Bizi Takip Edin

Amerika

Apollo ve Blackstone, Anthropic için 35 milyar dolarlık çip finansmanı anlaşması imzaladı

Yayınlanma

Apollo ve Blackstone, Anthropic’in büyüme planlarının finansmanına katkı sağlayacak 35 milyar dolarlık bir özel kredi anlaşmasını sonuçlandırdı.

Bu iki özel yatırım grubu, tamamlanan en büyük özel kredi anlaşmalarından biri olan bu finansman sürecine öncülük etti.

Anlaşma, Anthropic’in Alphabet tarafından geliştirilen çipleri satın almasını finanse edecek.

Bu anlaşma, yatırımcıların yapay zekaya olan büyük ilgisini ve Anthropic, OpenAI ve Meta gibi şirketlerin ihtiyaç duyduğu veri merkezi altyapısı ile bilgi işlem gücünü finanse etmek için ne kadar cömert davranmaya hazır olduklarını ortaya koyuyor.

Öte yandan “Big Sky” projesi olarak adlandırılan bu anlaşma, yapay zeka çılgınlığının genel piyasayı aşırı ısıttığına dair endişelerin ortasında gerçekleşti.

Çip üreticilerinin hisseleri, Broadcom’un piyasa değerindeki düşüşün öncülüğünde geçen hafta düşüş yaşadıktan sonra pazartesi günü toparlandı.

Bu durum, yapay zeka teknolojisi geliştikçe grafik işlem birimlerinin ne kadar hızlı değer kaybedeceği konusunda tartışma başlatan çip destekli kredilerin seline bir yenisini ekliyor.

İşlem, Alphabet’in Google’ın yapay zeka yatırımlarını finanse etmek için 85 milyar dolar toplamayı hedeflediği ve SpaceX’in rekor bir halka arz için hazırlandığı bir dönemde, Alphabet’in tarihin en büyük hisse senedi arzlarından birini tamamlamasından birkaç gün sonra sonuçlandı.

Anthropic, 65 milyar dolarlık rekor kıran özel finansman turunun ardından halka arz hazırlıklarını sürdürüyor.

AI borçlanma çılgınlığı geleneksel ABD sermaye piyasalarının da ötesine geçti. Amazon, pazartesi günü Kanada doları cinsinden 14 milyar Kanada doları (10 milyar ABD doları) toplayarak Kanada doları cinsinden en büyük tahvil satışını gerçekleştirdi.

Anthropic’in Apollo ve Blackstone ile yaptığı anlaşma, özel yatırım gruplarının köklü ve sağlam şirketlerin desteğiyle startup’ları finanse etmek için rutin olarak kullandıkları karmaşık bir yapıya dayanıyor.

Konuyla ilgili bilgilendirilen kaynaklara göre, Apollo’nun Atlas SP Partners tarafından oluşturulan bir özel amaçlı araç, borç ve öz sermayeyi topladı.

Çipler için yapılan kiralama anlaşmaları ise nihayetinde işlemin değerini destekledi.

Apollo ve Blackstone, krediyi üç dilime ayırdı: İki üst dilimin faiz ödemeleri Broadcom tarafından destekleniyor. 

Çip üreticisi, Google ile birlikte Tensor İşlem Birimleri (TPU) olarak adlandırılan birimleri üretiyor.

Anthropic’in faiz ödemesini yapamaması durumunda destek sağlama anlaşması, borç maliyetlerini büyük ölçüde azaltmaya yardımcı oldu.

Borcun iki üst dilimi bankalar ve yatırımcılar arasında paylaştırıldı. Yaklaşık 6 milyar dolarlık A1 tahvilleri, Hazine tahvillerinden 1 puan yüksek faiz oranıyla bankalara satıldı.

24 milyar dolarlık bir miktar ise varlık destekli kredi piyasalarındaki yatırımcılara, yüzde 5,75 getiri ile satıldı.

Broadcom tarafından desteklenmeyen ve bu nedenle kredi verenleri Anthropic’e daha fazla maruz bırakan 4,5 milyar dolarlık alt borç, yüzde 8,5 faiz oranına sahip.

Yatırımcılara ayrıca, çek tutarlarına bağlı olarak dolar başına 98 sent ila 99 sent arasında bir ilk ihraç indirimi sunuldu.

Broadcom’a danışmanlık yapan ve işlemi düzenleyen Morgan Stanley, anlaşmaya katılan yatırımcılara da kredi verdi.

Anlaşmaya aşina olan kaynaklar, anlaşmaya dahil olan yatırımcılara Anthropic’in halka arzından önce finansal bilgilerine erken erişim izni verilmediğini belirtti.

Bazı yatırımcılar, borcun gecikmeli çekim formatı nedeniyle anlaşmayı reddetti; bu format, paranın belirli bir süre boyunca birden fazla dilimde çekilebilmesi nedeniyle getirileri düşürüyor.

Broadcom CEO’su Hock Tan geçen hafta, şirketin “en düşük maliyetle yeterli hesaplama kapasitesini sunmak için en güçlü bilançolara sahip yatırımcı ortaklarıyla bağlantı kurmayı” umduğunu söyledi ve Apollo ve Blackstone ile yapılan anlaşmayı, gelecek birçok işlemin ilki olarak gösterdi.

Amerika

Mahkeme Trump’ın 100 bin dolarlık vize harcını iptal etti

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Donald Trump yönetiminin yüksek nitelikli yabancı işçiler için zorunlu kıldığı 100 bin dolarlık H-1B vize harcını, başkanın yetki sınırlarını aştığı gerekçesiyle iptal etti. Kararda, bu devasa artışın bir cezadan ziyade vergi niteliği taşıdığı ve Kongre onayı olmadan uygulanamayacağı vurgulandı.

ABD federal mahkemesi, Donald Trump tarafından yüksek nitelikli yabancı işçilere yönelik H-1B çalışma vizesi başvuruları için getirilen 100 bin dolarlık harç artışını, başkanın bu konuda yetkisi olmadığına hükmederek iptal etti.

8 Haziran’da bir federal yargıç tarafından yayımlanan kararda, Trump’ın H-1B vizesine yeni başvuran yabancı çalışanlardan talep ettiği 100 bin dolarlık harcın geçersiz kılınmasına hükmedildi.

Mahkeme, söz konusu meblağın fiilen bir vergi niteliği taşıdığına ve bu tür bir mali yükümlülüğün Kongre onayı olmaksızın yürürlüğe konulamayacağına karar verdi.

Boston’daki federal bölge mahkemesinde görülen dava, Demokrat Parti mensubu başsavcıların temsil ettiği 20 eyalet tarafından açıldı.

Eyaletler, Trump yönetiminin Eylül 2025’te ilan ettiği ve H-1B vize işlemlerinin maliyetini sert bir şekilde artıran düzenlemeye ortaklaşa itiraz etmişti.

Eski Başkan Barack Obama tarafından atanan Yargıç Leo Sorokin kararında, bu tutarın bir ceza değil, bir “vergi” olduğunu belirtti. Beyaz Saray’ın Kongre’nin izni olmadan böyle bir harç getirme yetkisine sahip olmadığını vurgulayan Sorokin; ne Dışişleri Bakanlığı’nın ne de ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (USCIS) birimi olan Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi’nin böyle bir tedbiri uygulama yetkisinin bulunmadığını kaydetti.

Mahkeme harcı vergi olarak nitelendirdi

Politikanın destekçileri ise harcın yasal olduğunu ve göçmenlik yasaları çerçevesinde başkanın, “ABD çıkarlarına zarar verdiği” düşünülen belirli yabancı grupların girişini sınırlamak için mali yaptırım uygulama hakkına sahip olduğunu savundu.

Ancak Yargıç Sorokin, Yüksek Mahkeme’nin Şubat ayında verdiği bir karara atıfta bulundu. Söz konusu kararda, Trump’ın ulusal acil durum yasasına dayanarak yürürlüğe koyduğu geniş kapsamlı ticaret harçları iptal edilmişti.

Sorokin, bu hukuki mantık uyarınca benzer yetkilerin göçmenlik harçları alanında başkan için geçerli olmadığını ifade etti.

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Sorokin’in kararına karşı yapılacak itiraz sürecinin başarıyla sonuçlanacağına inandığını bildirdi.

Vize başvurularında keskin düşüş kaydedildi

H-1B programı, yüksek nitelikli yabancı çalışanlar için yıllık 65 bin ve yüksek lisans veya üzeri dereceye sahip olanlar için ek 20 bin vize kontenjanı öngörüyor.

Genellikle 3 ile 6 yıl süreliğine verilen bu vizelere özellikle teknoloji şirketleri büyük ölçüde bağımlı durumda bulunuyor.

Düzenlemeden önce işverenlerin H-1B işlemleri için ödediği tutar koşullara göre yaklaşık 2 bin ile 5 bin dolar arasında değişiyordu. Trump yönetimi geçen yılın eylül ayında bu tutarı 100 bin dolara yükseltmişti.

Mahkemeye sunulan belgelere göre harç artışı, başvuru sayısında belirgin bir düşüşe yol açtı. Hükümetin mart ayında sunduğu veriler, 15 Şubat tarihine kadar USCIS’e 100 bin dolarlık ödemenin yapıldığı yalnızca 85 başvurunun ulaştığını gösterdi.

Ayrıca yönetimin başvuru sahiplerinin verilerini incelemeyi sıkılaştırdığı ve daha yüksek nitelikli ve maaşlı çalışanlara öncelik veren yeni bir sistem önerdiği bildirildi. Bu değişikliklerin, yeni kuralların uygulanmasına karşı en az üç ayrı davaya daha konu olduğu aktarıldı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, NBA finallerinde yuhalandı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, New York’taki Madison Square Garden’da yapılan NBA finallerinin üçüncü maçında ulusal marş sırasında yuhalandı.

Trump, New York Knicks ile San Antonio Spurs arasındaki maça dostu, bağışçısı ve New York Knicks’in sahibi James Dolan tarafından davet edilmişti.

Maç öncesinde ulusal marş söylenirken dev ekranda Trump’ın görüntüsü gösterilince salonun dört bir yanından yuhalama ve ıslık sesleri yükseldi.

Başkanın görüntüsü sekiz saniyeden biraz fazla bir süre ekranda kaldı ve bu süre boyunca yüzünde bir gülümsemeyle selam duruşunu sürdürdü.

Birkaç saniye sonra, video ekranında sıraya dizilmiş Knicks oyuncularının görüntüsü gösterildi ve yuhalamalar alkışlara dönüştü.

Başkan ise yuhalanmalardan etkilenmemiş göründü. Maçtan sonra Washington’a dönmek üzere Air Force One’a binmeden önce gazetecilere, “Sanırım çoğunlukla tezahürat vardı. Ses çok yüksekti ve ortam son derece coşkulu idi,” dedi.

Maçı merkez sahanın üzerindeki sahibi locasından izlerken, Gizli Servis görevlileri her iki yanındaki süitleri de işgal etmişti.

Locada ayrıca Dolan, İçişleri Bakanı Doug Burgum, Ulaştırma Bakanı Sean Duffy ve Trump’ın torunu Kai de bulunuyordu.

Trump’ın ziyareti nedeniyle güvenlik önlemleri en yüksek seviyeye çıkarılırken, bir New York klasiği olan Garden’ın dışındaki “maç izleme partisi” de iptal edildi.

Maçın başlamasına saatler kala, taraftarlar Madison Square Garden çevresinde artırılmış güvenlik önlemleriyle karşılaştı.

Arena, 3 metrelik bir çitle çevrilmişti; bilet sahiplerine en az iki saat önceden gelmeleri tavsiye edildi ve çanta sokmama konusunda katı bir politika uygulandı.

Öğle saatlerinde, onlarca taraftar takım mağazasına girmek için Gizli Servis ajanlarının görev yaptığı metal dedektörlerden geçmek üzere sıraya girmişti.

Saat 16.00 civarında yetkililer, stadyum çevresindeki birkaç bloğu kapatarak NYPD Komiseri Jessica Tisch’in “kapatılmış bölge” olarak tanımladığı bir alan oluşturdu.

Kısıtlamalar, Batı 30. ve Batı 35. Caddeler ile Altıncı ve Sekizinci Bulvarlar arasındaki bölgeyi kapsıyordu; polis kontrol noktaları, erişimi bilet sahipleri, tren yolcuları, yetki belgesi olan personel ve giriş için geçerli bir nedeni olan diğer kişilerle sınırlandırdı.

San Antonio Spurs’un yıldız oyuncularından De’Aaron Fox, pazartesi sabahı erken saatlerde Madison Square Garden’a vardıktan sonra saha kenarından basın mensuplarına oyuncuların yaşadıklarını anlattı.

Fox, salona girişin “TSA [Ulaştırma Güvenlik İdaresi] tarafından güvenlik kontrolünden geçmek gibi” olduğunu söyledi.

Fox Trump’ın maçı izlemesini eleştirerek şöyle devam etti:

“Başkanın burada olması, diğer herkes için rahatsızlık yaratıyor. Güvenlik önlemleri açıkça daha sıkı. Eşyalarımızı erken göndermek zorundayız, otobüslerimiz de biraz daha erken geliyor sanırım. … Ne kadar az eşya getirirseniz o kadar iyi. Açıkçası, TSA’da olduğu gibi güvenlik kontrolünden geçiyoruz. Maç yapacak olanlar için biraz rahatsız edici. Ne yaparsınız, durum bu.”

Trump’ın katılımı, şehrin en önde gelen iki siyasi figürünü de aynı çatı altında bir araya getirdi. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de etkinlikte yer aldı. Mamdani, günün erken saatlerinde gazetecilere, Madison Square Garden’dan yaklaşık 1.000 dolara sadece ayakta izleme bileti aldığını söyledi.

Pazartesi günü Madison Square Garden’da bulunan diğer tanınmış isimler arasında Knicks taraftarları Spike Lee, Timothée Chalamet, Ben Stiller, Jon Stewart ve Tracy Morgan da vardı.

Amerikan basketbolunun en yaldızlı takımlarından olan New York Knicks, en son yine 1999 yılında yine Spurs ile final oynamıştı.

San Antonio’daki maçları kazanarak 2-0 öne geçen Knicks, evindeki ilk maçı kaybetti.

Öte yandan Trump’ın yuhalandığı maçtaki bilet fiyatları görülmedik seviyelerdeydi. Pazartesi gecesi Garden’da oynanan 3. maçtaki en ucuz koltuklar yaklaşık 8.800 dolara satılıyordu.

Seri 3-0’a değil, 2-1’e geldiği için Garden’da yapılacak 4. maçın bilet fiyatları kısmen düştü. ticketdata.com verilerine göre, son üç gün içinde, Knicks’in 3. maçtaki yenilgisinin ardından en düşük bilet fiyatları 5.535 dolara düştü.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anket: Amerikalıların demokrasiye olan inancı zayıflıyor

Yayınlanma

AP-NORC tarafından yapılan yeni anket, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü öncesinde Amerikalıların demokrasiyi ulusal kimliğin merkezi bir unsuru olarak görme eğiliminin azaldığını ortaya koydu. Araştırma, demokratik bir hükümetin ülke kimliği için taşıdığı öneme dair halk nezdindeki algının son beş yılda belirgin şekilde gerilediğini gösteriyor.

The Associated Press-NORC Center for Public Affairs Research (AP-NORC) tarafından yapılan yeni ankete göre, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü yaklaşırken demokrasinin ülke kimliği için merkezi bir öneme sahip olduğunu söyleyen Amerikalıların sayısı azalıyor.

Söz konusu ankete katılanların yüzde 66’sı, “ulus olarak ABD kimliği” söz konusu olduğunda “demokratik yollarla seçilmiş bir hükümetin” ya “son derece önemli” ya da “çok önemli” olduğunu ifade etti.

Verilere göre, katılımcıların yüzde 20’si demokratik yollarla seçilmiş bir hükümetin ülke kimliği açısından “biraz önemli” olduğunu belirtti. Yüzde 13’lük bir kesim ise demokratik bir hükümetin ABD kimliğiyle ilişkili olarak “hiç önemli değil” veya “pek önemli değil” olduğu yönünde görüş bildirdi. Katılımcıların yüzde 1’i ise soruyu yanıtlamayı reddetti veya cevapsız bıraktı.

İki yıl önce yapılan çalışmada, katılımcıların yüzde 76’sı demokratik yollarla seçilmiş bir hükümeti ülke kimliği için son derece veya çok önemli olarak görüyordu.

Bu veriler, 2024 ile 2026 yılları arasında 10 puanlık bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. 2021 yılında ise katılımcıların yüzde 80’i demokratik yollarla seçilmiş bir hükümet hakkında aynı görüşü paylaşıyordu.

Ülkenin dünyadaki konumuna dair algı zayıflıyor

Anket ayrıca katılımcıların ülkelerine yönelik genel bakış açılarında da bir gerileme olduğunu kaydetti. Ankete katılanların yüzde 44’ü ABD’yi “diğer bazı ülkelerle birlikte dünyanın en büyük ülkelerinden biri” olarak tanımladı. 2024 yılında yapılan araştırmada katılımcıların yüzde 51’i ülkeleri hakkında aynı değerlendirmede bulunmuştu.

AP-NORC anketi, birçok Amerikalının demokrasi ve özgürlük gibi değerleri kutlamasının beklendiği 4 Temmuz’daki 250. yıl dönümü törenlerinden kısa bir süre önce yayımlandı.

Quinnipiac Üniversitesi tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen bir başka anket de Amerikalıların yarısından fazlasının, ülkelerindeki demokrasi sisteminin düzgün çalışmadığını düşündüğünü ortaya koymuştu.

AP-NORC anketi, 16-20 Nisan tarihleri arasında 2 bin 596 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklem hata payı artı veya eksi 2,6 yüzde puan olarak bildirildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English