Bizi Takip Edin

Avrupa

Letonya’da Rusya ve Belarus vatandaşları kamu kurumlarından topluca çıkarılıyor

Yayınlanma

Letonya’da yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında, kamu kurumları ve kritik altyapı tesislerinde çalışan Rusya ile Belarus vatandaşlarının işine son verilmeye başlandı. Enerjiden sağlığa, ulaştırmadan medyaya kadar geniş bir alanı kapsayan düzenleme, Devlet Güvenlik Servisinin özel izni olmaksızın bu kişilerin “stratejik varlıklara” erişimini tamamen engelliyor.

Letonya’da devlet kurumlarında ve kritik altyapı tesislerinde görev yapan Rusya ile Belarus vatandaşları, kitlesel işten çıkarma süreciyle karşı karşıya kaldı.

Volna/Latviya ve Delfi yayın organlarının aktardığı bilgilere göre, söz konusu kararların temelini “Ulusal Güvenlik Yasası”nın yeni nüshası oluşturuyor.

Düzenleme, bu çalışanların Devlet Güvenlik Servisinden (VDD) özel izin almadan “stratejik varlıklara” erişimini yasaklıyor. Yasanın kapsama alanı enerji, su ve doğalgaz tedariki, havalimanları, limanlar, demiryolları, hastaneler ve medya gibi hayati sektörleri içeriyor.

Kamu medyasında Rus pasaportlu gazeteciler işten çıkarıldı

Süreçteki ilk ayrılıklar aralık ayında Letonya Kamu Medyasında (LSM) yaşandı. Rus pasaportu taşıyan birkaç gazetecinin görevine son verilirken LSM Yönetim Kurulu Başkanı Baiba Zuzena, kurumun kritik altyapı statüsünde olduğunu vurguladı.

Zuzena, üçüncü ülke vatandaşlarının kurumun bilişim sistemlerine erişim sağlayamayacağını belirterek Letonya vatandaşı olmayan (daimi ikamet sahibi ancak vatandaşlığı bulunmayan) kişilerin durumunu da gündeme getirdi.

Zuzena, “Bu insanlar neden hala hangi ülkenin vatandaşı olmak istediklerine dair bir seçim yapmadı?” ifadesini kullandı.

Sağlık sektöründe kitlesel personel tasfiyesi yaşanıyor

İşten çıkarmaların en yoğun hissedildiği alan sağlık sektörü oldu. Ocak ayı sonunda Daugavpils Hastanesi 49 çalışanın iş sözleşmesini feshederken 7 personel için de VDD’ye inceleme talebi gönderdi.

İşten çıkarılanlar arasında 29 orta ve alt kademe sağlık personeli ile 20 teknik hizmet çalışanı bulunuyor; bu kişilerin 11’inin emeklilik çağında olduğu kaydedildi.

Hastane personelinin yaklaşık yüzde 3’üne tekabül eden bu tasfiyeler, Çocuk Klinik Hastanesi ve Doğu Hastanesinde de benzer şekilde uygulandı.

Stratejik şirketler Rus ve Belaruslu çalışanlarla yollarını ayırıyor

Delfi’nin verilerine göre Letonya Demiryolları (VAS Latvijas dzelzceļš) 13 Rusya ve Belarus vatandaşıyla ilişiğini keserken 5 çalışanı incelemeye aldı.

Riga su operatörü Rīgas ūdens 5, doğalgaz bor hattı operatörü Conexus Baltic Grid 4, iletişim operatörü Tet ve Sadales tīkls şirketi ise 2’şer çalışanını işten çıkardı.

Rīgas siltums kurumunun da birkaç kişiyi işten çıkardığı ve diğer çalışanlar için devlet güvenliğiyle temas halinde olduğu bildirildi.

Muhalif doktorun çalışma başvurusu reddedildi

Rusya’daki siyasi baskılar nedeniyle ülkeden kaçan Rus doktor Aleksandr Polupan’ın durumu, uygulamanın sertliğini ortaya koyan örneklerden biri olarak kayda geçti.

Letonca dil sınavını C1 seviyesinde geçen ve mesleki yeterliliğini kanıtlayan Polupan’ın iş başvurusu reddedildi. Riga’da bir kişinin hayatını kurtarmış olmasına rağmen Polupan’ın VDD’ye yaptığı bireysel başvuru sonuçsuz kaldı; istihbarat servisi bir istisna tanınması için neden bulamadığını bildirdi.

Yasadaki istisnaların uygulamada henüz karşılık bulmadığı ve gelecekte de işleyip işlemeyeceğinin belirsiz olduğu ifade ediliyor.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English