Bizi Takip Edin

Avrupa

İngiltere’nin gizli istihbarat fonu ilk kez resmen açığa çıktı

Yayınlanma

İngiltere’de GCHQ, MI5 ve MI6 gibi istihbarat kurumlarıyla bağlantılı gizli bir fon olan Ulusal Güvenlik Stratejik Yatırım Fonu (NSSIF) ilk kez resmen açığa çıktı.

NSSIF’in yıllarca büyük ölçüde gölgede faaliyet göstermesinin ardından, Birleşik Krallık hükümeti bu fona daha önemli bir rol vermeye hazırlanıyor ve dört yıl boyunca finansal gücünü 330 milyon sterlin artırıyor.

Hükümet, yakın zamanda yayınladığı Sanayi Stratejisinde, bu nakit paranın “ikili kullanım teknolojileri ile ulusal güvenlik ve dayanıklılık arasındaki giderek kritik hale gelen kesişme noktasına ve teknoloji üstünlüğü için uluslararası işbirliğinin yoğunlaşmasına” yeniden odaklanmanın bir parçası olarak “ulusal güvenlik ve savunma gereksinimlerimizi karşılayan şirketlere yatırım yapma kabiliyetini güçlendireceğini” belirtti.

Buna karşılık, NSSIF kamuoyundaki varlığını artırıyor, bir iletişim sorumlusu işe alıyor ve daha fazla kamuya açık etkinliğe katılıyor. POLITICO’ya konuşan, fonun çalışmalarına aşina olan birkaç kişiye göre, jeopolitik gerilimin arttığı ve hızlı teknolojik değişimin yaşandığı bir dönemde fonun nispeten gizli kalmış bir yapıdan açık faaliyete geçmesi tesadüf değil.

Bu durum, hükümetlerin Ukrayna’daki savaştan dersler çıkarmasıyla birlikte gelecekteki çatışmaların yapay zeka gibi teknolojiler tarafından şekilleneceği yönündeki artan konsensüsü yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda askeri üstünlük ve iktisadi büyümenin de giderek daha fazla en son teknolojilerin benimsenmesine bağlı hale geldiğini gösteriyor.

Daha geleneksel bir bakış açısıyla, NSSIF’in stratejik ticari yatırımlar yapma ve girişimcilerin önündeki engelleri kaldırma yaklaşımı, Birleşik Krallık’ın en umut verici girişimlerini köklü liderlere dönüştürme konusundaki uzun soluklu mücadelesine bir yol haritası sunuyor.

NSSIF’in üst düzeyi yatırım ortağı Edmund Phillips, bu ay Londra’da düzenlenen bir etkinlikte, NSSIF’in 2018’de kurulduğunda dünyanın stratejik rekabet dönemine girdiğini ve “Batının, demokrasinin, otoriter rakiplerine teknolojik üstünlüğünü kaptırdığı” düşüncesinin hakim olduğunu savundu.

Fon, siber güvenlik uzmanı ve dönemin ulusal güvenlik baş bilim danışmanı Anthony Finkelstein’ın fikriydi. 2023 itibariyle NSSIF, kuantum destekli çiplerden dünya gözlem uyduları ağlarına kadar çift kullanımlı teknolojiler geliştiren fonlara ve girişimlere 220 milyon sterlin yatırım yaptı.

Finkelstein, POLITICO’ya verdiği demeçte, “Birleşik Krallık’ın ulusal güvenlik topluluğunun daha hızlı ve daha etkili bir şekilde inovasyon yapabilmesi ve bunu Birleşik Krallık’ın büyümesi için bir kaldıraç olarak kullanabilmesi için çok ilgilendim,” dedi ve düşüncesinin, CIA için yeni teknoloji kaynakları yaratmayı amaçlayan bir ABD risk sermayesi fonu olan In-Q-Tel’den etkilendiğini açıkladı.

ABD ve Avustralya ile ortak bir fon oluşturma girişiminin başarısız olmasının ardından, NSSIF, Muhafazakâr Maliye Bakanı Phillip Hammond’un önderliğinde, hükümet ve British Business Bank’ın ortak girişimi olarak kuruldu.

2020 tarihli bir kılavuz belgesinde, “NSSIF, ortak yatırımcılarla birlikte ileri teknoloji şirketlerine ticari yatırımlar yaparak uzun vadeli sermaye yatırımlarını (‘sabır sermayesi’) destekliyor ve hükümetin benzersiz teknoloji uzmanlığından yararlanıyor,” deniyor.

Fonun hedefleri arasında hükümetin gelecekteki ulusal güvenlik ve savunma yeteneklerinin benimsenmesini hızlandırmak ve Birleşik Krallık’ın çift kullanımlı teknoloji ekosisteminin geliştirilmesi yer alıyor.

NSSIF, diğer risk sermayesi (VC) fonlarına para aktarmanın yanı sıra, Birleşik Krallık’ın egemenlik ihtiyaçları için gerekli olduğu belirlenen girişimlere sermaye yatırımı yapıyor. Ayrıca, teknolojinin hükümet içinde hızla prototipinin oluşturulması ve denenmesi için “çalışma programları” yürütüyor.

Daha önce NSSIF’e danışmanlık yapan bir teknoloji uzmanı, “Temel olarak, bu yetenekleri anlayanların şirketlere gerçekten ortak olmalarını sağladık. Böylece [Savunma Bakanlığı] şöyle diyebilir: … ‘En azından Birleşik Krallık’ın x’i üretme kabiliyetine sahip olacağını biliyorum, çünkü sermaye yatırımı burada yapılıyor ve beceriler burada gelişiyor,” dedi.

Bir örnek olarak, Portekizli drone üreticisi Tekever, mayıs ayında Birleşik Krallık’ta 400 milyon sterlinlik bir yatırım yapacağını duyurdu. Altı ay önce, NSSIF, şirket için 70 milyon avroluk bir fon toplama turuna katılanlar arasındaydı.

2023 itibariyle, NSSIF, kuantum destekli çiplerden dünya gözlem uyduları ağlarına kadar çift kullanımlı teknolojiler geliştiren fonlara ve girişimlere 220 milyon sterlin yatırım yaptı. Daha güncel rakamlar mevcut değil ve NSSIF, POLITICO’nun talebi üzerine rakam vermeyi reddetti.

Yatırımlarının çoğu gizli tutuluyor, ancak çoğu durumda “teknoloji gizli değil. Gizli olan, bunu kime yaptığınız,” diyor Finkelstein.

Gelecek vaat eden girişimler, bir gün Birleşik Krallık’ın güvenlik ve savunma kurumlarının sorunlarını çözebilecek teknolojiler arayan, özel olarak akredite edilmiş (ve güvenlik izni almış) risk sermayedarlarından oluşan bir ağ tarafından NSSIF’in dikkatine sunuluyor. NSSIF’in web sitesinde, düzenli olarak ortak yatırım yaptığı 13 fon “yatırım ortağı” olarak listeleniyor.

NSSIF yetkilileri, personel arasındaki yakın bağlantılar sayesinde güvenlik yetkililerine pazardaki önemli gelişmeler hakkında da bilgi veriyor. LinkedIn sayfalarında, personelin çoğunluğunun Dışişleri Bakanlığından veya İngiliz konsolosluklarında görev yapmış kişilerden oluştuğu görülüyor.

NSSIF’in rolünün genişlemesi, İngiltere ve NATO müttefiklerinin Ukrayna’daki savaşın ardından en son teknolojileri cepheye daha hızlı ulaştırma kararlılığıyla birlikte geldi.

Avrupa

Macaristan hükümeti, Orbán’ın LGBT karşıtı düzenlemelerini geri almak istiyor

Yayınlanma

Macaristan hükümeti, eski Viktor Orbán hükümeti tarafından 18 yaş altı gençlere yönelik “eşcinselliğin teşvik edilmesini” yasaklayan anti-LGBT düzenlemelerini kaldıracak bir yasa tasarısı sundu.

Nisan ayında yapılan seçimlerde 16 yıllık iktidarın ardından devrilen Orbán hükümeti, 2021 yılında 18 yaşından küçüklerin erişebileceği medya içeriklerinde “eşcinselliğin gösterilmesini ve teşvik edilmesini” ile cinsiyet değiştirmeyi yasaklamıştı.

Orbán, LGBT karşıtı yasaların çocukları korumak amacıyla çıkarıldığını söylemiş ama bu kısıtlamalar insan hakları örgütleri ve Avrupa Birliği’nden şiddetli eleştirilere yol açmıştı.

Macaristan’ın yeni Adalet Bakanı Marta Gorog, AB’nin en yüksek mahkemesinin Nisan ayında verdiği kararda, bu kısıtlamaların AB hukukunu ihlal ettiğini ve eşcinsel ile trans bireylerin damgalanmasına ve marjinalleşmesine katkıda bulunduğunu belirtmesinin ardından, hükümetin LGBT içeriğine erişimi kısıtlayan mevzuatı revize etmesi gerekeceğini söylemişti.

Nisan ayında iktidara gelen Başbakan Peter Magyar, AB ile ilişkileri düzeltme sözü verdi. 

Macaristan’ı yeniden AB’nin ana akımına dahil etmek için, demokratik standartlar ve azınlık haklarına ilişkin endişelerin de giderilmesi gerekiyor.

Taslak yasa tasarısı, “çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal veya ahlaki gelişimini ciddi şekilde bozabilecek” materyalleri yasaklayacak.

Tasarıda şöyle yazıyor:

“Teklif, çocukların karşı karşıya olduğu gerçek tehlikelere odaklanmaktadır. Koruma, pornografik ve yaşa uygun olmayan cinsel içerik, çocukların cinsel sömürüsü ve istismarı, cinsel taciz ve manipülasyonun yanı sıra çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal veya ahlaki gelişimine ciddi zarar veren diğer içeriklere odaklanmaktadır.”

Başbakan Magyar da cumartesi günü yaptığı açıklamada, hükümetinin eşcinsellerin evlat edinmesini fiilen yasaklayan kuralları da değiştireceğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Litvanya’daki tugay için zorunlu atama planlıyor

Yayınlanma

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Litvanya’da görev yapacak Alman tugayının personel açığını zorunlu görevlendirmelerle kapatmayı planlıyor. Bild’in kaynaklarına göre sonbaharda başlayabilecek görevlendirmeler 1000’e kadar askeri kapsayabilir ve tugayın personelinin yüzde 20’sine ulaşabilir.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Litvanya’da konuşlandırılacak Alman tugayının personel ihtiyacını karşılamak amacıyla zorunlu görevlendirme sistemine geçilmesi talimatını verdi.

Bild gazetesinin ulaştığı kaynaklara dayandırdığı habere göre, ilk zorunlu atamaların sonbahar aylarında başlaması ve bin askeri kapsaması bekleniyor.

Berlin yönetiminin açıkladığı takvime göre Almanya, 2027 yılının sonuna kadar Litvanya’ya 4 bin 800 asker konuşlandırmayı hedefliyor.

Pistorius’un bu birliği bütünüyle gönüllü personelle oluşturmayı planladığı, ancak başvuru sürecinin ağır ilerlediği belirtiliyor.

Ağustos ayı itibarıyla kadroların yalnızca yaklaşık yüzde 60’ı doldurulabildi. Orduda özellikle bilişim uzmanı, lojistik personeli, aşçı ve er kadrolarında ciddi açıklar göze çarpıyor.

Savunma Bakanı Pistorius daha önceki açıklamalarında zorunlu atamaların bin kişinin altında kalabileceğini dile getirmişti.

Bild’in aktardığı güncel verilere göre ise zorunlu görevlendirmeler tugay mevcudunun yüzde 20’sine kadar ulaşabilir. Almanya ordusu Federal Savunma Gücü (Bundeswehr), bu oranı yüzde 10 seviyesine çekmeyi hedefliyor.

NATO’nun doğu kanadını tahkim etme gayesi taşıyan proje kapsamında, 2027 yılı sonuna kadar Belarus sınırına yakın noktalara yaklaşık 5 bin Alman askerinin yerleştirileceği bilgisi Mayıs ayı başında kamuoyuna yansımıştı.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas Temmuz ayı sonunda yaptığı açıklamada, gerekli altyapı hazırlıklarının takvimin önünde ilerlediğini ve inşaatın birinci etabının planlanandan on ay önce tamamlandığını duyurdu.

Buna karşılık Alman ordusu, kadroların tamamlanması konusunda ciddi bir zaman baskısı altında bulunuyor. Personel kararlarının netleşmesi için sadece birkaç ay kaldı.

Berlin’in 2027 sonuna kadar savaşa hazır bir tugay kurma taahhüdünü “ne pahasına olursa olsun” yerine getirmeyi amaçladığı vurgulanıyor.

Gönüllü sayısını artırmak amacıyla askerlere ve ailelerine tanıtım gezileri sunulmasını da içeren geniş kapsamlı tanıtım kampanyaları yürütüldü.

Öte yandan Bild, tugayın askeri teçhizat temininde de aksaklıklar yaşandığına, özellikle hava savunma sistemlerinin teslimatında gecikmeler görüldüğüne dikkat çekiyor.

Zorunlu atama kapsamına girecek askerlere bu karara itiraz etme hakkının tanınacağı ve Litvanya’ya olası taşınma sürecini planlamaları için kendilerine süre verileceği kaydediliyor.

Bundeswehr’in ilk askeri strateji belgesinde, Alman ordusunun Avrupa’nın en güçlü düzenli ordusu haline gelmesi hedefleniyor.

Savunma Bakanı Pistorius, muvazzaf asker sayısının 260 bine çıkarılmasını, yedek güçlerle birlikte ordudaki toplam kadın ve erkek mevcudunun 460 bine ulaştırılmasını amaçladıklarını söyledi. Yeni askeri stratejinin odak noktasında “Rusya’dan gelen tehditlere karşı koyma” yaklaşımı yer alıyor.

Pistorius geçen yılın Kasım ayında NATO için son barışçıl yazın geride kaldığını ve yakında bir savaş çıkabileceğini öne sürmüştü.

Almanya dış istihbarat teşkilatı başkanı Martin Jäger de aynı dönemde Rusya’nın ittifakla doğrudan bir çatışmaya girebileceği yönündeki görüşünü paylaşmıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avrupa’da savunma şirketlerinin satışında ABD’ye karşı temkinli tutum

Yayınlanma

Avrupa’da hükümetlerin stratejik sektörlerde kontrolü elde tutma ve Washington’a bağımlılığı azaltma hedefi, savunma şirketlerinin ABD’ye satış süreçlerini zora sokuyor. Financial Times gazetesinin haberine göre olası hükümet engellerinden çekinen şirket sahipleri, Amerikan sermayesi yerine Avrupalı yatırımcıları tercih etmeye yöneliyor.

Avrupa’da hükümetlerin stratejik sektörler üzerindeki denetimi koruma ve ABD’ye olan bağımlılığı azaltma arayışı, savunma ve teknoloji şirketlerinin Amerikalı yatırımcılara satışında temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor.

Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre Avrupalı savunma şirketlerinin sahipleri, olası satış süreçlerinin hükümetlerin engeline takılmasından çekiniyor. Bu durum, bazı şirket sahiplerinin Avrupalı alıcıları öncelikli tutmasına yol açıyor.

Örneğin İHA tespit sistemleri üreten Hollanda merkezli Robin Radar Systems şirketinin sahibi, firmayı Avrupalı bir yatırımcıya devretmeyi istiyor.

Şirket için en az 2 milyar dolar gelir bekleyen yatırım fonu Parcom, Amerikan savunma devlerine yapılacak bir satışın hükümet nezdinde itirazlara yol açabileceği endişesini taşıyor.

Avrupa ülkeleri savunma, ileri teknoloji ve enerji gibi güvenlik ve ekonomi açısından kritik alanlardaki satın alma işlemlerini çok daha sıkı denetliyor.

Bu nedenle şirketler, satış planlarını henüz resmi süreç başlamadan hükümet yetkilileri ve askeri kanatla ele alıyor. Yatırımcılar ise onay alabilmek adına kritik teknolojileri ve istihdamı Avrupa sınırları içinde tutma taahhüdü veriyor.

Boston Consulting Group’un (BCG) Birleşik Krallık Havacılık ve Savunma Sanayii Birimi Yöneticisi Diana Dimitrova, hükümetlerin bu yaklaşımını “Avrupa hükümetlerinin tutumu giderek netleşiyor: Burada üretin ve burada bırakın” sözleriyle özetliyor.

Benzer bir süreç kıtadaki diğer anti-dron üreticilerini de etkiliyor. Yatırım şirketi Bridgepoint, Danimarkalı MyDefence firmasını yaklaşık 1 milyar dolar değerlemeyle satışa hazırlarken Polonyalı Advanced Protection Systems (APS) de satış ihtimalini değerlendiriyor.

Polonya’nın dron savunma mimarisinde yer alan ve stratejik şirketler listesine dahil edilen APS’in olası satışının Varşova yönetimi tarafından engellenebileceği kaydediliyor.

Amerikan sermayesine yönelik artan temkinlilik, Avrupa ile Washington arasında güvenlik alanında yeniden tanımlanan dengelerle eş zamanlı ilerliyor.

Politico’nun ocak ayındaki haberinde, taraflar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle AB içinde ABD’nin yer almadığı ve 30’u aşkın ülkeyi kapsayan bir işbirliği zemininin tartışıldığı aktarılmıştı.

Buna paralel olarak Washington, Avrupa ülkelerinin kendi savunma harcamalarını ve sorumluluklarını artırmasını talep ediyor.

Alman Die Welt gazetesi mayıs ayında ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltmayı planladığını yazarken, FT ise ağustos ayında Pentagon’un aralık ayında tamamlayacağı kuvvet konuşlandırma planı çerçevesinde Washington’ın müttefiklerinden askeri kapasite artışını hızlandırmalarını istediğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English