Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya makroekonomik tahminlerini güncelledi, bütçe açığı beklentisi arttı

Yayınlanma

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılına ilişkin makroekonomik tahminlerini güncelledi. Enflasyon beklentisi artırılırken, petrol fiyatı ve dolar kuru tahminleri düşürüldü; bu durum bütçe açığı öngörüsünün üç katına çıkmasına yol açtı. Maliye Bakanı Anton Siluanov, tüm sosyal ve savunma harcamalarının planlandığı gibi yerine getirileceğini belirtti.

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, nisan ayı makroekonomik tahminlerinde bazı göstergeleri daha ihtiyatlı bir seviyeye çekerken, Maliye Bakanlığı’nın beklediği bütçe açığı ise önemli ölçüde arttı.

İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın 2025 yılı için enflasyon tahmini, eylül ayındaki yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 7,6’ya yükseltildi.

Rus Ural petrolünün varil fiyatı tahmini 69,7 dolardan 56 dolara düşürülürken, dolar/ruble kuru tahmini ise 96,5 rubleden 94,3 rubleye indirildi.

Sıkı para politikası koşullarının (politika faizi yüzde 21) devam etmesine rağmen, Rusya’nın bu yılki GSYİH büyüme tahmini yüzde 2,5 olarak değişmedi.

Petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Maliye Bakanlığı, bütçenin petrol ve doğalgaz gelirleri tahminini düşürerek bütçe açığını 3 kat artırdı.

Bu yıl toplam kamu gelirlerinin, sonbaharda bütçe hazırlanırken planlanan 40,3 trilyon ruble yerine 38,5 trilyon ruble olacağı öngörülüyor.

Bütçe açığının ise sonbahardaki 1,17 trilyon ruble (GSYİH’nin yüzde 0,5’i) yerine 3,79 trilyon rubleye (tahmini GSYİH’nin yüzde 1,7’si) çıkması bekleniyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, petrol fiyatı tahminindeki yaklaşık yüzde 20’lik düşüş nedeniyle bütçe 2025 yılında ek petrol ve doğalgaz geliri elde edemeyecek. Başlangıçta bu gelirin 1,8 trilyon ruble olması bekleniyordu.

Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan güncellenmiş parametrelere göre, 2025 yılında federal bütçenin toplam harcamaları 42,3 trilyon ruble olacak.

Bu rakam, bütçe hazırlanırken planlanandan 829 milyar ruble daha fazla. Bu artış, bütçe kanununda belirtilen rakamdan 829 milyar ruble daha fazla olması beklenen 30,19 trilyon ruble seviyesindeki ek petrol dışı gelirlerle tamamen finanse edilecek.

Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan materyallerde, petrol dışı gelirlerdeki artışın “bazı vergilerin ve vergi dışı ödemelerin girişindeki artıştan” kaynaklandığı belirtildi.

Maliye Bakanı Anton Siluanov, bakanlığın açıklamasında yer alan ifadelerinde bütçe önceliklerinin değişmediğini vurguladı.

Siluanov, “Vatandaşlara sosyal destek, devletin savunma ve güvenliğinin mali olarak sağlanması, özel operasyon katılımcılarının ailelerine destek ve ülkenin teknolojik liderliğinin güvence altına alınması önceliklerimiz olmaya devam ediyor. Ulusal kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere bütçede planlanan her şey, dış koşullar ve faktörlerden bağımsız olarak yerine getirilecektir,” dedi.

Maliye Bakanlığı, 2025 bütçesindeki değişikliklerin haziran ayı sonuna kadar parlamento tarafından kabul edilmesini bekliyor. Bakanlık, 2026–2028 bütçesinin hazırlanmasının ardından bu yıla ilişkin tahminini güncelleyecek.

Ekonomistler, makroekonomik tahminlerdeki değişikliğin genel olarak teknik ve düzenli bir nitelik taşıdığını ve Rusya ekonomisi ile vatandaşları üzerinde önemli bir etkisinin olmayacağını belirtiyor.

Sovcombank Baş Analisti Mihail Vasilyev, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın her ilkbahar ve sonbaharda yeni verilere göre makroekonomik tahminini güncellediğini, ardından Maliye Bakanlığı’nın da bakanlığın yeni tahminine ve bütçe kuralına uygun olarak bütçe parametrelerini güncellediğini kaydetti.

Vasilyev, enflasyon tahmininin genel beklentilerle uyumlu olduğunu, Rusya Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyonunu yüzde 7 ila 8 olarak tahmin ettiğini, piyasa beklentisinin ise yüzde 7 civarında bulunduğunu söyledi.

Finam Makroekonomik Analiz Departmanı Başkanı Olga Belenkaya ise, daha yüksek enflasyonun daha sıkı bir para politikasına işaret ettiğini belirtti.

Siluanov’un daha önce belirttiği gibi, Rusya’nın 2025 federal bütçesi ve 2025–2027 planlama dönemi, 2025’te Merkez Bankası’nın ortalama politika faizinin yüzde 15,1 olacağı varsayımıyla hazırlanmıştı.

Ancak faiz oranı altı aydır yüzde 21 seviyesinde bulunuyor ve Merkez Bankası yıl ortalamasının yüzde 19,5–21,5 aralığında olacağını tahmin ediyor.

Belenkaya, daha sıkı para politikası nedeniyle ekonomik büyümedeki yavaşlamanın, geçen yıl eylül ayında bu yılki bütçe planlanırken öngörülenden daha hızlı olacağına dikkat çekti.

Bu durum, yatırım büyümesi, maaşlar, perakende ticaret cirosu ve nüfusa yönelik ücretli hizmetler tahminlerini de kapsıyor.

Ekonomist, ayrıca daha yüksek politika faizi ve enflasyon seviyesinin, bütçenin sübvansiyonlu konut kredileri ve enflasyona bağlı ödemelerin endekslenmesi için ek harcamalarına yansıdığını da sözlerine ekledi.

Vasilyev, bu yılki petrol fiyatı tahminindeki düşüşün, ticaret savaşları nedeniyle küresel ekonomideki kötüleşmeyi ve OPEC+ ittifakının petrol üretimini aylık olarak artırma yönündeki yeni politikasını yansıttığını söyledi.

14 Mayıs’ta gün içinde Brent petrolünün temmuz vadeli kontratları Londra ICE Futures borsasında yüzde 0,3 düşüşle varil başına 66,42 dolara gerilemişti.

WTI petrolünün haziran vadeli kontratları ise NYMEX borsasında yüzde 0,36 düşüşle 63,44 dolardan işlem görüyordu.

Vasilyev, küresel standartlara göre bunun oldukça küçük bir bütçe açığı olduğunu ve son yıllarda Rusya için normal kabul edildiğini de ekledi.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, geçen yıl bütçe açığı GSYİH’nin yüzde 1,7’si, 2023’te yüzde 1,9’u ve 2022’de yüzde 2,1’i seviyesindeydi.

PSB Analitik ve Uzmanlık Merkezi Yönetici Uzmanı Denis Popov, devlet maliyesindeki durumun objektif bir şekilde yansıtılmasının, Rusya hükümetinin bütçenin gelir tarafını güçlendirme (öncelikle vergi ve harçların tahsilat verimliliğini artırarak) ve bütçe harcamalarını finanse etme çabalarını pekiştirmesi gerektiğini belirtti.

Popov, ayrıca hükümetin Merkez Bankası ile birlikte, ekonominin aşırı soğuma tehdidini ortadan kaldırarak Rusya ekonomisinin “yumuşak inişini” sağlamak için politikalarını zamanında ayarlayabileceğini de ekledi.

Vasilyev, bütçe açığındaki artışın bütçe kuralına uygun olarak yapıldığını hatırlatarak, eksik kalan petrol ve doğalgaz gelirlerinin Varlık Fonu kaynaklarıyla telafi edileceğini, ek petrol dışı gelirlerin ise harcamalara yönlendirileceğini belirtti.

VTB Grubu Baş Ekonomisti Rodion Latıpov, bu yılki bütçenin varil başına 60 dolar petrol fiyatında yapısal olarak dengeli olduğunu ve toplam açığın büyük ölçüde bu fiyattan sapmayla belirleneceğini dile getirdi. Eksik petrol ve doğalgaz gelirlerinin finansman kaynağı, yeterli likit varlığa sahip olan Varlık Fonu olacak.

Mayıs ayı başında Siluanov, Maliye Bakanlığı’nın yıl sonunda Varlık Fonu’ndan 447 milyar ruble kullanmayı planladığını söylemiş ve “Ek borçlanma hacmi veya petrol dışı gelirlerdeki artışın üzerinde harcama artışı öngörmüyoruz,” demişti.

Ayrıca Maliye Bakanlığı, şu anda hükümetin incelemesinde olan özelleştirme programını ek gelir kaynağı olarak değerlendirmiyor.

Siluanov, bakanlığın önerilerinin desteklenmesi hâlinde, hisse ve pay satışlarından elde edilecek fonların bu şirketlerin gelişimine yönlendirilmesinin planlandığını belirtti.

Siluanov, harcamalardaki artışa ve petrol ve doğalgaz gelirlerindeki azalmaya rağmen Maliye Bakanlığı’nın bu yıl hazinenin gelir tarafını desteklemek için “olağan dışı” mali önlemlere başvurmayı planlamadığını vurguladı.

Bakan, iş dünyasının bu tür vergi kararlarına genellikle olumsuz yaklaştığını ve bunların ancak müzakere edildikten sonra ve mali yılın başından itibaren uygulanmasını talep ettiğini ekledi. “Bu yıl bu tür kararları değerlendirmiyoruz,” diye altını çizdi.

Vasilyev, gerekirse Maliye Bakanlığı’nın yıl sonunda borçlanma programını daha da artırabileceğini ve bunu 2024 ve 2022 yıllarında olduğu gibi bankalar arasında popüler olan değişken kuponlu tahviller ihraç ederek gerçekleştirebileceğini belirtti.

Maliye Bakanlığı’nın bu yılki devlet tahvili ihraç planı 4,8 trilyon ruble. Yıl başından bu yana bakanlık 1,7 trilyon ruble tutarında devlet tahvili ihraç etti, bu da yıllık planın yüzde 36’sına denk geliyor.

Rusya ekonomisi, 2022’den bu yana ilk kez ilk çeyreği daralmayla tamamladı

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Yayınlanma

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.

Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.

Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.

Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.

Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.

Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.

Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.

Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.

ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.

Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.

Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.

Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.

Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English