Amerika
ABD’de tahmin piyasaları kavgası Cumhuriyetçi Parti’yi böldü

ABD Başkanı Trump, tahmin piyasalarına yönelik eyalet düzeyindeki kısıtlamaların engellenmesi çabalarına destek verdi. Federal Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) ile eyalet düzenleyicileri platformlar üzerindeki yetki için mücadele ederken, Trump federal kurumun tek yetkili olması gerektiğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, platformlar üzerindeki yetki mücadelesinde federal ve eyalet düzenleyicilerini karşı karşıya getiren ve Cumhuriyetçi Parti’yi bölen yasal ihtilafta, tahmin piyasalarına yönelik eyalet kısıtlamalarını engelleme çabalarına ağırlığını koyuyor.
Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC), nisan ayından bu yana tahmin piyasalarını dizginlemeye çalışan yarım düzineden fazla eyalete karşı dava açarak, siteleri düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip olduğunu belirtiyor. Ancak özellikle eyalet düzeyindeki pek çok Cumhuriyetçi bu yaklaşımı desteklemiyor.
Salı günü Trump, CFTC’nin tahmin piyasaları üzerinde münhasır yetkiye sahip olmasının “kritik derecede önemli” olduğunu ifade ederek, yönetiminin “eyaletler için Altın Standart olan ‘yol kurallarını’ belirlediğini” ilan etti.
Truth Social platformundaki paylaşımında Trump, “(Eski New Jersey Valisi) Chris Christie, (New York Başsavcısı) Letitia James, (Minnesota Valisi) Tim Walz ve (Illinois Valisi) JB Pritzker gibi PİSLİKLERİN kuralları belirlemesine izin veremeyiz!” sözleriyle açıklamalarını sürdürdü.
Google çalışanı gizli verileri Polymarket bahislerinde kullanmakla suçlanıyor
Trump platformlara yönelik geçmişteki şüpheci tavrını değiştirdi
Bu durum, Trump’ın önceki açıklamalarından bir sapma olarak kayda geçti. Bir dönemin kumarhane patronu olan Trump, sadece birkaç hafta önce “tüm dünyanın ne yazık ki bir bakıma kumarhaneye dönüştüğünü” ifade etmişti.
Tahmin piyasalarındaki içeriden öğrenenlerin ticareti konusundaki endişeler sorulduğunda Trump, “Bundan hiçbir zaman pek yana olmadım” dedi.
Trump açıklamalarının devamında, “Kavramsal olarak hoşuma gitmiyor ama durum bu” ifadelerini kullandı ve ekledi:
“Hayır, bu işlerin hiçbirinden memnun olmadığımı düşünüyorum. Ama tüm bu farklı sitelere sahipler. Tahmin piyasaları var. Çılgın bir dünya.”
Tahmin piyasaları, kullanıcılara spor müsabakalarından askeri operasyonlara kadar her şeyin sonucuna bağlı olan çok çeşitli “olay sözleşmeleri” üzerine bahis oynama fırsatı sunuyor.
Beyaz Saray, CFTC’nin tahmin piyasalarını düzenlemeye yönelik bir teklifini inceliyor, ancak yürürlüğe girmesi muhtemel kurallar hakkında çok az şey biliniyor.
Yönetim ve Bütçe Ofisi’ne (OMB) salı günü yapılan bir bildirim, önerilen bir kuralın inceleme aşamasında olduğunu gösteriyor ancak kuralın kendisine dair çok az ayrıntı sunuyor.
Axios’un İran haberi öncesi petrol işlemleri inceleme konusu oldu
Federal kurum eyaletlerin kısıtlama kararlarına karşı dava açıyor
CFTC, aralık ayında kurumun başkanlığı onaylanan Michael Selig yönetiminde, kendisini birincil tahmin piyasası düzenleyicisi olarak konumlandırmak adına agresif bir yaklaşım benimsedi.
Selig, mayıs ayı başlarında Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Bazıları yenilikçi finansal ürünlere şüpheyle yaklaşsa da biz yetki alanımızın arkasında kararlılıkla duruyoruz ve bunu koruma taahhüdümüzü sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Selig mektubuna, “Bu piyasalar bireylere, işletmelere ve daha geniş ölçekte ekonomiye önemli faydalar sağlıyor; biz de bunların dürüstlüğünü ve büyümesini güvence altına almaya devam edeceğiz” şeklinde devam etti.
Selig, geçen yıl yaşanan bir dizi ayrılığın ardından, normalde beş kişiden oluşan CFTC komisyonunun şu anki tek üyesi konumunda bulunuyor.
Kurumun tahmin piyasaları üzerindeki münhasır yetkisini tescillemek için hızla harekete geçen Selig, şubat ayında eyaletlerin her türlü düzenleme girişimine karşı çıkacağına dair söz vermişti.
CFTC şimdiye kadar Arizona, Connecticut, Illinois, Wisconsin, Minnesota, New York ve Rhode Island eyaletlerine karşı davalar açarak; faaliyet durdurma kararlarına, davalara, cezai suçlamalara ve tahmin piyasalarını tamamen yasaklamayı amaçlayan bir yasaya karşı çıktı. Kurum ayrıca Ohio, Massachusetts ve Nevada’daki davalara müdahil oldu ancak bu eyaletlere doğrudan dava açmadı.
ABD’de bir asker Maduro’nun kaçırıldığı operasyonun bilgisiyle 400 bin dolar kazandı
Tartışma Cumhuriyetçi Parti içinde eyalet hakları ayrılığı yarattı
Eyalet yetkilileri genel olarak tahmin piyasalarının, çeşitli korumalar getiren ve şirketlerin vergi ödemesini gerektiren kumar yasalarını ihlal ettiğini savunuyor.
Amerikan Şans Oyunları Birliği (AGA), tahmin piyasaları sebebiyle eyaletlerin 1 milyar dolar vergi geliri kaybına uğradığını tahmin ediyor.
Tahmin piyasası savunucuları ise bu platformların, kullanıcılara ekonomik veya jeopolitik şoklara karşı finansal korunma imkanı sağlayarak kumarın çok ötesine geçtiğini belirtiyor.
CFTC’nin sürece dahil olma kararı, platformların eyaletlerle yürüttüğü yasal mücadelede önemli bir destek sağladı.
Bu mücadele aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti içinde de bir bölünme yarattı. Cumhuriyetçiler tarafından yönetilen birkaç eyalet ve bunların Kongre’deki temsilcileri, önceliği federal düzeye veren bu yaklaşıma karşı çıkıyor.
Her türlü kumarı yasaklayan Utah, bu direncin temel kaynaklarından biri haline geldi.
Spor bahislerine yönelik yakın tarihli bir oturumda konuşan Senatör John Curtis, “Bu etkilerden dolayı eyaletimizde hiçbir şekilde kumara izin vermemek yönünde bilinçli bir karar aldık” dedi ve ekledi:
“Dolayısıyla, platformlar kumar gibi hissettiren, kumar gibi konuşan ve kumar gibi kokan bir şey sunmaya başladığında neden yakından ilgilendiğimi anlayabilirsiniz.”
Curtis, Senatör Adam Schiff ile birlikte sunduğu ve tahmin piyasalarının spor bahisleri ile kumarhane tarzı oyunlar sunmasını yasaklayacak yasa tasarısına işaret etti.
Curtis, “Açıkçası benim için bu, eyalet haklarının korunması ve eyaletimizin bunu yapabilme kabiliyetinin muhafaza edilmesiyle ilgili” dedi.
Utah Valisi Spencer Cox da Selig’in eyalet kısıtlamalarının üzerine gitme planlarına kamuoyu önünde ilk karşı çıkanlardan biri oldu.
Cox o dönemde X platformunda yaptığı paylaşımda, “Nefes nefese savunduğunuz bu tahmin piyasaları, açık ve net bir şekilde kumardır; başka bir şey değil. Ailelerin ve başta genç erkekler olmak üzere sayısız Amerikalının hayatını mahvediyorlar. Utah’ta bunlara yer yok” diye yazdı.
Nisan ayı sonlarında, 41 eyaletin başsavcısından oluşan partiler üstü bir koalisyon, CFTC’ye mektup yazarak kurumun “şu anda olay sözleşmesi olarak sunulan sporla ilgili geniş bir yelpazedeki sözleşmeler üzerinde münhasır yetkisi olmadığını” belirtti.
Ohio Başsavcısı Dave Yost yaptığı açıklamada, “Nasıl süslemeye çalışırlarsa çalışsınlar bu kumardır ve bu da eyalet yetki alanına girdiği anlamına gelir” dedi.
Yost açıklamasına, “Eyaletlerin, ister bir tahmin piyasasında ister bir kumarhane zemininde olsun, vatandaşlarını kumarın tehlikelerinden koruma konusunda uzun süredir devam eden bir hakkı ve sorumluluğu vardır” diyerek devam etti.
İsrail’de gizli askeri bilgilerle bahis oynayan iki kişi hakkında iddianame hazırlandı
Trump ailesinin sektörel bağları etik tartışmalarına yol açıyor
Şimdiye kadar alışılagelmiş parti çizgilerinin dışına çıkan bu tartışmaya bizzat Trump’ın dahil olmasının ne anlama geldiği henüz netlik kazanmadı.
Beacon Policy Advisors kıdemli araştırma analisti Chris Niebuhr, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Trump, CFTC’nin konumunu güçlendirmeye yardımcı oluyor” dedi.
Niebuhr, “Trump’ın mesajlarının, konuyla ilgili net fikri olmayan bazı Cumhuriyetçileri düzenlemeye karşı kutuplaştırması mümkün, ancak şu ana kadar durum böyle görünmüyor” diye ekledi.
Cumhuriyetçi Parti stratejisti Doug Heye da benzer şekilde Trump’ın açıklamalarının mevcut dinamiği mutlaka değiştirmeyeceğini dile getirdi.
Heye, “İnsanlar pek çok konuda Trump’a karşı çıkabilir, ancak genellikle ‘tam anlamıyla Trump tarzı’ olan konularda değil” dedi ve Cumhuriyetçi vekillerin, “Trump markasının merkezinde yer almayan bir şey söz konusu olduğunda” başkana karşı çıkma konusunda “kendilerini son derece rahat hissettiklerini” ekledi.
Başkanın bu konuya kişisel olarak müdahil olma kararı, ailesinin sektörle olan bağlarına dair endişeleri de artırıyor.
Oğlu Donald Trump Jr., hem Kalshi hem de Polymarket şirketlerinde danışman olarak görev yapıyor. Trump Jr.’ın yatırım şirketi 1789 Capital de Polymarket’e yatırım yapmış bulunuyor.
Bunun yanı sıra Trump’ın Truth Social platformu, geçen yılın sonlarında sosyal medya sitesine tahmin piyasalarını getirmek amacıyla Crypto.com ile ortaklık kurduğunu duyurmuştu.
Santa Clara Üniversitesi bünyesindeki Markkula Uygulamalı Etik Merkezi’nin hükümet etiği direktörü Davina Hurt, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bir başkanın, doğrudan oğlunun finansal çıkarlarına fayda sağlayacak bir düzenleyici sonucu şekillendirmek için makamının kamusal gücünü kullanması, en hafif tabirle derin bir çıkar çatışması endişesidir” dedi.
Hurt açıklamasına, “Bu siyasi bir saldırı değil; sadece yapının, etik riskin ve daha güçlü koruma mekanizmalarının neden önemli olduğunun bir tasviridir” şeklinde devam etti.
Ukrayna savaş haritası, milyon dolarlık bahis için manipüle edildi
Amerika
New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.
New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.
Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.
New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.
Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.
Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.
Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.
Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.
Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.
Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.
New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.
Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.
Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.
CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.
Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.
New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.
Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.
Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.
Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.
Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.
Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.
Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.
Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.
İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.
“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler
Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.
İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.
Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.
Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.
Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.
Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti
YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.
Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.
Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.
Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.
1,8 milyar dolarlık fon tartışması
İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.
Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.
Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.
Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.
Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”
Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.
The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.
Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.
Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor
Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.
Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.
Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.
Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.
Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.
Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.
Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.
Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.
Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.
Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.
Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.
Amerika
Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.
ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.
Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.
Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.
Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.
Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.
MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.
Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.
Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.
CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.
Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.
FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.
Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.
MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını5 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Dünya Basını1 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü











