Amerika
FT, IRA fiyaskosunu yazdı: Projelerin yüzde 40’ı ya ertelendi ya durduruldu

Financial Times’ın (FT) yaptığı bir araştırmaya göre, ABD Başkanı Joe Biden’ın sanayi ve iklim politikalarında yaptığı revizyonun ilk yılında duyurulan en büyük ABD imalat yatırımlarının yaklaşık yüzde 40’ı ertelendi ya da durduruldu.
Biden’ın Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) ve Çipler ve Bilim Yasası (CHIPS), ABD’nin yerli temiz teknoloji ve yarı iletken tedarik zincirinin gelişimini sağlamak için 400 milyar dolardan fazla vergi indirimi, kredi ve hibe veriyordu.
Biden, ülkenin “Rustbelt” (Pas kuşağı) bölgesini yeniden canlandırmak ve ABD ekonomisini dijitalleştirmek ve karbondan arındırmak için gereken teknolojileri üretmede Çin’e rakip olmak için Ağustos 2022’de IRA ve Çip yasasını onaylamıştı.
84 milyar dolar değerindeki projelerde gecikmeler yaşanıyor
Fakat FT, 100 milyon doların üzerinde meblağlar biçilen projelerden toplam 84 milyar dolarlık bölümünün iki ay ile birkaç yıl arasında ertelendiğini ya da süresiz olarak durdurulduğunu tespit etti.
Şirketler, kötüleşen piyasa koşulları, yavaşlayan talep ve yüksek riskli bir seçim yılında politika kesinliğinin olmamasının planlarını değiştirmelerine neden olduğunu söyledi.
Gecikmeler, Biden’ın endüstriyel bir dönüşümün, onlarca yıldır üretimini başka ülkelere kaydıran ABD’ye istihdam ve ekonomik getiri sağlayabileceğine dair iddiasıyla ilgili soruları gündeme getiriyor.
Başkanın ekonomik kalkınma ve endüstriyel stratejiden sorumlu özel yardımcısı Alex Jacquez ise, Biden yönetiminin inşaat ve imalatı artırma konusunda “yeni bir başarı” elde ettiği konusunda ısrar ediyor.
Jacquez, “Elbette bu projelerin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde hayata geçmesini istiyoruz. İzin alma ve finansmanla ilgili engelleri ortadan kaldırmak için çalışmaya devam ediyoruz,” dedi.
Finansman sorunu başa bela
FT, projelerin durumunu belirlemek için şirketlerle, eyalet ve yerel yetkililerle yüzden fazla görüşme yaptı, ayrıca kurumsal basın bültenlerini ve başvuruları inceledi.
Beklemede olan en büyük projeler arasında Enel’in Oklahoma’daki 1 milyar dolarlık güneş paneli fabrikası, LG Energy Solution’ın Arizona’daki 2,3 milyar dolarlık batarya depolama tesisi ve Albemarle’ın Güney Carolina’daki 1,3 milyar dolarlık lityum rafinerisi yer alıyor.
Birçok gecikme kamuoyuna açıklanmış olsa da, diğerleri açıklanmadı. Albemarle’ın faal olmayan tesisinden kırk dakika uzaklıkta, yarı iletken üreticisi Pallidus’un geçen yıl merkezini New York’tan taşıyacağını ve 443 milyon dolar yatırımla 400’den fazla istihdam yaratarak üretim faaliyetlerine başlayacağını açıkladığı bir tesis bulunuyor. Faaliyetlerin 2023’ün üçüncü çeyreğinde başlaması bekleniyordu, fakat bina kullanılmıyor.
Integra Technologies’in geçen yıl 1,8 milyar dolarlık bir yarı iletken fabrikası kuracağını duyurduğu fakat hükümet finansmanı konusundaki belirsizlik nedeniyle projede ilerleme kaydedemediği Kansas’ın Bel Aire kentinin yöneticisi Ted Henry, “Nefesinizi tutup neler olacağını bekliyorsunuz,” dedi.
Henry, başarılı olması halinde tesisin 8.000 nüfuslu küçük kasaba için “bölgesel bir zafer” olacağını da sözlerine ekledi.
İşgücü ve tedarik zinciri maliyetleri hâlâ yüksek
Programın ilk yılında 220 milyar dolardan fazla temiz teknoloji ve yarı iletken üretim yatırımı açıklandı ve şirketler yeni sübvansiyonlardan yararlanmak için projelerini diğer ülkelerden ABD’ye taşıdı.
Fakat FT’ye göre Çin’deki “aşırı üretim”, elektrikli araçlara yönelik yavaşlayan talep ve politika belirsizliği ile birleşen zorlu makroekonomik zemin daha fazla ilerleme kaydedilmesini engelledi.
IRA’nın vergi indirimleri 2032 yılına kadar uzarken ve Chips yasası seçilen başvuru sahiplerine cömert fonlar verirken, şirketler genellikle üretim için belirli “kilometre taşlarına” ulaşana kadar fon alamıyorlar.
Arizona’daki Casa Grande kentinin Belediye Başkanı Craig MacFarland, “İşgücü ve tedarik zinciri nedeniyle herkes beklenenden daha yüksek maliyetlerle karşılaşıyor,” diyor.
Casa Grande’den bir saat uzaklıkta bulunan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC), 40 milyar dolarlık projesinin bir parçası olan ikinci fabrikasında üretime başlamayı iki yıl erteledi.
Chang Chung Group’un 300 milyon dolarlık fabrikasını iki yıl ertelemesi ve KPCT Advanced Chemicals’ın 200 milyon dolarlık fabrikasını beklemeye alması ile bölgedeki tedarikçileri de projelerini yeniden yapılandırdı.
“Temiz teknoloji”de yürüyüş yavaşladı
Şu anda Çin, dünyadaki güneş panelleri ve bataryaların dörtte üçünden fazlasını üreterek temiz teknolojilerin üretimine hakim ve önde gelen bir yarı iletken üreticisi.
Aralarında Maxeon, Heliene ve Meyer Burger’in de bulunduğu çok sayıda güneş paneli üreticisi, Pekin’deki “aşırı üretim” nedeniyle küresel fiyatların düşmesinin ardından geçtiğimiz yıl ABD’deki fabrika kurulumlarını erteledi.
ABD’de elektrikli araçlara yönelik talebin yavaşlaması da üretim planlarını sekteye uğrattı. Koreli bir otomobil parçaları üreticisi olan Samkee, Alabama’daki elektrikli araç hatlarını eklemeyi bir ila iki yıl erteledi.
Bu arada, Lear Corporation Aralık 2022’de elektrikli araç parçaları üretmek için 100 milyon dolardan fazla taahhütte bulunmuştu ve bu yılın başlarında Detroit yakınlarında yeni bir fabrikanın faaliyete geçmesi bekleniyordu, fakat şirket artık genişleme konusunda ilerlemiyor.
Bürokrasi ve kurallardaki belirsizlikler de etkili
FT’ye göre gecikmelerin bir kısmı idare kaynaklı. Hükümetin yarı iletken projelerine yönelik Çip yasası finansmanını yavaş bir şekilde uygulamaya koyması ve IRA kurallarının netlik kazanmaması bir dizi projenin durmasına neden oldu.
Elektrolizör üreticisi Nel Hydrogen, hidrojen için vergi indirimi kurallarındaki belirsizlik nedeniyle Michigan’daki 400 milyon dolarlık fabrika projesini durdurdu.
Georgia’da bir batarya parçaları üreticisi olan Anovion, IRA’nın elektrikli araç düzenlemeleri konusunda netlik olmaması nedeniyle 800 milyon dolarlık fabrikasının kurulumunu bir yıldan fazla süreyle erteledi.
Trump faktörü şirketleri ihtiyatlı olmaya zorluyor
Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde olası bir Donald Trump zaferi de belirsizliği artırıyor.
IRA ile ilgili imalat yatırımlarının büyük kısmı Cumhuriyetçilerin kontrolündeki bölgelere akarken, yasa Kongre’deki Cumhuriyetçilerden oy alamadı.
Eski başkan kampanya mitinglerinde, seçilmesi halinde IRA’yı feshetme sözü veriyor.
Güneş enerjisi üreticisi VSK Energy, geçen yıl açıkladığı Colorado’da 250 milyon dolarlık yatırım ve 900 kişilik istihdam yaratma planlarını rafa kaldırdı ve şirketteki bir yöneticiye göre projesini olası bir Trump yönetiminden korumak için Orta Batı’da Cumhuriyetçi eğilimli bir eyalette yer arıyor.
Güneş paneli parçaları için bir fabrikaya 1,25 milyar dolar yatırım yapma planı da ertelendi. Yönetici, “Her ihtimale karşı, muhtemelen kırmızı [Cumhuriyetçi Parti yanlısı] bir eyalette olmak istersiniz, böylece aynı partiden biri sizin ve haklarınız için savaşacaktır,” diyor.
Amerika
ABD sağında veri merkezi ve yapay zeka çatlağı büyüyor

ABD’de veri merkezlerinin inşasına yönelik direnç sağ siyasi kulvarda ve Başkan Donald Trump’ı seçen koalisyonda bölünmelere yol açarken, teknoloji odaklı muhafazakarlar ile yerel toplulukları korumak isteyen popülist kesim karşı karşıya geliyor. Trump yönetiminde etkili olan teknoloji yatırımcıları yapay zeka yarışında geri kalmamak için kısıtlamaların kaldırılmasını talep ederken, muhafazakar kanaat önderleri tesislerin çevreye ve kaynaklara etkilerine yönelik endişeleri dile getiriyor.
Veri merkezlerinin inşasına yönelik direnç uzun süredir ağırlıklı olarak sol kesimden gelirken, bu durum son dönemde sağ siyaseti ve Başkan Donald Trump’ın seçilmesini sağlayan koalisyonu bölen bir konu haline geliyor.
Trump yönetiminde nüfuz sahibi olan teknoloji odaklı muhafazakarlar, ABD’nin yapay zeka alanında hakimiyet kurmak için elinden gelen her şeyi yapması gerektiğini, aksi takdirde yabancı rakiplerine karşı zemin kaybedeceğini savunuyor.
Trump’ın Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi Eş Başkanı ve teknoloji yatırımcısı David Sacks, Çin’in yeni yapay zeka modelinin etkinliğine dikkat çekerek bu argümanı öne sürdü.
Daha önce Trump’ın yapay zeka koordinatörü olarak da bilinen Sacks, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu sırada Amerika kendi kendini kısıtlıyor: Siyasetçiler ve bürokratlar yeni veri merkezlerini yasaklıyor, eyalet düzenlemelerini artırıyor ve yeni sınır modelleri önceden onaylayacak yeni federal kurumlar kurulması için baskı yapıyor. Yapay zeka yarışı böyle kaybedilir. Kendimizi çıkmaza sokarsak dünyanın geri kalanı bizim kurallarımızla oynamayacaktır” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan, yerel topluluklar üzerindeki etkilerden endişe duyanlar ile mahremiyet savunucularının sesleri, halkın veri merkezlerine yönelik tepkileriyle paralel olarak daha gür çıkmaya başlıyor.
Heritage Foundation Başkanı Kevin Roberts, Shenandoah Nehri kıyılarına kurulması planlanan veri merkezlerine işaret etti.
Roberts, Fox Business kanalında yaptığı açıklamada, “Oradaki insanlar kendilerinden bir şeylerin alındığını hissediyor. Serbest piyasa karşıtı değiller. Sadece burada bir uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağını veya bu durumun getireceği kayıpların değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini soruyorlar” dedi.
Roberts ayrıca, şüpheyle yaklaşan ancak bu teknolojinin faydalarından yararlanmaya devam edebilmek için ortak bir çözüm bulunmasını isteyen insanlarla aynı safra yer aldığını ekledi.
Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon da uzun süredir teknoloji sektörünün Trump yönetimi üzerindeki etkisine ve yapay zeka politikasını şekillendirme biçimine karşı çıkan popülist sağın seslerinden biri olarak biliniyor.
Sunucu Tucker Carlson ise Trump’ın ülke genelinde Amerikalıların daha fazla gözetlenmesine ve izlenmesine zemin hazırlayan veri merkezlerini desteklediğini savundu.
Kamuoyu araştırmaları, Amerikalıların çoğunluğunun bölgelerinde bir veri merkezi kurulmasını istemediğini gösteriyor.
Demokratların yerel veri merkezlerine “kesinlikle karşı çıkma” eğilimi Cumhuriyetçilere kıyasla daha yüksek seyrediyor. Demokrat seçmenler şüphelerinin gerekçesi olarak kaynak kullanımı ve çevre üzerindeki etkileri gösteriyor.
Tepkiler tamamen parti sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Gallup’un mayıs ayında gerçekleştirdiği araştırma, Demokratların yüzde 56’sının, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 39’unun yakınlarında bir veri merkezi kurulmasına “kesinlikle karşı olduğunu” ortaya koyuyor.
Trump yönetimine yakın üst düzey isimler, veri merkezlerine ve yapay zekaya yönelik şüpheleri tamamen benimsemeden, bu tesislerin beraberinde getirdiği politika sorunlarını kamuoyu önünde kabul ediyor.
Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı James Blair, Roberts’ın televizyon programındaki açıklamalarına doğrudan yanıt vererek, asıl sorunun veri merkezleri değil enerji sağlayıcıları olduğunu savundu.
Blair, X sosyal platformunda yaptığı paylaşımda, “Sorun, Kevin’ın bölgesine elektrik üretimi sağlaması gereken kesimlerden kaynaklanıyor. Elektrik talebi yüksek ancak tedarikçiler üretim yapma konusunda yetersiz kalıyor” diye yazdı.
Popülist-muhafazakar eğilimli Bull Moose Project Başkanı Aiden Buzzetti, enerji konularının bu düzeyde tartışılmasının, veri merkezlerine yönelik tepkiler büyürken yapay zeka ve veri merkezi savunucularının da mevcut siyasi koşullara uyum sağlamak zorunda kaldıklarını gösterdiğini ifade etti.
Buzzetti, “Bu başlıklar bir yıl önce standart konuşma konuları değildi. Bu tesislerin inşasını savunabilmenin tek yolu bu olduğu için bu söylemler hızla yaygınlaşıyor” değerlendirmesini yaptı.
Bull Moose Project, geçen hafta bu bölünmede ortak bir zemin bulmayı amaçlayan bir yasa önerisi sundu. Öneri, teknoloji şirketlerinin veri merkezleri için gereken enerji kaynağını kendilerinin inşa etmesi veya satın alması yönündeki Trump yönetiminin tüketici koruma taahhüdünü yasal güvenceye kavuşturmayı hedefliyor.
Cumhuriyetçi Temsilci Gabe Evans tarafından sunulan benzer bir tasarıdan farklı olarak, Bull Moose önerisi bir zorunluluk getirmiyor, bunun yerine Enerji Bakanlığına şirketlerin gönüllü olarak imzaladığı anlaşmaları uygulama yetkisi veriyor.
Buna rağmen, veri merkezlerine ve yapay zekaya yönelik tabandan gelen direncin boyutu konusundaki tartışmalar devam ediyor.
Eski Çay Partisi (Tea Party) lideri Amy Kremer tarafından kurulan yapay zeka karşıtı “Humans First” grubu, cumartesi günü yerel, eyalet düzeyindeki ve federal siyasetçilere yapay zeka veri merkezlerine karşı çıkmaları için baskı yapmak amacıyla ülke genelinde protestolar düzenledi.
Reuters’ın aktardığına göre, 42 eyalette hem Cumhuriyetçi hem Demokrat eğilimli bölgelerde toplam 142 protesto gerçekleştirilmesine rağmen katılım beklenenin altında kaldı.
Kremer ve diğer organizatörler, veri merkezlerinin tamamen durdurulmasını desteklemediklerini, kararı yerel toplulukların vermesini istediklerini belirtti.
Kremer, veri merkezlerine karşı oluşan bu ivmeyi 2010’lardaki Çay Partisi hareketine benzetse de, eyaletlerdeki protestoları düzenleyenlerin farklı siyasi partilere mensup olduğu bildirildi.
Birçok muhafazakar yorumcu ise protestoları ve düzenleyen grubu eleştirerek, Humans First grubunun Silikon Vadisi tarafından finanse edilen ve ilericilerle bağlantılı bir “sol operasyonu” olduğunu öne sürdü ve katılımın düşük olduğu protestoların fotoğraflarını paylaştı.
Amerika
Trump yanlısı “Maga Inc” ara seçimler için 400 milyon dolarlık bir fon oluşturdu

Donald Trump’ın en büyük bağışçı grubu Maga Inc, Kongre ara seçimler için 400 milyon dolardan fazla bir seçim fonu biriktirdi.
Pazartesi günü yayınlanan federal belgelere göre, bu Süper PAC (Siyasi Eylem Komitesi) haziran ayında 19 milyon dolar topladı.
Bu tutarın 10 milyon doları, bağışlarını karşılamak için bitcoinlerini nakde çeviren milyarderler Tyler ve Cameron Winklevoss’tan geldi.
Maga Inc, başkanlık seçimi yapılmayan bir yılda diğer tüm PAC’lerden daha fazla fon topladı.
2018 ve 2022 ara seçimleri öncesinde, Trump ve eski başkan Joe Biden’ı destekleyen PAC’lerin biriktirdiği fon, Maga Inc’in mevcut nakit rezervinin yüzde 5’inden azdı.
Bu grup, kasım ayındaki ara kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçilerin Demokratlardan daha fazla bağış toplama çabalarını güçlendirdi.
Fakat bazı Demokrat Temsilciler Meclisi ve Senato adayları, Cumhuriyetçi rakiplerinden çok daha fazla bağış toplamış durumda.
Maga Inc’in elindeki nakit, Cumhuriyetçi Ulusal Komite’nin elindeki 129 milyon doların üç katından ve Demokratik Ulusal Komite’nin seçim fonundan neredeyse 25 kat daha fazla.
Geçen ay Maga Inc’e en az 1 milyon dolar bağışta bulunan diğer isimler arasında NASA yöneticisi Jared Isaacman, iş adamı ve Georgia eyalet valiliği adayı Rick Jackson, Trump’ın Kennedy Center yönetim kuruluna atadığı hayırsever Patricia Duggan, yatırımcı Konstantin Sokolov ve Trump’ın danışmanı David Sacks tarafından kurulan bir PAC yer alıyor.
Trump’ın son seçim kampanyasını destekleyen diğer PAC’ler de para toplamaya devam etti. Never Surrender Inc, 2026’nın ilk çeyreğinde çoğunlukla küçük meblağlı bağışlar yoluyla 5,5 milyon dolar topladı. Grubun elinde yaklaşık 60 milyon dolar bulunuyor.
Öte yandan Maga Inc, hâlâ benzersiz bir güç olmaya devam ediyor. En son açıklanan verilere göre, Temsilciler Meclisi ve Senato’daki Cumhuriyetçi liderlik kadrosuyla uyumlu dört siyasi grup (Senato Liderlik Fonu – SLF, Kongre Liderlik Fonu – CLF, Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi ve Ulusal Cumhuriyetçi Senato Komitesi) toplam 529 milyon dolarlık nakit kaynağa sahip.
2026’da Kongre’nin kontrolünü ele geçirmeye odaklanan Demokratik PAC’ler ise 336 milyon dolara sahip.
Milyarderler, bu seçim döngüsünde ABD siyasi sistemini etkilemek için yine bol miktarda para akıttı.
2026 Kongre seçimlerinin en büyük iki ABD’li bağışçısı, Susquehanna ticaret şirketinin kurucu ortağı Jeff Yass ile Trump’ın müttefiki ve İsrail destekçisi olan, aynı zamanda merhum kumarhane devi Sheldon Adelson’ın eşi Miriam Adelson.
Miriam Adelson, bu yıl Maga Inc, SLF ve CLF’ye en az 65 milyon dolar bağışladı.
Yass, çeşitli muhafazakâr gruplara 87 milyon dolardan fazla bağışta bulundu. Bu tutarın 20 milyon doları, Ohio’da Vivek Ramaswamy’nin valilik kampanyasını destekleyen bir Super PAC’a aktarıldı.
Bu PAC ayrıca Elon Musk’tan 5 milyon dolar ve hedge fon yöneticisi Bill Ackman’dan 1 milyon dolar bağış aldı.
Wall Street’ten Citadel kurucusu Ken Griffin ve Blackstone CEO’su Stephen Schwarzman, sırasıyla Cumhuriyetçi kongre seçim kampanyası gruplarına 15 milyon dolar ve 13 milyon dolar bağışladı.
Schwarzman ve Griffin, Maine’de Cumhuriyetçi senatör Susan Collins’i destekleyen bir Super PAC olan Pine Tree Results’a da sırasıyla 10 milyon dolar ve 2,5 milyon dolar daha bağışladı.
ABD yasaları, Super PAC’lerin siyasi kampanyalar için sınırsız fon toplamasına izin veriyor.
Kripto ve yapay zeka sektörleri de ABD siyasi sistemine nakit akışını sürdürdü. Kripto yanlısı bir Super Pac olan Fairshake, haziran sonu itibarıyla 127 milyon dolar biriktirirken, daha esnek düzenlemeleri destekleyen yapay zeka yanlısı bir Super Pac olan Leading the Future’ın kasasında ise 31 milyon dolar bulunuyor.
OpenAI başkanı Greg Brockman ve eşi Anna, aralık ayında Maga Inc ve Leading the Future’a toplam 50 milyon dolar bağışladı.
Milyarder Marc Andreessen, Leading the Future, Maga Inc ve Fairshake’e yaklaşık 43 milyon dolar bağışladı.
Mayıs ayında, Anthropic CEO’su Dario Amodei, daha fazla yapay zeka güvenlik düzenlemesi yanlısı bir Super PAC olan Public First’e, ilk önemli federal bağışı olarak 1 milyon dolar bağışladı. Fakat bu PAC’ın kasasında yarım milyon dolardan az para bulunuyor.
Partinin ulusal düzeyde bağış toplama performansı Cumhuriyetçi Parti’nin gerisinde kalsa da, bazı öne çıkan Demokrat adaylar Cumhuriyetçi rakiplerinden daha fazla bağış topladı.
Teksas Senatosu adayı Demokrat James Talarico, Haziran ayı sonunda Cumhuriyetçi rakibi Ken Paxton’dan yaklaşık 20 milyon dolar daha fazla nakit kaynağa sahipti.
Talarico’yu destekleyen bir Super PAC olan Lone Star Rising PAC, LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman’ın 10 milyon dolarlık bağışıyla güçlendi.
Amerika
ABD Dışişleri Bakanlığından Küba hakkında 100 sayfalık rapor

ABD Dışişleri Bakanlığı yayımladığı yeni raporda, Küba yönetimini 2020 yılındaki George Floyd protestoları dahil olmak üzere ülkedeki birçok gösteriyle ilişkilendirdi. Pazartesi günü kamuoyuna açıklanan 100 sayfalık belgede, Havana yönetiminin 1960’lardan itibaren ABD karşıtı radikal hareketleri ve sol grupları kapsayan geniş bir ağ kurduğu iddia edildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından pazartesi günü yayımlanan 100 sayfalık yeni raporda, Küba’nın 2020 yılında George Floyd’un öldürülmesinin ardından düzenlenen gösteriler de dahil olmak üzere ABD’deki bir dizi protestoyla bağı olduğu öne sürüldü.
Belgede, Küba yönetiminin 1960’lı yıllardan itibaren “ABD’ye ve daha geniş anlamda Batı’ya yönelik her şeyin üzerinde tutulan bir hınç ve köklü bir nefret etrafında şekillenen, yeni ve farklı bir Marksizm türünün atan kalbi olarak hizmet ettiği” iddia edildi.
Raporda, Küba makamlarının kendilerini bu amaca yönelik küresel bir aktivist, entelektüel ve siyasi grup koalisyonu devşirmeye, yetiştirmeye ve harekete geçirmeye adadığı savunuldu. Bu faaliyetlerle Black Panthers ve Weather Underground’dan Antifa’ya kadar Amerika’nın en bilinen ve etkili aşırılıkçı hareketlerinin orantısız bir kısmını şekillendiren, yaygın bir devrimci ağ kurulduğu ileri sürüldü.
Söz konusu rapor, Havana yönetimi ile ABD genelindeki güçlü solcu kar amacı gütmeyen kuruluşlar, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) karşıtı gruplar, sosyalist oluşumlar ve Marksist örgütler arasında da bağlar kurdu.
Küba’nın George Floyd protestolarına büyük bir memnuniyetle destek verdiği savunulan raporda, ülkenin devlet medyasının ve hükümet yetkililerinin, gösteriler sırasında ABD’yi “Küba’nın insan hakları sicilini eleştirmeye ahlaki açıdan uygun olmayan, sistemsel olarak ırkçı bir ülke” şeklinde tasvir ettiği kaydedildi.
Diğer yandan, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz bu ayın başlarında Küba’yı bir ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendirdi. Waltz ayrıca Çin ve Rusya’yı, Küba’da bulunan ABD askeri üslerinin çevresinden bilgi toplamakla suçladı.
Mayıs ayında ise CIA Direktörü John Ratcliffe, Başkan Donald Trump’ın adaya yönelik olası bir işgal veya askeri yanıt konusundaki uyarısını yinelemek üzere Kübalı yetkililerle bir araya gelmişti.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?












