Amerika
Elon Musk ara seçimler için ilk turda 800 bin dolar harcadı

Elon Musk, 2026 ara seçimlerine yönelik ilk bağımsız harcamalarını açıkladı; bu harcamalar, Kongre’deki kilit yarışlara yaklaşık 800 bin dolarlık bir tutarı kapsıyor.
Musk’ın “America PAC”ı (Siyasi Eylem Komitesi) Teksas, Maine, Ohio, New Hampshire, Iowa, Michigan ve Alaska’daki yarışlar da dahil olmak üzere birkaç önemli Senato yarışını hedef aldı.
En büyük miktar, Cumhuriyetçilerin Başsavcı Ken Paxton’ı Demokrat James Talarico’ya karşı desteklemek için parti kaynaklarını yoğun bir şekilde kullanmasının beklendiği Teksas’a (247 bin dolar civarı) aktarıldı.
Musk’ın süper PAC’ı ayrıca sekiz Temsilciler Meclisi yarışına yaklaşık 90.000 dolar aktardı: Wisconsin’den Temsilci Derrick Van Orden; New York’tan Temsilci Mike Lawler; Virginia’dan Temsilci Jen Kiggans; New Jersey’den Temsilci Tom Kean Jr.; Pennsylvania’dan Temsilci Scott Perry; Pennsylvania’dan Temsilci Rob Bresnahan; Pennsylvania’dan Temsilci Ryan Mackenzie; ve Florida’dan Scott Singer.
Musk’ın ara seçimler için yaptığı ilk harcamalar, geçen hafta Teksas’ta Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ile görüşmesinden birkaç gün sonra açıklandı.
Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ın “MAGA Inc.” süper PAC’ında bulunan yaklaşık 400 milyon dolarlık fonun desteğiyle, Demokratlara karşı şimdiden önemli bir bağış toplama avantajı elde etmiş durumda.
Ara seçimler yaklaşırken, Cumhuriyetçiler Trump’a bu parayı kullanması yönünde artan bir baskı uyguluyor.
Musk’tan gelecek büyük bir yatırım, Kasım ayına doğru Cumhuriyetçi Parti’nin mali üstünlüğünü daha da artıracak.
Musk’ın, bu yılki ara seçimlerde Cumhuriyetçilere yardım etmek için America PAC aracılığıyla partiye en az 100 milyon dolar harcamayı düşündüğü bildiriliyor fakat bu çabanın tam kapsamı hâlâ belirsizliğini koruyor.
Musk, 2024 seçim döngüsü sırasında Trump ve Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemek için ağırlıklı olarak süper PAC’ı aracılığıyla yaklaşık 290 milyon dolar harcadı.
Bu da onu, Beyaz Saray’ın “DOGE” girişiminde önemli bir rol üstlenmeden önce, o döngüde herhangi bir siyasi komiteye para döken en büyük bireysel bağışçı yaptı.
Amerika
Carlson ve Enjeti, El-Sayed’i övdü

Tucker Carlson, Michigan’daki Demokrat Senato adayı Abdul El-Sayed’i överek, adayın siyasi gündemini “kelimenin tam anlamıyla Trump’vari” olarak nitelendirdi.
Çarşamba günü yayınlanan Tucker Carlson Show programında sunucu, Breaking Points programının eş sunucusu Saagar Enjeti ile bir söyleşi gerçekleştirdi.
İkili, diğer konuların yanı sıra Michigan’daki seçim yarışını da ele aldı. Carlson, “Silah zoruyla bile olsa Mike Rogers’a oy vermem,” dedi.
Enjeti ise, Donald Trump’ın o yıl Michigan’ı kazanmasına rağmen, Rogers’ın 2024’te Demokrat Elissa Slotkin’e karşı Senato yarışını kaybettiğini hatırlatarak yanıt verdi.
Enjeti, “İşte aday bu. Donald Trump’ın eyaleti kazandığı bir seçimde yenilen, tam anlamıyla bir kaybeden; bu da onun ne kadar büyük bir rüzgara karşı mücadele ettiğini gösterir,” dedi.
JD Vance, Tucker Carlson bağlantılı isimlerle kendi bağış tabanını oluşturuyor
Rogers’ın “temelde İsrail’in ve istihbarat teşkilatlarının bir aracı” olduğunu ileri süren Carlson, “Böyle birini nasıl aday gösterirsin? Anlamıyorum… bu hiç mantıklı değil,” diye konuştu.
Enjeti, El-Sayed’i “tam anlamıyla bir solcu” olarak nitelendirdi ve adayın polisin bütçesinin kesilmesi ve futbolun yasaklanması konusundaki geçmiş açıklamalarına işaret etti.
Ne var ki Enjeti, “ideolojik evrimini izlediğini” belirterek El-Sayed’in kampanyasını övdü:
“Şu anda onun seçim kampanyasını izliyorum, ‘Önce Amerika’ sloganıyla devam ediyor. İsrail hakkında konuşurken defalarca şöyle diyor: ‘İsrail bir soykırım işliyor, ama nihayetinde sağlık hizmetleri için daha fazla para ödememenizi sağlamak istiyorum. Vergi paralarınızın bu barbar askeri gücü finanse etmek için yurtdışına gitmesini istemiyorum.’ Devasa bir Amerikan bayrağının önünde duruyor. Bu sorunların çoğu açısından neredeyse Trump’vari bir durum.”
Carlson da Enjeti’ye katılarak, “Açıkçası, tam anlamıyla Trump’vari,” diye karşılık verdi.
Mike Rogers’ı “zavallı” olarak nitelendiren Carlson, bu Cumhuriyetçi isimden “daha fazla iktidardan uzak olması gereken kimsenin olmadığını” savundu.
El-Sayed, geçen ayki Demokrat ön seçimlerinde, İsrail yanlısı AIPAC’ın 30 milyon dolardan fazla tutarındaki reklam harcamalarının rakibi Haley Stevens’a akmasına rağmen ipi göğüslemişti.
El-Sayed, ABD’nin İsrail’e verdiği yardımın devam etmesine karşı çıkacağına söz verdi.
El-Sayed’in Senato yarışındaki Cumhuriyetçi rakibi, Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi başkanlığı yapmış ve İsrail’in ateşli bir destekçisi olan eski Kongre üyesi Mike Rogers.
Amerikalıların giderek olumsuzlaşan İsrail hakkındaki görüşleri göz önüne alındığında, Rogers’ın seçim kampanyası ekibinin, AIPAC’ın kendileri adına para harcaması konusunda endişeli olduğu bildiriliyor.
Carlson ve Trump yönetimi ile ters düşmüş bazı muhafazakâr figürler, dış mücadele karşıtı bir politik platform oluşturmak için yola çıktı.
Amerika
Trump geçici bütçe tasarısını imzaladı

ABD Başkanı Trump, federal hükümetin kapanmasını en az 11 Aralık tarihine kadar önleyecek geçici bütçe tasarısını imzalayarak yasalaştırdı. Karar, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde kamu kurumlarının finansmanını güvenceye alırken Kongre tatil dönemi öncesinde yeni bir bütçe müzakeresi takvimiyle karşı karşıya kaldı. Tasarı, Temsilciler Meclisi ve Senato’dan ezici çoğunlukla geçse de bazı Cumhuriyetçilerin itirazlarına yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların kapanmasını en az 11 Aralık tarihine kadar geçici olarak önlemeye yönelik Kongre girişimini onaylayarak geçici bütçe yasa tasarısını çarşamba günü imzaladı.
Trump, “2027 Yılı Sürekli Bütçe ve Uzatmalar Yasası”nı imzalayarak federal kurumların kasım ayındaki ara seçimler boyunca ve aralık ayına kadar finanse edilmesini güvence altına aldı.
Tasarı, parlamenterlerin 30 Eylül bütçe son tarihinden haftalar önce harekete geçmesiyle Senato’da 6’ya karşı 90, Temsilciler Meclisi’nde ise 48’e karşı 370 gibi ezici çoğunluklarla kabul edildi.
Hükümetin 11 Aralık tarihine kadar finanse edilmesiyle Kongre, federal kurumları Noel’den günler önce finanse etmek için son ana kadar beklendiği iki yıl öncesinin ardından bir tatil dönemi bütçe mücadelesiyle daha karşı karşıya bulunuyor.
Geçen sonbaharda federal hükümet, Demokrat parlamenterlerin süresi dolan Uygun Bakım Yasası prim sübvansiyonlarının uzatılmasını talep etmesi üzerine 43 gün süren rekor bir kapanma yaşamıştı.
Şubat ayından mayıs ayına kadar olan 76 günlük dönemde ise İç Güvenlik Bakanlığı tahsis edilmiş fonlardan mahrum kaldı.
Bu kesinti, Minneapolis’teki operasyonlar sırasında federal görevlilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Renee Good ve Alex Pretti’nin ölümleri üzerine Demokratların, Trump yönetiminin göçmenlere yönelik kolluk taktiklerinde reform talep etmesiyle başladı.
Her iki kapanma süreci de seyahatlerde geniş çaplı aksamalara yol açtı; 2025 sonbaharındaki kriz sırasında hava trafik kontrolörleri ile Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA) görevlileri maaş alamadı, TSA görevlileri İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinin kesintiye uğradığı dönemde de maaş ödemelerinden mahrum kaldı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Johnson, kendi partisinin tüm üyelerinden tasarıya destek alamadı; bu durum gelecekte bir kapanmanın önlenmesinde yaşanabilecek olası zorluklara işaret ediyor.
Temsilciler Meclisi’ndeki 19 Cumhuriyetçi milletvekili, sarhoş edici kenevir ürünlerine yönelik yasağın kısa vadeli ertelenmesi de dahil olmak üzere Senato tarafından eklenen maddelere yönelik itirazları nedeniyle hükümetin finanse edilmesine karşı oy kullandı.
Tasarı lehinde oy kullanan Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Tom Cole ise ara seçimler öncesinde bir kapanmanın önlenmesinin öncelik taşıdığını savundu.
Temsilciler Meclisi’nin tasarıyı salı günü kabul etmesinden hemen önce genel kurulda konuşan Cole, “Geçici bütçe tasarısını buradan geçirdiğimizde Senato’ya ulaştığında değişeceğini biliyorduk. Bu değişikliklerin bazılarına gerçekten katılıyorum, bazılarına katılmıyorum” dedi.
Cole konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ancak bunlar, seçim sürecini atlatmak için ihtiyacımız olan zamanı ve umarım seçimlerin sonrasında ciddi müzakerelere başlamak için gereken zamanı satın aldığımız gerçeğinin özünü değiştirmiyor.”
Temsilciler Meclisi’ndeki dördüncü kıdemli Demokrat olan California Milletvekili Ted Lieu, grubunun büyük çoğunluğuyla birlikte tasarıyı destekledi.
Fakat hükümetin bu ayın sonuna kadar finanse edildiğine dikkat çeken Lieu, Kongre’nin bu süreyi daha uzun vadeli bir paket üzerinde çalışmak için kullanması gerektiğini savundu.
Lieu salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Önümüzde koskoca bir ay daha vardı ve Temsilciler Meclisi’ni, Senato’yu ve Beyaz Saray’ı kontrol eden Cumhuriyetçiler temelde beyaz teslimiyet bayrağını sallayarak ‘Nasıl yöneteceğimizi bilmiyoruz, bütçe tahsisat yasalarını nasıl geçireceğimizi bilmiyoruz’ diyorlar.”
Lieu, “Bu, federal hükümetimizi yönetmenin iyi bir yolu değil. Ancak önümüze gelecek tek seçenek bu, bu yüzden lehte oy kullanacağım” ifadelerini kullandı.
Amerika
ABD Temsilciler Meclisinde Rusya yaptırımları için tarih netleşiyor

ABD Temsilciler Meclisinin Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısını 14 Eylül ile başlayan haftada ele alabileceği bildirildi. Tasarının Senatodaki ezici desteğe rağmen Temsilciler Meclisinde bazı Demokrat ve Cumhuriyetçi üyelerin itirazlarıyla karşılaştığı belirtiliyor.
ABD Temsilciler Meclisinin, Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısını 14 Eylül ile başlayan haftada gündemine alabileceği bildirildi.
The Hill gazetesinin Cumhuriyetçi Kongre üyesi Don Bacon’a dayandırdığı habere göre, milletvekiline İşçi Bayramı tatilinin ardından Kongrenin çalışmalarına başlamasıyla belgenin görüşülmesinin planlandığı aktarıldı.
Tasarının Senatodaki kabul oranına dikkat çeken Bacon, “Senato bu yasa tasarısını 11’e karşı 86 oyla kabul etti, bu nedenle bir direncin bulunmasına inanmak güç. Bu, Kongre için net bir tutum sergileme fırsatıdır ve mükemmeli iyinin düşmanı haline getirmek yanlış olur” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisinde engeller sürüyor
Senatoda geniş destek alan yasa tasarısı, Temsilciler Meclisinde çeşitli engellerle karşılaşıyor. Meclis Başkanı Mike Johnson metni oylamaya sunma niyetine dair henüz bir açıklama yapmazken, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partiden bazı milletvekilleri tasarının belirli maddelerine karşı çıkıyor.
Demokratlar, tasarıyla ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifesi koyma yetkilerinin genişletilmesinden endişe duyuyor. Bazı Cumhuriyetçiler ise yaptırım listelerinin genişletilmesine itiraz ediyor.
Kongre üyelerinden birinin danışmanı, tasarının ilerleyişindeki belirsizlik nedeniyle durumu “yeniden ölü” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte yasa tasarısını destekleyenler, Kongrenin çalışmalarına döneceği tarihe kadar olan süreyi düzenlemeye karşı çıkanlarla müzakere yürütmek amacıyla değerlendirmeyi planlıyor.
Temmuz ayında Donald Trump yönetiminin desteğini alan güncellenmiş “Sanctioning Russia Act” tasarısı; Rus petrol ve doğalgaz sektörüne, finans kuruluşlarına ve yaptırımların etrafından dolaşılmasıyla bağlantılı şirketlere yönelik baskının artırılmasını öngörüyordu.
Senato, Lindsey Graham’in adını taşıyan tasarıyı onaylamasının ardından belgeyi Temsilciler Meclisine sevk etmişti.
Tasarıdaki en tartışmalı düzenlemelerden birini, ABD Başkanı’na Rus enerji kaynaklarını satın alan ülkelere karşı yeni gümrük tarifesi yetkilerinin verilmesi oluşturuyor.
Moskova’dan yaptırımlara tepki
Moskova yönetimi ise yaptırım baskısının Rusya’nın politikasını değiştiremeyeceğini düzenli olarak dile getiriyor. Rus ekonomisinin kısıtlamalara uyum sağladığını belirten Kremlin, yaptırımlara karşı “belirli bir bağışıklık” geliştirildiğini kaydetmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya’nın çok sayıda yaptırım koşulları altında çalışmayı sürdürdüğünü ifade etmişti.
Kremlin ayrıca Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların yalnızca Moskova’ya değil, bu kısıtlamaları getiren ülkelere de zarar verdiğini vurgulamıştı.
Peskov, yaptırım politikasının bir “sınırı” bulunmadığına dikkat çekerek yeni kısıtlamaların Avrupalı devletlerin kendi çıkarlarını giderek daha fazla etkilediğini savunmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da yaptırımları yasa dışı olarak nitelendirmiş ve Moskova’nın yaptırımların kaldırılmasını Batı ile etkileşim için bir şart olarak müzakere etme ihtimalini değerlendirmediğini ifade etmişti.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Ortadoğu1 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları









