Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Temsilciler Meclisi komisyonu 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısını geçirdi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, 14 saatlik maraton oturumda yaklaşık 900 değişikliği tartıştıktan sonra 1,15 trilyon dolarlık savunma bütçesi tasarısını kabul etti. Komisyondan geçen yasa tasarısında, Pentagon’daki görevden almaların bildirilmesi zorunluluğu ve Savunma Bakanlığının adının değiştirilmesi gibi dikkat çekici maddeler yer aldı.

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, perşembe günü geç saatlerde yıllık savunma politikası tasarısını kabul ederek yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık devasa bütçeyi Temsilciler Meclisi genel kuruluna gönderdi. Komisyon, sunulan yaklaşık 900 değişiklik önergesinin büyük bir bölümünü 14 saat boyunca tartıştı.

2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) olarak bilinen tasarı, komisyonda gece yarısı gerçekleşen oylamada 12’ye karşı 44 oyla kabul edildi.

Tarihsel olarak iki partinin uzlaşısıyla hareket eden komisyonda, normalde tasarı genel kurula gitmeden önce sadece bir veya iki Demokrat üye karşı oy kullanırken, bu oylamada tüm Cumhuriyetçilerin yanı sıra Demokrat üyelerin neredeyse yarısının lehte oy vermesi alışılmadık derecede düşük bir Demokrat desteği olarak kayda geçti.

Nihai oylamadan önce komisyon üyeleri, muafiyet verilmediği takdirde komisyon başkanı olarak son NDAA oturumunu yöneten Cumhuriyetçi Temsilci Mike Rogers’ı ayakta alkışladı.

Rogers, bu jest karşısında, “Beni duygulandırmak kolay değildir” ifadesini kullandı.

Kabul edilen değişiklikler arasında, Pentagon’un üst düzey askeri subayların görevden alınma gerekçelerini beş gün içinde Kongre’ye bildirmesini zorunlu kılan bir hüküm yer aldı.

Demokrat Temsilci Pat Ryan tarafından sunulan bu gereklilik, perşembe günü iki partinin ortak desteğiyle, itiraz olmaksızın yapılan sözlü oylamayla kabul edildi.

Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Pentagon’un başına geçmesinden bu yana iki düzine üst düzey askeri subayı görevden alması, deneyimli isimlerin gerekçe gösterilmeden görevden uzaklaştırıldığı yönünde her iki partide de endişelere yol açmıştı.

Komisyon ayrıca, Ryan tarafından sunulan ve Hegseth’in 1 Mart’ta Kuveyt’teki Şuaybe Limanı’na düzenlenen ve altı ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan ölümcül saldırıya ilişkin resmi soruşturmanın bir kopyasını savunma komisyonuna sunmasını ve konuya dair bir brifing vermesini zorunlu kılan değişikliği de onayladı.

Oturumun sürprizlerinden biri, Cumhuriyetçi Temsilci Ronny Jackson’ın, Savunma Bakanlığının adının resmen “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirilmesini öngören değişiklik önergesinin kabul edilmesi oldu.

Bu isim, Trump yönetiminin tercih ettiği, Hegseth ile birçok Cumhuriyetçi milletvekilinin kullandığı bir unvan olarak biliniyor. Önerge 27’ye karşı 29 oyla geçti.

Bir diğer önemli oylamada komisyon, Demokrat Temsilci Marilyn Strickland’ın önergesini kabul etti. Bu önerge, bir zamanlar Konfederasyon generallerinin isimlerini taşıyan, daha sonra diğer askerleri onurlandırmak amacıyla değiştirilen ancak Trump’ın ikinci döneminde soyadı aynı olan farklı bir askere atfedilerek yeniden eski Konfederasyon isimlerine dönüştürülen askeri üslerin adlarının tekrar değiştirilmesini öngörüyor.

Ayrıca komisyon, Demokrat Temsilci Maggie Goodlander ve Cumhuriyetçi Temsilci Pat Harrigan tarafından sunulan ve yüklenici firmaların askeri teçhizatın onarımı için veri ve parçalara erişim sağlamasını zorunlu kılan “onarım hakkı” değişikliğini benimsedi.

Goodlander komisyona hitaben yaptığı konuşmada, “Bu mantıklı bir gerekliliktir. İki partinin ortaklaşa sunduğu bu değişiklik, uyuşmazlıkları ortaya çıkmadan çözmeye yardımcı olacak, süreçleri kolaylaştıracak, bürokrasiyi azaltacak ve askerlerimizi en temel işleri yapmaları için yetkilendirmemiz gerekirken ordumuzu sonsuz zorluklara sürükleyen yasal boşlukları kapatacak net bir kurallar dizisi oluşturmaktadır” dedi.

Rogers ise bu değişikliğe karşı çıkarak, düzenlemenin “haklı endişeleri” gidermeye çalışsa da “özel sektörün kendi bütçesiyle geliştirdiği fikri mülkiyet hakları üzerinde hükümete aşırı geniş yetkiler vererek çok daha büyük bir sorun yarattığını” belirtti.

Rogers, “Bu değişiklik şirketleri, fikri mülkiyetlerini korumak ile Savaş Bakanlığı ile iş yapmak arasında bir seçim yapmaya zorlayacaktır” dedi.

Senato’da da her iki partiden destek bulan bu değişikliğin kabul edilmesi, savunma sanayisinin dev şirketleri için büyük bir darbe olarak nitelendiriliyor.

Muhalefetin bütçe kesintisi teklifleri reddedildi

Demokratlar, NDAA’in devasa toplam bütçe miktarını düşürmeye, Trump sınıfı savaş gemileri için ayrılan ödenekleri kesmeye, İran savaşına karşı çıkmaya ve misket bombalarının transferini yasaklamaya çalıştı ancak bu önergelerin tamamı Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi savunma şahinleri tarafından reddedildi.

Demokrat Temsilci Seth Moulton, NDAA bütçesinden 150 milyar dolar kesilmesini öngören değişikliği hakkında, “Mevcut yönetimin bu tarihi bütçeyi uygun şekilde kullanacağına güvenmiyorum. Onlara pervasız ve tek taraflı kişisel savaşları finanse etmeleri için açık çek vermeyeceğim” dedi.

Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Temsilci Adam Smith, savunma politikası tasarısında Trump sınıfı savaş gemileri için ayrılan yaklaşık 2 milyar dolarlık ödeneğin kaldırılmasını öngören bir değişiklik önergesi sundu.

Smith’in önergesini destekleyen Moulton, bu savaş gemisini “dünya tarihinin en pahalı hedef tahtası” olarak nitelendirdi.

Savaş gemilerine ilişkin değişiklik reddedilirken, Smith’in Pentagon başkanının mühimmat envanterleri hakkında Kongre’ye üç ayda bir rapor sunmasını zorunlu kılan hükmü toplu paket halinde kabul edildi.

Strickland’ın, Savunma Bakanı’nın subay terfi listelerinden isimleri çıkarmasını engellemeyi ve bu kararları bozma yetkisini yalnızca başkomutana vermeyi amaçlayan değişikliği ise 26’ya karşı 30 oyla reddedildi.

Demokrat Temsilciler Don Davis ve Jared Golden Cumhuriyetçilerle birlikte oy kullanırken, Cumhuriyetçi Temsilci Austin Scott bu hükme destek verdi.

Ryan’ın, İran’a karşı daha fazla askeri operasyon düzenlenmesi için ek bütçe ayrılmasını engellemeye yönelik önerisi, Davis’in yine Cumhuriyetçilerin yanında yer almasıyla 26’ya karşı 30 oyla reddedildi.

Komisyondaki Cumhuriyetçiler, şu anda Trump yönetiminin getirdiği yeni kısıtlamalar altında bulunan askeri yayın organı Stars and Stripes’ın editoryal bağımsızlığını ve Pentagon’daki basın erişimini korumayı amaçlayan birçok değişikliği oy çokluğuyla reddetti.

Milletvekilleri, Demokrat Temsilci Sara Jacobs’ın sunduğu ve Pentagon’un son dönemdeki editoryal müdahale girişimlerine karşı Stars and Stripes’ı korumayı amaçlayan hükmü 25’e karşı 29 oyla geri çevirdi. Demokrat Temsilci Derek Tran, bu düzenlemeye karşı oy kullanan tek Demokrat oldu.

Jacobs, “165 yıldır Stars and Stripes, Pentagon’un borazanı değil, askerlerin bağımsız sesi ve gerçekleri bildiren gerçek bir gazete olmuştur” diyerek, Hegseth’in “bu mirası sona erdirmeye çalıştığını ve buna izin verilmemesi gerektiğini” ekledi.

Bu değişiklik, Stars and Stripes ombudsmanlığı makamını yasal bir statüye kavuşturacaktı. 1991 yılında oluşturulan bu görev, yayın organının editoryal bağımsızlığını denetlemek ve endişeleri Kongre’ye bildirmek amacıyla kurulmuştu.

Gazetenin son ombudsmanı Jacqueline Smith, Pentagon’un yayın organına yönelik yeni kısıtlamalarını eleştirmesinin ardından nisan ayında görevden alınmıştı.

Ocak ayında yayınlanan bir genelgeyle Pentagon tarafından yürürlüğe konulan bu kısıtlamalar, yeni içerik gereklilikleri getirmiş ve iş başvurusu yapanlara Trump’ın politika önceliklerini nasıl destekleyeceklerinin sorulmasını zorunlu kılmıştı.

Jacobs, “Bu bir sansürdür ve tehlikeli bir uyarı işaretidir. Bu pozisyonu derhal kalıcı hale getirmeliyiz” dedi.

Rogers, ombudsman rolünün önemli olduğuna katılmakla birlikte, “bakanın bir ombudsman üzerindeki denetim yetkisinin sınırlandırılmasını destekleyemeyeceğini” ifade etti.

Komisyon ayrıca, Goodlander’ın Stars and Stripes’ı Savaş Bakanlığı bünyesinde bağımsız bir kuruluş haline getirerek siyasi müdahalelere karşı denetim mekanizmaları kurmayı amaçlayan değişikliğini de 26’ya karşı 29 oyla reddetti.

Cumhuriyetçi Temsilci Don Bacon parti çizgisini aşarak lehte oy kullanırken, Tran aleyhte oy verdi.

Eski bir deniz subayı olan Goodlander, sunduğu hükmün “editoryal kararların ait oldukları yerde, yani siyasi atamaların değil profesyonel gazetecilerin ellerinde kalmasını” sağlayacağını savundu.

Rogers ise bu değişikliğe karşı yeniden söz alarak, düzenlemenin Hegseth’in “modernizasyon ve ordumuzun değerleriyle uyumlu, doğru habercilik sağlama yönündeki devam eden çabalarını engelleyeceğini” öne sürdü.

Bu düzenlemeler, Stars and Stripes danışma kurulu üyesi iki kişinin, son yapısal değişikliklerin yayının editoryal bağımsızlığına zarar verdiği iddiasıyla Pentagon’a dava açmasından bir gün sonra reddedildi.

Jacobs tarafından sunulan ve Pentagon’daki basın erişimini korumayı amaçlayan bir diğer değişiklik de yine Bacon’ın Demokratlara katılarak lehte oy vermesine rağmen 27’ye karşı 28 oyla reddedildi.

Jacobs, “Basını Pentagon’dan çıkarırsanız, Kongre’yi ve Amerikan halkını kendi adlarına ve kendi paralarıyla ne yapıldığı konusunda körleştirmiş olursunuz” dedi.

Rogers ise Pentagon’un “basın erişimine sorumlu sınırlar getirerek hassas bilgileri korumak adına ihtiyatlı bir politika belirlediğini” belirterek üyeleri değişikliğe karşı çıkmaya çağırdı.

Pentagon, Trump’ın ikinci döneminde basınla özellikle gergin bir ilişki yürütüyor ve gazeteciler artık binaya büyük ölçüde alınmıyor. Mahkemeler, bu adımlara karşı açılan davalarda çoğunlukla muhabirlerin yanında yer alsa da Pentagon kısıtlamaları artırmaya devam etti.

Son olarak savunma yetkilileri, muhabirlerin binadaki basın odasına girmesini yasakladı ve bu tesisi gizli alan ilan ederek gazetecilerin yıllardır erişim sahibi olduğu bir bölgeye girişini engelledi.

Amerika

Bakan Hegseth’in tasfiyeleri Cumhuriyetçileri böldü

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alması Cumhuriyetçi Kongre üyeleri arasında görüş ayrılığına yol açtı. Bazı vekiller tasfiye kararlarını orduya zarar verdiği gerekçesiyle eleştirirken, diğerleri komuta kademesinin kararına saygı duyulması gerektiğini savunuyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alma kararı, Cumhuriyetçi Kongre üyelerini ikiye böldü.

Ulusal Muhafız kökenli olan ve Irak’ta görev yapan Hegseth, bazı Cumhuriyetçiler tarafından Pentagon’un düzenini bozmak ve deneyimli bir komutanı uzaklaştırmakla suçlanırken, bazıları ise tüm bulguların ortaya çıkmasının beklenmesi gerektiğini savunuyor.

Görüş ayrılıklarına rağmen tüm Cumhuriyetçi vekiller, kariyerinin büyük bölümünü özel operasyon birimlerinde geçiren, Ranger eğitimi alan ve Delta Force komutanlığına kadar yükselen Donahue’nun hizmetlerini övdü.

Ordu içinde “yükselen bir yıldız” olarak görülen Donahue’nun tasfiyesine en sert tepkilerden biri Senatör Thom Tillis’ten geldi.

Emeklilik kararının ardından Trump yönetimine yönelik eleştirilerini artıran Kuzey Karolina Senatörü Tillis, Hegseth’i Pentagon’u “itidal, tevazu ve dünyanın en iyi savaş gücünün özenli yönetimi yerine kabadayı kültürüyle yönetmekle” suçladı.

Donahue’nun Kuzey Karolina’daki görev dönemini yakından tanıyan Tillis, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Güçlü liderler başarılı komutanlardan tehdit algılamaz, zayıf olanlar algılar” ifadesini kullandı.

Tillis, Hegseth’in üst düzey komutanlar üzerindeki yönetim tarzını “reform maskesi takmış güvensizlik” olarak nitelendirdi ve bakanın liyakat yerine kişisel sadakat arayışında olduğunu belirtti.

Bu yaklaşımın orduya büyük zarar verdiğini vurgulayan Tillis, savaş bakanlığının ciddiyetten uzak, toy bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Clay Higgins ise daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek Donahue’nun emeklilik kararı konusunda acele hüküm verilmemesini istedi.

Higgins, komuta kademesinin kararlarına doğrudan şüpheyle yaklaşılmaması gerektiğini belirterek, tüm gerçeklerin önce açığa çıkması gerektiğini kaydetti.

Higgins, Pentagon kültüründe sorun çıkaran personeli görevden almak yerine başka pozisyonlara terfi ettirmenin daha kolay görüldüğünü ifade etti.

Geçmişte yöneticilerin bu tür kararların getireceği baskıdan kaçındığını söyleyen Higgins, mevcut komuta kademesinin ise bu kararları alacak cesarete sahip olduğunu ekledi.

Pete Hegseth, Avrupa komutanını görevinden uzaklaştırdı

Pentagon’daki üst düzey tasfiyeler Kongre’yi endişelendiriyor

Hegseth’in geçen yıl göreve gelmesinden bu yana, aralarında eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral CQ Brown, Deniz Operasyonları Şefi Amiral Lisa Franchetti, Sahil Güvenlik Komutanı Amiral Linda Fagan ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’un da bulunduğu 20’den fazla üst düzey askeri yetkili görevden alındı ya da emekliliğe zorlandı.

Bu tasfiyelerin gerekçesi hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, Hegseth ve müttefikleri komuta kademesinin hantallaştığını savunuyor.

Komutanların gerekçesiz görevden alınması Kongre’de her iki partiden vekillerin tepkisini çekerken, şeffaflık taleplerini de artırdı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA), Pentagon’un görevden alınan generallerin gerekçelerini beş gün içinde yazılı olarak Kongre’ye bildirmesini zorunlu kılan bir madde ekledi.

Kabil Havalimanı’nın tahliyesi sırasında Afgan müttefiklerin tahliyesini yöneten Donahue, yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürdüğü komutanlık görevinden ayrılmak üzere resmi emeklilik dilekçesini sundu.

2 Temmuz’da görevini devredecek olan Donahue’nun yerine yardımcısı Tümgeneral Christopher Norrie vekalet edecek.

ABD’li bir yetkilinin aktardığına göre, Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Orgeneral Randy George’un görevden alınmasının ardından Donahue’nun genelkurmay başkanı olması için Kongre ve Beyaz Saray nezdinde girişimlerde bulunmuştu.

Yetkili, Driscoll’un Donahue’yu Kara Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcılığı görevi için de düşündüğünü belirtti.

Aynı kaynak, eski genelkurmay başkanı George’un Donahue’yu en üst düzey liderlik görevi için yetiştirdiğini ve ikilinin yakın bir çalışma ilişkisi olduğunu bildirdi.

Ancak Hegseth’in doğrudan talimatıyla, George’un 2 Nisan’daki ihracından kısa bir süre sonra Donahue’ya emekli olması yönünde sözlü emir iletildi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu eski Başkanı Michael McCaul da Donahue’nun Polonya’da Ukrayna’ya yönelik lojistik destek ve istihbarat ağını kuran isim olduğunu hatırlatarak görevden alınma kararına anlam veremediğini söyledi.

McCaul, “Hegseth’in onu neden görevden aldığını anlamıyorum; çok yetenekli bir generali kaybediyoruz” dedi.

Temsilciler Meclisi üyelerinden Brian Fitzpatrick konuya dair brifing aldıktan sonra açıklama yapacağını belirtirken, muhafazakar Özgürlük Grubu Başkanı Andy Harris kararın tamamen Hegseth ve Başkan Trump’ın yetkisinde olduğunu ifade etti.

Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Rich McCormick de Donahue’ya büyük saygı duyduğunu ancak detayları bilmediğini kaydetti.

Emekli Tuğgeneral ve Kongre Üyesi Don Bacon ise gerekçesiz görevden almaların kabul edilemez olduğunu belirterek, yaklaşık 20 general ve amiralin tasfiye edilmesinin endişe verici olduğunu dile getirdi.

Eski bir Delta Force komutanı olan Cumhuriyetçi Keith Self de Donahue’nun ordu için çok değerli bir isim olduğunu vurgularken, generallerin nihayetinde başkanın kararlarına tabi olduğunu hatırlattı.

Pentagon konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakırken, emekli Albay Kevin Carroll, Donahue’nun ordu içindeki en saygın isimlerden biri olduğunu ve bu kararın askeri moral üzerinde yıkıcı etki yaratacağını söyledi.

Carroll, Hegseth’in karakterli liderler yerine emirleri sorgulamadan uygulayacak kadrolar kurmak istediğini savundu.

Karar Kongre dışındaki muhafazakar çevrelerde de eleştirildi. Muhafazakar yorumcu Erick Erickson, Hegseth’in orduyu Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den daha hızlı tasfiye ettiğini öne sürerken, Fox News sunucusu Brian Kilmeade bu kaybı Amerikan futbolunun efsane ismi “Tom Brady’yi kariyerinin zirvesinde kaybetmeye” benzetti.

Okumaya Devam Et

Amerika

New York’ta 1 milyon konut için kira dondurma kararı

Yayınlanma

New York’ta Kira Belirleme Kurulu, Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin yaklaşık 1 milyon daireyi kapsayan iki yıllık kira dondurma teklifini onayladı. Bağımsız kurulun aldığı karar doğrultusunda, 1 Ekim’den itibaren kira artışları askıya alınacak.

New York Kent Konseyi Kira Belirleme Kurulu, Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin kira korumalı yaklaşık 1 milyon daire için sunduğu iki yıllık kira dondurma teklifini kabul etti.

Belediye başkanı tarafından atanan üyelerden oluşan bağımsız kurul, kararı 7’ye karşı 1 oyla onayladı.

Karar, 1974 yılından önce inşa edilen binalardaki kira korumalı daireleri ve belirli vergi muafiyetlerinden yararlanan konutları kapsıyor.

Kira dondurma uygulaması, 1 Ekim’den itibaren yürürlüğe girecek ve 30 Eylül 2027 tarihine kadar geçerli olacak.

New York’ta geçmiş dönemlerde de benzer kira dondurma kararları alınmıştı. Eski Belediye Başkanı Bill de Blasio döneminde uygulanan dondurma kararlarının ardından, de Blasio’nun halefi ve Mamdani’nin selefi olan eski Belediye Başkanı Eric Adams döneminde kiralarda artışa gidilmişti.

The New York Times’ın haberine göre, El Museo del Barrio’da yapılan oylamanın ardından aktivistler kutlama yapmak için Doğu Harlem sokaklarına döküldü.

Kararı memnuniyetle karşılayan Belediye Başkanı Mamdani, yaptığı açıklamada bu adımı kent için “tarihi bir zafer” olarak nitelendirdi. Mamdani, konut üretimini ve mevcut uygun fiyatlı konutları koruyarak, sigorta gibi bina işletme giderlerini düşürerek ve kiracıları hakları konusunda bilgilendirerek daha ödenebilir bir kent inşa etmek için çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

Yüksek kira fiyatlarıyla bilinen New York’ta Mamdani, seçim kampanyası boyunca kiraların dondurulması vaadinde bulunmuştu.

Adams döneminde kiraların dört yıl boyunca artmasını eleştiren Mamdani, geçmişte de bu artışlara karşı çıkmıştı.

Kâr amacı gütmeyen analiz kuruluşu Community Service Society’nin verilerine göre, Adams’ın görev süresi boyunca kira korumalı konutlardaki toplam yüzde 12,6’lık artış, eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg dönemindeki tüm kira artışlarından daha yüksek bir orana işaret ediyor.

Kiraların dondurulması, Amerika’nın Demokrat Sosyalistleri (DSA) organizasyonunun da temel politika hedefleri arasında yer alıyor.

Organizasyon, artan fiyatlar karşısında kent sakinlerinin New York’ta kalabilmesi için bu adımın kritik bir aşama olduğunu savunuyor.

Kira dondurma kararının, Mamdani’nin desteklediği ilerici adayların Salı günü eyaletteki Demokrat ön seçimlerinde mevcut temsilcileri mağlup etmesinin hemen ardından gelmesi dikkat çekiyor.

Mamdani’nin desteklediği demokratik sosyalist adaylar Claire Valdez ve Darializa Avila Chevalier seçimlerde zafer kazandı. Avila Chevalier, Temsilciler Meclisi Üyesi Adriano Espaillat’ı koltuğundan etti.

Mamdani’nin desteklediği eski belediye başkanı adayı ilerici Brad Lander da Temsilciler Meclisi Üyesi Dan Goldman’ı geride bıraktı.

Bu başarılara rağmen, 34 yaşındaki Belediye Başkanı Mamdani ile Demokrat Parti’nin özellikle İsrail’e güçlü destek veren lider kadrosu arasında görüş ayrılıkları devam ediyor.

Demokratların Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, MS NOW kanalına yaptığı açıklamada, partinin geniş bir yelpazedeki konulara farklı açılardan bakan çeşitli insanlardan oluştuğunu belirtti.

Jeffries, parti içindeki ön seçim döneminin ardından herkesin asıl rakibin Donald Trump ve MAGA aşırılıkçılığı olduğunu kabul etmesini umduklarını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçiler Trump’ın seçim yasası için formül arıyor

Yayınlanma

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Donald Trump’ın baskısı üzerine SAVE America Act seçim reformu yasası ile milyarlarca dolarlık ek savunma bütçesini geçirmek için formül arıyor. Demokratların engeli ve parti içindeki görüş ayrılıkları nedeniyle Cumhuriyetçi Senato çoğunluk lideri John Thune’un önünde zorlu bir süreç var.

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Donald Trump ile bu hafta yapılan gergin toplantının ardından, kapsamlı seçim reformu öngören “SAVE America Act” yasa tasarısı ile 67 milyar ila 350 milyar dolar arasındaki savunma harcamalarını yasalaştırmak için strateji arayışına girdi.

Trump, Senatonun Mansfield Salonu’nda Çarşamba günü yapılan basına kapalı toplantıda Cumhuriyetçi senatörlere, kendi tercih ettiği seçim reformu tasarısını yasalaştırmanın bir yolunu bulmalarını kesin bir dille söyledi.

Toplantıya ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’i de getiren Trump, Pentagon için on milyarlarca dolarlık acil durum fonunun da onaylanması için baskı yaptı.

Trump’ın gündemindeki en önemli iki maddeye yönelik yürüttüğü bu yoğun baskı, Senato Çoğunluk Lideri John Thune’a, seçimlere kalan dört aylık sürede Demokratların Senatodaki “filibuster” olarak adlandırılan yasama engelini aşması için çok az zaman bırakıyor.

Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Thune’un SAVE America Act tasarısını basit bir oy çokluğuyla Senatodan geçebilecek bir bütçe uzlaştırma tasarısına eklemesini istiyor.

Bu yöndeki bir girişim, bu ayın başlarında Senato Yasama Danışmanı Elizabeth MacDonough’un teklifin “Byrd Kuralı” ile uyumlu olmadığına karar vermesiyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Bütçe uzlaştırma tasarısına hangi düzenlemelerin eklenebileceğini belirleyen Byrd Kuralı çerçevesinde verilen bu karar Trump’ı öfkelendirmiş ve Trump, Thune’a defalarca MacDonough’u görevden alma çağrısında bulunmuştu.

Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy, birkaç hafta önceki başarısızlığa rağmen Thune’u yasa tasarısı için bütçe uzlaştırma sürecini kullanmaya teşvik ettiğini belirtti. Kennedy, “Yasama danışmanı ‘hayır’ dedi diye duramayız, onun geri bildirimlerini alıp düzenlemeye devam etmeliyiz. Dünyada bize yardım edebilecek çok büyük hukuk beyinleri var” dedi.

Kennedy, danışmanı tasarıya veya en azından temel unsurlarına izin vermeye ikna etmenin ve filibuster engelini aşmanın en iyi yol olduğunu ifade etti.

Louisiana Senatörü Kennedy ayrıca Thune’a, SAVE America Act tasarısını, süresi 12 Haziran’da dolan Dış İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) yetki uzatımına bağlama önerisinde bulunduğunu da kaydetti.

Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Johnson da Çarşamba günü yaptığı açıklamada, SAVE America Act tasarısını üçüncü bir bütçe uzlaştırma paketine koyarak Senatoya göndermeyi planladığını duyurdu.

Johnson bu açıklamayı, Trump’ın seçim reformu yasasının geçmemesini protesto ederek kongrede geniş destek gören partiler üstü konut tasarısını imzalamayı reddetmesinin ardından yaptı.

Johnson, yasama danışmanının kararını aşmak için eyaletleri SAVE America Act hükümlerini uygulamaya teşvik edecek hibeler kullanmayı içeren bir formül önerdi. Ancak her iki meclisteki muhafazakarlar, bu öneriyi tasarının tamamını yasalaştırmaya kıyasla zayıf bir alternatif olduğu gerekçesiyle reddetti.

Cumhuriyetçi Parti senatörleri ise Trump’ın istediği SAVE America Act versiyonunun Senatoda salt çoğunluğu bile elde edemeyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Temel yasa tasarısı, kişilerin seçmen kaydı yaptırırken vatandaşlık belgesi göstermesini ve oy kullanırken fotoğraflı kimlik ibraz etmesini zorunlu kılıyor.

Trump, Çarşamba günkü toplantıda mektupla oy kullanmayı önemli ölçüde kısıtlayan, trans sporcuların kadın sporlarında yarışmasını engelleyen ve reşit olmayanlara yönelik cinsiyet uyum ameliyatlarını yasaklayan versiyonu istediğini açıkça belirtti.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham bu ayın başlarında geçen bütçe uzlaştırma tasarısına bu öneriyi bir değişiklik önergesi olarak sunduğunda, dört Cumhuriyetçi senatör karşı oy kullanmıştı.

Tasarıya “hayır” oyu veren Cumhuriyetçiler Susan Collins, Lisa Murkowski, Thom Tillis ve Mitch McConnell olmuştu.

The Hill gazetesine konuşan, Trump’ın Çarşamba günkü doğrudan talimatlarına aşina bir kaynak, Trump’ın senatörlere herhangi bir teklif sunmadığını, sadece “Bunu yapmalısınız” dediğini aktardı.

Kaynak, Trump’ın baskısının karşı oy kullanan dört Cumhuriyetçi üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Amaç fikirleri değiştirmek idiyse bu işe yaramadı, aksine muhtemelen olumsuz bir etkisi oldu. Başkan filibuster ve SAVE yasası hakkında konuştu. Daha çok ‘Bunu yapmalısınız, nasıl yapmazsınız?’ tonundaydı” dedi.

Trump’ın bu talepleri, kendisinin yakın müttefiki olan Senato Yönlendirme Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Rick Scott’ın toplantının başında Senatoda ne filibusterı kaldırmak ne de SAVE America Act’i geçirmek için yeterli oy olmadığını söylemesine rağmen geldi.

Thune’un da aylardır Trump’a bunu anlatmaya çalıştığı ancak bu tavsiyelerin Trump’ın tasarıyı geçirme konusundaki ısrarını değiştirmediği belirtiliyor.

Trump’ın bütçe uzlaştırma paketine dahil edilmesini istediği diğer önemli talep ise Pentagon için talep edilen 67 milyar dolarlık acil durum fonu.

Beyaz Saray bu fonun, Afrika’daki Ebola salgınıyla mücadele ve artan yakıt ve gübre maliyetleri ile Trump’ın küresel gümrük vergilerinin ABD ihracatına etkileri nedeniyle zorluk yaşayan çiftçilere yönelik yaklaşık 20 milyar dolarlık yardımla birlikte paketlenmesini istiyor.

Birkaç Cumhuriyetçi senatör, Trump ile yapılan toplantının ardından ek savunma bütçesini geçirme stratejisini görüşmek üzere Kongre binasında Savaş Bakanı Hegseth ile bir araya geldi. Senatör John Hoeven, Bakan Hegseth ile ek bütçe üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker’ın da Hegseth ile ek askeri fon ihtiyacı konusunda görüştüğü bildirildi.

Demokratlar ise Trump, İran ile olan çatışma için Kongre’den yetki almadığı sürece acil durum savunma harcamalarına oy vermeyeceklerini açıkça ifade ediyor.

Demokrat senatörler daha önce çatışmayı sona erdirmek için 11 kez İran savaş yetkileri tasarısı yönünde oy kullanmıştı.

Senato Ödenek Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Senatör Patty Murray, Trump’ın acil savunma fonu talebine tepki göstererek, “Ailelerin geçinmesine yardımcı olacak hiçbir şey yapmak yerine, vergi mükelleflerinden faturayı üstlenmelerini ve denizaşırı ülkelerde savaş yürütmesi için kendisine milyarlarca dolar daha vermelerini istiyor” dedi.

Trump, 10 Haziran’da Cumhuriyetçi milletvekillerinden 350 milyar dolarlık savunma fonunu bütçe uzlaştırma süreciyle “derhal” ilerletmelerini talep etmişti.

Cumhuriyetçi senatörler ise bir bütçe uzlaştırma paketine dahil edilecek savunma fonunun, harcama kesintileriyle dengelenmesi gerekip gerekmediği konusunda bölünmüş durumda.

Seçim bölgesinde risk altında olan bazı Cumhuriyetçiler, seçimlerden sadece birkaç ay önce popüler programlarda yapılacak kesintiler nedeniyle zorlu oylamalarla karşı karşıya kalmaktan kaçınmak istiyor.

Senato Cumhuriyetçi liderlik ekibinin danışmanlarından Senatör John Cornyn, SAVE America Act ve savunma fonunun seçimlerden önce bütçe uzlaştırma süreciyle geçirilmesi fikrine sıcak bakmadığını belirterek, “Bunu uygulanabilir görmüyorum. Bütçe tahsisatçıları bundan nefret ediyor çünkü para tahsis etme yetkisini ellerinden alıyor. Bu noktada çok fazla zorluk yaratacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English