Diplomasi
G7 zirvesine İsrail-Hamas çatışması damga vuracak

G7 dışişleri bakanlarının bu hafta Tokyo’da iki günlük bir toplantı için bir araya gelecek ve gündemde İsrail-Hamas çatışması olacak.
Üst düzey diplomatlar salı ve çarşamba günü görüşmelerde bulunurken, bu yıl G7 dönem başkanlığını yürüten Japonya, İsrail’in Gazze saldırıları sonrası çatışmalara insani bir ara verilmesi çağrılarının artığı bir ortamda, grubun tepkilerini “daha da uyumlu hale getirmeyi” amaçlıyor.
İsrail şu ana kadar geçici bir ateşkes için defalarca yapılan uluslararası çağrıları reddederek Gazze’ye yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bu arada Gazze’deki durum kötüleşmeye devam ediyor; Birleşmiş Milletler taşan morglar, boş dükkanlar ve berbat sağlık koşulları nedeniyle durumu “korkunç” olarak tanımlıyor.
G7’nin Gazze’deki çatışmayla ilgili tutumu ezici bir çoğunlukla İsrail’in kendini savunma hakkını desteklemek yönündeydi. Ayrıca grup giderek artan sayıda ülkenin İsrail’in Hamas saldırısına orantısız karşılık verdiğini düşündüğü operasyonları da kınamaktan uzak durdu. Zirvede bu durumun değişmesi beklenmiyor, ancak Tokyo ilgili tüm taraflara “uluslararası hukuka uygun hareket etme ve krizi yatıştırma” çağrısında bulundu. Fransa ve Japonya ateşkes çağrısını desteklerken, diğer üyelerin buna karşı çıkacağı düşünülüyor.
G7 gündeminin üst sıralarında yer alan bir diğer çatışma da Ukrayna savaşı olacak ve bakanların Kiev’e olan bağlılıklarının devam ettiğini vurgulamaları bekleniyor. Uzmanlar, Ukrayna’nın ek askeri yardıma ve diğer birçok alanda desteğe ihtiyaç duyması nedeniyle böyle bir açıklamanın “kritik” olacağını söylüyor.
Ayrıca bloğun tek Asyalı üyesi olan Japonya’nın da Asya-Pasifik bölgesindeki jeopolitik durumu ve Çin’in artan etkisini gündeme getirmesi bekleniyor.
Görüşülmesi muhtemel konular arasında Çin’in artan askeri gücü, toprak anlaşmazlıkları ve G7 ülkelerinin Pekin’in Japonya’nın Fukushima No. 1 nükleer santralindeki arıtılmış suyu serbest bırakmasına verdiği tepki gibi zorlayıcı ekonomik tedbirler yer alacak.
Fransa, Almanya ve İtalya gibi G7 üyesi ülkeler stratejik öneme sahip bölgeyle daha yakın güvenlik bağları kurmaya çalışırken, ABD de Japonya ile güvenlik ortaklığı ağını genişletiyor.
Mayıs ayında Hiroşima’da düzenlenen G7 liderler zirvesinde verilen taahhütlere dayanarak, üst düzey diplomatların Asya-Pasifik ülkelerine Çin’e karşı ekonomik ve kalkınma alternatifleri sunmaları bekleniyor.
Diplomasi
Yaşar Güler: NATO, Avro-Atlantik güvenliği için eşsiz ve temel bir platform

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağladığını ve ABD’nin ittifaktan ayrılmayı düşünmediğini savundu.
Önümüzdeki hafta Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Reuters’a yaptığı açıklamada Güler, zirvenin ittifakın birliği, müttefiklerin artan savunma harcamalarının değerlendirilmesi, savunma sanayii işbirliğinin güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya verilen desteğin artırılmasına odaklanacağını belirtti.
Bakan, Ankara’nın Avrupa savunma girişimlerine dahil edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde 32 NATO liderini ve Körfez ile Asya-Pasifik bölgesinden yetkilileri ağırlayacak.
Bu toplantı, ittifak içinde yük paylaşımı, savunma harcamaları ve müttefiklerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yeterince katkıda bulunmadıklarına dair ABD’nin şikayetleri nedeniyle yaşanan gerginliklerin ortasında gerçekleşecek.
Güler, “NATO, Avrupa-Atlantik güvenliği ve savunması için eşsiz ve temel bir platform olmaya devam ediyor. Yaşadığımız dönemi bir kriz olarak değil, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama süreci olarak değerlendiriyoruz,” dedi.
ABD’nin NATO’dan çekilme niyetinde olmadığını fakat Avrupa müttefiklerinin ve Kanada’nın Avrupa’nın güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediğini belirten Güler, bu sorumlulukların Ankara’yı da savunma planları ve girişimlerine dahil etmesini gerektirdiğini vurguladı.
Diplomasi
“F-35 anlaşması kesin değil, KAAN motoru anlaşması muhtemelen olacak”

Donald Trump’ın yaptığı Türkiye’ye F-35 satışı hamlesi henüz sonuçlanmasa da “KAAN motorları” meselesinde ilerleme kaydedilmiş olabilir.
Euractiv’e konuşan konuyla ilgili bilgi sahibi bölgesel bir istihbarat yetkilisi, Türkiye’ye F-35 satışı ile ilgili kesinleşmiş bir anlaşma olmadığını söyledi.
Ankara, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının ardından 2019 yılında F-35 programından çıkarıldı.
Washington, bu sistemin F-35’e ait radar verilerini toplayarak uçağın hassas teknolojisine tehdit oluşturduğunu öne sürmüştü.
Trump, 7–8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine ilişkin planları sorulduğunda geçen hafta, “Muhtemelen onları (Türkiye’yi) çok mutlu edecek bir şey yapacağım,” demişti.
İstihbarat yetkilisine göre, KAAN motorlarının satışı büyük olasılıkla devam edecek.
Trump yönetimi, şu anda geliştirme aşamasında olan Türkiye’nin beşinci nesil avcı uçağı KAAN için 613 milyon avro değerindeki ABD menşeli General Electric motorlarının satışını onaylama niyetini Kongre’ye bildirmişti.
Öte yandan F-35 konusunda herhangi bir ilerleme, Türkiye’nin S-400 sistemini Rusya’ya iade etmek yerine üçüncü bir ülkeye satmasını öngören bir anlaşmaya bağlı olabilir. Olası alıcılar arasında Güney Kore’nin adı geçiyor.
İsrail ve Yunanistan, Türkiye’nin ABD yapımı bu uçakları satın almasına, bunun kendi teknolojik üstünlüklerini zedeleyeceği ve bölgesel askeri dengeyi değiştireceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Yunanistan F-35 siparişi verirken, İsrail ise bu uçağın kendi tarafından geliştirilmiş bir versiyonunu kullanıyor.
Diplomasi
İngiltere yaptırım ihlali yapan şirketin adını ilk kez açıkladı

İngiltere merkezli petrol ve doğalgaz saha hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd, Rusya’dan çekilme sürecinde uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle hazineye 569 bin sterlin para cezası ödedi. İngiliz hükümeti, yaptırım rejimini ihlal ettiği için Gelir ve Gümrük İdaresi tarafından ismi kamuoyuna açıklanan ilk şirketin Petrofac olduğunu duyurdu.
Birleşik Krallık merkezli uluslararası petrol ve doğalgaz saha hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd (PFML), Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma sürecinde uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle 569 bin sterlin para cezası ödedi. Karar, İngiltere Finansal Yaptırımlar Uygulama Ofisi (OFSI) tarafından açıklandı.
İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ihlallerin 2022 ve 2023 yıllarında, şirketin Rusya’daki operasyonlarını tasfiye ettiği dönemde gerçekleştiği belirtildi.
Açıklamada, “PFML, Rusya ile bağlantılı kişi ve kurumlara yaptırım kapsamındaki sanayi ürünlerini tedarik etmiş ve bu ürünlerle ilgili teknik yardım sağlamıştır” ifadelerine yer verildi.
Hükümet kaynakları, Petrofac firmasının ihlalleri Birleşik Krallık Gelir ve Gümrük İdaresine (HMRC) kendisinin bildirdiğini ve yürütülen soruşturmada yetkililerle işbirliği yaptığını açıkladı.
Açıklamada ayrıca PFML’nin, yaptırım rejimini ihlal ettiği için HMRC tarafından ismi kamuoyuna açıkça ifşa edilen ilk şirket olduğu kaydedildi.
HMRC Dolandırıcılık Soruşturmaları Müdür Yardımcısı Edwige Hill, yaptırımların uygulanması konusundaki kararlılığı şu sözlerle aktardı:
“Rusya’ya yönelik yaptırımlara uyulmaması ciddi bir suç teşkil ediyor. Birleşik Krallık hükümeti, uluslararası ortaklarıyla birlikte bugüne kadar büyük bir ekonomiye uygulanan en katı yaptırım paketini hayata geçirdi. İhlalde bulunanların isimlerinin kamuoyuyla paylaşılması, bizi diğer kolluk kuvvetleriyle aynı çizgiye getirmekte ve yaptırım kurallarını çiğnemenin sonuçlarına dair net bir mesaj vermektedir.”
Rusya’daki 15 yıllık faaliyetin sonu
Petrofac Facilities Management Ltd, petrol, doğalgaz ve enerji sektörlerindeki tesislerin tasarımı, inşası, yönetimi ve bakımı alanlarında uzmanlaşmış Birleşik Krallık merkezli çok uluslu bir servis şirketi olarak faaliyet gösteriyor.
Şirketin resmi verilerine göre dünya genelinde gaz, petrol, hidrojen ve rüzgar enerjisi alanlarında 200’den fazla büyük ölçekli proje yürütüldü.
Rusya pazarında toplamda 15 yıldan fazla süre faaliyet gösteren şirket, 2006 yılında Sahalin’de petrol ve doğalgaz projelerinde çalışacak operatörlerin eğitimi için Sahalin Teknik Eğitim Merkezini açmıştı.
Moskova’da da ofisi bulunan şirket, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından ülkeden çekilme kararı almış ve tasfiye süreci 2022 ile 2023 yılları arasında tamamlanmıştı.
Birleşik Krallık makamları, Rusya’ya yönelik yaptırım listelerini düzenli olarak genişletiyor. Londra’nın yürürlüğe koyduğu kısıtlamalar arasında Rus gemilerinin limanlara giriş yasağı, gölge filoya yönelik tedbirler, varlıkların dondurulması, bankaların SWIFT sisteminden çıkarılması, kripto platformlarının engellenmesi yer alıyor.
Ayrıca petrol, altın, kömür ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalat ambargoları ile teknoloji ürünleri, havacılık parçaları ve lüks tüketim mallarının ihracat yasağı da bu tedbirler arasında bulunuyor.
Londra yönetimi son olarak 16 Haziran’da Yandex Bank, WB Bank, Eurofinance, Mosnarbank ile çok sayıda şirket ve kişiyi yaptırım listesine eklemişti.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz












