Avrupa
Birleşik Krallık’ta BBC krizi sürüyor

Donald Trump’ın konuşmasının izleyicileri yanlış yönlendirdiği iddiaları üzerine iki tepe yöneticisi istifa eden İngiliz devlet yayıncısı BBC, yasal tehditler ve fon krizi ile de karşı karşıya.
ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü, devlet tarafından finanse edilen kurumun haberlerinde tarafgirlik iddiaları üzerine Genel Müdür Tim Davie ve BBC News genel müdürü Deborah Turness’ın istifasından sadece birkaç saat sonra, BBC’ye karşı yasal işlem başlatmakla tehdit etti.
Başkan Trump, BBC’yi “tahrif edilmiş” bir konuşma nedeniyle 1 milyar dolarlık tazminat davası açmakla uyardı.
İngiliz sağının önde gelen isimleri ile Trump ve müttefikleri tarafından da gündeme getirilen bu anlaşmazlık, BBC yöneticilerinin uyması gereken kurallar ve en önemlisi finansman şekli konusunda bakanlarla zorlu bir müzakere sürecine girmeye hazırlandığı bir dönemde ortaya çıktı.
Bu müzakerelerin sonucu, bir zamanlar imparatorluğun sesi olan bu tarihi İngiliz yayıncının mevcut haliyle ayakta kalıp kalmayacağını belirleyecek.
Trump’ın müttefiki, Reform UK’in lideri ve ülkenin bir sonraki başbakanı olabilecek Nigel Farage, destekçilerinin tezahüratları eşliğinde pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “Sadece iki çalışanı kovmak, BBC’nin derinliklerinde yatan ve onlarca yıldır süregelen kültürel sorunları ortadan kaldırmaz,” dedi.
Farage, BBC’nin küçülmesini istiyor
Farage’ın hedefinde bir başka konu da, BBC’nin on yıllardır süren ve hanelerin ödediği yıllık ücrete dayanan finansman modelinin yeniden düzenlenmesi.
Farage, “Bu Trump ile ilgili değil. Trump, son haftalarda, aylarda ve hatta on yıllarda gördüklerimizin son damlası,” dedi.
Kriz, Britanya’nın liberallerini zor durumda bıraktı. Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey, Başbakan Keir Starmer, Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch ve Reform lideri Nigel Farage’a gönderdiği mektupta, İngiliz politikacıları BBC’yi savunmaya çağırdı ve “BBC, Trump’a değil, Britanya’ya aittir,” uyarısında bulundu.
BBC’nin son krizi, geçen hafta Telegraph gazetesinin kanalın eski standartlar danışmanı Michael Prescott tarafından yazılan ve içeriğindeki bir dizi iddia edilen eksikliği ele alan bir notu yayınlamasıyla tetiklendi.
Bu eksiklikler arasında transseksüel konular, Gazze’deki savaş ve Trump’ın başkanlığı yer alıyordu.
BBC’nin tepe yöneticileri, Trump’ın konuşmasını tahrif eden belgesel nedeniyle istifa etti
En ağır suçlama, Panorama programındaki görüntülerin, ABD başkanının Ocak 2021’de destekçilerine “Kongre’ye yürüyeceğiz ve ben de sizinle birlikte orada olacağım, savaşacağız. Sonuna kadar savaşacağız,” dediğini yanlış bir şekilde ima etmek için seçici bir şekilde düzenlendiği iddiasıydı.
Aslında bu sözler, neredeyse bir saat arayla yapılan konuşmanın farklı bölümlerinden alınmış ve Trump’ın destekçilerine “barışçıl ve vatansever bir şekilde sesinizi duyurun” dediği bölüm atlanmıştı.
BBC, uzun süredir tüm siyasi kesimlerden, “bir tarafı diğerine tercih etmemesi” gerektiğini belirten yönetim tüzüğüne uymadığı yönündeki suçlamalara maruz kalıyordu. Fakat pazartesi günü BBC Başkanı Samir Shah, bir özür metni yayınlayarak “yanlış karar” için kamuoyundan özür diledi.
Yayıncının yeni sözleşmesi müzakere ediliyor
BBC, Kraliyet İmtiyazı anlaşması uyarınca, yayıncı, televizyon izleyen veya kaydeden ya da BBC iPlayer’ı izleyen her hanenin ödemesi gereken lisans ücretiyle finanse ediliyor.
Mevcut İmtiyaz 2017’de başladı ve 31 Aralık 2027’ye kadar geçerli. Müzakereler henüz başlangıç aşamasında ama görüşmelere aşina olan kişiler, bakanların vergileri artırdığı bir dönemde finansman konularının gündemi domine edeceğini söylüyor.
İmtiyazın yenilenmesini yöneten Kültür Bakanı Lisa Nandy, ocak ayında lisans ücretine alternatifler hakkında “oldukça radikal” düşündüğünü ve abonelik modelini de göz ardı etmediğini söyledi.
BBC lisans ücretini uzun süredir eleştiren Farage, yayıncının “kendini toparlamaması” halinde milyonlarca kişinin ödemeyi “reddedeceğini” söyledi.
BBC anketine göre izleyicilerin üçte birinden fazlası kurumun bağımsızlığından şüpheli
Beyaz Saray, Farage’ın yeni kanalına açık destek verdi
Farage, sağ eğilimli GB News’in yıldız sunucusu olarak ticari yayıncılık sektöründe de söz sahibi. Trump’ın basın sekreteri Karoline Leavitt, X’te yaptığı bir paylaşımda, yeni kurulan kanala destek vererek, “@BBCNews, Trump karşıtı sahte haberler yayınladığı için ölüyor. Herkes @GBNEWS’i izlemeli!” dedi.
Muhafazakâr Gölge Kültür Bakanı Nigel Huddleston ise, “BBC, neden giderek daha fazla insanın lisans ücretini ödemek istemediğine çok dikkat etmelidir, çünkü bunu paralarının karşılığını almadıklarını düşünüyorlar ya da içeriğe katılmıyorlar,” uyarısında bulundu.
Fakat son İmtiyaz müzakerelerine katılan eski Muhafazakâr kültür bakanı John Whittingdale, finansmanın “tamamen ayrı bir tartışma konusu” olduğunu ileri sürdü.
Whittingdale, “BBC’ye nasıl ödeme yapacağınız konusu, editoryal konularla tamamen ayrı tutulmalı, çünkü BBC’nin bağımsızlığı hâlâ çok önemli bir ilke,” dedi.
Başbakanlık, BBC’nin kurumsal olarak önyargılı olduğuna inanmadığını vurgulayarak, dezenformasyon çağında yayıncının “hayati rolünü” işaret ederek tartışmayı hafifletmeye çalıştı.
Muhafazakârlardan “yumuşak güç” hatırlatması
Hem Muhafazakârlar hem de Reformcular, BBC’yi yok etmek gibi bir niyetleri olmadığını ısrarla belirtiyorlar.
Huddleston Pazartesi günü yaptığı açıklamada, “BBC’nin bir geleceği var, çünkü güçlü bir küresel markaya sahip, fakat güvenilirliğini ve itibarını korumak için tarafsızlık ilkesine bağlı kalmalı ve haber ve güncel olaylar programlarının kendi editoryal kurallarına uygun olmasını sağlamalı,” dedi.
BBC’nin savunucularının yayıncıya finansman sağlanması lehine öne sürdükleri temel argümanlardan biri, 40’tan fazla dilde haber sunan BBC World Service gibi girişimler aracılığıyla oynadığı “yumuşak güç” rolü. Fakat BBC, tasarruf sağlamak amacıyla bu yıl işten çıkarmalar yaptı.
Muhafazakâr milletvekili Julian Smith, BBC yönetim ekiplerinin çok daha hızlı, titiz, siyasi güven ve anlayışla ele alınması gereken iç skandallara, editoryal ve kurumsal sorunlara odaklanmış olmasının talihsiz olduğunu söyledi.
Smith, “Bu, BBC’nin küresel erişimi ve bunun yabancı yumuşak güce olası etkisi konusunda hükümete nasıl en fazla fayda sağlanacağı ve gerektiğinde nasıl savunulacağı konusundaki odaklanmanın kaybedilmesine neden oldu,” dedi.
Whittingdale ise BBC’yi “olağanüstü iyi bir yayıncı” olarak nitelendirerek “BBC’ye ihtiyacımız var” dedi.
BBC’deki “iç darbe”nin arkasındaki isim kim?
Öte yandan BBC yönetim kurulu içerisindeki Muhfazakâr Parti bağlantılı bir ismin, iki yöneticinin istifasında önemli bir rol oynadığı öne sürülüyor.
The Guardian’da yer alan habere göre bu isim, Muhafazakârların eski danışmanlarından Robbie Gibb. Gibb, Davie ve Turness’in istifalarından önce yapılan iç yönetim kurulu toplantılarında BBC’nin Donald Trump, Gazze ve trans hakları ile ilgili haberleri hakkında eleştirilerini dile getirdi.
Kaynaklar gazeteye, Gibb’in BBC’nin editoryal yönergeleri ve standartlar komitesinin eski bağımsız dış danışmanı Prescott’ın notunu tartışan iki BBC yönetim kurulu toplantısında “saldırıyı yönettiğini” söyledi.
Bu toplantıların sonuncusu geçen perşembe günüydü: Bu toplantı, Davie ve Turness, Prescott’un “önyargı” iddiaları üzerine çıkan tartışmaların şiddetlenmesi üzerine BBC’deki görevlerinden istifa ettiklerini açıklamadan üç gün önceydi.
BBC’nin üst kademelerinde yaşanan dramatik çöküş, kurum içinde öfkeli tepkilere yol açtı. Bir kaynak The Guardian’a “Şüphesiz bu bir darbeydi” dedi.
BBC’nin medya muhabiri Katie Razzall ve en önemli siyasi sunucularından Nick Robinson, yönetim kurulu ile bir anlaşmazlık yaşandığını, haber yöneticilerinin bir özür metni yayınlamak istediklerini ama yönetim kurulunun bunu engellediğini söyledi.
Avrupa
BP, Birtanya’daki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı

BP, Birleşik Krallık’taki Kuzey Denizi faaliyetlerini satışa çıkardı; bu hamle, dev petrol şirketinin bu havzada 60 yılı aşkın süredir devam eden üretimine son verecek.
Genel müdür Meg O’Neill şunları söyledi:
“Kuzey Denizi, Birleşik Krallık’ın enerji sistemi için hâlâ vazgeçilmez bir unsurdur. Fakat portföyümüzü odaklayıp sermayemizi en yüksek değerli fırsatlara yönlendirirken, Kuzey Denizi faaliyetlerimizin başka bir şirketin bünyesinde daha iyi bir konuma geleceğine inanıyoruz.”
Bu yılın başlarında BP, faaliyetleri için yaklaşık 2 milyar sterlinlik bir anlaşma konusunda Ithaca Energy ile ileri düzey görüşmeler yürütmüş ama bir anlaşmaya varılamamıştı.
İngiliz petrol devi şu anda Kuzey Denizi’nde beş merkez işletiyor, 1.100 kişiyi istihdam ediyor ve günde 100.000 varilin biraz altında petrol ve gaz üretiyor.
BP, bölgede önemli bir bağımsız faaliyete sahip son büyük petrol şirketlerinden biri; diğerleri ise varlıklarını ya birleştirdi ya da satışa çıkardı.
Bu haber, yeni başbakan Andy Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Kuzey Denizi’ndeki sondaj çalışmalarına “pragmatik” bir yaklaşım sergileyeceğine söz vermesinin ardından geldi.
Burnham bu hafta yaptığı açıklamada, “Orada bir kaynak var. İnsanlar zor durumda iken bunu görmezden gelemeyiz,” dedi.
O’Neill, göreve başladıktan kısa bir süre sonra Kuzey Denizi’nde “henüz kullanılmamış bir potansiyel” gördüğünü belirtmişti.
Fakat BP, resmi bir satış süreci başlatma kararının “sermaye tahsisine yönelik disiplinli yaklaşımını yansıttığını” açıkladı.
Şirket, küresel genel merkezinin Birleşik Krallık’ta kalacağını belirtti. O’Neill, “Birleşik Krallık 100 yılı aşkın süredir bizim yuvamız olmuştur ve gelecekte de önemli bir rol oynamaya devam edecek,” dedi.
Avrupa
AB yetkilisi: Tüm Avrupa alevler içinde kalabilir

AB Acil Durum Koordinasyon Merkezi yetkilisi Maria Zuber, uzun süren sıcak hava ve yetersiz müdahale durumunda tüm Avrupa’nın yangınlarla kaplanabileceği uyarısında bulundu. Yunanistan, İtalya ve Orta Avrupa ülkeleri önümüzdeki haftalarda en büyük risk altında. Bu yılki yangın sezonunun geçen yılın rekorunu aşması bekleniyor.
Avrupa Birliği Acil Durum Koordinasyon Merkezi (ERCC) yetkilisi Maria Zuber, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki haftalarda Yunanistan, İtalya ve bazı Orta Avrupa ülkelerinin orman yangınlarının yayılmasına karşı en savunmasız bölgeler olduğunu söyledi.
Eş zamanlı çıkan yangınların söndürme çalışmalarını zorlaştırdığını belirten Zuber, uzun süren sıcak hava nedeniyle yangın sayısının artması ve müdahale edecek yeterli gücün bulunmaması durumunda “tüm Avrupa’nın alevler içinde kalması” riski olduğunu ifade etti.
Zuber, AB kriz merkezinin böyle bir senaryoyla başa çıkabileceği güvencesini verdi. Geçen yıl çok sayıda yangınla karşılaştıklarını ancak hepsinin üstesinden geldiklerini hatırlatan yetkili, “Tüm taleplere yanıt vereceğimizi düşünüyorum, yerine getiremesek bile..” dedi.
AB üyesi ülkeler arasında İspanya ve Fransa orman yangınlarından en ağır şekilde etkilenen ülkeler oldu.
Avrupa Orman Yangın Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) 27 Temmuz verilerine göre İspanya’da 207 bin hektar, Fransa’da ise 90 bin hektardan fazla alan yangınlar nedeniyle kül oldu. Her iki ülkede de yangınlar halen devam ediyor.
Financial Times’ın aktardığına göre Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki orman yangınları iki itfaiye görevlisinin hayatını kaybetmesine ve 8 bin kişinin tahliye edilmesine yol açtı.
Kuvvetli rüzgarlar nedeniyle yangınlar Kiklad Adaları’na da sıçrarken, burada da birkaç köy tahliye edildi.
Zuber, yangınların Yunanistan’a da sıçrayacağını ve Ağustos başında İtalya için tehdit oluşturacağını belirtti. ERCC verilerine göre 2026 yazı, yangın yoğunluğu açısından rekor seviyedeki 2025 yılını geride bırakabilir.
Zuber, geçen yıl yangın sezonunda 19 yardım talebi aldıklarını ve bu rekoru kırmayı beklediklerini ekledi.
World Weather Attribution araştırma grubunun verilerine göre insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle Fransa’daki aşırı hava olaylarının olasılığı en az iki kat, İspanya’da ise en az 20 kat arttı.
Zuber, tehdidin boyutu nedeniyle Avrupa Birliği’nin 12 Canadair amfibi yangın söndürme uçağı sipariş ettiğini, ancak ilk teslimatların 2028’den önce beklenmediğini söyledi.
Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu’ndan bilim insanı Thomas Smith, “İklim ısınmaya devam ettikçe yangınları tetikleyen aşırı hava koşulları daha sık ve şiddetli hale geliyor. Bu da bu yaz gözlemlediğimize benzer büyük ve yoğun orman yangınlarının olasılığını artırıyor” açıklamasında bulundu.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi ise önümüzdeki on yıllarda yangın riskinin hem ılıman kuşak ormanlarında hem de kuzey ormanlarında artacağını öngörüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha önce ülkesinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır durumla karşı karşıya olduğunu ve benzeri görülmemiş orman yangınlarıyla mücadele ettiğini açıklamıştı.
AFP haber ajansı daha sonra Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde bulunan Atom ve Alternatif Enerji Komiserliği’ne (CEA Cesta) bağlı nükleer araştırma merkezi yakınlarında yangınlar çıktığını duyurdu.
Avrupa
Polonya’da Morawiecki’nin yeni hareketi ilk adımını atıyor

Hukuk ve Adalet’ten (PiS) kopan Mateusz Morawiecki’nin siyasi çevresi tarafından düzenlenen ilk büyük etkinlik, Varşova’nın Praga semtinde yapılacak.
Bu etkinlik, eski başbakan ve onlarca müttefikinin “milliyetçi-muhafazakâr” PiS ile yollarını ayırmasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşiyor.
Bu hamle, Morawiecki’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) grubunun başkanlığından da istifa etmesine yol açtı.
Kömür ateşinde pişirilmiş Kiełbasa sosislerinin önemli bir yer tutacağı için “Morawiecki’nin barbeküsü” olarak adlandırılan ve onun Rozwój Plus (Kalkınma Plus) hareketi tarafından düzenlenen konferans, Polonya muhafazakâr siyasetinde önemli bir an olacak.
Etkinlik, yeni ortaya çıkan hareketin kilit isimlerini, eski dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov ve Polonya silahlı kuvvetlerinin eski başkomutanı General Rajmund Andrzejczak gibi konuklarla bir araya getirecek.
Etkinlik, Morawiecki’nin kampına mevcut PiS liderliğinden farklı bir siyasi vizyon sunma fırsatı verecek.
Morawiecki bu hafta şunları söyledi:
“Polonyalılar, güçlü bir Polonya için verilen mücadeleye, cüzdanlarına, işlerine, konutlarına, kalkınmaya, kimliklerine, kültürlerine, Hıristiyan inancına ve Sejm’de asılı duran haçın savunulmasına önem veriyorlar. Bunlar bizim ilkelerimiz, bu bizim inancımız.”
Tartışmalar demografi, güvenlik ve tarih politikası üzerine odaklanacak. Bu konular, Polonya-Ukrayna ilişkilerindeki son gerginlikler nedeniyle giderek daha hassas hale geliyor.
Morawiecki, Rozwój Plus’ı “uzman ve düşünce kuruluşu” olarak tanımlıyor ama bu oluşumun siyasi hedefleri giderek daha net hale geliyor.
Çarşamba günü kurulan yeni bir parlamento grubu, 40 milletvekili ve bir senatörü bir araya getirerek, müttefiklerine parlamentoda resmi bir platform ve PiS’e karşı mücadele edebilecekleri bir üs sağlıyor.
PiS’li siyasetçi ve Przemysław Czarnek’in başbakanlık kampanyasının sözcüsü Mateusz Kurzejewski, Euractiv’e verdiği demeçte, “Bu bizim için bir tehdit. Sonuçta bu, zafer şansımızı azaltan bir girişim ama bu şansı tamamen ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle sıkı çalışmaya devam edeceğiz,” dedi.
Öte yandan Morawiecki’nin Polonya’nın sağını yeniden şekillendirip şekillendiremeyeceği henüz belirsiz.
Onet tarafından yaptırılan bir SW Research anketi, ankete katılanların %32,9’unun eski başbakanın liderliğindeki bir partiye oy vermeyi düşünebileceğini ortaya koydu.
En güçlü potansiyel destek, halihazırda sağda yer alan seçmenlerden geliyor. Şu anda PiS’e yakın olan katılımcıların %14’ü Morawiecki’yi desteklemeyi düşünebileceğini söylerken, daha sağdaki Konfederasyon’a yakın olanların %7,1’i de aynı görüşü paylaştı.
Bu girişim, iktidar kampından da sınırlı bir destek alabilir. Şu anda Donald Tusk’un AB yanlısı Yurttaş Koalisyonu’nu, Sol’u, Polonya 2050’yi veya Polonya Halk Partisi’ni destekleyen seçmenlerin yaklaşık %7,4’ü, Morawiecki liderliğindeki bir partiye oy vermeyi göz ardı etmeyeceklerini belirtti.
Başbakan Tusk’un hükümetindeki kaynaklar, PiS’teki bölünmenin kısa vadede iktidar koalisyonuna yardımcı olabileceğine inanıyor.
Bir kaynak Euractiv’e verdiği demeçte, “Özellikle de bu durum hastane skandalının etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu için. Bugün artık kimse bundan bahsetmiyor ve neyse ki yeni bir açıklama da yapılmadı,” dedi.
Tartışma, Varşova’daki bir hastanenin şu anda ülkeyi yöneten Sivil Koalisyon’a mensup siyasetçiler için özel bir kabul süreci uyguladığı ve bu sayede söz konusu kişilerin diğer hastalardan önce VIP salonuna girip tedavi görmelerine imkân sağladığı iddialarıyla ilgili.
Ayrıca, Tusk’un partisiyle bağlantılı olduğu belirtilen ve hastanenin acil servisini yöneten doktorun maaşı konusunda da sorular gündeme geldi.
Fakat aynı kaynak, Morawiecki’nin ayrılmasının Sivil Koalisyon üzerinde uzun vadede pek bir etkisi olmayabileceği konusunda uyarıda bulundu.
PiS’in son derece sadık bir seçmen kitlesine sahip olduğunu, Rozwój Plus’a yönelik coşkunun ise geçici olabileceğini savundular.
Bir başka kaynak, “Rzeczpospolita için yapılan IBRiS anketine bakın. PiS seçmenlerinin yüzde 70’i, ideal partilerine oy verdiklerini söylüyor. Bu çekirdek seçmen kitlesi, PiS’in mevcut seçmenlerinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor,” dedi.
PiS içinde de benzer bir görüş hakim. Buradaki siyasetçiler, Morawiecki’nin yeni bir partiyi ayakta tutmak için çok küçük olabilecek bir seçmen kitlesinin peşinde olduğunu savunuyor.
Kurzejewski Euractiv’e verdiği demeçte şunları söyledi:
“İnsanlar, PiS’ten dışlanan siyasetçilere oy vermek istemiyor. Hukuk ve Adalet Partisi seçmenlerine gelince, onlar da kendilerine ihanet edenlere oy vermek istemiyor. İşte bu yüzden bu proje, Rozwój Plus’ın seçim barajını aşamayacağı anlamına geliyor.”
Dolayısıyla bugün yapılacak etkinlik, Morawiecki’nin merak ve kurumsal desteği kalıcı bir siyasi güce dönüştürebilip dönüştüremeyeceğinin –ya da ayrılmasının Polonya’nın kalabalık sağ kanadında kısa ömürlü bir başka kopma hareketi olup olmayacağının– erken bir testi olacak.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını1 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü












