Bizi Takip Edin

Diplomasi

Hürmüz Boğazı’nda mayın temizliği 50 günü bulabilir

Yayınlanma

Reuters’a konuşan uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik bir anlaşma sağlansa dahi, bölgenin mayınlardan arındırılmasının normal deniz trafiğine dönüşü haftalarca geciktirebileceğini belirtiyor. Deniz güvenliği kaynaklarına göre, geleneksel mayın tarama gemileri ve su altı dronlarıyla yürütülecek temizlik operasyonu 40 ila 50 gün sürebilir.

Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenerek güvenli hale getirilmesi, boğazın ulaşıma açılmasına yönelik bir anlaşmaya varılmasının ardından bile normal deniz trafiğine dönüşü haftalarca geciktirebilir.

Reuters haber ajansının denizcilik ve deniz güvenliği kaynaklarına dayandırdığı habere göre, bölgedeki güvenlik riskleri varlığını koruyor.

Deniz güvenliği alanında faaliyet gösteren beş Batılı kaynağın tahminlerine göre, geleneksel mayın tarama gemileri ve su altı dronlarının kullanılacağı temizlik operasyonunun tamamlanması 40 ila 50 gün sürebilir. Sigorta, nakliye ve petrol şirketlerinin boğazdan geçiş riskini göze alabilmesi için bu sürecin tamamlanması gerektiği ifade ediliyor.

Dünyanın en büyük ekonomilerindeki petrol stoklarının 2003 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilediği bir dönemde yaşanacak bu gecikmenin piyasaları etkileyebileceği belirtiliyor. Savaş öncesi sevkiyat hacmine dayanan tahminlere göre, 28 Şubat’tan bu yana bloke edilmiş olan Basra Körfezi sevkiyatlarına ek olarak, on milyonlarca varil petrolün daha boğazda sıkışıp kalabileceği aktarılıyor.

BIMCO güvenlik yetkilisi tedbirli olunmasını istedi

Denizcilik kuruluşu BIMCO’nun güvenlikten sorumlu yöneticisi Jakob Larsen, konuya ilişkin tedbirli olunması çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Şu aşamada geçişlere başlamanın hala çok riskli olduğunu düşünüyoruz. Bölgedeki mayın tehlikesi hem şu an hem de gelecek için bir sorun olmayı sürdürüyor; bu nedenle mayından arındırılmış güvenli rotaların oluşturulması gerekiyor.”

Haberde, savaş öncesinde küresel günlük petrol ve doğalgaz sevkiyatının yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği boğazda, İran tarafından yerleştirilen mayınların kesin sayısının bilinmediği kaydedildi. Almanya Deniz Kuvvetlerine ait 11 Haziran tarihli bir bilgi notunda, ABD ve İngiltere deniz kuvvetlerinden alınan verilere dayandırılarak, mayınların boğaz çevresindeki dört bölgede bulunduğu belirtildi ancak Almanya’nın bu konumları bağımsız olarak teyit edemediği bilgisine yer verildi.

Sadece mayın bulunma ihtimalinin dahi şirketleri bölgeden uzak tutmaya yetebileceği vurgulanıyor. Ham petrol taşıyan bir süper tankerin değerinin yaklaşık 300 milyon doları bulması nedeniyle; savaş riski sigortacılarının, petrol ve tanker şirketlerinin güvenli geçiş garantisi talep edeceği ifade ediliyor.

Basra Körfezi’nde 13 gemisi mahsur kalan ve dünyanın en büyük teknik gemi ve mürettebat yönetim şirketlerinden biri olan V.Group‘un Üst Yöneticisi (CEO) Rene Kofod-Olsen, duruma ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Tek bir deniz mayını bile can kayıplarına yol açmaya yeterlidir. Bu durum, küresel denizcilik sektörü için açıkça çok büyük bir sorundur.”

Uluslararası Denizcilik Örgütü anlaşmadan memnun

BM bünyesindeki Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunu “denizciler ve gemiler için bu hayati koridorda güvenliğin yeniden tesisi yolunda önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Dominguez, buna karşın “gerekli tüm güvenlik ve koruma garantilerinin sağlanabilmesi için uygulamanın zaman alacağını” da sözlerine ekledi.

Daha önce ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşmanın imzalandığını, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kısmen açıldığını ve 19 Haziran itibarıyla tamamen açılacağını duyurmuştu.

Trump, mevcut aşamada “birkaç mayın için arama çalışması yürütüldüğünü” ileri sürdü.

Diplomasi

NATO ülkeleri Suwalki Koridoru’nda ortak tatbikat yapacak

Yayınlanma

Fransa, Polonya ve Litvanya, Rusya’nın Kaliningrad ile kara bağlantısı kurma olasılığına karşı Suwalki Koridoru’nda “Gallant Boar 2026” askeri tatbikatını düzenleyecek. 16-26 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek manevralarda, bölgenin savunulması için ortak harekat kabiliyetinin artırılması hedefleniyor.

Fransa, Polonya ve Litvanya, Rusya’nın Kaliningrad bölgesi ile Belarus arasında yer alan ve stratejik öneme sahip Suwalki Koridoru’nda “Gallant Boar 2026” (Atılgan Yaban Domuzu) askeri tatbikatını gerçekleştirecek.

Polonya ve Litvanya sınırında yer alan bu kritik bölgede düzenlenecek manevralar, 16-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Tatbikat boyunca askeri birlikler, Suwalki Koridoru’nun hızlı ve etkin şekilde savunulması amacıyla ortak operasyonlar yürütecek ve işbirliği seviyesini artıracak.

Suwalki Koridoru, NATO’nun en hassas ve savunmasız bölgelerinden biri. Baltık ülkelerini Avrupa Birliği’nin geri kalanına bağlayan ve aynı zamanda Kaliningrad ile Belarus’u birbirinden ayıran bu dar hattın uzunluğu 100 kilometreden az bir mesafeyi kapsıyor.

NATO bünyesinde, olası bir çatışma durumunda Rusya’nın bu hattın kontrolünü ele geçirerek Litvanya, Letonya ve Estonya’nın müttefikleriyle olan kara bağlantısını kesebileceği endişesi taşınıyor.

Bu tehdide karşı Polonya ve Litvanya, bölgede düzenli olarak askeri tatbikatlar gerçekleştirirken askeri altyapılarını da güçlendiriyor.

Bu kapsamda Litvanya Parlamentosu, Nisan 2026’da Suwalki Koridoru yakınlarında yeni bir askeri poligonun inşasını onayladı.

2028 yılına kadar tamamlanması planlanan bu tesisin, aynı anda 4 bin askere kadar askeri personeli ağırlayabileceği belirtiliyor.

NATO, Rusya kaynaklı olası bir gerilim durumunda Estonya ve Letonya’ya daha hızlı güç kaydırılabilmesini sağlayacak yeni bir komuta sistemi üzerinde çalışıyor.

Haziran ayı başında açıklamalarda bulunan Almanya Federal Savunma Gücü (Bundeswehr) Genel Müfettişi Carsten Breuer, Rus ordusunun batı yönünde askeri yığınağını sürdürdüğünü kaydetti.

Breuer, “Rus silahlı kuvvetlerinin tamamen Batı’ya yönelik pozisyonlara odaklandığını görüyoruz. Rus ordusunun silahlandığını ve personel sayısını artırdığını gözlemliyoruz. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde analistler, kırılma noktasının 2029 yılında gelebileceği sonucuna varıyor” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı ABD’li General Alexus Grynkewich ise Moskova’nın ittifakla doğrudan bir çatışmaya girmek istemediği görüşünü paylaştı.

Grynkewich, Kremlin’in, NATO’nun “karşı koyamayacakları bir dizi asimetrik avantaja sahip olduğunun” bilincinde olduğunu ifade etti.

Daha önce Estonya merkezli yayın organı Delfi, Rusya’nın batı sınırındaki askeri üslerini genişlettiğini gösteren uydu fotoğraflarını yayımlamıştı.

Finlandiyalı askeri uzman Marko Eklund ise Ukrayna’daki savaşın sona ermesinin ardından Rusya’nın bu istikamete 115 bin asker konuşlandırabileceği tahmininde bulundu.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Macron, Hürmüz’den geçiş ücreti konusunda uyarılarda bulundu

Yayınlanma

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron İran’ı Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere geçiş ücreti uygulamaması konusunda uyardı.

Fars haber ajansı daha önce, Tahran’ın Orta Doğu savaşını sona erdirmeye yönelik ABD ile yapılan çerçeve anlaşmasına, açıklanmasından kısa bir süre önce denizcilik hizmet ücretlerinin uygulanmasına ilişkin bir madde eklediğini bildirmişti.

Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı Fransa’daki G7 zirvesi öncesinde TF1 televizyonuna verdiği demeçte, “Uluslararası hukuku savunuyoruz ve geçiş ücreti alınmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız,” dedi.

Anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuna açıklanmadı. Macron, anlaşmanın “elektronik olarak” imzalandığını ve ana metne konacak eklerin cuma günü “son halini alacağını” söyledi ve “ayrıntılara girmek istemediğini” kaydetti.

AB, ABD-İran anlaşmasını memnuniyetle karşıladı

Macron, Hürmüz’ün açılmasını sağlamak için Fransa-İngiltere ortak misyonunun “çok hızlı” bir şekilde harekete geçmeye hazır olduğunu, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’ün “iki ila üç gün içinde” bölgeye ulaşmaya hazır olduğunu söyledi.

Macron, “Bu anlaşmanın hayata geçmesi ve Hürmüz’ün yeniden açılması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz,” dedi.

Avrupa ülkeleri, enerji ve diğer malların fiyatlarını düşürmek için Boğaz’ın yeniden açılmasını sabırsızlıkla bekliyor.

Macron, anlaşmanın Tahran için bir zafer olduğu iddialarını reddetti ve “Sabırlı ve ihtiyatlı olacağım,” dedi:

“Bildiğiniz gibi, biz o saldırıya katılmadık. Dolayısıyla şu anki hedefimiz Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Ve elbette, iktidardakileri zenginleştirecek herhangi bir geçiş ücreti ya da benzeri bir şey olmamalı.”

Fransız lider, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının etkisiz hale getirilmesi ve BM nükleer denetim kurumunun gözetimi altına alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Macron, “Kalan zenginleştirilmiş uranyum kapasitelerinin uygun şekilde etkisiz hale getirilmesini sağlayacağız,” dedi.

Macron, hassas stokların “ya dışarı çıkarılması ya da seyreltilmesi” gerektiğini ve ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Estonya, Rus sunucularından gelen e-postaları filtreleyecek

Yayınlanma

Estonya’da devlet kurumları, 31 Ağustos’tan itibaren Rus sunucularından gönderilen e-postalara yönelik yeni bir güvenlik uygulaması başlatacak. .ru alan adlarından gelen iletiler doğrudan teslim edilmeyecek, ek inceleme için karantinaya alınacak. Hükümet, kararın gerekçesi olarak 2022’den bu yana Rus sunucularından gelen siber tehdit içerikli e-postalardaki artışı gösteriyor.

Estonya’daki devlet kurumları, 31 Ağustos’tan itibaren Rus sunucularından gönderilen elektronik postaların kabulüne kısıtlama getirecek.

Estonya Adalet ve Dijital Teknolojiler Bakanı Liisa Pakosta’nın ERR’ye yaptığı açıklamaya göre, .ru alan adından gönderilen e-postalar ek inceleme amacıyla karantinaya yönlendirilecek.

Pakosta, bu kararın gerekçesinin 2022 yılından bu yana Rus sunucularından gelen ve gerçek siber tehditler içeren e-postalardaki artış olduğunu belirtti.

Bakan, “.ru alan adına sahip e-posta adresleri yüksek siber risk oluşturuyor. Bunlar aracılığıyla kişisel veri tabanlarına sızılmaya çalışılması yönünde ciddi bir tehlike var” dedi.

Pakosta ayrıca Estonya Devlet Bilgi Sistemleri Dairesinin daha önce birçok kez uyarıda bulunduğunu ve Rus sunucularından gelen e-postaların sıklıkla zararlı yazılım yaymak amacıyla kullanılan kimlik avı mesajları olarak değerlendirildiğini söyledi.

Bakanın açıklamasına göre karantina mekanizması devlet kurumlarında halihazırda kullanılıyor ve başka nedenlerle şüpheli görülen e-postalara da uygulanıyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte Rus sunucularından gönderilmiş olması da bu risk göstergeleri arasına eklenecek.

Pakosta, “.ru uzantılı adreslerden gelen e-postalar artık Estonyalı kamu görevlilerinin posta kutularına doğrudan ulaşmayacak. Bu iletiler karantinaya alınacak ve her memur, kurumunun kuralları çerçevesinde bunları karantinadan açabilecek” dedi.

Bakan, bu nedenle söz konusu e-postalara verilecek yanıtların daha güvenli sunuculardan gelen iletilere kıyasla daha uzun sürede işleme alınacağını da ekledi.

Liisa Pakosta, yerel yönetimlere de devlet kurumlarının uygulamasını örnek almalarını tavsiye etti, ancak nihai kararın kendilerine ait olduğunu belirtti.

Estonya’daki devlet kurumlarıyla iletişim kurmak için .ru alan adına sahip e-posta adresi kullananlara da bu adresleri mümkün olan en kısa sürede, Rus makamlarının kontrolünde olmayan başka adreslerle değiştirmeleri önerildi.

Bakan, söz konusu kararı Estonya’dan Rus askerlerinin çekilmesinin yıl dönümüne denk getirdi. Bu yıl dönümü ülkede her yıl 31 Ağustos’ta anılıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English