Bizi Takip Edin

Amerika

FT, IRA fiyaskosunu yazdı: Projelerin yüzde 40’ı ya ertelendi ya durduruldu

Yayınlanma

Financial Times’ın (FT) yaptığı bir araştırmaya göre, ABD Başkanı Joe Biden’ın sanayi ve iklim politikalarında yaptığı revizyonun ilk yılında duyurulan en büyük ABD imalat yatırımlarının yaklaşık yüzde 40’ı ertelendi ya da durduruldu.

Biden’ın Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) ve Çipler ve Bilim Yasası (CHIPS), ABD’nin yerli temiz teknoloji ve yarı iletken tedarik zincirinin gelişimini sağlamak için 400 milyar dolardan fazla vergi indirimi, kredi ve hibe veriyordu.

Biden, ülkenin “Rustbelt” (Pas kuşağı) bölgesini yeniden canlandırmak ve ABD ekonomisini dijitalleştirmek ve karbondan arındırmak için gereken teknolojileri üretmede Çin’e rakip olmak için Ağustos 2022’de IRA ve Çip yasasını onaylamıştı.

84 milyar dolar değerindeki projelerde gecikmeler yaşanıyor

Fakat FT, 100 milyon doların üzerinde meblağlar biçilen projelerden toplam 84 milyar dolarlık bölümünün iki ay ile birkaç yıl arasında ertelendiğini ya da süresiz olarak durdurulduğunu tespit etti.

Şirketler, kötüleşen piyasa koşulları, yavaşlayan talep ve yüksek riskli bir seçim yılında politika kesinliğinin olmamasının planlarını değiştirmelerine neden olduğunu söyledi.

Gecikmeler, Biden’ın endüstriyel bir dönüşümün, onlarca yıldır üretimini başka ülkelere kaydıran ABD’ye istihdam ve ekonomik getiri sağlayabileceğine dair iddiasıyla ilgili soruları gündeme getiriyor.

Başkanın ekonomik kalkınma ve endüstriyel stratejiden sorumlu özel yardımcısı Alex Jacquez ise, Biden yönetiminin inşaat ve imalatı artırma konusunda “yeni bir başarı” elde ettiği konusunda ısrar ediyor.  

Jacquez, “Elbette bu projelerin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde hayata geçmesini istiyoruz. İzin alma ve finansmanla ilgili engelleri ortadan kaldırmak için çalışmaya devam ediyoruz,” dedi.

Finansman sorunu başa bela

FT, projelerin durumunu belirlemek için şirketlerle, eyalet ve yerel yetkililerle yüzden fazla görüşme yaptı, ayrıca kurumsal basın bültenlerini ve başvuruları inceledi.

Beklemede olan en büyük projeler arasında Enel’in Oklahoma’daki 1 milyar dolarlık güneş paneli fabrikası, LG Energy Solution’ın Arizona’daki 2,3 milyar dolarlık batarya depolama tesisi ve Albemarle’ın Güney Carolina’daki 1,3 milyar dolarlık lityum rafinerisi yer alıyor.

Birçok gecikme kamuoyuna açıklanmış olsa da, diğerleri açıklanmadı. Albemarle’ın faal olmayan tesisinden kırk dakika uzaklıkta, yarı iletken üreticisi Pallidus’un geçen yıl merkezini New York’tan taşıyacağını ve 443 milyon dolar yatırımla 400’den fazla istihdam yaratarak üretim faaliyetlerine başlayacağını açıkladığı bir tesis bulunuyor. Faaliyetlerin 2023’ün üçüncü çeyreğinde başlaması bekleniyordu, fakat bina kullanılmıyor.

Integra Technologies’in geçen yıl 1,8 milyar dolarlık bir yarı iletken fabrikası kuracağını duyurduğu fakat hükümet finansmanı konusundaki belirsizlik nedeniyle projede ilerleme kaydedemediği Kansas’ın Bel Aire kentinin yöneticisi Ted Henry, “Nefesinizi tutup neler olacağını bekliyorsunuz,” dedi.

Henry, başarılı olması halinde tesisin 8.000 nüfuslu küçük kasaba için “bölgesel bir zafer” olacağını da sözlerine ekledi.

İşgücü ve tedarik zinciri maliyetleri hâlâ yüksek

Programın ilk yılında 220 milyar dolardan fazla temiz teknoloji ve yarı iletken üretim yatırımı açıklandı ve şirketler yeni sübvansiyonlardan yararlanmak için projelerini diğer ülkelerden ABD’ye taşıdı.

Fakat FT’ye göre Çin’deki “aşırı üretim”, elektrikli araçlara yönelik yavaşlayan talep ve politika belirsizliği ile birleşen zorlu makroekonomik zemin daha fazla ilerleme kaydedilmesini engelledi.

IRA’nın vergi indirimleri 2032 yılına kadar uzarken ve Chips yasası seçilen başvuru sahiplerine cömert fonlar verirken, şirketler genellikle üretim için belirli “kilometre taşlarına” ulaşana kadar fon alamıyorlar.

Arizona’daki Casa Grande kentinin Belediye Başkanı Craig MacFarland, “İşgücü ve tedarik zinciri nedeniyle herkes beklenenden daha yüksek maliyetlerle karşılaşıyor,” diyor.

Casa Grande’den bir saat uzaklıkta bulunan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC), 40 milyar dolarlık projesinin bir parçası olan ikinci fabrikasında üretime başlamayı iki yıl erteledi.

Chang Chung Group’un 300 milyon dolarlık fabrikasını iki yıl ertelemesi ve KPCT Advanced Chemicals’ın 200 milyon dolarlık fabrikasını beklemeye alması ile bölgedeki tedarikçileri de projelerini yeniden yapılandırdı.

“Temiz teknoloji”de yürüyüş yavaşladı

Şu anda Çin, dünyadaki güneş panelleri ve bataryaların dörtte üçünden fazlasını üreterek temiz teknolojilerin üretimine hakim ve önde gelen bir yarı iletken üreticisi.

Aralarında Maxeon, Heliene ve Meyer Burger’in de bulunduğu çok sayıda güneş paneli üreticisi, Pekin’deki “aşırı üretim” nedeniyle küresel fiyatların düşmesinin ardından geçtiğimiz yıl ABD’deki fabrika kurulumlarını erteledi.

ABD’de elektrikli araçlara yönelik talebin yavaşlaması da üretim planlarını sekteye uğrattı. Koreli bir otomobil parçaları üreticisi olan Samkee, Alabama’daki elektrikli araç hatlarını eklemeyi bir ila iki yıl erteledi.

Bu arada, Lear Corporation Aralık 2022’de elektrikli araç parçaları üretmek için 100 milyon dolardan fazla taahhütte bulunmuştu ve bu yılın başlarında Detroit yakınlarında yeni bir fabrikanın faaliyete geçmesi bekleniyordu, fakat şirket artık genişleme konusunda ilerlemiyor.

Bürokrasi ve kurallardaki belirsizlikler de etkili

FT’ye göre gecikmelerin bir kısmı idare kaynaklı. Hükümetin yarı iletken projelerine yönelik Çip yasası finansmanını yavaş bir şekilde uygulamaya koyması ve IRA kurallarının netlik kazanmaması bir dizi projenin durmasına neden oldu.

Elektrolizör üreticisi Nel Hydrogen, hidrojen için vergi indirimi kurallarındaki belirsizlik nedeniyle Michigan’daki 400 milyon dolarlık fabrika projesini durdurdu.

Georgia’da bir batarya parçaları üreticisi olan Anovion, IRA’nın elektrikli araç düzenlemeleri konusunda netlik olmaması nedeniyle 800 milyon dolarlık fabrikasının kurulumunu bir yıldan fazla süreyle erteledi.

Trump faktörü şirketleri ihtiyatlı olmaya zorluyor

Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde olası bir Donald Trump zaferi de belirsizliği artırıyor.

IRA ile ilgili imalat yatırımlarının büyük kısmı Cumhuriyetçilerin kontrolündeki bölgelere akarken, yasa Kongre’deki Cumhuriyetçilerden oy alamadı.

Eski başkan kampanya mitinglerinde, seçilmesi halinde IRA’yı feshetme sözü veriyor.

Güneş enerjisi üreticisi VSK Energy, geçen yıl açıkladığı Colorado’da 250 milyon dolarlık yatırım ve 900 kişilik istihdam yaratma planlarını rafa kaldırdı ve şirketteki bir yöneticiye göre projesini olası bir Trump yönetiminden korumak için Orta Batı’da Cumhuriyetçi eğilimli bir eyalette yer arıyor.

Güneş paneli parçaları için bir fabrikaya 1,25 milyar dolar yatırım yapma planı da ertelendi. Yönetici, “Her ihtimale karşı, muhtemelen kırmızı [Cumhuriyetçi Parti yanlısı] bir eyalette olmak istersiniz, böylece aynı partiden biri sizin ve haklarınız için savaşacaktır,” diyor.

Amerika

Casuslukla suçlanan Suudi OpenAI mühendisine mahkemeden tahliye engeli

Yayınlanma

OpenAI ofisine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi mühendis Abdulrahman Alfozan’ın kefalet talebi, savcılığın sunduğu kaçma riski gerekçesiyle reddedildi. Mahkeme, Suudi Arabistan Konsolosluğunun sunduğu sınırsız kefalet teklifini geri çevirirken yıllık 385 bin dolar maaşlı mühendisin kraliyetle mesajlaştığı tespit edildi.

Yapay zeka devi OpenAI ofislerine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi Arabistan vatandaşı çalışan Abdulrahman Alfozan, savcılığın kaçma şüphesi ve Suudi kraliyet ailesiyle üst düzey temaslarına dair sunduğu kanıtların ardından cezaevinde kalacak.

Financial Times gazetesinin haberine göre ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki federal mahkeme, Suudi Arabistan konsolosluğunun kefalet için sunduğu ve yargıcın “açık çek” olarak tanımladığı teklife rağmen 35 yaşındaki Alfozan’ın tahliye talebini reddetti.

ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, San Francisco’daki merkez ofisinde yer alan bir yönetici toplantı odasında tuvalet kağıdına sarılmış bir ses kayıt cihazı tespit etti. Bu gelişmenin ardından Suudi Arabistan vatandaşı mühendis, ekim ayında FBI tarafından gözaltına alındı.

Vaka, küresel yapay zeka yarışında avantaj yakalamak isteyen yabancı hükümetlerin öncü teknoloji şirketlerini sanayi casusluğu hedefi haline getirdiğine dair Silikon Vadisi’ndeki kaygıları yeniden alevlendirdi.

Savcılık makamı, “Sanık OpenAI toplantılarını ister kişisel kazanç sağlamak, ister yabancı bir devlete yardım etmek, isterse her iki amaçla kaydetmek istemiş olsun; eylemi suç teşkil ediyor. Bu da Silikon Vadisi’ndeki yenilikçilik ortamı için bir tehlike, ulusal güvenlik için ise bir endişe kaynağıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Duruşma öncesinde Alfozan’ın Suudi Arabistan ile kurduğu kişisel ve ticari bağlara dikkat çeken hükümet avukatları, sanığın “yabancı bir hükümetten kayda değer destek” gördüğünü savundu.

Dava dosyasına yansıyan ayrıntılara göre Alfozan, en azından geçen yıldan bu yana Suudi kraliyet ailesinin ismi açıklanmayan bir üyesiyle WhatsApp üzerinden sık sık mesajlaştı.

Söz konusu yazışmalarda, kraliyet mensubunun Alfozan’ı krallıkta başlatılan yeni bir yapay zeka girişimine dahil etme girişimleri yer aldı.

Kraliyet ailesi üyesi, mayıs ayında bilgisayar mühendisine “Suudi Arabistan’ın sana ABD’den daha çok ihtiyacı var” mesajını gönderdi. Alfozan ise bu mesaja onay anlamına gelen “100” yanıtını iletti.

Dava dosyasında Alfozan’ın, şirketteki hisse hak ediş süresi dolana kadar OpenAI’dan ayrılmayacağını belirttiği kaydedildi.

İkili arasındaki en son WhatsApp yazışmasının ise Alfozan’ın gözaltına alınmasından dört gün önce, 5 Ekim’de gerçekleştiği aktarıldı.

Savcılık sanığın kaçma ihtimali üzerinde duruyor

Mahkeme kayıtları, mühendisin gözaltına alınmasından bir gün sonra eşi ve oğlunun Katar’a uçtuğunu gösteriyor.

Belgelere göre bu uçuş, Suudi bir askeri yetkilinin ayırtıp ödediği tek yön business class biletle gerçekleşti.

Alfozan’ın avukatları ise uçak biletinin parasını eşinin bacanağının kendi kaynaklarıyla ödediğini savundu.

Savcılık bu iddiaya karşı çıkarak, Suudi konsolosluğunun da Alfozan’ın ailesi için başka bir uçuş ayarladığını ancak bu rezervasyonun sonradan iptal edildiğini bildirdi.

Suudi Arabistan Konsolosluğu ayrıca kefalet bedeli için herhangi bir üst sınır belirtmeksizin tüm tutarı karşılama teklifinde bulundu.

Sulh Ceza Hakimi Alex G Tse, duruşmada bu teklifi defalarca “açık çek” olarak niteledi.

Sanığın ABD dışına çıkması durumunda davanın fiilen düşeceğini vurgulayan Yargıç Tse, “Suudi Arabistan’ın suçluları iade etmeme konusundaki tutumu son derece net. ABD hükümetinin çıkarlarını koruyacaklarına dair bana nasıl bir güven verebilirler?” dedi.

Yargıç Tse, Alfozan’ın Suudi Arabistan’a dönmesi halinde bağlılığı nedeniyle “büyük ödüllerle karşılanabileceğini” dile getirdi. Suudi hükümetinin, ABD’de gözaltına alınan vatandaşlarının kefalet ve hukuki masraflarını karşıladığı biliniyor.

Savunma makamı casusluk suçlamalarını reddetti

Alfozan’ın avukatları, konsolosluğun teklifi yerine sanığın Charles Schwab bünyesindeki 1 milyon dolarlık kişisel yatırım hesabının kefalet teminatı olarak kabul edilmesini önerdi.

Savcılık verilerine göre Alfozan’ın OpenAI’daki yıllık maaşı 385 bin dolardı ve kendisine 2,2 milyon dolarlık hisse paketi tanımlanmıştı.

San Francisco’daki mahkeme salonuna turuncu cezaevi kıyafeti, beyaz spor ayakkabılar ve yargıcın karşısına geçtiğinde çıkardığı bir maskeyle gelen Alfozan hakkındaki suçlamaları avukatı reddetti.

Savunma avukatı William Pernick duruşmada, “Bu beyefendi bir turist değil. Hükümetin kurgusu, onu Amerikan teknolojisini çalmak için buraya yerleştirilmiş yabancı bir sızma unsuru gibi göstermekten ibaret” diye konuştu.

Müvekkilinin göçmenlerin bu ülkedeki hayali olan ABD vatandaşlığını almaya yalnızca birkaç hafta uzaklıkta olduğunu söyleyen Pernick, evinde bulunan kayıt cihazlarının internetten temin edilebildiğini kaydetti.

Pernick, OpenAI’ın çalışanları kod yazımı için bu cihazları kullanmaya teşvik ettiğini öne sürdü.

Avukat ayrıca evdeki kayıt cihazlarından birinin kedinin kum kabını izlemek amacıyla kullanıldığını savundu.

Pernick, OpenAI’ın Alfozan’ın Suudi Arabistan ile olan bağlantılarını desteklediğini ve bunlardan fayda sağladığını da sözlerine ekledi.

Sözlü iletişimi hukuka aykırı şekilde dinlemek veya dinlemeye teşebbüs etmekle suçlanan Alfozan, suçlu bulunması halinde yasa gereği beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de zenginler prestijli arsalar için milyonluk evleri yıktırıyor

Yayınlanma

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD’de milyarderler, prestijli kıyı bölgelerindeki arsa kıtlığı nedeniyle yüz milyonlarca dolarlık malikaneleri satın alıp yerle bir ediyor. Satış ilanlarında yapay zekayla boş arsa tasarımları öne çıkarken uzmanlar tek bir yıkım ve lüks inşaat döngüsünün 250 hanenin yıllık karbon salımına denk zarar ürettiğini belirtiyor.

ABD’de milyarderler, yüz milyonlarca dolar ödeyerek satın aldıkları lüks malikaneleri kısa süre içinde yıktırıyor.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre bu yönelimin arkasında, özellikle sahil şeritleri gibi prestijli bölgelerde yaşanan arsa kıtlığı yatıyor.

Çok zengin alıcılar için asıl belirleyici etken üzerindeki yapı değil, arazinin konumu haline geldi. Satın alınan mülkler yerle bir edildikten sonra açılan alana daha modern tarzda yeni konutlar inşa ediliyor.

Haberde lüks gayrimenkul piyasasındaki değişime dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Daha önce pahalı gayrimenkul alımlarının temel nedeni olan evin kendisi, artık neredeyse önemini yitirdi. Alıcılar her şeyden önce okyanus kıyısında veya dağ zirvesinde yer alan, iyi konuma sahip araziler için yarışıyor.”

Gazete bu duruma örnek olarak ABD’li milyarder William Lauder’ın hamlelerini aktardı. Lauder, Mart 2023’te hayatını kaybeden radyo programcısı Rush Limbaugh’nun okyanus kıyısındaki mülkünü 155 milyon dolara aldıktan sonra temmuz ayında tamamen yıktırdı.

Lauder daha önce de Palm Beach sahilinde yaklaşık 1,2 hektarlık arazide yer alan iki evi yıktırmıştı. Başlangıçta bu alana kendi konutunu yapmayı tasarlayan Lauder, daha sonra boşalan arsayı yaklaşık 200 milyon dolara sattı.

Gayrimenkul değerleme uzmanı Jonathan Miller, arsa fiyatları arttıkça bu tür işlemlerin giderek yaygınlaştığını belirtti.

Yaşanan hareketlilik üzerine emlak danışmanları da lüks konutları doğrudan yıkıma uygun arsa olarak pazarlamaya başladı.

İlanlarda arazinin üzerindeki yapılar olmadan nasıl görüneceğini göstermek için yapay zekayla üretilen görseller kullanılıyor.

Pazarlamacılar “yıkım” sözcüğünü doğrudan kullanmamak adına “uyarlanabilir yeniden kullanım” gibi ifadelere başvuruyor.

Lüks konut piyasasında yıkım ilanı oranı artıyor

Eğilim yalnızca kıyı şeridiyle sınırlı kalmayıp ABD’nin diğer bölgelerine de yayılıyor.

Gayrimenkul aracılık şirketi Redfin’in verileri, satış ilanlarında binaların yıkılmasını öngören ifadelerin sıklaştığını ortaya koyuyor.

Söz konusu ifadelerin oranı Houston’ın Bunker Hill Village bölgesindeki ilanlarda yüzde 15’in üzerine çıkarken, Virginia’daki Pimmit Hills’te yüzde 6,67 seviyesinde seyrediyor.

Miami’de çalışan emlak danışmanı Dina Goldenteyer, alıcıların on yıldan daha eski evleri artık beğenmemesi nedeniyle üst üste yıkım uygulamalarının sıklaştığını dile getirdi.

Perakende sektörünün eski yöneticileri Jamie Dooley ve Christine Scott çifti, 2020 yılında Florida’daki Destin yakınlarında deniz kenarındaki bir evi yıkmak için 3,7 milyon dolar harcadı.

Çift, açılan alana modern bir konut inşa etmek için beş yıl harcamasına rağmen ortaya çıkan yeni yapıyı da yıkım şartıyla satışa çıkardı; gerekçe olarak yapıyı bu haliyle kimsenin satın almak istememesini gösterdi.

WAP Sustainability adlı çevre danışmanlığı şirketinin çalışanı William Paddock ise bu inşaat döngüsünün çevreye verdiği zarara işaret etti.

Paddock, yaklaşık 1000 metrekarelik bir evi yıkıp yerine yaklaşık 2 bin 700 metrekarelik yeni bir bina yapmanın, ortalama 250 Amerikan hanesinin yıllık emisyonuna denk bir karbon ayak izi ürettiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de enflasyon ara seçim öncesi yüzde 3,7’ye çıktı

Yayınlanma

ABD’de yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,7’ye yükselirken enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış devam ediyor. Benzin fiyatları yıllık bazda yüzde 35,3 artış kaydederken gıda maliyetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşti.

ABD’de ara seçimler yaklaşırken eylül ayı enflasyonundaki artış, Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden geri almaya çalışan Demokratların hayat pahalılığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Çalışma İstatistikleri Bürosunun yayımladığı tüketici fiyat endeksine göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,7 oldu; enerji, benzin ve elektrik maliyetleri aylık bazda yükseldi.

Gıda fiyatları ağustostan eylüle değişmeyerek sabit kalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti.

Demokratlar seçim kampanyalarını geçim sıkıntısını hafifletme vaadi üzerine kuruyor ve fiyat artışlarından Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleriyle İran savaşını sorumlu tutuyor.

Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu yıl çok sayıda sol adayın ön seçimleri kazanmasına işaret ederek muhalefetin parti içindeki “komünistlerin” esiri olduğunu savunuyor.

Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,4 düzeyindeyken ABD ve İsrail’in ayın son gününde başlattığı İran savaşı boyunca fiyatlar yükselişini sürdürdü.

Son dönemdeki tırmanış, enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9,1 ile gördüğü 40 yılın zirvesinden bu yana kaydettiği düşüşü tümüyle tersine çevirmiş değil; ancak oran beş yılı aşkın süredir Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Fed yetkilileri inatçı enflasyonla mücadele gerekçesiyle geçen ay politika faizini çeyrek puan artırdı. Yetkililer gelecek hafta yeniden toplanarak faizi artırma veya yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığında sabit tutma kararını değerlendirecek.

Enerji ve akaryakıt kalemi savaşın ilk ayından bu yana en sert yükselişini kaydetti

Eylül ayında enerji fiyatları, İran savaşının ilk tam ayı olan marttan bu yana görülen en büyük aylık sıçramayı yaparak yıllık bazda yüzde 20,4 arttı. Enerji maliyetleri temmuzdan ağustosa yüzde 2,1 artmış, hazirandan temmuza yüzde 1,5, mayıstan hazirana ise yüzde 5,7 gerilemişti.

Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik İran saldırıları son dönemde artarken Ukrayna güçleri de Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Küresel ham petrol ve işlenmiş yakıt piyasalarını zorlayan bu iki gelişme, ABD’de benzin ve motorin fiyatlarını yukarı çekti.

Benzin fiyatları da savaşın ilk ayından bu yana en büyük aylık artışını yaşayarak ağustostan eylüle yüzde 9,1 yükseldi ve yıllık artış yüzde 35,3’e ulaştı.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,26 dolar düzeyinde; bu rakam bir ay önceki yaklaşık 4,48 dolarlık seviyenin altında kalsa da bir yıl öncesine göre 1,20 dolardan daha yüksek. Ortalama galon fiyatı California’da 6 doların, Washington eyaleti ile Nevada’da ise 5 doların üzerinde seyrediyor.

Elektrik fiyatları ağustostan eylüle yüzde 0,2 yükselerek temmuz ile ağustos arasındaki yüzde 0,2’lik düşüşü telafi etti ve yıllık bazda yüzde 4,4 arttı.

Yeni veri merkezlerinin yüksek enerji talebi yerel toplulukların elektrik faturalarına yansıyor. Trump, şirketlerin veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektriğin maliyetini bizzat karşılaması gerektiğini savundu.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda büyük veri merkezlerine kendi elektriklerini üretme ve fazlasını yerel şebekeye devretme zorunluluğu getirdiğini belirterek elektrik fiyatlarında “önemli bir düşüş yaşanabileceğini” öne sürdü.

Gıda harcamaları dengelenirken ikinci el araç piyasasında aylık artış sürüyor

Eylülde evde tüketilen gıdanın maliyeti aylık bazda yüzde 0,1 azalırken dışarıda yenen yemeğin fiyatı yüzde 0,2 arttı.

Yumurta fiyatı bir düzine için 2,27 dolara gerileyerek Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 35 düştü; bu rakam Mart 2025’te görülen 6,23 dolarlık yirmi yılın zirvesinin oldukça altında kaldı.

Dana kıyma fiyatları Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 2,4 artış gösterse de libresi 6,48 dolardan satılarak haziran ayında kaydedilen 6,98 dolarlık yirmi yıllık zirvenin gerisinde durdu.

Tavuğun libre fiyatı geçen ay bir yıl önceki seviyesini koruyarak 2,06 dolar oldu; tavuk fiyatları Kasım 2024’ten bu yana 2,01 ile 2,09 dolar bandında dalgalanıyor.

İkinci el otomobil ve kamyonet fiyatları Eylül 2025’e kıyasla yüzde 1,5 gerilese de temmuz ve ağustostaki yüzde 0,4’lük artışların ardından eylülde aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi.

Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long, sektörün pahalı yedek parçalar ve nitelikli iş gücü açığı gibi etkenlerin birleştiği ağır bir baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

The Hill gazetesine konuşan Long, piyasadaki bütün maliyet baskılarının yerel oto tamircilerinde somut olarak hissedildiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English