Bizi Takip Edin

Rusya

Riyad görüşmeleri: Yeni tahıl anlaşması gündemde

Yayınlanma

Rusya, tahıl anlaşmasının yenilenmesinden yana olduğunu belirtti. Karadeniz’de güvenli seyrüsefer konusu, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da ABD heyetiyle yapılan görüşmelerde ele alındı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, görüşmelerin sona ermesinin ertesi günü, 25 Mart öğleden sonra, Pervıy Kanal‘a yaptığı açıklamada, “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in de belirttiği gibi, Karadeniz girişiminin (Ukrayna’dan tahıl ihracatını sağlayan 2022-2023 tahıl anlaşmasının resmi adı) bir şekilde, herkes için daha kabul edilebilir bir biçimde yenilenmesinden yanayız,” dedi.

Lavrov, bu konunun daha önce 18 Mart’ta Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında da görüşüldüğünü belirtti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Riyad’daki görüşmelerin sonuçlarının “başkentlere rapor edildiğini” ve “şu anda analiz edildiğini” kaydetti.

Suudi Arabistan’da 23-24 Mart tarihlerinde sırasıyla ABD-Ukrayna, ABD-Rusya ve tekrar ABD-Ukrayna görüşmeleri yapıldı.

25 Mart akşamına doğru önce Beyaz Saray, ardından Kremlin, Suudi Arabistan’daki toplantıların sonuçlarına ilişkin açıklamalar yayınladı.

Kremlin’in açıklamasına göre, Moskova ve Washington, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini sağlama ve güç kullanmama konusunda anlaştı.

Açıklamada ayrıca, ABD’nin “Rusya’nın tarım ürünleri ve gübre ihracatının dünya pazarına yeniden erişimini kolaylaştıracağı, deniz taşımacılığı sigorta maliyetlerini düşüreceği ve bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesi için limanlara ve ödeme sistemlerine erişimi genişleteceği” belirtildi.

Ancak bu anlaşmalar, 2022-2023 tahıl anlaşmasının Rusya ile ilgili kısmının yerine getirilmesinden sonra yürürlüğe girecek.

Bu kısım, Rosselhozbank (Rusya Ziraat Bankası) ve Rus üreticilere yönelik yaptırımların kaldırılmasını, gıda taşıyan Rus gemilerine limanlarda hizmet verilmesine ilişkin yasakların kaldırılmasını ve Rusya’ya tarım makineleri ile tarımsal üretim için gerekli diğer malların satışına izin verilmesini içeriyor.

Karadeniz girişiminin yeni bir versiyonu için Temmuz 2022’den Temmuz 2023’e kadar geçerli olan önceki anlaşmalar şeklinde bir temel halihazırda mevcut.

Kremlin: Karadeniz anlaşması belirli şartlar yerine getirildikten sonra başlayabilir

Amerikalıların şu anki ‘ev ödevi’ Avrupalıları bu yönde adım atmaya ikna etmek’

Ülkenin önde gelen düşünce kuruluşlarından Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi Araştırma Direktörü Andrey Kortunov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, o dönemde Rus tahıl ve gübrelerinin dünya pazarlarına erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan anlaşmanın Rusya ile ilgili kısmının yerine getirilmediğini anımsattı.

Kortunov, “Ancak tüm bu ürünler ABD’ye değil, Avrupa’ya veya Avrupa limanları üzerinden tedarik ediliyordu. Bu limanlar şimdi AB yaptırımları nedeniyle Rus gemilerine kapalı. Bu nedenle, Amerikalıların şu anki ‘ev ödevi’ Avrupalıları bu yönde adım atmaya ikna etmek,” değerlendirmesinde bulundu.

Moskova Uluslararası İlişkiler Üniversitesi (MGIMO) Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nden araştırmacı Artyom Sokolov da ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırım tedbirlerinde yapacağı herhangi bir değişikliğin AB tarafından destekleyici kararlar gerektireceği ve bu nedenle Amerikalıların Avrupalılar üzerindeki etkisinin kaçınılmaz olacağı konusunda hemfikir.

Bunun yanı sıra Valday Tartışma Kulübü Program Direktörü İvan Timofeyev, bu alandaki işlemler için yasal imkanların uzun zamandır mevcut olduğu görüşünde.

ABD yönetiminin yumuşak hukuk yöntemlerinden daha fazlasına başvurması pek mümkün değil’

Timofeyev’e göre, söz konusu olan ABD Hazine Bakanlığı’nın gıda ve ilaç işlemlerine izin veren 6D sayılı genel lisansı.

Timofeyev, ABD yönetiminin, piyasa aktörlerine aşırı uyumu azaltmaları yönünde açıklamalar yaparak “yumuşak hukuk” yöntemlerinden daha fazlasına başvurmasının pek mümkün olmadığını belirtti.

Bununla birlikte Kortunov, enerji santralleri ve genel olarak altyapıya yönelik saldırıların durdurulması konusunun, daha az gündeme gelmesine ve Kiev’in bu tür saldırıları durdurma sorumluluğunu üstlenmemesine rağmen, müzakere gündeminden “çıkamayacağını” düşünüyor.

Uzman, “Zira Ukrayna bu konuda anlaşmaya yanaşmazsa, Karadeniz girişimi ve diğer tüm konularda da anlaşmaya yanaşmaz olarak kabul edilecektir,” diye ekledi.

Kortunov ayrıca, anlaşmanın uygulanmasını izleme mekanizmaları hakkındaki tartışmaların devam ettiğini de kaydetti.

Kortunov, Karadeniz anlaşmasının “öncü” olabileceğini ve altyapıya yönelik saldırıların durdurulması ile izleme konularının bu anlaşmaya bağlanacağını dile getirdi.

Rusya Parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Çijov, Rossiya-24‘e yaptığı açıklamada, NBC ve diğer medya kuruluşlarının kaynaklarının 25 Mart’ta beklediği ABD ve Rusya heyetlerinin ortak açıklamasının Ukrayna’nın tutumu nedeniyle yapılamadığını söyledi.

Çijov’a göre, Kiev’in oluşturduğu engel “oldukça semptomatik” idi. Fakat Çijov, ABD ve Rusya arasında Riyad’da somut görüşmeler yapılmasını olumlu olarak değerlendirdi.

Rus ve Amerikan heyetlerinin 24 Mart’ta Riyad’daki görüşmeleri aralıklarla 12 saatten fazla sürdü.

Rus heyetine FSB Direktörü Danışmanı Sergey Beseda ve senatör ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigoriy Karasin başkanlık etti.

Amerikan tarafında ise görüşmeleri Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Kıdemli Direktörü Andrew Peek ve Dışişleri Bakanlığı Planlama Direktörü Michael Anton yürüttü.

Kortunov, Riyad’daki ABD-Rusya görüşmelerinin ardından Ukrayna nedeniyle ortak bir açıklama yapılmamasını, Amerikalıların, ABD-Rusya anlaşmaları da dahil olmak üzere her türlü anlaşmanın en azından sembolik olarak Ukrayna tarafından onaylanması konusunda ısrar eden Kiev’i “rahatsız etmek” istememesine bağlıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, şimdilik “üst düzey bir görüşme planı olmadığını, ancak gerektiğinde bu tür görüşmelerin oldukça hızlı ve etkin bir şekilde ortaya çıktığını” belirtti.

Peskov, “Temasların devam edeceği yönünde bir anlayış var. Ancak henüz net bir durum yok ve bu durum üzerinde mutabık kalınacak,” diye ekledi.

Diğer yandan Rusya’nın önde gelen diplomasi yayınlarından Vzglyad‘a konuşan uzmanlar, gerçek bir ateşkese ulaşılmasındaki temel sorunun Ukrayna ordusu ve Ukrayna makamlarının eylemlerinin kontrol edilmesi olacağını düşünüyor.

Batı medyası, ABD ve Rusya’nın Karadeniz mutabakatına nasıl tepki verdi?

‘Ukrayna’yı çöküşten kurtaran tek şey, hane halkı tüketicilerinin sayısındaki keskin düşüş’

Zelenskiy yönetiminin ana denetleyicisi olarak ABD öne çıkabilir, ancak Washington’un bile bu konuda yeterli nüfuz kaldıracı bulunmuyor. Bu durum, Ukrayna makamlarının enerji açığının en azından kısmen giderilmesiyle ilgilenmesi gerektiği gerçeğine rağmen geçerliliğini koruyor.

Osnovaniye Bilimsel Araştırmaları Destekleme ve Sivil Girişimleri Geliştirme Vakfı Başkanı Aleksey Anpilogov, Vzglyad‘a yaptığı açıklamada “Ukrayna enerjisinin mevcut durumu içler acısı olarak tanımlanabilir. Son bir yılda ülke net elektrik ithalatçısı haline geldi. Ülkeyi çöküşten kurtaran tek şey, hane halkı tüketicilerinin sayısındaki keskin düşüş,” dedi.

Anpilogov, “Şu anda Ukrayna’da termik üretim segmenti neredeyse tamamen yok edilmiş durumda. Harkov enerji merkezi devre dışı bırakıldı. Tripilska ve Pridniprovska Termik Santralleri ciddi hasar gördü. Ayrıca, ülkenin batısındaki santrallerin çalışması önemli ölçüde zorlaştı,” diye ekledi.

Anpilogov, “Bununla birlikte, Ukrayna’nın enerji sistemine yönelik saldırılarımız şimdiye kadar insani boyutunu korudu. Örneğin, hidroelektrik santrallerinin (HES) barajlarına vurmadık, sadece makine dairelerini devre dışı bırakmaya odaklandık. Yani, barış görüşmelerinin başlaması durumunda düşmana altyapıyı hızla yeniden inşa etme imkanı bıraktık,” vurgusunu yaptı.

Uzman, “Ayrıca, Ukrayna enerjisinin nükleer sektörü de dokunulmadan kaldı. Aslında, ülke şu anda kalan HES’ler ve nükleer santraller sayesinde ayakta duruyor. Bu yaklaşım, Ukrayna vatandaşlarının evlerinde elektriğin kesilmemesini garanti etti,” diye belirtti.

Varılan anlaşmalara uyulup uyulmadığını nasıl kontrol edebiliriz?’

Anpilogov, “Enerji alanında ateşkese gelince, öncelikle şu soruya cevap vermemiz gerekiyor: Varılan anlaşmalara uyulup uyulmadığını nasıl kontrol edebiliriz? Teorik olarak, kararlaştırılan rejimin ihlallerini tespit etme işini her iki taraf da yapabilir: Rusya ve Ukrayna. Bunu yapmak oldukça basit, üstelik saldırılara ait tüm fotoğraf ve video materyalleri hızla internete sızıyor,” değerlendirmesinde bulundu.

Anpilogov, “Yani, ihlal edenin sorumluluğunu kanıtlama gerekliliğini haklı çıkarmak zor olmayacaktır. Ancak kim ‘hakem’ rolünü üstlenebilir? Teoride, ABD bu role talip olabilir. Bu görevi yerine getirip getiremeyecekleri yakın zamanda anlaşılacak,” yorumunu yaptı

Bunun yanı sıra uzman, “Zelenskiy, Krasnodar Krayı’ndaki petrol deposuna yapılan saldırıyla ateşkesle ilgilenmediğini zaten gösterdi. Siyasi nedenlerle bundan vazgeçemez, bu yüzden karar yürürlüğe girmeden önce saldırmaya karar verdi. ABD bu durumda bazı cezai tedbirler uygulamayı deneyebilir. Örneğin, askeri sevkiyatları sınırlayabilir veya yakın zamanda olduğu gibi Kiev’e istihbarat verilerinin aktarılmasını reddedebilir,” dedi.

Anpilogov, “Ancak bu, Zelenskiy yönetimi üzerindeki neredeyse tek baskı aracı. Eğer ABD bunu kullanırsa, Beyaz Saray’ın Ukrayna üzerinde etki kurma yöntemi kalmayacak. Yüksek ihtimalle Amerikalılar, Zelenskiy yönetimini sıkı kontrol altına almak için Kiev’i sürekli tehditlerle kontrol altında tutmaya çalışacaklar,” görüşünü paylaştı.

Moskova, Ukrayna’yı tamamen elektriksiz bırakma hedefi gütmedi’

Öte yandan iktisatçı İvan Lizan, genel olarak Rusya’nın son aylarda Ukrayna’nın enerji sistemine yönelik büyük çaplı saldırılara başvurmadığını hatırlattı.

Lizan, “Yani Moskova, Ukrayna’yı tamamen elektriksiz bırakma hedefi gütmedi. Ancak ülkedeki durum karmaşık. Bu nedenle hükümet, Avrupa Birliği’nden ek kapasite satın almak zorunda kaldı. Özel askeri harekat başlamadan önce Ukrayna yaklaşık 55 GW elektrik üretebiliyordu. Şu an itibarıyla bu gösterge 19 GW’a düştü. Üstelik 5-6 GW’lık kısım yalnızca AB tarafından sağlanan akışlardan oluşuyor. Dolayısıyla, ülkenin bu alandaki kendi kendine yeterlilik seviyesi neredeyse üç kat azaldı,” diye belirtti.

Lizan, “Ayrıca Ukrayna manevra kapasitesini neredeyse tamamen kaybetti, rüzgar ve güneş enerjisi üretim göstergeleri ciddi şekilde düştü. Bu bağlamda hükümet, sanayi elektrik tüketimini sınırlamaya başladı. Prensip olarak Rusya, ulaşmak istediği tüm hedefleri vurdu,” dedi.

Lizan, “Elbette Kiev misilleme saldırıları yapmaya çalıştı. Zelenskiy yönetimi, bizim petrol rafinerisi altyapımıza kısmi zararlar vermeyi başardı, fakat birçok veri gizli tutulduğu için verilen zararı şu anda tam olarak değerlendirmek mümkün değil. Dolaylı göstergelere göre hasarın nispeten küçük olduğu söylenebilir,” diye açıkladı.

Eğer Rusya’nın bu sektörde ciddi sorunları başlasaydı, Moskova’nın Belarus’tan ek benzin hacimleri talep etmek zorunda kalacağını kaydeden Lizan, “Ancak böyle bir durum yaşanmadı. Ukrayna’nın, kararlaştırılan ateşkesi ihlal ederek tesislerimize saldırmaya devam etmeye çalışması muhtemel,” diye ekledi.

Zelenskiy yönetimini dizginlemeyi başarırlarsa iyi’

Lizan, “Fakat bizim için bu durum daha çok diplomatik öneme sahip. ABD önlem almaya çalışmadan Zelenskiy yönetiminin eylemlerine tepki vermek anlamsız. Fakat biz niyetimizin ciddiyetini gösterdik: Hedefi düşmanın üretim tesisleri olan kendi İHA’larımızı durdurduk,” dedi.

Lizan sözlerini şöyle tamamladı: “Şimdi sıra ABD’de. Eğer askeri sevkiyatları durdurma tehdidiyle Zelenskiy yönetimini dizginlemeyi başarırlarsa iyi. Aksi takdirde Washington, çözümle ilgilenmeyenin Moskova değil, Kiev olduğundan kesin olarak emin olacaktır.”

Rusya

Rusya’dan akaryakıt fiyatlarını dengeleyecek vergi adımı

Yayınlanma

Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma, hükümetin yakıt piyasasında fiyat istikrarını sağlamak amacıyla hazırladığı Vergi Kanunu değişikliklerini ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti. Düzenleme, yakıt sönümleme mekanizması ile akaryakıt satış süreçlerinde köklü değişiklikler ve yeni ihracat sınırlandırması koşulları öngörüyor.

Rusya Devlet Duması, hükümet tarafından yakıt piyasasındaki fiyatları dengelemek amacıyla sunulan Vergi Kanunu değişiklik teklifini ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti.

Kabul edilen kanun metni, parlamentonun veri tabanında yayımlandı.

Yeni yasa, yakıt sönümleyici (demfer) mekanizmasında ve akaryakıt satış usullerinde değişiklikler öngörüyor. Bu doğrultuda, asgari borsa satış standardı hesaplanırken, hükümet tarafından belirlenecek durumlarda borsa dışında satılan yakıt miktarları da hesaba katılacak.

Ayrıca düzenleme, Temmuz 2026 ile Temmuz 2027 döneminde orta distilatlar için sönümleyici ödemesi yapılabilmesine imkan tanıyor.

Değişikliklerle birlikte, ithal motorin için de ithal benzine benzer bir sönümleyici ödeme mekanizması getiriliyor. Bu kapsamda, Belarus’tan yapılacak motorin teslimatlarında tazminat katsayısının 0,9 seviyesine çıkarılması planlanıyor.

Üçüncü ülkelerden ithal edilen motorine yönelik sönümleyici hesaplamasında ise ihracat alternatifi, Rus limanlarına teslimat maliyeti de dahil edilerek Hindistan piyasasındaki fiyatlar üzerinden belirlenecek.

Sönümleyici ödemeleri, yalnızca bir önceki ayda hem motorin hem de uçak yakıtı ihracatına yönelik kısıtlamaların eş zamanlı olarak uygulandığı vergi dönemlerinde yapılacak.

Yakıt piyasasını dengelemeye yönelik bu adımların yanı sıra kabul edilen pakette, uluslararası şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin düzenlemeler de yer alıyor.

Yasa, uluslararası şirketlerin çalışan motivasyon programı yöneticilerinin, bu program katılımcılarına hisse senedi alımı ve devriyle ilgili gelir ve giderlerini kurumlar vergisi matrahından muaf tutuyor.

Yasanın açıklama metninde, yapılan değişikliklerin sık sık ek hisse senedi ihracı yapılması ihtiyacını ortadan kaldıracağı, çalışan motivasyon programlarının esnekliğini artıracağı ve ihraççı kurumlar üzerindeki idari yükü hafifleteceği belirtiliyor.

Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, ülkenin yakıt arzı ve fiyatlarındaki durumun çok yakın zamanda radikal bir şekilde değişmeye başlayacağını ifade etti.

Mevzuattaki değişikliklerin özel tüketim vergilerini kapsadığını vurgulayan Volodin, bu adımların ek yakıt tedarikini ve gerekli rezervlerin oluşturulmasını teşvik etmeyi amaçladığını bildirdi.

Duma Başkanı, “Yakıt hem cephede hem arkada hem hasat döneminde hem de acil servislerde bulunmalıdır” açıklamasında bulundu.

Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise 21 Temmuz’da yaptığı açıklamada, kabinenin yakıt piyasasını dengelemek için aldığı önlemlerin sonuç verdiğini vurgulamıştı.

Novak, özellikle petrol ürünleri ihracatının yasaklanmasına, üretim hacimlerinin artırılmasına, ithalat yoluyla piyasanın doyurulmasına ve işletmelerin bakım-onarım takvimlerinin ertelenmesine dikkat çekmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, kripto parayı sınır ötesi ticarette serbest bıraktı

Yayınlanma

Rusya’da yıllar süren tartışmaların ardından, yaptırımları aşmak amacıyla sınır ötesi ödemelerde kripto para kullanımına izin veren ve iç piyasayı sıkı denetim altına alan yeni yasa kabul edildi. Merkez Bankası gözetiminde oluşturulacak şeffaf altyapı dışında iç ödemeler yasaklanırken, niteliksiz bireysel yatırımcılara yıllık 300 bin ruble limit getirildi. Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov sektörde düzeni sağlamayı hedeflediklerini belirtirken, uzmanlar bu modelin yatırımcıları Batı yaptırımları riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini kaydediyor.

Rusya’da birkaç yıldır süren tartışmaların ardından, kripto para birimlerinin dolaşım kurallarını belirleyen yasa kabul edildi.

Yasanın yaptırımları aşmak için gerekli olduğunu belirten yetkililer, diğer tüm işlemler üzerinde ise devlet kontrolü kurmayı amaçlıyor.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, bu sektörde düzeni sağlama niyetinde olduklarını ifade etti.

Yeni düzenleme uyarınca ihracatçılar ve ithalatçılar sınır ötesi hesaplaşmalarda kripto parayı herhangi bir kısıtlama olmaksızın kullanabilecek.

Ülke içindeki dolaşım ise eylül ayından itibaren yasallaşmakla birlikte çok sıkı kurallara tabi tutulacak.

Yasa doğrultusunda ülke içindeki kripto para ile ödemeler tamamen yasaklanıyor. Kripto varlıkların alım satım işlemleri ise tıpkı hisse senedi piyasasında olduğu gibi yalnızca Merkez Bankası tarafından denetlenen borsalar, brokerler, portföy yönetim şirketleri, kripto saklama kuruluşları ve dijital depolardan oluşan kayıtlı yapı içinde gerçekleştirilebilecek.

Kripto paralarla işlem yapmak isteyenlerin öncelikle bir testten geçmesi gerekecek. Yatırımcıların yüzde 98’ini oluşturan niteliksiz yatırımcılar için tek bir aracı kurum üzerinden yıllık en fazla 300 bin ruble işlem limiti uygulanacak.

Kripto varlıklarla yapılan tüm işlemlerin, depolama ve kayıt süreçlerinin Merkez Bankası tarafından düzenlenen altyapı içinde yürütülmesi zorunlu kılındı.

Kripto para saklama kuruluşları ile dijital depoları yasal zemine kavuşturan düzenleme, piyasa katılımcılarına lisans almaları için 1 Temmuz 2027 tarihine kadar süre tanıyor.

Devlet için şeffaf olan bu yapılar üzerinden kripto para ticareti yapılabilecek ve kripto varlıklarla menkul kıymet veya dijital araç gibi diğer varlıklar satın alınabilecek.

Bankalar, yetkilendirilmemiş diğer alıcılara yapılacak para transferlerini reddetmekle yükümlü olacak. Borsa işlemlerine yalnızca son iki yılda ortalama piyasa değeri 5 trilyon rubleyi aşan ve günlük ortalama işlem hacmi 1 trilyon rublenin üzerinde olan kripto para birimleri kabul edilecek.

Yabancı stabil koinler için de kripto paralarla aynı şartlar geçerli olacak.

Rusya Merkez Bankası Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Çistyuhin, bu kriterleri karşılayan varlıklar arasında Bitcoin, Ether ve USDT stabil koininin yer aldığını açıkladı. Diğer kripto para birimlerinin işlemlere kabulü ise Merkez Bankası Yönetim Kurulunun kararına bağlı olacak.

Rusya vatandaşları, tıpkı ticari işletmeler gibi yurt dışında kripto para işlemleri gerçekleştirebilecek ancak bu işlemler yalnızca yabancı bankalardaki hesaplar üzerinden yürütülebilecek. Rusya’da satın alınan kripto paraların yurt dışına transferi ise yalnızca yetkilendirilmiş aracılar vasıtasıyla yapılabilecek.

Bununla birlikte, kripto dolaşım altyapısına para giriş çıkışları ile varlıkların lisanslı profesyonel katılımcılar yerine doğrudan sahibinin kontrolünde olduğu kişisel soğuk cüzdanlara aktarılması üzerinde sıkı bir denetim kuruluyor.

Soğuk cüzdanlara doğrudan transfer yetkisi yalnızca dış ticaret kuruluşlarına tanınırken, bireysel kullanıcıların öncelikle kripto varlıklarını yabancı bir saklama cüzdanına aktarmaları, ardından kendi soğuk cüzdanlarına çekmeleri gerekecek.

Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Finansal Piyasa Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, bu kararın gerekçesini vatandaşları dolandırıcılardan ve suç teşkil eden faaliyetlerden korumak olarak açıkladı.

Aksakov, anonim cüzdanların kitlesel kullanımının ve kayıt dışı kripto dolaşımının yasal piyasa anlayışıyla çeliştiğini ifade etti.

Söz konusu model, yatırımcılar açısından yaptırım risklerini de beraberinde getiriyor. Rusya’daki kayıtlı aracı kurumlar üzerinden yapılan işlemler Batılı düzenleyici kurumların dikkatini çekebilir.

Birleşik Krallık’ın geçen yıl kripto borsası HTX’e yaptırım uygulamasının ardından birçok kullanıcının hesabı bloke edilmişti.

Rus basınına değerlendirmede bulunan Bitok kurucusu Dmitriy Maçihin, birçok yatırımcının adreslerinin Batılı kurumlar tarafından işaretlenmesinden endişe duyduğunu belirtti.

Maçihin, yalnızca Rusya sınırları içinde ve denetlenen altyapıda çalışma zorunluluğunun, ülke içindeki kripto yatırımlarını neredeyse işlevsiz hale getirdiğini kaydetti.

Uzmana göre bu şartları, sadece hukuki temizlik ile yurt içindeki vergi raporlaması kolaylığına önem veren en muhafazakar uzun vadeli yatırımcılar kabul edecek.

Rusya vatandaşlarının büyük bir kısmı ise kripto işlemlerini yabancı ülkelerin yargı yetki alanlarında sürdürmeye devam edecek. Bu durumda vatandaşların, yurt dışındaki kripto varlıkları hakkında Rusya vergi dairesine bildirimde bulunması gerekecek.

Rusya’daki bireysel yatırımcıların elinde önemli miktarda kripto varlık bulunuyor.

Merkez Bankası verilerine göre, kripto piyasasındaki düşüşün ardından bile Rus vatandaşlarının kripto borsalarındaki tahmini bakiye tutarı 720 milyar ruble seviyesinde seyrediyor.

Mart ayı sonu itibarıyla Rusya vatandaşlarının cüzdanlarında 350 milyar ruble değerinde Bitcoin, 44 milyar ruble değerinde Ether ve 186 milyar ruble değerinde diğer kripto varlıklar yer alıyor.

Rusya Merkez Bankası, merkeziyetsiz platformlardaki Rus yatırımlarının miktarını ise tespit edemediğini bildiriyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus sermayedarlardan Merkez Bankasına faiz uyarısı

Yayınlanma

Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmasının ekonomideki olumsuz faktörlerin birikmesi nedeniyle sonbaharda şirket iflaslarına yol açabileceğini bildirdi. Şohin, pahalı krediler yüzünden yerli firmaların yatırım programlarını kestiğini, ekipman kurulumunu tamamlayan ithal ikameci projelerin siparişsiz kaldığını ve yabancı rakiplerin ucuz finansman avantajıyla piyasada fiyat düşürdüğünü belirtti.

Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Rusya Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmaya devam etmesi durumunda, ekonomide biriken olumsuz etkenlerin etkisiyle işletmelerin sonbaharda bir iflas dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısını yaptı.

Forbes dergisinin aktardığı habere göre Şohin, biriken olumsuz faktörlerin “sonbahar iflasları” riski oluşturduğunu dile getirdi.

RSPP değerlendirmesine göre yüksek faiz ortamında en hassas durumda yer alan kesimi ithal ikameci projeler oluşturuyor.

Birçok şirketin ekipman alımı ve montaj süreçlerini tamamladığını belirten Şohin, bu işletmelerin artık finansman eksikliğiyle değil, ürettikleri nihai ürünlere yönelik sipariş yetersizliğiyle mücadele ettiğini kaydetti.

Şohin, sipariş daralmasının temel nedeni olarak Rus şirketlerinin yüksek kredi maliyetleri yüzünden yatırım programlarını kısmasını gösterdi. Yabancı rakiplerin daha ucuz finansmana ve devlet desteklerine erişebildiğine dikkati çeken RSPP Başkanı, bu durumun yabancı firmalara pazarda fiyat düşürme olanağı sağladığını, Rus üreticilerin dış pazarlara çıkış imkânlarını ise sınırladığını ifade etti.

Şohin, bu koşullar altında en aktif şirketlerin bile satış yapamama ve yatırımlarını geri döndürememe riski taşıdığını aktardı.

Ayrıca istatistiklere yansıyan yatırım harcamalarındaki artışa da değinen Şohin, bu yükselişin ekonomide gerçek bir canlanmaya işaret etmediğini savundu.

Rusya Merkez Bankası ucuz krediyle büyüme tezini reddetti

“Erken gevşeme stagflasyona yol açabilir”

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulunun gösterge faiz oranını görüşeceği bir sonraki toplantı 24 Temmuz’da düzenlenecek. Düzenleyici kurum, haziran ayındaki bir önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme hızını yavaşlatarak politika faizini 0,25 puanlık indirimle yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, kararın ardından yaptığı açıklamada faiz oranını daha da düşürmek için alan olduğunu, ancak bunun zamanlaması ile hızının ekonomik koşulların seyrine bağlı kalacağını duyurdu.

Nabiullina, enflasyonist baskıların sürdüğü bir ortamda para politikasında erken bir gevşemeye gidilmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Merkez Bankası Başkanı, böyle bir adımın ekonomiyi durgunluk, yüksek işsizlik ve hızlı fiyat artışlarının aynı anda yaşandığı stagflasyon sürecine sokma riski taşıdığı konusunda uyarı yaptı.

Devlet Duması ve Kremlin’den faiz mesajı

Faiz kararı öncesinde açıklamada bulunan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, Merkez Bankasının faiz oranını 0,25 puan daha düşürmesini umduğunu kaydetti.

Aksakov, buna karşın düzenleyici kurumun faiz oranını sabit tutma olasılığını da göz ardı etmedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ülkedeki makroekonomik göstergelerin politika faizinde indirime gidilmesi gerektiğine işaret ettiğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English