Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD ve Avrupa, yapay zeka modellerine erişim konusunu görüşüyor

Yayınlanma

ABD ve Avrupa, en ileri teknolojiye sahip yapay zeka modelleri için bir “güvenilir ortak” programı oluşturmayı görüştü.

Konuya yakın kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Fransa’da düzenlenen G7 zirvesi sırasında Avrupalı diplomatlarla bu öneriyi değerlendirdi.

ABD’nin ulusal güvenlik gerekçesiyle Anthropic’in Mythos ve Fable modellerini ihraç etmesini engelleme kararı, Avrupa ve Silikon Vadisi’nde Trump yönetiminin ABD teknolojisine erişimi bir silah olarak kullanmaya hazır olduğu yönündeki endişeleri artırdı.

Liderler, bugün Evian-les-Bains’da düzenlenen zirvede, ABD’nin yakın müttefiklerine en yeni modellere ayrıcalıklı erişim hakkı tanınmasını öngören “güvenilir ortak” fikrini tartışacak. 

Anthropic’ten Dario Amodei ve OpenAI’dan Sam Altman da dahil olmak üzere önde gelen teknoloji şirketlerinin temsilcileri de toplantıya katılacak.

Avrupa Komisyonu’nun teknoloji sorumlusu Henna Virkkunen, FT’ye verdiği demeçte Washington’un AB gibi ortaklara karşı “ayrımcı” önlemlerden kaçınması gerektiğini söyledi:

“Şu anda ABD tarafıyla birlikte, bu konuda ne tür güvenlik endişeleri olduğunu ve bu riskleri gerçekten en iyi şekilde nasıl azaltabileceğimizi tartışmanın ve netleştirmenin de önemli olduğunu düşünüyorum.”

Anthropic, Mythos’u kritik siber güvenlik açıklarını tespit edebilen bir sistem olarak tanıttı ve başlangıçta güvenlik gerekçesiyle erişimi belirli ABD kuruluşlarıyla sınırladı. Bu ayın başlarında, erişimi seçkin Avrupa kurum ve şirketlerine genişletti.

Sürece aşina olan kaynaklara göre, GPT 5.5 modeli benzer şekilde gelişmiş olarak değerlendirilen OpenAI, AB’nin siber güvenlik ajansı ENISA ve NATO’ya erişim izni verme sürecindeydi.

Fakat ABD hükümeti, geçen hafta Anthropic’e ABD vatandaşı olmayanların erişimini kapatmasını emretti. Anthropic, bu endişeleri gidermek için Trump yönetimi ile birlikte çalıştığını belirtti.

Brüksel için bu, Anthropic ve OpenAI gibi aktörlerin gerisinde kalmasına rağmen, ABD’li teknoloji şirketlerine olan bağımlılığını azaltmak ve teknoloji egemenliğini artırmak için bir başka teşvik niteliğinde.

Virkkunen, “Elbette yapay zeka gibi kritik teknolojilerde tek bir şirkete veya üçüncü ülkelere aşırı bağımlı olmak hiçbir zaman iyi değildir,” dedi ve Komisyon’un Avrupa’daki yatırımları artırmaya odaklanırken tüm yapay zeka hizmet sağlayıcılarıyla görüşmelerde bulunduğunu ekledi.

ABD’li teknoloji şirketleri, daha geniş erişim için baskı yapan Avrupa ülkelerine katıldı. Apple, Amazon ve Google gibi teknoloji gruplarını temsil eden bir ABD ticaret birliği olan SIIA, ABD hükümetinin Anthropic’e karşı aldığı “benzeri görülmemiş önlemi” kınayan bir açıklama yayınladı.

Birlik, öncü modeller üzerinde “takdir yetkisinin keyfi kullanımı”nın “Amerikan yapay zeka yığınının küresel olarak benimsenmesini ilerletme çabalarını baltalayacağı” uyarısında bulundu.

Diplomasi

Trump ve İran arasındaki anlaşmada nükleer stokların akıbeti belirsiz kaldı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik nükleer silah üretme kabiliyetini ortadan kaldırma hedefi, taraflar arasında varılan yeni mutabakatta somut bir taahhüde dönüşmedi. G7 Zirvesi’nde dağıtılan mutabakat metninde, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını imha edeceğine dair herhangi bir yükümlülük yer almadı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü politikanın defalarca dile getirilen temel hedefi, bu ülkenin nükleer silah üretme kabiliyetini tamamen ortadan kaldırmaktı.

Ancak ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptında, Tahran yönetiminin elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin üstleneceği herhangi bir taahhüt yer almadı.

G7 Zirvesi’nde dağıtılan mutabakat metninde yalnızca, “İran hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceğini yeniden beyan eder” ifadesi kullanıldı.

CNN’in aktardığına göre bu ifade, İran’ın 2015 yılında Barack Obama yönetimiyle imzalanan nükleer anlaşmada zaten üstlendiği ve o tarihten bu yana resmi olarak her zaman tekrarladığı bir taahhüt olma özelliği taşıyor.

CNN’e konuşan bir Amerikalı yetkili, belgenin bir “siyasi doküman” olduğunu belirterek mutabakattaki ifadelere “aşırı anlam yüklenmemesi” gerektiğini ifade etti.

Beyaz Saray yetkilileri de metnin son derece belirsiz olduğunu ve İran’ın nükleer yükümlülüklerine dair somut detaylar barındırmadığını kabul etti. Ancak yetkililer, bu metnin esas olarak yüz yüze gerçekleştirilecek kapsamlı müzakereler için uygun bir zemin hazırlamayı ve İran yönetiminin bu süreci kendi iç kamuoyuna “satabilmesini” sağlamayı amaçladığını savundu.

CNN’in kaynakları, metnin İran’ın gayriresmi görüşmelerde ABD’ye verdiği önemli taahhütleri yansıtmadığını öne sürdü.

Trump ve diğer resmi yetkililer, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesi sürecini ABD’nin denetleyeceğini ısrarla vurgulamıştı.

Trump: İran ile yapılan mutabakat zaptı nihai bir anlaşma değil

Buna karşın mutabakat metninde bu stokların geleceği ve diğer konular hakkında yalnızca, “İran’ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere nükleer faaliyetlerle ilgili konular, nihai anlaşmada uygun şekilde karara bağlanacaktır” denildi.

Anlaşmaya varılana kadar ise ABD ve İran’ın “mevcut durumu koruma konusunda mutabık kaldığı” belirtildi. Bu çerçevede “İran, nükleer programına ilişkin statükoyu koruyacak.”

Donald Trump, Barack Obama döneminde imzalanan ve İran’ın nükleer programına dış denetim ile sınırlamalar getiren anlaşmayı daha önce “nükleer silaha giden yol” olarak nitelendirmişti. Trump, kendi vardığı mutabakatı ise “nükleer silaha karşı çekilmiş bir set” olarak tanımladı.

Trump’ın sosyal medyada kendi anlaşmasının Obama’nın anlaşmasının “tam tersi” olduğunu yönündeki paylaşımını değerlendiren Amerika Siyonist Teşkilatı Başkanı Morton Klein, ihtiyatlı bir yaklaşım sergiledi.

Trump taraftarı ve aşırı sağcı örgütün lideri olan Klein, “Durumun böyle olmasını umut etsek de buna nasıl ulaşılacak? Şu an için İran’ın nükleer stoklarının tasfiye edilip edilmeyeceği, nükleer tesislerinin kapatılıp kapatılmayacağı ve bunun nasıl yapılacağı konusunda bir uzlaşı varmış gibi görünmüyor” ifadelerini kullandı.

Yatırım bülteni Fuller Treacy Money’nin yayıncısı John Treacy ise Trump’ın Obama’nın anlaşmasına kıyasla daha geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir çözüm arayışında olduğunu belirtti.

Ancak Treacy, bu hedefin hayata geçirilmesinin uzun zaman alabileceğini ve 60 gün içinde tamamlanmasının pek olası olmadığını kaydederek şu değerlendirmede bulundu:

“İran’ın gerçekte herhangi bir konuda hızlıca anlaşmaya varmak için hiçbir teşviki yok. Şu anda dilediği kadar petrol ihraç edebileceği ve istediği kadar gelir elde edebileceği bir konumda yer alıyor.”

Prof. Pape: Masadaki anlaşma İran için muazzam

Okumaya Devam Et

Diplomasi

İngiliz Storm Shadow’un geliştiricisi Ukrayna ile ortaklığa gitti

Yayınlanma

Avrupa’nın en büyük füze üreticilerinden MBDA, Ukrayna Devlet Tasarım Bürosu Luch ile uzun menzilli saldırı sistemleri alanındaki işbirliğini genişletmek üzere mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, Ukrayna’nın Neptun seyir füzesinin temel alınacağı uzun menzilli Neptun-2 sisteminin geliştirilmesini öngörüyor. MBDA, Storm Shadow/SCALP seyir füzelerinin de geliştiricileri arasında yer alıyor.

Avrupa’nın en büyük füze üreticilerinden MBDA, Ukrayna Devlet Tasarım Bürosu Luch ile uzun menzilli saldırı sistemleri alanındaki işbirliğini genişletmek üzere mutabakat zaptı imzaladı.

Anlaşma, Ukrayna’nın Neptun seyir füzesinin geliştirilerek uzun menzilli saldırı sistemi Neptun-2’nin oluşturulmasını öngörüyor.

MBDA, Avrupa’nın en büyük füze üreticisi olarak kabul ediliyor. Şirketin en bilinen ürünleri arasında yer alan Storm Shadow/SCALP seyir füzeleri, Ukrayna tarafından Rus askeri hedeflerine yönelik saldırılarda kullanılıyor.

MBDA açıklamasında, “Karmaşık füze sistemleri alanında Avrupa lideri olan MBDA, Avrupa üretimi uzun menzilli saldırı sistemleri ve teknolojilerini ortak ülkelere geliştirmek ve tedarik etmek için gerekli teknolojiye, uzmanlığa ve uluslararası ortaklıklara sahip.

Bu, silahlı kuvvetlerin değerlerimizi ve özgürlüklerimizi etkili biçimde savunmasına olanak tanır. Luch Tasarım Bürosu ise karmaşık silahlar ve füze sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, entegrasyonu ve üretimi konusunda benzersiz bilgi birikimine, yetkinliklere ve pratik deneyime sahiptir” ifadelerine yer verdi.

Ukrayna Devlet Tasarım Bürosu Luch, Neptun füze sistemine ait seyir füzelerini modernize ediyor. Füzenin son versiyonlarının menzilinin 1000 kilometreye ulaştığı belirtiliyor.

Ukraynalı General Sergey Krivonos daha önce yaptığı açıklamada, Neptun seyir füzesi programının geliştirilmesinin yaklaşık 36 milyon dolara mal olduğunu söylemişti.

Neptun-2 projesinin teknik ayrıntıları ise henüz açıklanmadı.

Defense Express’e göre Neptun-2’den temel performans özelliklerinde kapsamlı iyileştirmeler bekleniyor.

Yayın organı, öncelikli geliştirme alanlarından birinin düşman hava savunma sistemlerini aşma kabiliyetinin artırılması olabileceğini, bu noktada MBDA’nın düşük görünürlüğe sahip seyir füzeleri geliştirme konusundaki deneyiminin önemli rol oynayabileceğini belirtti.

Ukrayna’nın füze envanterinin önemli bir bölümünü halen Batılı ülkeler tarafından sağlanan sistemler oluşturuyor. Bunlar arasında ABD yapımı ATACMS taktik balistik füzeleri ile İngiltere’nin tedarik ettiği Storm Shadow seyir füzeleri de yer alıyor.

Ukrayna, Neptun ve Storm Shadow füzelerini Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik saldırılarda aktif olarak kullanıyor. Mayıs ayında Taganrog’daki 325 No’lu Uçak Tamir Fabrikası ile Voronej’deki Baltimor askeri hava üssü saldırıya uğradı.

Mart ayında Ukrayna kuvvetleri, Bryansk’taki Kremniy El fabrikasına füze saldırısı düzenledi. Ukrayna Genelkurmayı, geçen yıl aralık ayında Rostov bölgesindeki Novoşahtinsk Petrol Ürünleri Fabrikası’na yönelik saldırıyı doğrulamıştı.

Geçen yıl ekim ayında ise Storm Shadow füzeleri Bryansk Kimya Fabrikası’na yönelik saldırıda kullanıldı.

Bloomberg’in aktardığına göre Birleşik Krallık, 2024 sonbaharında Ukrayna’ya onlarca Storm Shadow füzesi teslim etti.

Storm Shadow füzelerinin Rusya topraklarında ilk kullanımı ise 20 Kasım’da Kursk bölgesindeki Maryino yerleşimindeki bir komuta merkezine yönelik saldırıda kayda geçti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

G7 liderlerinden Ukrayna’ya hava savunma ve füze üretimi desteği

Yayınlanma

G7 liderleri, Fransa’da düzenlenen zirvede Ukrayna’ya hava savunma sistemleri, füze savarlar ve uzun menzilli silah tedarikini artırma konusunda anlaştı. Liderler ayrıca bu silahların Ukrayna topraklarında üretilmesi için Kiev’e lisans verilmesi seçeneğini değerlendirmeye hazır olduklarını bildirdi.

G7 ülkelerinin liderleri, Ukrayna’ya yönelik hava savunma sistemleri, füze savarlar ve uzun menzilli silah tedarikini artırma konusunda uzlaşıya vardı.

Fransa’nın Evian-les-Bains kasabasında düzenlenen zirvede bir araya gelen liderler, yayımladıkları ortak bildiride, söz konusu silahların Ukrayna topraklarında üretilebilmesi için Kiev’e lisans verilmesi olasılığını değerlendirmeye hazır olduklarını da ifade etti.

Zirve bildirisinde ayrıca, yaklaşan kış öncesinde Ukrayna’nın enerji dayanıklılığını güçlendirmek için destek sağlanacağı taahhüt edildi.

Rusya’nın kritik altyapı tesisleri ile kültürel miras alanlarına yönelik sistematik saldırılarına değinilen açıklamada, “Rusya’nın sistematik saldırıları karşısında Ukrayna halkıyla sarsılmaz bir dayanışma içinde olunduğu” belirtilirken, Ukrayna ordusunun direncinin ve savaş alanında ortaya çıkan “yeni ivmenin” altı çizildi.

Rusya’ya yönelik yaptırımlar sıkılaştırılacak

G7 ülkeleri, petrol ve doğalgaz sektöründeki kısıtlamalara özel bir önem atfederek Rusya üzerindeki baskıyı artırma sözü verdi.

Zirve katılımcıları, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik bir anlaşmaya varılması sebebiyle, yeni yaptırımların devreye sokulması için en uygun döneme girildiğini kaydetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, daha önce yaptığı açıklamalarda, Rusya’nın sürekli balistik füze saldırıları düzenlediğini belirterek füze savar stoklarında ciddi bir açık yaşandığını vurgulamıştı.

ABD’deki üretim kapasitesinin küresel talebi karşılamakta yetersiz kaldığına işaret eden Zelenski, Washington’dan Patriot hava savunma sistemlerinin üretimi için lisans verilmesini defalarca talep etmişti.

Ukrayna lideri, haziran ayı başında yaptığı açıklamada ise Avrupalı ve Amerikalı ortaklarla, balistik füzeleri vurabilen hava savunma sistemlerinin Avrupa’da üretilmeye başlanması olasılığını görüştüklerini aktarmıştı.

Zelenski, G7 zirvesi kapsamında 16 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede Beyaz Saray liderinden, özellikle Patriot sistemleri olmak üzere, Amerikan füze savunma sistemleri ile füze savarlarının Ukrayna’da üretilmesi için gerekli lisansların sağlanmasını talep etti. Ukrayna Devlet Başkanı, Trump’ın bu öneriye “olumlu” yanıt verdiğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English