Amerika
Anket: Amerikalıların çoğu temel hakların tehdit altında olduğunu düşünüyor

AP-NORC Center tarafından yapılan ankete göre Amerikalıların çoğu, oy kullanma hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin ABD’de belirli ölçüde tehdit altında olduğunu düşünüyor. Ankette ifade özgürlüğü, silah taşıma hakkı ve din özgürlüğü için de benzer sonuçlar ortaya çıktı.
Yeni bir ankete göre Amerikalıların çoğu, oy kullanma hakkı dahil bazı temel hakların belirli ölçüde tehdit altında olduğuna inanıyor.
AP-NORC Center tarafından yapılan ankette katılımcıların yüzde 66’sı, ABD’de oy kullanma hakkının “büyük bir tehdit” ya da “küçük bir tehdit” altında olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 33’ü ise bu hakkın “hiçbir tehdit altında olmadığını” ifade etti.
Ankete katılanların yüzde 78’i, ABD’de ifade özgürlüğünün “büyük bir tehdit” ya da “küçük bir tehdit” altında olduğunu belirtti. Yüzde 20’lik kesim ise ifade özgürlüğünün herhangi bir tehdit altında olmadığını söyledi.
Katılımcıların çoğu, ABD Anayasası’nın güvence altına aldığı silah bulundurma ve taşıma hakkının da tehdit altında olduğu görüşünü dile getirdi. Ankete katılanların yüzde 69’u bu hakkın “büyük bir tehdit” ya da “küçük bir tehdit” altında olduğunu belirtirken, yüzde 30’u herhangi bir tehdit görmediğini söyledi.
AP-NORC anketine katılanların yüzde 68’i din özgürlüğünün de ABD’de “büyük bir tehdit” ya da “küçük bir tehdit” altında olduğunu ifade etti. Yüzde 31’lik kesim ise din özgürlüğünün tehdit altında olmadığını belirtti.
Anket, gelecek ay kutlanacak olan ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü öncesinde yayımlandı. Ankete göre birçok Amerikalı, kutlamalar sırasında öne çıkacak bazı özgürlüklerin tehdit altında olduğunu düşünüyor.
Yakın zamanda yayımlanan başka bir PRRI anketi de Amerikalıların ülkeleriyle duydukları gururun son 13 yılda azaldığını ortaya koydu. Haziran 2013’te katılımcıların yüzde 81’i Amerikan kimliğiyle ilgili olarak kendilerini “son derece gururlu” veya “çok gururlu” hissettiklerini söylerken, bu oran nisan ayında yüzde 51’e geriledi.
AP-NORC anketi 16-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmaya 2 bin 596 yetişkin katıldı. Anketin örnekleme hata payı artı veya eksi 2,6 puan olarak açıklandı.
Amerika
Fed yeni başkanla ilk toplantısında faizi sabit tuttu

ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında bıraktı. Bu, Kevin Warsh’ın başkanlığındaki ilk faiz kararı oldu. Fed, ekonomik büyüme beklentilerini aşağı çekerken enflasyon tahminlerini yükseltti ve bu yıl faiz artışının mümkün olabileceğine işaret etti.
ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran tarihlerindeki toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed’in yayımladığı açıklamaya göre banka, faiz oranını üst üste dördüncü toplantıda değiştirmedi.
Karar, Mayıs ayı sonunda göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh dönemindeki ilk faiz toplantısında alındı. Warsh, Jerome Powell’ın yerine geçmişti.
Fed açıklamasında, kısmen İran savaşının etkisiyle belirsizlik yüksek seyretse de ekonomik faaliyetlerin güçlü bir hızla büyümeyi sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı kaydedildi. Banka, enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz yönlü şokların bu görünümde etkili olduğunu ifade etti.
Fed ayrıca önümüzdeki yıllara ilişkin güncellenmiş ekonomik tahminlerini yayımladı. Bloomberg’in dikkat çektiği üzere, 2026 sonundaki faiz oranına ilişkin tahminlerini Fed’in 19 yetkilisinden yalnızca 18’i sundu. Bu durumun, daha önce ileriye dönük yönlendirme politikasını eleştiren Warsh’ın kendi faiz tahminini yayımlamamayı tercih etmiş olabileceğine işaret ettiği değerlendirildi.
Fed, bu yıl için ekonomik büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. Mart ayında yüzde 2,4 olarak öngörülen gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi beklentisi yüzde 2,2’ye indirildi.
Bu yıl için ortalama enflasyon tahmini yüzde 2,7’den yüzde 3,6’ya yükseltildi. Gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyona ilişkin 2026 tahmini ise yüzde 2,7’den yüzde 3,3’e çıkarıldı.
Güncellenen noktasal grafiklerde, 18 katılımcının sekizi 2026 sonunda faiz oranının yüzde 3,5-3,75 seviyesinde kalmasını destekledi. Beş üye faizin yüzde 4-4,25 aralığına yükseltilmesini savundu. Üç üye yüzde 3,75-4 aralığını uygun gördü. Birer üye ise sırasıyla yüzde 4,25-4,5 ve yüzde 3,25-3,5 aralıklarını destekledi.
Kararın ve yeni tahminlerin açıklanmasının ardından ABD hisse senetleri ile altın fiyatları gerilerken dolar ve ABD Hazine tahvillerinin getirileri yükseldi.
Türkiye saatiyle 22.23 itibarıyla S&P 500 endeksi yüzde 1 düşerken, dolar endeksi (DXY) yüzde 0,9 yükseldi. Altın fiyatları yüzde 1,6 gerileyerek ons başına 4 bin 300 doların altına indi.
Bloomberg’e göre iki yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirisi 0,13 puandan fazla yükseldi. Bu, Fed’in faiz kararı açıkladığı günlerde 2022’den bu yana görülen en büyük günlük artış oldu. Fed o dönemde onlarca yılın en agresif faiz artırımı sürecini başlatmıştı.
Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde yapılacak.
Warsh faiz tahmini yayımlamadığını doğruladı
Kevin Warsh basın toplantısında, Fed üyelerinin faiz patikasına ilişkin tahminlerinin yer aldığı ekonomik projeksiyonlara kendi tahminini eklemediğini doğruladı.
Warsh, “Bu komitenin uygulaması, üyelerin bu tür tahminler sunmasıdır ve meslektaşlarımı bunu sürdürmeye teşvik ettim. Ancak ekonomik projeksiyon özetine ilişkin uzun süredir savunduğum görüşler doğrultusunda, en azından mevcut haliyle, kendi tahminimi paylaşmadım” dedi.
Warsh ayrıca, Fed’in açıklamalarından ileriye dönük yönlendirme politikasının çıkarıldığını söyledi. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirten Fed Başkanı, bu aracın mevcut para politikası koşullarına uygun olmadığını ve açıklamaların öncelikle olguları yansıtması gerektiğini ifade etti.
Fed bünyesinde beş çalışma grubu oluşturulduğunu açıklayan Warsh, bu grupların enflasyon, iletişim politikası, Fed bilançosu, veri kaynaklarının kullanımı, verimlilik ve istihdam konularında, yapay zekanın etkileri de dahil olmak üzere çalışmalar yürüteceğini söyledi.
Basın toplantısının sonunda Warsh’a, göreve atanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmediği soruldu. Warsh bu soruya yanıt vermedi.
Warsh, “Başkan konusunda size söyleyecek bir şeyim yok” dedi.
Trump ise Fed’in faizleri sabit tutma kararını değerlendirirken, “Her durumda her şey yolunda” ifadesini kullandı. Trump, ileride faiz artırımı ihtimalini dışlamadığını ancak bunun gerçekleşmesinin zor göründüğünü söyledi.
Trump, Warsh’tan söz ederken, “Şu anda orada çok iyi bir isim var, bu nedenle ne yapmak istediğine bakacağım” dedi.
Ekonomistler kararı önceden öngörmüştü
Reuters’ın 4-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin beklentileri Fed’in kararıyla örtüştü.
Ankete katılan 102 uzmanın 72’si, faiz oranının 2026 sonuna kadar yüzde 3,5-3,75 aralığında kalacağını öngördü. Bir ay önce bu görüşü destekleyenlerin oranı yarının altındaydı. Daha önce ise yalnızca yaklaşık üçte biri bu beklentiyi paylaşıyordu.
Ankete katılan hiçbir ekonomist Haziran toplantısında faiz indirimi beklemiyordu. Uzmanlar, Donald Trump’ın baskısına rağmen Kevin Warsh’ın faiz indirimi yönünde destek bulmasının zor olacağını değerlendirdi.
Wells Fargo Başekonomisti Tom Porcelli, “Fed üyeleri arasında faiz indirimi yönünde uzlaşı sağlamak son derece zor olacak” dedi. Porcelli’ye göre böyle bir senaryo ancak Orta Doğu’daki çatışmanın kısa sürede sona ermesi halinde mümkün olabilir.
Bloomberg’in anketine katılan ekonomistler de beklentilerini değiştirdi. Mart ayında faiz indiriminin bu yıl başlayacağını düşünen çoğunluk, artık ilk indirimin Haziran 2027’den önce gelmeyeceğini öngörüyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, Fed üyelerinin bir sonraki toplantıda faizi sabit tutma yönünde oy kullanacağını düşünüyor. Ankete katılan 30 ekonomistten yalnızca üçü bu yıl faiz artışı ihtimali öngörürken, piyasalarda bu senaryonun gerçekleşebileceği görüşü daha yaygın.
Ekonomistlerin kaygıları, petrol fiyatlarındaki yükselişin diğer mal ve hizmetlere yayılması nedeniyle enflasyonun yüksek kalması ihtimaline dayanıyor.
Mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 4,2’ye yükselerek Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldı ve son üç yılı aşkın dönemin en yüksek seviyesine çıktı. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 2,9 olarak ölçüldü.
Powell’ın yerini Warsh aldı
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılı boyunca Jerome Powell’ı faizleri daha hızlı indirmediği gerekçesiyle birçok kez eleştirmişti.
Fed, Aralık 2024 ile Eylül 2025 arasında politika faizini yüzde 4,5 seviyesinde tutmuş, ardından Aralık 2025’e kadar kademeli olarak yüzde 3,75’e indirmişti. Trump bu süreçte Powell’ın görevden ayrılması çağrısında bulunmuştu.
Ocak 2026’da Powell hakkında, Fed merkez binasının yenilenmesine ilişkin harcamalar nedeniyle ceza soruşturması başlatıldı. Powell ise soruşturmanın arkasında, başkanın tercihleriyle örtüşmeyen para politikası kararlarının bulunduğunu söylemişti.
Eski Fed başkanları Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan, Adalet Bakanlığı’nın girişimini Fed’in bağımsızlığını zayıflatma girişimi olarak değerlendirmişti. Soruşturma Nisan ayı sonunda kapatıldı.
Trump, Ocak 2026 sonunda danışmanı Kevin Warsh’ı Fed başkanlığına aday gösterdi. Senato 13 Mayıs’ta Warsh’ın adaylığını 54 oyla onayladı. Warsh 22 Mayıs’ta yemin ederek göreve başladı.
Bloomberg’in aktardığına göre Warsh, göreve gelmeden önce Trump’ın faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrılarına yakın duran açıklamalar yapmıştı. Ancak Trump, Warsh’ın kararlarını bağımsız biçimde almasını istediğini söylese de düşük faiz çağrılarını sürdürdü.
Bloomberg’in görüştüğü uzmanların çoğu, Warsh’ın göreve gelmesinin ardından Fed açıklamalarında gelecekteki faiz patikasına ilişkin yönlendirmelerin azalacağını öngörüyordu.
Jefferies ABD Başekonomisti Tom Simons, “Senato oturumlarında ileriye dönük yönlendirme politikasına inanmadığını söyledi. En belirgin değişiklik bu olacak ve Federal Açık Piyasa Komitesi açıklamalarının daha kısa, ekonomik projeksiyon özetlerinin ise daha az ayrıntılı hale gelmesinde görülecek” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Amazon, fiziksel dünyayı simüle edecek bir yapay zeka girişimini destekliyor

Amazon, fiziksel dünyayı simüle edebilen yapay zeka sistemleri geliştiren bir startup ile iş birliği yapıyor.
Şirket, Odyssey ML için düzenlenen 310 milyon dolarlık bir finansman turuna katkıda bulundu.
Bu turla birlikte, 3 boyutlu ortamlar oluşturabilen “dünya modelleri” geliştiren şirketin değeri, yeni sermaye dahil olmak üzere 1,45 milyar dolara ulaştı.
Diğer katılımcılar arasında çip üreticileri Nvidia ve AMD’nin yatırım kolları, CIA’ya bağlı IQT fonu, risk sermayesi şirketi Natural Capital, Google’ın baş bilim insanı Jeff Dean ve yatırımcı Elad Gil yer aldı.
Odyssey, günümüzün en popüler yapay zeka araçlarının temelini oluşturan dil tabanlı modellerin ötesine geçmek amacıyla fizik ve nesneler arasındaki ilişkiler üzerine eğitilmiş modeller geliştiren az sayıdaki erken aşama şirketten biri.
Natural Capital’ın ortağı Jay Zaveri, dünya modellerinin robotikten oyun sektörüne kadar birçok endüstride devrim yaratacak “yapay zekanın ikinci dalgası”nın bir parçası olduğunu söyledi.
Zaveri, “İnsan beynine benzer bir yapı aldık ve ona sadece dil öğrettik,” dedi.
Odyssey’in kurucu ortakları Oliver Cameron ve Jeff Hawke, daha önce otonom sürüş teknolojisi üzerinde çalışmıştı.
Grubun CEO’su Cameron, Odyssey’in modellerinin “dünyayı çok daha kapsamlı bir şekilde” anlayacağını”, “fizik, beden dili, dinamikler [gibi] dilin tam olarak yakalayamadığı, dünyada var olan tüm bu unsurları” ifade edeceğini söyledi.
Şirketin 55 kişilik kadrosu Londra, Zürih ve Palo Alto’da görev yapıyor. Çalışanların çoğu yapay zeka laboratuvarlarından ve otonom sürüş alanında faaliyet gösteren startup’lardan işe alındı.
Anlaşmanın bir parçası olarak Odyssey, tercih ettiği bulut hizmeti sağlayıcısı olarak Amazon Web Services’i kullanacak ve şirketin en yeni çiplerini devreye sokacak.
Bunun pazar lideri Nvidia ve Google ile yaşanan şiddetli rekabet ortamında Amazon’a ivme kazandırması bekleniyor.
AWS başkan yardımcısı Ron Diamant, Odyssey’in katkısının Trainium çiplerinin gelişimine daha da yardımcı olacağını söyledi.
Diamant, “Amacım, oğluma dünyanın en iyi yapay zeka hızlandırıcısını geliştirdiğimi söyleyebilmek,” dedi.
Amazon CEO’su Andy Jassy, Anthropic ve OpenAI’a 83 milyar dolarlık yatırım taahhüdü de dahil olmak üzere yapay zekaya büyük bir bahis oynadı.
Bu yılın başlarında yatırımcılara, şirketin Trainium çipleri için yaklaşık 225 milyar dolarlık geçerli sözleşmesi olduğunu açıklamıştı.
Bu arada yönetim kurulu başkanı Jeff Bezos, Prometheus adlı kendi yapay zeka girişimini sürdürüyor.
Odyssey’in çip şirketleriyle kurduğu ortaklıklar, dünya simülasyonunda sınırları zorladığını iddia ettiği modellerin eğitilmesi ve çalıştırılmasından kaynaklanan yüksek maliyetlerin bir kısmını telafi edecek.
Cameron, yaptığı bir gösterimde, modelin 1997 tarihli Nintendo oyunu Goldeneye’ın çok oyunculu bir versiyonunu, oyunun spesifik fizik kurallarına göre eğitilmek yerine, yalnızca “pikseller, eylemler ve sesler” temelinde oluşturduğunu gösterdi.
Cameron, şirketin araçlarının Nvidia’nın H200 ve B200 çipleri üzerinde çalıştığını ve kişi başına kullanım maliyetinin saatte 2 ila 4 dolar arasında değiştiğini belirtti.
Bu maliyet, modelin eğitilme masraflarını içermiyor.
Londra merkezli GV (eski adıyla Google Ventures) ortağı Luna Schmid, dünya modellerinin eğitimi ve çalıştırılmasına yapılan yoğun harcamaların, dünya modelleri için bir “GPT-3” anının ortaya çıkmasına yardımcı olacağını söyledi.
Schmid, bugünkü yapay zeka patlamasının zeminini hazırlayan OpenAI’ın 2020’deki dil modeli atılımına atıfta bulundu. GV de bu finansman turuna katıldı.
Amerika
Peter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”

Peter Thiel’in ABD’nin siyaset, finans ve teknoloji alanındaki nüfuzlu isimlerini bir araya getirdiği gizli cemiyeti “Dialog” açığa çıktı.
WIRED’da yer alan habere göre cemiyetin iç kayıtları internette açıkta kaldı ve bu kayıtlarda, derneğin etkinliklerine katılanların isimleri yer alıyor.
Dialog adlı cemiyet, milyarder teknoloji yatırımcısı ve Palantir’in kurucusu Peter Thiel tarafından 2006 yılında kurulan, davetle katılımın mümkün olduğu özel bir kuruluş.
Grup, ABD’li yetkilileri, yabancı hükümet temsilcilerini ve Silikon Vadisi yöneticilerini, kayıt dışı yıllık toplantılarda bir araya getiriyor.
Dialog, yirmi yıldır üye listesini açıklamayı reddediyor.
Web sitesinin kodunda yer alan bir dizin, ilk olarak İsviçreli hacker “maia arson crimew” tarafından ortaya çıkarıldı.
ABD hükümetinin Uçuş Yasağı Listesi’ni ifşa etmesi ve güvenlik kamerası şirketi Verkada’nın sistemine sızmasıyla tanınan hacker, WIRED’e bu dizinin isimsiz bir ihbar yoluyla ortaya çıktığını söyledi. WIRED, dizinin içeriğini bağımsız olarak doğruladı.
Bir kaynak, WIRED’e ayrı olarak Dialog’un 2026 yılına ait inziva etkinliğinin kayıt listesini sağladı.
Listede 222 kişinin adı yer alıyor ve her bir katılımcının üyelik durumu ile katılımcı türü –“aktif üye” ve “misafir” dahil– belirtiliyor. İnziva etkinliği, 12-16 Ağustos tarihleri arasında İrlanda’nın Dublin kentinin dışındaki Powerscourt Oteli’nde yapılacak.
Aynı veriler, “Para (Gerçekten?) Mutluluğu Satın Alır mı?”, “Nükleer Enerjiyi Geri Getirelim”, “Üçüncü Dünya Savaşı’nda Yol Bulmak”, “Savaş Alanı Teknolojileri” ve “Cinsel Yaşamınız Nasıl?” gibi kapalı oturumlardan oluşan bir programı ortaya koyuyor.
Diğer konuşmalar arasında, Hristiyan ağ sitesi Pray.com’un kurucusu tarafından yönetilen “Bir Tarikat Kurun” ve eski bir Beyaz Saray ulusal güvenlik yetkilisi tarafından yürütülen “Bir Parti Kurun” yer alıyor.
Belgeler, tipik bir düşünce liderliği konferansının sıradan içeriğinin yanı sıra, olağanüstü bir iktidar birleşimini de ortaya koyuyor.
Kayıt kayıtlarında, Temmuz 2025’te göreve başlayan ve sızdırılan listede 2021’den beri Dialog toplantılarına katıldığı belirtilen NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı ve ABD Avrupa Komutanlığı Başkanı General Alexus Grynkewich’in adı yer alıyor.
Web sitesindeki rehberde, görevdeki Trump yönetimi yetkilileri, iki ABD senatörü, “PayPal Mafyası”nın altı üyesi, eski bir Orta Doğu istihbarat şefi ve görevdeki bir ABD büyükelçisinin yanı sıra, ülkenin en büyük gözetim, veri aracılık ve reklam verisi şirketlerinin kurucuları ve yöneticileri de yer alıyor.
Teknoloji milyarderi Peter Thiel’in sızdırılan gizli ‘Deccal’ dersleri
Bu yöneticiler, kendi sektörlerini denetleyen üst düzey ABD yetkilileriyle yan yana görünüyor.
Örneğin Dialog’un başkanı Auren Hoffman, tüketici veri ekonomisinin en önemli tedarikçilerinden ikisi olan konum verisi aracısı SafeGraph ve kimlik belirleme şirketi LiveRamp’ı kurdu.
Hoffman, dizinde, finansal verilerle ilgili kuralları belirleyen Hazine Bakanı Scott Bessent ve Federal Ticaret Komisyonu ile veri gizliliği otoritesini denetleyen Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi Başkanı Senatör Ted Cruz ile birlikte yer alıyor.
Palantir’in kurucu ortağı Joe Lonsdale, Ordu Bakanı Dan Driscoll ve Palantir’in sözleşme yaptığı kurumları denetleyen Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin kıdemli üyesi Temsilci Jim Himes ile aynı dernekte listeleniyor.
Bu haberde adı geçen kişilerin hiçbiri yorum taleplerine yanıt vermedi. LinkedIn profilinde kendini Dialog’un icra direktörü olarak tanıtan ve How to Be a Grown-Up [Nasıl Yetişkin Olunur?] adlı kişisel gelişim kitabının yazarı olan Raffi Grinberg, yorum talebine yanıt vermedi.
Kayıt kayıtları, sadece Dialog’a kimlerin üye olduğunu değil, aynı zamanda kimlerin etkinliğe katıldığını da gösteriyor gibi görünüyor.
Sızan kayıtlara göre, 2026 yılındaki etkinliğe kaydolan 222 kişiden 87’si ilk kez katılanlar olarak işaretlenmiş.
Trump’ın Silikon Vadisi’ndeki adamı Thiel’in antidemokratik distopyası
Diğerlerinin ise on yıldan fazla bir geçmişi var ve birkaçı derneğin 20 yıl önceki kuruluşuna kadar uzanıyor. Grynkewich dahil olmak üzere kayıt yaptıranların hiçbiri devlet e-posta adresi kullanmamış.
Hepsi kişisel veya kurumsal hesaplarla kayıt yaptırmış; böylece katılımları, kamu kayıtları yasalarına tabi e-posta sistemlerinin kapsamı dışında kalmış.
WIRED’a göre bu listeyi herhangi bir unvan veya görevden daha fazla birleştiren şey, yapay zeka, uzun ömür ve yakın geleceğe yönelik ortak bir ilgi.
Kayıt formunda geleceği tahmin etmeleri istendiğinde, kayıt yaptıranlar defalarca aynı temaya geri döndüler: Yapay zekanın birkaç yıl içinde iş, savaş, eğitim ve inanç alanlarını yeniden düzenleyeceği.
Birçoğu, kitlesel işsizlik ve sendikalara ve devlet programlarına geri dönüş öngörüyor; diğerleri ise bir “yapay zeka kışı”, veri merkezlerini hedef alan iç terör, sanıkların kamu avukatları yerine yapay zeka avukatlarını tercih etmesi ya da bu dönüşümün tetikleyeceği dini bir canlanma olacağını tahmin ediyor.
Başka bir kişi, “Toplumsal yozlaşma hızlanmaya devam edecek,” diye öngörüyor.
Üyeler ayrıca “eğlence evi yapımı,” aksan taklidi, dağ kayakçılığı, kentsel keşif ve “gerçekliğin doğasına dair meditatif ve psikedelik araştırma” gibi yeteneklerini sıralıyor.
Biri “şefkat ve varoluşsal korku,” diğeri ise “akşam yemeği partileri, sır saklama, doğum günlerini hatırlama” gibi yetenekleri olduğunu öne sürüyor.
Kitap önerileri ise klasik ve “optimizasyon odaklı”: Marcus Aurelius ve Milan Kundera’nın yanı sıra Annie Duke’un Thinking in Bets [Bahislerle Düşünmek], Peter Attia’nın Outlive kitapları ve en az bir katılımcının önerisiyle Thiel’in kendi kitabı Zero to One [Sıfırdan Bire].
Dialog aynı zamanda çöpçatanlık da yapıyor. Katılımcı formunda kayıt yaptıranlara “Aşk arıyor musunuz?” diye soruluyor ve “gelecekteki eşleştirme” çalışmalarına “Bekar Erkek”, “Bekar Kadın” veya “Diğer” yanıtlarını dahil etme seçeneği sunuluyor.
Ayrı bir site olan dating.dialog.org, “olağanüstü insanlar için anlamlı bağlantılar” sloganıyla tanıtılan bir uygulamaya ev sahipliği yapıyor.
Form ayrıca, her katılımcının “siyasi eğilimi” de dahil olmak üzere hassas bilgileri topluyor. Dialog, bu bilgilerin “asla uygulamada veya diğer katılımcılarla paylaşılmayacağını” taahhüt ediyor. Ama bu veriler ve eşleştirme yanıtları, sızıntı sonucunda açığa çıktı.
Kayıtlar, ticari bir veritabanı olan Airtable’da tutuluyor. Dialog, her katılımcı için üyelik durumunu, kişinin katıldığı tüm inziva etkinliklerini, özgeçmişini, yaşadığı şehri ve kişisel erişim tokenini kaydediyor.
Sızdırılan kayıt listesinde, 113’ün kamuya açık dizininde yer almayan üst düzey isimler de yer alıyor: Şu anda İngiltere Merkez Bankası’nın Finansal Politika Komitesi’nde görev yapan eski Federal Rezerv Başkanı Randy Kroszner; Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’nin (DEA) eski genel danışmanı ve vekil genel sekreteri Hallie Hoffman; İftira ve İnkârla Mücadele Birliği’nin (ADL) genel müdürü Jonathan Greenblatt; Cato Enstitüsü Başkanı Peter Goettler; Charles Koch Vakfı’nın yönetici direktörü Ryan Stowers; ve Chicago Üniversitesi’nden Nobel ödüllü iktisatçı Roger Myerson.
Peter Thiel’in yatırım şirketi, Nijerya’da “şehir devleti” kuruyor
Listede ayrıca, şirketin öncü yapay zeka bölümünün küresel ilişkilerinden sorumlu Tom Lue’nun da aralarında bulunduğu bir grup Google ve Google DeepMind yöneticisi ile Washington Post’un ulusal güvenlik muhabiri Souad Mekhennet yer alıyor.
Üyelerin geri kalanı arasında hedge fon ve özel sermaye milyarderleri, görevdeki ve eski yabancı yetkililer, ulusal televizyon kanallarında rol alan oyuncular, en çok satan yazarlar ve dini liderler yer alıyor.
Dialog’un kayıt bilgilerini barındıran aynı çevrimiçi veritabanında açıkta bıraktığı birkaç iç belgeden biri, etkinlik moderatörlerine yönelik bir kılavuz.
Bu kılavuzda moderatörlerin katılımcılara her şeyin “kayıt dışı” olduğunu, yorumların ise özlü ve “aşikar olmayan” şekilde yapılması gerektiğini hatırlatmaları isteniyor.
Ayrıca, senatörler, üst düzey yetkililer ve iş dünyası devleriyle dolu bir odada “statü göstergelerinden kaçınmak” için kısa tanıtımlar yapmaları konusunda da yönlendiriliyorlar.
Dialog, kurulduğu günden bu yana kamuoyunda neredeyse hiç iz bırakmadan faaliyet gösterdi. Yılda en az bir kez, koltukların önceden belirlendiği, oturumların moderatör tarafından yönetildiği ve söylenen hiçbir şeyin kaynak gösterilemeyeceği kuralının geçerli olduğu bir toplantı düzenliyor.
Peter Thiel’in kurduğu gizli Dialog kulübü Washington’da yeni mülkler alacak
Grubun Washington, DC bölgesinde bir kampüs kurma planlarını ilk kez haber yapan Axios’a göre, geçmişteki toplantılar Arizona’daki Ritz-Carlton Dove Mountain ve İtalya’nın Venedik kentindeki San Clemente Palace’ta gerçekleştirilmişti.
Cemiyet, Batı’daki siyasi ve iş dünyası elitlerinin kapalı kapılar ardında bir araya geldiği Bilderberg toplantılarının teknoloji sektörü versiyonu olarak nitelendiriliyor.
İstatistikçi Andrew Gelman, 2022 yılında blogunda Dialog’un davetiyelerinden birini yayınlamış ve etkinliğin formatını ve 16.000 dolardan fazla olan kayıt ücretini açıklamıştı.
2014 yılındaki toplantı, yaklaşık 150 davetli arasında Jeffrey Epstein’in de yer aldığı davet listesinin, ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein dosyalarını kamuoyuna açıklamasının ardından bu yıl yeniden gündeme geldi.
Epstein’in toplantıya katılıp katılmadığı ise hâlâ belirsizliğini koruyor.
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Amerika1 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Diplomasi2 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 2
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Michael Hudson: Mevcut savaşın tüm detayları elli yıl önce planlandı
Görüş2 hafta önceİran Krizi ve Bilinçli Anlamsal Kaosun Yükselişi
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Çin’in yükselişi küresel kapitalizmin tüm dengelerini sarsıyor
Asya2 hafta önceJaponya ve Filipinler’in deniz sınırı görüşmeleri Çin’i neden öfkelendirdi?












