Bizi Takip Edin

Asya

ASEAN dijital ekonomi anlaşması müzakerelerini 2025 yılında tamamlamayı hedefliyor

Yayınlanma

ASEAN Genel Sekreteri Kao Kim Hourn Nikkei Asia’ya verdiği demeçte, ASEAN’ın önümüzdeki yıl sınır ötesi e-ticaret ve diğer dijital hizmetlere ilişkin kuralları belirleyen bölge çapında bir çerçeveyi sonuçlandırmayı planladığını söyledi.

ASEAN üyesi ülkeler, güvenli bir çevrimiçi ortam yaratarak bölge genelinde dijital işletmeleri güçlendirmek amacıyla 2023 yılında Dijital Ekonomi Çerçeve Anlaşması (DEFA) müzakerelerine başladı.

Kim Hourn çarşamba günü Tokyo’da verdiği bir mülakatta DEFA’nın “umarım… önümüzdeki yıla kadar sonuçlanır. Bu çok önemli. Eğer nihai bir anlaşmaya varabilirsek, bu ASEAN için mevcut büyümenin bir başka motoru olacak” dedi.

DEFA’nın ana temaları arasında, üyelerin elektronik belgeler ve birlikte çalışabilir süreçlerle ticareti kolaylaştırmayı amaçladıkları dijital ticaret ve daha verimli ve daha adil bir ortam yarattıkları sınır ötesi e-ticaret yer alıyor. Genel Sekreter ASEAN ülkelerinin aynı zamanda “büyük veri, veri akışı, gizlilik ve siber güvenlik” konularında da müzakereler yürüttüğünü söyledi.

DEFA’nın bölge için çok önemli olduğunu çünkü ASEAN üyesi 10 ülkenin hepsinin “aynı düzeyde dijital hazırlığa sahip olmadığını”, yani bölge çapındaki kural ve kılavuzların daha az hazırlıklı ülkelerdeki işletmelere yardımcı olacağını vurguladı.

ASEAN’ın gelecek yılki dönem başkanı Malezya, dijital ekonominin büyümesini teşvik etmek üzere bölgeye liderlik etmesi beklenen Başbakan Anwar İbrahim’in kısa süre önce ulusal yapay zeka ajansını faaliyete geçirmesi de dahil olmak üzere ülkenin dijital dönüşümünü agresif bir şekilde hızlandırıyor.

Kim Hourn, çerçevenin önümüzdeki yıl tamamlanması halinde, üye devletler anlaşmayı onaylamak için çalıştıklarından uygulamanın 2026 yılına kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi. Süreç tamamlandığında bölgenin daha fazla yatırım, dijital altyapı ve yerel halk için beceri eğitimi beklediğini ekledi.

ASEAN’ın geçen yıl DEFA üzerine yaptığı çalışmada, dijital ekonominin 2030 yılına kadar 300 milyar dolardan neredeyse 1 trilyon dolara çıkmasının öngörüldüğü belirtildi. Ayrıca güvenilir bir kural belirleme çerçevesinin daha da fazla büyümeyi teşvik edeceğini vurguladı. “ASEAN’dan yapılan açıklamada “DEFA’daki ilerici kurallar bu değer katkısını iki katına çıkaracak ve ASEAN’ın dijital ekonomisi için 2 trilyon doların kilidini açacaktır” denildi.

Google, Temasek Holdings ve Bain & Co. tarafından hazırlanan yıllık e-Conomy SEA raporuna göre Güneydoğu Asya’da altı kilit dijital sektör bulunuyor: e-ticaret, gıda dağıtımı, ulaşım, online seyahat rezervasyonları, online medya ve finansal hizmetler.

Görüşme sırasında Genel Sekreter, DEFA’nın etkilerinden pek çok sektörün faydalanacağını ancak e-ticaret ve dijital ödemelerin özellikle umut verici olduğunu belirtti.

Genel Sekreter daha geniş anlamda ASEAN üyesi ülkelerin ASEAN içi ticareti hızlandırdıklarını ve böylece bloğun başlıca ticaret ortaklarının yaşadığı gerilemelere ve diğer dış baskılara karşı daha dirençli, daha güçlü bir ekonomik sistem yarattıklarını belirtti.

Kim Hourn, ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikasının (Trump ithal mallara %10 ila %20 arasında yeni gümrük vergileri getirmeyi vaat ediyor) etkisi sorulduğunda, “Gerçekte ne olacağını bilmiyoruz” dedi. ABD, Çin’den sonra ASEAN’ın en büyük ikinci ticaret ortağı.

Bununla birlikte, ASEAN ve ABD arasında uzun süredir devam eden ortaklıklar olduğunu vurgulayan Kim Hourn, “Kapsamlı stratejik ortaklığımız var” dedi ve ekledi: “Bu, ikili mekanizma aracılığıyla tüm konularda birlikte çalıştığımız anlamına geliyor.”

ABD-Çin ticaret çatışmasından kaynaklanan riskleri en aza indirmek için tedarik zincirlerini çeşitlendiren ASEAN’ın küresel şirketlerin alternatif yatırım yeri ve üretim üssü olma potansiyeliyle ilgili olarak Genel Sekreter, ASEAN’ın potansiyel ihtiyaçları karşılamak için iş ortamını geliştirmeye devam etmesi gerektiğini söyledi. Kim Hourn, “Çekiciliğimizi korumak için çalışmalıyız” dedi.

Asya

ABD, Japonya ve Güney Kore’den Kuzey Kore’ye karşı ortak tatbikat

Yayınlanma

ABD, Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditlerine karşı hazırlık seviyesini sınamak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyecek. Freedom Edge adı verilen ve savunma amaçlı olduğu belirtilen tatbikat, 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarındaki uluslararası sularda icra edilecek.

ABD, Güney Kore ve Japonya, 7-11 Eylül tarihleri arasında “Freedom Edge” adı verilen ortak askeri tatbikatı gerçekleştirecek.

Yonhap ajansının haberine göre Jeju Adası’nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda icra edilecek manevraların temel amacının, üç ülkenin Kuzey Kore’den gelebilecek füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık durumunu test etmek olduğu kaydedildi. Güney Kore ordusu tatbikatın savunma odaklı olduğunu vurguladı.

Çok uluslu deniz ve hava unsurlarının yer alacağı manevralarda askeri birlikler, güçlendirilmiş hava savunması ile deniz hedeflerini önleme operasyonları üzerine eğitim alacak.

Yapılan açıklamada, “Bu tatbikatların ölçeğinin genişlemesi ve her üç ülke arasındaki işbirliğinin sürmesi; kolektif gücümüzü, yüksek düzeydeki birlikte çalışabilirlik kabiliyetimizi, devletlerimizi korumaya ve serbest ile açık bir Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik sarsılmaz kararlılığımızı ortaya koymaktadır” denildi.

Trump’ın tatbikat kararı sonrası üçlü manevra

Reuters haber ajansının aktardığına göre söz konusu tatbikat, ABD’nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak manevraların kapsamını daraltması ve gelecek ay yapılması planlanan iki ülke deniz piyadeleri tatbikatını iptal etmesinin ardından gerçekleşiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington yönetiminin bu kararını Seul’ün İran’a yönelik askeri operasyonda yer almayı reddetmesiyle gerekçelendirmişti.

Freedom Edge tatbikatı; ABD, Güney Kore ve Japonya’nın hava, deniz ve siber alanda icra ettiği üçlü bir tatbikat olma özelliği taşıyor. Ülkeler bu manevralar kapsamında özellikle balistik füzelere karşı koyma kabiliyetlerini geliştiriyor.

Daha önce, Temmuz ayı sonunda Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA, Japonya’daki ABD komutanlığının personel sayısının artırılmasını Kore Yarımadası’ndaki çatışma riskini tırmandıran bir etken olarak nitelendirmişti.

Ajansın yayımladığı başyazıda, Amerikan komutanlığının genişletilmesinin silahlı bir çatışmayı yakınlaştırdığı ve çatışmanın patlak vermesini “yalnızca an meselesi” haline getirdiği savunulmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Korelilerin yüzde 65’i nükleer silahlanmayı destekliyor

Yayınlanma

Gallup Korea kamuoyu araştırmasına göre Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olmasını desteklerken yüzde 30’u buna karşı çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin savaş başlatma ihtimali gördüğünü belirtiyor. Sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Seul ile ortak askeri tatbikatları daraltma kararının ardından kamuoyuna yansıdı.

Gallup Korea tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olması fikrini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 30’u ise bu adıma karşı çıkıyor.

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 70’i Güney Kore ordusunun Kuzey Kore ordusundan daha güçlü olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 21’i Kuzey Kore ordusunun daha güçlü olduğu görüşünü savunurken, yüzde 3’ü askeri güçlerin yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 6’sı ise bu konuda görüş bildirmedi.

Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin fiilen bir savaş başlatabileceğini değerlendiriyor. Askeri bir provokasyon olasılığını en yüksek gören grubu yüzde 54 ile 18-29 yaş aralığı ve yüzde 53 ile 30-39 yaş aralığı oluşturuyor. Bu ihtimali en düşük gören yaş grubu ise yüzde 29 ile 40-49 yaş aralığındakiler oldu. Diğer yaş gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde ölçüldü.

Gallup, Kuzey Kore ile gerçek bir savaş riski görmeyen katılımcılar arasında dahi nükleer silah edinilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 58 olduğunu aktardı.

Kamuoyu araştırması 25-27 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 18 yaş ve üzerindeki 1.001 kişinin rastgele seçilen sanal cep telefonu numaraları üzerinden telefonla mülakat yöntemiyle yapıldı.

Trump tatbikatları azaltma kararı almıştı

Anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde ABD ile Güney Kore arasındaki ortak askeri tatbikatları Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile “çok iyi ilişkileri” olduğunu belirterek beklenmedik biçimde daraltmasının ardından gerçekleşti.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Trump’ın kararını “anlamlı” olarak nitelendirdi. Lee, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın Başkan Trump, bu mesajınız Kore Yarımadası’ndaki düşmanlık ve cepheleşmeyi aşarak barışı tesis etmeye yönelik derin düşünceler içeren anlamlı bir karar olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Lee, askeri güç bakımından dünyada beşinci sırada yer alan Güney Kore’nin savunmaya şimdiden Kuzey Kore’nin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 1,4 katı kadar harcama yaptığını ve bu harcamaları GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarmayı planladığını kaydetti. Lee, bu adımın yarımadanın güvenliğini ülkenin kendi imkanlarıyla sağlamasına olanak tanıyacağını ve bunun Başkan Trump’ın tutumuyla tam uyum gösterdiğini dile getirdi.

ABD ile Güney Kore’nin her yıl düzenlediği ortak “Ulchi Özgürlük Kalkanı” tatbikatı 17 Ağustos’ta başladı ve 27 Ağustos’a kadar sürdü. Tatbikat, müttefiklerin savaşa hazırlık düzeyini artırmayı hedefleyen ortak operasyonları kapsadı.

Tatbikat başlamadan önce Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), manevraları “saldırgan” olarak niteleyen bir Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin açıklamasını yayımladı.

Lee Jae-myung bu açıklamanın ardından Kuzey Kore’ye savaşı sona erdirme müzakerelerine başlama teklifinde bulundu. Lee ayrıca “istikrarsız ateşkes sistemini” bir barış düzeniyle değiştirmeye yönelik adımlar atma taahhüdü verdi. Kim Jong Un ise Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımladı ve iki ülkenin birleşmesi ihtimalini dışladı.

Güney Kore’nin tarihi rakibi Kuzey Kore nükleer silaha sahip. Güney Kore Savunma Analiz Enstitüsünün geçen yılın kasım ayındaki değerlendirmelerine göre Kuzey Kore’nin elinde 150 adede kadar nükleer silah var ve bu sayı 2040 yılına kadar 400’ün üzerine çıkabilir.

Reuters’ın aktardığına göre, 28 Ağustos’ta Güney Koreli yetkililer, Güney Kore, Japonya ve ABD’nin, Kuzey Kore kaynaklı füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık düzeyini test etmek amacıyla 9-11 Eylül tarihleri arasında yıllık ortak askeri tatbikat Freedom Edge’i gerçekleştireceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin-Nepal sınırında sel felaketi: 1.000’den fazla kişi kayıp

Yayınlanma

Çarşamba günü Çin-Nepal sınırındaki Gyirong Sınır Kapısı bölgesinde büyük bir çamur kayması ve ani sel meydana geldi. Felakette sınırın iki tarafında en az 160 kişi hayatını kaybederken, 1.000’den fazla kişi kayboldu. Arama çalışmaları sınırın her iki yanına genişletildi.

Şigatse belediye yönetiminin perşembe sabahı düzenlediği basın toplantısında paylaşılan son resmi bilgilere göre Çin tarafında üç kişinin öldüğü doğrulandı, 558 kişi ise hâlâ kayıp.

İki kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama çalışmalarının genişletilmesiyle daha önce 265 olarak açıklanan kayıp sayısı yukarı yönlü revize edildi.

Çinli yetkililer, itfaiyeciler, askerler ve mühendislik ekipleri dahil 1.500’den fazla personeli bölgeye sevk etti. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing de operasyonları yönetmek üzere olay yerine ulaştı.

Devlet yayıncısı CCTV’ye göre sınır kapısı yakınlarında bir heyelan set gölü oluştu ve bu durum kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.

Nepal polisi ise çarşamba günü geç saatlerde 157 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.

Nepal Başbakanlık Ofisi’ne göre kayıp durumda olan 484 turist arasında en az 26 ülkeden 391 yabancı uyruklu bulunuyor. Bunların 142’si Hindistan, 47’si ABD, 34’ü Avustralya, 33’ü İngiltere ve 24’ü Kanada vatandaşı.

Nepal Turizm Kurulu Sözcüsü Sunil Sharma, Associated Press’e yaptığı açıklamada kayıp turistlerden 133’ünün Hintli hacı olduğunu söyledi.

Felaket, çarşamba günü saat 10.30 civarında Tibet’in Şigatse kentindeki Gyirong ilçesini vurdu ve Nepal tarafından kaynaklandı.

Bölge, Tibet’in kutsal Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne uzanan önemli bir hac güzergâhı üzerinde bulunuyor. Özellikle yılın bu yoğun döneminde Hindistan’dan ve diğer ülkelerden yüzlerce hacı bölgeyi ziyaret ediyor.

Nepalli yetkililerin ilk değerlendirmeleri, bir depremin bir buzulun alt bölümünde çökmeyi tetiklemiş olabileceğine ve bunun da yıkıcı sel sularını serbest bırakmış olabileceğine işaret etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English