Asya
DeepSeek’in kurucusu: Amacımız, kısa vadeli karlar yerine teknolojinin ön saflarında yer almak

Çinli girişim DeepSeek tarafından kısa süre önce piyasaya sürülen yüksek performanslı, düşük maliyetli yapay zeka modeli dünya çapında bir ilgi dalgası yarattı. DeepSeek-R1, ABD’deki alternatiflerine rakip bir performans sunmasına rağmen, şirket bu modellerin maliyetinin onda birinden daha az bir maliyetle geliştirildiğini söylüyor. Çin teknoloji haber portalı 36Kr, Temmuz 2024’te şirketin kurucusu Liang Wenfeng ile bir röportaj yaptı.
Aşağıda bu röportajın bir kısmından çevrilmiş alıntılar yer almaktadır.
S: Mayıs 2024’te tanıtılan büyük bir dil modeli olan DeepSeek-V2, Silikon Vadisi’nde şok dalgaları yarattı. Sizce bu neden oldu?
C: ABD’de yenilikler günlük olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenle, DeepSeek-V2 özellikle özel bir şey değil. Onlar (Silikon Vadisi’ndeki insanlar) şaşırdı çünkü bu modeli Çinli bir şirket geliştirmişti. Çinli şirketler o noktaya kadar sadece onları takip etmişti ama bu sefer biz yenilikçi olarak sahaya girdik.
S: DeepSeek yeniliklerini açık kaynak kodlama yoluyla halka açık hale getiriyor. Diğer şirketlerin bu gelişmeleri kötüye kullanma potansiyelinden endişe duyuyor musunuz? Nasıl bir rekabet avantajı oluşturmayı hedefliyorsunuz?
C: Geleneksel bilgeliği yıkan devrimci bir teknoloji karşısında, rekabet avantajı ancak sınırlı bir süre için kapalı bir ortamda korunabilir. Amerika’nın Açık Yapay Zekası kaynak kodunu gizli tutmuş olsa da rakiplerinin kendisini yakalamasını engelleyemez. Böyle bir süreçte büyüyeceğiz, çok fazla know-how biriktireceğiz ve kurumsal yapımızı ve kültürümüzü yeniliklere kuluçka yapacak şekilde oluşturacağız. Bu bizim gücümüz.
S: Pek çok Çinli yapay zeka modeli geliştiricisi teknolojilerini ticarileştirmek için mücadele ediyor. DeepSeek neden önce temel araştırmalara odaklanmaya karar verdi?
C: Çünkü küresel inovasyon dalgasını yakalamanın en önemli şey olduğuna inanıyoruz. Şimdiye kadar Çinli şirketler, hızlı bir şekilde ürün geliştirmek ve kar elde etmek için başkaları tarafından icat edilen yenilikçi teknolojileri uygulamakta başarılı oldular. Ancak izlenecek tek yolun bu olduğunu düşünmemeliyiz. Bizim asıl inancımız, kısa vadeli karlar peşinde koşmak yerine teknolojinin ön saflarında yer almamız ve tüm ekosistemin büyümesine yardımcı olmak için çaba göstermemiz gerektiğidir.
S: ABD’nin yeni teknolojiler yaratmada, Çin’in ise ürün ve hizmetlere yönelik teknolojileri uygulamada iyi olduğu sık sık söylenir. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
C: Çin başkalarının başarılarına bel bağlamayı bırakmalı ve ekonomik büyümesine paralel olarak rolünü kademeli olarak inovasyonlara katkıda bulunmaya çevirmelidir. Son 30 yıldaki bilgi teknolojisi geliştirme dalgasında Çin, yeniliklere dahil olmak yerine para kazanmayı seçti. İnovasyonlar mutlaka iş odaklı olmak zorunda değildir, ancak merak ve yaratma arzusuyla kuluçkaya yatırılabilir.
S: Yapay zeka modeli geliştirme alanında, en son teknolojiye sahip olmak rakipler karşısında mutlak bir rekabet avantajı elde etmek için yeterli olmayabilir. DeepSeek’in bu konudaki duruşu nedir?
C: Çin’in yapay zeka teknolojisinin sonsuza kadar seleflerinin izinden gitmeyeceğine inanıyoruz. ABD’li yarı iletken devi Nvidia, mevcut konumunu sadece tek bir şirketin çabalarıyla değil, Batılı teknoloji topluluklarının ve endüstrilerinin çabalarıyla oluşturmayı başardı. Çin yapay zeka endüstrisinin de böyle bir ekosistem yaratması gerekiyor. Çin’de yerli üretim çiplerin geliştirilmesi, teknoloji topluluklarının desteğinden yoksun olduğu ve dolayısıyla en son bilgilere erişemediği için durdu. Bu nedenle Çin’in teknolojinin ön saflarında yer alan insanlara ihtiyacı var.
S: Fon toplama planlarınız var mı? Bir medya kuruluşu ana şirketinizin DeepSeek’i devretmeyi düşündüğünü bildirdi?
C: Kısa vadede bir fon yaratma planımız yok. Bizim için ABD’nin üst düzey çip ihracatına getirdiği yasak, fon sağlamaktan daha büyük bir sorun.
S: Bazıları DeepSeek’in “dahi” mühendisler çalıştırdığını söylüyor. Böyle bir durum söz konusu mu?
C: Çalışanlarımız dahi mühendisler değil. Onlar Çin’in en iyi üniversitelerinden yeni mezun olmuş kişiler, doktora öğrencileri ve yeni mezun olmuş gençlerden oluşuyor.
Asya
ABD, Japonya ve Güney Kore’den Kuzey Kore’ye karşı ortak tatbikat

ABD, Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditlerine karşı hazırlık seviyesini sınamak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyecek. Freedom Edge adı verilen ve savunma amaçlı olduğu belirtilen tatbikat, 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarındaki uluslararası sularda icra edilecek.
ABD, Güney Kore ve Japonya, 7-11 Eylül tarihleri arasında “Freedom Edge” adı verilen ortak askeri tatbikatı gerçekleştirecek.
Yonhap ajansının haberine göre Jeju Adası’nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda icra edilecek manevraların temel amacının, üç ülkenin Kuzey Kore’den gelebilecek füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık durumunu test etmek olduğu kaydedildi. Güney Kore ordusu tatbikatın savunma odaklı olduğunu vurguladı.
Çok uluslu deniz ve hava unsurlarının yer alacağı manevralarda askeri birlikler, güçlendirilmiş hava savunması ile deniz hedeflerini önleme operasyonları üzerine eğitim alacak.
Yapılan açıklamada, “Bu tatbikatların ölçeğinin genişlemesi ve her üç ülke arasındaki işbirliğinin sürmesi; kolektif gücümüzü, yüksek düzeydeki birlikte çalışabilirlik kabiliyetimizi, devletlerimizi korumaya ve serbest ile açık bir Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik sarsılmaz kararlılığımızı ortaya koymaktadır” denildi.
Trump’ın tatbikat kararı sonrası üçlü manevra
Reuters haber ajansının aktardığına göre söz konusu tatbikat, ABD’nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak manevraların kapsamını daraltması ve gelecek ay yapılması planlanan iki ülke deniz piyadeleri tatbikatını iptal etmesinin ardından gerçekleşiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington yönetiminin bu kararını Seul’ün İran’a yönelik askeri operasyonda yer almayı reddetmesiyle gerekçelendirmişti.
Freedom Edge tatbikatı; ABD, Güney Kore ve Japonya’nın hava, deniz ve siber alanda icra ettiği üçlü bir tatbikat olma özelliği taşıyor. Ülkeler bu manevralar kapsamında özellikle balistik füzelere karşı koyma kabiliyetlerini geliştiriyor.
Daha önce, Temmuz ayı sonunda Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA, Japonya’daki ABD komutanlığının personel sayısının artırılmasını Kore Yarımadası’ndaki çatışma riskini tırmandıran bir etken olarak nitelendirmişti.
Ajansın yayımladığı başyazıda, Amerikan komutanlığının genişletilmesinin silahlı bir çatışmayı yakınlaştırdığı ve çatışmanın patlak vermesini “yalnızca an meselesi” haline getirdiği savunulmuştu.
Asya
Güney Korelilerin yüzde 65’i nükleer silahlanmayı destekliyor

Gallup Korea kamuoyu araştırmasına göre Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olmasını desteklerken yüzde 30’u buna karşı çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin savaş başlatma ihtimali gördüğünü belirtiyor. Sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Seul ile ortak askeri tatbikatları daraltma kararının ardından kamuoyuna yansıdı.
Gallup Korea tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olması fikrini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 30’u ise bu adıma karşı çıkıyor.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 70’i Güney Kore ordusunun Kuzey Kore ordusundan daha güçlü olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 21’i Kuzey Kore ordusunun daha güçlü olduğu görüşünü savunurken, yüzde 3’ü askeri güçlerin yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 6’sı ise bu konuda görüş bildirmedi.
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin fiilen bir savaş başlatabileceğini değerlendiriyor. Askeri bir provokasyon olasılığını en yüksek gören grubu yüzde 54 ile 18-29 yaş aralığı ve yüzde 53 ile 30-39 yaş aralığı oluşturuyor. Bu ihtimali en düşük gören yaş grubu ise yüzde 29 ile 40-49 yaş aralığındakiler oldu. Diğer yaş gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde ölçüldü.
Gallup, Kuzey Kore ile gerçek bir savaş riski görmeyen katılımcılar arasında dahi nükleer silah edinilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 58 olduğunu aktardı.
Kamuoyu araştırması 25-27 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 18 yaş ve üzerindeki 1.001 kişinin rastgele seçilen sanal cep telefonu numaraları üzerinden telefonla mülakat yöntemiyle yapıldı.
Trump tatbikatları azaltma kararı almıştı
Anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde ABD ile Güney Kore arasındaki ortak askeri tatbikatları Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile “çok iyi ilişkileri” olduğunu belirterek beklenmedik biçimde daraltmasının ardından gerçekleşti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Trump’ın kararını “anlamlı” olarak nitelendirdi. Lee, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın Başkan Trump, bu mesajınız Kore Yarımadası’ndaki düşmanlık ve cepheleşmeyi aşarak barışı tesis etmeye yönelik derin düşünceler içeren anlamlı bir karar olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.
Lee, askeri güç bakımından dünyada beşinci sırada yer alan Güney Kore’nin savunmaya şimdiden Kuzey Kore’nin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 1,4 katı kadar harcama yaptığını ve bu harcamaları GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarmayı planladığını kaydetti. Lee, bu adımın yarımadanın güvenliğini ülkenin kendi imkanlarıyla sağlamasına olanak tanıyacağını ve bunun Başkan Trump’ın tutumuyla tam uyum gösterdiğini dile getirdi.
ABD ile Güney Kore’nin her yıl düzenlediği ortak “Ulchi Özgürlük Kalkanı” tatbikatı 17 Ağustos’ta başladı ve 27 Ağustos’a kadar sürdü. Tatbikat, müttefiklerin savaşa hazırlık düzeyini artırmayı hedefleyen ortak operasyonları kapsadı.
Tatbikat başlamadan önce Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), manevraları “saldırgan” olarak niteleyen bir Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin açıklamasını yayımladı.
Lee Jae-myung bu açıklamanın ardından Kuzey Kore’ye savaşı sona erdirme müzakerelerine başlama teklifinde bulundu. Lee ayrıca “istikrarsız ateşkes sistemini” bir barış düzeniyle değiştirmeye yönelik adımlar atma taahhüdü verdi. Kim Jong Un ise Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımladı ve iki ülkenin birleşmesi ihtimalini dışladı.
Güney Kore’nin tarihi rakibi Kuzey Kore nükleer silaha sahip. Güney Kore Savunma Analiz Enstitüsünün geçen yılın kasım ayındaki değerlendirmelerine göre Kuzey Kore’nin elinde 150 adede kadar nükleer silah var ve bu sayı 2040 yılına kadar 400’ün üzerine çıkabilir.
Reuters’ın aktardığına göre, 28 Ağustos’ta Güney Koreli yetkililer, Güney Kore, Japonya ve ABD’nin, Kuzey Kore kaynaklı füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık düzeyini test etmek amacıyla 9-11 Eylül tarihleri arasında yıllık ortak askeri tatbikat Freedom Edge’i gerçekleştireceğini bildirdi.
Asya
Çin-Nepal sınırında sel felaketi: 1.000’den fazla kişi kayıp

Çarşamba günü Çin-Nepal sınırındaki Gyirong Sınır Kapısı bölgesinde büyük bir çamur kayması ve ani sel meydana geldi. Felakette sınırın iki tarafında en az 160 kişi hayatını kaybederken, 1.000’den fazla kişi kayboldu. Arama çalışmaları sınırın her iki yanına genişletildi.
Şigatse belediye yönetiminin perşembe sabahı düzenlediği basın toplantısında paylaşılan son resmi bilgilere göre Çin tarafında üç kişinin öldüğü doğrulandı, 558 kişi ise hâlâ kayıp.
İki kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama çalışmalarının genişletilmesiyle daha önce 265 olarak açıklanan kayıp sayısı yukarı yönlü revize edildi.
Çinli yetkililer, itfaiyeciler, askerler ve mühendislik ekipleri dahil 1.500’den fazla personeli bölgeye sevk etti. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing de operasyonları yönetmek üzere olay yerine ulaştı.
Devlet yayıncısı CCTV’ye göre sınır kapısı yakınlarında bir heyelan set gölü oluştu ve bu durum kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
Nepal polisi ise çarşamba günü geç saatlerde 157 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.
Nepal Başbakanlık Ofisi’ne göre kayıp durumda olan 484 turist arasında en az 26 ülkeden 391 yabancı uyruklu bulunuyor. Bunların 142’si Hindistan, 47’si ABD, 34’ü Avustralya, 33’ü İngiltere ve 24’ü Kanada vatandaşı.
Nepal Turizm Kurulu Sözcüsü Sunil Sharma, Associated Press’e yaptığı açıklamada kayıp turistlerden 133’ünün Hintli hacı olduğunu söyledi.
Felaket, çarşamba günü saat 10.30 civarında Tibet’in Şigatse kentindeki Gyirong ilçesini vurdu ve Nepal tarafından kaynaklandı.
Bölge, Tibet’in kutsal Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne uzanan önemli bir hac güzergâhı üzerinde bulunuyor. Özellikle yılın bu yoğun döneminde Hindistan’dan ve diğer ülkelerden yüzlerce hacı bölgeyi ziyaret ediyor.
Nepalli yetkililerin ilk değerlendirmeleri, bir depremin bir buzulun alt bölümünde çökmeyi tetiklemiş olabileceğine ve bunun da yıkıcı sel sularını serbest bırakmış olabileceğine işaret etti.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını3 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan paktından nasıl fayda sağlayabilir?










