Bizi Takip Edin

Rusya

ABD yaptırımları sonrası Lukoil yurt dışı varlıklarını satıyor

Yayınlanma

Rus enerji şirketi Lukoil, ABD’nin yaptırım listesine alınmasının ardından yurt dışındaki tüm varlıklarını satacağını duyurdu. Eski bir yönetici, kararın şirket gelirlerini yüzde 30 düşüreceğini belirtirken, Finlandiya’daki iştiraki Teboil’e bağlı istasyonlar kapanmaya başladı.

Rus enerji şirketi Lukoil, ABD Hazine Bakanlığının yaptırım listesine almasının ardından yurt dışındaki varlıklarını satma kararı aldığını açıkladı.

Şirketin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını satma niyetinde olduğu ve potansiyel alıcılardan gelen tekliflerin değerlendirilmeye başlandığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca, satış işlemlerinin ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) şirketin faaliyetlerini sonlandırmasına izin veren lisans çerçevesinde yürütüleceği bilgisi verildi.

Lukoil, OFAC lisansının gerekmesi halinde uzatılması için başvuruda bulunacağını da bildirdi. Şirket, 2024 yılında Rusya’nın petrol ihracatının yüzde 15’ini, yani 240 milyon tonun 36,7 milyon tonunu tek başına sağlamıştı.

‘Bu, Lukoil’in sonu’

Eski bir Lukoil yöneticisi, Politico dergisine yaptığı açıklamada, satış kararının şirket gelirlerini yaklaşık yüzde 30 oranında düşüreceğini söyledi.

Aynı kaynak, Lukoil’in üç rafinerisini ve dünya genelindeki yaklaşık 5 bin akaryakıt istasyonunun yarısını satmak zorunda kalacağını belirterek, “Bu, Lukoil’in sonu” diye konuştu.

Finlandiya’da Teboil istasyonları kapanıyor

Lukoil’in iştiraki olan ve Finlandiya’da 400 ila 430 istasyondan oluşan bir ağ işleten Teboil’in akaryakıt istasyonlarının kapanmaya başladığı bildirildi.

Şirketin Kemijärvi’deki istasyonu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “9 Kasım 2025 Pazar günü itibarıyla faaliyetlerine son vereceğini” duyurdu. Teboil’in Vuorela’daki istasyonu da 17 Kasım’da kapanacağını açıkladı.

Geçen hafta STT haber ajansı, Finlandiya merkezli petrol şirketi Neste’nin, ABD’nin Lukoil’e uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Teboil’e akaryakıt sevkiyatını durdurduğunu bildirmişti.

Bununla birlikte, Yle haber ajansının ulaştığı taşımacılık şirketleri de Teboil’in artık Neste’nin Kilpilahti rafinerisinden ve bölgesel terminallerinden akaryakıt yüklemesi yapmadığını doğruladı. Şirket yönetimi de tedarik sorunları yaşandığını teyit etti.

Bankalara yaptırım uyarısı yapıldı

Öte yandan Finlandiya Merkez Bankası yetkilileri, ülkedeki finans kuruluşlarının Teboil ile çalışmaları halinde yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini belirtti.

Bankanın ödeme sistemleri dairesi başkanı Päivi Heikkinen, “ABD’nin kara listesine alınmış bir şirketle iş yapan herkes, yaptırımlara maruz kalma riski altındadır” dedi. Helsingin Sanomat gazetesine göre, Teboil istasyonlarındaki akaryakıt stokları birkaç gün içinde tükenebilir.

Şirket yönetimi gelişmeleri izliyor

Teboil’in pazarlama ve iletişim direktörü Toni Flict, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını satma niyetinden haberdar olmadığını söyledi.

Flict, Rusya merkezli ana şirketin kararlarına ilişkin yorum yapmaktan kaçınarak, “Durumu izliyoruz, gerekli bilgilendirmeleri yapacağız” açıklamasında bulundu.

Yaptırımların gerekçesi Ukrayna savaşı

Washington yönetimi, 22 Ekim’de Lukoil ve Rosneft’in yanı sıra bu iki şirkete bağlı iştirakleri de yaptırım listesine dahil etmişti.

ABD Hazine Bakanlığı, Kremlin’in Ukrayna’daki savaşı durdurmayı reddetmesini gerekçe göstererek, Amerikan şirketlerine ve finans kuruluşlarına Lukoil ve Rosneft ile iş yapmayı bir ay içinde sonlandırma talimatı vermişti.

Rusya

Rusya’da çelik üretimi son 15 yılın en düşük seviyesine geriledi

Yayınlanma

Batı yaptırımları, ekonomik yavaşlama ve yüksek kredi faizleri Rusya demir çelik sektörünü 2000’li yıllardan bu yana en büyük krize sürükledi. Ülkede çelik üretimi 2025 yılında 67 milyon tona gerileyerek son 15 yılın en düşük seviyesini gördü.

Batı yaptırımları, ekonomik yavaşlama ve yüksek borçlanma maliyetleri, Rus demir çelik sektörünü 2000’li yıllardan bu yana görülen en derin krize sürükledi.

RBK gazetesinin Korporatsiya Çermet verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’nın çelik üretimi 2025 yılı sonu itibarıyla 67 milyon tona gerileyerek son 15 yılın en düşük seviyesine indi. Çelik üreticilerinin üretimi, savaş öncesi dönem olan 2021 yılına kıyasla yüzde 12 oranında, yani yılda 9 million ton azaldı.

Sektördeki daralma 2026 yılının ilk çeyreğinde de hızlanarak devam etti. Savunma sanayisi fabrikalarından gelen siparişlere rağmen, çelik üretimi söz konusu dönemde yüzde 10,4 oranında düşerek 15,6 milyon tona geriledi.

Promışlenno-Metallurgiçeskiy Holding (PMH) Kıdemli Başkan Yardımcısı Aleksey Parşukov, RBC’ye yaptığı değerlendirmede çelik piyasasının iki temel faktörün baskısı altında olduğunu belirtti.

Parşukov, “Birincisi; inşaat, makine imalatı, petrol-doğalgaz sektörü, gemi yapımı, tarım makineleri ve demiryolu vagonu üretimi gibi yoğun metal kullanan sektörlerde yurt içi talebin azalmasıdır. İkincisi ise ihracat pazarlarının büyük bölümünün kapanmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

İhracat pazarlarındaki daralma üretimi vurdu

Rusya’nın iç çelik tüketimi geçen yıl yüzde 14, 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 15 oranında azaldı. Parşukov; Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere, ABD, Kanada, Japonya ve diğer bazı devletlerin yaptırımlar nedeniyle Rus metalini almayı durdurduğunu aktardı. Üreticiler ihracatın bir kısmını Türkiye, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri ve Çin’e yönlendirse de Rusya’nın yurt dışına çelik satışı 2021-2024 yılları arasında üçte bir oranında, yani 10 milyon ton azaldı.

Sektördeki daralma şirket bilançolarına da doğrudan yansıdı. Büyük demir çelik şirketlerinin neredeyse tamamının son mali yılda gelir ve kârlarında düşüş kaydettiğini belirten Parşukov’un aktardığı verilere göre, Magnitogorsk Demir Çelik İşletmesi (MMK) 2025 yılında 14,9 milyar ruble net zarar açıkladı.

Severstal şirketinin kârı 5 kat azalırken, nakit akışı negatife döndü ve şirketin hesaplarındaki nakit girişi, çıkışlardan 30,5 milyar ruble daha az gerçekleşti.

Mali dengesini korumaya çalışan Severstal, bakım ve onarım bütçesini yüzde 15, sermaye yatırımlarını ise yüzde 24 oranında düşürürken, çalışan maaşlarında endekslemeye gitmedi ve Çerepovets’teki pelet üretim tesisine yönelik stratejik projesini askıya aldı.

MMK ise kapasite kullanım oranını yüzde 60’a düşürdü, yatırımlarını neredeyse tamamen durdurdu ve yönetim personelinin yüzde 10’unu işten çıkaracağını duyurdu.

Sektör borç sarmalında

Rusya ekonomisinin en büyük sanayi kollarından biri olan ve yaklaşık 700 bin kişiye istihdam sağlayan demir çelik sektörü, yüze yakın tek sanayili kent (monograd) için hayati önem taşıyor.

Stratejik Araştırmalar Merkezi analistlerine göre sektör şu anda “hayatta kalma mücadelesi” veriyor. Metal üreticileri geçen yıl cari açıklarını kapatmak ve işletme sermayesi dengesini korumak amacıyla bankalardan ağırlıklı olarak kısa vadeli olmak üzere 2,7 trilyon ruble tutarında kredi kullandı.

Rusya Merkez Bankası verileri de metal üreticilerinin sorunlu borç stokunun 600 milyar ruble arttığını gösteriyor.

BCS analisti Kirill Çuyko, sektördeki krizin yıllarca sürebileceğini ve devlet desteği olmaksızın 2000’li yılların başındaki durumun tekrarlanabileceğini ifade etti.

Demir çelik üreticileri geçen yıl Maliye Bakanlığından vergi yükünün hafifletilmesini talep etmiş ancak bu talep reddedilmişti. Astra Portföy Yönetimi Yatırım Direktörü Dmitriy Polevoy da bütçede herkese yardım edecek kaynak bulunmadığına dikkat çekti.

Finam analisti Yaroslav Kabakov ise Ukrayna’daki çatışmanın sona ermesinin sektöre yardımcı olabileceğini belirtti.

Kabakov, “Bölgelerin ve altyapının yeniden inşası ihtiyacı, metal ürünlerine yönelik büyük bir ek talep yaratacaktır. Bu durum, metal üreticilerinin hisselerinde yüzde bazında değil, katbekat bir artışı tetikleyebilir. Ancak bu potansiyel katalizör zaman geçtikçe daha ileri bir tarihe öteleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın petrol üretimi altı aydır geriliyor

Yayınlanma

Rusya’nın günlük petrol üretimi kasım ayından bu yana yaklaşık 370 bin varil azaldı. Bloomberg’e göre Ukrayna’nın petrol altyapısına yönelik yoğunlaşan insansız hava aracı saldırıları, depolama ve taşıma kapasitesini etkileyerek üretimdeki düşüşü hızlandırdı.

Rusya’da petrol üretimi son altı aydır düşüş gösterirken, Ukrayna’nın petrol altyapısına yönelik artan insansız hava aracı saldırılarının bu süreçte önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Petrol depolama ve taşıma tesislerinde yaşanan aksaklıkların yanı sıra yatırım eksikliği nedeniyle çıkarılan ham petrol miktarının azaldığı, bunun da bütçenin temel gelir kaynaklarından biri olan petrol sektörünü etkilediği ifade ediliyor.

OPEC verilerine göre Rusya’nın ortalama günlük petrol üretimi, kasım ayında ulaştığı 9,38 milyon varillik seviyeden sonra her ay geriledi.

Örgütün son aylık raporuna göre üretim yaklaşık 370 bin varil düşerek 9,009 milyon varile indi. Bloomberg, bu seviyenin Rusya’nın OPEC+ üretim kotasının yaklaşık 690 bin varil altında bulunduğunu aktardı.

Mayıs ayında Ukrayna’nın Rus petrol altyapısına yönelik saldırıları belirgin şekilde arttı. Bloomberg’in verilerine göre ay boyunca en az 31 petrol rafinerisi, deniz ihracat terminali ve boru hattına saldırı düzenlendi.

Bu sayı, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek aylık rakam oldu.

Geçen ay özellikle yakıt üretim tesislerini hedef alan saldırılar nedeniyle Rus rafinerilerindeki işleme hacimleri 2009’dan bu yana görülen en düşük seviyelere geriledi.

Enerji danışmanlık şirketi Energy Aspects’e göre haziran ayında ise bu hacimler daha da düşerek son yirmi yılın en düşük aylık seviyesine indi.

Rafineri kapasitesindeki kayıplar birçok bölgede benzin kıtlığına yol açarken, ilkbaharın ilk iki ayında zarar gören Baltık ve Karadeniz limanlarının kısmen onarılması ham petrol ihracatının artırılmasına imkan sağladı.

31 Mayıs’ta sona eren dört haftalık dönemde Rusya’nın ortalama günlük ham petrol ihracatı 3,64 milyon varil olarak gerçekleşti.

Bu rakam, Ukrayna ordusunun limanlar ve ihracat terminallerine yönelik saldırılarının yoğunlaştığı döneme denk gelen ve 17 Nisan’da sona eren dört haftalık dönemde kaydedilen 3,17 milyon varillik seviyenin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti.

Artan ihracat hacimlerinin, ihracattan gelir elde eden şirketler ve aracıların kârlarını destekleyebileceği belirtiliyor.

Ancak savaş harcamalarının finansmanında önemli rol oynayan federal bütçenin gelirleri büyük ölçüde maden çıkarma vergisine dayanıyor.

Bu nedenle petrol üretimindeki düşüş ve buna bağlı vergi gelirlerindeki azalma, hükümet bütçesi üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da Rusagro’nun 550 milyar rublelik varlığı kamulaştırıldı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, milyarder Vadim Moşkoviç’in yargılandığı dava kapsamında, Rusagro tarım holdingine ait 550 milyar ruble değerindeki varlığın kamulaştırıldığını açıkladı. Bu karar, ülkede bugüne kadar gerçekleşen en büyük özel mülkiyet müsaderesi olarak kayda geçti. Soruşturması tamamlanan dava çerçevesinde, şirket kurucusu Moşkoviç ve eski genel müdür Maksim Basov’un tutukluluk halleri devam ediyor.

Rusya İçişleri Bakanlığı’ndan perşembe günü yapılan açıklamada, Forbes’un en zengin Ruslar listesinde 51. sırada yer alan 58 yaşındaki milyarder Vadim Moşkoviç’in davasında 550 milyar ruble değerinde varlığın müsadere edildiği bildirildi.

Rusya’nın en büyük tarım holdinglerinden biri olan Rusagro’nun kurucusu Moşkoviç, geçen yılın mart ayından bu yana tutuklu olarak cezaevinde bulunuyor.

İş insanıyla birlikte Rusagro’nun eski genel müdürü Maksim Basov da gözaltına alınmasının ardından tutuklanmıştı.

Moskova’daki Hamovniçeski Mahkemesi, mayıs ayının başında, domuz eti üretiminde ikinci, şeker üretiminde üçüncü sırada yer alan ve 800 bin hektardan fazla tarım arazisine sahip olan şirketin kamulaştırılmasına karar vermişti.

Rusya İçişleri Bakanlığı, Moşkoviç davasında el konulan tüm mülklerin “devlet gelirine dönüştürüldüğünü” ve iş insanına yönelik yürütülen ceza soruşturmasının tamamlandığını duyurdu.

Kommersant gazetesinin aktardığına göre Vadim Moşkoviç; Rusya Ceza Kanunu’nun 159. maddesinin 4. fıkrası (nitelikli dolandırıcılık; 10 yıla kadar hapis), 196. maddesi (kasıtlı iflas; 7 yıla kadar hapis), 174.1 maddesinin 4. fıkrasının “a” ve “b” bentleri (para aklama; 7 yıla kadar hapis) ve 291. maddesinin 5. fıkrası (rüşvet vermek; 15 yıla kadar hapis) uyarınca suçlanıyor.

Moşkoviç’in varlıklarına el konulması, bugüne kadar toplam 6,5 trilyon ruble değerinde varlığın devlet kontrolüne geçmesine yol açan kamulaştırma dalgası içindeki en büyük özel mülkiyet müsaderesi vakası oldu.

Rusagro’nun kurucusu Moskoviç hakkındaki yolsuzluk davasının ayrıntıları

Bu karar; Oleg Kan’ın 4,3 milyar dolar değerindeki “yengeç imparatorluğu”, Domodedovo Havalimanı (320 milyar ruble), milyarder Konstantin Strukov’un 2 milyar dolar değerindeki Yujuralzoloto şirketi, Yugra Bankasının eski sahibi Aleksey Hotin’in 200 milyar rubleyi aşan varlıkları, Makfa makarna holdingi (100 milyar ruble), ülkenin en büyük PVC üreticisi Sayanskhimplast (92 milyar ruble) ve en büyük otomotiv bayisi “Rolf”a (60 milyar ruble) ait kamulaştırılan varlıkların değerini geride bıraktı.

Bloomberg’e konuşan ve duruma aşina olan kaynaklar, Moşkoviç’in bazı tanıdıklarının davanın gidişatına müdahale etmesi için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den talepte bulunduğunu ancak Putin’in bunu reddettiğini aktardı.

Ajansın kaynaklarına göre, bazı milyarderler güvenlik güçlerinin hedefi olmaktan çekindikleri için devlete ödeme yaparak uzlaşmaya çalışıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English