Bizi Takip Edin

Amerika

Aşı reddi ABD’de kızamık vakalarını 35 yılın zirvesine taşıdı

Yayınlanma

ABD’de 2026 yılında doğrulanan kızamık vakalarının sayısı 2 bin 295’e ulaşarak son 35 yılın en yüksek düzeyini gördü ve geçen yılın toplamını geride bıraktı. Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre vakaların büyük bölümü aşısız ya da aşı kaydı olmayan çocuk ve gençlerden oluşuyor.

ABD’de 2026 yılı içinde doğrulanan kızamık vakalarının sayısı 2 bin 295’e yükseldi. Johns Hopkins Üniversitesi’nin Axios’un aktardığı verilerine göre bu sayı, ülkede son 35 yılın en yüksek düzeyini işaret ediyor.

21 Temmuz itibarıyla kayda geçen 2 bin 295 vaka, 2025 yılının tamamında doğrulanan 2 bin 288 vakayı da geride bıraktı. Böylece bu yılın toplamı, geçen yılın tamamından yedi vaka daha yüksek seyretti.

Philadelphia Çocuk Hastanesi Aşı Eğitimi Merkezi Direktörü Dr. Paul Offit, resmi istatistiklerin salgının gerçek boyutunu tam yansıtmayabileceğini söyledi.

Offit’e göre birçok kişi sağlık kuruluşuna başvurmadığı için gerçek vaka sayısı açıklanan rakamların iki ya da üç katına ulaşabilir.

Vakaların büyük kısmını 20 yaş altındaki çocuklar ve gençler oluşturuyor. Tüm vakaların yüzde 18’i beş yaşın altındaki çocuklarda, yüzde 47’si ise 5 ile 17 yaş grubunda görüldü.

Hastaların yüzde 90’ından fazlası ya hiç aşı yaptırmadı ya da aşı kaydı veri tabanında yer almıyor.

Bu yılki salgının merkezi Utah oldu ve burada 500’den fazla vaka kayda geçti. Yaklaşık bin vakaya ulaşan Güney Carolina’daki büyük salgın ise birkaç ay önce sona erdi.

Offit, vaka artışını geçmiş yıllardaki aşılama başarısının beklenmedik sonucuyla ilişkilendirdi:

“İlaçlar kendi başarılarının kurbanı oldu. Hastalığı yalnızca ortadan kaldırmadık, ona dair hafızayı da sildik ve bugün bunun bedelini ödüyoruz.”

Uzman hekim, kızamığın uzun yıllar sonra ortaya çıkabilen ölümcül sonuçlarına da dikkat çekti. Bunlar arasında, virüsün yıllarca beyinde çoğalmayı sürdürdüğü nadir ancak ölümcül seyreden subakut sklerozan panensefalit yer alıyor.

Hekim, “Çocuk kızamığı atlatıyor ama virüs beyinde çoğalmayı sürdürüyor. Beş ya da yedi yıl sonra el yazısında bozulma ve kişilik değişiklikleriyle geri dönüyor. Sonunda kişi geri dönüşü olmayan bitkisel yaşama giriyor ve ölüm kaçınılmaz oluyor” dedi.

Aşılama oranlarındaki düşüş Kovid-19 salgını ve tıbba duyulan güvenin zayıflamasıyla bağlantılı. KFF’nin anketlerine göre her dört Amerikalıdan biri sağlıkla ilgili bilgi edinmek için yapay zeka araçlarından yararlanıyor.

Yaklaşık 14 milyon kişi ise doktora danışmak yerine yapay zeka sistemlerine başvuruyor.

Kızamık vakalarındaki artış, federal yönetimin aşılama politikalarını değiştirmeye yönelik girişimleriyle aynı döneme rastladı.

Uzun süredir aşılara karşı çıkan ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., çocuklara önerilen aşı takvimini gözden geçirmeye çalıştı.

Ancak Amerikan Pediatri Akademisi’nin açtığı davanın ardından mahkeme bu değişiklikleri durdurdu.

Protect Our Care’den Kayla Hancock, Kennedy’yi “aşılara yönelik kuşkuyu hiçbir kanıt olmadan körüklemek için elindeki bütün bürokratik araçları kullanmakla” suçladı ve bunun kızamığın onlarca yıllık durgunluğun ardından yeniden yayılmasına zemin hazırladığını savundu.

ABD Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Emily G. Hilliard ise bakanlığın salgına karşı “agresif bir müdahale” yürüttüğünü belirtti. Hilliard, eyaletlere mali kaynak aktarıldığını ve ek teknik destek önerildiğini söyledi.

Uzmanlar, ABD’nin 2000 yılında elde ettiği “kızamığı elimine etmiş ülke” statüsünü kaybedebileceğinden endişe ediyor. Bu statü, ülkede en az 12 ay boyunca kesintisiz bulaş zincirinin görülmemesi anlamına geliyor.

Statünün yeniden değerlendirilmesi kasım ayında yapılacak. Offit ise “Biz o statüyü zaten kaybettik. Kızamık her yere yayılıyor” ifadelerini kullandı.

Amerika

Trump yönetimi veri merkezleri için yeni elektrik taahhüdü açıkladı

Yayınlanma

Beyaz Saray, veri merkezlerinin elektrik maliyetlerinin hanelere yansımamasını amaçlayan gönüllü taahhüt programını enerji şirketleri, elektrik kooperatifleri, kamu elektrik kuruluşları ve eyalet valilerini kapsayacak şekilde genişletti. Yeni katılımla birlikte taahhüdün ABD’deki konut ve iş yerlerine ulaştırılan elektriğin yüzde 80’ini kapsadığı açıklandı.

Beyaz Saray, veri merkezlerinin elektrik talebinin yol açtığı maliyetlerin tüketicilere yüklenmesini önlemeyi amaçlayan gönüllü taahhüt programını enerji şirketleri ile eyalet valilerini de kapsayacak biçimde genişletti.

Beyaz Saray’dan bir yetkili, Başkan Donald Trump’ın perşembe günü düzenlenecek etkinlikte NextEra ve Duke Energy’nin de aralarında yer aldığı büyük enerji şirketlerinin taahhüde katıldığını açıklayacağını doğruladı.

Trump yönetimi yılın ilk aylarında, büyük teknoloji şirketlerinin yeni veri merkezleri kurdukları bölgelerde ortaya çıkacak ilave elektrik maliyetlerini üstlenmelerine yönelik anlaşmalar hedeflediğini açıklamıştı.

Beyaz Saray; Google, Microsoft, Meta, Oracle, xAI, OpenAI ve Amazon’un bu taahhüdü daha önce imzaladığını kaydetti.

Yönetim, enerji şirketleri, veri merkezi geliştiricileri, elektrik kooperatifleri, kamu elektrik kuruluşları ve eyalet valilerinin de yer aldığı yaklaşık 200 ek kuruluşun programa katıldığını duyurdu.

Beyaz Saray, genişlemenin ardından taahhüdün ABD’deki konut ve iş yerlerine ulaştırılan elektriğin yüzde 80’ini kapsadığını bildirdi.

Genişleme kararı daha önce The Wall Street Journal tarafından haberleştirilmişti.

ABD sağında veri merkezi ve yapay zeka çatlağı büyüyor

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers yazılı açıklamasında, “Başkan Trump, veri merkezlerini inşa eden ve onlara enerji sağlayan tüm tarafların kendi maliyetlerini üstlenmesini, bu yükü Amerikalı ailelere aktarmamasını sağlamak için Tarifeyi Ödeyenleri Koruma Taahhüdü’nü valileri, milletvekillerini, geliştiricileri ve enerji sağlayıcılarını kapsayacak şekilde genişletiyor” dedi.

Rogers, “Başkan’ın attığı cesur adım, veri merkezlerini yerel topluluklar için büyümenin itici gücü haline getirirken, Amerika’nın küresel yapay zeka yarışındaki üstünlüğünü de pekiştiriyor” ifadelerini kullandı.

Trump, mart ayında yayımladığı başkanlık bildirisiyle, yapay zeka şirketlerinin “enerji ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli yeni üretim kaynaklarını ve elektriği inşa edeceğini, sağlayacağını ya da satın alacağını ve veri merkezlerine hizmet verecek tüm yeni elektrik iletim altyapısının maliyetini karşılayacağını” ilan etmişti.

Bildiriye göre şirketler, kendi tarife yapılarını enerji şirketleri ve eyalet yönetimleriyle doğrudan müzakere edecek.

Trump’ın perşembe günkü etkinlikte yeni imzacıları, Enerji Bakanı Chris Wright, Çevre Koruma Ajansı Başkanı Lee Zeldin ile taahhüde katılan dört Cumhuriyetçi vali eşliğinde açıklaması bekleniyor.

Etkinliğe Louisiana Valisi Jeff Landry, Georgia Valisi Brian Kemp, Nebraska Valisi Jim Pillen ve Idaho Valisi Brad Little da katılacak.

Trump seçim kampanyası sırasında enerji ve elektrik fiyatlarını 18 ay içinde yarıya indireceğini söylemişti. Ancak veri merkezlerinin hızla yaygınlaşması da dahil çeşitli etkenler elektrik fiyatlarının yükselmesine katkı sağlıyor.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre elektrik fiyatları haziran ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 arttı.

Demokratlar ile birçok Cumhuriyetçi, yapay zeka veri merkezlerinin artan elektrik talebinin sorun oluşturduğu görüşünü paylaşıyor.

Buna karşılık çözüm konusunda hem partiler arasında hem de partilerin kendi içinde görüş ayrılıkları sürüyor.

New York ise yeni düzenleyici çerçeveyi hazırlayana kadar büyük ölçekli yeni veri merkezlerinin inşasına en fazla bir yıl süreyle moratoryum uygulamaya koydu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ortega, “seçimleri kaldırıyoruz” mu dedi?

Yayınlanma

Türk medyasında da yaygın olarak dolaşıma sokulan bir habere göre Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega, artık ülkede seçimlerin yapılmayacağını söylemişti.

Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FSLN) diktatörlük yönetimine karşı isyana başladığı tarih olan 19 Temmuz kutlamaları sırasında Managua’da yaptığı açıklamada hareketin lideri Ortega’nın ayrıca, “Yasalar konusunda Ulusal Meclis ve ilgili kurumlarla işbirliği yapacağız; çünkü darbe planlayıcılarına ve vatanını satan hainlere karşı bir duvar, bir engel oluşturacak yasalara ihtiyacımız var,” demişti.

Örneğin The Guardian’a göre bu sözler de “muhalefete karşı duvar örme” anlamına geliyordu.

Öte yandan X hesabından bir gönderi paylaşan Latin Amerikalı gazeteci Camila Escalante, Ortega’nın sözlerinin kasıtlı olarak bağlamından koparılarak yanlış çevrildiğini, uluslararası medyanın ise bu konuyu abartılı bir şekilde işlediğini savundu.

Escalante’ye göre Ortega, muhalefetin “Yankiler” (ABD) tarafından fonlandığını ve Somoza diktatörlüğünün kalıntıları olduğunu savunarak şöyle demişti:

“[Yankiler ve Somozacılar] Bundan böyle, hileyle hükümete girerek iktidarı ele geçirmeye çalışabilecekleri başka bir seçim göremeyecekler.”

Ortega’nın sözleri tam olarak şöyleydi:

“Savaş olmadığı için barış içinde olduğumuzu sanmayın. Onlar [ABD liderliğindeki muhalefet] orada komplo kurup, örgütleniyorlar; seçimlerde –ki bu seçimlerin yapılması gerekiyor– kendi partilerinin kazanması için nasıl bir yol izleyeceklerini araştırıyorlar. Ve işte, Yankiler tarafından kurulan, Somozistalar [1937 ile 1979 yılları arasında Nikaragua’yı yöneten askeri diktatörlüğün destekçileri] tarafından yerleştirilen partilerin hükümete geri döneceği hikayesi burada sona erdi. Asla, asla, asla.”

Gazeteci, konuşmasında Ortega’nın, ABD’nin siyasi ve mali desteğiyle son dönemde isyanı kışkırtmaya yönelik şiddet eylemlerine karışan siyasi partilerin ulusal barışı bozmasını önlemek için ülke kurumlarının önlemler alacağı konusunda uyarıda bulunduğunu da aktardı.

Escalante şöyle devam etti:

“[Ortega’nın] Sözleri Nikaragua halkına yönelik değildi ve anayasal oy kullanma haklarına da atıfta bulunmuyordu. O, yaptırımları, yabancı müdahaleyi ve Nikaragua’nın egemenliğini ve barışını zedeleyen eylemleri destekleyenlere atıfta bulunuyordu.”

Konuşmasında Nikaragua lideri, 2018 yılında yerel iş dünyasının, merkezi yetkililerle imzaladıkları istikrar anlaşmasını ihlal ettiğini ve “darbe yapmak amacıyla yabancı çıkarlarla ittifak kurarak ülkeyi kaosa sürükleyip ardında ölüm ve şiddet izleri bıraktığını” hatırlattı:

“2018’de, iş adamlarıyla, Somoza yandaşlarıyla –ki onlar da iş adamlarıydı– barış için büyük bir anlaşma yaptığımızı ve bu anlaşmanın ilerlediğini, fakat aniden sırtımıza bir bıçak saplandığını hatırlayalım: darbeyi organize ettiler, ABD fonlarını kullanarak gençleri ve yetişkinleri alıp onları hazırladılar, eğittiler, silahlandırdılar ve Sandinista Cephesi’nin meşru hükümetini devirdiler.”

Ortega, bu kişilerin daha sonra “yol keserek ülkeyi felç etmeye çalıştıklarını ve hükümete, gönüllülerle birlikte yolları açan polisi görevlendirmekten başka seçenek bırakmadıklarını” ama bunun “vatandaşların öldürülmesi ve eğitim kurumlarının tahrip edilmesi dahil olmak üzere ciddi suçların işlenmesini engellemediğini” söyledi.

Nikaragua lideri, “Burada gençlerin, yetişkinlerin, kadınların ve çocukların kanı döküldü. Kan döküldü ve sonunda, halkın öfkesinin tüm gücüyle karşılık vermekten başka çare kalmadı,” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Beyaz Saray, Moonshot AI’ı Anthropic modelini damıtmakla suçladı

Yayınlanma

Beyaz Saray’ın üst düzey teknoloji yetkilisi Michael Kratsios, Çin merkezli Moonshot AI’ın Anthropic’in Fable modelini izinsiz biçimde damıtarak Kimi K3’ü geliştirdiğini ve ABD’nin ihracat kısıtlamasına tabi Nvidia GB300 sistemlerine eriştiğini öne sürdü. Kratsios, iddiaların ABD yönetiminin elindeki bilgilere dayandığını söylerken, Hazine Bakanı Scott Bessent de Çin’e fikri mülkiyet ihlali gerekçesiyle yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulundu.

Beyaz Saray’ın Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios, çarşamba günü Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI’ın Anthropic’in en yeni modelini usulsüz biçimde kullandığını ve Nvidia’nın ihracat kısıtlamasına tabi gelişmiş çiplerine erişerek yeni Kimi modelini geliştirdiğini öne sürdü.

Kratsios, ABD yönetiminin elindeki bilgilere göre şirketin Anthropic’in Fable modelini damıtarak Kimi K3’ü ürettiğini savundu.

Damıtma, daha büyük ve daha yetenekli bir yapay zeka modelindeki bilginin daha küçük bir modele aktarılmasını sağlayan teknik olarak tanımlanıyor.

Kratsios, X hesabındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bunu yapmak için, ABD modellerine karşı geniş ölçekli damıtma yürüten gelişmiş bir dahili platform geliştirdiler. Bu sayede tespit edilmemek için birden fazla erişim yöntemi arasında hızla geçiş yapabildiler.”

Kratsios ayrıca Moonshot AI’ın Nvidia’nın GB300 sistemiyle donatılmış sunucular edindiğini ve aynı sisteme Tayland’da da erişim sağladığını iddia etti. Bu altyapının şirketin yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdü.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

GB300 sistemi, Nvidia’nın Blackwell çiplerini içeren en gelişmiş teknolojileri arasında yer alıyor. Bu çiplerin Çin’e satışı yasak.

ABD yönetiminin lisans verdiği en üst düzey çipin ise H200 olduğu aktarıldı.

Kratsios, “ABD, sınır modellerini, uzmanlaşmış sistemleri, açık kaynak çerçevelerini ve açık ağırlıklı modelleri kapsayan canlı ve rekabetçi bir ekosistem dahil olmak üzere yapay zekanın özgür ve adil biçimde gelişmesini güçlü şekilde destekliyor” dedi.

Ardından şu değerlendirmeyi yaptı:

“Daha küçük ve daha verimli modeller üretmek amacıyla meşru biçimde kullanılan yapay zeka damıtması, bu açık inovasyon ekosisteminde hayati rol oynuyor. Ancak ABD’ye ait tescilli teknolojiyi çalmayı ve Amerikan araştırmalarını zayıflatmayı amaçlayan geniş ölçekli, gizli endüstriyel damıtma kabul edilemez.”

Moonshot AI’ın geçen hafta tanıttığı Kimi modeli, şirketin açıklamasına göre Anthropic ve OpenAI’ın önde gelen modelleriyle benzer performans sergiliyor.

Bu açıklama; Çin’in yapay zeka alanında ABD ile arasındaki farkı kapatıp kapatmadığı yönündeki tartışmaları artırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de salı günü yaptığı açıklamada, Çin’in fikri mülkiyet hırsızlığı yaptığı tespit edilirse Trump yönetiminin yaptırım uygulayabileceği uyarısında bulundu.

Bessent, Fox Business’ta Maria Bartiromo’ya verdiği demeçte, “ABD’li büyük dil modellerimizin filigranlarını birçok Çin modelinde tespit ediyoruz ve bu kabul edilemez, Maria. Önümüzdeki günlerde ya da haftalarda bu konuyu değerlendireceğiz” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English