Avrupa
Greenpeace, İsviçre’nin nükleer santral yasağından geri adım atmasına tepki gösterdi

Haber: Bilge Dilay Misir
İsviçre Enerji Bakanı, 2017 yılında referandumla belirlenen nükleer santral inşasını yasaklayan yasanın düzenlenmesi kapsamında nükleer santrallerin yeniden inşaata açılmasına yönelik açıklama yaptı. Greenpeace ve İsviçreli sivil toplum kuruluşu KlimaSeniorinnen Schweiz yapılan açıklamalara karşı çıkarak konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını söyledi.
2011 yılında yaşanan Japonya’nın, tsunami felaketi sebebiyle ortaya çıkmış Fukuşima Nükleer Santrali faciasının ardından İsviçre, 2017 yılında nükleer santrallerin kademeli olarak kullanımdan kaldırılmasına ve inşasının yasaklanmasına ilişkin referandum yaptı. Referandumun ardından yasa yürürlüğe girdi. Geçen yıl ise 2050 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşmayı amaçlayan iklim yasası oy çokluğuyla kabul edildi. Onaylanan yasanın ardından ülkede, bu sene karbon salınımı yaptığı bilinen nükleer santrallerin yeniden inşaata açılmasına yönelik açıklamalar tartışma yarattı.
Enerji Bakanı Albert Rösti, hükümetin gelecek yıl parlamentoda tartışılabilmesi için 2024 yılı sonuna kadar nükleer mevzuatın değiştirilmesine yönelik bir teklif sunacağını açıkladı. Teklif, parlamentoda değerlendirildikten sonra referanduma sunulacak.
9 Haziran 2024 tarihinde yenilenebilir enerjilerle güvenli elektrik arzına ilişkin yasanın kabul edilmesinin beraberinde Albert Rösti; iklim hedefleri, jeopolitik belirsizlikler ve artan nüfustan kaynaklı yeni doğalgaz santrallerinin bir seçenek olmaktan çıktığını belirtip “Son yıllarda elektrik piyasasındaki ve enerji politikasındaki durum temelden değişti” şeklinde konuştu. Bakan, nükleer enerjinin bir seçenek olmadığını ama gerekirse önümüzdeki 15 yıl içerisinde yeni bir nükleer santral inşasına başlanabileceğini söyledi. Muhtemel tüm gelişim ve teknolojilere açık kapı olduklarını belirten Rösti, “Şimdi harekete geçmezsek 20 yıla çok geç kalmış olabiliriz” açıklamasını yaptı. Enerji Bakanı, 2017’de kabul edilen nükleer santrallerin inşasını yasaklayan yasanın kaldırılması için anayasal değişikliğe gidilmenin gerekmediğini vurgulayarak yasama düzeyinde bir düzenlemenin yeterli olduğunu belirtti.
MEVCUT NÜKLEER SANTRALLER KULLANILAN ELEKTRİĞİN 3’TE 1’İNİ KARŞILIYOR
Ülkede bulunan 3 nükleer santral, kullanılan enerjinin üçte birini karşılarken, yetkililer teklifin onaylandığı bir senaryoda mevcut nükleer santrallerin uzun vadeli işletimini destekleyeceğini söylüyorlar. İsviçre Nükleer Forumu Başkanı Hans-Ulrich Bigler konuya ilişkin, “Yeni inşaat yasağının kaldırılması gecikmiş ve daha fazla teknolojik açıklığa doğru atılmış bir adımdır. İsviçre’ye arz güvenliği ve iklimin korunması açısından daha fazla manevra alanı sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Rösti’nin açıklaması başta Greenpeace olmak üzere birçok sosyalist ve çevreci partiden de tepki topladı. Greenpeace, “Yeni bir nükleer reaktörün inşası, karbon emisyonlarımızı etkili şekilde azaltmak için çok geç kalmış olacak. Ayrıca bizi enerji tedarikinde üçüncü ülkelere olan bağımlılığımızdan kurtarmayacak” açıklamasını yaptı.
Rösti, hükümetin iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki taahhütlerini yerine getirdiğini düşündüğünü belirtirken İsviçreli sivil toplum kuruluşu KlimaSeniorinnen Schweiz, Bakan’ın ifadelerini reddederek İsviçre’nin sorumluluklarını yerine getirmediğinin altını çizdi.
Avrupa
Almanya’da silahlı saldırı: 5 ölü

Almanya’nın kuzeyindeki Hamburg yakınlarındaki Stade’de, bir sosyal yardım merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda beş kişi hayatını kaybetti.
Polis, şüpheli silahlı saldırgan da dahil olmak üzere olay yerinde iki kişinin gözaltına alındığını doğruladı.
Polis, halk için aktif bir tehlike bulunmadığını belirtti.
Saldırının nedeni ve olayla ilgili ayrıntılar şu aşamada hâlâ belirsizliğini koruyor.
Polis sözcüsü, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, silahlı saldırıya maruz kalanlardan bazılarının “ciddi” şekilde yaralandığını söyledi.
Stade’deki yerel polis, WhatsApp gruplarında ve sosyal medyada yayılan “doğrulanmamış bilgiler” konusunda uyarıda bulundu; bu haberlerin “polis tarafından resmi olarak teyit edilen güncel bilgileri yansıtmadığını” belirtti.
Sözcü, “Lütfen doğrulanmamış haberleri, sesli mesajları veya söylentileri paylaşmayın. Bu durum kafa karışıklığına yol açabilir ve polis operasyonlarını engelleyebilir,” diye ekledi.
Avrupa
British American Tobacco 9 bin kişiyi işten çıkarıyor

Sigara üreticisi British American Tobacco, operasyonlarını sadeleştirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla küresel işgücünün neredeyse beşte birini azaltıyor.
Dunhill sigaralarının üreticisi BAT, dünya çapında yaklaşık 47 bin kişiyi istihdam ediyor ve 2028 yılına kadar yılda 600 milyon sterlin tasarruf sağlamak amacıyla bir maliyet azaltma programı uyguluyor.
Kısıntılar yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek ve 5 bin 500 işin ortadan kaldırılmasını, diğer 3 bin 500 pozisyonun ise dış kaynaklara devredilmesini içeriyor.
Bu önlemler, ABD dışındaki tüm grup çalışanlarını etkileyecek ve Londra Borsası’nda işlem gören şirketin daha önce duyurduğu yeniden yapılandırma programının bir parçası.
Bu adım, tütün endüstrisinin sigara talebindeki düşüşle mücadele ettiği ve BAT ile rakiplerini “sigara içermeyen” alternatiflere yönelmeye zorladığı bir dönemde atıldı.
Genel Müdür Tadeu Marroco şunları söyledi:
“Bu değişiklikler birçok çalışma arkadaşımızı etkiliyor ve şirketi geleceğe hazırlarken, bu geçiş sürecinde onlara özen ve saygıyla destek olmaya odaklanıyoruz.”
Marroco, BAT’ın “daha çevik, maliyet disiplinine sahip ve teknoloji destekli” bir şirket olmasını istediğini belirtti.
BAT, geçen yıl Accenture ile ortaklık kurmuş ve bu adım sonucunda Birleşik Krallık, Singapur, Kosta Rika, Meksika, Polonya, Romanya ve Malezya’daki bazı işler danışmanlık şirketine devredilmişti. Bazı görevler ayrıca Pakistanlı bir BT şirketine de aktarılmıştı.
BAT ayrıca, Hintli BT firması ITC Infotech ile ortaklığını genişleteceğini duyurdu.
Pazartesi günü Londra’da erken saatlerdeki işlemlerde BAT hisseleri yüzde 1,5 değer kaybetti.
Hisse senedi geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 35 değer kazanmış ve grubun piyasa değerini 100 milyar sterlinin üzerine çıkararak onu Londra borsasının en değerli şirketlerinden biri haline getirmişti.
Avrupa
Estonya: “Serseri” Ukrayna drone’ları Rusya’nın vurulmasına değer

Estonya Dışişleri Bakanı, NATO topraklarına düşen kayıp Ukrayna insansız hava araçlarının, Rus rafinerileri ve askeri üslerinin imha edilmesi için ödenmesi gereken bir bedel olduğunu belirtti.
Son aylarda Kiev, Rusya içindeki hedeflere yönelik “derin vuruş” füze ve insansız hava aracı saldırılarının sayısını keskin bir şekilde artırdı.
Bu saldırılar bazen Ukrayna’daki cephe hatlarından yüzlerce kilometre uzaktaki yerleri vurdu.
Rusya ise elektronik sinyal bozma ve diğer karşı önlemleri yoğunlaştırarak yanıt verdi.
Bu da özellikle Baltık limanı St. Petersburg’u hedef alan bazı Ukrayna insansız hava araçlarının rotasından sapmasına ve NATO topraklarında patlamasına neden oldu.
Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Financial Times’a verdiği demeçte şunları söyledi:
“Elbette [bu olaylardan] memnun değiliz. Ama Ukrayna’ya bunu durdurmasını söylemiyoruz. Bu, [Vladimir] Putin’in can damarına darbe vuruyor.”
Komşu ülke Letonya’da ise geçen ay, yetkililerin yolunu şaşırmış insansız hava araçlarına verdiği tepkiyle ilgili siyasi bir kargaşa, koalisyon hükümetinin düşmesine neden oldu.
Baltık devletleri arasında en kuzeyde yer alan ve St Petersburg’a en yakın ülke olan Estonya’nın topraklarına da birkaç Ukrayna insansız hava aracı düştü.
Geçen hafta Estonya’da bir tarlada, 5 kg’lık bir savaş başlığı taşıyan patlamamış bir Ukrayna insansız hava aracı bulundu.
Bu yıl Litvanya ve Finlandiya’ya da Ukrayna insansız hava araçları düştü.
Rusya’nın, Baltık ülkelerinin saldırılara doğrudan dahil olduğu ve hava sahalarının Ukrayna tarafından bu amaçla kullanılmasına izin verdiği yönündeki suçlamaları “saçma” olan Tsahkna, bunların “Kremlin’in çaresizliğinin bir ürünü” olduğunu savundu:
“Putin’in çevresindeki havanın son iki buçuk ayda değiştiğini biliyoruz . . . Artık o kadar da iyimser değil. Bunun ana nedeni iktisadi; bu derin saldırılar yüzünden.”
Kiev’in yürüttüğü kampanya, Ukrayna sosyal medyasında sıklıkla “derin yaptırımlar” olarak anılıyor ve Tsahkna bu kampanyaya hayranlığını dile getirdi.
Bakan, Kremlin’in bu saldırılar konusunda “derin endişe” duyduğunu ve iktisadi önemi nedeniyle özellikle Baltık Denizi üzerinden yapılan ihracattan kaygı duyduğunu belirtti.
İhraç edilen Rus petrolünün yüzde 60’ı kadar dar Finlandiya Körfezi’nden geçiyor.
Bu arada, Rusya genelinde yakıt kıtlığı sıradan bir durum haline geldi. Son dönemde St. Petersburg ve Moskova’daki petrol tesislerine düzenlenen insansız hava aracı saldırıları enerji altyapısını hedef almıştı.
Bununla birlikte Tsahkna, Putin’in artık müzakereye hazır olduğunu düşünmenin henüz erken olduğunu söyledi.
Bakan, Avrupa’nın son dönemde Rusya ile diyalog kurma yönündeki çabalarının yanlış yönlendirilmiş olduğunu da sözlerine ekledi:
“Putin, geçtiğimiz ay boyunca Avrupa’yı müzakerelere çekmeye çalıştı. Bunun amacı zaman kazanmak. Avrupa’yı zaman kazanmak için bir fırsat olarak kullanmak. Bizi bölmek.
Tsahkna, Kremlin’in Avrupa güçlerini Ukrayna’nın destekçisi olarak değil, müzakerelerde “arabulucu” rolüne çekmeyi umduğunu söyledi.
“Muhtemelen Avrupa Birliği’nde, [bu gibi koşullarda] Rusya’ya daha fazla baskı uygulanmasına karşı çıkacak birçok ülke var; çünkü şöyle diyecekler: ‘Müzakereler yapılacaksa ve biz arabulucuyuz, tarafsız olmalıyız.’ ‘Barış yakında gelecek,’ diyecekler, ‘bir anlaşma yapılacak.’ Bu bir bahane. Çok tehlikeli bir yol.”
Tsahkna, blok içindeki ülkeler arasında Ruslarla yapılacak müzakerelerde potansiyel AB temsilcisinin kim olabileceği konusundaki tartışmaların da yararsız olduğunu belirtti.
Bakan, “Avrupa bizi kimin temsil edeceğine karar vermeden önce, öncelikle mesaj üzerinde anlaşmalıyız ve ancak o zaman elçi meselesini tartışmalıyız,” dedi.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz












