Bizi Takip Edin

Avrupa

Meloni ile AB liderleri arasında Ukrayna çatlağı

Yayınlanma

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları nedeniyle Fransa, Almanya ve İngiltere liderlerinin katıldığı bir dizi kritik toplantıda yer almadığı bildirildi. La Repubblica gazetesinin haberine göre Roma yönetiminin Ukrayna’nın hızlı AB üyeliğine mesafeli yaklaşması ve asker gönderilmesine karşı çıkması, Avrupa genelindeki koordinasyon süreçlerinde gerilime yol açıyor.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları nedeniyle Fransa, Almanya ve İngiltere liderleriyle gerçekleştirilen bir dizi toplantıya katılmadığı bildirildi.

La Repubblica gazetesinin haberine göre Meloni, Avrupa Birliği’nin genişlemesi, Balkanlar’daki durum ve Ukrayna konusunun ele alındığı Tivat’taki AB-Balkanlar zirvesine gitmedi.

Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İspanya Hükümet Başkanı Pedro Sanchez, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın katıldığı bu toplantıda yer almayan tek büyük AB lideri oldu.

Roma yönetimi, Başbakan Meloni’nin zirveye katılmamasını resmi olarak, Reggio Calabria’da düzenlenen ve jandarma teşkilatının kuruluş yıldönümüne ayrılan resmi törenin uzamasıyla gerekçelendirdi.

Gazetenin aktardığı bilgilere göre Meloni’nin zirvenin sonuna yetişmesi planlanıyordu ancak başbakanlık ofisi sürenin yetersiz olduğunu bildirdi.

La Repubblica, bu durumu Roma ile diğer Avrupa başkentleri arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginliğe dayandırdı.

Habere göre İtalya, Rusya ile olası müzakereler öncesinde Fransa, Almanya ve İngiltere’nin Ukrayna ile yürüttüğü koordinasyon sürecine dahil edilmedi. İtalya ayrıca, Macron, Merz ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Londra’da yapacağı görüşmeye de katılmayacak.

Meloni’nin yakın çevresi ise İtalya’nın izole edildiği yönündeki iddiaları reddederek, Paris, Berlin ve Londra arasındaki görüşmeleri “olağan E3 formatı” olarak nitelendirdi.

Bununla birlikte Roma yönetimi, Ukrayna’ya asker gönderilmesini desteklemiyor, Kiev’in AB’ye hızlı bir şekilde üye olmasına sıcak bakmıyor ve ABD olmadan Rusya ile bir anlaşmaya varılmasının imkansız olduğunu değerlendiriyor.

Gelişmelerin ardından Meloni ve Macron’un 25 Haziran’da Cannes’da bir araya gelmesi planlanıyor. İtalya’nın 14 Temmuz’da Paris’te yapılacak “gönüllüler koalisyonu” toplantısına katılımı ise henüz kesinleşmedi.

La Repubblica hafta içinde yayımladığı bir başka haberde de İtalya’nın, Ukrayna’nın AB’ye hızlandırılmış katılım sürecini frenlemeye başladığını yazmıştı.

Hükümet ortağı sağcı Lig partisinin lideri ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Ukrayna’nın üyeliğine karşı çıkarak bunu AB için ekonomik ve sosyal bir yük olarak nitelendirmişti.

Eski Başbakan Giuseppe Conte liderliğindeki Beş Yıldız Hareketi de benzer bir tutum sergilemişti.

İtalya Savunma Bakanı Guido Crozetto, Ukrayna’nın üyeliğinin “son derece karmaşık” olduğunu ve AB ülkelerinde bir tarım krizine yol açabileceğini belirtmişti.

Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise Roma’nın Kiev’in Avrupa entegrasyonunu desteklediğini ancak önceliğin Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılımı olması gerektiğini kaydetmişti.Ukrayna 2022 yılında adaylık statüsü almış ve hızlandırılmış üyelik talep etmişti. Avrupa Komisyonu ise bu süreçte “kestirme yolların” bulunmadığını vurgulamıştı.

İtalya, ocak ayında Kiev’e yönelik güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna’ya kendi askerlerini gönderme ihtimalini dışarıda bırakmıştı.

Roma’dan yapılan açıklamada, güvenlik garantilerinin Ukrayna’nın egemenliğini ve bağımsızlığını sağlamayı amaçlayan daha geniş bir anlaşma paketinin parçası olması gerektiği ifade edilmişti.

Hükümetin “gönüllüler koalisyonu” toplantısında ele aldığı önlemler arasında ateşkesin izlenmesi ve Ukrayna silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi yer alıyor.

Avrupa

AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

Yayınlanma

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.

İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.

Kallas şöyle konuştu:

“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”

Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.

Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Letonya’da 12 bin NATO askerinin katıldığı Namejs tatbikatı başladı

Yayınlanma

Letonya’da 12 bin askerin katıldığı kapsamlı devlet savunma tatbikatı Namejs başladı. NATO müttefiklerinin yer aldığı ve 8 Ekim’e kadar sürecek manevralarda “Ukrayna’daki savaştan çıkarılan dersler” ile insansız hava araçlarına karşı savunma faaliyetleri ön plana çıkıyor.

Letonya’da 2 Eylül itibarıyla başlayan “Namejs” adlı kapsamlı devlet savunma tatbikatı 8 Ekim’e kadar devam edecek.

Delfi portalının haberine göre manevralarda Letonya’nın yanı sıra Kanada, ABD, Estonya ve Litvanya dahil olmak üzere diğer NATO üyesi ülkelerden toplam 12 bin asker görev alıyor.

Tatbikat, NATO’nun Çok Uluslu Kuzey Tümeni Karargahı ile müşterek olarak icra ediliyor. Manevraların planlama aşamasında güncel silahlı çatışmalardan ve Ukrayna’daki muharebelerden elde edilen tecrübeler ile dersler dikkate alındı.

Bu kapsamda özellikle insansız hava aracı sistemlerinin kullanımı ile insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesine ağırlık verilecek.

Letonya’nın sınır bölgelerini de kapsayan doğu kesiminde yoğun insansız hava aracı uçuşları planlanırken, askeri unsurlar bu araçların tespiti, teşhisi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine eğitim icra edecek.

Manevralarda Devlet Savunma Hizmeti personeli ve yedek askerler de dahil olmak üzere tüm birliklerden unsurlar görev alıyor. Askeri personel tatbikat boyunca sivil kurumlar, devlet güvenlik organları, yerel yönetimler ve işletmelerle koordinasyon ve işbirliği süreçlerini de uygulayacak.

Letonya Devlet Güvenlik Hizmeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Ventspils kentinde yaklaşık 600 kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terörle mücadele tatbikatı olan “Vindau 2026″yı düzenlemişti.

Söz konusu tatbikatta, senaryo gereği limana ve bir yolcu feribotuna saldıran silahlı teröristlere müdahale edilmişti.

Letonya’nın Omega ve Sigma birimleri ile Finlandiya Ulusal Ordusu’nun özel harekat taburunun yer aldığı tatbikata Estonya, Letonya, Kanada, Ukrayna ve Polonya’dan temsilciler katılmıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Deutsche Bank CEO’sundan “popülizm” uyarısı

Yayınlanma

Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing, AfD’nin kazanmaya çok yakın olduğu Saksonya-Anhalt seçimleri öncesinde “popülizm” uyarısında bulundu.

Sewing, Frankfurt’ta Handelsblatt’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansta, Almanya için Alternatif’in (AfD) adını anmadan, “Popülist partiler basit çözümleri varmış gibi davranıyorlar. Gerçekte ise, başarılarımızın temelini oluşturan değerlerle çelişen kavramları yayıyorlar: açıklık, çeşitlilik, güçlü bir Avrupa, güvenilir kurumlar ve uluslararası işbirliği,” dedi.

Almanya’nın en büyük kredi kuruluşunun CEO’su, “aşırıcı” partilerin politika belirleme sürecinde söz sahibi olması halinde ortaya çıkacak olumsuz iktisadi sonuçlar konusunda daha önce de uyarıda bulunan şirket liderleri arasında yer alıyor.

Anketlerde önde giden AfD, ortak para birimi olarak avrodan vazgeçilmesini ve göçün sıkı bir şekilde engellenmesini savunuyor.

Sewing’in yorumları, Infineon Technologies CEO’su Jochen Hanebeck’in birkaç gün önce LinkedIn’de yayınladığı bir gönderide “sahte tartışmalar, sembolik siyaset ve popülizm” konusunda uyarıda bulunmasının ardından geldi.

Bundesbank Başkanı Joachim Nagel de Le Monde’a verdiği röportajda, avronun ortadan kaldırılması çağrısının “sorumsuzca ve son derece tehlikeli” olduğunu söyledi.

Nagel, “Almanya, tıpkı Fransa ve para birliği genelinde olduğu gibi, tek para birimi sayesinde muazzam bir refah elde etti,” dedi.

Kamu yayıncısı ARD tarafından yaptırılan en son Infratest Dimap anketine göre, 6 Eylül’deki seçimler öncesinde AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde %42 civarında oy alıyor.

Bu, Temmuz ayındaki ankete kıyasla bir puanlık artışa karşılık gelirken, iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) desteği ise 2 puan düşüşle %22’ye geriledi.

Sol Parti (Die Linke), SPD ve Yeşiller, sırasıyla %11, %8 ve %6 oranlarıyla eyalet parlamentosuna girmek için yeterli oy oranına sahip olacak.

Büyük çaplı sınır dışı etmeleri savunan AfD’nin ezici bir zaferi, ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi düzeniyle bir kopuşu işaret edecek.

Bu durum, halkın desteğini kazanmak için zorluklar yaşayan Şansölye Friedrich Merz’in Berlin’deki federal hükümetine özellikle ağır bir darbe vuracak.

Sewing Çarşamba günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:

“Böyle bir gidişatın nereye varacağını açıkça ortaya koymalıyız. İzolasyonizm, milliyetçilik ve güvensizliğin körüklenmesi sorunlarımızın hiçbirini çözmeyecek. Aksine, tüm bunlar Almanya’yı bir iş merkezi olarak zayıflatır, yatırımları ve vasıflı işçileri caydırır ve büyümeyi tehlikeye atar.”

Birkaç partinin Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosuna girmek için gerekli %5 barajını aşamaması nedeniyle, AfD %50’nin altında bir oy oranıyla bile sandalye çoğunluğunu elde edebilir.

Eğer bu hedefe az da olsa ulaşamazsa, AfD ile işbirliği yapmayı reddeden diğer partilerin oylarına da güvenmeye çalışabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English