Bizi Takip Edin

Rusya

ABD Senatosu komisyonundan Rusya’yı hedef alan tasarıya onay

Yayınlanma

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, Rusya’nın ‘terörü destekleyen devlet’ olarak tanınmasını öngören yasa tasarısını onayladı. Tasarı, 19 binden fazla Ukraynalı çocuğun 60 gün içinde iade edilmemesi halinde Rusya’nın listeye alınmasını şart koşuyor. Komisyon ayrıca Çin’e yaptırım uygulanmasını ve dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya devredilmesini içeren iki ayrı tasarıyı da kabul etti.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, 22 Ekim Çarşamba günü düzenlediği oturumda Rusya’nın “terörü destekleyen devlet” olarak tanınmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.

Tasarının mimarı Senatör Lindsey Graham, bu girişimin amacının Rusya üzerindeki baskıyı artırmak, Ukrayna’da barışın sağlanmasına katkıda bulunmak ve savaş bölgesinden Rusya’ya götürülen Ukraynalı çocukların ülkelerine güvenli bir şekilde dönmesini temin etmek olduğunu belirtti.

Graham, teklifin yasalaşması halinde Rusya ekonomisi üzerinde “yıkıcı etkiler” yaratacağını ve bunun Devlet Başkanı Vladimir Putin’in izlediği politikaların kaçınılmaz bir sonucu olacağını ifade etti.

19 binden fazla çocuğun iadesi için 60 gün süre

Tasarıya göre, yasanın kabul edilmesi durumunda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya’nın kontrolü altındaki bölgelerden güvenli yerlere götürdüğü 19 binden fazla çocuğun Ukrayna’ya iade edilip edilmediğine dair bir raporu 60 gün içinde Senato’ya sunmakla yükümlü olacak.

Eğer çocukların geri dönüşü bu süre içinde sağlanmazsa, Dışişleri Bakanının Rusya’yı resmen “terörü destekleyen devletler” listesine eklemesi gerekecek.

Senatör Graham daha önce yaptığı bir açıklamada, bu adımın Moskova’yı uluslararası düzeyde “radyoaktif” hale getireceğini ve diğer ülkelerle ticari ilişkilerini ciddi biçimde sarsacağını söylemişti.

ABD’nin halihazırda bu statüde tanıdığı ülkeler arasında İran, Kuzey Kore, Küba, Sudan ve Libya yer alıyor.

Çin’e yaptırım ve Ukrayna’ya Rus varlıklarından destek

Bunun yanı sıra Dış İlişkiler Komisyonu, Rusya’ya yönelik iki yasa tasarısını daha onayladı.

İlk tasarı, Çin’in Rusya’nın askeri-sanayi kompleksine verdiği desteğe karşı ekonomik yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor.

Diğer tasarı ise ABD’de dondurulan 5 milyar dolar tutarındaki Rus varlığının Ukrayna’ya aktarılmasını hedefliyor. Bu yasa kapsamında Kiev yönetimine her 90 günde bir 250 milyon dolar yönlendirilmesi planlanıyor.

Komisyonda kabul edilen üç teklifin de yakında Senato Genel Kurulunda görüşülmesi bekleniyor.

Trump, Putin ile görüşmesini iptal etti

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılması planlanan görüşmesini iptal ettiğini açıkladı.

Trump aynı zamanda Rusya’nın iki büyük enerji şirketi Rosneft ile Lukoil’e yaptırım kararı aldığını duyurdu.

Beyaz Saraydan yapılan açıklamada, Trump’ın bu adımla Putin’in “aklıselimle davranmasını” ve cephe hattındaki saldırılarını durdurmasını umduğu belirtildi.

Bununla birlikte Trump, gelecekte Rus liderle yeniden bir araya gelme ihtimalini dışlamadığını da sözlerine ekledi.

Rusya

Rusya’da çelik üretimi son 15 yılın en düşük seviyesine geriledi

Yayınlanma

Batı yaptırımları, ekonomik yavaşlama ve yüksek kredi faizleri Rusya demir çelik sektörünü 2000’li yıllardan bu yana en büyük krize sürükledi. Ülkede çelik üretimi 2025 yılında 67 milyon tona gerileyerek son 15 yılın en düşük seviyesini gördü.

Batı yaptırımları, ekonomik yavaşlama ve yüksek borçlanma maliyetleri, Rus demir çelik sektörünü 2000’li yıllardan bu yana görülen en derin krize sürükledi.

RBK gazetesinin Korporatsiya Çermet verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’nın çelik üretimi 2025 yılı sonu itibarıyla 67 milyon tona gerileyerek son 15 yılın en düşük seviyesine indi. Çelik üreticilerinin üretimi, savaş öncesi dönem olan 2021 yılına kıyasla yüzde 12 oranında, yani yılda 9 million ton azaldı.

Sektördeki daralma 2026 yılının ilk çeyreğinde de hızlanarak devam etti. Savunma sanayisi fabrikalarından gelen siparişlere rağmen, çelik üretimi söz konusu dönemde yüzde 10,4 oranında düşerek 15,6 milyon tona geriledi.

Promışlenno-Metallurgiçeskiy Holding (PMH) Kıdemli Başkan Yardımcısı Aleksey Parşukov, RBC’ye yaptığı değerlendirmede çelik piyasasının iki temel faktörün baskısı altında olduğunu belirtti.

Parşukov, “Birincisi; inşaat, makine imalatı, petrol-doğalgaz sektörü, gemi yapımı, tarım makineleri ve demiryolu vagonu üretimi gibi yoğun metal kullanan sektörlerde yurt içi talebin azalmasıdır. İkincisi ise ihracat pazarlarının büyük bölümünün kapanmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

İhracat pazarlarındaki daralma üretimi vurdu

Rusya’nın iç çelik tüketimi geçen yıl yüzde 14, 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 15 oranında azaldı. Parşukov; Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere, ABD, Kanada, Japonya ve diğer bazı devletlerin yaptırımlar nedeniyle Rus metalini almayı durdurduğunu aktardı. Üreticiler ihracatın bir kısmını Türkiye, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri ve Çin’e yönlendirse de Rusya’nın yurt dışına çelik satışı 2021-2024 yılları arasında üçte bir oranında, yani 10 milyon ton azaldı.

Sektördeki daralma şirket bilançolarına da doğrudan yansıdı. Büyük demir çelik şirketlerinin neredeyse tamamının son mali yılda gelir ve kârlarında düşüş kaydettiğini belirten Parşukov’un aktardığı verilere göre, Magnitogorsk Demir Çelik İşletmesi (MMK) 2025 yılında 14,9 milyar ruble net zarar açıkladı.

Severstal şirketinin kârı 5 kat azalırken, nakit akışı negatife döndü ve şirketin hesaplarındaki nakit girişi, çıkışlardan 30,5 milyar ruble daha az gerçekleşti.

Mali dengesini korumaya çalışan Severstal, bakım ve onarım bütçesini yüzde 15, sermaye yatırımlarını ise yüzde 24 oranında düşürürken, çalışan maaşlarında endekslemeye gitmedi ve Çerepovets’teki pelet üretim tesisine yönelik stratejik projesini askıya aldı.

MMK ise kapasite kullanım oranını yüzde 60’a düşürdü, yatırımlarını neredeyse tamamen durdurdu ve yönetim personelinin yüzde 10’unu işten çıkaracağını duyurdu.

Sektör borç sarmalında

Rusya ekonomisinin en büyük sanayi kollarından biri olan ve yaklaşık 700 bin kişiye istihdam sağlayan demir çelik sektörü, yüze yakın tek sanayili kent (monograd) için hayati önem taşıyor.

Stratejik Araştırmalar Merkezi analistlerine göre sektör şu anda “hayatta kalma mücadelesi” veriyor. Metal üreticileri geçen yıl cari açıklarını kapatmak ve işletme sermayesi dengesini korumak amacıyla bankalardan ağırlıklı olarak kısa vadeli olmak üzere 2,7 trilyon ruble tutarında kredi kullandı.

Rusya Merkez Bankası verileri de metal üreticilerinin sorunlu borç stokunun 600 milyar ruble arttığını gösteriyor.

BCS analisti Kirill Çuyko, sektördeki krizin yıllarca sürebileceğini ve devlet desteği olmaksızın 2000’li yılların başındaki durumun tekrarlanabileceğini ifade etti.

Demir çelik üreticileri geçen yıl Maliye Bakanlığından vergi yükünün hafifletilmesini talep etmiş ancak bu talep reddedilmişti. Astra Portföy Yönetimi Yatırım Direktörü Dmitriy Polevoy da bütçede herkese yardım edecek kaynak bulunmadığına dikkat çekti.

Finam analisti Yaroslav Kabakov ise Ukrayna’daki çatışmanın sona ermesinin sektöre yardımcı olabileceğini belirtti.

Kabakov, “Bölgelerin ve altyapının yeniden inşası ihtiyacı, metal ürünlerine yönelik büyük bir ek talep yaratacaktır. Bu durum, metal üreticilerinin hisselerinde yüzde bazında değil, katbekat bir artışı tetikleyebilir. Ancak bu potansiyel katalizör zaman geçtikçe daha ileri bir tarihe öteleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın petrol üretimi altı aydır geriliyor

Yayınlanma

Rusya’nın günlük petrol üretimi kasım ayından bu yana yaklaşık 370 bin varil azaldı. Bloomberg’e göre Ukrayna’nın petrol altyapısına yönelik yoğunlaşan insansız hava aracı saldırıları, depolama ve taşıma kapasitesini etkileyerek üretimdeki düşüşü hızlandırdı.

Rusya’da petrol üretimi son altı aydır düşüş gösterirken, Ukrayna’nın petrol altyapısına yönelik artan insansız hava aracı saldırılarının bu süreçte önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Petrol depolama ve taşıma tesislerinde yaşanan aksaklıkların yanı sıra yatırım eksikliği nedeniyle çıkarılan ham petrol miktarının azaldığı, bunun da bütçenin temel gelir kaynaklarından biri olan petrol sektörünü etkilediği ifade ediliyor.

OPEC verilerine göre Rusya’nın ortalama günlük petrol üretimi, kasım ayında ulaştığı 9,38 milyon varillik seviyeden sonra her ay geriledi.

Örgütün son aylık raporuna göre üretim yaklaşık 370 bin varil düşerek 9,009 milyon varile indi. Bloomberg, bu seviyenin Rusya’nın OPEC+ üretim kotasının yaklaşık 690 bin varil altında bulunduğunu aktardı.

Mayıs ayında Ukrayna’nın Rus petrol altyapısına yönelik saldırıları belirgin şekilde arttı. Bloomberg’in verilerine göre ay boyunca en az 31 petrol rafinerisi, deniz ihracat terminali ve boru hattına saldırı düzenlendi.

Bu sayı, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek aylık rakam oldu.

Geçen ay özellikle yakıt üretim tesislerini hedef alan saldırılar nedeniyle Rus rafinerilerindeki işleme hacimleri 2009’dan bu yana görülen en düşük seviyelere geriledi.

Enerji danışmanlık şirketi Energy Aspects’e göre haziran ayında ise bu hacimler daha da düşerek son yirmi yılın en düşük aylık seviyesine indi.

Rafineri kapasitesindeki kayıplar birçok bölgede benzin kıtlığına yol açarken, ilkbaharın ilk iki ayında zarar gören Baltık ve Karadeniz limanlarının kısmen onarılması ham petrol ihracatının artırılmasına imkan sağladı.

31 Mayıs’ta sona eren dört haftalık dönemde Rusya’nın ortalama günlük ham petrol ihracatı 3,64 milyon varil olarak gerçekleşti.

Bu rakam, Ukrayna ordusunun limanlar ve ihracat terminallerine yönelik saldırılarının yoğunlaştığı döneme denk gelen ve 17 Nisan’da sona eren dört haftalık dönemde kaydedilen 3,17 milyon varillik seviyenin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti.

Artan ihracat hacimlerinin, ihracattan gelir elde eden şirketler ve aracıların kârlarını destekleyebileceği belirtiliyor.

Ancak savaş harcamalarının finansmanında önemli rol oynayan federal bütçenin gelirleri büyük ölçüde maden çıkarma vergisine dayanıyor.

Bu nedenle petrol üretimindeki düşüş ve buna bağlı vergi gelirlerindeki azalma, hükümet bütçesi üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da Rusagro’nun 550 milyar rublelik varlığı kamulaştırıldı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, milyarder Vadim Moşkoviç’in yargılandığı dava kapsamında, Rusagro tarım holdingine ait 550 milyar ruble değerindeki varlığın kamulaştırıldığını açıkladı. Bu karar, ülkede bugüne kadar gerçekleşen en büyük özel mülkiyet müsaderesi olarak kayda geçti. Soruşturması tamamlanan dava çerçevesinde, şirket kurucusu Moşkoviç ve eski genel müdür Maksim Basov’un tutukluluk halleri devam ediyor.

Rusya İçişleri Bakanlığı’ndan perşembe günü yapılan açıklamada, Forbes’un en zengin Ruslar listesinde 51. sırada yer alan 58 yaşındaki milyarder Vadim Moşkoviç’in davasında 550 milyar ruble değerinde varlığın müsadere edildiği bildirildi.

Rusya’nın en büyük tarım holdinglerinden biri olan Rusagro’nun kurucusu Moşkoviç, geçen yılın mart ayından bu yana tutuklu olarak cezaevinde bulunuyor.

İş insanıyla birlikte Rusagro’nun eski genel müdürü Maksim Basov da gözaltına alınmasının ardından tutuklanmıştı.

Moskova’daki Hamovniçeski Mahkemesi, mayıs ayının başında, domuz eti üretiminde ikinci, şeker üretiminde üçüncü sırada yer alan ve 800 bin hektardan fazla tarım arazisine sahip olan şirketin kamulaştırılmasına karar vermişti.

Rusya İçişleri Bakanlığı, Moşkoviç davasında el konulan tüm mülklerin “devlet gelirine dönüştürüldüğünü” ve iş insanına yönelik yürütülen ceza soruşturmasının tamamlandığını duyurdu.

Kommersant gazetesinin aktardığına göre Vadim Moşkoviç; Rusya Ceza Kanunu’nun 159. maddesinin 4. fıkrası (nitelikli dolandırıcılık; 10 yıla kadar hapis), 196. maddesi (kasıtlı iflas; 7 yıla kadar hapis), 174.1 maddesinin 4. fıkrasının “a” ve “b” bentleri (para aklama; 7 yıla kadar hapis) ve 291. maddesinin 5. fıkrası (rüşvet vermek; 15 yıla kadar hapis) uyarınca suçlanıyor.

Moşkoviç’in varlıklarına el konulması, bugüne kadar toplam 6,5 trilyon ruble değerinde varlığın devlet kontrolüne geçmesine yol açan kamulaştırma dalgası içindeki en büyük özel mülkiyet müsaderesi vakası oldu.

Rusagro’nun kurucusu Moskoviç hakkındaki yolsuzluk davasının ayrıntıları

Bu karar; Oleg Kan’ın 4,3 milyar dolar değerindeki “yengeç imparatorluğu”, Domodedovo Havalimanı (320 milyar ruble), milyarder Konstantin Strukov’un 2 milyar dolar değerindeki Yujuralzoloto şirketi, Yugra Bankasının eski sahibi Aleksey Hotin’in 200 milyar rubleyi aşan varlıkları, Makfa makarna holdingi (100 milyar ruble), ülkenin en büyük PVC üreticisi Sayanskhimplast (92 milyar ruble) ve en büyük otomotiv bayisi “Rolf”a (60 milyar ruble) ait kamulaştırılan varlıkların değerini geride bıraktı.

Bloomberg’e konuşan ve duruma aşina olan kaynaklar, Moşkoviç’in bazı tanıdıklarının davanın gidişatına müdahale etmesi için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den talepte bulunduğunu ancak Putin’in bunu reddettiğini aktardı.

Ajansın kaynaklarına göre, bazı milyarderler güvenlik güçlerinin hedefi olmaktan çekindikleri için devlete ödeme yaparak uzlaşmaya çalışıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English