Bizi Takip Edin

Asya

Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli

Yayınlanma

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ülkesinin savunma kapasitesini güçlendirme sözü verirken, Malezya’nın doğusundaki Sabah eyaletine yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta bulunan ve ABD tarafından desteklenen Filipinler’e ait bir askeri üs konusunda endişelerini dile getirdi.

Enver İbrahim, Filipinler’in stratejik tesisleri modernize ettiği ve 3 kilometre uzunluğunda bir pist inşa ettiği Palawan’ın güneyindeki Balabac Adası’nı özellikle işaret etti. Ada, ABD kuvvetlerinin belirlenen noktalara erişmesine izin veren ve Washington’ın altyapı yatırımlarını finanse edebilmesini sağlayan Geliştirilmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) kapsamındaki dokuz Filipin üssünden biri.

Enver, salı günü başkent Putrajaya’da düzenlenen bir bütçe etkinliğinde, “Sabah üzerindeki hak iddialarından doğrudan etkilenen komşu bir ülke olarak, Filipinler ile ikili ilişkilerimiz çok iyi olmaya devam etse de bu gerilimden bir ölçüde endişe duyuyoruz” dedi.

Enver, Malezya’nın Balabac’ta geliştirilen askeri tesislerin ve hava üssünün ölçeğine ulaşamayacağını ancak ABD ile Çin arasındaki rekabetin şekillendirdiği giderek karmaşıklaşan güvenlik ortamı nedeniyle ülkenin temel savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Bunun yüz milyonlarca, hatta milyarlarca ringgitlik ek harcamayı gerektirebileceğini belirtti.

“En azından temel savunma kapasitemizi güçlendirmeliyiz” diyen Malezya Başbakanı, Balabac’ın konumunun Kuala Lumpur açısından özellikle hassas olduğuna dikkat çekti.

Enver’e göre Balabac, Malezya’nın Banggi Adası’ndan yaklaşık 20 dakikalık mesafede bulunuyor. Bölgenin hassasiyetinin temelinde ise Sabah üzerindeki uzun süredir devam eden anlaşmazlık yatıyor. Filipinler, 1963’te federasyonun kurulmasıyla Malezya’ya katılan Sabah üzerinde hak iddiasını sürdürüyor. Kuala Lumpur ise bu iddiayı kesin biçimde reddediyor.

İki taraf Sabah nedeniyle hiçbir zaman geniş çaplı bir savaşa girmemiş olsa da anlaşmazlık zaman zaman ilişkilerde gerilime neden oldu. 2013 yılında, kendisini Sulu Sultanlığı’nın varisi ilan eden bir kişinin silahlı destekçileri tarihî hak iddiasını ileri sürmek amacıyla Sabah’ın doğusunu işgal etmiş, bunun sonucunda bir aydan uzun süren bir karşı karşıya geliş ve çatışmalar yaşanmıştı. Ancak Manila yönetimi çatışmalara katılmamıştı.

Filipinler ordusu, Balabac’ı hava kuvvetleri için ileri harekât üssüne dönüştürmeyi planlıyor. Ordu, tesisin ülkenin hava savunma kapasitesinin menzilini önemli ölçüde genişleteceğini belirtiyor. Manila ayrıca, Filipin gemilerinin Çin gemileriyle sık sık karşı karşıya geldiği Güney Çin Denizi’ndeki çıkarlarını güçlendirmek amacıyla adadaki projeleri hızlandırdı.

Mayıs ayında düzenlenen ve Balikatan adı verilen askerî tatbikatlar sırasında ABD, Filipinler ve Avustralya kuvvetleri adadaki havaalanını ele geçirme ve elde tutma tatbikatı yaptı. ABD Kara Kuvvetleri ayrıca adaya HIMARS roketatar sistemleri konuşlandırdı ve açık denizdeki temsili deniz hedeflerine karşı gerçek mühimmatlı atışlar gerçekleştirdi.

Washington ve Manila, EDCA kapsamındaki yatırımların ortak eğitimleri, tatbikatları ve askerî birlikte çalışabilirliği desteklediğini belirtiyor. ABD, 2023 yılında bu amaçla 100 milyon doların üzerinde kaynak ayırmayı planladığını açıklamıştı.

Filipinler Batı’nın Hint-Pasifik çıkarları için bir geçit mi oluyor?

Asya

Çin, tartışmalı Scarborough Sığlığı yakınlarında çevresel izleme istasyonu kuracak

Yayınlanma

Pekin’in Güney Çin Denizi’ndeki gerilim noktası olan Scarborough Sığlığı etrafında yürüttüğü ekolojik girişimler, Manila ve Washington’ı endişelendiriyor.

Çin, Filipinler ile Güney Çin Denizi’ndeki gerilimlerin sürekli odak noktalarından biri olan tartışmalı Scarborough Sığlığı’nı da kapsayan bir bölgeyi izleyecek deniz çevresi gözlem istasyonunun inşasını onayladı.

Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Güney Çin Denizi Oşinoloji Enstitüsü (SCSIO) tarafından önerilen Zhongsha Adaları Deniz Ekolojisi ve Çevresi Saha Gözlem ve Araştırma İstasyonu, 31 Temmuz’da onay aldı. SCSIO bunu salı günü duyurdu.

SCSIO’nun açıklamasına göre onay, Çin Bilimler Akademisi’nin “Güney Çin Denizi’ndeki ulusal stratejiyi desteklemek için bilim ve teknolojiden yararlanma” konusundaki kararlılığını yansıtıyor.

Açıklamada, planlanan istasyonun Zhongsha Adaları’ndaki deniz izleme faaliyetlerinde “kilit bir boşluğu dolduracağı”, enstitünün Paracel ve Spratly adalarındaki —Çince adlarıyla Xisha ve Nansha adalarındaki— mevcut istasyonlarını tamamlayacağı ve Çin’in tüm Güney Çin Denizi’ni kapsayan ekolojik gözlem ağını tamamlayacağı belirtildi.

Çin’in Zhongsha Adaları olarak adlandırdığı bölge, Güney Çin Denizi’nin orta kesimindeki bir grup resif ve atollden oluşuyor. Uluslararası alanda kısmen Macclesfield Bank olarak bilinen bölgeyle bağlantılı olan bu alan, Pekin ile Manila arasında ihtilaf konusu olan Scarborough Sığlığı’nı da kapsıyor.

Pekin bu ayın başında, Çin’de Huangyan Adası olarak adlandırılan Scarborough Sığlığı çevresinde biyolojik çeşitlilik ve ekolojik korumaya ilişkin idari bir düzenleme yayımladı. Pekin geçen yıl tartışmalı atolü ulusal doğa rezervi” ilan etmişti.

Zhongsha Adaları, kendine özgü jeolojik oluşumlara, çeşitli mercan resifi ekosistemlerine ve akıntılar ile şiddetli fırtınaların etkilediği dinamik oşinografik koşullara sahip.

Enstitüye göre yeni istasyon, “deniz tabanlı çift çekirdek ve kara tabanlı lojistik” esasına dayanan üç boyutlu ve çok katmanlı bir deniz gözlem ağı kuracak; okyanus koşulları, ekoloji, jeoloji ve balıkçılık kaynaklarına ilişkin veri sağlayacak.

SCSIO, “ulusal öncelikleri hayata geçirmek, ulusal görevleri tamamlamak ve Güney Çin Denizi’nin sürdürülebilir kalkınmasını desteklemek” amacıyla Zhongsha Adaları’nda bilimsel araştırma ve ekolojik izleme faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi.

Pekin, Güney Çin Denizi’ndeki ada ve kayalık oluşumların büyük bölümünde egemenlik iddiasında bulunuyor. Çin’in bazı iddiaları Filipinler, Vietnam, Malezya ve Brunei’nin iddialarıyla çakışıyor.

Çin, Filipinler’de Bajo de Masinloc veya Panatag Shoal olarak bilinen Scarborough Sığlığı’nın kontrolünü 2012 yılında ele geçirdi.

Çin, 2024 yılında sığlık çevresindeki karasuları için kendi esas hatlarını ilan etti ve o tarihten bu yana donanma ve sahil güvenlik devriyelerini yoğunlaştırdı.

Son aylarda Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki ekolojik koruma girişimleri, Filipinler ve müttefiki ABD ile giderek büyüyen bir sürtüşme kaynağı haline geldi.

Çin, geçen yıl Scarborough Sığlığı’nda ilan ettiği “ulusal doğa rezervinin” yönetimine ilişkin düzenlemeyi 1 Ağustos’ta yayımladı. Kurallar yasa dışı balıkçılığı ve kaçak avcılığı yasaklıyor, çevreye zarar veren eylemlere karşı yaptırım uygulanmasına izin veriyor ve düzenli devriyeler öngörüyor.

Washington, 8 Ağustos’ta Çin’in doğa rezervi oluşturmasını reddetti ve Pekin’i Filipinli balıkçıların “geleneksel balıkçılık sahalarına erişimini engellemekle” suçladı.

Geçen hafta ABD’nin Filipinler Büyükelçiliği, Palawan Adası’nda yerel balıkçılardan Güney Çin Denizi’ndeki “şüpheli yasa dışı balıkçılık ve olağandışı gemi faaliyetleri” hakkında ihbar toplamak ve bunları Filipin makamlarına iletmek amacıyla bir toplum ihbar merkezi faaliyete geçirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı salı günü gelişmeleri “yakından izleyeceğini” açıkladı.

Bakanlık Sözcüsü Lin Jian, “ABD ile Filipinler arasındaki normal işbirliğine karşı değiliz ancak bu işbirliği herhangi bir üçüncü tarafı hedef almamalı veya üçüncü tarafın çıkarlarına zarar vermemelidir” dedi.

Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli

Okumaya Devam Et

Asya

Çin Devlet Başkanı Xi, eski Başbakan Zhu Rongji’nin cenaze törenine öncülük etti

Yayınlanma

Partinin üst düzey isimleri Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen törene katıldı ve Zhu Rongji’nin ailesine başsağlığı diledi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, salı günü naaşı yakılan eski Başbakan Zhu Rongji’ye son saygı duruşunda parti elitine öncülük ederken, ülke genelinde bayraklar yarıya indirildi.

Geçen çarşamba Pekin’de bir hastalık sonucu 97 yaşında hayatını kaybeden Zhu, 1998-2003 yılları arasında başbakanlık yapmış ve ülkenin ekonomik reformlarının baş mimarı olarak görülmüştü.

Zhu, Çin’in piyasa temelli bir ekonomiye geçişinde kilit rol oynadı ve ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım sürecini yönetti. Bu süreç, Çin’in benzeri görülmemiş büyümesinin ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmesinin önünü açtı.

Xinhua’nın haberine göre, üst düzey yetkililer ve ulusal kahramanların defnedildiği Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze töreninde Xi ve Başbakan Li Qiang’ın yanı sıra Komünist Parti Politbüro Daimi Komitesi’nin diğer beş üyesi ile Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng de Zhu’ya son saygılarını sundu.

Devlet haber ajansı, Zhu Rongji’nin naaşının çiçekler ve servi dallarıyla çevrili olduğunu ve Komünist Parti bayrağıyla örtüldüğünü, yas tutanların ise ağırbaşlı bir veda töreninde bir araya geldiğini bildirdi.

Xinhua’ya göre grup, saat 09.30 sıralarında sessizce ayakta durdu ve Zhu’nun naaşı önünde üç kez eğildi. Ardından ailesinin üyeleriyle tokalaşarak başsağlığı dileklerini iletti.

Eski Devlet Başkanı Hu Jintao da törene bir çelenk gönderdi.

Tören, Kasım 2023’te Babaoshan’da naaşı yakılan eski Başbakan Li Keqiang’ın cenazesinde de uygulanan yerleşik protokoller doğrultusunda gerçekleştirildi.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’ye göre, salı günü Pekin’de Tiananmen Meydanı ile diğer önemli hükümet ve devlet kurumlarında bayraklar yarıya indirildi. Bunlar arasında Çin’in en üst düzey liderliğinin merkezinin bulunduğu Zhongnanhai’ın ana kapısı Xinhuamen, Büyük Halk Salonu ve Dışişleri Bakanlığı da yer aldı.

Zhu’nun anısına Tiananmen Meydanı’ndaki bayrağın yarıya indirilmesi, salı sabahı Çin’in popüler mikroblog platformu Weibo’da en çok konuşulan konu oldu.

Ulusal bayraklar ayrıca eyalet düzeyindeki parti komiteleri ve hükümetlerin merkezlerinde, Hong Kong ve Makao’da, sınır kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında, ayrıca Çin’in yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerinde de yarıya indirildi.

Hong Kong’da Pekin’in Sheung Wan’daki irtibat bürosunun yanı sıra Admiralty’deki merkezi hükümet ofisleri, Central’daki Government House, kentin havalimanı ve tüm sınır kontrol noktaları dahil olmak üzere önemli yerel hükümet tesisleri ve altyapı noktalarında ulusal ve bölgesel bayraklar yarıya indirildi.

Dönemin Devlet Başkanı Jiang Zemin yönetiminde görev yapan Zhu, Çin’in “ekonomi çarı” olarak anılıyordu. Ekonominin yeniden yapılandırılmasındaki belirleyici rolü ve ülkenin 2001’de DTÖ’ye katılmasını sağlayan sürece öncülük etmesi nedeniyle Çin’in en önemli ekonomik reformcularından biri olarak hatırlanıyor.

Resmi ölüm ilanında Zhu, “mükemmel bir parti üyesi, uzun yıllar boyunca sınanmış ve sadık bir komünist savaşçı, seçkin bir proleter devrimci, devlet adamı ve parti ile devletin lideri” olarak övüldü.

Xinhua tarafından salı günü yayımlanan resmi biyografide de Zhu’nun “siyasi kavrayışı ve sağlam siyasi muhakemesi” öne çıkarıldı; dürüstlüğü, disiplini ve yolsuzluğa karşı sert tutumu övüldü.

Biyografide, “Gerçeğe ve ilkelere bağlı kaldı, güçlü bir siyasi kavrayış ve siyasi muhakeme sergiledi, temel öneme sahip meselelerde tavrını açık biçimde ortaya koydu, Komünist Parti’ye sadık kaldı ve parti adına sorumluluk üstlendi,” ifadelerine yer verildi.

Biyografide, Zhu Rongji’nin Çin ekonomisini yeniden yapılandırmadaki rolünün yanı sıra ülkeyi 1997-98 Asya mali krizinden çıkarma sürecindeki katkıları da vurgulandı. Bu kapsamda, Hong Kong’un 1997’de Çin egemenliğine dönmesinden sonra Hong Kong dolarını ABD dolarına sabitleyen kur sistemini savunmasına verdiği “kararlı destek” özellikle öne çıkarıldı.

Resmi biyografiye göre, krizin 1998’de Hong Kong’un para birimi ve finans piyasaları üzerinde baskı oluşturduğu dönemde Zhu’nun desteği, Hong Kong’un güvenini pekiştirmesine ve uluslararası finans merkezi konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı oldu.

Zhu’nun mirasının önemli unsurlarından biri de Çin’in kamu iktisadi teşebbüslerinde gerçekleştirdiği kapsamlı yeniden yapılanmaydı. Zhu, verimsiz ve ağır borç yükü altındaki şirketlerin yeniden yapılandırılması için bastırdı; bunun sonucunda çok sayıda “zombi şirket” kapatıldı ya da iflas etti ve milyonlarca işçi işten çıkarıldı.

Bu reformlar ekonominin yeniden canlanmasına yardımcı olurken, daha verimli özel şirketler ve yabancı sermayeli firmalar için de daha geniş bir faaliyet alanı yarattı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pakistan Yüksek Mahkemesi, İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi

Yayınlanma

Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdi.

Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pakistan Yüksek Mahkemesi’nin salı günü eski Başbakan İmran Han’ın cezaevinden hastaneye sevk edilmesine karar verdiğini açıkladı. Karar, İmran Han’ın sağlık durumuna ilişkin endişelerini dile getiren partisi ve ailesinin uzun süredir devam eden talebini karşılamış oldu.

Kriketçiyken siyasete atılan 73 yaşındaki Han, 2022’de görevden uzaklaştırılmasının ardından siyasi saiklerle açıldığını söylediği bir dizi davada mahkûm edilerek Ağustos 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor.

Oğulları geçen yıl İmran Han’ın kötüleşen sağlık durumuyla ilgili defalarca endişelerini dile getirirken, avukatları da cezaevinde bulunduğu süre içinde sağ gözündeki görme yetisini önemli ölçüde kaybettiğini söylemişti.

PTI Sözcüsü Zülfikar Buhari, “Bu son derece memnuniyet verici bir karar. Keşke daha önce alınsaydı da gözü ve genel sağlık durumu bu kadar kötüleşmeseydi,” dedi.

Buhari, “Tüm doktorlar tatmin olana kadar hastanede kalmalı,” diye ekledi.

Han’ın sözcüsü Naeem Haider Panjutha, X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkemenin Han’ın 48 saat içinde Shifa International Hospital’a nakledilmesine ve 16 Eylül’e kadar burada kalmasına karar verdiğini bildirdi.

Han, güvensizlik oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana, devlet hediyeleri ve hukuka aykırı evlilik de dahil olmak üzere çok sayıda davayla karşı karşıya kaldı. Bazı mahkûmiyet kararları askıya alınırken veya bozulurken, bazılarına ilişkin temyiz süreçleri devam ediyor. Han, hakkındaki suçlamaları reddediyor.

Aralarında sınırın diğer tarafındaki Hindistan’dan isimlerin de bulunduğu dünyanın dört bir yanından kriketin önde gelen isimleri, şubat ayında Han’ın cezaevi koşullarına ilişkin “derin endişelerini” dile getirerek kendisine daha iyi muamele edilmesini talep etmişti.

PTI, 2018’de iktidara geldi ve kilit eyaletlerde geniş bir destek tabanını koruyor. Ancak parti, 2024 seçimleri öncesinde seçim sembolünden mahrum bırakılmış, bu nedenle adayları bağımsız olarak seçime girmek zorunda kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English