Amerika
ABD’den Küba’ya yeni yaptırımlar

ABD, Küba Cumhurbaşkanı ve yakın ailesinin bazı üyelerinin yanı sıra Castro ailesinin üyelerine ve bazıdevlet kurumlarına yönelik yeni yaptırımlar uygulayacağını duyurdu.
Yaptırımların hedefinde, artık resmi bir görevde bulunmasa da adanın geleceğine ilişkin kararlarda kilit bir figür olmaya devam eden eski Cumhurbaşkanı Raúl Castro’nun oğlu ve torunu da yer aldı.
Başkan Miguel Diaz-Canel, eşi ve üvey oğlu da ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıklanan son yaptırımların hedefinde yer aldı.
Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı (MINFAR), Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP), Amistur Cuba A.Ş., Devrim Savunma Komiteleri (CDR) ve Minera La Victoria A.Ş. de yaptırım uygulanan kurumlar.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio şunları söyledi:
“On yıllardır Küba, radikal sol terörün dünya başkenti konumundadır. Havana rejimi, kıtamızda ve ötesinde şiddet yanlısı Marksist ve Üçüncü Dünya hareketlerini saflarına katmış, eğitmiş ve desteklemiştir. Bugün, Küba’nın yıkıcı ve radikal faaliyetlerini mümkün kılan ve finanse eden ağı hedef alıyoruz.”
Rubio, ABD’nin “zehirli ve kötü ‘devrimini ABD’ye ve başka yerlere ihraç eden radikal Marksist rejimleri” artık tolere etmeyeceğini söyledi.
Rubio, “Bu yaptırım uygulanan aktörlere hizmet sağlayan herkes, kendileri de yaptırım riskiyle karşı karşıya. Bu kuruluşlara hizmet sağlayan yabancı bankalar ve diğer şirketler, bu faaliyetlerini dondurmalıdır,” dedi.
Fiili bir yakıt ablukası, Ada’daki enerji krizini derinleştirdi ve zaten kırılgan olan ekonomisini vurdu.
Hazine Bakanlığı’nın son adımları, Washington’un 2025 yılında Küba cumhurbaşkanı ve diğer üst düzey hükümet yetkililerine vize kısıtlaması getirmesinin ardından geldi.
Trump, Küba hükümetinin Venezuela’dan sonra ABD’nin baskısına boyun eğecek bir sonraki ülke olabileceğini defalarca ima etmişti.
Amerika
Beyaz Saray, OpenAI’ın yeni modelini kısıtladı

Beyaz Saray, OpenAI’dan bir sonraki modelinin piyasaya sürülmesini hükümetin onayladığı kullanıcılarla sınırlandırmasını istedi.
Bu hamle, Trump yönetiminin “yapay zeka müdahaleciliğine” doğru kayışını pekiştirmiş görünüyor.
Donald Trump hükümeti başlangıçta yapay zeka konusunda serbest piyasa yaklaşımını benimsemiş ve Biden döneminden kalma öncü modellerin güvenlik incelemelerini zorunlu kılan kuralları kaldırmıştı.
Fakat Beyaz Saray hızla yön değiştirerek, ordunun yapay zeka kullanımına ilişkin Anthropic ile hukuki bir çekişmeye girerken, yabancı uyrukluların şirketin en son teknolojiye sahip sistemlerine erişimini engelledi ve bu ay, yeni sürümler için nominal olarak gönüllü incelemeler dayatan bir kararname imzaladı.
POLITICO, bunun sonucunda “sınırsız ve kafa karıştırıcı bir düzenleme ortamı” oluştuğunu savunuyor.
New York Times’ın haberine göre OpenAI halka arzını ertelemeyi düşünüyor.
Şirket yöneticileri, SpaceX’in dalgalı halka arzı ve borsadaki dalgalanmalardan tedirgin olmuş durumda.
Amerika
Anket: ABD’de İran savaşına destek Vietnam’ın da altına geriledi

ABD’de yapılan son anketler, İran savaşının ülke tarihindeki en sevilmeyen askeri çatışma haline geldiğini ortaya koyuyor. Quincy Enstitüsü’nün yayın organı Responsible Statecraft’ta yayımlanan analize göre, savaşa yönelik net destek Vietnam Savaşı dönemindeki rekor düşük seviyelerin de altına geriledi.
Responsible Statecraft’ta Stephen Semler imzasıyla yayımlanan makalede, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in nisan ayında Senato’da yaptığı açıklamada “Amerikan halkının desteğine sahip olduğumuza inanıyorum” sözleri hatırlatılarak, haziran ayı anketlerinin bu iddiayı çürüttüğü belirtildi.
Makalede, “İran çatışmasının ABD tarihindeki en sevilmeyen savaş olduğunu artık güvenle söyleyebiliriz” ifadesine yer verildi.
Son verilere göre İran savaşına yönelik net destek yüzde eksi 32 seviyesine geriledi. Bu oran, Vietnam Savaşı’nın son döneminde kaydedilen yüzde eksi 31’lik tarihi dip noktasının da altına inildiğini gösteriyor.
Net destek oranı, savaşı destekleyenlerin yüzdesi ile karşı çıkanların yüzdesi arasındaki farkı ifade ediyor.
Semler, ABD tarihindeki yedi büyük çatışmaya dair 153 kamuoyu araştırmasını incelediği analizinde, İran savaşının üç temel açıdan tarihin en sevilmeyeni olduğunu kaydetti.
Makalede, “İran savaşı, diğer tüm ABD savaşlarından daha düşük bir kamuoyu desteğiyle başladı ve yüzde eksi 13 ile negatif net destekle başlayan ilk savaş oldu” tespiti paylaşıldı.
“Savaş tamamen suların altında yürütülüyor”
Savaşın başından bu yana hiçbir dönemde destekleyenlerin oranının karşı çıkanları geçmediği vurgulanan makalede, “Net kamuoyu desteği açısından bu savaş, ABD tarihinde tamamen suların altında yürütülen ilk çatışmadır” denildi. Mevcut yüzde eksi 32’lik desteğin, Vietnam Savaşı’nın da gerisinde kaldığı aktarıldı.
Tarihsel veriler için Gallup, mevcut savaş için ise Economist/YouGov anketlerinin baz alındığı çalışmada, soru kalıplarının savaşa desteği gerçekte olduğundan daha yüksek gösterebileceği uyarısı yapıldı.
Örneğin haziran ayında katılımcılara savaşı destekleyip desteklemedikleri sorulduğunda, genel kamuoyunun yüzde 28’i desteklerken, yüzde 60’ı karşı çıktı. Cumhuriyetçi seçmenler arasında ise destek yüzde 67, karşıtlık yüzde 20 olarak ölçüldü.
“Cumhuriyetçiler de savaşın hızla sonlanmasını istiyor”
Ancak aynı ankette ABD’nin “İran’daki savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için bir anlaşma yapması gerekip gerekmediği” sorulduğunda dengelerin değiştiği görüldü.
Cumhuriyetçilerin yüzde 54’ü, tüm Amerikalıların ise yüzde 65’i savaşın hızla sonlandırılması yönünde görüş bildirdi.
Makalede, Cumhuriyetçi seçmenlerin savaşa genel desteği yüzde artı 47 düzeyindeyken, savaşın uzatılmasına verdikleri desteğin yüzde eksi 28’e düştüğü aktarıldı.
Semler, ABD’li yetişkinlerin önemli bir kısmının “Evet, bu savaşı destekliyorum ama evet, en kısa sürede durdurulmasını istiyorum” çelişkisi içinde olduğunu belirtti. Tüm Amerikalılar arasında savaşı uzatmaya yönelik net destek ise yüzde eksi 52 seviyesinde kalıyor.
Amerika
Elon Musk ‘oy satın alma’ davasında ifade verecek

ABD’de federal mahkeme, Tesla CEO’su Elon Musk’ın 2024 başkanlık seçimleri öncesinde salıncak eyaletlerdeki seçmenleri dolandırdığı suçlamasıyla açılan iki davada yeminli ifade vermesine hükmetti. Karar, Musk’ın kurduğu siyasi eylem komitesi America PAC’in yürüttüğü günlük 1 milyon dolarlık çekiliş kampanyasına yönelik dolandırıcılık suçlamalarını kapsıyor.
ABD’de Teksas Batı Bölgesi Federal Sulh Hakimi Susan Hightower, iki Arizonalı kadının açtığı dolandırıcılık davası kapsamında Elon Musk’ın yeminli ifade vermesi gerektiğine karar verdi.
Davacılar, Musk’ın kurduğu siyasi eylem komitesi America PAC’in, seçim gününe kadar her gün düzenlenen 1 milyon dolarlık çekiliş üzerinden seçmenleri yanıltarak kişisel verilerini topladığını savunuyor.
Musk, söz konusu vaadi Ekim 2024’te Pensilvanya’da düzenlenen bir halk toplantısında dile getirmiş ve America PAC’in anayasa hakkındaki dilekçesini imzalayanlara bu parayı verme taahhüdünde bulunmuştu.
Musk, salondan bizzat seçtiği bir kazanana hitaben, “1 milyon dolar karşılığında tek istediğimiz, bu dilekçenin sözcüsü olmanızdır” ifadelerini kullanmıştı.
Hakim Hightower, Reuters’ın aktardığı kararında, Musk’ın ödemelerin “rastgele” yapılacağını söylerken ihmalkar davranıp davranmadığı sorusunun henüz netleşmediğini belirtti.
Kararda, America PAC Direktörü Christopher Young’ın Şubat 2026’daki yeminli ifadesinde, Musk’ın bu açıklamaları karşısında “şaşırdığını” söylediği aktarıldı.
Davacılar Joy Harvick ve Jacqueline McAferty, Musk ve America PAC’i yedi salıncak eyaletteki seçmenleri dilekçeyi imzalamaya teşvik ederek yanıltmakla suçluyor.
Davacılar, belirlenen 19 kazananın, Musk’ın bir avukatının ifadesiyle, “sadece America PAC için iyi birer sözcü olabilecekleri gerekçesiyle” seçildiğini belirtiyor.
Musk benzer vaatleri Michigan dahil diğer eyaletlerde de tekrarlamıştı. Philadelphia Bölge Savcısı Larry Krasner, Ekim 2025’te Musk ve America PAC’e çekilişlerin “yasa dışı piyango” olduğu gerekçesiyle dava açmış, Musk ise davanın federal mahkemeye taşınmasını talep etmişti.
California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) Hukuk Fakültesi siyaset bilimi profesörü Rick Hasen, yasaların seçmen kaydı yaptırmak ya da oy vermek için insanlara ödeme yapılmasını yasakladığını hatırlattı.
Hasen, Ekim 2024’te Associated Press ajansına verdiği demeçte, “Sadece dilekçeyi imzalamaları için insanlara ödeme yapsaydı bu sadece para israfı olurdu ancak yasa dışı olmazdı. Buradaki sorun, bu çekilişe katılma hakkının yalnızca seçmen kaydı yaptırmış olan kişilere tanınmış olmasıdır. Yasa dışı olan durum budur” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa2 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4








