Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD ve Kiev iki aşamalı barış planını görüşüyor

Yayınlanma

Ukrayna yönetimi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi, Rusya ile yaşanan ihtilafın çözümü için günlük düzeyde temas yürütüyor. The Economist dergisinin aktardığı plan, çatışma bölgesinin sınırlandırılmasını ve ardından kapsamlı bir barış anlaşmasının yapılmasını öngörüyor.

Ukrayna makamları ile ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi, Rusya ile yaşanan ihtilafın çözümüne yönelik günlük temaslarını sürdürüyor.

The Economist dergisinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Washington ve Kiev yönetimleri iki aşamalı bir çözüm planını müzakere ediyor.

Söz konusu öneriler arasında ilk aşamada cephe hattının her iki tarafında 50 ila 70 kilometrelik bir alanda çatışmaların sınırlandırılması, ikinci aşamada ise daha kapsamlı bir barış anlaşmasının imzalanması yer alıyor.

Buna karşın üst düzey bir Ukraynalı yetkili, dergiye yaptığı açıklamada, Rusya’nın ekim ayından önce herhangi bir taviz vermesinin pek olası görünmediğini ifade etti.

Haberde, olası bir barış anlaşmasının önündeki engellerin oldukça ciddi olmaya devam ettiği vurgulandı.

Ancak Beyaz Saray’a yakın kaynaklar, Trump’ın konuya yaklaşımında değişimler yaşandığını belirterek bu savşaın kendisi için insani açıdan daha anlaşılır hale geldiğini kaydediyor.

Trump, 16 Haziran tarihindeki G7 Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki ihtilafın çözümü için kendi payına düşen her şeyi yapma niyetinde olduğunu dile getirmişti.

Trump, “Sekiz savaşı çözüme kavuşturdum. Bunun çözülmesinin en kolayı olacağını düşünmüştüm. Evet, elimden gelen her şeyi yapacağım” şeklinde konuşmuştu.

Moskova ve Kiev’den arabuluculuk rolüne temkinli yaklaşım

Diğer yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD’ye Rusya-Ukrayna savaşının çözümünde bir arabuluculuk rolü biçilmesini basitleştirilmiş bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

Zaharova, ABD’li özel temsilcilerin şu anda öncelikle Ortadoğu bölgesinde görevlendirildiğini vurguladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Ukrayna meselesinin çözümü konusunda Washington ile yürütülen diyaloğun bir kısır döngü içinde ilerlediği görüşünü paylaştı.

Ukrayna basınına konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi kaynakları da Kiev’in, ABD’nin müzakere sürecindeki arabulucu rolüne temkinli yaklaştığını aktardı.

Bu gelişmelere rağmen Moskova ve Washington, ABD Başkanı’nın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile başkanın damadı Jared Kushner’ın Rusya’ya gerçekleştireceği ziyaret konusunda mutabık kaldı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, G7 Zirvesi’ndeki konuşmasında kış başlamadan önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme arzusu taşıdığını belirtmişti.

Kremlin yetkilileri ise Zelenskiy’e, “sorumlu ve ciddi şekilde konuşmaya hazır olması halinde” görüşme için Moskova’ya davetli olduğunu hatırlatmıştı. Putin, mevcut koşullarda Zelenskiy ile bir araya gelmenin bir anlamı olmadığını ifade etmişti.

Diplomasi

Meloni ile Trump arasında büyük gerilim

Yayınlanma

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Donald Trump’ın İtalya başbakanının kendisiyle fotoğraf çektirmek için “yalvardığını” iddia etmesinin ardından, Trump’ı “Batının düşmanlarına karşı fazla uzlaşmacı” olmakla suçladı.

Cuma günü sosyal medyada yayınlanan bir videoda, bir zamanlar Trump’ın Avrupa’daki en güçlü müttefiklerinden biri olan Meloni, ABD başkanının yakın zamanda düzenlenen G7 zirvesindeki karşılaşmalarına ilişkin anlatımını reddetti ve “tamamen uydurma” olarak nitelendirdiği bu anlatıma “açıkçası hayret ettiğini” söyledi: 

“ABD başkanının kendi müttefiklerine karşı neden bu şekilde davrandığını bilmiyorum. Bu ilk kez olan bir şey değil. Batı’nın düşmanlarına ve ABD’nin düşmanlarına karşı aynı kararlılığı göstermemesi talihsiz bir durum; oysa bu ülkelerin liderlerine karşı çok daha uzlaşmacı bir tavır sergiliyor. Şunu unutmayın: Ben ve İtalya asla yalvarmayacağız.”

Siyasi yelpazenin her kesiminden İtalyan milletvekilleri Trump’a sert tepki göstererek, bir zamanlar sağlam müttefikler olan iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulduğunu ve karşılıklı husumetin derinliğini ortaya koydu.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, başkanın bu küçümseyici tavrını protesto etmek amacıyla önümüzdeki hafta ABD’ye yapacağı planlı ziyareti iptal ettiğini duyurdu.

Tajani, X’te, “Başkan Trump’ın Başbakan Giorgia Meloni’ye yönelik ciddi ve aşağılayıcı sözleri tüm İtalya’yı incitmiştir,” diye yazdı.

Bu hafta başında Washington’da bulunan İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Trump’ın sözlerinin “ne ABD’ye ne de İtalya’ya hiçbir fayda sağlamayacağını” belirtti.

Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ise, “Giorgia Meloni’ye saldıran, hepimize saldırmış olur,” dedi.

Sol muhalefet de Trump’ı eleştirdi. Popülist Beş Yıldız Hareketi’nin lideri Giuseppe Conte, “İtalya bu kadar alenen aşağılanmayı hak etmiyor,” dedi. 

Fakat Conte, Meloni’ye de bir gönderme yaparak, onun Trump ve onun MAGA hareketine fazla yakınlaşmasının bedelini ödediğini ima etti.

Olay, cuma sabahı İtalyan La7 televizyon kanalından bir gazetecinin, Fransa’daki G7 zirvesi sırasında Meloni ile olan görüşmesi hakkında Trump ile kısa bir telefon röportajı yapmasının ardından patlak verdi.

Trump, Meloni’nin kendisiyle fotoğraf çektirmek için “can attığını” ve “ona acıdığını” iddia etti.

Meloni, Avrupa’da Trump’ın en sadık siyasi savunucularından biri olmuş, hatta Trump’ın Grönland’ı işgal etme tehdidini ve hatta ABD-İsrail’in İran’a yönelik bombardımanını haklı çıkarmaya çalışmıştı.

Fakat geçen ay, Meloni’nin İran savaşı konusunda Trump ile Papa Leo arasındaki tartışmaya müdahil olması ve ABD başkanının Katolik ruhani liderine yönelik sözlü saldırılarını “kabul edilemez” olarak nitelemesi üzerine ilişkiler keskin bir şekilde bozuldu.

Bunun ardından Trump, Meloni’ye sert çıkarak, hükümetinin İran’ın nükleer programını yok etme yönündeki ABD çabalarını desteklemediğinden ve kendisinin “cesaretten yoksun” olduğundan şikayet etti.

Buna rağmen Meloni, ilişkilerini yeniden güçlendirmek amacıyla hasarı onarmaya çalıştı ve G7 toplantısı sırasında Trump’ı buldu. Daha sonra ilişkilerin yeniden rayına oturduğunu iddia etti.

Meloni, G7’de gazetecilere “Karşılıklı suçlamalar olmadı” dedi ve hem kendisinin hem de Trump’ın “oldukça güçlü kişiliklere” sahip olduğunu, fakat her ikisinin de “ulusal çıkarlarımızı kararlılıkla savunduğunu” ekledi:

“Bir konuda anlaşamadığımızda bunu çözmemize gerek yok; sonuçta her birimiz diğerinin bakış açısını açıkça anlıyoruz. Bu yüzden hemen önümüzdeki aylarda yapılması gerekenleri tartışmaya geri döndük.”

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB, Çin’le ticari cepheleşmeyi erteledi

Yayınlanma

AB liderleri, misilleme korkusu nedeniyle Pekin’e karşı derhal harekete geçmek yerine diyaloğu tercih etti.

Avrupa Birliği (AB), Avrupa sanayi üretimini aşındıran Pekin kaynaklı ucuz ithalatla nasıl başa çıkılacağı konusunda blok içindeki ayrılıkları açığa çıkaran zirvede, Çin’le ticari cepheleşmeyi erteledi.

Brüksel’deki toplantı öncesinde sert söylemler dile getirilmesine rağmen 27 lider, “küresel makroekonomik dengesizlikler” olarak niteledikleri sorunla başa çıkmak için derhal harekete geçmek yerine diyaloğu tercih etti.

Bir AB yetkilisi, Financial Times’a liderlerin “iki sütuna dayanan bir Avrupa yanıtı: Avrupa birliği ve başlıca ekonomik ortaklarımızla diyalog” çağrısında bulunduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, perşembe günü akşam yemeğinde AB ihracatının düştüğünü, Çin ithalatının ise arttığını gösteren çarpıcı bir ekonomik tablo ortaya koydu; mal ticareti açığının günde 1 milyar avroya ulaştığını belirtti. Von der Leyen, sorunla başa çıkmak için yeni araçlar geliştirilmesini istedi.

Yetkiliye göre liderler, von der Leyen’e “başlıca ekonomik ortaklarımızla yapıcı diyaloğu sürdürme” talimatı verdi ve “bu diyaloğun sonuç üretmesi gerektiğini” vurguladı.

İkinci olarak liderler, von der Leyen’in “ticaret savunması ve sanayi politikası alanındaki araç kutusunu geliştirmesi ve nihayetinde tamamlaması” gerektiğini söyledi.

Zirve başlarken, von der Leyen’in mensubu olduğu Avrupa Halk Partisi —AB’nin en büyük siyasi grubu olan merkez sağ grup— “Çin’in haksız piyasa müdahalesini kabul etmeyeceğini” açıkladı ve Komisyon’a “mevcut ticaret savunma araçlarını” güçlendirme çağrısı yaptı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, von der Leyen ve 10 diğer lider bu açıklamaya imza attı. Açıklamada AB’den, “Çin’in uzun vadeli emellerine karşı saflığı bırakması” talep edildi.

Almanya, Fransa, İtalya, Polonya ve Hollanda bu hafta, Çin’in otomobil ve rüzgâr türbinleri gibi ürünlerin üretiminde kullanılan bazı nadir toprak elementlerinin ihracatını kısıtlamasının ardından, tarifeleri ve kotaları artıracak ve şirketleri kritik girdiler için alternatif kaynaklar bulmaya zorlayacak yeni araçlar çağrısında bulundu.

Ancak bir hükümet yetkilisine göre İspanya yeni tedbirlere karşı çıktı; Merz de akşam yemeğindeki tartışma sırasında daha ihtiyatlı bir tutum aldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, zirveye gelirken gazetecilere yaptığı açıklamada Çin’in “potansiyel bir müttefik” olduğunu söyledi.

Bir AB hükümeti yetkilisi, “Yeni enstrümanlar konusunda anlaşmadan hâlâ uzağız. Görüşmeler henüz olgunlaşmış değil” dedi.

Zirveye katılan üst düzey bir AB diplomatı, “Kasım ayında Çin’le ilgili durumun nasıl tahammül edilemez olduğundan ve harekete geçmemiz gerektiğinden söz ediyorduk. Şimdi yine buradayız ve aynı şeyi konuşuyoruz” dedi.

İkinci bir AB diplomatı ise, “Liderler Komisyon’a, pazarlarını sübvansiyonlu ithalata karşı korumak için ek ticaret savunma araçları geliştirme konusunda açık bir yetki verdi” dedi.

Birçok diplomat FT’ye, bazı üye devletlerin misilleme korkusu nedeniyle tarife uygulamadan önce Çin’e bağımlılığı azaltmayı tercih ettiğini söyledi. AB’nin Çin menşeli elektrikli araç ithalatına tarife koymasının ardından Pekin, AB’nin gıda ve şarap ürünlerine ek vergiler getirmişti.

Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Komisyon’dan kırılgan alanlara ve bağımlılıkların nasıl azaltılacağına ilişkin bir yol haritası hazırlamasını istedi.

Avusturya Başbakanı Christian Stocker FT’ye, “Belki saflığımızdan, belki fazla rahat olduğumuzdan kendimizi, kendi kazdığımız bu çukurdan çıkmamız gereken bir duruma soktuk” dedi. “AB’nin stratejik bir yeniden yönelime ihtiyacı var” diye vurguladı.

Stocker sözlerine şöyle devam etti: “Bizim için açık olan şu: Her eylem bir tepki doğuracaktır ve bu tepkinin Avrupa Birliği’nin başa çıkabileceği bir tepki olması gerekir.”

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB ülkeleri, Ukrayna’nın İHA ihlallerinden Rusya’yı sorumlu tuttu

Yayınlanma

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin liderleri, birlik topraklarının hava ve deniz sahasında yaşanan insansız hava aracı ihlallerinden Rusya’yı sorumlu tuttu. Zirve bildirisinde, Romanya ve Baltık ülkelerinde yaşanan benzer olayların Moskova’nın askeri faaliyetlerinin bir sonucu olduğu kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Brüksel’de düzenlenen zirvede, birlik ülkelerinin hava ve deniz sahasına giren insansız hava araçlarıyla (İHA) ilgili yaşanan tüm olayların sorumluluğunu Rusya’ya yükledi.

Avrupa Konseyinin internet sitesinde yayımlanan Ukrayna ile Avrupa savunma ve güvenliğine ilişkin zirve sonuç bildirgesinde konuya dair değerlendirmelere yer verildi.

Kabul edilen belgede, yakın dönemde Romanya’da bir İHA’nın konuta çarpmasıyla sonuçlanan olaya atıfta bulunuldu. Avrupa Konseyi, bu ve benzeri diğer olayların Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik eylemlerinin bir sonucu olduğunu ve AB vatandaşlarının güvenliği ile bölgesel istikrarı tehdit ettiğini kaydetti.

Bildiride, “Avrupa Konseyi, üye devletlerin hava sahası ve kara sularının mükerrer şekilde ihlal edilmesini güçlü bir şekilde kınamakta ve Rusya’nın, gerilimi tırmandırma çizgisinin ve devam eden askeri eylemlerinin sonuçlarından tamamen sorumlu olduğunu vurgulamaktadır” ifadesi kullanıldı.

Zirve metninde, son haftalarda Avrupa topraklarına düşen insansız hava araçlarının Ukrayna menşeli olduğuna dair herhangi bir ifadeye yer verilmedi.

Romanya’daki İHA hadisesi

Romanya sınırları içinde yaşanan olay, 29 Mayıs günü sabaha karşı saat 02.00 sularında meydana geldi.

Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, Ukrayna üzerinde vurulan İHA’lardan birinin Reni kenti yakınlarında hedef alındığını belirtti. Dan, bu müdahalenin ardından yön değiştiren aracın Galaç kentine doğru ilerlediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Galaç kentinde yaşanan olaya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya’ya yönelik suçlamaların hiçbir kanıta dayanmadığını ifade etti.

Bazı Avrupa ülkelerinin Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e her türlü silahı kullanma yetkisi verdiğini söyleyen Zaharova, bu sebeple söz konusu ülkelerin silahların kendi topraklarına ulaşmasına şaşırmaması gerektiğini ekledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise konuya dair derinlemesine ve titiz bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini belirterek İHA parçalarının Rusya’ya teslim edilmesini teklif etti.

Son aylarda Baltık ülkelerinin hava sahasında da benzer İHA hareketlilikleri kaydedildi. Mayıs ayında Letonya’daki Dridza gölüne düşen bir İHA, suyla temas ettiği sırada infilak etti.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Baltık ülkelerinin hava sahasında yaşanan Ukrayna İHA’larına dair olayların sorumluluğunun Rusya’ya ait olduğunu ifade etti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de benzer şekilde sorumluluğu Rusya ve Belarus’a yükleyerek Avrupa’nın bu duruma birlik ve güçle yanıt vereceğini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English