Ortadoğu
Anket: İsraillilerin yüzde 60’ı ‘iç savaş’ tehlikesi görüyor

İsrail’de yapılan bir kamuoyu araştırması, halkın yüzde 60’ının ülkede ‘iç savaş’ tehlikesi gördüğünü ortaya koydu. Yahudi Halkı Politika Enstitüsü’nün anketine göre bu endişe, Yüksek Mahkeme eski Başkanı Aharon Barak’ın uyarıları sonrası belirginleşti. Öte yandan, Leket İsrael derneğinin raporu, 1,5 milyon İsraillinin gıda güvensizliği yaşadığını ve 2023’te milyarlarca şekel değerinde gıda israf edildiğini gösterdi.
İsrail merkezli Kanal 7, Yahudi Halkı Politika Enstitüsü’nün yürüttüğü “İsrail Toplum Endeksi” araştırmasının sonuçlarını aktardı.
Araştırma, İsraillilerin Yüksek Mahkeme eski Başkanı Yargıç Aharon Barak’ın televizyon röportajlarında yaptığı “İsrail’de iç savaşa sürüklenme tehlikesi” uyarılarına verdiği tepkiyi ölçtü.
Kanal 7‘nin haberine göre, ankete katılan İsraillilerin yüzde 27’si Yargıç Barak’ın “haklı olduğunu” belirtti.
Yüzde 33’ü ise Barak’ın “biraz abarttığını ancak gerçek tehlikenin mevcut olduğunu” ifade etti.
Her iki grup da İsraillilerin yüzde 60’ının iç savaş tehlikesini şu ya da bu düzeyde gerçek gördüğünü dile getirdi.
Katılımcıların yüzde 21’i Barak’ın “büyük ölçüde abarttığını ve böyle bir duruma yakın olmadıklarını” düşünürken, yüzde 16’sı “İsrail’de iç savaş tehlikesi bulunmadığı” görüşünü paylaştı.
Anket ayrıca, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in başkanı Ronen Bar’ın görevden alınmasının meşruiyeti ve Yüksek Adalet Divanı’nın görevden alma kararına müdahale etmesi durumunda hükümetin mahkeme kararlarına uyup uymayacağı konusundaki kamuoyu görüşlerini de içeriyordu.
Katılımcıların yüzde 51’i, mahkemenin “görevden almaya müdahale etmemesi gerektiğini” belirtti.
Yahudi Halkı Politika Enstitüsü Genel Müdürü Dr. Şuki Friedman, sonuçlarla ilgili olarak, “Yahudi geleneği etrafında toplanma ve birliği güçlendirme özelliği taşıyan Hamursuz Bayramı’nın arifesindeyiz; fakat veriler, İsraillilerin maalesef daha şiddetli bir iç çatışmaya yol açabilecek bir kötüleşmeye doğru gittiğimizden korktuğunu gösteriyor,” diye konuştu.
Gıda güvensizliği ve israf krizi
Diğer yandan İsrail toplumunun karşı karşıya olduğu zorluklarla bağlantılı başka bir gelişmede ise Leket Israel derneği, 2024 yıllık raporunu yayımladı.
Raporda, 1,5 milyon İsraillinin gıda güvensizliği yaşadığı konusunda uyarıda bulunuldu.
Ayrıca, 2023 yılı boyunca değeri 24,3 milyar şekel (yaklaşık 7 milyar dolar) olan 2,6 milyon ton gıda ürününün israf edildiği belirtildi.
Rapor, bu gıda kaybının geçen yıla göre yüzde 3 arttığını ortaya koyarak, İsrail’deki gıda sektörünü vuran krizin boyutunu gözler önüne serdi.
Resmi veriler ayrıca, gıda kaybının yerli üretimin yaklaşık yüzde 1,3’ünü oluşturduğunu ve bunun İsrail’de üretilen toplam gıda maddelerinin yüzde 38’ine denk geldiğini gösteriyor.
İsrail medyasına göre, devam eden savaş 1,6 milyar şekel (450 milyon dolar) ekonomik kayba yol açtı.
Bunun 370 milyon şekelinin ise kötüleşen gıda durumundan kaynaklanan sağlık maliyetlerinden oluştuğu tahmin ediliyor.
Ortadoğu
Güney Lübnan’da pilot bölgeler için ilk askeri adım atıldı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan ve İsrail arasındaki Üçlü Çerçeve Anlaşması kapsamında Froun, Srifa ve Zawtar el-Garbiye köylerinde pilot bölge operasyonlarının başladığını duyurdu. Roma’da geçen hafta yürütülen müzakerelerin ardından Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu himayesinde başlatılan süreç, tarafların aşamalı olarak sahada konumlanmasını hedefliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’ın güneyinde yer alan Froun, Srifa ve Zawtar el-Garbiye köylerinde pilot bölge operasyonlarının başladığını bildirdi.
Yapılan açıklamada sürecin, Lübnan ile İsrail arasında varılan Üçlü Çerçeve Anlaşması doğrultusunda ve Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu himayesinde yürütüldüğü kaydedildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Bu dönüm noktası, İsrail ve Lübnan arasında geçen hafta Roma’da gerçekleştirilen görüşmelerin doğrudan bir sonucudur” ifadesini kullandı.
Girişimin Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu tarafından yönetildiğini belirten Pigott, “Amerika Birleşik Devletleri, Çerçeve Anlaşması’nın başarıyla tamamlanması amacıyla her iki tarafla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam edecektir” dedi.
Sürecin sahaya yansımasına ilişkin Lübnan ordusundan da bir açıklama yapıldı. Askeri birliklerin Froun ve Srifa köyleri dahil olmak üzere Lübnan’ın güneyindeki görevlerini icra etmeyi sürdürdüğü belirtilen açıklamada, “Eş zamanlı olarak, İsrail’in çekilmesinin ardından Zawtar el-Garbiye beldesinde konuşlanma faaliyetlerine başlamak üzere Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu ile koordinasyon yürütülmektedir” denildi.
Lübnan ordusu ayrıca, vatandaşların kendi güvenlikleri için Zawtar el-Garbiye’ye seyahat etmemelerini ve bölgede konuşlu askeri birliklerin direktiflerine uymalarını istedi.
Pilot bölge operasyonlarının başladığına dair bu duyuru, Beyrut ve Tel Aviv yönetimlerinin geçen ay ABD ara buluculuğunda imzaladığı çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail güçlerinin Lübnan’daki askeri saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.
Söz konusu anlaşma, İsrail güçlerinin işgal altında tuttuğu tüm Lübnan topraklarından aşamalı olarak çekilmesini öngörüyor.
Bu sürecin, henüz tam olarak tanımlanmamış iki bölgede pilot uygulama ile başlatılması kararlaştırılmıştı. Belirli bir takvim içermeyen anlaşmada, çekilmenin tamamlanması şartı, Lübnan ordusunun İsrail güçlerince boşaltılan alanlarda güvenlik sorumluluğunu tamamen üstlenmesine ve Hizbullah dahil tüm silahlı grupların silahsızlandırılmasına bağlanıyor.
Lübnan resmi verilerine göre, 2 Mart tarihinden bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında Lübnan’da 4 bin 328 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 227 kişi ise yaralandı.
İsrail, güney Lübnan’da bazılarını on yıllardır kontrol altında tuttuğu, bazılarını ise Ekim 2023 ile Kasım 2024 arasındaki savaşta ele geçirdiği toprakları işgal etmeye devam ediyor.
Ortadoğu
WSJ, Ürdün’deki ABD üssüne yönelik saldırının ayrıntılarını yazdı

İran’ın Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne düzenlediği ve iki ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan füze saldırısında, füzelerden birinin askerlerin uyuduğu koğuş bloğuna isabet ettiği bildirildi. WSJ’ye konuşan ABD’li yetkililer, füzelerin engellenememesinin bölgedeki yaklaşık 50 bin ABD askerinin korunmasına dair zafiyetleri ortaya koyduğunu belirtiyor.
İran’ın Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne düzenlediği ve iki ABD askerinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan füze saldırısının ayrıntıları ortaya çıktı.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, füzeler üsteki spor salonunu, uçak hangarını ve askerlerin uyuduğu koğuş bloğunu vurdu.
Haberde, üç füzenin hava savunma sistemlerini aşarak hedeflerine ulaşmasının, bölgede konuşlu yaklaşık 50 bin ABD askerinin güvenliğine yönelik soru işaretlerini ve savunma sorunlarını gündeme getirdiği kaydedildi.
Gelişmelerin ardından açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik misilleme tehdidinde bulundu. Trump, “İran bir Amerikan askerini her öldürdüğünde, bu cinayetin bedelini katbekat ödeyecektir” ifadesini kullandı.
Üç dalga halinde düzenlenen saldırı
Saldırının ilk aşamasında füze enkazı üssün spor salonuna isabet etti. Erken uyarı sistemlerinin zamanında devreye girmesiyle askerler sığınaklara girmeyi başardı.
Bu aşamada yaralananlar olsa da can kaybı yaşanmadı.
Birkaç saat sonra üste siren sesleri yeniden duyuldu. Yetkililerin aktardığına göre, bu ikinci saldırıda füzelerden biri boş bir uçak hangarını vurdu.
Üçüncü füze darbesi ise askerlerin uyuduğu koğuş bloğunu hedef aldı. Erken uyarı sirenlerinin çalmasına rağmen, askerlerin tamamı sığınaklara ulaşacak zamanı bulamadı.
Pentagon, hayatını kaybeden askerlerin Hawaii eyaletinden bir birinci teğmen ile Teksas eyaletinden bir kadın er olduğunu açıkladı. Kimliği açıklanmayan üçüncü bir askerin ise kayıp olduğu bildirildi.
WSJ, askerlerin bina içinde mi yoksa sığınağa doğru giderken dışarıda mı yaşamlarını yitirdiklerinin henüz netleşmediğini aktardı.
Konuya dair açıklamada bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Füze savunma hattını yardı. Atılan füzelerin neredeyse tamamını düşürdük ancak biri sızmayı başardı ve yanlış yere isabet etti. Bu durum trajik ve son derece üzücü” dedi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), askerlerin 17 Temmuz’da İran’dan yönelen hava saldırısını püskürtme çabaları esnasında öldüğünü açıklamıştı.
Komutanlık ayrıca bir askerin kayıp olduğunu, yaralanan dört askerin ise hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edildiklerini duyurmuştu.
Körfez genelinde eş zamanlı İHA saldırıları
İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığı bilgilere göre, 18 Temmuz gecesi İran’a ait insansız hava araçları (İHA) Ürdün ve Kuveyt’teki ABD askeri tesislerine de saldırılar gerçekleştirdi.
Ürdün’deki saldırıda El-Azrak üssünde yer alan yakıt depoları hedef alındı. Kuveyt’te ise İHA’ların el-Udeyri kampındaki bir mühimmat deposunu, Ali el-Salim Hava Üssü’ndeki bir depo ile karargah binasını vurduğu ve bazı köprülerde hasara yol açtığı bildirildi.
Ortadoğu
ABD ordusu İran saldırılarındaki yaralı sayısını açıkladı

Ortadoğu’daki ABD üslerine yönelik İran saldırılarında 7 Temmuz 2026’dan bu yana yaklaşık 100 Amerikan askerinin yaralandığı bildirildi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, hafif beyin sarsıntısı geçiren personelin yüzde 96’sının görevine döndüğünü açıkladı.
Ortadoğu’daki ABD askeri üslerine yönelik düzenlenen İran hava saldırılarında, bu ay içinde yaklaşık 100 Amerikan askerinin yaralandığı bildirildi.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, CBS News’e yaptığı açıklamada, 7 Temmuz 2026 tarihinden bu yana yaklaşık 100 personelin çeşitli derecelerde yaralandığını doğruladı.
Parnell, yaralanan askerlerin yüzde 96’sının görevlerine geri döndüğünü belirterek, “Savaşa geri dönme konusunda kararlılar. Yaşanan yaralanmaların çok büyük bir kısmı hafif beyin sarsıntılarından oluşuyor” dedi.
Yaralanmalar, iki ülke arasında aylardır süren ateşkesin bozulmasıyla tırmanan gerilimin ardından geldi.
ABD ordusu, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarını engellemek amacıyla bir haftayı aşkın süredir her gece İran hedeflerine yönelik bombardımanlar düzenliyor. İran ise buna karşılık olarak Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ve ABD müttefiki diğer ülkelerdeki Amerikan varlıklarını hedef alıyor.
CBS News, geçen hafta Ürdün’deki askeri üslerde görevli birkaç ABD askerinin yaralandığını bildirmişti.
ABD Savunma Bakanlığı hafta sonu yaptığı açıklamada, Ürdün’deki bir askeri üste iki Amerikan askerinin öldüğünü, üçüncü bir askeri personelin kaybolduğu noktada ise kimliği belirsiz ceset kalıntılarına ulaşıldığını duyurdu.
Irak’ta ise bir başka Amerikan askeri, düşürülen bir İran tek yönlü saldırı insansız hava aracından geriye kalan patlamamış mühimmatın kontrollü imhası esnasında hayatını kaybetti.
Pentagon, operasyonel güvenliği koruma gerekçesiyle son İran saldırılarında yaralanan askerlerin tam sayısını ve üslerde meydana gelen hasarın boyutunu kamuoyuna açıkça ilan etmemişti.
Askeri Savunma Kayıpları Analiz Sistemi (DCAS) verilerine göre, ABD-İran çatışmasının başlangıcından bu yana çatışmada yaralanan Amerikan askeri sayısı 413 olarak kayıtlı bulunuyor ancak bu sayıya bu ay yaşanan yaralanmalar henüz dahil edilmedi.
DCAS internet sitesinin bir başka bölümünde ise yaralı sayısı 427 olarak listeleniyor. Çatışmalarda şimdiye kadar yaklaşık 14 Amerikalı hayatını kaybetti, fakat bu sayıya geçen hafta sonu yaşanan ölümler henüz eklenmedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Ürdün ve Irak’taki can kayıplarına misilleme yapma sözü verdi. Trump, pazartesi günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “İran bir Amerikan askerini her öldürdüğünde, bu ölümün bedelini kat kat ödeyecektir!” ifadelerini kullandı.
Trump, bu direktifi Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ve diğer askeri liderlere ilettiğini belirtti.
Beyaz Saray’dan pazartesi günü yapılan açıklamada, Trump’ın hayatını kaybeden askerlerin naaşlarının ülkeye getirileceği askeri törene katılacağı bildirildi.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceABD, Venezuela’daki depremi fırsata çeviriyor
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?










