Amerika
Elon Musk yine neyin peşinde: Köpek logosu neden geldi, neden kayboldu?

Elon Musk’ın Twitter’ın mavi kuş logosu yerine kripto para birimi Dogecoin’in köpek ikonunu getirmesiyle başlayan fırtına kısa sürdü.
Twitter’a 3 Nisan Pazartesi günü Dogecoin logosunun eklenmesi, piyasalarda şok etkisi yaratmış, kripto paranın fiyatı dakikalar içinde yaklaşık yüzde 30 artarak, 0,102 dolara çıkmıştı.
Öte yandan sadece 4 gün sonra Twitter, Dogcoin logosunu kaldırdı ve eski orijinal logosuna geri döndü. Kripto para da tıpkı yükseldiği gibi hızla düşüşe geçti.
Peki biz ne izledik? Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından birine neden Dogecoin logosu geldi ve birkaç gün sonra neden yok oldu? Musk yine piyasaları manipüle mi ediyor?
Bu konuda birkaç teori var.
Teori 1: Dogecoin davası ve manidar zamanlama
Bu teorilerden ilki, Musk’a açılan Dogecoin davasıyla ilgili.
ABD’li Dogecoin yatırımcısı Keith Johnson, Haziran 2022’de Musk’ı dolandırıcılıkla suçlayarak dava etmişti.
Tam 258 milyar dolar istenen davada Musk’ın Dogecoin’i hiçbir değeri olmadığı halde meşru bir yatırım gibi gösterdiği ve dolayısıyla kripto parayla bir çeşit saadet zinciri kurduğu iddia ediliyordu.
Musk ve şirketlerinin Dogecoin’i teşvik etmesini engelleyecek bir kararın çıkarılması da talepler arasındaydı.
Yatırımcılar, Musk’ın Twitter’daki paylaşımları ve pazarlama teknikleriyle Dogecoin’den milyarlarca dolarlık kazanç elde ettiğini savunuyordu.
Tartışma sürüp giderken, 31 Mart Cuma günü Musk’ın bu Dogecoin davasının düşürülmesini istediği haberi geldi.
Davayı, “hayal ürünü” diye niteleyen Musk ve avukatları, kripto paraya dair tweet atmanın suç teşkil etmeyeceğini söylüyor. Bir yandan da davanın düşürülmesi için ABD’li yargıca bir talep dilekçesi göndermişler.
Twitter’ın simgesinin tam da bu esnada değişmesi, Musk’ın davacıları “trollediğini”, onlarla adeta alay ettiğini veya tam tersine gönüllerini almak istediğini düşündürüyor.
Musk’ın Dogecoin’le fırtınalı ilişkisi
Dogecoin ilk başta aslında bir “meme”den, yani karikatürden ibaretti. Kripto para piyasasının giderek yeni paralarla ve alt coinlerle dolmasını hicvetmek için bir şaka olarak yaratılmıştı.
Köpek logosu ise ilhamını Japonya’nın Sakuro kentinde yaşayan anaokulu öğretmeni Atsuko Sato’nun, Shiba İnu cinsi köpeği Kabosu’dan alıyordu.
Resmi olarak 6 Aralık 2013’te piyasaya sürülen Dogecoin, zaten arkasındaki hiciv ve espri nedeniyle bir grup insanın ilgisini hemen çekmişti. 2019’da ise devreye Musk girdi.
Musk, bir gün Twitter bilgilerini “Dogecoin CEO’su” diye değiştiriyor, başka bir gün Dogecoin’in en sevdiği kripto para olduğunu söylüyor, “Dogecoin en iyisi” diyordu.
Dogecoin’i Ay’a götüreceğini de iddia eden Musk’ın art arda gelen övgüleri sonrası paranın değeri giderek arttı ve işte hepimizin gündemini işgal eder hale geldi.
Ancak Musk, Dogecoin’e her zaman sadık davranmadı. 2021’de bir pazar günü Saturday Night Live adlı televizyon programına konuk olan Musk, bu kez Dogecoin’in “dalavere” olduğunu gülerek kabul ediyordu.
Kripto severler ekran başına kitlenmiş, Musk’ın ağzından çıkacak ve dolayısıyla yatırımlarının değerini yükseltecek övgü sözcüklerini beklerken, milyarderin Dogecoin için kullandığı niteleme işte buydu: Dalavere. Tabii ki bu programın ardından kripto paranın değeri hızla düşmüştü.
Yine Musk’ın kripto paralara ve özellikle Dogecoin’e desteği hiçbir zaman kesilmedi. Örneğin programdan sonra Tesla müşterilerinin belirli aksesuarların satışında ve süper şarj istasyonlarında Dogecoin kullanmasına izin verdi. Ayrıca, işlemlerin güvenliğini artırmak için Doge ekibiyle de teması sürdürdü.
Teori 2: Twitter ve Dogecoin entegrasyonu
Musk’ın ateşli bir kripto destekçisi olduğu zaten biliniyor. Ekonominin geleceğini kriptoda ve dijitalde gören milyarder, kripto paraların itibari parayı yeneceğini de dile getirmişti.
Bu yüzden milyarderin Twitter’ı satın alması, kripto camiasında heyecan yarattı. Zira Musk, kullanıcıların Twitter’dan para kazanmasını istiyor ve bunun önemli bir yolunun da kripto paralar olabileceğini söylüyor. En çok heyecanlananlar arasında da Dogecoin yatırımcıları yer alıyor.
Twitter’ın mavi kuşu yerine Dogecoin köpeğinin gelmesi de bu kitlede beklenti yarattı. İnsanlar, Twitter’ın yakında Doge’la entegrasyon kuracağı umuduna kapıldı. Twitter’ın yavaş yavaş kripto adımları atması, platformun Dogecoin için hazırlık yaptığına yönelik iddiaları da alevlendiriyor.
Teori 3: Sadece eğleniyor
Bu arada birçok Twitter kullanıcısına göre Musk’ın son logo hamlesi sadece eğlence amaçlıydı.
Musk’ın sıklıkla kripto paralar ve hatta genel olarak ekonomi, teknoloji ve politikayla ilgili sıradışı teoriler ortaya attığı, meme’ler paylaştığı ve espriler yaptığı biliniyor.
Dogecoin logosunun da bir şakadan ibaret olması mümkün. Musk da konuyla ilgili birden fazla “meme” paylaştı.
Bunlardan birinde kripto paranın yüzü olan Shiba İnu cinsi köpek, trafik çevirmesinde polise bir kimlik kartı uzatıyor ama karttaki fotoğrafta mavi kuş olduğu görülüyor. Bunun üzerine köpek, “O, eski fotoğrafım” diyor.
— Elon Musk (@elonmusk) April 3, 2023
Teori 4: Twitter’ın borçlarını ödemek için…
Musk’ın Twitter’ı yüklü bir borçla aldığı ve o zamandan beri platformun değerinin yarıya düştüğü biliniyor.
Milyarder platformu 44 milyar dolara almıştı. Ancak şirket içi yazışmalardan sızan bilgi, sosyal medya şirketine şu an için yaklaşık 20 milyar dolar değer biçtiğini ortaya çıkarmıştı.
İşte bazılarına göre Musk, Twitter’a gelir bulmak için başlattığı ücretli Blue gibi girişimlerinden sonra çareyi kripto paralarda aradı ve Twitter için para bulma amacıyla Dogecoin’in değerini kasten yükseltti.
Bu teoriyi savunanlardan biri, Bitcoin uzmanı Jimmy Song. Bitcoin üzerine 4 kitabın yazarı olan Song, Twitter’da yaptığı bir paylaşımda konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:
“Elon, Twitter borçlarını ödeyebilmek için Doge’u pompalıyor.”
Elon is pumping Doge so he can pay off his Twitter debt.
— Jimmy Song (송재준) (@jimmysong) April 4, 2023
Daha önce de Bitcoin yatırımı yaptığı ortaya çıkmıştı
Musk’ın favori kripto parası Dogecoin olsa da milyarderin piyasanın önde gelen kripto para birimi Bitcoin’le de ilişkisi var.
Daha önce Musk’ın kurucusu ve CEO’su olduğu Tesla’nın, Bitcoin’i ödeme aracı olarak kabul edeceği açıklanmıştı. Ama daha sonra milyarder, bu açıklamayı geri çekmiş ve kararından vazgeçmişti. Vazgeçme gerekçesi de Bitcoin madenciliği için çok fazla elektrik gerekmesi ve sonuçta çevreye zararlı olmasıydı.
Tabii ki bu süreçte Musk’ın açıklamaları Bitcoin’in değerine ve piyasalara da yansımıştı.
Temmuz 2022’de Tesla, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) şirketin dijital varlık yatırımlarına ilişkin bilgi verince büyük gümbürtü koptu.
Çünkü şirket, bütün bunlar olup biterken piyasa değeri o sırada 1,99 milyar dolar olan Bitcoin yatırımı yapmıştı.
Dolayısıyla yatırımcılar, Musk’ın bir yandan kripto para piyasasını manipüle ederken bir yandan da Bitcoin’e ve hatta başka kripto paralara yatırım yaptığını söylemeye ve milyarderi suçlamaya başladı.
StopElon (Elon’u Durdur) diye kripto para çıkardılar
Bu arada bazı yatırımcılar Musk’ın kriptoyla ilgili yorum yapmasından yıllardır rahatsız. 2021’de milyarderin piyasaya zarar verdiğini savunan bir grup kripto para uzmanı, yeni bir para icat etmişti.
Musk’a karşı geliştirilen kripto paranın adı, StopElon (Elon’u Durdur) olarak belirlenmişti.
StopElon’un resmi açıklamasında, “Elon Musk, Twitter hesabıyla kripto para pazarını sorumsuzca manipüle ediyor. İnsanların portfolyolarıyla şeker gibi oynuyor ve o kendini beğenmiş bir milyarder ve hep öyle kalacak. Buna yeter diyoruz” ifadeleri yer almıştı.
Musk’ın Twitter’la imtihanı kripto paralardan ibaret değil
Bütün bunlar, milyarderin son Dogecoin hamlesiyle ilgili bir arka plan oluşturmamızı sağlıyor. Ancak şunu da eklemek gerek: Söz konusu yatırımlar ve Twitter olduğunda Musk gerçek bir kural tanımaz.
Zira milyarderin başı, attığı tweetler yüzünden, SEC’le ve Tesla yatırımcılarıyla da uzun süredir dertte.
Musk, uzun süredir Tesla karşısında kısa pozisyon alan yatırımcıları eleştiriyor ve bu tutumun şirketin gerçek işine odaklanmasının önünde bir engel olduğunu söylüyordu.
2018’de Twitter’da yazdığı bir gönderide Tesla’yı borsadan çıkaracağını ve şirketin hisselerini kendi üstüne geçireceğini, bunun için yeterli miktarda para bulduğunu yazmıştı. Bu gönderide Musk, yatırımcılara hisse başına 420 dolar teklif edeceğini ifade etmişti.
Ancak Musk’ın kimseden böyle bir para almadığı, diğer bir deyişle yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek bu tweetleri “kafasına göre” attığı ortaya çıkmıştı.
Hemen ardından SEC, Musk’ın mali kaynak bulduğuna ilişkin Twitter mesajlarının yanıltıcı olduğu gerekçesiyle dava açmıştı. Davadan kurtulmak için SEC’le anlaşma yapan Musk da anlaşma uyarınca 3 yıl süreyle şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bırakma kararı almış ve 20 milyon dolar ceza ödemişti.
Ancak Musk’ın sözleri doğrultusunda Tesla’ya yatırım yapanlar da milyardere dava açmıştı. Yatırımcılar, tweetler nedeniyle milyarlarca dolar zarara uğradıklarını iddia ediyordu. Öte yandan bu ay San Francisco’da görülen davanın hakimi, Musk’ın yatırımcıları aldatmadığına karar verdi ve milyarder aklanmış oldu.
Musk’ın bu macerası da aslında bize önemli bir şey anlatıyor: Niyeti ne olursa olsun, dünyanın en zengini konumundaki iş insanı, Twitter’da yanıltıcı iddialarda bulunabiliyor.
Kripto paralara, Tesla’ya veya milyarderin diğer şirketlerine yatırım yapmayı düşünenlerin bu tweetleri baz alması çok tehlikeli olabilir.
Amerika
Trump’ın fonu tasfiye edildi: Blanche koltuk için geri adım attı

ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche, ABD Senatosu Adalet Komisyonu üyelerinin ültimatomuna uyarak Donald Trump destekçilerine tazminat ödenmesi için kurulan 1,8 milyar dolarlık fonu kapatma kararı aldı. Blanche, komisyondaki iki kilit Cumhuriyetçi senatörün onayını alabilmek için fonun tasfiye edildiğini ve Trump’ın vergi muafiyeti sınırlarının daraltıldığını iki resmi kararnameyle duyurdu.
ABD Adalet Bakanlığı görevine aday gösterilen Todd Blanche, Senato Adalet Komisyonundaki tıkanıklığı aşmak amacıyla senatörlerin ültimatomuna boyun eğdi. Blanche, Donald Trump’ın destekçilerine tazminat ödenmesi için oluşturulan fonu feshettiğini ve Trump ile ailesine sağlanan vergi dokunulmazlığını daralttığını duyuran iki resmi talimat yayımladı.
Senato Adalet Komisyonunda 15-16 Temmuz 2026 tarihlerinde iki gün süren oturumlarla başlayan onay süreci, derin bir siyasi krize dönüştü. Komisyondaki oylama iki kez ertelenirken, ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geçici olarak geri çekip yeniden sunma tehdidinde bulundu. Blanche ise daha önce kaçındığı tavizleri vermek zorunda kaldı.
Todd Blanche, Trump’ın eski Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden almasının ardından 2 Nisan’da vekaleten bakanlık makamına oturdu. Yaklaşık bir yıl boyunca Bondi’nin yardımcılığını yürüten Blanche, haziran ayında Trump tarafından resmen Adalet Bakanı adayı olarak açıklandı.
Atama sürecindeki en büyük engellerden biri, Mayıs 2026’da kurulan Hukukun Araçsallaştırılması Karşıtı Fon oldu. Fon, Trump, oğulları ve Trump Organization şirketinin vergi beyannamelerinin sızdırılması nedeniyle ABD İç Gelir Servisine (IRS) açtığı davanın mahkeme dışı uzlaşmayla kapatılması kapsamında oluşturulmuştu.
Yaklaşık 1,8 миллиарd dolarlık kaynağa sahip fonun, önceki ABD yönetimi döneminde “hukukun araçsallaştırılması mağduru” olduğu iddia edilen kişilere tazminat ödemesi öngörülüyordu. Blanche, 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılan ve polise saldırmaktan hüküm giyen kişilerin de bu ödemeleri alabileceğini göz ardı etmemişti. Bu durum hem Demokratların hem de bazı Cumhuriyetçilerin sert tepkisine yol açtı.
Blanche, 2 Haziran’da projeden vazgeçtiğini duyursa da bu taahhüdü yazılı hale getirmedi ve sadece fonun kapatılmasını yasalaştırmak için Kongre ile çalışmaya hazır olduğunu belirtti.
İki senatör dengeleri değiştirdi
Komisyondaki oy dengesi nedeniyle Blanche’ın kaderi iki Cumhuriyetçi senatörün eline kaldı. CNN’in aktardığına göre, ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaya kaybeden ve yakında Senatodan ayrılacak olan John Cornyn ile Ocak 2027’de görev süresi dolunca emekliye ayrılacak olan Thom Tillis bu süreçte kilit rol oynadı. İki senatörden birinin bile aleyhte oy kullanması adaylığın düşmesi anlamına geliyordu.
İlk olarak 30 Temmuz’da yapılması planlanan komisyon oylaması öncesinde Cornyn, Adalet Bakanlığına ültimatom verdi. Cornyn, 29 Temmuz’a kadar fonun tamamen kapatılacağına ve Trump’ın vergi denetimlerinden muafiyetinin ilk dava sınırlarını aşmayarak gelecekteki kurum kararlarını kapsamayacağına dair yazılı garanti talep etti.
Adalet Bakanlığı verilen sürede bu garantileri sunmadı. Üstelik 29 Temmuz’da The New York Times, Adalet Bakanlığının kürtaj karşıtı aktivist Paul Vaughn’a 1 milyon dollar ödediğini haberleştirdi. Vaughn, 2024 yılında Tennessee’deki bir kliniğin girişini engellemekten hüküm giymiş, daha sonra Trump tarafından affedilmiş ve Blanche tarafından Biden yönetiminin mağduru olarak nitelendirilmişti. Gazete, bu tür noktasal ödemelerin fon resmi olarak var olmasa bile amacına ulaşabileceğini gösterdiğini yazdı.
Aynı günün akşamında Senato Adalet Komisyonu Başkanı Chuck Grassley, Blanche’ın adaylığına yeterli destek sağlanana kadar oylamanın yeniden ertelendiğini duyurdu.
Trump’ın tepkisi
Erteleme kararı Trump’ı öfkelendirdi. Blanche’ı bir “yıldız” ve “tarihin en büyük adalet bakanlarından biri” olarak niteleyen Trump, Cornyn ve Tillis’in tutumunu “harika bir adayı engelleme çabası” olarak adlandırdı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Cornyn ve Tillis görevden ayrılana kadar adaylığı geçici olarak geri çekip sonra yeniden sunabileceğini ifade etti.
Ancak USA Today yazarı Chris Brennan’ın değerlendirmesine göre, kasım ayındaki ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Senatodaki çoğunluğu kaybetme riski nedeniyle bu hamle büyük bir risk taşıyordu. Yine de adaylığın geri çekilmesi Blanche’ın görevden ayrılmasını gerektirmiyordu; Blanche, 1977 tarihli Adalet Bakanlığına Vekalet Yasası uyarınca süresiz olarak vekaleten bakanlık yapabilirdi.
30 Temmuz’da Cornyn, Tillis ve Blanche arasında gerçekleşen yüz yüze görüşmede ilerleme sağlansa da anlaşma çıkmadı. Müzakereler hafta sonu da sürdü. Pazar günü, 2 Ağustos’ta Trump sürpriz bir şekilde fon fikrini savunarak, 6 Ocak olaylarından hüküm giyenlerin “hayatlarının karardığını” söyledi.
Tüm bu gelişmelerin ardından 2 Ağustos gecesi Blanche, X sosyal medya platformunda iki resmi talimat yayımlayarak senatörlerin taleplerini yerine getirdi. İlk talimat fonun kuruluş kararını iptal ederken, ikinci talimat Trump ve ailesinin vergi dokunulmazlığını daralttı. Dokunulmazlık artık yalnızca IRS ile yapılan anlaşma anındaki talepleri kapsıyor ve başkanı gelecekteki vergi denetimlerinden korumuyor.
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada fonun hiçbir zaman fiilen faaliyete geçmediği vurgulanarak, “Hiçbir komisyon üyesi atanmadı, para transferi yapılmadı, başvuru süreci başlatılmadı ve hiçbir ödeme gerçekleşmedi. Bu talimat, fonun var olmadığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit etmektedir” denildi.
Komisyondaki oylamanın 4 Ağustos’ta yapılması bekleniyor. Adaylığın komisyondan geçmesi halinde nihai onay Senato Genel Kuruluna kalacak.
Blanche hakkındaki diğer eleştiriler
Senatörlerin Blanche ile ilgili tek endişesi tazminat fonu değil. Blanche’ın Trump’a olan yakınlığı bağımsızlık tartışmalarını beraberinde getiriyor. Geleneksel olarak Adalet Bakanlığı makamının Beyaz Saray’dan bağımsız olması beklenirken, Blanche’ın Mart 2026’da Тexas’taki CPAC konferansında Adalet Bakanlığını Trump’ı soruşturma süreçlerine katılan personelden “temizlediğini” söylemesi tepki çekmişti.
Ayrıca yardımcısı Akash Singh’in bölge savcılıklarına “asıl müvekkillerinin ABD Başkanı olduğunu” söylemesi ve Blanche’ın atandıktan sonra Trump’a “Sizi seviyorum efendim” demesi eleştirilere yol açtı.
Temmuz ayındaki oturumlarda Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy’nin “Trump ile arkadaş mısınız?” sorusuna Blanche, “Onun avukatıydım” yanıtını verdi. Demokrat Senatör Dick Durbin ise Blanche’ın bakanlıktaki görev süresi boyunca Trump’ın kişisel avukatı gibi davrandığını savunarak, “Bu ülke, herhangi bir başkandan çok Anayasa’yı seven bir Adalet Bakanını hak ediyor” dedi.
Blanche, 2023 baharında Trump’ın kişisel avukatı oldu. Daha önce Paul Manafort ve Boris Epshteyn’in savunmasını üstlenen Blanche, Trump’ın pornografik film oyuncusu Stormy Daniels’a yapılan ödemelerle ilgili davada ana avukat olarak görev yaptı. Mayıs 2024’te jüri Trump’ı 34 ayrı suçlamadan suçlu bulsa da Ocak 2025’te hakim “cezadan muaf tahliye” kararı vererek hapis veya tecil cezası uygulamadı. Blanche’ın yürüttüğü Mar-a-Lago’daki gizli belgeler ve 2020 seçimlerine müdahale davaları ise Trump’ın 2024 seçimlerini kazanmasının ardından düşürüldü.
Demokrat Senatör Cory Booker, Trump’ın göreve dönmesinin ardından Adalet Bakanlığının James Comey, Letitia James, John Brennan, John Bolton, Jerome Powell, Cassidy Hutchinson ile Southern Poverty Law Center ve ActBlue gibi kurum ve kişilere yönelik soruşturmaları yeniden başlatmasını eleştirerek, “Bu durum bağımsızlık tartışmalarına gölge düşürüyor” ifadelerini kullandı.
Blanche ayrıca Jeffrey Epstein davasına ait belgelerin eksik ve gecikmeli olarak kamuoyuna açıklanması ve mağdurların kimliklerinin açık kalması nedeniyle de eleştirildi. Hataların sorumluluğunu üstlenen Blanche, Epstein’in suç ortağı Ghislaine Maxwell’in daha hafif koşullara sahip bir hapishaneye nakledilmesi kararıyla da tepki topladı.
Blanche, 16 Temmuz’da Epstein mağdurlarıyla ilk kez bir araya geldi. Görüşmeye katılan mağdurlardan Annie Farmer, Blanche’ı “kibirli ve geçiştirici” olarak nitelendirirken, Liz Stein görüşmenin hayal kırıklığı yarattığını belirtti. Dani Bensky ise Blanche’ın soruları yanıtlamaktan kaçındığını söyledi. Blanche ise görüşmenin ardından “Onlara istedikleri adaleti veremiyorum ama ceza davaları açarak adaleti sağlamak istiyorum” açıklamasını yaptı.
Amerika
Cumhuriyetçiler Hegseth’in 37 milyar dolarlık savaş bütçesine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Savaş Bakanı Hegseth, İran savaşının hızla tüketen stokları ve bütçeyi karşılamak için talep ettiği on milyarlarca dolarlık finansman konusunda Senato’da kayda değer bir destek kazanamadı. Çarşamba akşamı iki saati aşan kapalı toplantıya rağmen Cumhuriyetçi senatörler, 73 milyar dolarlık savunma ve istihbarat fonunu içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketi konusunda ikna olmuş değil veya sessiz kalmayı tercih ediyor.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının hızla tükettiği ABD stoklarını ve Pentagon kasalarını yeniden doldurmak için Trump yönetiminin talep ettiği on milyarlarca dolarlık acil finansman konusunda Senato’da henüz kayda değer bir destekçi kazanamadı.
Savaşın sonu görünmeden altıncı ayına girmesiyle birlikte Cumhuriyetçi senatörlerin Hegseth’in ordu liderliğine olan güveni de azalıyor.
Parti içinde bazı isimler, yönetimin kendilerini çatışmanın maliyeti konusunda tam olarak hazırlamadığını belirtiyor.
Hegseth Temmuz ayı başında maliyetin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıklamıştı ancak Moody Analytics gibi bağımsız analistler rakamın en az 132 milyar dolar olduğunu öngörüyor.
Çarşamba akşamı Savaş Bakanı ile kilit senatörler arasında iki saatten uzun süren bir toplantı yapıldı.
Görüşmenin ardından Beyaz Saray’ın talebi konusunda hala kararsız olan milletvekilleri, 73 milyar dolarlık Pentagon ve ABD istihbarat teşkilatları finansmanını da içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketini ilerletip ilerletmeyecekleri konusunda ya ikna olmadıklarını belirtti ya da sessiz kaldı.
Yaz boyunca devam eden benzer görüşmeler zincirinin son halkası olan bu toplantı, yönetimin derin bir hoşnutsuzluğa yol açan savaşı finanse etme ve Başkan Trump’ın arzuladığı askeri planları hayata geçirecek başka bir uzlaşma tasarısını geçirme konusundaki sürekli mücadelesini gözler önüne serdi.
Cumhuriyetçi Alaska Senatörü Lisa Murkowski gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantının “bakan ve ekibinin savunma harcamaları vizyonunu ortaya koyması için daha çok bir fırsat” olduğunu söyledi.
Murkowski, “Bu tür brifingler partiler üstü olduğunda daha faydalı olur çünkü bence konu özellikle ülkemizin savunmasıysa hepimiz anlamalıyız” diye konuştu.
Murkowski’ye ABD’nin uzlaşma tasarısında yönetimin talep ettiği tutarı harcaması gerektiğine ikna olup olmadığı sorulduğunda, “Bence buna henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.
Hegseth talebe ilişkin soruları yanıtlamak üzere 21 Temmuz’da Senato Tahsisat Komisyonu huzuruna çıkmıştı.
Iowa Cumhuriyetçi Senatörü Joni Ernst, bu ifadenin ardından “Onu neden Kongre’ye çağırıp rakamları sunmasını istediklerini düşünüyorum ve hala bu konuda fazla bir netlik olduğunu sanmıyorum. Sanırım birçok insanın endişe duyduğu şey de bu” dedi.
Trump ile harcama yetkisi konusunda mücadele eden Maine Cumhuriyetçi Senatörü ve Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Susan Collins, geçen haftaki toplantı hakkında yorum yapmayı reddetti ve gerekçe olarak toplantının gizli niteliğini gösterdi.
Maine’de zorlu bir yeniden seçim kampanyası yürüten Collins, daha önce başka bir bütçe uzlaşma paketinin geçme ihtimaline şüphecilikle yaklaşmıştı.
Collins, komisyondan partiler üstü mutabakat gerektiren normal tahsisat süreci yerine uzlaşma sürecinin kullanılmasına uzun süredir mesafeli duruyor.
Trump parti çizgisinde bir harcama yasasını imzalamayı umuyor ancak Senato’da engellerle karşılaşıyor. Savunma şahinleri daha fazla harcama yapılması gerektiğini savunurken açığı dikkate alan diğer Cumhuriyetçiler daha düşük bir tutardan yana.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune Perşembe günü yaptığı açıklamada, Senato beş haftalık Ağustos tatili için Washington’dan ayrılmadan önce gelecek hafta oylama yapılabilmesi adına hükümet finansman anlaşmasının zamanında sonuçlanmasını umduğunu söyledi.
Temsilciler Meclisi yasa için 95 milyar dolarlık bir bütçe taslağını zaten kabul etti.
Uzlaşma paketi gündemdeyken Trump yönetimi ayrıca 87,6 milyar dolarlık bir ek paket talep ediyor. Bu paketin büyük kısmı, bu hafta Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’e düzenlenen saldırılarla yeniden alevlenen İran savaşı nedeniyle Pentagon’u takviye etmek için ayrılacak.
Trump ayrıca 2027 mali yılı için 1,15 trilyon dolarlık ana bütçe satırı ve 350 milyar dolarlık bir uzlaşma tasarısıyla birlikte tarihi bir 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi istiyor.
ABD Başkanı, Cuma günü Camp David’deki kabine toplantısında ABD ordusuna yapılan “emsalsiz yatırımı” vurguladı ve 1,5 trilyon doları “dört gözle beklediğini” söyledi.
Trump söz konusu tutar hakkında “İnsanlar artık bunun ne kadar önemli olduğunu görüyor. Güvenli bir ülke sağlamak istiyoruz” dedi. Ancak ordu için talep edilen toplam dolar miktarı Kongre için zorlu bir istek haline geldi ve bu durum Hegseth’i desteği pekiştirmek için son birkaç aydır çok sayıda kez Temsilciler Meclisi ve Senato Cumhuriyetçi milletvekilleriyle bir araya gelmeye sevk etti.
Hegseth’in Kongre’deki son toplantısından önce Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought ve Trump’ın en üst düzey yasama yardımcısı James Braid, günün erken saatlerinde Senato Cumhuriyetçileriyle kapalı kapılar ardında bir öğle yemeğinde buluştu.
Florida Cumhuriyetçi Senatörü Rick Scott, milletvekilleri ve yönetim yetkililerinin Hegseth toplantısından “çok iş çıkardığını” ancak Temsilciler Meclisi’nin belirlediğinden daha fazla para sağlamanın zor olacağını söyledi.
Scott, daha fazla finansman sağlamayı istese de Kongre’nin bunu ara seçimlerden sonra başka bir uzlaşma paketiyle yapması gerekeceğini ekledi.
Cumhuriyetçi Utah Senatörü John Curtis ise Kongre tarafından yetkilendirilmediği takdirde İran savaşı için finansmanı desteklemeyeceğini ima etti.
The Hill tarafından geçen hafta 73 milyar dolarlık savunma finansmanının önünü açacak bir bütçe kararına yönelik oylamayı destekleyip desteklemeyeceği sorulan Curtis, “İçinde ne olduğuna dair sıfır bilgim var” yanıtını verdi.
Amerika
ABD Senatosu, hükümetin kapanmasını engelleyecek bütçe tasarısında anlaştı

ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyeleri, eylül sonunda hükümetin kapanmasını önleyecek ve aralık ayına kadar finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısında uzlaştı. Tasarı kapsamında ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması ve Senato tatile girmeden metnin yasalaşması hedefleniyor.
ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyesi senatörler, eylül sonunda hükümetin kapanmasını engelleyecek ve hükümeti aralık ayının bir bölümüne kadar finanse edecek bütçe tasarısı üzerinde pazar günü anlaşmaya vardı.
Senato liderleri, tatile girmeden önce tasarıyı kabul etmeyi hedeflerken metne ilişkin ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması planlanıyor. Tasarının kabul edilmesi halinde hükümetin finansmanı 11 Aralıka kadar güvence altına alınacak.
Hazırlanan tasarı; Kadınlar, Bebekler ve Çocuklar İçin Özel İlave Beslenme Programı (WIC), Afet Yardım Fonu ve çeşitli deniz araçlarını kapsayan gemi yapımı için “gerekli ayarlamaları” içeriyor. Düzenleme aynı zamanda Beyaz Sarayın hibe onay süreçlerinde değişiklik yapmasını geçici olarak engelliyor.
Komisyonun Başkan Yardımcısı Demokrat Senatör Patty Murray yaptığı açıklamada, “Bu kısa vadeli finansman tasarısı, Trump’ın daha fazla federal hibeyi rehin almasına izin verecek yozlaşmış bir politikayı engelliyor ve Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin diğer kurumlardan fon çekip Sınır Devriyesine aktarmak için kullandığı açık kapıyı kapatıyor” dedi.
Komisyon Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins ise yaptığı açıklamada, “Partiler üstü bu anlaşmanın, Yönetim ve Bütçe Ofisinin (OMB) federal finansal yardımlara ilişkin önerdiği kuralın yürürlüğe girmesini engellemesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Collins açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu önlem, yıllık hükümet finansmanını yürütmede her zaman güçlü tercihim olan partiler üstü tahsisat tasarıları üzerindeki çalışmalarımıza devam etmemiz için Kongreye ihtiyacımız olan zamanı kazandırıyor. Meslektaşlarımın emeği için müteşekkirim; bu geçici bütçe tasarısı, yalnızca hayati programlara ve federal çalışanlara zarar veren yıkıcı bir kapanmayı önleme yolunda büyük bir adımdır.”
Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, X sosyal platformunda yaptığı paylaşımda Murray’nin adını anarak hibe onay sürecinin durdurulmasından dolayı kendisine teşekkür etti.
Schumer, geçici önlemi “Amerikalı ailelerin yararına sonuçlar üreten bir bütçe üzerinde partiler üstü müzakerelerin devam etmesine imkan tanıyan sorumlu bir ilerleme yolu” olarak niteledi.
Schumer, “Demokratlar, çalışkan Amerikalıların ilerlemesine yardımcı olan ve Trump’ın aileleri başarısızlığa uğratan israfçı ve yozlaşmış gündemini engelleyen finansman müzakerelerine bağlı kalmayı sürdürüyor” değerlendirmesini yaptı.
Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune’un sözcüsü Ryan Wrasse, Politico’ya yaptığı açıklamada tasarının “şimdi kabul edilmesinin sonbaharda maliyetli bir hükümet kapanmasını önleyeceğini” bildirdi.
Thune, perşembe günü yaptığı açıklamada, Senatonun bu hafta oylayabilmesine yetişecek şekilde bir finansman anlaşmasının hazırlanmasını umduğunu söylemişti.
Collins, hibeler üzerindeki nihai onay yetkisine ilişkin düzenlemeyi “son derece kusurlu bir kural” olarak nitelemiş ve geçen ayın başlarında OMB Direktörü Russell Vought’a bir mektup yazarak yapılması gereken değişiklikleri iletmişti.
Collins daha önce The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bir senatörden OMB’ye muhalefetimizi ifade eden ilk mektubu ben yazdım. Buna karşı çıkan devasa bir kuruluş grubu var” demişti.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi5 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü












