Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Temsilciler Meclisi komisyonu 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısını geçirdi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, 14 saatlik maraton oturumda yaklaşık 900 değişikliği tartıştıktan sonra 1,15 trilyon dolarlık savunma bütçesi tasarısını kabul etti. Komisyondan geçen yasa tasarısında, Pentagon’daki görevden almaların bildirilmesi zorunluluğu ve Savunma Bakanlığının adının değiştirilmesi gibi dikkat çekici maddeler yer aldı.

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, perşembe günü geç saatlerde yıllık savunma politikası tasarısını kabul ederek yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık devasa bütçeyi Temsilciler Meclisi genel kuruluna gönderdi. Komisyon, sunulan yaklaşık 900 değişiklik önergesinin büyük bir bölümünü 14 saat boyunca tartıştı.

2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) olarak bilinen tasarı, komisyonda gece yarısı gerçekleşen oylamada 12’ye karşı 44 oyla kabul edildi.

Tarihsel olarak iki partinin uzlaşısıyla hareket eden komisyonda, normalde tasarı genel kurula gitmeden önce sadece bir veya iki Demokrat üye karşı oy kullanırken, bu oylamada tüm Cumhuriyetçilerin yanı sıra Demokrat üyelerin neredeyse yarısının lehte oy vermesi alışılmadık derecede düşük bir Demokrat desteği olarak kayda geçti.

Nihai oylamadan önce komisyon üyeleri, muafiyet verilmediği takdirde komisyon başkanı olarak son NDAA oturumunu yöneten Cumhuriyetçi Temsilci Mike Rogers’ı ayakta alkışladı.

Rogers, bu jest karşısında, “Beni duygulandırmak kolay değildir” ifadesini kullandı.

Kabul edilen değişiklikler arasında, Pentagon’un üst düzey askeri subayların görevden alınma gerekçelerini beş gün içinde Kongre’ye bildirmesini zorunlu kılan bir hüküm yer aldı.

Demokrat Temsilci Pat Ryan tarafından sunulan bu gereklilik, perşembe günü iki partinin ortak desteğiyle, itiraz olmaksızın yapılan sözlü oylamayla kabul edildi.

Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’un başına geçmesinden bu yana iki düzine üst düzey askeri subayı görevden alması, deneyimli isimlerin gerekçe gösterilmeden görevden uzaklaştırıldığı yönünde her iki partide de endişelere yol açmıştı.

Komisyon ayrıca, Ryan tarafından sunulan ve Hegseth’in 1 Mart’ta Kuveyt’teki Şuaybe Limanı’na düzenlenen ve altı ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan ölümcül saldırıya ilişkin resmi soruşturmanın bir kopyasını savunma komisyonuna sunmasını ve konuya dair bir brifing vermesini zorunlu kılan değişikliği de onayladı.

Oturumun sürprizlerinden biri, Cumhuriyetçi Temsilci Ronny Jackson’ın, Savunma Bakanlığının adının resmen “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirilmesini öngören değişiklik önergesinin kabul edilmesi oldu.

Bu isim, Trump yönetiminin tercih ettiği, Hegseth ile birçok Cumhuriyetçi milletvekilinin kullandığı bir unvan olarak biliniyor. Önerge 27’ye karşı 29 oyla geçti.

Bir diğer önemli oylamada komisyon, Demokrat Temsilci Marilyn Strickland’ın önergesini kabul etti. Bu önerge, bir zamanlar Konfederasyon generallerinin isimlerini taşıyan, daha sonra diğer askerleri onurlandırmak amacıyla değiştirilen ancak Trump’ın ikinci döneminde soyadı aynı olan farklı bir askere atfedilerek yeniden eski Konfederasyon isimlerine dönüştürülen askeri üslerin adlarının tekrar değiştirilmesini öngörüyor.

Ayrıca komisyon, Demokrat Temsilci Maggie Goodlander ve Cumhuriyetçi Temsilci Pat Harrigan tarafından sunulan ve yüklenici firmaların askeri teçhizatın onarımı için veri ve parçalara erişim sağlamasını zorunlu kılan “onarım hakkı” değişikliğini benimsedi.

Goodlander komisyona hitaben yaptığı konuşmada, “Bu mantıklı bir gerekliliktir. İki partinin ortaklaşa sunduğu bu değişiklik, uyuşmazlıkları ortaya çıkmadan çözmeye yardımcı olacak, süreçleri kolaylaştıracak, bürokrasiyi azaltacak ve askerlerimizi en temel işleri yapmaları için yetkilendirmemiz gerekirken ordumuzu sonsuz zorluklara sürükleyen yasal boşlukları kapatacak net bir kurallar dizisi oluşturmaktadır” dedi.

Rogers ise bu değişikliğe karşı çıkarak, düzenlemenin “haklı endişeleri” gidermeye çalışsa da “özel sektörün kendi bütçesiyle geliştirdiği fikri mülkiyet hakları üzerinde hükümete aşırı geniş yetkiler vererek çok daha büyük bir sorun yarattığını” belirtti.

Rogers, “Bu değişiklik şirketleri, fikri mülkiyetlerini korumak ile Savaş Bakanlığı ile iş yapmak arasında bir seçim yapmaya zorlayacaktır” dedi.

Senato’da da her iki partiden destek bulan bu değişikliğin kabul edilmesi, savunma sanayisinin dev şirketleri için büyük bir darbe olarak nitelendiriliyor.

Muhalefetin bütçe kesintisi teklifleri reddedildi

Demokratlar, NDAA’in devasa toplam bütçe miktarını düşürmeye, Trump sınıfı savaş gemileri için ayrılan ödenekleri kesmeye, İran savaşına karşı çıkmaya ve misket bombalarının transferini yasaklamaya çalıştı ancak bu önergelerin tamamı Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi savunma şahinleri tarafından reddedildi.

Demokrat Temsilci Seth Moulton, NDAA bütçesinden 150 milyar dolar kesilmesini öngören değişikliği hakkında, “Mevcut yönetimin bu tarihi bütçeyi uygun şekilde kullanacağına güvenmiyorum. Onlara pervasız ve tek taraflı kişisel savaşları finanse etmeleri için açık çek vermeyeceğim” dedi.

Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Temsilci Adam Smith, savunma politikası tasarısında Trump sınıfı savaş gemileri için ayrılan yaklaşık 2 milyar dolarlık ödeneğin kaldırılmasını öngören bir değişiklik önergesi sundu.

Smith’in önergesini destekleyen Moulton, bu savaş gemisini “dünya tarihinin en pahalı hedef tahtası” olarak nitelendirdi.

Savaş gemilerine ilişkin değişiklik reddedilirken, Smith’in Pentagon başkanının mühimmat envanterleri hakkında Kongre’ye üç ayda bir rapor sunmasını zorunlu kılan hükmü toplu paket halinde kabul edildi.

Strickland’ın, Savunma Bakanı’nın subay terfi listelerinden isimleri çıkarmasını engellemeyi ve bu kararları bozma yetkisini yalnızca başkomutana vermeyi amaçlayan değişikliği ise 26’ya karşı 30 oyla reddedildi.

Demokrat Temsilciler Don Davis ve Jared Golden Cumhuriyetçilerle birlikte oy kullanırken, Cumhuriyetçi Temsilci Austin Scott bu hükme destek verdi.

Ryan’ın, İran’a karşı daha fazla askeri operasyon düzenlenmesi için ek bütçe ayrılmasını engellemeye yönelik önerisi, Davis’in yine Cumhuriyetçilerin yanında yer almasıyla 26’ya karşı 30 oyla reddedildi.

Komisyondaki Cumhuriyetçiler, şu anda Trump yönetiminin getirdiği yeni kısıtlamalar altında bulunan askeri yayın organı Stars and Stripes’ın editoryal bağımsızlığını ve Pentagon’daki basın erişimini korumayı amaçlayan birçok değişikliği oy çokluğuyla reddetti.

Milletvekilleri, Demokrat Temsilci Sara Jacobs’ın sunduğu ve Pentagon’un son dönemdeki editoryal müdahale girişimlerine karşı Stars and Stripes’ı korumayı amaçlayan hükmü 25’e karşı 29 oyla geri çevirdi. Demokrat Temsilci Derek Tran, bu düzenlemeye karşı oy kullanan tek Demokrat oldu.

Jacobs, “165 yıldır Stars and Stripes, Pentagon’un borazanı değil, askerlerin bağımsız sesi ve gerçekleri bildiren gerçek bir gazete olmuştur” diyerek, Hegseth’in “bu mirası sona erdirmeye çalıştığını ve buna izin verilmemesi gerektiğini” ekledi.

Bu değişiklik, Stars and Stripes ombudsmanlığı makamını yasal bir statüye kavuşturacaktı. 1991 yılında oluşturulan bu görev, yayın organının editoryal bağımsızlığını denetlemek ve endişeleri Kongre’ye bildirmek amacıyla kurulmuştu.

Gazetenin son ombudsmanı Jacqueline Smith, Pentagon’un yayın organına yönelik yeni kısıtlamalarını eleştirmesinin ardından nisan ayında görevden alınmıştı.

Ocak ayında yayınlanan bir genelgeyle Pentagon tarafından yürürlüğe konulan bu kısıtlamalar, yeni içerik gereklilikleri getirmiş ve iş başvurusu yapanlara Trump’ın politika önceliklerini nasıl destekleyeceklerinin sorulmasını zorunlu kılmıştı.

Jacobs, “Bu bir sansürdür ve tehlikeli bir uyarı işaretidir. Bu pozisyonu derhal kalıcı hale getirmeliyiz” dedi.

Rogers, ombudsman rolünün önemli olduğuna katılmakla birlikte, “bakanın bir ombudsman üzerindeki denetim yetkisinin sınırlandırılmasını destekleyemeyeceğini” ifade etti.

Komisyon ayrıca, Goodlander’ın Stars and Stripes’ı Savaş Bakanlığı bünyesinde bağımsız bir kuruluş haline getirerek siyasi müdahalelere karşı denetim mekanizmaları kurmayı amaçlayan değişikliğini de 26’ya karşı 29 oyla reddetti.

Cumhuriyetçi Temsilci Don Bacon parti çizgisini aşarak lehte oy kullanırken, Tran aleyhte oy verdi.

Eski bir deniz subayı olan Goodlander, sunduğu hükmün “editoryal kararların ait oldukları yerde, yani siyasi atamaların değil profesyonel gazetecilerin ellerinde kalmasını” sağlayacağını savundu.

Rogers ise bu değişikliğe karşı yeniden söz alarak, düzenlemenin Hegseth’in “modernizasyon ve ordumuzun değerleriyle uyumlu, doğru habercilik sağlama yönündeki devam eden çabalarını engelleyeceğini” öne sürdü.

Bu düzenlemeler, Stars and Stripes danışma kurulu üyesi iki kişinin, son yapısal değişikliklerin yayının editoryal bağımsızlığına zarar verdiği iddiasıyla Pentagon’a dava açmasından bir gün sonra reddedildi.

Jacobs tarafından sunulan ve Pentagon’daki basın erişimini korumayı amaçlayan bir diğer değişiklik de yine Bacon’ın Demokratlara katılarak lehte oy vermesine rağmen 27’ye karşı 28 oyla reddedildi.

Jacobs, “Basını Pentagon’dan çıkarırsanız, Kongre’yi ve Amerikan halkını kendi adlarına ve kendi paralarıyla ne yapıldığı konusunda körleştirmiş olursunuz” dedi.

Rogers ise Pentagon’un “basın erişimine sorumlu sınırlar getirerek hassas bilgileri korumak adına ihtiyatlı bir politika belirlediğini” belirterek üyeleri değişikliğe karşı çıkmaya çağırdı.

Pentagon, Trump’ın ikinci döneminde basınla özellikle gergin bir ilişki yürütüyor ve gazeteciler artık binaya büyük ölçüde alınmıyor. Mahkemeler, bu adımlara karşı açılan davalarda çoğunlukla muhabirlerin yanında yer alsa da Pentagon kısıtlamaları artırmaya devam etti.

Son olarak savunma yetkilileri, muhabirlerin binadaki basın odasına girmesini yasakladı ve bu tesisi gizli alan ilan ederek gazetecilerin yıllardır erişim sahibi olduğu bir bölgeye girişini engelledi.

Amerika

ABD’de Rus dizeli krizi: Demokratlar sevkiyatın yasa dışı olduğunu savunuyor

Yayınlanma

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım merkezine ev sahipliği yapan New Jersey’nin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan gelen dizel yakıtın limanlara girişini engelleme tehdidinde bulundu. ABD Hazine Bakanlığının verdiği geçici lisansla 140 bin tonluk ilk yakıt sevkiyatı yola çıkarken, üç tankerin ara seçimlerden sonra ülkeye ulaşması bekleniyor.

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım ve ithalat merkezine ev sahipliği yapan New Jersey eyaletinin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan yapılan dizel yakıt ithalatını engelleme tehdidinde bulundu.

Financial Times gazetesine konuşan Sherrill, Rusya ile varılan dizel anlaşmasını yasa dışı olarak nitelendirdi.

Sherrill, “ABD Başkanı Donald Trump benzin, dizel yakıt fiyatlarını veya maliyetleri düşürmek için hiçbir adım atmıyor. Şu anda dizelin New Jersey limanına ulaşmasını nasıl engelleyebileceğimize dair seçenekleri değerlendiriyorum” dedi.

New York ve New Jersey Limanı, ABD’nin doğu kıyısında petrol ürünlerinin ithalatı, depolanması ve dağıtımı açısından ana merkez konumunda.

Altyapının büyük kısmı ise New Jersey eyaleti sınırlarında yer alıyor. Boru hatları ve dağıtım ağının yanı sıra Bayonne ve Linden’deki büyük yakıt depolama terminalleri başlıca tesisleri oluşturuyor.

Gazetenin aktardığına göre dizel taşıyan tankerler yüklerini genellikle Bayonne, Linden, Carteret, Perth Amboy, Port Reading ve Sewaren’deki özel petrol terminallerine boşaltıyor.

Financial Times, üç tankerin ara seçimlerin ardından ABD’ye ulaşmasının beklendiğini yazdı. 140 bin tonluk bu yakıt sevkiyatı, ABD makamlarının anlaşma kapsamında izin verdiği ilk parti oldu.

Buna karşın Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’a anlaşmayı iptal etme çağrısı yaptı.

ABD Hazine Bakanlığı, Rus yakıtıyla işlem yapılmasına geçici izin veren genel bir lisans yayımlamıştı.

Demokratlar ise Kongre’nin 2022 yılında Rus petrolü ithalatını sonlandıran ve Rus enerji kaynaklarının ülkeye girişine tam yasak getiren yasayı kabul ettiğini hatırlatarak, bakanlığın verdiği belgenin hukuki geçerliliği olmadığını savunuyor.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jamie Raskin, bu hafta petrol şirketlerini Rus dizel yakıtı ithal etmeleri halinde 1 milyon dolara varan para cezaları ve 20 yıla kadar hapis dahil çeşitli yaptırımlarla tehdit etti.

Rusya’ya yönelik ağır yaptırım tasarılarının ortak hazırlayıcılarından Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise deniz taşımacılığı şirketlerinden Rus dizeli taşıyan tankerleri geri çağırmalarını talep etti.

Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in “Rusların Başkan Trump’ı istedikleri gibi yönlendirdiği” yönündeki sözlerine ise Başkan Yardımcısı JD Vance yanıt verdi.

Vance, “Sizi temin ederim ki hiç kimse ABD Başkanı’nı istediği gibi yönlendiremez. Kendisi durumu son derece gerçekçi biçimde değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Kremlin geçen hafta Washington ile varılan mutabakat kapsamındaki sevkiyatların başladığını ve süreceğini duyurmuştu.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da ülkesinin ihracata ayrılan dizel yakıttan ABD’ye istenilen her miktarda sevkiyat yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.

Novak, 27 Ekim’de üç dizel tankerinin Rus limanlarından ayrıldığını, dördüncü tankerin ise 28 Ekim’de yola çıkmasının beklendiğini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD ekonomisinde beklenmedik büyüme

Yayınlanma

Yatırımlardaki patlama ve dayanıklı tüketici harcamaları sayesinde ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte yıllık bazda %3,4 oranında büyüdü.

İktisadi büyüme, analistlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve önceki iki çeyrekteki %2,5 ve %2,2’lik büyüme oranlarına kıyasla keskin bir ivme kazandı.

Tüketici harcamalarındaki yıllık büyüme, geçen çeyrekte %3,8’e ulaşarak 2024’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti.

İşletme yatırımları %12,7 oranında sıçradı ve GSYİH artışının yarısından fazlasını oluşturdu.

Yapay zeka yatırımları, GSYİH’yi iten başlıca faktörlerden biri oldu: Ekipman alımları, yapay zeka alanında faaliyet gösteren hiper ölçekli şirketlerin veri merkezi teknolojisine yaptığı büyük harcamalar da dahil olmak üzere, %20,9 gibi muazzam bir oranda yükseldi.

Paradoksal olarak, yapay zeka altyapısının geliştirilmesi de bunlardan biriydi. Bunun nedeni, bilgisayar çipleri gibi birçok yapay zeka donanımı alımının yurtdışında gerçekleştirilmiş olmasıydı.

Bu durum, ABD’nin ticaret dengesini ithalata doğru kaydırarak (ithalat, GSYİH’dan düşülür) büyümeyi yavaşlattı.

Ayrıca, artan mortgage faiz oranları konut inşaatını da olumsuz etkiledi.

İşsizlik oranı düşük seviyelerde seyretse de, geçen ay enflasyon gelir artışlarını geride bıraktı.

Federal Rezerv’in tercih ettiği enflasyon göstergesine göre, Eylül ayında fiyat artışları hem aylık hem de yıllık bazda hızlandı.

Bu artış, merkez bankasının %2’lik yıllık enflasyon hedefinin oldukça üzerinde seyretti ve faiz oranlarının yükseltilmesi yönündeki görüşleri güçlendirdi.

Yüksek fiyatların Amerikan hane halkı bütçelerini zorlayabileceğine işaret eden bir gelişme olarak, vergi sonrası tasarruf oranı geçen ay %3,8’e geriledi. Bu, 2022’den bu yana kaydedilen en düşük seviye.

Ayrıca otomobil, mobilya ve elektronik eşya gibi ürünlerin satışlarında durgunluk yaşandı.

Birçok iktisatçı, hisse senedi portföylerindeki kazançlardan (ki bunlar büyük ölçüde yapay zeka patlamasına bağlı) cesaret alan daha varlıklı Amerikalıların tüketimi ayakta tuttuğunu düşünüyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Venezuela’nın yeni Dışişleri Bakanı, eski muhalif Oliver Blanco oldu

Yayınlanma

Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, muhalefetin eski danışmanlarından Oliver Blanco’yu dışişleri bakanı olarak atadı.

Blanco, devlet başkanlığı uluslararası ilişkiler direktörlüğüne atanan Félix Plasencia’nın yerine geçecek. Görev süresi sona eren Plasencia, Birleşik Krallık’ta tutulan Venezuela’ya ait altınların geri alınması için yürütülecek görevi yönetecek.

Rodríguez, “Oliver Blanco’yu Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak atamaya karar verdim. Bu güçlendirilmiş ekibin, tüm ülkelerle işbirliği ve dostluk alanlarında Venezuela’nın değişim sürecinde ve jeopolitik toparlanmasında ilerlemeye devam etmesini umuyorum,” dedi.

Geçici Devlet Başkanı, Blanco’nun “Venezuela’ya hizmet etmek üzere bu önemli sorumluluğu üstlenebilecek hazırlığına, kararlılığına ve yeteneğine güvendiğini” söyledi.

Yeni Dışişleri Bakanı Blanco, Venezuela Merkez Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler lisans derecesine ve Metropolitan Üniversitesi’nden Siyaset ve Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans derecesine sahip.

Daha önceki görevinde Avrupa ve Kuzey Amerika’dan sorumluydu; bu görev alanı, Venezuela’nın son dönemdeki dış ilişkilerini şekillendiren yaptırımlar ve varlık anlaşmazlıklarında en aktif rol oynayan bazı hükümetleri de kapsamaktaydı.

Rodríguez, Dışişleri Bakanlığı ve Başsavcılıktan, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan Venezuela altınlarını geri almak için resmi prosedürleri başlatmalarını istedi.

Bu değerli metal, Venezuela’nın meşru hükümeti konusunda rakip iddiaların yer aldığı bir hukuki mücadelenin merkezinde yer alıyor.

Londra mahkemeleri, rezervleri hangi otoritenin kontrol ettiği konusunda karar vermeye çalışıyor.

Öte yandan kabinedeki değişiklikler bundan ibaret değil. Marynna Saatdjian, Blanco’nun bıraktığı görevi devralarak Avrupa ve Kuzey Amerika’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı olarak atandı.

Şimdiye kadar Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Saúl Ameliach ise Uluslararası Ticaret Bakan Yardımcısı olarak atandı.

Rodriguez, bu atamaları Venezuela’nın diplomatik kadrosunu güçlendirmeye yönelik daha geniş çaplı bir çabanın parçası olarak değerlendirdi.

Geçici Başkan, hükümetin ulusal egemenliği savunurken tüm ülkelerle işbirliği ve dostluğu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Altın anlaşmazlığı göz önüne alındığında, bu diplomatik değişiklik özel bir önem taşıyor. Venezuela, varlıkların Venezuela halkına ait olduğunu ve sosyal programlar ile ekonomik toparlanma için gerekli olduğunu savunarak, yıllardır Londra’da tutulan rezervlerinin serbest bırakılmasını talep ediyor.

Plasencia’yı doğrudan Birleşik Krallık’a göndererek hükümet, bu konuyu daha da yoğun bir şekilde gündeme getirme niyetinde olduğunu gösteriyor.

Şu anda yaklaşık 4 milyar ABD doları değerinde olan altın rezervlerine uygulanan dondurma kararı, Birleşik Krallık’ın Nicolás Maduro’nun 2018’deki yeniden seçilmesini tanımayı reddetmesine dayanıyor.

Bir yıl sonra, muhalefet lideri Juan Guaidó, İngiliz yetkililerden Venezuela hükümetinin bu altına erişmesini engellemelerini resmen talep etti.

Çarşamba günü yapılan kabine toplantısında Rodríguez, devam eden dondurma kararını “hırsızlık” olarak nitelendirdi:

“Bu bir alay konusu, ancak amacın Venezuela’nın altın rezervlerini gayrimeşru bir şekilde ele geçirmek olduğu ortada. Artık mazeret istemiyoruz. Muhalefet grupları tarafından açılan mantıksız dava bile, onu açanların kendisi tarafından geri çekildi.”

Rodríguez, bu talebinden “vazgeçmeyeceğini” ekledi ve altının iadesini sağlamak için “Venezuela’nın siyasi kesimleri arasında bir mutabakat olduğunu” hatırlattı.

Venezuela hükümeti ile feshedilmiş 2015 Ulusal Meclisi’ni temsil eden bir muhalefet kesimi, ABD destekli bir diyalog süreci yürütüyor.

21 Ekim’de heyetler, Londra ile görüşmek ve rezervlerin iadesini talep etmek üzere bir ortak komisyon kurulması konusunda anlaştı.

Taraflar, fonların deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarına ayrılacağını duyurdu; ancak Rodríguez, bu fonları kamu hizmetlerini ve elektrik şebekesini güçlendirmek için de kullanacağına söz verdi.

Geçici lider, daha önce Kral III. Charles’a bir mektup yazarak altının serbest bırakılmasını talep etmişti. Eylül ayında Londra ve Karakas da benzer şekilde diplomatik bir yakınlaşma sürecine girmiş ve her iki tarafın da kendi misyonlarına büyükelçiler atama planlarını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English