Bizi Takip Edin

Asya

Çin küresel yapay zeka işbirliği için yeni ortaklık kurdu

Yayınlanma

Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen Dünya Yapay Zeka Konferansı kapsamında aralarında Rusya’nın da yer aldığı 29 ülke, yapay zeka alanında yeni bir işbirliği örgütü kurulması için anlaşma imzaladı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve yabancı liderlerin katıldığı zirvede, Birleşmiş Milletler merkezli küresel bir yapay zeka yönetişimi ve adil etkileşim mekanizmaları vurgulandı.

Şanghay kentinde düzenlenen kapsamlı Dünya Yapay Zeka Konferansı (WAICO) 20 Temmuz’da tamamlanıyor. Konferansa 2026 yılında ilk kez Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in yanı sıra Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev dahil olmak üzere çok sayıda yabancı lider katılım gösterdi. Zirvenin en önemli pratik adımı ise resmi açılıştan bir gün önce duyuruldu.

Rusya dahil 29 ülkenin temsilcileri, Yapay Zeka Alanında Küresel İşbirliği Örgütünün (WAICO) kurulmasına yönelik bir anlaşmaya imza attı. Kurulan yeni yapının, ülkelerin dijital potansiyellerini artırmak, kendi teknoloji ve çözümlerini geliştirmek amacıyla adil etkileşim mekanizmaları sağlaması hedefleniyor.

Bu organizasyon, yapay zekaya ilişkin küresel tartışmalarda Birleşmiş Milletleri ana mecra olarak kabul edecek.

Rusya adına imza sürecini Dijital Kalkınma, Haberleşme ve Kitle İletişim Bakanı Maksut Şadayev yürütürken, Şanghay’daki Rus delegasyonuna Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin liderlik etti.

Çin lideri Xi Jinping, gerçekleştirdiği konuşmaya tarihi bir atıfla başlayarak “yapay zeka” kavramının 70 yıl önce ABD’deki New Hampshire eyaletinde yer alan Dartmouth College’daki bir bilimsel seminerde kabul edildiğini hatırlattı.

Dünyanın hızlı ve köklü değişimlerden geçtiği bu dönemde, yeni bilimsel-teknolojik devrim ve endüstriyel dönüşüm dalgasının yapay zekanın hızlı gelişimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

Bu sürecin yeni fırsatların yanında ciddi sınamaları da beraberinde getirdiğini kaydeden Xi, insanlığın düşünebilen makinelerle nasıl etkileşime gireceği, güvenliğin nasıl garanti altına alınacağı ve etik meselelerin nasıl çözüleceği sorularına ortak yanıtlar vermesi gerektiğini belirtti.

Xi, yapay zekanın olumlu yönde ilerlemesi için dört temel öneri sundu. İlk olarak açık ve karşılıklı faydaya dayalı işbirliğinin desteklenmesini isteyen Xi, benzersiz tarihi fırsatın değerlendirilmesi, açık kaynak kodunun teşvik edilmesi ve yapay zeka teknolojileri ile endüstriyel inovasyonun kapsamlı şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi.

İkinci başlıkta güvenlik konusuna değinen Çin lideri, yapay zekanın yasal çerçevelerle kontrol edilebilir olmasını ve insan denetiminin korunmasını talep etti.

Bununla birlikte, yapay zeka alanında ulusal güvenlik kavramının çok geniş yorumlanmasına karşı çıkılması yönünde çağrıda bulundu. 2023 yılında Çin Siber Alan Yönetimi, üretken yapay zeka modellerinin sosyalizmin temel değerlerini yansıtması gerektiğine dair kararlar almış olsa da Xi, Çin’in kendi içinde gelişme ve güvenliğe eşit derecede önem verdiğini ifade etti.

Xi, üçüncü olarak kapsayıcılığın teşvik edilmesini ve her uygarlığın kendine has güzellikleri olduğu ve birbirini tamamladığı tezinden hareketle medeniyetler arası diyaloğun güçlendirilmesini önerdi.

Yapay zeka değerlerinin ortak insani değerler temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.

Son olarak, BM’nin merkezi bir rol oynadığı küresel yönetişimin iyileştirilmesinde dayanışma ve karşılıklı yardımlaşma çağrısı yaptı. Şi’nin yapay zeka konusundaki bu yaklaşımı, Çin’in benzer alanlardaki dört küresel girişimiyle paralellik gösteriyor.

Konferans kapsamında 18 Temmuz’da Alibaba grubu, pazar dengelerini etkileyebilecek yeni bir hamle gerçekleştirdi.

Şirketin yarı iletken birimi T-Head, Zhenwu serisi yapay zeka çipleri için temel mimari oluşturan SAIL yazılım yığınının açık kaynak kodlu hale getirildiğini duyurdu. Bu adımın, Nvidia’nın pazardaki hakimiyetine yönelik bir hamle olduğu belirtiliyor.

Rus delegasyonu da Şanghay’daki teknoloji fuarında incelemeler yaptı. Rus haber ajansı TASS’ın aktardığına göre, Sberbank Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrey Belevtsev’in eşlik ettiği inceleme esnasında bankanın yapay zeka asistanı GigaChat, görsel ve video üretim modelleri Kandinsky ile Kandinsky 3D ve insansı robot Green sergilendi.

Vedomosti gazetesine konuşan Rusya Yüksek Ekonomi Okulu (HSE) Profesörü Sergey Tsıplakov, Çin’de güvenliğin gelişmenin ön koşulu olarak görüldüğünü, son yıllarda hem Çin’de hem de ABD dahil diğer ülkelerde güvenlik faktörünün ön plana çıktığını ifade etti.

Tsıplakov, Çin’in yapay zeka modellerinin kendi koşulları çerçevesinde muhtemelen Küresel Güney ülkelerine yayılacağını, ancak yeni örgütün imzacısı olan ülkeler arasında Hindistan’ın yer almamasının dikkat çekici olduğunu kaydetti.

“BRICS – Rusya” Uzman Konseyi Üyesi Anna Sıtnik ise Çin’deki yapay zeka gelişiminin devlet ile iş dünyası arasındaki bağa dayandığını, hükümetin uzun vadeli hedefler belirleyip altyapı kurduğunu, şirketlerin ise bu stratejiyi ürüne dönüştürdüğünü belirtti.

Sıtnik, Çinli bilim insanlarının makale sayısı bakımından lider olmasının ABD’ye karşı mutlak bir üstünlük anlamına gelmediğini, makale kalitesinin daha belirleyici olduğunu vurguladı.

Çin’in diğer ülkelerdeki yapay zeka gelişimini tekeline alma olasılığına değinen uzman, Pekin’in “Dijital İpek Yolu” programı kapsamında onlarca ülkede telekomünikasyon altyapısına, veri merkezlerine ve akıllı teknolojilere yatırım yaptığını, açık kaynak politikasının da bu sürece katkı sağladığını aktardı.

Sıtnik, Çin’in yapay zeka alanındaki gücünün Rusya’nın teknolojik egemenliği üzerindeki etkisine ilişkin olarak, bu durumun Moskova açısından mevcut durumu değiştirmediğini ifade etti.

Çinli şirketlerle etkileşimin sürdüğünü belirten uzman, Rusya devletinin tek bir ekosisteme bağımlı olmanın getirdiği risklerin farkında olduğunu, bu nedenle Rusya’nın kendi egemen modelleri üzerindeki çalışmalarına devam ettiğini sözlerine ekledi.

Asya

Çin Merkez Bankası, bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor

Yayınlanma

Çin Merkez Bankası, en az on yıl sonra ilk kez hazırladığı bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor. Analiste göre strateji, Pekin’in finansal güç merkezi olma hedeflerini yönlendirebilecek “güçlü bir merkez bankası” inşa etme çabasına işaret ediyor

Çin Merkez Bankası, önümüzdeki beş yıla ilişkin stratejik önceliklerini bağımsız bir plan halinde ortaya koydu. Pekin, ülkeyi büyük bir “finansal güç merkezi” haline getirmeye çalışırken yuanın uluslararasılaşmasını gündemin üst sıralarına yerleştirdi.

Çin Halk Bankası (PBOC), pazartesi günü yayımladığı açıklamada, yeni bir reform ve kalkınma planı kapsamında 15. Beş Yıllık Plan dönemi için genel hedeflerini açıkladı. Bu ana plana dokuz ayrı eylem planı eşlik edecek. Belgeye göre önceliklerden biri, yuanın uluslararası ticaret, yatırım ve finansmandaki rolünü genişletmenin yanı sıra offshore yuan piyasalarını geliştirerek para biriminin küresel kullanımını ilerletmek olacak.

PBOC ayrıca, sınır ötesi yuan ödeme sistemini güçlendirmeyi ve sistemi daha “çok katmanlı ve geniş tabanlı” hale getirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu yaklaşım, ABD dolarına dayalı küresel finans sistemine bağımlılık konusundaki kaygılar sürerken Pekin’in son yıllarda yuanın uluslararasılaşmasını teşvik etme ve alternatif ödeme altyapıları geliştirme yönündeki çabalarıyla örtüşüyor.

Bu çeşitlendirme çabaları, son dönemde hızla büyüyen panda tahvili piyasasındaki genişlemeyle birlikte ivme kazandı. Çin iç piyasasında yabancı kuruluşlar tarafından ihraç edilen yuan cinsinden borçlanma araçları olan panda tahvilleri, yatırım bankası Goldman Sachs tarafından “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirildi.

Standard Chartered’ın Büyük Çin ve Kuzey Asya Başekonomisti Ding Shuang, merkez bankasının kendi başına yayımladığı bağımsız beş yıllık planların geçmişte nispeten nadir görüldüğünü söyledi.

“Mevcut adım, Çin’in finansal bir güç merkezi olma vizyonunda ‘güçlü bir merkez bankası’ inşa edilmesine verilen önemle bağlantılı olabilir,” dedi.

South China Morning Post tarafından yapılan incelemeye göre PBOC, 13. veya 14. Beş Yıllık Plan dönemlerinde bağımsız bir beş yıllık plan yayımlamadı. Önceki planlar genellikle daha geniş finans sektörünü kapsıyor ve diğer kamu kurumlarıyla ortaklaşa hazırlanıyordu.

“Finansal güç merkezi” şeklindeki genel vizyon, 2023 yılında beş yılda iki kez düzenlenen Merkezi Finans Çalışmaları Konferansı’nda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu vizyonu altı temel sütun üzerinden tanımladı; bunların başında uluslararası alanda yaygın biçimde kullanılan “güçlü bir para birimi” ile “güçlü bir merkez bankası” yer alıyor.

PBOC açıklamasında ayrıca, Şanghay’ın uluslararası bir finans merkezi olarak gelişiminin hızlandırılması, Hong Kong’un mevcut küresel finans merkezi statüsünün güçlendirilmesi ve “daha açık koşullar altında finansal istikrarı koruma kapasitesinin artırılması” çağrısında bulundu.

Merkez bankası bunun yanı sıra, yuanın döviz kurunun oluşumunda piyasa güçlerinin belirleyici olmasına izin verme ve para birimini makul ve dengeli bir seviyede genel olarak istikrarlı tutma yönündeki tutumunu yineledi.

Yurt içinde ise PBOC, büyük ulusal stratejilere, stratejik sektörlere ve ekonominin zayıf halkalarına “hedefli ve güçlü” destek sağlamak amacıyla finans politikası çerçevesini geliştirme taahhüdünde bulundu. Planda ayrıca teknolojik inovasyonu destekleyen bir finans sistemi oluşturulması, tahvil piyasası bünyesinde bir “teknoloji kurulu” geliştirilmesi ve tüketici harcamalarını artırmak amacıyla finansal teşviklerin güçlendirilmesine yönelik girişimler öne çıkarıldı.

PBOC ayrıca makro ihtiyati denetimin kapsamını genişletmeyi, düzenleyici araç setini çeşitlendirmeyi ve dijitalleşmiş, hukukun üstünlüğüne dayalı bir merkez bankasının geliştirilmesini ilerletmeyi planladığını belirtti.

Çin Merkez Bankası açıklamasında, “Çin Halk Bankası, planda ortaya konulan tedbirleri hayata geçirmek, Çin’in finansal bir güç merkezi haline gelmesini hızlandırmak ve yüksek kaliteli ekonomik kalkınmayı desteklemek için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir,” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore Savunma Bakanlığı nükleer denizaltı programı için özel ekipler kuruyor

Yayınlanma

Savunma Bakanlığı yetkilileri salı günü yaptığı açıklamada, Güney Kore’nin nükleer enerjili denizaltı programından sorumlu yeni birimlerin bu hafta Savunma Bakanlığı ve silah tedarik kurumu bünyesinde faaliyete geçirileceğini bildirdi. Güney Kore böylece askeri denizaltı inşa etme çalışmalarını hızlandırmayı hedefliyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jang Bogo N programının geliştirilmesini denetlemek ve ilgili kurumlarla işbirliğine öncülük etmek üzere Savunma Bakanlığı bünyesinde bir politika ve planlama birimi kurulacak.

Yeniden yapılanma planı gün içinde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında onaylandı ve cuma günü resmen yürürlüğe girecek.

Yeni birim, nükleer enerjinin kullanımına ilişkin uluslararası güvenlik önlemlerini denetleyen Birleşmiş Milletler nükleer gözlem kuruluşu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD ile yapılacak istişareler yoluyla nükleer yakıt kullanımına ilişkin hukuki ve kurumsal çerçevenin oluşturulmasını amaçlayan çalışmalardan sorumlu olacak.

Birim ayrıca Ulusal Meclis’te nükleer enerjili denizaltı programına ilişkin özel bir yasanın çıkarılması için de çalışacak.

Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA) ise mevcut denizaltı program ofisini daha büyük bir birime dönüştürdü. Bu birim altında, gemilerin tasarım ve inşasının yanı sıra yakıt için nükleer reaktörlerin temini dahil olmak üzere tüm geliştirme süreciyle ilgilenecek iki ekip oluşturuldu.

Güney Kore, Kuzey Kore’den kaynaklananlar da dahil olmak üzere bölgesel tehditlere karşı caydırıcılığını artırma çabalarının bir parçası olarak, yüzde 20’nin altında zenginleştirilmiş yüksek yoğunluklu düşük zenginleştirilmiş uranyumla çalışan nükleer tahrikli denizaltılar inşa etmeyi öngören Jang Bogo N programını mayıs ayı sonlarında açıkladı.

Washington projeye Seul’e yeşil ışık yaktı ve iki taraf, liderlerinin geçen yıl ekim ayında düzenlenen zirvede vardığı güvenlik anlaşmasını ileriye taşımak amacıyla ön görüşmelere başladı.

Güney Kore, Washington ile imzaladığı nükleer işbirliği anlaşması uyarınca uranyumu askeri amaçlarla kullanmaktan fiilen men edilmiş durumda. Bu nedenle, konvansiyonel silahlarla donatılmış nükleer tahrikli taarruz denizaltılarını edinmek için ABD’nin desteklediği özel düzenlemelere ihtiyaç duyuyor.

Hükümet, ilk denizaltıyı 2030’ların ortalarına kadar denize indirmeyi, savaş gemisini ise 2030’ların sonlarında operasyonel hizmete sokmayı planlıyor.

Ordunun hedeflenen dönem içinde en az üç adet 8 bin tonluk nükleer enerjili denizaltı inşa etmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

Vietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı

Okumaya Devam Et

Asya

Vietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı

Yayınlanma

Vietnam, ülkenin bugüne kadar yerli imkanlarla üretilen en büyük ve en gelişmiş denizaltı savunma fırkateyni olarak tanımladığı savaş gemisinin inşasına başladı. Gelişmeyi, orduya ait bir gazete duyurdu.

Quan Doi Nhan Dan gazetesinin pazartesi günü geç saatlerde yayımladığı habere göre gemi, Savunma Bakanlığına bağlı Da Nang kentindeki Song Thu Tersanesi’nde inşa ediliyor. Gemide kullanılacak silahların ve askeri teçhizatın büyük bölümü de ülke içinde geliştirilecek veya monte edilecek.

Uzun süredir diğer kıyıdaş ülkelerle Güney Çin Denizi’nde deniz yetki alanı anlaşmazlıkları yaşayan Vietnam, kendi yerli savunma üretim kapasitesini artırmaya çalışıyor.

Hükümetten yapılan açıklamaya göre proje, Vietnam’ın “özerk, kendine yeterli, kendi gücünü geliştiren, çift kullanımlı ve modern” bir savunma sanayisi oluşturma politikasını yansıtıyor.

Haberde, ordu tarafından işletilen telekomünikasyon ve teknoloji grubu Viettel’in, diğer savunma araştırma ve üretim birimleriyle birlikte geminin inşası sürecinde donanma ve Song Thu Tersanesi ile yakın çalışacağı belirtildi. Bu işbirliği, silah ve teçhizatın geliştirilmesi ve gemiye entegrasyonunu da kapsayacak.

Vietnam donanması son birkaç on yılda kapsamlı bir modernizasyon sürecinden geçti. Bu kapsamda Rus yapımı Kilo sınıfı denizaltılar ve Gepard sınıfı fırkateynler satın alınırken, yerli üretim füze botları ve devriye gemilerinden oluşan filo da giderek genişletildi.

Vietnam, yerli savunma üretimini artırmak ve askeri teçhizat tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla, iki yılda bir düzenlenen Vietnam Uluslararası Savunma Fuarı’nın üçüncüsüne aralık ayında Hanoi’de ev sahipliği yapacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English