Bizi Takip Edin

Avrupa

Alman Federal İstatistik Ofisi, tüketici ve hizmet bültenlerini askıya aldı

Yayınlanma

Almanya’nın istatistik ofisi, bir veri güncellemesinde yaptığı hatanın ardından en önemli göstergelerinden bazılarını askıya alarak, ülkenin durgunlaşan büyümeyi canlandırmaya çalıştığı bir dönemde yurttaşları ve ekonomistleri karanlıkta bıraktı.

Financial Times’a (FT) konuşan Commerzbank baş ekonomisti Jörg Krämer, “Eskiden hayatta güvenebileceğiniz bazı hususlar vardı ve resmi istatistiklerin zamanında yayınlanması bunlardan biriydi; artık değil,” dedi ve askıya alınan verilerin para politikası yapıcılar ve yatırımcılar tarafından da yakından izlendiğini sözlerine ekledi.

Federal İstatistik Ofisi (Destatis) mayıs ayından bu yana perakende ve toptan satışların yanı sıra hizmet sektörü, konaklama, araba satıcıları ve galerilerden elde edilen gelirlere ilişkin zaman serisi verilerini güncellemiyor.

Gerekçe: BT sorunları ve AB’ye uyum

Aylık olarak yayınlanan ve mevsimsel değişikliklere göre ayarlanan bu göstergeler GSYİH’nin önemli bir bileşeni ve AB’nin en büyük ekonomisinde tüketici talebini değerlendirmek için çok önemli.

Özel tüketim 2023 yılında Alman üretiminin yüzde 52,7’sini oluşturdu. Perakende satışlar özel tüketimin yüzde 28’ini oluşturdu fakat bir önceki yıla göre yüzde 3,4 küçüldü.

Destatis, toplam GSYİH’nin geçen yıl yüzde 0,3 gerilediğini söyledi. 1948’de kurulan Wiesbaden merkezli kurum, kesintilerin “BT sorunları” ve “AB iş istatistiklerinde doğruluğu artırmak” amacıyla yapılan “karmaşık bir metodolojik değişiklikten” kaynaklandığını söyledi.

Destatis, 2019’daki AB direktifinden bu yana proje üzerinde çalışıyor ve değişikliklerin uygulanması için son tarih aralık ayı.

Aynı şirketin hizmet ve imalat sektöründeki gelirleri ayrı raporlanacak

Fakat bir dizi aksaklık, veri sorunları ve BT gecikmeleri nedeniyle Destatis dört aydır perakende satışlar ve diğer hizmetler verilerini yayınlayamıyor.

En önemli sorunlardan biri, hem hizmet hem de imalat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gelirlerinin artık her sektör için farklı raporlanacak olması.

Geçmişte tüm gelirler, hangi birimin daha büyük olduğuna bağlı olarak hizmet ya da imalat olarak değerlendiriliyordu. FT’ye konuşan Destatis, “Bu [değişiklik] ekonomik verilerin raporlanmasında önemli bir iyileşmeye yol açacak,” dedi ve mayıs ayından bu yana karmaşık değişiklikler ve veri aksaklıklarının eski yaklaşımla rapor yayınlamalarını engellediğini savundu.

Deutsche Bank’ın Almanya baş ekonomisti Robin Winkler, “Aylardır körlemesine uçuyoruz ve hizmet sektöründe neler olup bittiğini tam olarak anlayamıyoruz,” dedi.

Citi’de Avro bölgesi ekonomisti olan Christian Schulz ise, “Almanya’da özel tüketime ilişkin elimizde hiçbir somut veri yok,” ifadelerini kullandı.

Ekonomistler hükümete şikayette bulundu

Tüketici anketleri daha az güvenilir bir gösterge olarak görülüyor ve üç aylık GSYİH verilerindeki tüketim rakamları iki aylık bir gecikmeyle geliyor.

Hayal kırıklığına uğrayan ekonomistler şikayetlerini hükümetle yaptıkları gayrı resmi görüşmelerde dile getirdiler fakat Destatis’in denetimi çeşitli bakanlıklara dağılmış durumda.

Örneğin, 2023 bütçesinde yüzde 16’lık bir kesintiye gidilerek 280 milyon avroya düşürülen kurumun idari denetiminden İçişleri Bakanlığı, Destatis’in ekonomik verilerinin raporlanmasından ise Ekonomi Bakanlığı sorumlu.

Perakende verileri olmayınca GSYİH hesaplamaları zorlaştı

Perakende satış verilerinin eksikliği Destatis’in ikinci çeyrek GSYİH hesaplamasını da zorlaştırdı ve Wiesbaden’deki istatistikçileri özel tüketimi tahmin etmek için perakende satışlar yerine perakende gruplarının peşin satış vergisi verilerini kullanmaya zorladı.

Buna göre özel tüketim bir önceki çeyreğe kıyasla %0,2 düşerek, GSYİH’de bir önceki çeyreğe kıyasla kaydedilen %0,1’lik düşüşün iki katına ulaştı.

Destatis’in ikinci çeyreğe ilişkin ön perakende satış verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalar, GSYİH’nin büyük ölçüde revize edilmesinin gerekmeyeceğini gösteriyor.

Destatis, “GSYİH verilerinin kalitesinin bozulduğunu düşünmüyoruz,” dedi.

Kurum, ağustos sonundan bu yana, yeni metodolojiyi kullanarak çeşitli veri serilerini yeniden yayınlamaya başladı, fakat şimdiye kadar sadece mayıs ve haziran perakende satışları için ham veriler yayınlandı.

Destatis’in eylül itibariyle normal raporlamaya dönmesi bekleniyor

Eğilimlerin anlamlı bir şekilde karşılaştırılabilmesi için gerekli olan mevsimsellikten arındırılmış rakamlar ise henüz mevcut değil. 

JPMorgan Chase’in Avro bölgesi ekonomik araştırma müdürü Greg Fuzesi, kesintilerin tüketici talebini anlamlandırmaya “açıkça yardımcı olmadığını” söyledi.

Fuzesi ayrıca perakende satış verilerinin tarihsel olarak büyük revizyonlara eğilimli olduğuna dikkat çekti ve “Bu durum uzun zamandır aşılması zor bir sorun,” dedi.

Planları hakkında bilgi sahibi olan kişilere göre Destatis, eylül ayı sonunda ya da önümüzdeki ayın başında normal raporlamaya devam etmeyi hedefliyor.

Destatis, kullanıcılardan gelen şikâyetlerin anlaşılabilir olduğunu fakat standart raporlama döngüsüne “mümkün olan en kısa sürede geri dönmek için mümkün olan her şeyi yaptıklarını” savundu.

Avrupa

Zelenskiy protestoların ardından Sırskiy’yi görevden aldı

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, günlerdir süren sokak protestolarının ardından Genelkurmay Başkanı Aleksandr Sırskiy’yi görevden alarak yerine Mihaylo Drapatıy’ı atadı. Görevden alma kararı, popüler siyasetçi Mihaylo Fedorov’un savunma bakanlığından alınmasıyla başlayan ve protestolara dönüşen askeri yönetim anlaşmazlığının ardından geldi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, göstericilerin günlerdir süren baskısının ardından Genelkurmay Başkanı Aleksandr Sırskiy’yi görevden aldı.

Zelenskiy, Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, yeni Genelkurmay Başkanı’nın Mihaylo Drapatıy olacağını duyurdu.

Zelenskiy, geçen hafta popüler siyasetçi Mihaylo Fedorov’u Savunma Bakanı görevinden aldıktan sonra, 2024 yılından bu yana görevde olan komutana yönelik eleştirilere rağmen başlangıçta Sırskiy’yi makamında tutmuştu.

Henüz 35 yaşında olan Fedorov, görevden alınmasının ardından Sovyet döneminde yetişmiş olan Sırskiy ile aralarındaki anlaşmazlığı kamuoyuna taşıdı. İkili arasındaki görüş ayrılığı esas olarak savaşın yürütülmesine ilişkin yöntem tartışmasından kaynaklanıyordu.

Fedorov, özellikle Batı’da da takdir toplayan Ukrayna insansız hava araçlarının Rus hedeflerine yönelik operasyonlarını savunuyordu.

Devlet Başkanı Zelenskiy, görevden ayrılan generale hizmetleri için teşekkür etti ve askeri başarılarını takdir etti.

X platformunda paylaşımda bulunan Zelenskiy, Fedorov’un görevden alınmasına karşı devam eden protestolar nedeniyle günlerdir askeri yetkililerle görüşmeler yürüttüğünü bildirdi.

Ukrayna askeri komutasında idari kriz

Cumartesi günü yayınladığı günlük video mesajında sokak eylemlerine değinen Zelenskiy, halkın ne söylediğini duyduğunu ifade etti.

Hem Fedorov hem de Sırskiy ile uzun görüşmeler yaptığını belirten Zelenskiy’nin sözcüsü Dmitriy Litvin, salı akşamı Fedorov ile bir görüşme daha gerçekleştirildiğini aktardı. Fedorov’un üstleneceği yeni role ilişkin başlangıçta bir bilgi verilmedi.

Gösteriler devam ediyor

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de ve diğer şehirlerde çoğunluğu gençlerden oluşan binlerce kişi, Fedorov’un görevden alınmasını protesto etmek amacıyla altı gün boyunca gösteri yaptı.

Göstericiler Fedorov’un göreve iade edilmesini isterken, temel talepleri Genelkurmay Başkanı Sırskiy’nin görevden ayrılması yönündeydi. Askeri çevrelerden ise Sırskiy’ye açık destek açıklamaları geldi.

Fedorov’un boşalttığı Savunma Bakanlığı koltuğunu cuma günü vekaleten istihbaratçı Yevheniy Hmara devraldı. Zelenskiy’nin, Hmara’nın adaylığını parlamentoya sunması ve milletvekillerinin onayını alması gerekiyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İngiltere ve Almanya askeri ortaklıkta yeni döneme giriyor

Yayınlanma

İngiltere ve Almanya, Rusya’ya karşı ortak savunma adımları kapsamında 2034 yılına kadar 2 bin kilometre menzilli yeni bir silah sistemi geliştirmeyi planlıyor. Gizli yürütülen Deep Precision Strike programı kapsamında hayata geçirilecek 35 milyar avro bütçeli projede, seyir füzesi ve hipersonik füze seçenekleri değerlendiriliyor.

İngiltere ve Almanya, savunma alanındaki ortaklıklarında yeni bir döneme adım atıyor. İngiliz The Telegraph ve Alman Die Welt gazetelerinin savunma kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Londra yönetimi, Soğuk Savaş döneminden kalan “pasif ve yetersiz Almanya” algısını geride bırakarak, Berlin’i Rusya’ya karşı koyma sürecinde hayati bir ortak olarak değerlendirmeye başladı.

İngiltere’de Başbakanlık görevine gelen Andy Burnham döneminde iki ülke arasındaki askeri ilişkilerin daha da hız kazanması öngörülüyor.

İngiliz askeri kaynaklarından biri, Londra’nın uzun yıllardır Berlin’in savunma alanında üstlenmesini istediği ancak siyasi nedenlerle mümkün olmayan bu rolün artık gerçeğe dönüştüğünü ve ilişkilerde tamamen yeni bir başlangıç yapıldığını ifade etti.

35 milyar avroluk gizli füze projesi

İki ülkenin askeri ortaklığının en önemli adımı, “Deep Precision Strike” (DPS) adlı gizli füze programı oldu. Yaklaşık 35 milyar avro bütçesi bulunan bu amiral gemisi proje kapsamında, 2034 yılına kadar 2 bin kilometre menzilli bir füze geliştirilmesi hedefleniyor.

Çalışmalarda şu anda iki farklı alternatif üzerinde duruluyor. Bu seçeneklerden birincisini alçaktan uçan bir seyir füzesi, ikincisini ise ses hızının beş katını aşabilen bir hipersonik füze modeli oluşturuyor.

Mayıs ayında Financial Times gazetesi, Fransa’nın da İngiltere ve Almanya tarafından yürütülen uzun menzilli füze programına dahil olmak istediğini yazmıştı.

Ancak Die Welt gazetesinin analizine göre, Berlin ile Londra arasındaki DPS projesi, Avrupa savunmasında geleneksel olarak öne çıkan Almanya-Fransa ortaklığından bir kopuşu temsil edebilir.

Fransa ile ortak projeler sekteye uğradı

Almanya ile Fransa’nın haziran ayında sonlandırıldığını duyurduğu ortak savaş uçağı projesi FCAS’ın başarısızlıkla sonuçlanmasının arkasında, Berlin yönetiminin duyduğu memnuniyetsizlikler yer alıyor.

Alman tarafı, Paris’in projeyi öncelikle Almanya’nın finansal kaynaklarını kullanmak amacıyla tasarladığını ve askeri teknolojileri eşit düzeyde paylaşmaya yanaşmadığını savunuyor.

Gazetede yer alan değerlendirmelere göre, Fransız yetkililerin süreçteki yaklaşımları da iki ülke arasındaki ortaklığı zayıflatan unsurlardan biri oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, tren istasyonlarında alkol tüketimini yasaklıyor

Yayınlanma

Alman demiryolu şirketi Deutsche Bahn, yolcuları ve personeli saldırılardan korumak amacıyla 15 Ekim itibarıyla ülkedeki tüm tren istasyonlarında alkol tüketimini yasaklamayı planlıyor. Güvenlik tedbirlerini artıran bu karar, 17 Temmuz’da alkollü bir yolcunun saldırısına uğrayan bir güvenlik görevlisinin hareket halindeki trenden düşerek ağır yaralanmasıyla sonuçlanan hadisenin ardından alındı.

Alman demiryolu şirketi Deutsche Bahn, hem yolcularını hem de çalışanlarını yönelik saldırılardan korumak amacıyla ülkedeki bütün tren istasyonlarında alkol tüketimini yasaklamaya hazırlanıyor.

Bild gazetesinin aktardığına göre, söz konusu yeni uygulama 15 Ekim tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek.

Deutsche Bahn Yönetim Kurulu Başkanı Evelyn Palla, kuralların sıkılaştırılmasına ilişkin karar hakkında yaptığı açıklamada, garlarda ve trenlerde düzen ile güvenliği tesis etmek istediklerini vurguladı.

Palla, kendisi için tek önemli hususun çalışanların ve yolcuların korunması olduğunu ifade etti.

Söz konusu yasağın yürürlüğe konulması kararı, 17 Temmuz akşamı Offenburg ile Karlsruhe arasındaki demiryolu hattında meydana gelen bir hadisenin ardından alındı. Bölgesel bir trende gerçekleştirilen bilet kontrolü esnasında, alkollü bir yolcu ile görevliler arasında tartışma çıktı.

Trenin Ettlingen-Bruchhausen durağı yakınlarında seyrettiği sırada bir güvenlik görevlisi saldırıya uğrayarak hareket halindeki trenden aşağı düştü ve ağır yaralandı.

Bild gazetesinin haberinde, yaşanan bu son olayın federal polisin istatistiklerini de doğruladığı kaydedildi.

Emniyet verilerine göre, tren istasyonlarında meydana gelen tüm suçların yaklaşık üçte biri alkolün etkisi altındaki kişiler tarafından işleniyor.

İstasyonlarda alkol tüketimine artık müsaade etmeyeceklerini belirten Palla, yüksek miktarda alkol tüketilen noktalarda şiddet eğiliminin de arttığını çok sık gözlemlemek durumunda kaldıklarını dile getirdi.

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin aktardığı ve Alman Bağımlılıkla Mücadele Merkezi (DHS) tarafından hazırlanan “Bağımlılık 2025” (Jahrbuch Sucht 2025) raporundaki veriler de ülkedeki tablonun boyutunu ortaya koyuyor.

Rapora göre Almanya’da nüfusun yüzde 20’sinden fazlası, sağlık açısından risk teşkil edecek düzeyde alkol tüketiyor.

Araştırma sonuçları, ülkede her yıl 47 bin 500 kişinin alkol kullanımıyla bağlantılı nedenlerden ötürü hayatını kaybettiğini gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English