Bizi Takip Edin

Avrupa

BSW’den AfD’ye “güvenlik duvarına” karşı işbirliği mektubu

Yayınlanma

Almanya’da Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), “aşırı sağ” ile işbirliğini engelleyen “güvenlik duvarı”na karşı Almanya için Alternatif’e (AfD) işbirliği teklif etti.

Diğer partilerin “aşırı sağ” ile işbirliği yapmasını engelleyen “güvenlik duvarını” yıkma teklifi, en azından kısmen, AfD seçmenlerini kendi saflarına çekmeye çalışan Wagenknecht’in partisini güçlendirmeyi amaçlıyor.

BSW liderleri, 26 Haziran tarihli mektupta, “BSW, en başından beri AfD’ye karşı kurulan ‘güvenlik duvarını’ eleştirmiştir. Bu, demokratik değildir ve hiçbir sorunu çözmez,” dedi.

AfD, BSW’nin de bazı bölgelerde destek gördüğü Doğu Almanya’da eylül ayında yapılacak iki eyalet seçimi öncesinde anketlerde güçlü bir liderlik konumunu koruyor. 

Fakat diğer partilerin AfD ile koalisyon kurmayı reddetmesi nedeniyle, partinin anketlerdeki üstünlüğünün siyasi güce dönüşüp dönüşmeyeceği belirsiz.

BSW şimdi, AfD’nin bölgesel hükümetleri yönetmek üzere “parti dışı” başbakanlar atamayı ve “değişen ittifaklar” içinde çalışmayı kabul etmesi şartıyla, doğudaki iki eyalette AfD ile işbirliği içinde iktidara gelmeyi teklif ederek bu güvenlik duvarını aşmaya çalışıyor.

Biraz kafa karıştırıcı olan bu öneri, koalisyon halinde yönetme teklifine tam olarak ulaşmasa da, potansiyel olarak AfD’yi siyasi izolasyonundan çıkarabilir.

POLITICO’ya verdiği röportajda, BSW’nin eşbaşkanı Fabio De Masi, aşırı sağa karşı kurulan “güvenlik duvarını” bir başarısızlık olarak nitelendirdi ve AfD ile işbirliği teklifini, partinin daha da fazla güç kazanmasını engellemenin bir yolu olarak sundu.

De Masi şöyle konuştu:

“Eğer müesses nizam partileri bu yolda, esasen her zaman sadece AfD’yi engellemek için en küçük ortak paydada güçlerini birleştirerek devam ederse, bu durum sonunda AfD’nin mutlak çoğunluğu elde etmesine yol açacak ve o noktada parti denetimsiz bir şekilde iktidara gelebilecek. İşte bu yüzden üçüncü bir yol bulmaya çalışıyoruz; vatandaşlara sorunları çözdüğümüzü gösteren ve [Saksonya-Anhalt’taki anketlerde] AfD’nin oyların yüzde 40’ını aldığını göz önünde bulundurarak, belirli siyasi kararlara bu partiyi de dahil etmemiz gerektiğini ortaya koyan bir yol.”

Wagenknecht, Die Linke’den (Sol Parti) ayrıldıktan sonra 2024 yılında BSW’yi kurdu ve geleneksel sol-sağ ayrımını bulanıklaştıran, kendi deyimiyle bir “sol muhafazakâr” hareketi başlattı.

Geniş kapsamlı bir refah devleti gibi geleneksel sol politikaları savunurken, aynı zamanda bazı göç karşıtı tutumları benimsedi ve Ukrayna savaşına karşı bir dış politika izledi.

Bir süre boyunca, yeni kurduğu parti kamuoyu yoklamalarında hızla yükseldi, ancak geçen yıl yapılan erken federal seçimlerde büyük bir darbe aldı; oyların yüzde 4,98’ini aldı ve parlamentoya girmek için gerekli olan yüzde 5 barajının biraz altında kaldı.

Yine de BSW, özellikle eski Doğu Almanya’da kimi bölgelerde destek bu luyor. Eylül ayında seçimlerin yapılacağı iki doğu eyaleti olan Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Batı Pomeranya’da BSW şu anda anketlerde eyalet parlamentolarına girmek için gerekli yüzde beş barajına yakın bir oy oranı elde ediyor.

AfD, eylül ayında seçimlerin yapılacağı her iki doğu eyaletinde de mutlak çoğunluğu kazanmayı hedefliyor. Böyle bir sonuç, koalisyon ortakları olmadan iktidara gelebileceği anlamına gelir. Anketlere göre, parti Saksonya-Anhalt’ta bu hedefe ulaşmaya çok yakın.

AFakat AfD’nin bu eyaletlerden birinde ya da her ikisinde iktidara gelmek için BSW gibi daha küçük bir partinin desteğine ihtiyaç duyması da mümkün.

Bu nedenle parti liderleri, Wagenknecht’in partisiyle görüşmeye istekli olabileceklerini ima ediyorlar.

AfD’nin eşbaşkanı Alice Weidel’in sözcüsü Daniel Tapp, POLITICO’ya yaptığı yazılı açıklamada, “BSW, yaklaşan eyalet seçimlerinde yüzde 5 barajını aşma zorluğuyla karşı karşıya. Eğer bunu başarırsa, AfD elbette görüşmelere hazır olacaktır,” dedi.

BSW, AfD liderlerine gönderdiği mektupta, “giderek propaganda odaklı bir devlet yayıncılığına dönüşen” olarak tanımladıkları Almanya kamu televizyonunun rolünü aşmak amacıyla, Wagenknecht ile Weidel arasında Doğu Almanya genelinde bir dizi münazara düzenlenmesini de önerdi. 

Fakat Tapp bu öneriyi reddetti.

Analistler, BSW’nin AfD ile işbirliği teklifinde bulunarak bu partiden oy koparmaya yönelik çabalarının başarıya ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor.

Chemnitz Üniversitesi’nden siyaset bilimci Benjamin Höhne, “BSW şu anda hayatta kalma mücadelesi veriyor. Medya ilgisini çekmek için BSW, AfD’ye yakınlaşmak gibi her türlü yöntemi meşru görüyor gibi görünüyor. Fakat AfD seçmenleri siyasi yuvalarını bulmuş durumda ve buradan ayrılmaları pek olası değil,” dedi.

Avrupa

Avrupa’da doğalgaz fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

Yayınlanma

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve daralan LNG arzının etkisiyle megavatsaat başına 86,79 euroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75’te kaldı.

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzındaki düşüş ve yeraltı depolama tesislerindeki düşük doluluk oranlarının piyasada uzun süreli açık endişesini artırmasıyla 2022’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.

Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli doğalgaz kontratlarının fiyatı yüzde 2,89 artışla megavatsaat başına 86,79 euroya ulaştı.

Uluslararası piyasalardaki döviz kuru hesaba katıldığında bu tutar bin metreküp başına 1019,83 dolara karşılık geliyor. Avrupa pazarında doğalgaz, söz konusu seviyelerde en son 22 Aralık 2022’de işlem görmüştü.

Günün ilerleyen saatlerinde artış hızı yüzde 2,1’e geriledi; Türkiye saatiyle 13.11 itibarıyla gaz fiyatı megavatsaat başına 86,125 eurodan (bin metreküp için 1011,47 dolar) alıcı buldu.

Avrupa’da doğalgaz fiyatı eylül ayında da Aralık 2022’den bu yana ilk kez 1000 dolar barajını aşmış, ardından 870 dolara çekilmişti.

Fiyat artışının ekim ayında da sürmesinde, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın tetiklediği küresel arz açığı endişeleri belirleyici rol oynuyor. Doğalgaz krizi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekiz aydan uzun süredir kapalı kalmasından kaynaklanıyor.

Savaşın başlamasıyla boğazın neredeyse tamamen ulaşıma kapatılması, dünya pazarına sunulan LNG hacminin yaklaşık yüzde 20 daralmasına yol açtı.

Ortadoğu kaynaklı sevkiyatın sekteye uğraması, mevcut LNG hacimleri üzerindeki uluslararası rekabeti hızlandırdı. Bu tablo, tüketim dalgalanmalarını ve ani tedarik kesintilerini dengeleyen Avrupa’daki yeraltı depolama tesislerinin yaz aylarında yeterince doldurulamamasına neden oldu.

Avrupa’daki depolama tesislerinin doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75 düzeyinde kaldı. Tesislerin doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 83,03, Ekim 2024’te ise yüzde 94,89 seviyesindeydi.

ING analistleri piyasadaki görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, “Piyasa, kışın büyük bölümünü Basra Körfezi’nden neredeyse hiç LNG almadan geçireceği gerçeğini kavramaya çalışıyor” ifadesine yer verdi.

Depolardaki yetersizlik ve stokları tamamlama zorunluluğu fiyatları yukarı taşırken, Asyalı alıcılarla rekabetin kış aylarında yeni bir fiyat sıçramasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Avrupa doğalgazda 2022 krizine geri dönebilir

Kış öncesinde stoklar beş yıllık ortalamanın gerisinde

Öte yandan Reuters’ın görüş aldığı sektör uzmanları ve analistler, enjeksiyon sezonunun resmi sonu kabul edilen 1 Kasım itibarıyla Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranının yüzde 75 ila yüzde 78 arasında kalacağını öngörüyor.

Bu oran, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 yüzde puan altına denk geliyor.

Avrupa Birliği’nin kış dönemi tüketiminin yüzde 25 ila 30’unu yeraltı depoları karşılıyor; bu durum bölgeyi özellikle Norveç ve ABD’den sağlanan boru hattı ve LNG teslimatlarına bağımlı kılıyor.

ABN Amro enerji uzmanı Mutaz Altaghlibi, tedarikte yaşanacak olası bir aksamanın Avrupa’da fiyatları daha da yukarı çekebileceğini, Asyalı alıcıların LNG talebinin de fiyat baskısını yüksek tutacağını belirtti.

Banka, sert geçebilecek bir kış mevsiminde Avrupa depolarındaki gaz rezervinin yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar eriyebileceğini duyurdu.

Altaghlibi, söz konusu düşüşün bir sonraki dolum sezonu açısından oldukça kritik ve zorlu koşullar yaratacağını vurguladı.

Mevcut piyasa koşulları, fiyatların megavatsaat başına 350 euronun üzerine çıktığı 2021-2022 enerji krizini andırıyor.

Enerji analistlerinin büyük bölümü fiyatların yeniden o zirvelere tırmanmasını beklemiyor; ancak megavatsaat başına 100 euronun aşılarak yüzde 25’lik ek bir artış yaşanmasının muhtemel olduğunu kaydediyor.

AB kış aylarında 14 milyar metreküplük doğalgaz açığı riskiyle karşı karşıya

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransa’da market soğutucuları hacklendi: Milyonlarca euroluk gıda çöpe gitti

Yayınlanma

Fransa’daki büyük süpermarket zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan siber saldırıda yüzlerce mağazanın dolapları 50 dereceye kadar ısıtıldı. Saatlerce süren ısınma nedeniyle taze ve dondurulmuş ürünler bozulurken, sektördeki zararın milyonlarca euroya ulaştığı hesaplanıyor.

Fransa genelindeki büyük süpermarket zincirleri, soğutma ve dondurucu sistemlerini hedef alan kapsamlı bir siber saldırıya uğradı.

Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak soğutuculardaki sıcaklığı 50 dereceye kadar yükseltmesi sonucu yüzlerce mağazadaki taze ve dondurulmuş gıdalar bozuldu.

BBC ve Fransız haber kanalı BFMTV’nin aktardığı verilere göre perakendecilerin toplam zararı milyonlarca euroyu bulabilir.

Saldırının, Danimarka merkezli mühendislik şirketi Danfoss tarafından üretilen ve soğutma ekipmanlarının uzaktan idaresini sağlayan yazılımdaki bir güvenlik açığından kaynaklandığı bildirildi.

Normal şartlarda gece saatlerinde buz çözme işlemi için kısa süreliğine ısıtılan üniteler, korsanların müdahalesiyle saatlerce yüksek sıcaklıkta tutuldu.

Bazı noktalarda ekipmanın aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığı aktarıldı.

Fransa genelinde yüzlerce süpermarket etkilendi

Perakende zincirlerinden Coopérative U Genel Direktörü Dominique Schelcher, olayı “son derece ciddi ve benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendirdi.

Zincir bünyesindeki 100’ü aşkın mağazanın etkilendiği açıklandı. Intermarché ve Netto markalarını bünyesinde barındıran Les Mousquetaires Grubu, 180 mağazanın hedef alındığını, yeni olayları önlemek amacıyla yaklaşık 100 satış noktasının internet bağlantısının acilen kesildiğini bildirdi.

Reuters ajansının haberine göre Intermarché bünyesindeki bazı soğutucularda sıcaklık altı saat boyunca 50 derecede kaldı.

Carrefour, ülke genelindeki 6 bin mağazasından 80’inde soğutuculara yetkisiz erişim sağlandığını duyurdu.

Monoprix zinciri ise 400’ü aşkın şubesinin yüzde 5’inin saldırıya maruz kaldığını kaydetti.

Leclerc mağazalarının da etkilendiği bildirilirken, Les Mousquetaires Grubu 12 Ekim öğle saatlerinde bazı reyonların devre dışı kalmayı sürdürdüğünü paylaştı.

Soruşturma başlatıldı, gözler eski yazılımlara çevrildi

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, olayın aydınlatılması için Ulusal Siber Güvenlik Ajansını (ANSSI) görevlendirdi.

Paris savcılığı da soğutma sistemlerine yönelik siber saldırı hakkında adli soruşturma başlattı.

Danfoss şirketi, saldırıların güvenlik güncellemesi yapılamayan eski yazılımlara sahip üniteleri etkilediğini savundu.

Şirket, müşterilerine sistem yazılımlarını güncel tutmaları ya da yeni cihazlara geçmeleri yönünde uzun süredir tavsiyede bulunduğunu açıkladı.

Öte yandan Hollanda merkezli perakende grubu Ahold Delhaize de bünyesindeki Albert Heijn zincirinde bir siber güvenlik sorunu yaşandığını bildirdi.

Şirketin mobil uygulamasından yapılan duyuruda teslimatların durdurulduğu, fiziki mağazaların ise açık kaldığı belirtildi. Hollanda’daki aksaklığın Fransa’daki saldırıyla bağlantılı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

Danimarka Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, geçtiğimiz ay yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın Batı ülkelerine yönelik hibrit saldırılarını önümüzdeki aylarda artırmasının muhtemel olduğu uyarısını yapmıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Starlink istasyonunu kundaklama iddiasıyla 2 Türk vatandaşını gözaltına aldı

Yayınlanma

Polonya yetkilileri, Alman polisinin geçen ay Varşova yakınlarındaki bir Starlink istasyonunu ateşe verdiği şüphesiyle iki Türk vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.

Polonya’nın özel servislerini koordine eden Bakan Tomasz Siemoniak, pazartesi günü Varşova’da düzenlediği basın toplantısında, Polonya’nın şüphelilerin iadesini talep ettiğini ve kundaklama saldırısının arkasında Rus gizli servislerinin olduğundan “hiç şüphe duymadığını” belirtti.

Siemoniak, düzenlediği basın toplantısında, “Ayrıca, Rus istihbarat teşkilatlarının giderek daha fazla suç dünyasıyla bağlantılı kişilere yöneldiğini de belirtmek gerekir,” dedi.

Başbakan Donald Tusk, X’te paylaştığı bir gönderide, olayı bir başka “hibrit savaş eylemi” olarak nitelendirdi ve sabotajdan sorumlu olanların Polonya’da adalete teslim edileceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Marcin Kierwinski, iki Türk vatandaşının Polonya’da yabancı bir istihbarat teşkilatının talimatıyla sabotaj eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle suçlanacaklarını söyledi.

Polonya ve Ukrayna dahil Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerine hizmet veren bir Starlink yer istasyonundaki güç kaynağı ekipmanı, 23 Eylül gecesi alev aldı.

Olay, internet hizmetinde ciddi bir kesintiye yol açmadı. Öte yandan çıkan yangın, istasyonun elektrik sistemini ve yedek jeneratörünü tamamen tahrip etti.

Batı’nın Ukrayna’ya sağladığı yardımların önemli bir geçiş yolu olan Polonya, son dönemde bir dizi şüpheli olayla karşı karşıya kaldı.

Su ve enerji altyapısı ile hastaneler gibi kamu hizmetlerine yönelik çok sayıda siber saldırı gerçekleşti.

Ayrıca Varşova ile Ukrayna sınırı arasındaki bir demiryolu hattında meydana gelen hasar, yetkililer tarafından Rus sabotajına atfedildi.

Temmuz ayı sonlarında da bir Rus füzesi Polonya’ya düştü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English