Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de aşı raporu krizi: CDC Direktörü metodolojiyi gerekçe gösterdi

Yayınlanma

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Direktör Vekili Jay Bhattacharya’nın müdahalesiyle, Kovid-19 aşısının faydalarını detaylandıran raporun yayımlanması ertelendi. Bhattacharya’nın metodolojik kaygıları gerekçe gösterdiği belirtilirken, söz konusu raporun sağlıklı yetişkinlerde aşının hastaneye yatışları azaltma oranlarına odaklandığı ifade ediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Direktör Vekili Jay Bhattacharya’nın, Kovid-19 aşısının faydalarını detaylandıran bir raporun yayımını ertelediği bildirildi.

Kararın, Bhattacharya’nın raporun metodolojisine yönelik duyduğu endişeler doğrultusunda alındığı ifade edildi.

The Washington Post’un perşembe günü yayımladığı habere göre, söz konusu rapor geçtiğimiz kış döneminde Kovid-19 aşısının sağlıklı yetişkinler üzerindeki etkililiğini mercek altına alıyordu.

Karar hakkında bilgi sahibi olan iki bilim insanı, çalışmanın özellikle aşının hastaneye yatışları ve acil servis ziyaretlerini azaltma oranlarına odaklandığını aktardı.

Tartışmalı metodoloji: Test-negatif tasarım

Habere göre, CDC’nin rapor için kullandığı metodolojinin, solunum yolu virüslerine yönelik aşı etkililiğini belirlemek amacıyla uzun süredir kurum tarafından kullanıldığı belirtildi.

Raporun normal şartlarda CDC’nin bilimsel yayını olan Morbidity and Mortality Weekly Report (MMWR) dergisinde yayımlanması planlanıyordu.

Bahsi geçen metodolojinin daha önce 2021 yılında New England Journal of Medicine tarafından yayımlanan bir Kovid-19 aşı etkililiği çalışmasında da kullanıldığı kaydedildi.

Raporun hazırlanmasında kullanılan “test-negatif tasarım” yöntemi, tıbbi yardım alacak kadar hasta olan ve test yaptıran kişilerin incelenmesine dayanıyor.

Bu yöntemle, test sonucu pozitif çıkan bireylerin aşılanma oranları, test sonucu negatif çıkanlarla karşılaştırılarak bir veri seti oluşturuluyor.

HHS’den inceleme açıklaması

ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı (HHS) Sözcüsü Andrew Nixon, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ertelemenin CDC liderliğinin MMWR makalelerini planlanan yayım öncesinde incelemesi ve metodolojiye dair endişeleri bildirmesinin rutin bir parçası olduğunu belirtti.

Sözcü Nixon, Bhattacharya’nın çalışmada aşı etkililiğini hesaplamak için kullanılan “gözlemsel yöntem” hakkında endişeleri olduğunu ve bilimsel ekibin bu endişeleri gidermek üzere çalıştığını ifade etti. Nixon ayrıca, Bhattacharya’nın makalede bu tür bir çalışma için en uygun metodolojinin kullanılmasını istediğini dile getirdi.

Erteleme kararının, HHS Sekreteri Robert F. Kennedy Jr.’ın Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) için pazartesi günü yayımladığı güncellenmiş tüzüğün ardından gelmesi dikkat çekti.

Önceki komite, 6 aylık ve daha büyük olan herkes için Kovid-19 aşısının artık genel bir tavsiye olarak sunulmaması, kararın “bireysel bazlı” verilmesi yönünde oy kullanmıştı. Ancak bir federal yargıç, sekreter tarafından seçilen komite üyelerinin yetkisini fiilen geçersiz kıldı.

Öte yandan, eski Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) düzenleyicisi Vinay Prasad’ın, Novavax ve Moderna tarafından üretilen Kovid-19 aşılarının onaylanmasına yönelik yeni kısıtlamalar getirdiği bildirildi.

Prasad’ın FDA yetkililerine gönderdiği ve Post tarafından ulaşılan bir notta, 10 çocuğun Kovid-19 aşısı sonrası ve aşı nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine aşı onay kılavuzlarının daha katı hale getirileceğini belirttiği ifade edildi. Bu durumun, aşı onay süreçlerindeki tartışmaları daha da derinleştirdiği kaydedildi.

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English