Amerika
Cumhuriyetçi eyaletler göçmen gözaltı kampları için yarışıyor

Cumhuriyetçi valiler, Trump yönetiminin göçmen gözaltı kapasitesini hızla genişletme stratejisinin önemli bir parçası olarak eyalet-federal ortaklıkları için yarışıyor.
Trump yönetimi, Florida, Indiana ve Nebraska’da gözaltı tesisleri kurmak için anlaşmalar yaptığını duyurdu ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, daha fazla duyuru yapılacağını işaret ederek, ülke çapındaki havaalanları ve hapishanelerde gözaltı merkezlerinin hızlı bir şekilde kurulması için Florida’daki Alligator Alcatraz’ı (gözaltı tesisi) model olarak gösterdi.
POLITICO’ya göre Louisiana’da, eyalet ve federal yetkililer, tutukluları barındırmak için ülkenin en büyük maksimum güvenlikli hapishanesi Angola’nın bazı bölümlerinin yenilenmesini finanse etmek için bir anlaşma görüşüyorlar.
Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yetkilileri, tutukluları barındırmak için Oklahoma’daki birkaç özel, boş hapishaneyi inceledi ve Teksas’ta devasa çadır kent Lone Star Lockup geçen hafta sonu Savunma Bakanlığı sözleşmesi kapsamında açıldı.
Trump yönetimi, “Büyük, Harika Yasa” ile sınır ve göçmenlik uygulamaları için 170 milyar doları harcamak ve Beyaz Saray’ın gözaltı ve sınır dışı etme hedeflerini gerçekleştirmek için acele ederken, Cumhuriyetçi eyalet valileri de bu işe dahil olmak ve yasada onaylanan yeni fonlardan pay almak için can atıyor.
Eyalet yetkilileri, gözaltı sözleşmelerini güvence altına almak için Trump yönetimi ile birlikte çalışıyor, fakat aynı zamanda yerel ve eyalet kolluk kuvvetlerinin ICE’ye yardım etmesine olanak tanıyan 287(g) anlaşmaları adı verilen belirli düzenlemelerle ortaya çıkan maliyetlerin finansmanına da yardımcı oluyor.
Trump’ın ilk döneminde İç Güvenlik Bakanlığında görev yapan Ken Cuccinelli, “Eğer Cumhuriyetçi bir valiyseniz, bu işbirliğini yapmanın yollarını aradığınız şüphesizdir. Kendi eyaletinizde kamu güvenliğini sağlamak için size para ödemeye hazırlar. Şaka mı bu? Bunun nesi kötü?” diye sordu.
Cumhuriyetçi valilerle koordinasyon, ICE’nin hızlı genişlemesinin önemli bir bileşeni olacak. Bu, ülke çapında gözaltı tesislerinde kötü muamele ve zulüm suçlamalarına yol açan, benzeri görülmemiş bir çaba.
ABD’de kölelik sürüyor: Mahkûmların zorla çalıştırılması her yerde
Bu ortaklıklar, Trump yönetiminin, başkanın sınır dışı etme kampanyasını yoğunlaştırmak amacıyla tasarlanan tesisler, boş hapishaneler ve çok az inşaat gerektiren yapılara olan bağımlılığının arttığını vurguluyor.
Çoğu proje, geçen ay OBBB Kongresinde kabul edilen gözaltı kapasitesi için ayrılan 45 milyar dolarlık bütçeden pay almak için rekabet ediyor. İç Güvenlik Bakanlığına göre, bu para ICE’nin gözaltı kapasitesini 80.000 yatak artırmaya yetiyor.
ICE’nin yardımcısı Madison Sheahan bir röportajda, “Valilere ve eyaletlere ICE’nin misyonuna yardımcı olma ve yerel liderlerimizin bu misyonu bu kadar büyük ölçekte yürütebilmesini sağlama konusunda yetki vermek istiyoruz. Alligator Alcatraz veya Speedway Slammer, bu görevin bir parçası olmakla çok ilgilenen diğer valiler gibi, bizim için gerçekten büyük bir fırsat… sadece yatak kapasitesi açısından bir güç çarpanı olarak değil, aynı zamanda eyalet ve yerel kolluk kuvvetleriyle istihbarat paylaşımı için de,” dedi.
Florida Valisi Ron DeSantis, bu yazın başlarında Alligator Alcatraz’ı açtıktan sonra, bu ay eyaletinin kapatılan bir hapishanede “Deportation Depot” adını verdiği ikinci bir gözaltı merkezini açacağını duyurdu.
Her iki proje de Federal Acil Durum Yönetimi Ajansının barınma programından fon alıyor. Indiana’da Noem, Vali Mike Braun ile Miami Correctional’daki “Speedway Slammer” ile ICE gözaltı kapasitesini 1.000 kişi artırmak için bir anlaşma yaptığını duyurdu.
Bu hafta, Nebraska Valisi Jim Pillen, Noem ile sınır dışı edilmeyi bekleyen göçmenleri tutmak için “Cornhusker Clink” olarak adlandırılan mevcut minimum güvenlikli bir cezaevi çalışma kampını kullanmak üzere anlaştıklarını söyledi.
DHS, henüz erken aşamada olan bu anlaşmaları duyurmak için sabırsızlanıyor. İdare yetkilisine göre Noem, sözleşme kesinleşmeden Indiana’nın Speedway Slammer projesini duyurdu ve eyalet yetkilileri Nebraska’nın anlaşmasının da müzakere aşamasında olduğunu söyledi.
Florida’da, Alligator Alcatraz’ın federal hükümet tarafından mı yoksa eyalet hükümeti tarafından mı işletildiği konusunda karışıklık var. Bu önemli soru, bu ayki duruşmalarda gündeme geldi.
Indiana ve Nebraska’daki tesislerin planları hakkında da sorular var fakat her iki eyalet de federal hükümete eyalet kolluk kuvvetleri ve ulusal muhafızlar da dahil olmak üzere uygulama konusunda yardımcı olacaklarını iddia ediyor.
Sheahan, Cumhuriyetçi valilerle çalışmanın federal hükümetin daha hızlı hareket etmesini ve maliyet verimliliğini artırdığını söyledi. “Kırmızı” (Cumhuriyetçi) eyalet yetkilileri için ise kamu güvenliği ve suçla ilgili siyasi mesajlar verme fırsatı da dahil olmak üzere bir dizi teşvik var.
Cumhuriyetçiler, Trump yönetimi ile çalışmanın eyaletlerine hem kamu güvenliği açısından fayda hem de ekonomik fırsatlar sağladığını savunurken, bu ortaklıklar aynı zamanda dikkatleri üzerine çekti ve kamuoyunda tepkilere yol açtı. Protestocular gözaltı merkezlerini kuşattı ve Alligator Alcatraz, insanlık dışı koşullar ve tutuklulara avukat erişiminin kısıtlanmasıyla suçlandı.
Florida’daki tesis, yasal erişim ile ilgili endişeler ve toplu gözaltı merkezinin çevre yasalarını ihlal ettiği ve Everglades ekosistemini tehdit ettiği iddiaları da dahil olmak üzere birçok dava ile karşı karşıya.
Cuma akşamı açılan bir dava, eyaletin gözaltı merkezinde insanları gözaltında tutma yetkisini sorguladı.
Perşembe gecesi, Alligator Alcatraz’ı çevresel gerekçelerle sorgulayan davada, bir federal yargıç eyaletlerin ve Trump yönetiminin mevcut nüfusa daha fazla tutuklu ekleyemeyeceğine ve tesisin sökülmesine yönelik adımlar atması gerektiğine hükmetti. Florida bu kararı temyiz etti.
DeSantis Cuma günü, “Bu bizi caydırmayacak. Sınır dışı işlemlerine devam edeceğiz, bu misyonu ilerleteceğiz,” dedi.
Amerika
ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.
Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.
Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.
Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.
Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.
Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:
“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”
Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.
Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.
Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.
Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.
Amerika
Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.
Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.
Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.
Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.
Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.
Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.
2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.
Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.
Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.
Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.
Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.
Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.
Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.
Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.
Amerika
Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.
Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.
Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.
Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”
Ocasio-Cortez şöyle devam etti:
“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”
Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:
“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”
Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.
Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.
Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.
AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.
Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.
Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu2 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Ortadoğu2 hafta önceYemen güçleri Saada semalarında Suudi Arabistan’a ait Vestel Karayel İHA’sını vurdu
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi









