Rusya
Rusya ekonomisinde resesyon ve bankacılık krizi sinyalleri güçleniyor

Rusya Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Ocak 2026 verilerine dayanan raporunda, ülkede daha önce öngörülen sistemik bankacılık krizinin resmen başladığını duyurdu. Raporda, reel döviz kurundaki aşırı değerlenme ve yüksek faiz oranlarının bileşimiyle ekonominin Temmuz 2026’ya kadar resesyona girmesinin “yüksek olasılık” olduğu vurgulanıyor.
Rusya Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Ocak 2026 itibarıyla elde edilen verilere dayanarak hazırladığı raporunda, Rusya finans sistemine ilişkin kritik bulguları paylaştı.
Raporda, finansal istikrara yönelik risklerin artık birer ihtimal olmaktan çıkıp gerçekleşmiş gerçeklere dönüştüğü vurgulandı.
Uzmanlar, “Sistemimiz tarafından daha önce tahmin edilen sistemik bankacılık krizi, artık bu olaya ilişkin resmi kriterlere göre tescil edilmiş durumdadır (bir süre önce de kötü borçlar krizi kriterlere göre tescil edilmişti)” değerlendirmesinde bulundu.
Raporda yer alan verilere göre, mevcut krizin ölçeği şimdilik “orta seviyeli” olarak tanımlanıyor.
Bankacılık sisteminin toplam varlıklarının ve toplam kredi portföyünün yüzde 10’undan biraz fazlasının sorunlu olduğu kaydedilirken, belirli alanlarda durumun daha vahim olduğu belirtiliyor.
TsMAKP uzmanları, “Bazı alanlarda hasarın derinliği daha fazla olabilir; örneğin KOBİ kredilerinde bu oran ortalama yüzde 19 seviyesindedir” ifadelerini kullandı.
Ekonomik resesyon sinyalleri beş aydır güçleniyor
Finansal krizin yanı sıra reel ekonomi üzerinde de ciddi baskıların arttığı gözlemleniyor. TsMAKP’nin erken uyarı sistemi, Rusya ekonomisinin fiziksel GSYH hacminde negatif büyüme olarak tanımlanan bir resesyona girme ihtimalini güçlü bir şekilde işaret ediyor.
Raporda, “Sistem, son beş aydır ve her ay daha yüksek sesle, ekonomik resesyonun meydana geleceğini öngörüyor” denildi.
Ancak merkez, bu sinyallerin mutlak bir kaçınılmazlık olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Raporda, “Sistemdeki yüksek resesyon olasılığı sinyalinin bu olayın kader olduğunu anlamına gelmediği unutulmamalıdır. İlgili modeller hem teknik hem de yapısal tahmin hatalarına izin vermektedir” uyarısı yapıldı.
Yapısal hataların, modellerin ülkeler arası tarihsel verilere göre kalibre edilmesinden ve mevcut yerel ile zamansal benzersiz koşulları tam olarak dikkate almamasından kaynaklanabileceği ifade edildi.
Rublenin aşırı değerlenmesi ve yüksek faiz kıskacı
Analistler, risklerin tetiklenmesindeki temel faktörlerin değişimine dikkat çekiyor.
Raporda, “Risklerin öncü göstergelerinin davranış analizi yoluyla bu sinyallerin nedenleri incelendiğinde, faiz oranlarının dinamikleri gibi istikrarsızlaştırıcı bir faktörün yerini ruble döviz kurunun dinamikleri faktörünün aldığı görülmektedir” tespiti yapıldı.
Özellikle ulusal paranın reel anlamda aşırı değer kazanması, yerli üreticiler ve ihracatçılar üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturuyor. Raporda bu durum şu sözlerle açıklandı:
“Rublenin reel anlamda yıllık yüzde 25 gibi ekstrem düzeyde güçlenmesi, hala yüksek olan (yavaş yavaş düşse de) faiz oranlarıyla birleşerek yerli iş dünyası için son derece sert parasal koşullar yaratmaktadır.”
Bu tablo karşısında, kurumsal segmentte, özellikle de petrol-gaz ve maden-metalürji şirketlerine verilen kredilerde kredi portföy kalitesinde keskin bir bozulma kaydedildiği aktarıldı.
Mevduat sahiplerinin “kaçış” riski yüksek seyrediyor
Erken uyarı sistemi, bankacılık sistemindeki likidite dengelerini bozabilecek bir diğer risk faktörü olan “mevduat sahibi kaçışı” (bank run) etkisine dair de uyarılarda bulunuyor.
Raporda, “Erken uyarı sistemi ayrıca mevduat sahibi kaçışı etkisinin ortaya çıkmasına dair yüksek riskler kaydetmektedir” denildi.
Şu an için bu durumun kitlesel bir harekete dönüşmemesinin nedeni, krizin “örtülü” doğasına bağlanıyor. Uzmanlar, “Banka krizinin gizli doğası nedeniyle bu etki henüz ortaya çıkmamıştır. Ancak kriz süreçlerinin derinleşmesi durumunda bu riskler yüzeye çıkabilir” değerlendirmesinde bulundu.
TsMAKP, bankacılık krizinin mevcut aşamasında mevduatların büyük kamu bankalarında yoğunlaşmasının, banka iflaslarını ve paniği önleyen bir faktör olduğunu da ekledi.
Sistemik kredi riskleri ve devlet desteğinin rolü
Kredi piyasalarındaki bozulma, 2023 ve 2024 yıllarındaki hızlı borç artışının ve ardından 2024 sonundaki sert faiz artışlarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Raporda, “Borç dışı sektörün borç hacmindeki hızlı artış ve ardından gelen faiz yükselişleri, bankacılık sisteminin genel varlık ve kredi portföy kalitesinin daha da bozulmasını önceden belirlemiştir” denildi.
Sorunlu kredilerin (IV-V kategorisindeki sallar) toplam portföy içindeki payı Haziran 2025’te yüzde 6,9’a ulaşarak bir önceki yıla göre 1 puanlık artış göstermişti.
Fakat yapılandırmalar dahil edildiğinde durum daha ciddi görünüyor. Raporda, “Merkez Bankası verilerine dayanarak, riskli yapılandırmaları ve IV-V kategori kredileri içeren sorunlu kredilerin payı üçüncü çeyrek sonunda yüzde 9,9 olarak tahmin edilmektedir” bilgisi verildi.
Rusya Merkez Bankası’nın KOBİ’lere yönelik destek önlemlerini Aralık 2025’te uzatması ve bankalara borç yapılandırma tavsiyesinde bulunması, bu oranın daha da yükselmesini frenleyen bir unsur olarak görülüyor.
Raporda, “Büyük ihtimalle gelecek ayların istatistikleri bu payın istikrara kavuştuğunu gösterecektir. Rusya Merkez Bankası’nın yapılandırmaları teşvik eden politikası buna katkı sağlayacaktır” denildi.
Resesyonun süresi ve çıkış senaryoları
Ekonomik aktivitedeki yavaşlama, küresel etkiler ve içsel dengesizliklerle birleşerek resesyonun uzun sürebileceği endişesini doğuruyor.
Raporda, “Giriş göstergesinin (SOI) değeri Kasım ayında kritik eşik olan 0,18’in üzerinde kalarak 0,44 seviyesine ulaşmıştır. Böylece sistem, Rusya ekonomisinin Temmuz 2026’ya kadar yüksek olasılıkla resesyona gireceği sinyalini vermeye devam etmiştir” ifadeleri yer aldı.
Resesyondan çıkış göstergeleri de benzer şekilde karamsar bir tablo çiziyor. Çıkış göstergesinin 0,35 olan kritik eşiğin çok altında, 0,05 seviyesinde kaldığı belirtildi.
TsMAKP raporunda, “Gösterge, üst üste üçüncü ay boyunca yaklaşan resesyonun bir yıldan fazla sürebilecek uzun süreli bir karakter taşıyabileceği sinyalini vermektedir” tespiti yapıldı.
ABD ekonomisindeki beklenen yavaşlama ve Rusya’nın cari işlemler dengesindeki düşüş, bu karamsar beklentiyi destekleyen dış faktörler olarak sıralandı.
Döviz piyasasında ruble üzerindeki baskı tersine dönüyor
Döviz piyasası tarafında ise ruble üzerindeki baskı, tarihsel kriz dönemlerinin aksine, paranın değer kazanması yönünde seyrediyor.
Döviz baskı endeksinin (EMP) Aralık başında -0,44 seviyesinde kalarak negatif bölgede olduğu belirtildi.
Raporda, “Bu durum, piyasa baskısının rublenin güçlenmesi yönünde devam ettiğini göstermektedir. Sistemik döviz riski göstergesi ise sıfır seviyesinde kalarak kritik düzeyden maksimum uzaklıktadır” bilgisi paylaşıldı.
Sonuç olarak, TsMAKP’ye göre gelecek bir yıl içinde geleneksel bir döviz krizi (paranın sert değer kaybı) yaşanma olasılığı oldukça düşük değerlendiriliyor.
Rusya
Rusya parlamentosunda sandalye dağılımı netleşti: İktidar partisi rekor kırdı

Rusya Merkezi Seçim Komisyonu, Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarını onaylayarak meclisteki sandalye dağılımını ilan etti. İktidardaki Birleşik Rusya Partisi 349 milletvekili kazanarak 25 yıllık tarihinin en yüksek parlamento temsiline ulaştı. Seçimi ikinci sırada tamamlayan Rusya Federasyonu Komünist Partisi ise 37 sandalyede kaldı.
Rusya Federasyonu Merkezi Seçim Komisyonu, 18-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen parlamento seçimlerinin kesin sonuçlarını onaylayarak Devlet Duması’ndaki nihai sandalye dağılımını açıkladı.
Resmi verilere göre iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 9. Yasama Dönemi’nde 349 milletvekiliyle parlamentoda temsil hakkı kazandı. Bu sonuçla parti, Devlet Duması’ndaki 25 yıllık tarihinin en geniş parlamento grubunu oluşturacak.
Parti Başkanı Dmitriy Medvedev, Birleşik Rusya’nın yeni dönemdeki milletvekili sayısının bir önceki döneme kıyasla 25 kişi arttığını söyledi.
Birleşik Rusya ayrıca yeni yasama döneminde parlamentodaki 35 komisyondan 20’sinin başkanlığını üstlenecek.
Merkezi Seçim Komisyonunun federal liste ve tek sandalyeli seçim bölgelerindeki nihai oy sayımına göre, seçimleri ikinci sırada tamamlayan Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37 sandalye elde etti.
Liberal Demokrat Parti (LDPR) 23, Yeni İnsanlar Partisi 19, yüzde 5’lik seçim barajını az farkla aşan Adil Rusya Partisi ise 17 milletvekili çıkardı. Dört milletvekilliği bağımsız adaylara giderken, Rodina (Vatan) Partisi de parlamentoya tek bir temsilci gönderdi.
Rodina adına parlamentoda yer alacak isim Parti Lideri Aleksey Juravlyov oldu. Juravlyov’un kazandığı bu sandalye, partiye gelecekteki seçimlere imza toplama zorunluluğu olmadan doğrudan katılma hakkı sağlıyor.
Muhalefetteki Yabloko Partisi’nin federal seçim listesi, daha önce Rodina Partisi’nin açtığı dava neticesinde seçim yarışından çıkarılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu başlangıçta Yabloko’nun listesini tescil etmiş, ancak sonrasında partinin adaylığı iptal edilmişti.
Seçimlerin ardından Birleşik Rusya’nın parlamento yönetim kadrosu da şekilleniyor. Dmitriy Kobılkin’in partinin Devlet Duması grup başkanlığına aday gösterildiği bildirildi.
Vedomosti gazetesinin kaynaklarına göre, Devlet Duması Birinci Başkanvekilliği görevi için İrina Yarovaya değerlendiriliyor. Yarovaya’nın bu makamda Aleksandr Jukov’un yerini alabileceği aktarılıyor.
Beş yıl boyunca görev yapacak olan 9. Yasama Dönemi Devlet Duması milletvekilleri karma seçim sistemiyle belirlendi. Toplam 450 sandalyeli parlamentoda 225 milletvekili, yüzde 5’lik barajı geçen partiler arasında federal çaptaki oy oranlarına göre nispi temsil yöntemiyle paylaştırıldı.
Kalan 225 milletvekili ise dar bölge esasına dayalı tek sandalyeli seçim çevrelerinde en yüksek oyu alan adaylar arasından seçildi.
Üç güne yayılan oylama sürecinde Rusya genelinde toplamda 2 bin 200’den fazla seçim kampanyası yürütüldü ve yaklaşık 20 bin 700 sandalye ile kamu görevi için sandık kuruldu.
Parti listeleri üzerinden yarışa Birleşik Rusya, LDPR, Doğrudan Demokrasi Partisi, Yeşiller, Adil Rusya, Rodina, KPRF, Emekliler Partisi, Rusya’nın Komünistleri ve Yeni İnsanlar olmak üzere on siyasi parti katıldı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin, seçim sürecinin tamamlanmasının ardından Rus halkına hitaben bir konuşma yaptı.
Rusya
Rusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri

Orduyla kontrat imzalayan bir piyade adayına ödenen toplam ikramiye 1,6 milyon ruble. Bölgedeki ortalama aylık gelirin yaklaşık 23 bin 400 ruble (kabaca 280 dolar) olduğu hesaba katıldığında, tek bir imzanın bedeli yerel ortalama gelirin tam 68 katına karşılık geliyor.
Bu başlık altında uzaktan, basına veya resmi beyanlara yansıyanlardan anladıklarımı ve orada kendi şahit olduklarımı mukayese etmek istiyorum. 18-20 Eylül tarihlerinde gerçekleşen 9. Duma seçimleri vesilesiyle seçim gözlemcisi sıfatıyla Moskova ve Rostov-na-Donu’nda şahit olduklarım, bu rakamın alelade bir askeri teşvik bordrosu olmadığını gösteriyor. Karşımızdaki tablo, Batı yaptırımları altındaki Rusya Federasyonu’nun hem yeni sınıfsal tabanını hem de bu tabanı ayakta tutan finansal tahkimatı özetliyor.
Duma seçimleri, Merkezi Seçim Komisyonu’nun açıkladığı ve sandıkların yüzde 58,42’sinin sayıldığı geçici tablonun işaret ettiği üzere, herhangi bir sürprize kapı aralamadı: Birleşik Rusya (Yedinaya Rossiya), yüzde 57,88 ile ipi göğüslerken, 225 tek sandalyeli bölgenin 201’inde önde giderek parlamentonun alt kanadında anayasal çoğunluğu (450 sandalyenin üçte ikisinden fazlasını) yeniden cebe koydu. Komünist Parti (KPRF) yüzde 13,81 ile ikinci sıradaki yerini korurken, Jirinovski sonrası LDPR yüzde 8,67, kentli sağın adresi “Yeni İnsanlar” (Noviye Lyudi) yüzde 7,84 ve Adil Rusya yüzde 5,10 ile barajı aştı. Yüzde 57’ye dayanan katılım oranı, 1993, 2016 ve 2021 seçimlerinin belirgin biçimde üzerinde kaldı.
Seçim sürecinde teknik şeffaflık genel hatlarıyla tesis edilmiş görünüyordu; fakat dijital altyapının genişliği ile internet erişimindeki kısıtlamalar arasındaki çelişki hemen göze çarpıyordu. Yalnızca sekiz federal bölgede uygulanan ve blockchain mimarisiyle işletilen Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) platformunda katılımın yüzde 90’ı aşması, devlet aygıtının yurttaşla kurduğu teknolojik bağı tahkim ettiğini belgeliyor. Batı basınının beklediği türden bir “çözülme” ya da kriz manzarası sahada yoktu; tam aksine, savaş koşullarında kurumsallaşmış pürüzsüz ve teknokratik bir konsolidasyon işliyordu.
Sandıktan çıkan bu istikrarı yalnızca idari tedbirlerle ya da propaganda aygıtıyla izah etmek de yanlış olur. Asıl mesele, sandığın altına serilen ve Rusya toplumunun alt katmanlarını dönüştüren iktisadi hareketlilik ile bu hareketliliği finanse eden mekanizmanın niteliği.
Billboard’lar, kuryeler, parlak şehirler
Rusya’da 2022 başında Ukrayna’ya askeri müdahale başladığında, uluslararası finans çevreleri ve liberal iktisatçılar gayrisafi yurtiçi hasılada çift haneli çöküşler, sermaye kaçışıyla felç olan bir bankacılık sistemi ve sokakları saracak bir yokluk öngörmüştü.
Oysa bugün karşılaştığımız manzara, beklenmedik bir nakit patlaması.
Savaş harcamaları, Sovyetler Birliği’den bu yana ilk kez Rusya’nın en yoksul hinterlandına kontrolsüz bir likidite akıttı. Soğuk Savaş yıllarında güvenlik gerekçesiyle taşraya taşınan ve 1991 sonrası talan furyasında atıl kalan devasa savunma tesisleri, bugün 7/24, üç vardiya halinde çalışıyor. Savunma sanayiine son iki yılda dahil olan 500 bini aşkın yeni işçi, yüzde 20 ila 60 arasında ücret artışları gördü. Cephedeki askeri personelin taban maaşının 200 bin rubleye (yaklaşık 2 bin 200 dolar) sabitlenmesi ve buna eklenen astronomik bölgesel primler, Rusya’nın çevre bölgelerinde yaşayan yoksul kitleler için savaşı eşi görülmemiş bir “sosyal asansör” haline getirdi.
Bu da, reel ücretlerin ülke genelinde yüzde 14 civarında artmasına ve tüketici harcamalarında yüzde 25’lik bir sıçramaya yol açtı. Mavi yakalıların, kamyon şoförlerinin, dokumacıların ve Sibirya’daki bir belediye otobüsü şoförünün gelirinin ayda 100 bin rubleyi aşması, Rusya’nın otuz yıllık bağımsızlık dönemi boyunca hiçbir kalkınma programının başaramadığı bir gelir dağılımı düzeltmesini -ironik bir biçimde savaş vasıtasıyla- üretti. 2021’de ayda 100 bin rubleden fazla kazananların payı yüzde 5,7 iken, bu oran 2023’te yüzde 10’a fırladı; hiçbir maddi sıkıntısı olmadığını beyan edenlerin oranı ise yüzde 1-2 bandından yüzde 5 seviyesine çıktı.
Moskova sokaklarında dolaşırken insanın hissettiği duygu da Batılı yaptırımlarla hırpalanmış bir başkentin kasveti değil; bilakis, petrol zengini körfez emirliklerini ya da City of London’ı andıran aşırı parlak ve steril bir atmosfer. Yaptırımlar nedeniyle servetlerini Londra veya Kıbrıs off-shore hesaplarına transfer edemeyen Rus zenginlerinin, sermayeyi yurt içinde tutmak zorunda kaldıkları yönündeki bilgi doğruymuş. Bu da, Moskova ve St. Petersburg’da muazzam bir lüks tüketim dalgasını tetiklerken, kenti düşük gelirliler için bir yaşam alanı olmaktan çıkardı. Yurt dışına seyahat imkanlarının daralmasıyla geceliği binlerce dolarlık lüks tatil köyleri türerken, Rusya’nın KFC’si konumundaki Rostic’s gibi zincirlerin bu yıl 100 yeni şube açma planı, harcama patlamasının yaygınlığını gösteriyor.
Ancak şunu da es geçmemek lazım; tabandan gelen bu nakit tufanı üretken bir sanayi birikimine dönüşmekte zorlanıyor; ülke, devasa bir tüketim çılgınlığı ve hizmet sektörü hegemonyası içine sürüklenmiş vaziyette. Ozon ve Wildberries (WB) gibi e-ticaret tekelleri ve lojistik ağları, ülkenin en ücra noktalarına kadar yerleşmiş. Her köşe başında bir teslimat noktası, her caddede bir kurye ordusu…
Belki, yaptırımların ve savaş maliyetlerinin ortasında bu devasa tüketim ve harcama dalgasını sırtlayan finansal mekanizmanın işleyişine biraz daha yakından bakmak faydalı olabilir.
Rusya’da kamu bankacılığı nasıl işliyor?
Liberal iktisat doktrininin Rus bankacılığına dair ezberi bellidir: Kamu ağırlığının yüksek olduğu bir finans sistemi hantaldır, kaynak tahsisini bozar, piyasayı verimsizleştirir ve kaçınılmaz olarak kriz üretir. Rusya mevcut resim bu ezberi tam ortasından çatlatıyor.
Evvela kavramsal bir ayrımın altını çizmek lazım: “Devlet bankası” ile “devletin doğrudan sahip olduğu banka” kesinlikle aynı şey değil. Hukuken esas mesele bankanın doğrudan kamu mülkiyetinde bulunması değil; sermaye payları vasıtasıyla devletin kontrol sahibi olması. Rusya’da bu kontrol yalnızca doğrudan hazine veya merkez bankası eliyle yürütülmüyor; başka bir devlet bankası, bir kamu işletmesi veya Rusya’ya mahsus “devlet korporasyonu” üzerinden dolaylı biçimde, birkaç katlı şirket piramitleri halinde işletiliyor. Dolayısıyla yalnızca doğrudan kamu payına bakarak Rus bankacılığını analiz etmeye kalkanlar, buzdağının suyun altındaki devasa gövdesini ıskalıyor. 2022 sonrasında kamuyu aydınlatma bilgilerinin kısıtlanması da bu kontrol zincirlerinin tespitinde kör inançları değil, ihtiyatlı bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.
Sayılar ile iktisadi ağırlık arasındaki uçurum meselenin özünü oluşturuyor. Rusya’da faal banka sayısı 300 sınırına kadar gerilemiş durumda. Devlet bankaları sayıca bu toplamın yalnızca yaklaşık onda birine denk geliyor. Ancak bu onda birlik çekirdek, toplam bankacılık aktiflerinin yüzde 70’inden fazlasını elinde tutuyor. Hanehalkı mevduatlarının yarıdan fazlası, şirket mevduatlarının ve menkul kıymet portföylerinin ise yaklaşık yarısı doğrudan bu kamu blokunda toplanmış vaziyette.
Dahası, “kamu mülkiyeti yatırımları ve büyümeyi köreltir” iddiası Rusya verilerinde karşılık bulmuyor. Ayrışma, toplam kredi miktarında değil; vadesinde ve yöneldiği alanda ortaya çıkıyor. En büyük üç devlet bankası, Rusya’daki bütün uzun vadeli şirket kredilerinin yüzde 60 ila 70’ini tek başına sağlıyor; diğer kamu bankaları eklendiğinde bu oran yüzde 85’e yaklaşıyor. Başlıca devlet bankalarının aktifleri içinde uzun vadeli kredilerin payı yüzde 20 bandına otururken, bu oran yerli özel bankaların ve yabancı iştiraklerin katbekat üzerinde seyrediyor. Yani özel sermayenin riskinden kaçtığı uzun vadeli sabit sermaye yatırımlarını, altyapıyı ve savaş sanayiini bizzat bu kamu kredi makinesi finanse ediyor. Küçük ve dolaylı devlet bankaları kâr güdüsüyle özel bankalar gibi davranırken, çekirdek kamu bankaları stratejik planlamanın finansal kalkanı haline geliyor.
Batı’nın beklediği finansal çöküşün gerçekleşmemesi de bu yapıyla doğrudan bağlantılı. 2004 ile 2020 yılları arasında Rusya Mevduat Sigorta Kurumu tarafından tasfiye edilen 523 bankanın istisnasız tamamının özel bankalardan oluşması manidar. Kırılganlık ve batak kamu mülkiyetinde değil, özel sektörün spekülatif iştahında yuvalanmıştı. Devlet bankaları kriz anlarında krediyi kesmek yerine, piyasaya likidite pompalayarak ve faizleri sübvanse ederek tampon işlevi görmüş.
Sahada gördüğümüz 9. Duma seçim neticeleri, savaş, Moskova’daki şatafatlı tüketim patlaması ve taşradaki sükunet, birbirinden kopuk olgular değil; birbirini besleyen tek bir devasa yapının parçaları.
Bir yanda, cephe hattında aldığı astronomik ikramiyelerle taşrada ev tadilatı yapan, borçlarını kapatıp araba alan ve taşra bankalarındaki mevduatları şişiren Rusya’nın geleneksel yoksulları ve ordu gönüllüleri; diğer yanda silah siparişleriyle üç vardiya çalışan sanayi işçileri ve bu nakit sirkülasyonunun komisyonunu toplayan Ozon-WB tüccarları yer alıyor. Birleşik Rusya, kamu kaynaklarının ve savaş gelirlerinin tabana aktarılmasını sağlayan siyasi dağıtım merkezi rolünü üstlenerek anayasal çoğunluğu tescilliyor. Bu çarkın arka planında ise, aktiflerin yüzde 70’ine hükmeden ve uzun vadeli finansmanı sırtlayan devlet kontrollü bankacılık omurgası duruyor.
Fakat bu tablo, çelişkisiz bir gelecek vaat etmiyor. Rusya ekonomisi teknolojik egemenlik ve derinlikli bir üretken sanayileşme hamlesine muhtaç; tabanda oluşan yapı, tüketimi kamçılayan, finansallaşmış ve hizmet sektörünün asalaklığına teslim olmuş bir rant döngüsünü besliyor.
Seçimler bitti; Birleşik Rusya anayasal çoğunluğunu tazeledi ve makam sahipleri DEG ekranlarındaki yüksek katılım yüzdelerini bir başarı belgesi olarak kayda geçirdi. Haklılar da.
Son bir notu da eklemem lazım, buradaki anlatım bile aceleci olabilir, belki biraz daha uzun kalmak iyi olabilirdi. Rusya, “tatilci” için iyi bir rota olmasa da savaş veren bir ülkenin nasıl ayakta kalabileceğine kafa yoranlar için iyi bir laboratuvar.
Rusya
Rus iş dünyasından Batılı şirketlere kayyum atanmasında net kural çağrısı

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Batılı şirketlere kayyum atanmasına ilişkin kriterlerin belirlenmesini istedi. Şohin, Auchan ve Nestle gibi firmalara kayyum atanmasının, Rus varlıklarına el koymayı planlayan Avrupa Birliği’ne dönük önleyici bir misilleme sinyali taşıdığını kaydetti.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Batılı şirketlere geçici kayyum atanmasına ilişkin somut ve açık kriterler belirlenmesi çağrısı yaptı.
Rus haber ajansı TASS’ın aktardığına göre Şohin, yürürlükteki kayyum atama uygulamalarının dayandığı ilkelerin belirsizliğini koruduğunu söyledi.
Sürecin ilk döneminde “mütekabiliyet” kuralının işletildiğini hatırlatan Şohin, daha önce yalnızca Rus şirketlerinin mal varlıklarına el koyan ülke vatandaşlarının mülklerine yönelik adımlar atıldığını dile getirdi.
İnterfaks ajansına konuşan RSPP Başkanı, “2022 ve 2023 yıllarında geçici kayyum yönetimine devir süreçleri başladığında uygulamanın bir ayna niteliğinde olduğunu, yani tam bir mütekabiliyet esasına dayandığını hatırlatmak isterim” dedi.
Mevcut tabloda şirketlere kayyum atanmasını tetikleyen net kuralların olmadığını savunan Şohin, “Kurallar dizisi yok. En belirleyici ölçüt, ilgili kuruluşların ‘dost olmayan’ ülkelerin yerleşikleri veya şirketleri üzerine kayıtlı olması” değerlendirmesini yaptı.
Şohin ayrıca, “dost olmayan” ülkelerin varlıklarına atanan kayyum idaresinin performansını ölçecek verimlilik göstergelerinin de yürürlüğe girmesi gerektiğini kaydetti.
Şohin; Auchan, Lemana PRO ve Nestle gibi küresel firmaların Rusya’daki iştiraklerine kayyum atanmasını, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya Merkez Bankası rezervlerine el koyma tartışmalarına karşı Moskova’nın verdiği “önleyici uyarı sinyalleri” şeklinde niteledi.
Bu mesajların karşı tarafta yeterince anlaşılmadığını belirten Şohin, “Bu adımlar, ‘Bunu yaparsanız bizim de karşı önlemlerimiz hazır’ mesajını iletme çabası taşıyor. Ancak bu sinyallerin gerektiği gibi algılandığı söylenemez” dedi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, AB’nin dondurulan Rus rezervlerini kullanma girişimlerinin gayrimeşru sayılacağını ve hukuki süreçler doğuracağını ifade etmişti.
Peskov, kararı alan ve uygulayan mercilere karşı Moskova’nın geniş kapsamlı hukuki yollara başvuracağını dile getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Eylül’de imzaladığı kararnameyle Auchan, eski adıyla Leroy Merlin olan Lemana PRO, Nestle ve FM Logistic şirketlerinin ana tüzel kişiliklerinin yönetimini kayyum sıfatıyla L.E.V. Management anonim şirketine devretti.
Peskov, bu tasarrufta adı geçen şirketlerin “dost olmayan” Avrupa ülkelerine ait olmasının belirleyici faktör teşkil ettiğini açıkladı. Kremlin Sözcüsü, söz konusu ülkelerin Rusya’ya dönük askeri eylemlere ve Rus ekonomik altyapısını hedef alan saldırılara doğrudan dahil olduğunu savundu.
Kararnamenin ardından Nestle ve Auchan’ın Rusya temsilcilikleri, pazardaki faaliyetlerini eksiksiz sürdüreceklerini duyurdu.
İki şirket, kayyum olarak atanan L.E.V. Management yönetim ekibiyle kurulacak koordinasyonun şirketlerin gelişimine ve verimliliğine katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.
Benzer bir açıklama Lemana PRO tarafından da yayımlandı.
Kurumsal yönetim yapısında da doğrudan değişikliğe gidildi. Auchan Retail Rusya genel müdürlüğüne 19 Eylül itibarıyla İlya Berdnikov atandı.
Rusya tüzel kişiler resmi sicil kayıtlarına göre Lemana PRO’nun tepe yöneticiliğine ise Denis İsayev getirildi; her iki şirket de Forbes yayınına yaptıkları açıklamalarda üst yönetim değişikliklerini doğruladı.
Asya2 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Rusya2 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi
Avrupa2 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Amerika2 hafta önceBannon ile Sanders, yapay zekaya karşı bir araya geliyor
Rusya2 hafta önceRusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor
Asya2 hafta önceSingapur, bürokraside “liyakat” için siyasetçilere milyonlar ödüyor
Rusya2 hafta önceWSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı









