Bizi Takip Edin

Diplomasi

Batı medyası, Trump-Zelenskiy zirvesi hakkında ne söyledi?

Yayınlanma

ABD’nin Florida eyaletinde 28 Aralık’ta ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy arasında görüşmeler yapıldı.

Taraflar, ABD planı ve planda yapılan değişiklikler de dahil olmak üzere barışçıl çözüm konularını ele aldı.

The Guardian:

“ABD Başkanı, toprak ve çatışmanın muhtemel sona ermesiyle ilgili çözülemeyen ‘bir veya iki karmaşık’ meselenin varlığını kabul etti ve ateşkes istemeyen Rusya’ya anlayış gösterdi. ‘Diğer tarafı anlamak lazım’ dedi. Pozitif söylemlere rağmen, gerçek bir anlaşmanın eli kulağında olduğuna dair çok az işaret vardı. Amerikalı yetkililer, ağustos ayında Alaska’da yapılan zirve sırasında Putin’in Trump’ın alkışları eşliğinde yürüdüğü kırmızı halının aksine, Zelenskiy’i Palm Beach Uluslararası Havalimanı’na varışında karşılamadı. Güvenlik garantileri meselesi de dahil olmak üzere temel sorunlar varlığını koruyor.”

NBC News:

“Önemli bir atılım yok, ancak Başkan ve ekibinin Mar-a-Lago’da Ukraynalı liderle yaklaşık üç saat süren bir toplantı yapması kesinlikle dikkat çekici. Ekibine göre Başkan, Zelenskiy ile görüşmesinden iki buçuk saat önce Vladimir Putin ile telefonda görüştüğünü, anlatımı boyunca Putin’i defalarca övdüğünü ve bir noktada Putin’in bugün telefonda ‘ilginç’ olduğunu söyledi; bu ifadeyle, belki de Putin’den bu çatışmayı bitirmeye yönelik böyle bir açıklık duyma beklentisinde olmadığını ima etti. Başkanın sadece bugün değil, ekibiyle birlikte son bir ay, hatta son birkaç aydır görüştüğünü belirttiği 20 maddelik planın tüm başlıklarını ele aldılar.”

CNBC:

“Zelenskiy basın mensuplarına 20 maddelik barış teklifinin yaklaşık yüzde 90 oranında hazır olduğunu söylese de sonucun Putin için kabul edilebilir olup olmayacağı belirsiz. Rusya ile anlaşmaya varılmasının önündeki temel engeller; Putin’in en çok ilgilendiği Donbass bölgeleri, ABD’nin Ukrayna’ya vereceği güvenlik garantileri ve Avrupa’nın en büyük nükleer santralinin statüsü.”

20 minutes (Fransa):

“Donald Trump’a inanılacak olursa, Ukrayna’daki silahlar yakında susabilir. Vladimir Zelenskiy ile Florida’da yaptığı görüşme ve Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği konuşmanın ardından ABD Başkanı, Kiev ve Moskova arasında bir barış anlaşması ihtimalini gerçekten çok iyimser değerlendirdi. Ukraynalı lideri ağırladığı Palm Beach’teki Mar-a-Lago malikanesinden konuşan Donald Trump, buna karşılık herhangi bir somut adımın detayını vermedi. Sadece, çatışmanın sona erip ermeyeceğinin önümüzdeki haftalarda karara bağlanacağına işaret etti.”

Bloomberg:

“Ukraynalı lider toplantıya; Ukrayna’nın doğusundaki toprakların statüsü, gelecekteki güvenlik garantileri ve nükleer santralin akıbeti dahil olmak üzere çözülmemiş temel sorunları çözme niyetiyle başladı. ABD’nin çatışmayı sona erdirmek için neredeyse bir yıldır sürdürdüğü başarısız girişimlerin ardından Trump, Ukrayna ve Rusya liderleriyle ancak yakın zamanda bir anlaşmaya varılması halinde yeniden görüşeceğini belirtti. Şimdiye kadar çatışan taraflar, müzakereleri esas olarak Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yürüttü.”

Tagesschau:

“Her ikisi de, örneğin toprak tavizleri konusunda ilerleme kaydedildiğine dair somut bir açıklamada bulunmadı. Ayrıca müzakerelerin mevcut durumunu detaylarda farklı değerlendirdiler; örneğin güvenlik garantileri konusunda Zelenskiy bu sorunun yüzde 100 çözüldüğünü söylerken, ABD Başkanı aksine yüzde 95 oranında çözüldüğünü ifade etti.”

20 minutos (İspanya):

“Ağustos ayından bu yana bu formatta yapılan ilk görüşme, Zelenskiy açısından alışılmadık bir hisle başladı; zira Trump kendi inisiyatifiyle Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi yapmış ve Rus liderin barışa ‘hazır’ olduğunu belirtmişti. Kremlin birliklerinin birkaç yerleşim yerinde ilerleme kaydettiği Donbass bölgesindeki son yoğun saldırılar göz önüne alındığında, Kiev’de bu duruma şüpheyle yaklaşılıyor. Ukrayna Devlet Başkanına yakın kaynaklar, Washington ile Moskova arasındaki bu temasın Zelenskiy’in hoşuna gitmediğini doğruladı; benzer bir olay örgüsü, birkaç ay önce Trump’ın Beyaz Saray’da Zelenskiy’e kurduğu ‘tuzak’ sırasında da yaşanmıştı. Basın toplantısında ise Trump Zelenskiy’e karşı nazikti ve her ikisi de karşılıklı minnettarlık ifadeleriyle doluydu. Halk arasında iyimserlik yok. Ukraynalıların çoğu mevcut müzakerelere şüpheyle yaklaşıyor ve kısa vadede barış getirmesini beklemiyor.”

The Wall Street Journal:

“Pazar günü gerçekleşen Ukrayna’daki çatışmayı sona erdirme görüşmeleri Başkan Trump’a yeni bir iyimserlik aşıladı; ancak Rusya’nın toprak tavizleri peşinde koşmaya devam etmesi nedeniyle tarafların bir atılım gerçekleştirdiğine dair net bir işaret yok.”

New York Post:

“Barış görüşmeleri boyunca Zelenskiy, toprak tavizlerini sorgulayarak Rusya’ya tek başına toprak bırakma yetkisi olmadığını savundu. Basın toplantısı sırasında Ukraynalı lider, ülkesinin parlamentosunun bu konuda oylama yapabileceğini veya konuyu referanduma götürebileceğini açıkladı. Zelenskiy, Ukrayna halkını kastederek ‘Bu onların toprağı’ açıklamasında bulundu.”

Diplomasi

Ermenistan’ın yeni anayasasında bağımsızlık bildirgesi yer almayacak

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, önümüzdeki aylarda yayımlanacak yeni anayasa metninde Bağımsızlık Bildirgesi’ne herhangi bir atıf bulunmayacağını açıkladı. Bildirgenin anayasadan çıkarılması, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalanması için Bakü’nün temel talepleri arasında yer alıyor.

Ermenistan’ın yeni anayasa metninin önümüzdeki aylarda yayımlanacağı ve bu metinde Bağımsızlık Bildirgesi’ne yer verilmeyeceği bildirildi.

Armenpress’in aktardığına göre Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, “Daha önce de söylediğim gibi, yeni anayasada 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirgesi’ne hiçbir atıf yer almamalıdır” dedi.

Söz konusu düzenleme, cumhuriyetin mevcut anayasasının birinci maddesini kapsıyor. Bu madde, cumhuriyetin Yüksek Konseyi tarafından 23 Ağustos 1990 tarihinde kabul edilen Bağımsızlık Bildirgesi’ne atıf içeriyor.

Bildirgenin giriş kısmında ise Ermenistan SSC ile Dağlık Karabağ’ın 1989 tarihli “Yeniden Birleşme Hakkında” başlıklı ortak kararına gönderme yapılıyor.

Bildirgeye yapılan atfın Ermenistan Anayasası’ndan çıkarılması, Azerbaycan’ın barış anlaşmasını imzalamak için öne sürdüğü temel şartlardan biriydi.

“Karabağ hareketine dönüşe izin veremeyiz”

Başbakan Paşinyan, yeni anayasada bildirgeye atıf yapılmasının Karabağ hareketine geri dönülmesi anlamına geleceğini ifade etti.

Karabağ hareketini Ermenistan için vahim bir hata olarak niteleyen Paşinyan, “Halkımızın barış için oy kullandığı 2026 ulusal seçimlerinin ardından, barış gündeminin artık ulusal bir gündem haline geldiği bir dönemde buna kesinlikle izin veremeyiz” diye konuştu.

Paşinyan ayrıca, Azerbaycan ile barışı korumanın ve güçlendirmenin hükümet için öncelikli görev olduğunu kaydetti.

Paşinyan, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalamak amacıyla anayasayı değiştirmeye hazır olduğunu 2024 sonbaharında dile getirmişti. Barış anlaşmasının metni Mart 2025’te uzlaşmaya bağlanmış ve aynı yılın ağustos ayında paraf edilmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

The Economist: Ukrayna seçkinleri arasındaki bölünme derinleşebilir

Yayınlanma

İngiliz The Economist dergisi, kaynaklarına dayandırdığı haberinde Ukrayna’daki yönetici kadrolar ve seçkinler arasındaki bölünmenin önümüzdeki haftalarda derinleşebileceğini bildirdi. Haberde, yolsuzluk skandalları ve hava savunma füzesi eksikliği nedeniyle ülkenin bu kış her zamankinden daha kırılgan bir duruma geleceği vurgulandı.

İngiliz The Economist dergisi, çeşitli kaynaklara dayandırdığı değerlendirmesinde, Ukrayna’daki seçkinler arasındaki bölünmenin önümüzdeki haftalarda daha da derinleşebileceğini yazdı.

Dergiye konuşan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, “Ekim ayı gelip havalar soğuduğunda her şey bir anda ters gitmeye başlayacak. Buradaki kilit figürlerin çoğu aptal ve pek çok kişi de bunun farkında” ifadelerini kullandı.

Aynı yetkili, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin halen iyimserliğini korumasına rağmen ülkedeki tablonun kendi aleyhine kötüleştiğini “anlamaya başladığını” belirtti.

The Economist, ülkenin bu kış aylarında özellikle yolsuzluk ve hava savunma füzelerinin yetersizliği sebebiyle her zamankinden çok daha savunmasız kalacağını kaydetti.

Haberde, Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ile Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığının (SAP) 19 Ağustos’ta Ukraynalı üst düzey yetkililere ait yeni telefon dinleme kayıtlarını yayımladığı hatırlatıldı.

Söz konusu kayıtlarda, Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı İrina Mudra’nın sesine sahip olduğu belirtilen bir kadının yolsuzlukla mücadeleyi “yanlış bir yaklaşım” olarak nitelendirdiği ve sistemin “sistematik hale getirilerek kontrol edilmesi gerektiğini” söylediği duyuluyor.

Dergi, kayıtlardaki görüşmelerde yolsuzluğun bir skandal gerekçesi olarak değil, sıradan bir çalışma süreci gibi algılandığına dikkat çekti.

Öte yandan, temmuz ayında görevden alınan Ukrayna eski Savunma Bakanı Mihail Fedorov’un, yeni soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının hemen öncesinde Zelenskiy’ye seçim yapılması çağrısında bulunduğu aktarıldı.

Derginin haberinde bu çağrının “muhtemelen tesadüf olmadığı” değerlendirmesine yer verildi.

Daha önce, 17 Ağustos tarihinde Zerkalo Nedeli gazetesi, NABU’nun iktidardaki Halkın Hizmetkarı partisi meclis grubu başkanı David Arahamiya hakkında ilk suçlama bildirimini, Devlet Başkanlığı Ofisi eski Başkanı Andriy Yermak hakkında ise ikinci suçlama bildirimini hazırladığını duyurmuştu.

Bu gelişmeden iki gün sonra, 19 Ağustos’ta NABU, “Forrest Gump” adı verilen özel bir operasyon icra edildiğini açıkladı. Operasyon kapsamında, görevdeki ve eski milletvekillerinin liderliğinde, Devlet Başkanlığı Ofisi yetkilileri ile diğer bazı şahısların katılımıyla faaliyet gösteren bir suç örgütünün deşifre edildiği duyuruldu.

Bu kapsamda özellikle İrina Mudra ve parlamento milletvekili Vadim Stolar’ın adreslerinde aramalar gerçekleştirildi.

Bunun yanı sıra Ukrayinska Pravda gazetesi de kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Mudra’ya iletilen suçlama bildiriminde Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov’un adının geçtiğini aktardı.

Habere göre Budanov’un, hakkında yolsuzluk suçlaması bulunan eski Enerji Bakanı German Galuşçenko adına kefalet bedeli toplanması sürecini yönettiği ileri sürülüyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan AB üyeliği için resmi başvuru sürecini başlatıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin Avrupa Birliği’ne üyelik için resmi başvuru sürecini yakında başlatacağını açıkladı. Paşinyan, reform takviminin belirlenmesinin ardından AB üyeliği ile Avrasya Ekonomik Birliği’nde kalma tercihi konusunda referanduma gidilmesinin anlam kazanacağını belirtti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, parlamentoda yaptığı konuşmada, Erivan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) resmi üyelik başvurusu yapma sürecini yakın gelecekte başlatacağını açıkladı.

Başbakan Paşinyan, atılacak bu adımın Ermenistan’ın olası AB üyeliğiyle bağlantılı sorulara yanıt bulmak ve zorunlu reformların takvimini netleştirmek adına gerekli olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında sürecin kapsamına değinen Paşinyan, “Bu soruların yanıtları üzerinde çalışabilmek için Ermenistan’ın öncelikle Avrupa Birliği üyeliği için resmi başvuruda bulunması gerekiyor. Bu da kapsamlı bir çalışma gerektiren bir süreç ve özellikle Avrasya Ekonomik Birliği’ndeki (AEB) ortaklarımızın ısrarlı talepleri de göz önüne alındığında, bu süreci muhtemelen yakın gelecekte başlatacağız” dedi.

Paşinyan, gerekli reformların takvimi kesinleştikten sonra AB’ye katılım veya AEB üyeliğini sürdürme konusunda bir referandum düzenlenmesinin pratik bir anlam kazanacağını ifade etti.

Ermenistan yönetimi, Avrupa entegrasyonu sürecini başlatma niyetini ilk olarak Mart 2024’te duyurmuştu.

Aynı yılın eylül ayında, parlamento dışı bir oluşum olan Demokratik Güçler Platformu, AB’ye katılım sürecinin başlatılmasına ilişkin yasa tasarısını Ulusal Meclis’e sundu. Tasarının mecliste ele alınabilmesi için gereken 50 bin imzaya karşılık girişim 52 bin kişinin desteğini topladı.

Ermenistan Parlamentosu ilgili yasayı 26 Mart 2025’te ikinci ve nihai oturumda kabul etti. Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ise ilgili belgeyi 4 Nisan’da imzalayarak onayladı.

Erivan’ın Avrupa entegrasyonuna yönelmesi üzerine Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri, mayıs ayında Ermenistan’a bir referandum düzenleme ve AB’ye katılım ile AEB üyeliğini sürdürme arasında bir tercih yapma çağrısında bulundu.

Aynı ay içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Erivan’ın AB ile AEB arasında en kısa sürede bir karar vermesi gerektiğini belirterek böyle bir durumda “yumuşak ve medeni bir ayrılığın” mümkün olabileceğini kaydetti.

Paşinyan ise Erivan yönetimi AB’ye resmi üyelik başvurusunda bulunmadan ve aday ülke statüsü almadan herhangi bir referandumun organize edilmeyeceğinin altını çizdi.

Ermeni tarafının açıklamalarıyla eş zamanlı olarak Rusya Federal Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi (Rosselhoznadzor), Ermenistan menşeli bazı ürünlere yönelik kısıtlamalar getirmeye başladı.

Alınan önlemler özellikle çiçek, bazı sebzeler, meyve ve orman meyveleri, kuru meyveler ile alkollü içecek ve süt ürünleri sevkiyatını etkiledi.

Söz konusu tedbirleri değerlendiren Paşinyan, Ermenistan’dan yapılan ihracata yönelik kısıtlama sorununun hızlı bir şekilde çözülmemesi durumunda, bu tablonun tüm birliği etkilemesi nedeniyle AEB’nin “sonunun başlangıcı” olacağını söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English