Diplomasi
Çin, AB ile yapılacak iki toplantıyı son anda iptal etti

Financial Times’ın haberine göre Çin, haziran ayında yapılması planlanan iki üst düzey Avrupa Birliği görüşmesini iptal etti. Resmi bir gerekçe açıklanmazken gazete, kararı Pekin ile Brüksel arasında ticaret ve teknoloji alanlarında artan anlaşmazlıklarla ilişkilendirdi.
Financial Times’ın (FT) haberine göre Çin, bu ay yapılması planlanan Avrupa Birliği ile iki önemli diplomatik görüşmeyi aniden iptal etti.
Gazetenin kaynaklarına dayandırdığı haberde, iptal edilen görüşmelerin dijital konulara ilişkin bakanlık düzeyindeki toplantı ile Avrupa Birliği diplomatik servisinin genel sekreter yardımcısı Olof Skoog’un katılacağı bir görüşme olduğu belirtildi.
İptallere ilişkin resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak FT, bu tür adımların zaman zaman siyasi hoşnutsuzluğun göstergesi olarak kullanıldığına dikkat çekti.
Gazete, geçen yıl Avrupa Birliği’nin de ticari anlaşmazlıklarda ilerleme sağlanamaması nedeniyle Çin ile ekonomik görüşmeleri askıya aldığını hatırlattı.
Bu kez Pekin, ticaret savaşı ortamında Brüksel’e yönelik bir baskı kampanyası yürütüyor. Haberde, Çin’in Avrupa Birliği’ne ihracatının ocak-mayıs döneminde yüzde 16,4 arttığı, buna karşılık AB’nin çeşitli önlemler almaya başladığı belirtildi.
Bu kapsamda Brüksel’in, Çinli şirketlerin kamu ihalelerine katılımını sınırlayacak ve Avrupa şirketlerini satın almalarını engelleyecek kurallar hazırladığı aktarıldı.
Ayrıca Avrupa Komisyonu’nun bazı Çinli şirketleri telekomünikasyon ağları ve güneş enerjisi sistemlerinden dışlayacak düzenleme değişiklikleri önerdiği ifade edildi.
FT, Çin devlet medyasındaki söylemleri de inceleyerek yaklaşan Avrupa Birliği Zirvesi öncesinde yayınların daha “uyarıcı” bir tona geçtiği sonucuna vardı. Çin, AB ile planlanan iki üst düzey görüşmeyi iptal etti
Gelecek hafta Brüksel’de yapılması beklenen zirvede, Çin’e yönelik daha sert bir politikanın ele alınmasının beklendiği kaydedildi.
Haziran ayının başında Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi’nin lideri ve Almanya’daki Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) genel başkan yardımcısı Manfred Weber, Avrupa Birliği’ni Çin’e karşı daha sert bir ticaret politikası izlemeye çağırmıştı.
Weber, “Çin sanayisi nedeniyle günde neredeyse 1 milyar avroya ulaşan ticaret açığının” Avrupa Birliği ülkelerinin sanayisi için tehdit oluşturduğunu söylemişti.
Pekin ile Brüksel arasındaki ilişkiler son yıllarda Avrupa Birliği’nin ticaret politikaları nedeniyle giderek daha karmaşık hale geldi.
Bloomberg, 2025 sonbaharında Avrupa Birliği’nin Çinli şirketleri Avrupa pazarına erişim karşılığında teknoloji transferine zorlayabilecek bir düzenlemeyi değerlendirdiğini aktarmıştı. Haberde özellikle otomobil ve batarya üretimi gibi stratejik sektörlerin hedef alındığı belirtilmişti.
Buna karşılık Çin Ticaret Bakanlığı, Avrupa Birliği’ni korumacılıkla suçlayarak bu tür adımların adil rekabet ilkelerini zedelediğini ve küresel tedarik zincirleri açısından risk oluşturduğunu açıklamıştı.
Mart 2026’da Avrupa Birliği, otomotiv, metalürji ve yeşil teknolojiler gibi sektörlerde kamu desteğinden yararlanacak şirketler için Avrupa menşeli bileşen kullanımına ilişkin şartlar içeren “Made in Europe” yasa tasarısını sundu.
Bunun ardından Pekin, Çinli şirketlerin çıkarlarının zarar görmesi halinde Brüksel’in olası karşı önlemlerle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Diplomasi
İran: ABD ile yeni görüşme iddiası doğru değil

İran müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, CNN’in İran ile ABD arasında yeni görüşmeler yapıldığı yönündeki iddiasını yalanladı. Fars ajansına konuşan kaynak, Tahran’ın müzakerelerde ilan ettiği tutum ve kırmızı çizgilerden geri adım atmadığını, İran tarafından daha önce vurgulanan metnin hâlâ temel referans olduğunu söyledi.
İran müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen bir kaynak, CNN’in perşembe sabahı yaşanan çatışmaların ortasında İran ile ABD arasında yeni müzakereler yürütüldüğü yönündeki iddiasını yalanladı.
Fars Haber Ajansı’nın aktardığına göre kaynak, İran İslam Cumhuriyeti’nin müzakere sürecinde daha önce ilan ettiği tutum ve kırmızı çizgiler üzerinde durmaya devam ettiğini, temel taleplerinden geri adım atmadığını söyledi.
Kaynak, İran tarafının daha önce üzerinde durduğu metnin Tahran’ın pozisyonlarının temelini oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Aynı kaynağa göre müzakere heyeti, nihayetinde ABD tarafının söz konusu metnin temel çerçevelerini kabul etmek zorunda kalacağını öngörüyor.
Söz konusu kaynak, ABD’nin son dönemdeki siyasi baskıları ve askeri tehditlerinin, İran’ın müzakerelerde tartışılan anlaşmaların ötesine geçen ve Washington tarafından dile getirilen “mantıksız taleplere” direnmesinden kaynaklandığını savundu.
Kaynak, “Artan baskıların temel nedeni, İran’ın müzakerelerdeki tutumunda ısrar etmesidir” ifadelerini kullandı.
Müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen kaynak ayrıca, İran’ın önerdiği metnin Tahran’ın çıkar ve taleplerini karşılaması nedeniyle şimdiye kadar ABD tarafının tam onayını almadığını söyledi.
Kaynak, bunun nihai bir uzlaşmaya varılmasının önündeki en önemli engellerden biri olduğunu ifade etti.
Diplomasi
Paşinyan: KGAÖ ihraç kararı alırsa dikkate alırız

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) ülkesini ihraç etmesi halinde bu kararı dikkate almak zorunda kalacaklarını söyledi. Ermenistan 2024’ten bu yana KGAÖ üyelik aidatlarını ödemiyor ve örgütteki katılımını fiilen dondurmuş durumda.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) ülkesini ihraç etme kararı alması halinde Erivan’ın bu kararı dikkate almak zorunda kalacağını söyledi.
Armenpress’in aktardığına göre Paşinyan, bir brifingde yaptığı açıklamada, “KGAÖ’deki durum hakkında yorum yapamam. KGAÖ’den ihraç mekanizmasının olduğunu ve yürürlükte olduğunu biliyorum. Üye devletler Ermenistan’ı ihraç etmeye karar verirse, bu kararı dikkate almak zorundayız. Yapacak başka bir şeyimiz yok” dedi.
Birkaç gün önce Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Armenpress’e yaptığı açıklamada, Ermenistan’ın örgütün faaliyetlerine katılmaması nedeniyle 2025 yılına ait KGAÖ üyelik aidatını ödemediğini bildirmişti.
Ermenistan, 2024 yılında KGAÖ üyelik aidatlarını ödemeyi durdurarak örgütteki katılımını fiilen “dondurdu”. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise o dönemde aidat ödemeyi reddetmenin “çeşitli senaryolara” yol açabileceğini, ancak bunun KGAÖ’den ihraçla sonuçlanmasının olası görünmediğini açıklamıştı.
Lavrov tüzüğün ilgili maddesini gündeme getirdi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 10 Haziran’da yaptığı açıklamada, KGAÖ üyesi ülkelerin Ermenistan’a ilişkin olarak örgüt tüzüğündeki ilgili maddenin uygulanmasını değerlendirme konusunda anlaştıklarını söyledi.
Lavrov, “Ermenistan, iki yıldan fazla bir süredir KGAÖ bütçesine borçlu. Bu, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Tüzüğü’nde belirtilen bir durumdur. Ve bugün KGAÖ Tüzüğü’nün ilgili maddesini uygulamayı değerlendirme konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.
Haberde yer alan bilgilere göre KGAÖ Tüzüğü’nün 25. maddesi, bir üye ülkenin iki yıl boyunca bütçeye katkı payını ödememesi halinde Güvenlik Konseyi’ne, borç ödenene kadar o ülkenin vatandaşlarının örgütte kota kapsamındaki görevlere aday gösterilme hakkını askıya alma ve oy hakkını kaldırma yetkisi veriyor.
Tüzüğün 20. maddesi ise yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, ilgili ülkenin oylamaya katılmadığı bir süreç sonunda KGAÖ’den ihraç edilmesine olanak tanıyor.
Haziran ayının başında Paşinyan, Ermenistan’ın “gerekirse” KGAÖ’den ayrılabileceğini de söylemişti. Bu açıklama, Güçlü Ermenistan Partisi temsilcisi Narek Karapetyan’ın “dondurulmuş üyelik” statüsünün ne anlama geldiğine ilişkin sorusuna yanıt olarak geldi.
Karapetyan’ın “Bu işe yaramazsa, ayrılın” sözlerine karşılık Paşinyan, “Peki, biz de KGAÖ’den ayrılırız. Bizi korkutmaya mı çalışıyorsunuz? Kendimiz karar veririz ve ayrılırız” ifadelerini kullanmıştı.
Ermenistan’da parlamento seçimleri 7 Haziran’da yapıldı. Ön sonuçlara göre iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 49,81’ini aldı. Başbakan Paşinyan daha önce partisinin seçimleri kazandığını ilan etmişti.
Sonuçlara göre Güçlü Ermenistan İttifakı yüzde 23,29 ile ikinci, İttifak Ermenistan yüzde 9,94 ile üçüncü sırada yer aldı. Refah Ermenistan ise yüzde 3,996 oy alarak seçim barajını aşamadı.
Seçimlere katılım oranı yüzde 58,97 olarak açıklandı.
Diplomasi
OPEC petrol üretimi 2000 yılından beri en düşük seviyede

Reuters’ın yaptığı araştırma, OPEC’in petrol üretiminin mayıs ayında son yirmi yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu. ABD’nin deniz ablukası nedeniyle İran’ın ihracatının kısıtlanması ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Basra Körfezi’ndeki diğer üreticilerin de sevkiyatını düşürdü. Örgütün üretimi, BAE’nin ayrılmasının ardından aylık bazda günlük 1,06 milyon varil azaldı.
Reuters ajansının yaptığı araştırma, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) petrol üretiminin mayıs ayında son yirmi yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilediğini gösterdi.
ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının İran’ın ihracatını kısıtlaması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Basra Körfezi’ndeki diğer üreticilerin sevkiyatının düşmesi, bu gerilemede etkili oldu.
Araştırma sonuçlarına göre, 11 ülkeden oluşan OPEC’in üretimi, bir önceki aya kıyasla günlük 1,06 milyon varil azalarak günlük 16,13 milyon varile düştü. Reuters verilerine göre bu miktar, en azından 2000 yılından bu yana kaydedilen en düşük aylık seviye oldu.
Bu rakam, talebin çöktüğü 2020 yılındaki Kovid-19 salgını döneminde görülen seviyelerin de oldukça altında kaldı. Açıklanan üretim miktarına, 1 Mayıs itibarıyla OPEC’ten ayrılan Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) üretim verileri dahil edilmedi.
Araştırmaya göre en büyük üretim düşüşü, ABD’nin 13 Nisan’da başlattığı ablukanın etkisini yansıtacak şekilde İran’da yaşandı. İran’ın petrol ve kondensat ihracatı en az son altı yılın en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan’ın üretimindeki düşüş de sürdü.
Buna karşılık araştırmaya katılan kaynaklar, Irak’ın iç tüketimdeki artış sayesinde üretimini artırmayı başardığını belirtti. Venezuela ve Nijerya’nın üretimi de bu dönemde yükseliş kaydetti.
OPEC+ üyesi sekiz ülke, mayıs ayı için üretim kotalarını artırma konusunda mutabık kalmıştı ancak İran’daki çatışma ve ABD ablukası bu artışı imkansız hale getirdi.
Reuters araştırması; LSEG’in petrol akışı verilerine, Kpler gibi diğer şirketlerin sevkiyat bilgilerine, petrol şirketleri ile OPEC bünyesindeki kaynaklardan edinilen bilgilere ve danışmanların verilerine dayanıyor.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor











