Rusya
Rusya ordusuna vatandaşları korumak için yurt dışı yetkisi

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, ordu birliklerinin yurt dışında Rus vatandaşlarını korumak amacıyla kullanılmasına izin veren yasa tasarısını kabul etti. Düzenleme, özellikle Rusya’nın taraf olmadığı yabancı mahkeme kararlarıyla alıkonulan vatandaşların güvenliğini sağlamayı hedefliyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, Devlet Başkanı’nın kararıyla Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışında Rus vatandaşlarını korumak amacıyla görevlendirilmesine izin veren yasa tasarısını ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti.
Düzenleme, özellikle Rusya’nın taraf olmadığı veya yargı yetkisini tanımadığı yabancı mahkeme kararları uyarınca tutuklanan, alıkonulan ya da cezai kovuşturmaya maruz kalan vatandaşların korunmasını hedefliyor.
Yasama sürecindeki oylamada 381 milletvekili tasarı lehine oy kullanırken, aleyhte oy veren veya çekimser kalan üye olmadı. Parlamentonun alt kanadından geçen belge, nihai onay için üst parlamento kanadı Federasyon Konseyi’ne gönderilecek ve ardından imzalanmak üzere Devlet Başkanı Vladimir Putin’in makamına sunulacak.
Kabul edilen metne göre Silahlı Kuvvetler, Rusya Federasyonu’nun taraf olmadığı uluslararası sözleşmelere, Rusya’nın katılmadığı mahkeme kararlarına veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına dayanmayan yabancı yargı süreçlerine karşı müdahale edebilecek.
Tasarı ayrıca, Rus makamlarının kendi yetki alanları dahilinde vatandaşların korunması için gerekli tüm önlemleri almasını öngörüyor.
Duma Savunma Komisyonu Başkanı Andrey Kartapolov, söz konusu yasal düzenlemenin Polonya’da tutuklanan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin vakasına benzer durumların önüne geçmek amacıyla hazırlandığını bildirdi.
Butyagin, nisan ayında Belarus sınırında gerçekleştirilen bir takas operasyonuyla Rusya’ya iade edilmişti.
Kartapolov, bu yetkilerin yasallaşmasının askeri gücün otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Komisyon Başkanı, devletin bu tür bir yetkiye sahip olmasının dahi yabancı ülkelerin tutumu üzerinde caydırıcı bir etki yaratabileceğini kaydetti.
Rusya
Lavrov’dan NATO’ya Kuzey Kutbu uyarısı: Çatışma riski artıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO’nun Kuzey Kutbu’ndaki yoğun askeri hazırlıklarının doğrudan güvenlik tehdidi yarattığını ve silahlı çatışma riskini tırmandırdığını açıkladı. Lavrov, Batı bloku dışındaki ülkelerin çoğunluğunun Moskova ile eşit şartlarda işbirliğine hazır olduğunu vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Arctic.ru platformunda “Arktik’te Uluslararası İşbirliği: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı bir makale kaleme aldı.
Lavrov, 19 Ağustos’ta Çin’den yola çıkan bir konteyner gemisinin Trans-Arktik Ulaştırma Koridoru’nun hayati bir parçası olan Kuzey Denizi Rotası üzerinden ilk kez Murmansk Limanı’na ulaştığını hatırlatarak makalesine başladı. Rusya Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın en az yüzde 10’unu oluşturan ve 2,5 milyondan fazla Rusya vatandaşının yaşadığı bölgenin kalkınmasında yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Lavrov, “Uluslararası ortaklarımızla yürütülen bu işbirliği, Rusya’nın Arktik bölgesinin gelişiminde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor” ifadelerini kullandı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından onaylanan 2035’e Kadar Rusya’nın Arktik’teki Devlet Politikasının Temelleri belgesine atıfta bulunan Lavrov, hedeflerinin bölge halkının yaşam kalitesini yükseltmek, ekonomik büyümeyi hızlandırmak, çevreyi korumak ve karşılıklı faydaya dayalı uluslararası ortaklıkları güçlendirmek olduğunu aktardı. Dışişleri Bakanlığının bu süreçteki koordinasyon rolüne ve Rusya Federasyonu Denizcilik Kurulunun faaliyetlerine işaret eden Lavrov, “31 Mart 2023 tarihli Dış Politika Konsepti uyarınca Rusya, Arktik’te barış ve istikrarı korumayı, ulusal güvenliğe yönelik tehdit seviyesini azaltmayı ve sosyoekonomik kalkınma için elverişli dış koşullar oluşturmayı amaçlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
“Çin ve Hindistan ile stratejik işbirliği derinleşiyor”
Kuzey Kutbu’nda yakın işbirliği yürüttükleri aktörlerin başında Çin ve Hindistan’ın geldiğini vurgulayan Lavrov, Pekin ile hükümet başkanları düzeyinde düzenli görüşmeler yapıldığını, Kuzey Denizi Rotası üzerine ikili alt komisyonun faaliyette olduğunu ve kutup araştırmalarında somut kazanımlar elde edildiğini belirtti. Lavrov, “Sonuçlar her şeyi ortaya koyuyor: Rusya’nın kuzey denizleri üzerinden düzenli konteyner sevkiyatları başladı ve bu seferlerin sıklığının artırılması planlanıyor” dedi.
Hindistan ile ağustos ayı sonunda gerçekleştirilen Hükümetlerarası Ticari, Ekonomik, Bilimsel, Teknik ve Kültürel İşbirliği Komisyonu toplantısına değinen Lavrov, “Hint şirketleri Rusya’nın Arktik bölgesinin kaynak potansiyelinin geliştirilmesinde yer alıyor. Uzmanlara göre Arktik, önümüzdeki 20 yıl boyunca Rusya ile Hindistan arasında ana işbirliği alanlarından biri haline gelebilir” ifadesine yer verdi.
Lavrov; Brezilya, Endonezya, İran ve diğer BRICS ülkeleri ile Bağımsız Devletler Topluluğu ve Belarus’la da temasların sürdüğünü ifade etti. Güney Kore ve Singapur’un Batı’nın yaptırım kampanyasına katılmasına rağmen bazı projelerle ilgilendiğini aktaran Rus Bakan, 1 Eylül’de Vladivostok’ta başlayacak 11. Doğu Ekonomik Forumu ve mart ayında Murmansk’ta düzenlenecek “Arktik: Diyalog Bölgesi” forumuna yabancı heyetleri beklediklerini kaydetti.
“NATO bölgeyi askerileştiriyor ve çatışma riskini artırıyor”
Kuzey Kutbu’nda güvenlik ortamının bozulmasından Batılı aktörleri sorumlu tutan Lavrov, şu ifadeleri kullandı: “NATO ülkeleri ve bir bütün olarak İttifak, bölgeyi askerileşmeye sürüklemekte ve uluslararası gerilim odakları oluşturmaktadır.”
NATO’nun Şubat 2026’da başlattığı Kuzey Kutbu Nöbetçisi (Arctic Sentry) operasyonunu anımsatan Lavrov, “Kuzey sınırlarımızın hemen yakınında yoğun askeri hazırlıklar yürütülüyor. NATO, bölge dışı ülkelerin de katıldığı geniş çaplı tatbikatlar düzenliyor ve komuta-kontrol sistemine yeni unsurlar ekliyor. Uzak Kuzey’deki bu tür askeri faaliyetler Rusya’nın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor; ayrıca potansiyel olarak felaket getirebilecek bir silahlı çatışmayı tetikleyebilecek olay riskini artırıyor” uyarısında bulundu.
Lavrov, Batı’nın Arktik projelerine dahil olan Küresel Çoğunluk ülkelerinin tüzel ve gerçek kişilerine gayrimeşru yaptırımlar uyguladığını savunarak, “NATO üyeleri ve diğer Batılı ülkeler, Arktik’i Rusya’nın ve benzer düşünen ortaklarının gelişimine karşı koyacak yeni bir cepheye dönüştürme niyetlerini açıkça ortaya koyuyor” dedi.
“Arktik Konseyi kriz içinde”
19 Eylül 1996’da kurulan Arktik Konseyinin 30. yılına ağır bir kriz içinde yaklaştığını kaydeden Lavrov, Batılı üyelerin tutumu nedeniyle Mart 2022’den bu yana çalışmaların dondurulduğunu belirtti. Bakanlar düzeyindeki toplantıların ve Kıdemli Arktik Yetkilileri oturumlarının askıya alındığını bildiren Lavrov, “Rusya, tüm tarafların iyi niyetle hareket etmesi ve her katılımcının meşru çıkarlarını gözetmesi koşuluyla Arktik Konseyinin tam teşekküllü çalışmalarına yeniden başlamaya hazırdır” açıklamasını yaptı.
NATO ülkelerinin konseyi Rusya’sız işletme girişimlerine de değinen Lavrov, “Bu senaryo gerçekleşse bile Rusya; karşılıklı fayda sağlayan projeleri yürütmek ve hedeflerini güvenle hayata geçirmek için gereken topraklara, lojistiğe, teknolojiye ve güvenilir ortaklara sahiptir” ifadelerini kullandı.
“Rusya lider bir Arktik devleti olmayı sürdürecek”
İklim değişikliği ve eriyen buzullarla birlikte bölgenin küresel ticaret ve kaynak erişiminde stratejik öneminin artacağını vurgulayan Lavrov, “Dünya haritasına bir bakış, Rusya’nın lider bir Arktik devleti olduğunu, öyle kaldığını ve öyle kalacağını açıkça gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Lavrov, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerinin ve 2008 Ilulissat Bildirisi’nin geçerliliğini koruduğunu, bu aşamada yeni bir uluslararası hukuki araca ihtiyaç olmadığını kaydetti.
Batılı ülkelere uyarılarda bulunan Lavrov, “Mevcut muhataplarımız tarihin derslerinden ders çıkarmalı ve Rusya ile yaptırım ve tehdit diliyle konuşma çabalarının nafile olduğunu anlamalıdır. Dostane olmayan ve düşmanca eylemlere asimetrik önlemler de dahil olmak üzere gereken yanıt verilmiştir ve verilecektir. Rusya yapıcı diyalogdan yanadır; ancak gerektiğinde ulusal çıkarlarını elindeki tüm araçlarla savunacaktır” dedi.
Rusya
Kanada, Anatoliy Çubays’a yönelik yaptırımları kaldırdı

Kanada hükümeti, eski Rusnano Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın eski özel temsilcisi Anatoliy Çubays’ı yaptırım uygulananlar listesinden çıkardı. Resmi bildirimde, Çubays’ın sunduğu gerekçelerin yeterli bulunduğu ve kısıtlamaların kaldırıldığı belirtildi.
Kanada, devlete ait inovasyon şirketi Rusnano’nun eski tepe yöneticisi ve Rusya Devlet Başkanı’nın eski özel temsilcisi Anatoliy Çubays’ı yaptırım listesinden çıkardı.
Kanada hükümetinin internet sitesinde 26 Ağustos’ta yayımlanan resmi bildirime göre, söz konusu karar 13 Ağustos’ta alındı.
Belgede yer alan bilgilere göre, Çubays’ın adı genel listede teknik olarak yer almaya devam etse de eski yöneticiye dair 1509 numaralı madde iptal edildiği için kısıtlamalar artık kendisine uygulanmıyor.
Çubays’a yönelik yaptırımlar, mal varlığının dondurulmasını ve Kanada’ya giriş yasağını kapsıyordu.
Kararın gerekçesinde, Kanada İçişleri Bakanlığına Çubays tarafından yaptırım listesinden çıkarılma talebi iletildiği ve başvuruda sunulan gerekçelerin talebin karşılanması için yeterince ikna edici bulunduğu kaydedildi.
Belgede Çubays’ın sunduğu somut gerekçelere yer verilmezken, Kanadalı yetkililer yaptırım rejiminin etkinliği açısından adil bir şekilde uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Savaş sonrası Rusya’yı terk etmişti
Çubays, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik başlattığı askeri müdahalenin hemen ardından Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası örgütlerle ilişkilerden sorumlu özel temsilciliği görevinden ayrılarak ülkeyi terk etmişti.
Bu ayrılığın ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çubays’ı “bir tür Moşe İsraileviç” olarak nitelendirmiş ve uzun yıllar yönettiği Rusnano şirketinde “muazzam bir mali açık” bıraktığını iddia etmişti.
Bu açıklamaların sonrasında Rusya’da Çubays’ın banka hesaplarına ve mal varlığına el konulmuştu.
Yaptırımlara karşı dava açmıştı
Çubays’ın Kanada Federal Mahkemesine yaptığı itiraz başvurusunda, “tarihsel olarak” Putin’e muhalif olduğunu, Ukrayna’daki savaşa karşı çıktığını ve 2022’den bu yana “sürgünde yaşadığını” savunduğu ortaya çıkmıştı.
Kanada’nın kısıtlama kararı, Aleksey Navalnıy’ın ölümünün ardından Yolsuzlukla Mücadele Fonunun (FBK) hazırladığı ve Putin’in yakın çevresindeki isimlerin yer aldığı “50’ler listesi”ne Çubays’ın dahil edilmesinin ardından Haziran 2025’te alınmıştı.
Eski Rusnano Başkanı dava dilekçesinde, Rusya’daki varlıklarına el konulduğunu, yalnızca risk altındaki yurtdışı gelirlerine bağımlı kaldığını ve yaptırımların kendisine ciddi zararlar verdiğini belirtmişti.
Çubays ayrıca, yaptırım listesine dahil edilmesinin, kendi ifadelerine göre eylemlerine karşı mücadele ettiği kişilerle aynı kefeye konulmasına yol açarak ağır bir itibar kaybı yarattığını kaydetmişti.
Rusya
Rusya’dan CIA Direktörü Ratcliffe’in ziyaretinin ardından kıtalararası balistik füze testi

Rusya Savunma Bakanlığı, stratejik füze kuvvetlerinin kıtalararası balistik füze ile başarılı bir eğitim atışı gerçekleştirdiğini duyurdu. Arhangelsk bölgesindeki Plesetsk Uzay Üssü’nden fırlatılan katı yakıtlı füzenin harp başlıkları Kamçatka’daki hedefe ulaştı. Denemenin, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’ya yaptığı sürpriz ziyaretin hemen ardından gelmesi dikkat çekti.
Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri Stratejik Füze Kuvvetleri cuma günü kıtalararası balistik füze ile bir eğitim ve muharebe atışı gerçekleştirdi.
RBK’nın aktardığı Rusya Savunma Bakanlığı açıklamasına göre fırlatma, füzenin teknik ve uçuş özelliklerinin teyit edilmesi amacıyla Arhangelsk bölgesinde bulunan Plesetsk Uzay Üssü’nden yapıldı.
Tatbikatta aynı zamanda mobil kara tabanlı füze sistemi bataryasının uzak bir bölgeye intikali ile fırlatma hazırlıkları ve atış süreci uygulandı.
Savunma Bakanlığı, tatbikatın başarıyla tamamlandığını ve harp başlıklarının Kamçatka’daki Kura poligonunda belirlenen hedefe ulaştığını bildirdi. Bakanlık test edilen füzenin adını açıklamazken yalnızca “katı yakıtlı” olduğunu belirtti.
Bu sınıfta yer alan ve 10 bin 500 kilometre menzile sahip Topol ve Yars füzeleri ABD topraklarına ulaşabilme kapasitesine sahip. Topol füzeleri 800 kilotonluk tek bir harp başlığı taşırken, Yars füzeleri her biri 250 kilotonluk dört harp başlığı bulunduruyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Rusya’nın envanterinde her iki sınıftan 78’i Topol, 193’ü Yars olmak üzere toplam 271 füze yer alıyor. Bu füzeler, Rusya’nın toplam 321 füzeden oluşan ve ülkenin tüm stratejik nükleer füzelerinin yüzde 56’sını kapsayan kara konuşlu cephaneliğinin temelini oluşturuyor.
CIA Direktörünün Moskova ziyaretinin ardından geldi
Stratejik Füze Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği füze atışı, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’ya gerçekleştirdiği sürpriz ve önceden duyurulmamış ziyaretin üç gün sonrasında düzenlendi.
The Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, ziyaretin amacının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i NATO ile olası bir gerilimi tırmandırmaması, ayrıca Rusya ile sınırı bulunan Estonya, Letonya ve Litvanya’ya yönelik saldırgan eylemlerden kaçınması konusunda uyarmak olduğunu bildirdi.
The New York Times’a konuşan kaynaklar ise Ratcliffe’in Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Direktörü Aleksandr Bortnikov ile görüştüğünü belirtti. Ratcliffe’in bu görüşmede Rus ekonomisinin geleceğine ve Rus ordusunun cephedeki durumuna ilişkin “karanlık” bir değerlendirme sunduğu aktarıldı.
Gazeteye konuşan yetkililere göre Donald Trump, eski bir istihbaratçı olan Putin’in geleneksel diplomatik kanallarla iletilen sinyallere kıyasla bu rapora daha ciddi yaklaşacağı beklentisiyle Ratcliffe’i Moskova’ya bizzat gönderdi.
Bloomberg’e konuşan Kremlin’e yakın kaynaklar ise Putin’in ekonomik zorluklara ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Rus topraklarına yönelik uzun menzilli saldırılarına rağmen Ukrayna konusunda taviz vermeye yanaşmadığını ve askeri operasyonları tırmandırmayı planladığını savundu.
Habere göre Rus liderin çevresindeki yetkililer arasında, Putin’in en nihayetinde taktik nükleer silahlara başvurabileceğine inananların sayısı artıyor.
SIPRI verileri, Rusya’nın 1816 adetle dünyanın en büyük taktik nükleer harp başlığı cephaneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor; ABD’de ise bu sayı 200 olarak kaydediliyor.
Rusya’nın envanterinde yer alan 150 adet İskender füze sistemi, 10 ila 100 kiloton kapasiteli harp başlıkları taşıyabiliyor.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Dünya Basını5 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler










