Bizi Takip Edin

Diplomasi

Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a yurt dışına çıkış yasağı

Yayınlanma

Ermenistan makamları, eski cumhurbaşkanı ve muhalefetteki Ermenistan İttifakı’nın lideri Robert Koçaryan’ın yurt dışına çıkışını yasakladı. Koçaryan’ın ofisi ve ailesi karara tepki gösterirken, Rusya Dışişleri Bakanlığı Ermenistan yönetimini seçim sürecinde demokratik usulleri ihlal etmekle suçladı.

Ermenistan makamları, eski cumhurbaşkanı ve muhalefetteki Ermenistan ittifakının lideri Robert Koçaryan’ın yurt dışına çıkışını yasakladı.

Eski cumhurbaşkanının ofisinden 14 Haziran sabahı yapılan açıklamada, Koçaryan’ın üç günlüğüne yurt dışına gideceği bildirilmişti. Ziyaretin kişisel nitelikte olduğu, uzun süre önce planlandığı ancak yoğun seçim takvimi nedeniyle ertelendiği belirtilmişti.

News.am sitesinin aktardığına göre Koçaryan’ın ofisi, “Cumhurbaşkanının daha önceki çok sayıdaki ziyaretinin özel niteliği nedeniyle daha önce hiçbir zaman önceden bilgi vermemiştik. Ancak iktidarın muhalefet temsilcilerinin ziyaretleri hakkında son dönemde yaydığı asılsız bilgileri göz önünde bulundurarak, kamuoyunu iktidarın beklenen yalanlarından korumayı gerekli görüyoruz” açıklamasını yaptı.

Ofis başkanı “demokratik toplama kampı” benzetmesi yaptı

Sputnik Ermenistan’ın aktardığına göre, eski cumhurbaşkanının ofis başkanı Bagrat Mikoyan, yasağın ardından yaptığı açıklamada, Avrupalı yetkililerin demokrasi yönündeki beyanlarına rağmen ülkedeki iç siyasi durumun tersi yönde geliştiğini savundu. Mikoyan, “Belki de artık demokratik bir toplama kampından bahsetmenin zamanı gelmiştir” ifadesini kullandı.

Robert Koçaryan’ın oğlu Levon Koçaryan da yurt dışına çıkış yasağına tepki göstererek devlet kurumlarının amaç dışı kullanıldığını belirtti.

News.am‘e konuşan oğul Koçaryan, “Bu, iktidarın hiçbir açıklama ve gerekçe sunmadan attığı bir başka hukuk dışı adımdır. İktidar devlet kurumlarını adaletin değil, siyasi baskının bir aracı haline getirdi” dedi.

Levon Koçaryan ayrıca iktidarı, seçim sürecini etkilemek için kaynakları ve kolluk kuvvetlerini kullanmakla suçlayarak, bu durumun seçim sonuçlarına olan güveni sarstığını ifade etti.

Ermenistan’ın 1998-2008 yılları arasında ikinci cumhurbaşkanı olarak görev yapan Koçaryan, aynı zamanda 1 Ocak 2024’e kadar varlığını sürdüren tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin ilk lideriydi. Koçaryan, 2008 yılında anayasal düzeni devirmekle suçlandığı davada 2020 yılında 4 milyon dolar kefaletle serbest bırakılmıştı.

AGİT gözlemcileri Ermenistan seçimlerindeki ihlalleri açıkladı

Seçim sonuçları tartışma yaratmıştı

Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından Başbakan Nikol Paşinyan’ın zaferini ilan etmesi üzerine Koçaryan, yaşananları iktidarı ele geçirme girişimi olarak nitelendirmişti.

Koçaryan, “Seçim sonuçları açıklanmadan önce yaptığınız açıklamalar, Merkezi Seçim Komisyonuna baskı yapma ve iktidarı gasp etme adımlarından ibarettir” demişti.

Başbakan Paşinyan, lideri olduğu partinin parlamento seçimlerini kazandığını ve Merkezi Seçim Komisyonu oyların yüzde 20’sini işlemeden önce tek başına hükümet kurma niyetinde olduğunu açıklamıştı.

Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, 14 Haziran’da ülkede yapılan parlamento seçimlerinin nihai sonuçlarını açıkladı. Buna göre Paşinyan’ın Sivil Sözleşme partisi yüzde 49,74 oy alarak 64 milletvekilliği kazandı.

Güçlü Ermenistan yüzde 23,27 ile 29 milletvekilliği elde ederken, Ermenistan ittifakı yüzde 9,92 oy oranıyla parlamentoda 12 sandalye kazandı.

Merkezi Seçim Komisyonu, seçimlere katılım oranının yüzde 58,97 olduğunu ve 1 milyon 476 bin 697 seçmenin oy kullandığını bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Ermenistan makamlarının özgür seçimlerin yapılmasına yönelik demokratik usulleri ağır şekilde ihlal ettiğini belirtmişti.

Diplomasi

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ı boyun eğmeye zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği son girişim kapsamında cuma günü Türkiye’deki bir bankaya yaptırım uyguladı.

New York Post ‘un öğrendiğine göre İstanbul merkezli Golden Global Bank’ın, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları aktardığı ve bu gelirleri Devrim Muhafızları’na (IRGC) aktardığı iddia ediliyor.

Post’a göre bir NATO müttefikindeki finans kurumunu etkileyen bu yaptırımlar, Hazine Bakanı Scott Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun tırmanışa geçtiğini gösteriyor.

Bu operasyon, İran rejimine ağır ekonomik baskı uygulamayı ve bu yolla hükümetin çökmesini veya barış anlaşmasına zorlanmasını hedefliyor.

Bessent, cuma günkü eylemle ilgili olarak, “Finans kurumları, Ekonomik Dışlama Operasyonu konusunda ciddi olduğumuzu zor yoldan öğrenmeye devam ediyor,” dedi.

Bessent şöyle konuştu:

“Artık başka hiçbir bankaya yaptırım uygulanmasını istemiyoruz fakat bu, nihayetinde uluslararası toplumun ne kadar çabuk aklıselime kavuşup katil İran rejimine verdiği desteği keseceğine bağlı.”

“İran yılanının başını toprağa gömene kadar” harekete geçmeye devam edeceklerini söyleyen Bessent, müttefikleri ile birlikte hareket edeceklerini de sözlerine ekledi.

2019 yılında kurulan Golden Global Bank, kendisini “tüm faaliyetlerini faizsiz finans ilkelerine uygun olarak yürüten Türkiye’nin ilk yatırım bankası” olarak tanıtıyor.

Finansal bilgi sitesi TheBanks.EU’ya göre, banka Türkiye’nin en büyük 35. bankası ve pazar payı çok çok az.

Site, Golden Global’in 517 milyon dolarlık varlığı kontrol ettiğini belirtiyor.

Terör ve Finansal İstihbaratdan Sorumlu Hazine Müsteşar Vekili Gene Lange, “Bu banka yıllardır uyarılıyordu,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu kuruluşları defalarca uyardık ve bugünkü eylem, bu uyarıların sonuçları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, diğer herkese yönelik bir mesajdır: Bakan, ‘Ekonomik Dışlama Operasyonu’nu duyuran basın toplantısında söylediği her kelimenin arkasında duruyor.”

Golden Global kendini profesyonel bir kuruluş olarak tanıtıyor olsa da, ABD Hazine Bakanlığı, bu bankanın İran’ın gizli “rahbar” döviz ağının bir parçası olarak kurulduğunu ileri sürdü.

Bu ağ, “Çin’den Türkiye’ye petrol gelirlerini aktaran ve bu gelirlerin daha sonra nakit ve altına dönüştürülebilmesini sağlayan” paravan kuruluşlardan oluşuyor; bu bulgu, alınan önlemi açıklayan bir belgede yer alıyor.

Bakanlık, bankanın ve bağlı kuruluşlarının “İslam Devrim Muhafızları-Kudüs Gücü (IRGC-QF) için on milyonlarca dolar değerinde işlemleri kolaylaştırdığını ve İran rejimine, fonlarını uluslararası alanda hareket ettirmesine olanak tanıyan önemli muhabir bankacılık erişimi sağladığını” belirtti.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre, yaptırımlar Golden Global’i uluslararası finans sisteminden koparmış ve Türkiye’deki “İran rejiminin hayati önem taşıyan finansal yaşam hatlarını kesmiş” durumda.

New York Post’a göre Türk hükümetinin bankanın varlıklarına el koymak için gerekli adımları atıp atmadığı hemen anlaşılamadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Trump ile bu yaptırım hakkında görüşüp görüşmediği belli değil.

“Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında Hazine Bakanlığı’nın aldığı diğer önlemler, İranlı müşterilere hizmet verdiği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki finans kurumlarını hedef almıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna hava savunması jet motorlu İHA’lara karşı zorlanıyor

Yayınlanma

New York Times gazetesinin haberinde Ukrayna’nın geliştirdiği hava savunma unsurlarının jet motorlu insansız hava araçlarına karşı düşük etkinlik gösterdiği bildirildi. Yüksek hız hedeflerin tespit ve imha süresini daraltırken Kiev yönetimi bu araçlara ilişkin kesin önleme oranlarını paylaşmadı.

The New York Times’ın haberine göre Ukrayna tarafından geliştirilen hava savunma sistemleri, jet motorlu insansız hava araçlarına (İHA) karşı düşük etkinlik gösteriyor.

Haberde Ukraynalı yetkililerin bu tür hedeflere yönelik kesin önleme oranını açıklamaktan kaçındığı, ancak başarı düzeyinin daha önceki modellere kıyasla daha düşük olduğunu kabul ettiği aktarıldı.

Jet motorlu İHA’ların ulaştığı yüksek hız, hava savunma unsurlarının hedefi tespit etmesi ve imha sürecini başlatması için gereken süreyi ciddi oranda daraltıyor.

Amerikan gazetesinin değerlendirmesinde makineli tüfekler ile kısa menzilli önleme füzeleriyle donatılmış mobil timlerin jet motorlu araçlara karşı yeterince etkili olamadığı kaydedildi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy İgnat füzelerin yüksek maliyetine işaret ederek “Stoklarımız yetersiz” açıklamasında bulundu.

Ukrayna Cumhurbaşkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov ağustos ayı sonunda Radio NV’ye verdiği mülakatta yerli üreticilerin jet motorlu hedeflerle mücadele amacıyla söz verdiği reaktif önleme dronlarını henüz geliştiremediğini ifade etti.

Kış aylarında üreticilerin bu araçları birkaç hafta içinde teslim etmeyi öngördüğünü hatırlatan Beskrestnov, aradan aylar geçmesine rağmen etkili bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.

Beskrestnov durumu “Ne yazık ki bu zorluk tahmin edilenden çok daha çetin çıktı. Birçok ay geride kaldı ancak elimizde halen böyle bir imkan yok” sözleriyle aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önceki konuşmalarında insansız hava araçları alanındaki teknolojilerin geliştirilmeye devam etmesi gerektiğini dile getirmişti.

Putin mayıs ayında yaptığı açıklamada araçların etkinliğinin arttığını ve yeni sistemlerin verilen görevleri çok daha başarılı yerine getirdiğini söylemişti.

Rusya’da Ukrayna’daki savaşın tecrübeleri dikkate alınarak Kasım 2025’te İnsansız Sistem Kuvvetleri kuruldu. Aynı yılın eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov insansız hava araçlarının ateş görevlerinin yüzde 80’e varan kısmını icra ettiğini duyurdu.

Ağustos 2026’da Rusya İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanlığı görevine Korgeneral Denis Lyamin getirildi. Lyamin bu atamadan önce Merkez Askeri Grubu Karargah Komutanlığı görevini yürütüyordu.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Huckabee: Yerleşimcilerin eylemleri, İsrail’in ulus olarak imajına zarar veriyor

Yayınlanma

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Batı Şeria genelinde Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin, İsrail’in “dünya çapındaki itibarına” zarar verdiğini söyledi.

Huckabee, KAN’a bağlı radyo istasyonuna verdiği röportajda, “Bu durum sadece tüm halkın, yani Yahudiye ve Samiriye’de yasal, güvenli ve açıkçası son derece sorumlu bir şekilde yaşayan İsraillilerin itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda bir ulus ve halk olarak İsrail’in imajına da ciddi zarar veriyor,” dedi.

İsrail’de ABD elçiliği yapan ilk evanjelik Hıristiyan olan ve siyonizme verdiği büyük destekle tanınan Huckabee, “[Ve] bunu talihsiz buluyorum çünkü şu anda İsrail’in elde edebileceği tüm dostlara ihtiyacı var,” diye ekledi ve şöyle devam etti:

“[İsrail’in] Artık daha fazla düşmana ihtiyacı yok. Ve küçücük bir azınlığın eylemleri, saygı ve takdir edilmeyi hak eden insanların itibarını lekeliyor.”

İran’a karşı savaşın geleceği sorulduğunda Huckabee, “İranlılar askeri açıdan inanılmaz derecede zayıf bir konumdalar ve iktisadi açıdan da kesinlikle zayıflamış durumdalar. Başkanın hem askeri hem de ekonomik alanda attığı adımlar, onları çok zor bir duruma soktu. Her şey yolundaymış gibi davranabilirler ama durumlarına dürüstçe bakan hiç kimsenin buna inandığını sanmıyorum,” dedi.

Huckabee, Batı Şeria’daki Kasra köyünde 1 hafta boyunca Filistinlileri abluka altına alan yasa dışı yerleşimcilere sert çıkarak tüm dünyayı şaşırtmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English