Rusya
Rusya Maliye Bakanı: Hürmüz krizi resesyona yol açabilir

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kısıtlanmasının küresel enerji piyasasını etkilediğini ve dünya ekonomisini resesyona sürükleyebileceğini söyledi. Siluanov, boğazın kapanması ya da gemi trafiğinin sınırlanması halinde küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin ve LNG sevkiyatlarının önemli bölümünün risk altına gireceğini belirtti.
Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığına getirilen kısıtlamaların küresel enerji piyasasında etkisini göstermeye başladığını söyledi.
Siluanov, RIA Novosti’ye verdiği röportajda, gelişmelerin dünya ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Siluanov, “Hürmüz Boğazı’ndaki durumun sonuçları ve küresel enerji piyasasında önemli aktörlerden biri olan Rusya üzerindeki yaptırım baskısının sürmesi, dünya ekonomisi üzerinde olumsuz etki yaratabilir ve küresel resesyona yol açabilir” dedi.
Rus maliye bakanı, mevcut durumun halihazırda petrol krizine neden olduğunu ifade etti.
Siluanov, boğazın kapanması veya gemi trafiğinin kısıtlanması halinde piyasanın dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birini ve LNG sevkiyatlarının önemli bölümünü kaybedeceğini söyledi.
Siluanov, bunun ardından gübre fiyatlarında yeni artışların gündeme geleceğini belirtti. Bakan, gübre fiyatlarının şimdiden yüzde 30 yükseldiğini ifade etti.
Mevcut durumdan en fazla Asya ve Avrupa’daki enerji ithalatçısı ülkelerin etkilendiğini söyleyen Siluanov ayrıca, gıda fiyatlarındaki artışın özellikle hassas sonuçlar doğurduğu Afrika’nın en yoksul ülkelerinin de krizden ağır biçimde etkilendiğini belirtti.
Siluanov, altyapıda meydana gelen hasar nedeniyle Körfez ihracatçılarının da olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Rusya açısından Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin “çifte etkisi” olduğunu söyleyen Siluanov, enerji fiyatlarındaki yükselişin ihracat gelirlerini ve bütçe gelirlerini artırdığını belirtti. Bununla birlikte bakan, çatışmanın tedarik zincirlerini bozduğunu ve lojistik maliyetlerini yükselttiğini söyledi.
Siluanov, bu durumun dünya ekonomisindeki büyümeyi zayıflattığını, kamu maliyesini kötüleştirdiğini ve enflasyon baskısını artırdığını ifade etti.
Bakan, Moskova’nın küresel ekonominin gelişimi için öngörülebilir ve istikrarlı koşullardan yana olduğunu söyledi. Siluanov ayrıca, fiyat sıçramalarının yarattığı kısa vadeli bütçe gelirlerinin güvenilir gelir kaynağı olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Bu hafta başında dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Suudi Aramco şirketinin yöneticisi Emin Nasır, 2026’nın ilk çeyreğinde başlayan enerji krizini tarihin en büyük enerji krizi olarak nitelendirdi.
The Wall Street Journal’ın aktardığına göre Nsır, Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece küresel petrol piyasasının haftada yaklaşık 100 milyon varil petrolden mahrum kalabileceğini söyledi.
Nasır ayrıca, krizin başlangıcından bu yana piyasadaki toplam kaybın yaklaşık 1 milyar varil petrole ulaştığını ifade etti. Suudi Aramco yöneticisi, açığın bir bölümünün stratejik rezervler ve Hürmüz Boğazı’nı bypass eden alternatif güzergahlara yönlendirilen sevkiyatlarla telafi edildiğini belirtti.
Ortadoğu’daki çatışmalar boyunca Brent petrolünün fiyatı yaklaşık yüzde 50 yükseldi. Brent petrolü yıl başından bu yana ise yaklaşık yüzde 80 değer kazandı.
Mart ayının başında Brent petrolünün varil fiyatı 120 dolara kadar çıktı. Bu seviye, Haziran 2022’den bu yana görülen en yüksek fiyat olarak kayda geçti.
Uluslararası Enerji Ajansı yaşananları tarihteki en büyük tedarik kesintisi olarak nitelendirdi. Kriz ayrıca dizel yakıtı ve havacılık yakıtı fiyatlarında sert artışa yol açtı.
Rusya
Rusya’da devlet büyük şirketlere yönelik vergi denetimlerini artırdı

Rusya Federal Vergi Servisi (FNS), federal bütçedeki açığın büyüdüğü dönemde büyük şirketlere yönelik saha denetimlerini belirgin biçimde artırdı. Kurumun verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık cirosu 10 milyar rubleyi aşan şirketlere yönelik denetim sayısı üç kattan fazla yükselirken, tahakkuk ettirilen ek vergi tutarı sekiz kat arttı.
Rusya Federal Vergi Servisi (FNS), federal bütçe açığının büyüdüğü dönemde büyük şirketlere yönelik yerinde vergi denetimlerini önemli ölçüde artırdı.
Ocak-mayıs döneminde federal bütçe açığının 6 trilyon rubleye ulaştığı bir ortamda FNS’nin faaliyet raporlarına göre, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık cirosu 10 milyar rubleden fazla olan şirketlere yönelik denetim sayısı 13’ten 42’ye yükseldi.
Aynı dönemde bu şirketlere yönelik ek vergi tahakkukları ise 1,2 milyar rubleden 9,4 milyar rubleye çıkarak yaklaşık sekiz kat arttı.
Tedo şirketinin kıdemli hukukçusu Pavel Kovalev, RBK medya kuruluşuna yaptığı değerlendirmede FNS’nin artan faaliyetlerini devlet bütçesine ek gelir sağlama ihtiyacıyla ilişkilendirdi. Kovalev, “Federal bütçe açığı ve büyük ölçekli harcama yükümlülükleri, en büyük vergi mükelleflerinin gelir tarafını güçlendirmek için öncelikli kaynak olarak görülmesine yol açıyor” dedi.
Kovalev’e göre bu şirketler bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ını sağlıyor. Bu nedenle, vergi kaçakçılığındaki küçük bir oranın bile devlet açısından milyarlarca rublelik gelir kaybına yol açtığını belirtti.
Uzmanlar, büyük işletmeler üzerindeki baskının önümüzdeki dönemde de artmasını bekliyor. Kovalev, yerinde vergi denetimlerinin sayısında ve toplam ek vergi tahakkuklarında yeni artışlar öngördü.
Nordic Star hukuk bürosunun kıdemli ortağı Andrey Gusev ise FNS’nin şirketlere yönelttiği mali taleplerin büyüklüğünü artırmaya çalışacağını söyledi. Gusev, denetim süreçlerinin mükellefler açısından daha maliyetli hale geleceği uyarısında bulundu.
Kept’in ortağı Anton Stepanov da FNS’nin otomatik kontrol sistemlerini daha yoğun kullanmaya başladığını ve şirketlerle resmi denetimler başlamadan önce yürütülen görüşmelerde daha sert bir tutum benimsediğini ifade etti.
Stepanov, geçmişte şirketlere tespit edilen ihlalleri düzeltmeleri için daha fazla süre tanındığını, ancak artık müfettişlerin resmi prosedürlere daha hızlı geçtiğini söyledi.
“Vergi makamları taviz ve uzlaşmalara giderek daha az başvuruyor. Daha önce yerinde denetimler çoğunlukla yıl sonunda başlatılırken, artık denetim herhangi bir zamanda başlatılabiliyor” diyen Stepanov, uygulamadaki değişime dikkat çekti.
Rusya
Zaharova: Ermenistan hem AEB hem AB avantajlarından yararlanamaz

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) sağlanan ayrıcalıklardan yararlanırken aynı zamanda Avrupa Birliği’ne entegrasyon hazırlığı yapamayacağını söyledi. Zaharova, Moskova’nın bu yaklaşımı “asalakça bir tutum” olarak gördüğünü ve bunu kabul etmeyeceğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB), birlikten sağlanan ayrıcalıklardan yararlanırken aynı zamanda Avrupa Birliği’ne (AB) entegrasyon hazırlığı yapan Ermenistan’ın tutumunu kabul etmeyeceğini söyledi.
Zaharova, düzenlediği basın toplantısında Ermeni yönetiminin vatandaşlarını, AB ile AEB arasında bir tercih yapmak zorunda olmadıklarına ikna etmeye çalıştığını belirtti.
Rus diplomat, Erivan’ın AEB’nun sunduğu avantajlardan yararlanmayı sürdürürken eş zamanlı olarak başka bir ekonomik blokta üyelik talebine hazırlanabileceği yönündeki yaklaşımını eleştirdi.
Zaharova, “Erivan yönetimi kendi vatandaşlarını, artık meselenin bu şekilde ortaya konulduğu üzere, AB ile AEB arasında herhangi bir seçim yapmaya gerek olmadığına ikna etmeye çalışıyor. Sözde Avrasya entegrasyonunun tüm ayrıcalıklarından yararlanıp aynı zamanda başka bir ekonomik blokta üyelik başvurusuna hazırlanmak mümkünmüş. Hayır, mümkün değil. AEB’ya yönelik bu asalakça tutuma tahammül etmeye niyetimiz yok” dedi.
Ermenistan hükümeti 2025 yılının başında Avrupa entegrasyonuna ilişkin yasa tasarısını onaylamıştı.
Buna karşın Başbakan Nikol Paşinyan, Erivan’ın AEB’dan ayrılmayı planlamadığını ve mümkün olduğu sürece birlik üyeliği ile AB’ye entegrasyon sürecini birlikte yürütmeyi hedeflediğini söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de daha önce yaptığı açıklamada, AB ile entegrasyonun Ermenistan’ın AEB ile etkileşimini otomatik olarak sona erdireceğini ve bununla bağlantılı tüm ayrıcalıkların kaybedilmesine yol açacağını belirtmişti.
Rusya
Rusya Merkez Bankası küçük bankalara grup modeli önerdi

Rusya Merkez Bankası, bankalar için asgari sermaye gerekliliklerini 2028’den itibaren kademeli olarak artırarak 2030’a kadar üç katına çıkarmayı planlıyor. Düzenleyici kurum, yeni şartları karşılamakta zorlanabilecek küçük bankalara ise bankacılık gruplarında birleşmeleri halinde sermaye açısından özel uygulamalar getirmeyi önerdi.
Rusya Merkez Bankası, 2028 yılından itibaren başlayacak üç yıllık bir geçiş süreciyle bankalara yönelik asgari sermaye gerekliliklerini kademeli olarak üç katına çıkarmayı planlıyor.
Düzenleyici kurum ayrıca, yeni şartları karşılamakta zorlanabilecek küçük bankalar için bankacılık gruplarına katılmaları halinde özel sermaye uygulamaları öngören bir model önerdi.
Merkez Bankası’nın kamuoyu görüşüne açtığı rapora göre, evrensel lisanslı bankalar için asgari sermaye şartı 2030 yılına kadar mevcut 1 milyar rubleden 3 milyar rubleye yükseltilecek.
Temel lisanslı bankalarda ise asgari sermaye gerekliliği 300 milyon rubleden 1 milyar rubleye çıkarılacak.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina daha önce yaptığı açıklamalarda, sermaye gerekliliklerinin 2018’den bu yana enflasyona göre güncellenmediğini hatırlatarak mevcut eşiklerin önemli ölçüde yükseltilmesi gerektiğini söylemişti.
Nabiullina, “Mevcut planlar oldukça yumuşak. Bu düzenlemelerin uygulanmasında zaten çok geç kaldık” ifadelerini kullanmıştı.
Merkez Bankası Başkanı, sermaye gerekliliklerindeki artışın teknolojik gelişmelerle de bağlantılı olduğunu belirterek, bankaların artık ciddi yatırımlar gerektiren bilgi teknolojileri altyapıları olmadan faaliyet göstermelerinin mümkün olmadığını vurgulamıştı.
Sermaye artışı kademeli uygulanacak
Rapora göre yeni kuralların 1 Ocak 2028’de yürürlüğe girmesi planlanıyor. Ancak gerekli yasal değişikliklerin Devlet Duması’nın 2027 sonbahar döneminde kabul edilmesi halinde uygulama tarihi 1 Temmuz 2028’e ertelenebilecek.
Evrensel lisanslı bankalar için asgari sermaye eşiği 1 Ocak 2028’de 1,5 milyar rubleye, bir yıl sonra 2 milyar rubleye ve son aşamada 3 milyar rubleye çıkarılacak. Temel lisanslı bankalar için ise eşikler sırasıyla 500 milyon ruble, 700 milyon ruble ve 1 milyar ruble olacak.
1 Ocak 2028’den sonra lisans alacak yeni bankalar, doğrudan 2030 yılı için belirlenen hedef sermaye şartlarını karşılamak zorunda kalacak.
Merkez Bankası grup modelini gündeme getirdi
Düzenleyici kurum, küçük kredi kuruluşlarından oluşan bankacılık grupları için özel bir sermaye rejimi uygulanmasını da önerdi. Buna göre bir banka, daha büyük bir oyuncuya kontrol hisselerini veya tüm hisselerini satarak bir grubun parçası haline gelebilecek.
Önerilen modelde, grubun ana kredi kuruluşunun sermayesinin 3 milyar rublenin üzerinde olması halinde grup bünyesindeki bankalara bireysel düzeyde yeni asgari sermaye şartları uygulanmayacak. Denetim ve düzenleme faaliyetleri ise konsolide düzeyde yürütülebilecek.
Merkez Bankası, bu modelin hayata geçirilebilmesi için “Bankalar Hakkında” federal yasada değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.
Raporda, asgari sermaye düzenlemesinin grup düzeyinde uygulanmasının bankalara yalnızca sermaye açısından değil, dijital ve ürün dönüşümüne yönelik yatırımlar ile operasyonel giderler bakımından da tasarruf sağlayabileceği ifade edildi.
Merkez Bankası verilerine göre 1 Mayıs itibarıyla Rusya’da 357 kredi kuruluşu faaliyet gösteriyordu. Bunların 201’i evrensel lisanslı banka, 89’u temel lisanslı banka ve 55’i banka dışı kredi kuruluşu statüsünde bulunuyor.
Reformun piyasanın küçük bir bölümünü etkilemesi bekleniyor
Merkez Bankası, bankacılık sektörünün büyük bölümünün halihazırda yeni sermaye şartlarını karşıladığını ve reformun piyasanın önemli bir kısmını etkilemeyeceğini değerlendirdi.
Kuruma göre, iş modelinde değişiklik yapılmadığı varsayımıyla yeni kuralları karşılayamayacak evrensel lisanslı bankaların sektördeki toplam aktifler içindeki payı yalnızca yüzde 0,2 seviyesinde. Temel lisanslı bankalarda bu oran yüzde 0,05 olarak hesaplandı.
Nabiullina daha önce yeni gereklilikleri karşılamakta zorlanabilecek banka sayısının 25 olduğunu açıklamıştı.
Merkez Bankası, yeni şartları karşılayamayan bankalar için hissedarlar tarafından sermaye artırımı yapılması, lisans türünün değiştirilmesi, daha büyük bir bankaya satış veya stratejik birleşme gibi seçenekler önerdi.
Raporda ayrıca, bazı bankaların iş modellerinde sınırlı değişiklikler yaparak gerekli sermaye seviyelerine ulaşabileceği belirtildi.
Düzenleyici kurum, bu bankaların Rusya Merkez Bankası nezdindeki hesaplarda tuttukları fonların bir kısmını kurumsal tahvillere yönlendirebileceğini ve bu sayede ilave finansman ihtiyacı olmadan sermayelerini güçlendirebileceğini ifade etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi6 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Asya1 hafta önceÇin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi











