Avrupa
Büyük Teknoloji ile Avrupa sağının ‘deregülasyon’ ittifakı

Çarşamba günü yayınlanan yeni bir rapora göre, ABD’li Büyük Teknoloji şirketleri, sektörüne yönelik düzenlemeleri kaldırması için Avrupa Komisyonuna baskı yapmak amacıyla Avrupa’daki aşırı sağcı gruplardan destek aldı.
Brussel Times’ın haberine göre Avrupa Komisyonu’nun Dijital Omnibus’ta yaptığı düzenlemeyi kaldırma hamlesinin, Büyük Teknoloji’nin lobi talepleriyle de yakından uyumlu olduğu ortaya çıktı.
Google, Microsoft ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, Komisyon’un geçen yılki hamlesinden önce Avrupa Parlamentosu’ndaki aşırı sağcı gruplarla görüşmelerini artırdı. Bu bilgi, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar Corporate Europe Observatory (CEO) ve LobbyControl tarafından yapılan yeni bir analizle ortaya çıktı.
CEO’nun araştırmacısı ve kampanyacısı Bram Vranken, Brussels Times’a verdiği demeçte, “Bunun nedeni büyük ölçüde aşırı sağın Komisyon’un deregülasyon planlarına destek vermesi,” dedi.
Vranken, Avrupa için Vatanseverler (PfE) grubunun, Komisyon’u Dijital Omnibus’tan “daha ileri gitmeye” çağıran yorumlarına dikkat çekerken, Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) grubu Dijital Omnibus’un “iyi bir haber olduğunu, fakat yeterli olmadığını” söyledi.
Rapora göre, ABD’li teknoloji devleri şu anda rekor düzeyde bir lobi bütçesi, devasa bir lobi ağı ve Trump yönetiminin desteği ile mesajlarını yaygınlaştırıyor.
Dijital endüstrinin yıllık lobi harcamaları 2023’te 113 milyon avrodan bugün 151 milyon avroya çıktı; bu, sadece iki yılda %33,6’lık bir artış anlamına geliyor. ABD Başkanı Trump da, ABD’li teknoloji şirketlerini regüle eden AB’yi gümrük vergileriyle cezalandırmakla tehdit etti.
Bu parlamento döneminde, aşırı sağcı milletvekilleri, Avrupa Parlamentosu’nun en büyük partisi olan (aynı zamanda Avrupa Komisyonu’nu da yöneten) “merkez sağ” Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) çeşitli alanlarda yeni bir çoğunluk oluşturmasına yardımcı oldu.
Büyük teknoloji şirketleri bu fırsatı açıkça fark etti, bu da bu yasama döneminde aşırı sağcı milletvekilleriyle yapılan toplantıların sayısındaki artışla da ortaya çıktı. 2024 Avrupa seçim sonuçlarının ardından, üç farklı siyasi grupta yaklaşık 180 aşırı sağcı milletvekili bulunuyor.
Vranken, “Kurumsal sürdürülebilirlik kurallarına ilişkin ilk Omnibus’un Parlamentoda EPP-aşırı sağ çoğunluk tarafından kabul edildiği göz önüne alındığında, benzer bir dinamik önümüzdeki aylarda Dijital Omnibus konusunda belirleyici bir faktör haline gelebilir,” diye açıkladı.
Vranken, Büyük Teknoloji şirketlerinin, özellikle de Meta’nın, bu olasılığı öngörüyor gibi göründüğünü ve son aylarda aşırı sağcı Avrupa Parlamentosu üyeleriyle ilişkiler kurmak için çaba harcadığını da sözlerine ekledi.
Vranken’e göre, Meta bu parlamento görev süresi boyunca ECR, PfE ve Egemen Uluslar Avrupa’sı (ECN) gruplarından milletvekilleriyle 38 kez bir araya geldi.
Sadece 8 Aralık haftasında, Silikon Vadisi şirketinin temsilcileri dört aşırı sağcı milletvekiliyle bir araya geldi ve toplantıların çoğunda Dijital Omnibus’a atıfta bulunuldu.
Karşılaştırma için, Meta son görev süresinde aşırı sağcı bir Avrupa Parlamentosu milletvekiliyle sadece bir kez görüşmüştü. Vranken, “Komisyonun deregülasyon gündemi sadece Büyük Teknoloji şirketlerine kapı açmakla kalmıyor, aşırı sağı da içeri davet ediyor,” diye vurguluyor.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor











