Diplomasi
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi neden İrlanda’ya gidiyor?

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, perşembe günü İngiltere ziyaretinin ve Münih’te geçireceği yoğun diplomasi trafiğinin ardından pazar günü İrlandalı mevkidaşı Simon Harris ve pazartesi günü İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile görüşmek üzere Dublin’e inecek.
Wang’ın Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD, Avrupa Birliği, Almanya, Ukrayna ve diğer ülkelerden üst düzey diplomatlarla bir araya gelmesi bekleniyor. Böylesine ağır bir programın ardından gelen İrlanda ziyareti ise dikkat çekiyor.
Bağımsız bir Çin araştırmacısı olan Sense Hofstede tarafından tutulan veri tabanına göre Wang, on yılı aşkın süredir dışişleri bakanı olarak Rusya ve Kafkaslar da dahil olmak üzere Avrupa’ya yaptığı 70’ten fazla seyahatte İrlanda’ya hiç gitmemiş.
Çin gümrük istatistiklerine dayanan hesaplamalara göre ise geçen yıl yaklaşık 13 milyar ABD doları ile Çin’le ticaret fazlası veren tek Avrupa ülkesi.
Uzmanlara göre bu ziyaret, aralık ayında yeni bir İrlanda hükümetinin kurulmasıyla Wang’ın, jeopolitik gerginliğin giderek arttığı bir dönemde ülkeyi yanında tutma girişimi olabilir.
Mercator Çin Araştırmaları Enstitüsü’nde Çin-İrlanda ilişkilerini izleyen analist Alexander Davey, “Yeni bir İrlanda hükümetinin kurulmasıyla ve onları yanlarında tutmaya çalışmakla ilgili olabilir” dedi.
South China Morning Post’a konuşan Davey, “Ayrıca Çin’in süt ürünlerine yönelik sübvansiyon karşıtı soruşturması var – belki de tarım sektörü İrlanda hükümetinin ensesinde solurken bu Wang için bir kaldıraç aracıdır” değerlendirmesini yaptı.
Wang’ın gezisi Başbakan Li Qiang’ın geçen yıl ocak ayında Dublin’e yaptığı ziyareti takip ediyor. O dönemde İrlanda, Çin’in iki numaralı yetkilisinin İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nda bir konuşma da yaptığı gezideki tek AB durağıydı.
Analistler Çin’in son dönemde İrlanda’ya olan ilgisinin artmasının daha karmaşık nedenleri olup olmadığını tartışıyor.
University College Cork’ta Çin’in dış ve güvenlik politikaları üzerine uzmanlaşmış bir profesör olan Niall Duggan, “Üst düzey Çinli yetkililerin ziyaretleri hiçbir zaman sebepsiz yere gerçekleşmez. İnsanlar Çin için önemli olduğu için bu ziyaretleri çok fazla yorumluyor. Dolayısıyla Wang’ın şu anda İrlanda’ya gelmesinin Pekin için bir değeri olduğu açık” değerlendirmesini yaptı.
Duggan, birçok kişinin İrlanda’nın ticaret ve yatırım odaklı ekonomisinde çalkantılara neden olacağını öngördüğü ABD Başkanı Donald Trump’ın dönüşünün neden olduğu jeopolitik dalgalanmaya işaret etti.
On yıllar boyunca İrlanda’nın düşük vergi rejimi ve yüksek eğitimli işgücü, çok sayıda uluslararası şirketi burada mağaza açmaya çekti. Intel, Apple, Meta ve Pfizer gibi ABD şirketlerinin ve Huawei Technologies, TikTok, WuXi Biologics ve Shein gibi Çinli firmaların Avrupa merkezlerine ev sahipliği yapıyor.
Bazen bu çıkarlar çakışıyor: Çin gümrük istatistiklerine göre geçen yıl İrlanda’dan Çin’e yaklaşık 6 milyar ABD doları tutarında yarı iletken sevk edildi – 2023’e göre yaklaşık yüzde 20’lik bir artış – ve bunların çoğunun ABD’li dev Intel tarafından üretildiği tahmin ediliyor.
Uluslararası İlişkiler ve Avrupa İşleri Enstitüsü’nün baş ekonomisti Dan O’Brien, AB istatistik ajansının verilerine atıfta bulunarak, “Kişi başına, İrlanda, AB’nin Çin’e açık ara en büyük ihracatçısı” dedi.
Analistler, bu dinamiğin İrlanda’yı zenginleştirdiğini ancak şimdi süper güçlerin ticaret savaşının çapraz ateşine düşürebileceğini söylüyor – özellikle de Trump Çin’in uluslararası pazarlara erişimini engellemeye çalışırsa.
Pekin için ise bu ziyaretin öneminde jeopolitik faktörler de söz konusu olabilir. Çin, Rusya ile ilişkileri nedeniyle Avrupa’daki bazı çevrelerin yoğun baskısı altında olduğu bir dönemde, Dublin’i konunun diğer başkentlere kıyasla daha az tartışılacağı nispeten güvenli bir alan olarak görüyor olabilir.
“Geçen yıl ikili ilişkilerin 45. yıldönümünü kutladılar. İrlanda düşman değil, askeri açıdan hala tarafsız, NATO üyesi olmayan bir ülke – bu konular Pekin için önemli,” dedi Davey.
Pekin’in yurtdışı ziyaretlerini takip eden analist Hofstede, bunun, Çin’e açıkça düşman olmayan “anlayışlı [AB] üye ülkelerine ulaşmak için açık bir çaba” olduğunu not etti.
Uzmanlara göre Wang, Fransa ve Almanya gibi “iki büyük” ülkeyi ziyaret etmenin ötesinde, “esas olarak Avrupa içinde önemli olan ülkeleri ya da Çin’e karşı daha az saldırgan olanları” hedefliyor gibi görünüyor.
Hofstede, “Çeşitli AB üyesi ülkelerle verimli bağlar kurmaya net bir odaklanma var” dedi ve “İrlanda henüz ele alınmamıştı, ancak bazı konularda uyumlu, saygın bir AB üyesi ve yeni İşçi Partisi hükümetinin ekonomik ve diplomatik zorlukları ışığında Çin’e karşı farklı bir ton arayışında olduğu için yenilenen diplomatik dikkatlerin hedefi olan Birleşik Krallık’a yakın” değerlendirmesini yaptı.
İngiltere, Çin’le ticaretin yeniden canlandırılmasını hedefliyor
Diplomasi
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ı boyun eğmeye zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği son girişim kapsamında cuma günü Türkiye’deki bir bankaya yaptırım uyguladı.
New York Post ‘un öğrendiğine göre İstanbul merkezli Golden Global Bank’ın, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları aktardığı ve bu gelirleri Devrim Muhafızları’na (IRGC) aktardığı iddia ediliyor.
Post’a göre bir NATO müttefikindeki finans kurumunu etkileyen bu yaptırımlar, Hazine Bakanı Scott Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun tırmanışa geçtiğini gösteriyor.
Bu operasyon, İran rejimine ağır ekonomik baskı uygulamayı ve bu yolla hükümetin çökmesini veya barış anlaşmasına zorlanmasını hedefliyor.
Bessent, cuma günkü eylemle ilgili olarak, “Finans kurumları, Ekonomik Dışlama Operasyonu konusunda ciddi olduğumuzu zor yoldan öğrenmeye devam ediyor,” dedi.
Bessent şöyle konuştu:
“Artık başka hiçbir bankaya yaptırım uygulanmasını istemiyoruz fakat bu, nihayetinde uluslararası toplumun ne kadar çabuk aklıselime kavuşup katil İran rejimine verdiği desteği keseceğine bağlı.”
“İran yılanının başını toprağa gömene kadar” harekete geçmeye devam edeceklerini söyleyen Bessent, müttefikleri ile birlikte hareket edeceklerini de sözlerine ekledi.
2019 yılında kurulan Golden Global Bank, kendisini “tüm faaliyetlerini faizsiz finans ilkelerine uygun olarak yürüten Türkiye’nin ilk yatırım bankası” olarak tanıtıyor.
Finansal bilgi sitesi TheBanks.EU’ya göre, banka Türkiye’nin en büyük 35. bankası ve pazar payı çok çok az.
Site, Golden Global’in 517 milyon dolarlık varlığı kontrol ettiğini belirtiyor.
Terör ve Finansal İstihbaratdan Sorumlu Hazine Müsteşar Vekili Gene Lange, “Bu banka yıllardır uyarılıyordu,” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu kuruluşları defalarca uyardık ve bugünkü eylem, bu uyarıların sonuçları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, diğer herkese yönelik bir mesajdır: Bakan, ‘Ekonomik Dışlama Operasyonu’nu duyuran basın toplantısında söylediği her kelimenin arkasında duruyor.”
Golden Global kendini profesyonel bir kuruluş olarak tanıtıyor olsa da, ABD Hazine Bakanlığı, bu bankanın İran’ın gizli “rahbar” döviz ağının bir parçası olarak kurulduğunu ileri sürdü.
Bu ağ, “Çin’den Türkiye’ye petrol gelirlerini aktaran ve bu gelirlerin daha sonra nakit ve altına dönüştürülebilmesini sağlayan” paravan kuruluşlardan oluşuyor; bu bulgu, alınan önlemi açıklayan bir belgede yer alıyor.
Bakanlık, bankanın ve bağlı kuruluşlarının “İslam Devrim Muhafızları-Kudüs Gücü (IRGC-QF) için on milyonlarca dolar değerinde işlemleri kolaylaştırdığını ve İran rejimine, fonlarını uluslararası alanda hareket ettirmesine olanak tanıyan önemli muhabir bankacılık erişimi sağladığını” belirtti.
ABD Hazine Bakanlığı’na göre, yaptırımlar Golden Global’i uluslararası finans sisteminden koparmış ve Türkiye’deki “İran rejiminin hayati önem taşıyan finansal yaşam hatlarını kesmiş” durumda.
New York Post’a göre Türk hükümetinin bankanın varlıklarına el koymak için gerekli adımları atıp atmadığı hemen anlaşılamadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Trump ile bu yaptırım hakkında görüşüp görüşmediği belli değil.
“Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında Hazine Bakanlığı’nın aldığı diğer önlemler, İranlı müşterilere hizmet verdiği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki finans kurumlarını hedef almıştı.
Diplomasi
Ukrayna hava savunması jet motorlu İHA’lara karşı zorlanıyor

New York Times gazetesinin haberinde Ukrayna’nın geliştirdiği hava savunma unsurlarının jet motorlu insansız hava araçlarına karşı düşük etkinlik gösterdiği bildirildi. Yüksek hız hedeflerin tespit ve imha süresini daraltırken Kiev yönetimi bu araçlara ilişkin kesin önleme oranlarını paylaşmadı.
The New York Times’ın haberine göre Ukrayna tarafından geliştirilen hava savunma sistemleri, jet motorlu insansız hava araçlarına (İHA) karşı düşük etkinlik gösteriyor.
Haberde Ukraynalı yetkililerin bu tür hedeflere yönelik kesin önleme oranını açıklamaktan kaçındığı, ancak başarı düzeyinin daha önceki modellere kıyasla daha düşük olduğunu kabul ettiği aktarıldı.
Jet motorlu İHA’ların ulaştığı yüksek hız, hava savunma unsurlarının hedefi tespit etmesi ve imha sürecini başlatması için gereken süreyi ciddi oranda daraltıyor.
Amerikan gazetesinin değerlendirmesinde makineli tüfekler ile kısa menzilli önleme füzeleriyle donatılmış mobil timlerin jet motorlu araçlara karşı yeterince etkili olamadığı kaydedildi.
Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy İgnat füzelerin yüksek maliyetine işaret ederek “Stoklarımız yetersiz” açıklamasında bulundu.
Ukrayna Cumhurbaşkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov ağustos ayı sonunda Radio NV’ye verdiği mülakatta yerli üreticilerin jet motorlu hedeflerle mücadele amacıyla söz verdiği reaktif önleme dronlarını henüz geliştiremediğini ifade etti.
Kış aylarında üreticilerin bu araçları birkaç hafta içinde teslim etmeyi öngördüğünü hatırlatan Beskrestnov, aradan aylar geçmesine rağmen etkili bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Beskrestnov durumu “Ne yazık ki bu zorluk tahmin edilenden çok daha çetin çıktı. Birçok ay geride kaldı ancak elimizde halen böyle bir imkan yok” sözleriyle aktardı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önceki konuşmalarında insansız hava araçları alanındaki teknolojilerin geliştirilmeye devam etmesi gerektiğini dile getirmişti.
Putin mayıs ayında yaptığı açıklamada araçların etkinliğinin arttığını ve yeni sistemlerin verilen görevleri çok daha başarılı yerine getirdiğini söylemişti.
Rusya’da Ukrayna’daki savaşın tecrübeleri dikkate alınarak Kasım 2025’te İnsansız Sistem Kuvvetleri kuruldu. Aynı yılın eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov insansız hava araçlarının ateş görevlerinin yüzde 80’e varan kısmını icra ettiğini duyurdu.
Ağustos 2026’da Rusya İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanlığı görevine Korgeneral Denis Lyamin getirildi. Lyamin bu atamadan önce Merkez Askeri Grubu Karargah Komutanlığı görevini yürütüyordu.
Diplomasi
Huckabee: Yerleşimcilerin eylemleri, İsrail’in ulus olarak imajına zarar veriyor

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Batı Şeria genelinde Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin, İsrail’in “dünya çapındaki itibarına” zarar verdiğini söyledi.
Huckabee, KAN’a bağlı radyo istasyonuna verdiği röportajda, “Bu durum sadece tüm halkın, yani Yahudiye ve Samiriye’de yasal, güvenli ve açıkçası son derece sorumlu bir şekilde yaşayan İsraillilerin itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda bir ulus ve halk olarak İsrail’in imajına da ciddi zarar veriyor,” dedi.
İsrail’de ABD elçiliği yapan ilk evanjelik Hıristiyan olan ve siyonizme verdiği büyük destekle tanınan Huckabee, “[Ve] bunu talihsiz buluyorum çünkü şu anda İsrail’in elde edebileceği tüm dostlara ihtiyacı var,” diye ekledi ve şöyle devam etti:
“[İsrail’in] Artık daha fazla düşmana ihtiyacı yok. Ve küçücük bir azınlığın eylemleri, saygı ve takdir edilmeyi hak eden insanların itibarını lekeliyor.”
İran’a karşı savaşın geleceği sorulduğunda Huckabee, “İranlılar askeri açıdan inanılmaz derecede zayıf bir konumdalar ve iktisadi açıdan da kesinlikle zayıflamış durumdalar. Başkanın hem askeri hem de ekonomik alanda attığı adımlar, onları çok zor bir duruma soktu. Her şey yolundaymış gibi davranabilirler ama durumlarına dürüstçe bakan hiç kimsenin buna inandığını sanmıyorum,” dedi.
Huckabee, Batı Şeria’daki Kasra köyünde 1 hafta boyunca Filistinlileri abluka altına alan yasa dışı yerleşimcilere sert çıkarak tüm dünyayı şaşırtmıştı.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Ortadoğu1 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu










