Bizi Takip Edin

Avrupa

Rheinmetall, dünyanın en büyük ikinci silah şirketi olma peşinde

Yayınlanma

Alman silah tekeli Rheinmetall, savunma sanayisinin birçok yeni alanına sistematik olarak genişliyor ve dünyanın en büyük üç savunma şirketinden biri olmayı planlıyor.

Geleneksel olarak tank, topçu ve mühimmat üreten şirket, artık drone ve uydu üretim pazarlarına da giriyor.

German Foreign Policy’de yer alan analize göre Rheinmetall böylece, gelecekteki savaşların savaş alanları için sadece silah ve mühimmat üretmekle kalmayıp, savaş alanlarının üzerinde uçan insansız hava araçları ve savaşı ve çevresini keşfeden uydular da üreten bir şirket haline geliyor.

Rheinmetall’in 2020 yılında silah satışları sadece 3,7 milyar avro iken, sivil otomotiv bölümünün elden çıkarılmasının ardından 2030 yılına kadar toplam satışların 50 milyar avroya çıkması bekleniyor.

Mevcut rakamlara göre, bu durum şirketi, 2024 yılında 55,5 milyar avro savunma satışı gerçekleştiren ABD’li dev Lockheed Martin’in ardından, küresel savunma şirketleri arasında ikinci sıraya yerleştirecek. Avrupa’da ise Rheinmetal

Avrupa’nın en büyük mühimmat üreticisi

Rheinmetall, mühimmat üretiminin satışlarının en büyük payını oluşturmasını ve 2030 yılına kadar 14 ila 16 milyar avroya ulaşmasını bekliyor.

Düsseldorf merkezli silah üreticisi, kısmen 2023 yazında tamamlanan İspanyol rakibi Expal’ın satın alınması sayesinde, halihazırda Avrupa’nın en büyük mühimmat üreticisi.

Rheinmetall, 2022 yılında yaklaşık 60.000 adet 120 mm tank mühimmatı üretirken, 2027 için şimdiden 240.000 adet üretim planlanıyor. 155 mm kalibreli topçu mühimmatı için ise grup, 2022’de 70.000 mermi olan üretimi 2027’de 1,1 milyon mermiye, 2030’da ise 1,5 milyon mermiye çıkarmayı hedefliyor.

Hava savunması için orta kalibreli mühimmat üretimi, 2022’ye kıyasla 2030’a kadar dört katına çıkarılacak ve 4 milyon mermiye ulaşacak. CEO Armin Papperger’in ağustos sonunda yeni fabrikanın açılışında yaptığı açıklamayagöre bunu başarmak için Rheinmetall, Unterlüß’teki fabrikasını Avrupa’nın, hatta dünyanın en büyük mühimmat fabrikası haline getirmek için genişletiyor.

Şirketin önemli bir müşterisi, 2023 yılında sadece tank mühimmatı tedariki için çerçeve anlaşmasını yaklaşık 4 milyar avroya çıkaran Alman Silahlı Kuvvetleri. Rheinmetall, Litvanya, Letonya, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde bir dizi yeni mühimmat ve barut fabrikası inşa ediyor.

Alman hükümetine “Rheinmetall’i kayırıyorsunuz” eleştirisi

Tank üretiminde çeşitlenme

Rheinmetall, 2030 yılında 13 ila 15 milyar avro arasında bir rakamla, savaş aracı işinde ikinci en yüksek kısmi satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.

Grup, Rheinmetall’in öncelikle yivsiz top ürettiği Leopard savaş tankı ve GTK Boxer tekerlekli zırhlı araç dahil olmak üzere, uzun süredir kullanımda olan çok sayıda tankın yapımında yer alıyor.

Rheinmetall, gelecekte özellikle Lynx piyade savaş aracı ve Panther ana muharebe tankına odaklanıyor. KF41 Lynx 2018 yılında tanıtılmıştı; Macaristan ve İtalya şu ana kadar bu araç için kesin sipariş verdi. CEO Papperger, en azından ABD silahlı kuvvetlerinin devam eden seçim sürecinde galip gelirse, 6.000’den fazla Lynx piyade savaş aracı satmayı umuyor.

Rheinmetall ayrıca, Leopard’ın olası halefi olarak lanse edilen KF51 Panther ana muharebe tankına da odaklanıyor. Bu tank, hiçbir ilerleme kaydetmeyen Alman-Fransız MGCS (Ana Kara Muharebe Sistemi) muharebe tankı projesine rakip.

Rheinmetall, KF51 Panther için şimdiden kesin satın alma taahhütleri aldı: biri Macaristan’dan, diğeri ise İtalya’dan. Burada Rheinmetall, Leonardo ile ortaklık yapıyor.

İtalya’da Rheinmetall, İtalyan savunma grubu Leonardo ile bir ortak girişimde tedarikçi olarak faaliyet gösteriyor.

SPOCK uyduları: Dijitalleşme atağı

Rheinmetall, uydu işini de içeren dijitalleşme iş segmentinde 8 ila 10 milyar avroluk ek satış bekliyor. Düsseldorf merkezli tank üreticisi, bu pazara tamamen sıfırdan giriyor.

Bunun arka planında, Rheinmetall tarafından geleneksel olarak üretilen silah sistemlerinin savaş alanında dijital olarak ağa bağlanması yatıyor. Buna keşif uyduları ile ağ bağlantısı da dahil.

Rheinmetall, bunları üretmek için, SAR (Synthetic Aperture Radar) teknolojisine sahip uyduların üretiminde uluslararası lider olarak kabul edilen Fin startup Iceye ile bir ortak girişim kurdu.

SAR uyduları kullanıldığında, mikrodalgalar yayılıyor ve yankıları ölçülerek, gece veya kötü hava koşullarında bile yerdeki olayların yüksek çözünürlüklü görüntüleri oluşturuluyor.

Rheinmetall, Neuss tesisinde üretim yapacak olan ortak girişimde yüzde 60 hisseye sahipken, Iceye yüzde 40 hisseye sahip. İlk plan, Litvanya’daki Alman Silahlı Kuvvetleri’nin “Panzer Tugayı 45” birimi için yaklaşık 1,76 milyar avroya uydu üretmek.

Keşif sistemi SPOCK (sürekli operasyonel izleme için uzay sistemi) olarak adlandırılacak. Rakip firmalar, sözleşmenin ihale süreci olmaksızın verilmiş olmasından memnun değildi ki bu, Rheinmetall için açık bir avantajdı.

Alman Rheinmetall, savaş dronu geliştirmek için ABD’li yazılım şirketi ile güç birliğine gidiyor

Kamikaze insansız hava araçları

Rheinmetall, 2030 yılına kadar hava savunma segmentinde 3 ila 4 milyar avroluk ek satış hedefliyor. Bu da şirket için nispeten yeni bir alan.

Temmuz ayında Rheinmetall, ABD’li savunma devi Lockheed Martin ile işbirliği yaparak, Kuzey Ren-Vestfalya’nın Weeze kentinde, ABD’nin F-35 savaş uçağı için gövde parçaları üreten bir fabrika açtı. Bu, havacılık endüstrisine atılan ilk adım oldu.

Grup ayrıca, drone üretiminde uzmanlık kazanmak için çeşitli dış şirketlerle de çalışıyor. Örneğin, 2011 yılında kurulan ve drone üretiminde uzmanlaşmış İsrailli şirket UVision ile işbirliği yapıyor ve bu şirketle birlikte öncelikle Hero kamikaze drone’ları üretiyor.

Kısa bir süre önce, bu ortak girişim, bir NATO ülkesine milyonlarca avro tutarında Hero drone’ları tedarik etmek için bir sipariş aldı.

Düsseldorf merkezli grup, 2024 yılında ABD’li startup Anduril ile drone savunması için bir işbirliği anlaşması imzaladı ve bu yıl bunu drone üretimini de kapsayacak şekilde genişletti. Anduril, dünyanın en büyük askeri startup’ı olarak kabul ediliyor.

Rheinmetall ayrıca, İsviçre’de kurulmuş ve şu anda ABD’de bulunan drone uzmanı Auterion ile de çalışıyor. Haberlere göre Rheinmetall şu anda Baltık ülkelerinde bir drone fabrikası kurmayı planlıyor.

Denizcilik alanında da yeni hedefler

Yeni denizcilik bölümünün de 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar avro ciro yapması bekleniyor.

Bu bölüm, Bremen’deki Lürssen tersanesinin denizcilik bölümü olan Naval Vessels Lürssen’in (NVL) satın alınmasıyla oluşturulacak ve satın alma işleminin 2026’nın başlarında tamamlanması bekleniyor.

Rheinmetall, bunun tank yapımıyla belirli bir sinerji yaratmasını, ama her şeyden önce son derece maliyetli savaş gemisi yapımı pazarına girmesini umuyor. CEO Papperger, “Gelecekte, karada, denizde, havada ve uzayda önemli bir oyuncu olacağız. Rheinmetall böylece etki alanları arası bir sistem merkezine dönüşüyor,” dedi.

NVL öncelik olarak korvetler inşa edegeldi; şirket şu anda Hamburg’da (Blohm + Voss, Norderwerft), Wolgast’ta (Peene-Werft) ve Wilhelmshaven’da (Neue Jadewerft) dört tersaneye sahip. 

Haberlere göre, yakında NVL tarafından değil, Rheinmetall’in denizcilik bölümü tarafından üretilecek olan korvetler, Rheinmetall’in şu anda ABD’li Lockheed Martin şirketi ile işbirliği içinde geliştirmekte olduğu yeni silahlarla donatılabilir.

Rheinmetall, “Mevcut çatışma durumu, askeri uygulama yeteneklerinin denizcilik sektöründe de giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor,” diyor.

Rheinmetall, gemi inşaatına da el atıyor

Transatlantik yönelim Rheinmetall için kritik

Rheinmetall, Alman savunma sanayisinde açık bir transatlantik yönelime sahip şirketlerden biri. Hissedarları arasında ABD’den tanınmış finans şirketleri bulunuyor fakat bunların hiçbiri hisselerin yüzde onluk eşiğine yaklaşmıyor.

Rheinmetall’in mevcut bilgilerine göre, en büyük tek yatırımcı %7,0 hisseye sahip BlackRock. Bunu Bank of America (%4,64), Morgan Stanley (%4,37), Goldman Sachs (%4,06) ve İsviçre’den UBS Group (%3,83) izliyor.

Fakat daha da önemlisi, Rheinmetall’in dünyanın en büyük silah alıcısı olan ABD silahlı kuvvetlerinden yoğun bir şekilde sipariş almaya çalışması ve Lockheed Martin dahil olmak üzere ABD şirketleriyle oldukça yakın işbirliği içinde olması.

Öte yandan Rheinmetall, “ITAR’sız” olarak etiketlenen silah sistemleri de üretiyor. Bu sistemler, ABD bileşenleri kullanılmadan üretilen ve bu nedenle ABD Uluslararası Silah Ticareti Yönetmeliklerine tabi olmayan sistemler.

Iceye tarafından üretilen SAR uyduları –gelecekte Rheinmetall ile de işbirliği içinde– “ITAR’sız” ve dolayısıyla ABD’nin etkisinden bağımsız.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English