Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya hükümeti 2026 yılı hedeflerini ve vergi düzenlemelerini açıkladı

Yayınlanma

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Devlet Duması’na sunduğu yıllık faaliyet raporunda, 2025 yılında GSYH’nin yüzde 1 oranında büyüdüğünü ve bütçe dengesini sağlamak adına KDV’nin yüzde 22’ye yükseltildiğini bildirdi. Hükümet, 2026 yılı için demografik istikrar, teknolojik egemenlik ve bütçe disiplinini içeren altı maddelik stratejik yol haritasını kamuoyuyla paylaştı.

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, dün parlamentonun alt kanadı Duma’da gerçekleştirdiği ve önceki yıllara kıyasla daha erken bir tarihte düzenlenen oturumda, hükümetin 2025 yılı faaliyet raporunu sundu.

Mişustin, geçen yılın değerlendirmesini yapmanın yanı sıra Bakanlar Kurulu’nun 2026 yılı için belirlediği altı temel görevi açıkladı. Başbakan, birinci ve en temel görevin “nüfusun korunması ve artırılması” olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda, ailelere yönelik mevcut desteklerin iyileştirilmesi ve yeni mekanizmaların devreye alınmasıyla çocuklu ailelerin refahının artırılması hedefleniyor.

Mişustin, ikinci öncelik olarak yerli ekonominin küresel ortalamanın üzerinde büyümesini sağlayacak bir platform oluşturulmasını işaret etti.

Bu hedefin, sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirmek amacıyla ileri teknoloji sektörlerinde nitelikli istihdam yaratılması ve rekabetçi yerli ürün arzının artırılması yoluyla gerçekleştirileceği kaydedildi.

Üçüncü stratejik hedef, dış ticaret yapısının yüksek teknolojili ürün ihracatı lehine değiştirilmesi olarak belirlendi.

Başbakan, bu dönüşümün arz ekonomisinin güçlendirilmesi ve nitelikli yatırım projelerinin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Dördüncü hedef şeffaf ve rekabetçi bir iş ortamının tesis edilmesi, beşinci hedef ise ileri teknolojiler ve dijital çözümler yoluyla işgücü verimliliğinin artırılması olarak sıralandı.

Mişustin, altıncı ve son başlık olarak yerli inovasyonlar yoluyla sürekli teknolojik yenilenmenin sağlanacağını ifade etti.

Ekonomik büyüme ve vergi sistemindeki değişiklikler

Rusya ekonomisinin artan yaptırım baskısı ve tarife savaşlarına rağmen gelişimini sürdürdüğünü belirten Mişustin, GSYH’nin 2025 yılında yüzde 1, son üç yılda ise toplamda yüzde 10’un üzerinde büyüme kaydettiğini bildirdi.

Hükümetin önceliklerinin teknolojik liderliğe odaklanan yeni ulusal projeler üzerinde yoğunlaştığı aktarıldı. Başbakan, geçen yıl “karmaşık bir bütçe” hazırlandığını ve vergi sisteminde zorlu kararlar alındığını hatırlattı.

Bu kapsamda, 2026 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Katma Değer Vergisi (KDV) oranı yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltildi.

Ayrıca vergi mükellefi tabanı genişletilerek, yıllık geliri 20 milyon rubleyi aşan ve basitleştirilmiş vergi sistemine tabi olan şirketler ile bireysel girişimciler kapsama dahil edildi.

Yatırım cazibesini korumaya yönelik tedbirler sayesinde sabit sermaye yatırımlarının önceki yıl seviyesinde kaldığı vurgulandı.

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) yönelik kredi ve kefalet desteklerinin artırılması sonucunda, KOBİ sayısının yüzde 4 artışla 6,8 milyonu aştığı ve bu rakamın kayıt tarihinin en yüksek seviyesi olduğu belirtildi.

Enflasyonla mücadelenin geçen yılın en ciddi sorunlarından biri olduğunu ifade eden Mişustin, Merkez Bankası ile yürütülen ortak çalışmalar ve arz ekonomisi politikaları sayesinde fiyat artış hızının yavaşlatıldığını kaydetti.

İşgücü piyasasında işsizlik oranının düşük seyrettiği, temel hammadde dışı sektörlerdeki işletmelerin yüzde 25’inin verimlilik artırma projelerine dahil edildiği bilgisi paylaşıldı.

Gelecek dönemde yapay zeka ve robotik teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması ve sektörel işgücü ihtiyacının doğru tahmin edilmesi gerektiği vurgulandı.

Hükümetin çalışmalarında çocuklu ailelerin yaşam kalitesinin artırılmasının merkezi bir yer tuttuğunu belirten Mişustin, düşük gelirli ailelere yönelik “tek ödeme” sistemi ve vergi indirimlerinin kapsamının genişletildiğini açıkladı. İkinci ve sonraki çocuklar için standart vergi indirimlerinin iki katına çıkarıldığı, annelik sermayesi ve sosyal yardımların düzenli olarak endekslendiği bildirildi.

Ayrıca, işverenlerin aile destek süreçlerine katılımını teşvik etmek amacıyla, çocuk doğumu halinde yapılan vergiden muaf tek seferlik ödeme tutarı 50 bin rubleden 1 milyon rubleye yükseltildi.

2025 yılında, geliri bölgesel asgari geçim sınırının 1,5 katının altında olan ve iki veya daha fazla çocuğu bulunan çalışan ebeveynler için yeni bir aile ödemesi mekanizması devreye alındı.

Bu düzenlemeden 4 milyondan fazla ailenin yararlanması öngörülüyor. Emekli aylıklarının geçen yıl iki aşamada toplam yüzde 9,5 oranında artırıldığı ve çalışan emekliler için endekslemenin yeniden başlatıldığı hatırlatıldı.

Uzmanlar bütçe ve teknoloji risklerine dikkat çekti

Devlet Başkanlığı Akademisi Ekonomik Politika Enstitüsü Yapısal Araştırmalar Laboratuvarı Kıdemli Araştırmacısı Vladimir Yeremkin, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, geçen yılın enflasyon ve makroekonomik istikrar açısından zorlu geçtiğini belirtti.

Yaptırımlar ve küresel ticaretteki korumacı eğilimlerin baskıyı artırdığını ifade eden Yeremkin, en kötü senaryonun önlendiğini ve ticaret akışlarının korunduğunu kaydetti. Ancak bütçe gelirlerinde petrol ve doğalgaz kaynaklı düşüşler yaşandığı, buna karşın petrol dışı gelirlerin artırılmasıyla mali dengenin sağlandığı vurgulandı.

Plehanov Rus Ekonomi Üniversitesi Yüksek Okulu Başkan Yardımcısı Yuliya Kovalenko ise, 2026 gündeminde sosyal politika, tıp ve bilimsel potansiyelin geliştirilmesinin öne çıkacağını ifade etti.

Finans Üniversitesi’nden Dmitriy Ryahovskiy ise hükümetin yüksek teknolojili istihdam ve rekabetçi girişimcilik ortamı oluşturmaya devam edeceğini belirtti.

Yeremkin, teknolojik liderlik hedefinin, kısıtlı uluslararası işbirliği, “beyin göçü” ve sınırlı finansman koşullarında zorlu bir süreç olacağını, teknolojik bağımsızlığın ötesine geçmenin güçleşebileceğini savundu.

Bütçe açığı ve altyapı sorunları gündemde

Duma’daki oturumda milletvekilleri, konut hizmetleri tarifelerindeki artışa rağmen altyapı kalitesindeki yetersizlikleri gündeme getirdi.

Mişustin, Federal Tekelcilikle Mücadele Teşkilatı’nın (FAS) yetkilerinin genişletilmesini tartıştıklarını açıkladı.

Planlanan düzenlemeye göre, bir bölgenin FAS kararlarına iki kez uymaması durumunda kuruma tavan fiyat belirleme ve bölgesel yöneticileri görevden alma yetkisi verilecek. Altyapı yenilemesi için bölgelerin 228 milyar rublelik borcunun silindiği hatırlatıldı.

Bütçe açığının finansmanı konusunda Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Merkez Bankası yetkilileriyle kapsamlı bir toplantı yapıldığını belirten Mişustin, farklı yaklaşımların değerlendirildiğini ifade etti.

Maliye Bakanı Anton Siluanov, bütçe gelirlerinde petrol ve doğalgazın payının azalması nedeniyle bütçe kuralının sıkılaştırılmasının ve baz petrol fiyatının düşürülmesinin gündemde olduğunu bildirdi.

2026 bütçesinde 3 trilyon 786 milyar ruble (GSYH’nin yüzde 1,6’sı) seviyesinde bir açık öngörülüyor. Mişustin ayrıca, aile ipotek faizlerinin çocuk sayısına göre kademelendirilmesini ve yabancı işgücü girişine yönelik denetimlerin artırılmasını desteklediğini açıkladı.

Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin, rapor hazırlık sürecinde meclise yaklaşık 12 bin soru ulaştığını kaydetti.

Rusya

Novak: Rusya akaryakıt piyasasında durum kontrol altında

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasında durumun kolay olmasa da kontrol altında olduğunu, hükümetin Kırım, Sivastopol, Kaliningrad ve Uzak Doğu bölgelerine özel önem verdiğini açıkladı. Novak, dizel yakıt ihracatına tamamen yasak getirilmesi seçeneğinin değerlendirildiğini belirtti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile salı günü gerçekleştirdiği toplantıda, ülkedeki akaryakıt piyasasında durumun kolay olmadığını ancak kontrol altında tutulduğunu söyledi.

Novak, yetkililerin Kırım, Sivastopol, Kaliningrad ve Uzak Doğu bölgelerine özel önem verdiğini belirtti.

Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin dizel yakıt ihracatının tamamen yasaklanması olasılığını da değerlendirdiğini kaydetti.

Rusya’nın merkez kesimindeki bazı büyük petrol rafinerilerinin bir dizi insansız hava aracı (İHA) saldırısı nedeniyle faaliyetlerini durdurması, haziran ayının ikinci on günlük döneminin sonuna doğru benzin üretiminin geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 25 oranında düşmesine yol açarak açık yaşanması riskini doğurdu.

Rusya hükümeti, akaryakıt sıkıntısıyla mücadele kapsamında rafinerilerin iç piyasaya yönelik daha düşük kalite standartlarında benzin ve dizel üretmesine izin verdi. Ayrıca Rusya’nın bu ay içinde deniz yoluyla benzin ithal etmeyi planladığı bildirildi.

Gelişmeler, 2026 yılında Rusya iç piyasasındaki akaryakıt arzında yaşanan kesintiler bağlamında gerçekleşiyor.

Rusya’da toptan akaryakıt fiyatları rekor seviyeye ulaştı

Novak salı günü yaptığı açıklamada, lojistik sorunları çözdüklerini ve akaryakıt istasyonlarına yapılan tedariki kontrol ettiklerini, bölgelerin akaryakıt ihtiyacını karşılamak için gerekli tüm araçları operasyonel düzeyde devreye soktuklarını aktardı.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, 9-15 Haziran tarihleri arasında Rusya’da perakende benzin fiyatlarının artış hızı yüzde 1,0’e yükselirken, dizel fiyatları aynı dönemde yüzde 0,8 arttı.

Geçen yılın sonundan bu yana kaydedilen fiyat artışı ise benzinde yüzde 6,6, dizel yakıtta ise yüzde 5,7 olarak ölçüldü.

Tüm petrol rafinerilerinin işleme kapasitelerini artırdığını ve planlı bakım çalışmalarını ertelediğini belirten Novak, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

“Daha önce kullanılmayan rezervleri devreye alıyoruz, ayrıca iç piyasaya ek hacimlerde akaryakıt tedarik edilmesini teşvik ediyoruz. Bu doğrultuda hükümetle birlikte vergi mevzuatında yapılacak değişiklikler de hazırlandı.”

Novak, söz konusu yasal değişikliklerin yakın zamanda değerlendirilerek kabul edileceğini de sözlerine ekledi.

Salı günü Vedomosti gazetesinde yer alan haberde ise Rusya hükümetinin, bütçe ödemelerinin ithal petrol ürünlerini de kapsayacak şekilde sönümleyici (damping) mekanizmanın ayarlanması dahil olmak üzere akaryakıt piyasasını istikrara kavuşturacak bir plan hazırladığı yazıldı.

Rusya’da yakıt krizi derinleşiyor: Altı bölgede satış sınırlaması

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’nın petrol ihracatı yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Yayınlanma

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcı konumundaki Hindistan pazarında artan rekabete rağmen haziran ayında günlük 4,11 milyon varili aşarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bloomberg’in gemi takip verilerine dayandırdığı habere göre, denizdeki Rus petrolü miktarı da nisan ayındaki dip seviyesine kıyasla yüzde 26 artarak 125 milyon varile yükseldi.

Rusya’nın petrol ihracatı, kilit alıcısı olan Hindistan pazarındaki rekabetin kızışmasına rağmen yılın başından bu yana kaydedilen en yüksek hacme ulaştı.

Bloomberg’in gemi takip verileri ve liman acentesi raporlarına dayandırdığı haberine göre, ABD yaptırımlarının askıya alınmasının ardından İran’ın sevkiyatlarını artırmasıyla birlikte Hindistan pazarındaki rekabet güçlendi.

Haftalık verilere göre, 21 Haziran ile biten haftada Rusya’nın günlük ortalama petrol sevkiyatı 4,11 milyon varile yükselerek yılın zirvesine ulaştı.

Bir önceki hafta bu miktar günlük 3,9 milyon varil seviyesindeydi. Söz konusu haftada 38 tanker toplam 28,79 milyon varil Rus petrolü yüklerken, önceki haftalık dönemde 37 gemiyle 27,29 milyon varil petrol taşınmıştı.

Denizdeki Rus petrolü hacmi de nisan ayında kaydedilen yaklaşık 100 milyon varillik dip seviyenin yüzde 26 üzerine çıkarak 125 milyon varile ulaştı. Haberde, bu hacmin neredeyse tamamının transit halindeki gemilerde bulunduğu kaydedildi.

Küresel fiyatlardaki düşüş gelirleri etkiledi

Analistlerin değerlendirmelerine göre, Rusya’nın petrol ihracatının brüt değeri, Brent, WTI ve Dubai ham petrolü gibi küresel göstergelerdeki düşüşe paralel olarak Urals petrolü fiyatlarının gerilemesi nedeniyle azaldı.

21 Haziran ile biten dört haftalık süreçte haftalık ihracat geliri, 14 Haziran öncesindeki dönemde kaydedilen 2,02 milyar dolardan 1,72 milyar dolara geriledi.

Fiyatlardaki bu düşüşte ABD-İran görüşmelerindeki ilerlemenin etkili olduğu belirtildi.

Urals petrolünün varil fiyatı Baltık limanlarında 8,10 dolar düşüşle 69,98 dolara, Karadeniz’de ise 7,90 dolar kayıpla 69,37 dolara indi.

Rusya’nın ESPO türü petrolünün fiyatı 7,40 dolar azalarak 79,87 dolar olurken, Argus Media verilerine göre Hindistan teslimatlı petrol fiyatları üst üste dokuzuncu haftada da gerileyerek varil başına 8,80 dolar düşüşle 90,36 dolara indi.

Rusya’nın Asyalı müşterilerine yaptığı petrol sevkiyatı günlük 3,73 milyon varille 2022 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Bununla birlikte, varış noktası doğrudan Çin ve Hindistan olarak belirtilen tankerlerin hacminde düşüş görülürken, nihai varış noktası belirtilmeyen gemilerin taşıdığı petrol miktarı günlük yaklaşık 1,95 milyon varile yükseldi. Bu miktarın 1,56 milyon varillik kısmını Batı limanlarından kalkarak Port Said veya Süveyş Kanalı gibi ara noktalara giden gemiler ile net teslimat noktası bulunmayan Pasifik tankerleri oluşturdu.

Bloomberg, ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören mutabakatın ardından Ortadoğu’dan yapılacak sevkiyatların artması durumunda, Rusya’nın küresel pazardaki petrol ihracatının azalabileceğine işaret etti.

Savaş öncesi dönemde dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20’si bu güzergahtan taşınıyordu.

Reuters’ın uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı haberinde ise haziran ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol ve kömür sevkiyatının, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varil seviyesinden günlük 2,55 milyon varillik rekor seviyeye ulaşacağı belirtildi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelimi, İran’daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi ortamında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rus petrolü alımına yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasının ardından gerçekleşmişti. Trump, haziran ayında yaptığı açıklamada küresel petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerinin yakında kaldırılabileceğini ifade etmişti.

Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD’nin yaptırımları gevşeterek satışına izin verme taahhüdünde bulunduğu İran petrolünün piyasaya dönüşünü hızlandırdı.

Bloomberg, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı açık petrol sevkiyatını savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye çıkardığını bildirdi.

ABD ve İran, 18 Haziran gecesi çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşma müzakerelerinin yapılmasını, yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını ve nükleer programın ele alınmasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı.

Anlaşmanın duyurulmasının ardından Brent petrolü üç ay sonra ilk kez varil başına 83 doların altına geriledi.

Ancak Tahran, iki gün sonra ABD’yi anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazı yeniden kapattığını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya kripto işlemlerinde tam kimlik doğrulaması getirecek

Yayınlanma

Rusya, kripto para piyasasını düzenleyecek yasa paketini 1 Temmuz 2026’ya kadar kabul etmeyi hedeflerken, piyasadaki tüm katılımcılar için tam kimlik doğrulaması ve işlem denetimi zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor. Rosfinmonitoring’e göre dijital saklama kuruluşları yüksek riskli müşterilerin işlemlerini sınırlandırmakla yükümlü olacak.

Rusya’da kripto para piyasasında faaliyet gösteren tüm katılımcılar, müşteriler için tam kimlik doğrulaması yapmak, işlemleri ve transferleri denetlemekle yükümlü olacak.

Rosfinmonitoring Direktörü Danışmanı Vlada Korçagina, dijital saklama kuruluşlarının yüksek riskli müşterilere yönelik işlemleri sınırlandırmak zorunda kalacağını söyledi.

Rus yetkililer, FATF’nin talep ettiği takvim doğrultusunda kripto para piyasasının serbestleştirilmesini öngören yasa tasarısını 1 Temmuz 2026’ya kadar kabul etmeyi planlıyor.

Korçagina, salı günü Bankacılık İncelemesi dergisinin dijital varlıklar konferansında yaptığı konuşmada, “Kripto piyasasındaki yalnızca yasal katılımcıların değil, suçluların da yeni ödeme biçimlerine yönelmesi kaçınılmaz olarak dikkat çekiyor. Bu durum, diğer tüm finansal araçlarda olduğu gibi kaçınılmazdır” dedi.

Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine yönelik uluslararası standartları belirleyen FATF, kripto para dolaşımına ilişkin kurallar yayımlamıştı. Korçagina, kuruluşun kripto para transferlerinde bilgi eşlik mekanizmasının uygulanmasını zorunlu tuttuğunu belirtti.

Korçagina’ya göre Rusya’nın 2028 yılında yapılacak bir sonraki FATF değerlendirmesinden geçememesi halinde ülke, kuruluşun gri veya kara listelerine alınma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Korçagina, bunun Rusya’nın küresel finans sisteminden tamamen dışlanmasına yol açabileceğini, bu sürecin bir bölümünün Batı yaptırımları nedeniyle zaten yaşandığını ifade etti.

Rus yetkililerin amacının yalnızca uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek değil, aynı zamanda ülkenin kripto piyasasını “suç unsurlarından arındırmak” olduğunu belirten Korçagina, bu kapsamda tüm piyasa katılımcıları için kara para aklamayla mücadele düzenlemelerinin getirileceğini söyledi.

Korçagina, “Kripto piyasası katılımcılarının kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri kapsamında öncelikli konu müşteri kimlik doğrulaması, yani KYC olacaktır. Kripto piyasasına katılan tüm yeni müşteriler, kendileriyle birlikte temsilcileri, yararlanıcıları ve nihai faydalanıcıları da kapsayan tam kimlik doğrulamasından geçirilecektir” dedi.

Rusya, stabil kripto para düzenlemesinin detaylarını açıkladı

Rosfinmonitoring’in açıklamasına göre, brokerler ve portföy yöneticileri halen müşteriler için basitleştirilmiş kimlik doğrulaması uygulayabiliyor.

Ancak mevcut bir müşteri kripto piyasasına girmek isterse, ek bilgiler toplanarak kimlik doğrulama sürecinin tamamlanması gerekecek.

Dijital saklama kuruluşları ile kripto para borsalarına, müşteri kimlik doğrulama işlemlerini bankalara ve menkul kıymet piyasası katılımcılarına devretme imkanı tanınacak.

Yeni düzenleme kapsamında tüm piyasa oyuncuları için zorunlu işlem denetim sistemi de kurulacak.

Korçagina, “Dijital para ve dijital haklarla bağlantılı, zorunlu denetime tabi beş yeni işlem türü ortaya çıkacak. Bu işlemler hakkında Rosfinmonitoring’e bildirim yapılması gerekecek. Eşik değer 1 milyon rubleden başlayacak. Bu nedenle söz konusu uygulama tüm işlemlerin izlenmesi değil, en büyük işlemlerin denetlenmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Dijital saklama kuruluşları, bankalarda olduğu gibi, müşterinin kara para aklama veya terörizmin finansmanıyla bağlantılı olabileceğine dair şüphe bulunması halinde dijital hesap sözleşmesi yapmayı veya dijital tanımlayıcıya erişim sağlamayı reddedebilecek.

Korçagina, “Önemli unsurlardan biri de travel rule, yani transferlere ilişkin bilgilerin eşlik etmesi kuralıdır. Dijital saklama kuruluşları bu sisteme tam olarak entegre edilecek ve dijital para ile dijital hak transferlerinde hem gönderici hem de alıcıya ilişkin bilgileri iletmekle yükümlü olacaktır” dedi.

Ayrıca dijital saklama kuruluşlarının, Rusya Merkez Bankasının “Müşterini Tanı” platformuna entegre edilmesinin planlandığını belirten Korçagina, Merkez Bankasının bu kuruluşlara kurumsal müşterilerin risk değerlendirmelerine ilişkin bilgi sağlayacağını söyledi.

Korçagina, bu bilgileri kullanan dijital saklama kuruluşlarının yüksek riskli müşterilere karşı kısıtlayıcı tedbirler almak zorunda kalacağını ifade etti.

Korçagina, söz konusu yükümlülüklerin 1 Temmuz’a kadar kabul edilmesi planlanan temel yasa tasarısına eşlik eden düzenleme paketinde yer aldığını belirtti.

“Kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri neredeyse hemen yürürlüğe girecek. Herhangi bir geçiş süresi öngörülmüyor. Bu nedenle şirketler hazırlıklara şimdiden kademeli olarak başlayabilir” diyen Korçagina, sektörün yeni kurallara erkenden uyum sağlamasının önem taşıdığını kaydetti.

Rusya’da kripto para yasasıyla kitlesel kapanma dalgası ufukta

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English