Avrupa
Kallas AB dış servisini savundu

AB Dışişleri Servisi başkanı Kaja Kallas, kurumun kapatılmasına yönelik iddialara karşı kurumun faaliyetlerini savundu.
POLITICO’nun gördüğü bir e-postada, bloğun dış politika şefi Kaja Kallas, 5.000 kişilik Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) personeline yazdığı mektupta, kurumun bloğa “katma değer” sağladığını söyledi.
Kallas, EEAS’ı tamamen Avrupa Komisyonu’nun kontrolü altına almayı da içeren radikal seçenekleri ortaya koyan bir Fransız hükümeti tartışma belgesine yanıt verdi.
Kallas e-postasında, “Özellikle Avrupa’da tam ölçekli bir savaşın sürdüğü bu dönemde, bir ekip olarak Avrupa’ya ne kadar katma değer sağladığımızı vurgulamak isterim,” dedi.
POLITICO’nun içeriğini doğruladığı Fransız belgesi, AB diplomasisinin çok yavaş işlediğini, kurumsal olarak işlevsiz olduğunu ve EEAS ile Başkan Ursula von der Leyen başkanlığındaki Komisyon arasında tırmanan yetki savaşının kurbanı olduğunu şikayet eden ulusal başkentler ve AB yetkililerinden gelen uzun süredir devam eden eleştirilerin ardından geldi.
Bir AB diplomatı, belgenin Fransız dışişleri bakanı veya yardımcıları tarafından onaylanmamış bir iç belge olduğunu ve Fransa’nın resmi tutumunu yansıtmadığını söyledi.
Belge, EEAS’ı tamamen Komisyon’un yetkisi altına almak, temel işlevlerini 27 üye hükümet adına çalışan AB Konseyi’ne devretmek ve Kallas’ın görevindeki rolü güçlendirmek dahil olmak üzere EEAS’ı reforme etmek için üç seçeneğe işaret ediyor.
Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bu yılın başlarında yaptığı bir konuşmada, AB’nin daha güçlü bir diplomatik servise ihtiyacı olduğunu söylemişti.
Tartışmalardan haberdar olan bir AB diplomatı, EEAS’taki sorunların büyükelçiler arasında “günlük tartışma” konusu olduğunu ve Kallas’a kurumun yönetim şekli konusunda bir “uyarı” olarak alınması gerektiğini söyledi.
2024 yılından beri AB’nin baş diplomatı olan eski Estonya başbakanı Kallas, e-postasında reformla ilgili bir tartışmayı memnuniyetle karşıladığını belirtti:
“EEAS, Komisyon ve üye devletler arasındaki ilişki, Servis kurulduğundan beri tartışılmaktadır. Karşı karşıya olduğumuz benzeri görülmemiş jeopolitik zorluklar göz önüne alındığında, bu tartışmaların yeniden ilgi çekmesi ve daha yoğun hale gelmesi son derece doğaldır.”
Kallas, “Bu tartışmayı memnuniyetle karşılıyorum, çünkü bu tartışma, kurumlarımızın ve araçlarımızın vatandaşlarımız için mümkün olan en büyük etkiyi yaratmasını sağlamak gibi tek bir hedefe yönelik ortak bir taahhüdü yansıtıyor,” diye ekledi.
Fakat Kallas, “AB kurumlarının rol ve sorumluluklarının anlaşmalarda açıkça tanımlandığını” vurguladı ve “Bu çerçeve değişmeden kalıyor,” dedi.
Birkaç AB yetkilisi, Yüksek Temsilci rolünün AB’nin Lizbon Antlaşması’nda gerçekten de bahsedilmesine rağmen, “Avrupa Dış Eylem Servisi’nin organizasyonu ve işleyişi, Konsey’in bir kararıyla belirlenecektir,” dedi.
Kallas, yazın ardından dışişleri bakanlarının katılacağı gayri resmi bir toplantıda reform fikirlerini tartışacağını da sözlerine ekledi.
Avrupa
Sol Parti’de “çete lideri” krizi

Berlin’de eyalet seçimlerini birinci sırada bitiren Sol Parti, zafer partisine katılan isimler nedeniyle kriz yaşıyor.
Partinin Federal Meclis üyesi Ferat Koçak, suç dünyasıyla olan bağlantılarına yönelik eleştirilerin ardından parlamento görevlerinden ayrılıyor.
Partinin meclisteki grup başkanı Sören Pellmann, “Ferat Koçak, tam şeffaflık sağlanana kadar bir sonraki duyuruya kadar geri çekileceğini bize bildirdi. Gelişmeleri bekleyip göreceğiz,” dedi.
Pellmann, Koçak’ın bir sonraki duyuruya kadar Federal Meclis İçişleri Komisyonu toplantılarına da katılmayacağını söyledi. Koçak ayrıca şimdilik kamuoyu önüne çıkmaktan da kaçınacak.
Pellmann, olası diğer sonuçların “daha sonra birbirimizle dayanışma içinde” tartışılacağını belirtti.
Koçak, organize suçla ilişkilendirilen Remmo aşiretinin bir üyesiyle yazışmaları nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.
Söz konusu olay, özellikle Koçak ile aile reisi Issa Remmo’nun oğlu Firas Remmo arasındaki mesajlaşmayı içeriyor.
Koçak, “birçok kişiyle” mesajlaştığı için muhatabının kim olduğunu bilmediğini iddia etti. Issa Remmo’ya gönderdiği selamları ise “nezaket” olarak nitelendirdi.
Aynı zamanda Sol Partili milletvekili, “organize suçla bağlantılı” kişilerle temas kurmanın “hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini” belirtti.
Koçak’a yöneltilen suçlamalar, Issa Remmo’nun Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinin yapıldığı akşam Berlin’in Neukölln semtinde düzenlenen Sol Parti’nin seçim partisine katılmış olması nedeniyle daha da ağırlaştı.
Sol Parti, Remmo’nun davet edilmediğini ve dışarı çıkarıldığını belirterek olaydan uzak durdu.
Bunun üzerine diğer partiler, Koçak’ın Bundestag’daki Sol Parti milletvekili grubundan ihraç edilmesini talep etti.
Koçak daha önce, şüpheleri gidermek ve ekibiyle istişare ederek iletişim yöntemlerini gözden geçirmek için zaman ayırmak istediğini açıklamıştı.
Bu durum, kendi partisi içinde de eleştirilere yol açtı. Örneğin, uzun süredir Federal Meclis üyesi olan ve parlamentonun eski başkan yardımcısı Petra Pau, X’te yaptığı açıklamada, “Şu anda ‘zaman ayırmak’ aslında ne anlama geliyor? Artık sorumluluk alın,” dedi ve bu durumda, “artık saflığa inanamayacağını” söyledi.
Sol Parti’nin federal genel sekreteri Janis Ehling ise şöyle konuştu:
“Bu durumda olduğu gibi, bağlantılarla ilgili en ufak bir izlenim bile partimizin itibarına zarar veriyor.”
Fakat Pau’nun aksine, Ehling, Koçak’ın iddialara yanıt vermek için zaman ayırmayı planladığını duyurmasını övdü.
Yeşiller’in milletvekili grubu başkanı Katharina Dröge de Sol Parti’nin milletvekili grubuna Koçak’ı ihraç etmeleri için çağrıda bulunmuştu.
Dröge, Sol Parti’ye “Bay Koçak’ın Sol Parti milletvekili grubunun bir parçası olmaması” yönünde tavsiyede bulunacağını söyledi.
Aynı zamanda Dröge, Koçak’a yönelik eleştirileri, partisinin Sol Parti’nin kendi saflarındaki “antisemitizmle mücadele” konusunda yeterince çaba göstermediğine dair suçlamalarıyla ilişkilendirdi.
Remmo’nun da katıldığı Neukölln seçim partisine İsrail karşıtı aktivist İbrahim İbrahim de katıldı.
Fotoğraflarda Koçak, Alman devletinin “terör örgütü” olarak sınıflandırdığı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) mensubu olduğu öne sürülen İbrahim ile görülüyor.
Dröge, Koçak’ın “terörizmi yücelten, İsrail Devleti’nin varlığını sorgulayan ve “antisemitik olaylarla” tanınan kişilere yakınlığı nedeniyle” defalarca dikkat çektiğini söyledi.
Ondan önce, Yeşiller’den birkaç önde gelen siyasetçi, Sol Parti’nin “antisemitik” görüşlere sahip parti üyelerini ihraç etmesini talep etmişti.
Bu talepte bulunanlar arasında Yeşiller’in Avrupa işlerinden sorumlu politikacısı Sergey Lagodinsky ve Federal Meclis Başkan Yardımcısı Omid Nouripour da yer alıyordu.
Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir (Yeşiller) ise Sol Parti “antisemitizmden” kesin bir şekilde uzaklaşmadığı sürece kendi partisini bu parti ile koalisyon kurmaması konusunda uyardı.
Bu mesele, iki eyalette eyalet hükümetlerinin kurulmasını zorlaştıracak gibi görünüyor: Hem Mecklenburg-Batı Pomeranya’da hem de Berlin’de yapılan eyalet seçimlerinin ardından Yeşiller, SPD ve Sol Parti arasında görüşmeler sürüyor.
Mecklenburg-Batı Pomeranya’da hedef SPD liderliğindeki, Berlin’de ise hedef Sol liderliğindeki bir koalisyon.
Sol Parti, tabanındaki Filistin yanlısı aktivistlerin “antisemitizme ya da İsrail’e karşı nefrete” kaydığı yönündeki suçlamaları reddetti.
Sol Parti’nin baş adayı Elif Eralp, “Şiddet ve terörizmi kutlamak kesinlikle kabul edilemez. Yahudilerin –tıpkı Müslümanlar, queer bireyler ve şehrimizdeki herkes gibi– kendilerini güvende hissedebilmelerini sağlamak için elimden gelen her şeyi yapacağım,” dedi.
Avrupa
Kallas, Kızıldeniz görevi için daha fazla savaş gemisi istedi

Kaja Kallas, AB’nin Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını korumaya yönelik deniz misyonunun genişletilmesini istedi.
Gemilerinin sayısını 10’un üzerine çıkarmak zorunda kalacağını belirten AB dış politika şefi, pazartesi günü yaptığı açıklamada, şu anda bölgede o kadar çok gemi bulunmadığını da ekledi.
AB’nin Aspides misyonu, deniz taşımacılığını Yemen direnişinin misillemelerinden korumak amacıyla 2024 yılında başlatılmıştı.
Diplomatlar, şu anda altı savaş gemisinin görev yaptığını belirtiyorlar.
Kallas, Birleşmiş Milletler’de düzenlenen dünya liderlerinin yıllık toplantısının kenarında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Aspides uygulamaya konulduğunda, en az 10 gemiye ihtiyaç olduğu belirtilmişti. Bence şu anda durum daha da ciddi,” dedi.
Ensarullah (Husiler) milisleri son haftalarda Kızıldeniz kıyılarında hızlı ilerlemeler kaydetti.
Bu durum, ABD-İran savaşı nedeniyle trafiğin zaten azaldığı Hürmüz Boğazı’nı da içeren bölgedeki güzergâhları daha da karmaşık hale getirdi.
Aspides misyonunun kilit ülkelerinden biri olan İtalya, geçen perşembe günü kendi gemileri için bölgede bir deniz misyonu hazırladığını duyurdu ve AB’nin yeni krize yanıt vermesini bekleyemeyeceğini belirtti.
Kallas, Husi saldırılarının Avrupa’nın çıkarlarını etkilediğini ve küresel ekonomiye yansıdığını belirtti:
“AB’nin Aspides operasyonu, bölgedeki güvenliğe ve küresel deniz taşımacılığına hayati bir katkı sağlıyor; fakat operasyona, bölgedeki artan tehdit düzeyiyle başa çıkabilmek için daha fazla deniz ve hava gücü gerekiyor.”
Kallas, 19 Eylül’de AB’nin 27 üye ülkesine bir mektup göndererek katkılarınızı artırmalarını istedi.
Mektupta, konunun yaklaşan savunma ve dışişleri bakanları toplantılarında ele alınacağını belirtti ve şunları söyledi:
“Şu anda da gelişmeye devam eden bu durum, tedarik zincirlerimize yansımalarıyla Avrupa’nın çıkarlarını şimdiden etkiliyor ve zaten artan yakıt fiyatlarından darbe almış ekonomilerimizi destekleme kabiliyetimizi de olumsuz etkileyebilir. Şu an için Husiler yalnızca Suudi Arabistan’la bağlantılı hedefleri vuracaklarını belirtse de, Boğaz’dan geçen gemilere yönelik eylemleri konusunda belirsizlik var. Her halükarda, artık deniz taşımacılığına zarar verme potansiyeli açısından daha avantajlı bir konumdalar.”
Avrupa
AfD lideri Weidel: Sol Parti zenginleri vuracak

Almanya için Alternatif (AfD) lideri Alice Weidel, Die Linke’nin (Sol Parti) “zenginleri vuracağını, kapitalistleri mülksüzleştireceğini” öne sürdü.
Berlin ve Mecklenburg-Batı Pomeranya’da seçimlerin yapıldığı pazar günü ZDF televizyonunda canlı yayına katılan AfD lideri, Berlin seçimleriyle ilgili konuştu.
Weidel, Sol Parti’nin Berlin’de “CDU’nun ‘güvenlik duvarı’ politikası yüzünden en güçlü unsur haline geldiğini” savundu.
Daha sonra Weidel, Sol Parti’nin “mülksüzleştirmeyi, zenginleri vurmayı, kira tavanları yoluyla kapitalistlere baskı uygulamayı, başka bir deyişle planlı sosyalizmin unsurlarını uygulamayı” istediğini ileri sürdü.
ZDF sunucusu Shakuntala Banerjee şaşkın göründü ve bu iddianın yeniden “doğrulanması” gerektiğini açıklayarak, “‘Zenginleri vurmak istiyor’ mu?” diye sordu.
Aslında Weidel, 2020’de Sol Parti’nin düzenlediği bir etkinlikte Berlinli üye Sandra L.’nin sözlerine işaret ediyor gibi görünüyor. O dönemde, sözlerinin yer aldığı bir video internette yayıldı.
Olay, Kassel’de düzenlenen bir parti strateji konferansında yaşandı. Tartışma aslında enerji politikası üzerindeyken Sol Partili şöyle dedi: “Enerji dönüşümü, devrimden sonra da gereklidir. Ve zenginlerin yüzde birini vursak bile, yine de evlerimizi ısıtmak isteyeceğiz.”
O sırada orada bulunan Sol Parti’nin o dönemki eşbaşkanı Bernd Riexinger, zorla çalıştırma konusunda bir şaka yaparak, “Sadece şunu eklemek istedim: Onları vurmayız; onları yararlı işler yapmaya zorlarız,” cevabını vermişti.
Daha sonra Sandra L., dpa’ya yaptığı açıklamada sözlerini geri çekmiş ve “Bu, siyasi görüşlerimle tamamen çelişiyor; insanlara yönelik şiddetten tiksiniyorum,” demişti.
Riexinger de daha sonra bu yorumu “hemen ve kesin bir şekilde reddetmediği” için pişmanlığını dile getirmişti.
Sol Parti’nin hiçbir seçim bildirgesinde zenginlerin veya süper zenginlerin “idam edilmesi” çağrısı yer almıyor. Parti, hukukun üstünlüğüne ve “özgür demokratik temel düzene” bağlı olduğunu söylüyor.
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya1 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Asya2 hafta önceİran ile Çin arasında milyarlarca dolarlık gizli ticaret ağı
Avrupa1 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Asya2 hafta önceYatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Rusya1 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi











