme hakkı tanıyan anayasamızla gurur duyuyorum. Bunu sorman bence gerçekten utanç verici” ifadesini kullandı.
Rogers ile Trump arasındaki mesafe tartışma yarattı
Rogers, düşük kamuoyu onay oranlarına sahip Trump ile arasına mesafe koyma çizgisini münazarada da sürdürdü. Daha önce İran savaşına ve Trump’ın Kanada ile girdiği ticaret savaşına derhal son verilmesi çağrısında bulunan Rogers, Kanada gümrük vergilerinin “iyi düşünülmediğini” dile getirdi.
El-Sayed ise Trump’ın Rogers’a verdiği desteği kampanyanın merkezine yerleştirmeye çalıştı.
Trump’ın pazar günü Michigan’a yapacağı ziyareti hatırlatan El-Sayed, “Donald Trump buraya gelip senin için miting yapmadan bu yarışı kazanamazsın. Gelmesi için ona bu yüzden yalvardın” diye konuştu.
El-Sayed, izleyicilere “MAGA tombalası” oynamalarını önererek Trump destekçilerinin dikkat dağıtmak amacıyla sürekli hazır sloganlar kullandığını öne sürdü.
Rogers bu suçlamaya tepki göstererek rakibinin yalnızca Trump’a odaklandığını savundu.
Rogers, “Tombala oyunu, son 30 dakikada verdiği her yanıta kaç kez Trump kelimesini sıkıştırdığı üzerinden oynanmalı; bu gülünç” diyerek yarışın Michigan için en doğru yolu seçmekle ilgili olduğunu kaydetti.
Rogers ılımlı Demokrat seçmene seslendi
Rogers kapanış konuşmasında, Demokrat Parti ön seçiminde ılımlı çizgideki Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı destekleyen seçmenlere yöneldi.
Stevens’ı tercih eden ve El-Sayed’i “fazla aşırı” bulan seçmenlere seslenen Rogers, “Bizim yanımızda size de yer var” çağrısında bulundu.
El-Sayed, ABD’nin İsrail politikasının belirleyici olduğu çekişmeli ağustos ön seçiminde Stevens’ı yalnızca bir puan farkla mağlup etmişti.
Sahada “Mike Rogers İçin Demokratlar” adıyla bir koalisyon kuran Cumhuriyetçi aday, rakibini Amerika Demokratik Sosyalistleri grubuyla ilişkilendirmeye çalıştı. El-Sayed bu grubun üyesi olmasa da Herkes İçin Sağlık Sigortası (Medicare for All) gibi kuruluşun desteklediği politikaları savunuyor.
Eyalet genelinde El-Sayed’in politikalarını aşırı bulan çok sayıda yetkili olduğunu savunan Rogers, “Lafı gediğine koymakta çok başarılı ama mesele siyasete ve politikalara gelince o kadar iyi değil” dedi.
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi









