Rusya
Rusya’da Duma, özelleştirme davalarında süre sınırı tasarısını kabul etti

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, devlet ve belediye mülkiyetinden özelleştirme yoluyla çıkan varlıkların geri alınmasına ilişkin davalarda zaman aşımı süresi getiren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Tasarı, ihlalin tespitinden itibaren üç yıllık genel süre ve hak ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren en fazla 10 yıllık üst sınır öngörüyor. Düzenleme, yolsuzluk, terörle mücadele, aşırıcılıkla mücadele ve stratejik şirketlerde yabancı yatırımlara ilişkin bazı davaları kapsam dışında bırakıyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, devlet ve belediye mülkiyetinden özelleştirme sonucunda çıkan varlıkların geri alınmasına ilişkin davalarda uygulanacak zaman aşımı sürelerini düzenleyen yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
RBK medya kuruluşunun aktardığına göre tasarı lehine 279 milletvekili oy kullandı, 54 milletvekili karşı çıktı, 20 milletvekili çekimser kaldı.
Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı ve Devlet Sekreteri Aleksey Hersontsev, Duma oturumunda tasarıyı sunarken düzenlemenin “tam da şu anda” kabul edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Hersontsev, temel amacın ulusal güvenlik ve savunmaya ilişkin harcamaların uzun vadede finanse edilmesini sağlamak olduğunu belirtti. Bunun da ancak ekonomik tabanın güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Hersontsev, “Eğer şimdi mülkiyet haklarının istikrarını sağlayamazsak, uzun vadede iş dünyasının ekonominin gelişimine katılımında ve şirketlerin sermaye yapısında sorunlarla karşılaşacağız” dedi.
İş dünyasının, devletin özel mülkiyet hakkını garanti ettiğine ilişkin açık bir işarete ihtiyaç duyduğunu söyleyen Hersontsev, bunun 20 ila 30 yıl önce özelleştirilen varlıklar için de geçerli olduğunu vurguladı.
Bakan yardımcısı, “Biz, açık bir hükmün yasaya eklenmesinin ve 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi andan itibaren hesaplanacağının net biçimde belirtilmesinin, başkanın sözünü ettiği güvencenin kendisi olduğu kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.
Tasarı, Rusya Medeni Kanunu’nun 217. maddesine yeni bir hüküm eklenmesini öngörüyor. Buna göre özelleştirme sürecindeki ihlallere ilişkin davalarda genel zaman aşımı hükümleri uygulanacak. Süre, ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren üç yıl olacak.
Bununla birlikte tasarı azami bir üst sınır da getiriyor. Hak ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren süre 10 yılı aşamayacak.
Bu sürenin dolmasının ardından mahkeme, mülkiyetin devlet lehine geri alınmasına yönelik talepleri reddetmek zorunda olacak.
Düzenleme, mevcut ve eski kamu görevlilerine yönelik yolsuzluk davalarını kapsamayacak. Ayrıca terörle mücadele ve aşırıcılıkla mücadele mevzuatıyla bağlantılı davalar ile stratejik şirketlerde yabancı yatırımlara ilişkin ihlaflar da düzenleme dışında tutulacak.
Rusya Anayasa Mahkemesi, 1990’lardaki özelleştirmelerin incelenmesine izin verdi
Duma Devlet Yapılanması Komisyonu Başkanı Pavel Kraşeninnikov da bazı varlıkların yolsuzluk düzenekleri sonucunda özelleştirildiği örneklere değindi.
Kraşeninnikov, “Meslektaşlar, hatırlatmak isterim ki yolsuzluk suçları yalnızca ceza hukuku kapsamındaki suçlardan ibaret değil. Buna yolsuzlukla mücadele mevzuatı, doğrudan ilgili yasa ve kamu yönetiminin farklı düzeylerindeki görevlerle bağlantılı mevcut sınırlamalar da dahil. Bu yasa bunların hiçbirini kapsamayacak. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda özel bir yönlendirmesi var ve bunu akılda tutmak önemli” dedi.
Yeni İnsanlar Partisi milletvekili Oleg Leonov ise raportörlere, özelleştirilen varlıkların alıcılarının iyi niyetli sayılıp sayılmayacağını belirlerken hangi ölçütlerin kullanılacağını sordu.
Hersontsev, tasarıda “iyi niyet” ifadesinin yer almadığını belirtti. Özelleştirme işlemlerinin doğrudan dava konusu yapılması halinde üç yıllık süre ile 10 yıllık üst sınırın geçerli olacağını söyledi.
Hersontsev, “Çünkü 20 ya da 30 yıl önce bir kişinin iyi niyetli mi kötü niyetli mi hareket ettiğini, bazı usul ihlallerinin bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalışmak zaten ihtilafın esasının incelenmesi anlamına gelir. Bu da zaman aşımı mantığıyla çelişirdi” dedi.
Bakan yardımcısı, mesele yolsuzluk olduğunda ise Anayasa Mahkemesi kararının devreye girdiğini ifade etti.
Hersontsev, bu kararda söz konusu davalarda zaman aşımı kurumunun uygulanmadığının belirtildiğini, çünkü bunların hukuka aykırı eylem nedeniyle mülkiyetin geri alınmasına ilişkin davalar olduğunu söyledi.
Komünist Parti milletvekili Aleksey Kurinnıy da 1990’lardaki rehin karşılığı kredi ihalelerini gündeme getirdi. Kurinnıy, kendi ifadesiyle “ülke çapındaki kamu mülkiyetinin gerçek değerinin yüzde 0,5’i karşılığında yeni sahiplerine geçtiğini” söyledi.
Kurinnıy, “Sizin görüşünüze göre bu bir yolsuzluk suçu mu, yoksa bugün sizin yasa tasarısında önerdiğiniz biçimde artık itiraz edilemeyecek sıradan bir medeni hukuk işlemi mi?” diye sordu.
Hersontsev buna yanıt olarak meselenin hukuki dayanaklarla bağlantılı olduğunu söyledi.
Bakan yardımcısı, “Eğer suç işlendiğine dair kanıt varsa, Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği yoldan ilerleriz. Böyle kanıtlar yoksa mesele medeni hukuk alanına girer” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2025 yazında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun ardından hükümete talimat vermişti.
Putin, hükümetten aralık ayı başına kadar özelleştirme işlemlerine yönelik itirazlarda uygulanacak zaman aşımı sürelerine ilişkin mevzuat değişikliklerini hazırlamasını istemişti.
Talimatta, bunun “mülkiyeti iyi niyetle edinmiş kişilerin mülkiyet haklarını koruma amacıyla” yapılacağı belirtilmişti.
Putin ayrıca 1990’lardaki özelleştirmelerin sonuçlarının yeniden gözden geçirilmesinin söz konusu olmadığını söylemişti.
Devlet başkanı, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına doğrudan zarar verilmesi halinde işletmelerin devlet lehine alınmasını ise haklı bulduğunu ifade etmişti.
Daha sonra Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Medeni Kanun’un 217. maddesinde değişiklik öngören yasa tasarısını hazırladı.
Devlet Başkanı’na bağlı Medeni Mevzuatın Kodifikasyonu ve Geliştirilmesi Konseyi, bu yıl şubat ayı sonunda yapılan toplantıda girişime destek verdi. Tasarı nisanda Duma’ya sunuldu.
Rusya
Rusya askeri İHA’larında yapay zekaya yöneldi

Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, savaş muhabirleriyle gerçekleştirdiği toplantıda Ukrayna insansız hava araçlarına karşı geliştirilen kademeli savunma sistemini ve askeri alandaki yapay zeka projelerini paylaştı. Görüşmede İHA birliklerinin etkinliği artırılırken, cephe hattında insansız araç üretimi yapan laboratuvarların desteklendiği ifade edildi.
Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, federal medya temsilcilerinin de aralarında yer aldığı savaş muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda, askeri operasyonlardaki son gelişmeleri ve teknolojik dönüşümleri paylaştı.
Görüşmede Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarına karşı kurulan savunma mekanizmaları, askeri yapay zeka projeleri, cephe hattındaki laboratuvarlar ve askerlere yönelik sosyal destek adımları ele alındı.
Vedomosti gazetesinin aktardığına göre, Rus ordusunun tüm askeri gruplarında taktik önleyici araçların kullanıldığı kademeli bir savunma sistemi kuruldu. FPV önleyicilerle donatılan mobil ateş gruplarının muharebe sahasında aktif şekilde görev aldığı belirtildi.
Durumsal farkındalığı artırmak amacıyla ortak bir bilgi ağı oluşturulduğunu dile getiren Belousov, taktik düzeyde hedef belirleme, saha analizi ve muharebe yönetimini kolaylaştıran özel yazılımların devreye alındığını açıkladı.
Savunma Bakanı, İHA karşıtı önlemlerin çok sayıda unsuru ve farklı görevleri barındıran entegre bir hava savunma sistemine dönüştürüldüğünü bildirdi.

Andrey Belousov
Rusya Silahlı Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan insansız sistem birliklerinin, standart askeri birimlere kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek bir etkinlik sergilediği ifade edildi.
Bakan Belousov, bu birliklerde tekil ekipler yerine ortak amaca odaklanan büyük askeri birimlerin görev yaptığını, bu birimlerin ikmal yollarını kesmek veya belirli bölgeleri izole etmek gibi kapsamlı görevleri icra ettiğini belirtti.
Yapay zekanın askeri alana entegrasyonu, Rusya Savunma Bakanlığının öncelikli projeleri arasında yer alıyor. Yapay zekanın İHA teknolojisindeki rolüne değinen Belousov “Yapay zeka şu an dronlarda temel olarak iki alanda uygulanıyor. İlki nesne tanımlama ile hedefe otomatik kilitlenme, ikincisi ise navigasyon. Sinir ağlarının eğitilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı
Ayrıca tüm insansız sistem birimleri için veri akışı sağlayan “DC” adlı donanım ve yazılım kompleksinin etkin şekilde kullanıldığı aktarıldı. Yapay zeka imkanlarından hava savunma faaliyetlerinde de yararlanıldığı, bu projenin yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan yedi temel çalışma arasında yer aldığı bildirildi.
Cephe hattındaki ileri laboratuvarlar
Savunma Bakanlığı, cephe hattında İHA ve karadaki robotik komplekslerin üretimi ile geliştirilmesi amacıyla kurulan laboratuvarları desteklemeyi sürdürüyor.
Benzer çalışmaların neredeyse her büyük askeri birimde yürütüldüğü ifade edildi.
Bakanlık, bu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla bileşenlerin, yedek parçaların, 3D yazıcıların ve diğer teknik ekipmanların satın alınması için finansman sağlıyor.
Toplantıda savaş muhabirleri, askeri operasyona katılan personele yönelik sosyal destek önlemlerinin genişletilmesi ve iyileştirilmesi için çeşitli öneriler sundu. Görüşmede ayrıca asker ailelerine yönelik psikolojik destek sağlanması konusu da gündeme getirildi.
Rusya
Rusya Dışişleri: NATO, Ukrayna’yı silah test sahasına dönüştürdü

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO ile Ukrayna’nın Rus askeri havalimanları ve hava üslerini hedef alacak silah sistemleri geliştirdiğini açıkladı. Projenin NATO’nun dönüşüm komutanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Zaharova, ittifakın risk sınırlarını aşarak Ukrayna’yı bir test sahasına dönüştürdüğünü kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO’nun Ukrayna ile birlikte, Rusya sınırlarının derinliklerindekiler de dahil olmak üzere askeri havalimanlarını hedef alacak yeni silah sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı.
Bakanlığın resmi internet sayfasında yayımlanan açıklamada Zaharova, bu girişimlerin askeri gerilimi öngörülemez bir noktaya taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Sözcü Zaharova, yürütülen çalışmaların niteliğine dair şu bilgileri paylaştı:
“Burada özellikle, ülkemizin derinliklerindekiler de dahil olmak üzere Rus havalimanları ve hava üslerinin kitlesel olarak vurulmasını ve uzun süreliğine devre dışı bırakılmasını sağlayacak silah araçlarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Stratejik nitelikte bir hedef belirlenmiş durumda: Düşmanın havalimanlarından gerçekleştirdiği operasyonların sürdürülebilir şekilde engellenmesi ve böylece karşı tarafın yürüttüğü hava harekatının temelden baltalanması hedefleniyor.”
NATO’nun rasyonel düşünce zemininden uzaklaştığını ve yüksek riskli bir alana doğru kaydığını belirten Zaharova, ittifakın Ukrayna’yı mevcut ve yeni askeri teknolojiler ile savaş sistemleri için bir “test sahası” olarak kullandığını ifade etti.
Rus diplomat, “Üstelik bu tür askeri deneylerin söz konusu post-Sovyet ülkesi için doğuracağı yıkıcı sonuçlar NATO stratejistleri tarafından açıkça göz ardı ediliyor, Ukrayna krizinin daha da yayılması ve yatay olarak genişlemesi tehlikesi ise açık bir şekilde hafife alınıyor” değerlendirmesini yaptı.
Savaş sanayilerinin birleşmesi
Zaharova, bu projenin NATO Dönüşüm Komutanlığı tarafından, ittifakın komuta yapısının bir parçası olarak konumlandırılan NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi katılımıyla ilerletildiğini açıkladı.
Sürecin halihazırda bilinen genel tabloyla uyumlu olduğunu belirten Zaharova, şu ifadeleri kullandı:
“NATO komuta birimleri ile Kiev rejiminin ilgili yapılarının, Rusya’ya karşı kullanılacak askeri çözümlerin ortaklaşa aranması, geliştirilmesi ve uygulanması yönündeki faaliyetlerinin kademeli entegrasyonu hız kazanıyor. Aynı zamanda Ukrayna ile ittifak ülkelerinin askeri-endüstriyel kompleksleri de birleşiyor.”
Zaharova, ittifak üyelerinin Kiev yönetimi için stratejik bir arka cephe sağladığını ekledi.
Ukrayna’nın cephedeki konumunu düzeltebilmek amacıyla NATO ve Rusya’yı doğrudan bir askeri çatışmaya sürükleme çabalarını artırdığını belirten Zaharova, bu çabaları “gerçek dışı fanteziler” olarak nitelendirdi.
Gelişmelerin askeri sonuçlarına değinen Zaharova, açıklamasına şöyle devam etti:
“Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, Ukrayna-NATO ortaklığı, attığı pervasız ve saldırgan adımlarla Rus askeri unsurlarına, ülkemize karşı kullanılan silahların geliştirilmesi ve üretilmesinde rol oynayan her türlü tesise yönelik ilgisini artırması için ek gerekçeler sunuyor. Hem mevcut durumu hem de gerilimin gelecekteki gelişim potansiyelini tam olarak bu perspektiften değerlendireceğiz.”
Daha önce Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) 2030 yılına doğru Rusya ile askeri bir çatışmaya hazırlandığını belirtmişti.
Gruşko, Moskova’yı stratejik bir yenilgiye uğratmayı amaçlayan askeri planlamalar açısından NATO ile AB arasındaki farkın asgari düzeye indiğini ifade etmişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da “Ukrayna, Avrupa ve Küresel Güvenlik” başlıklı makalesinde, NATO ile Rusya arasında yaşanabilecek doğrudan bir çatışmanın, yıkıcı sonuçlara yol açacak bir nükleer savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunmuştu.
NATO kanadı ise Rusya ile olası bir çatışmaya ilişkin endişelerini farklı düzeylerde dile getirmeyi sürdürüyor.
Almanya Kara Kuvvetleri Komutanı Christian Freuding, ülkesinin en geç 2029 yılına kadar bir askeri tehdide karşı hazır hale gelmesi gerektiğini belirterek, savaşa hazırlıklı olunması çağrısı yapmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Rusya’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için jeopolitik, ekonomik ya da askeri açıdan hiçbir nedeni olmadığını savunmuştu. Putin, Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki iddiaları gerçek dışı olarak nitelendirmiş, ancak ittifak üyelerinin Ukrayna üzerinden Rusya ile dolaylı bir mücadele içinde olduğunu kaydetmişti.
Rusya
Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Rusya’da iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 2026 yılında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirledi. Partinin seçim listesinin ilk beş sırasında Dışişleri Bakanı Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sobyanin gibi isimler yer alıyor. Kongrede konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkenin içinden geçtiği çetin döneme işaret ederek ulusal güvenliğin her koşulda korunacağını vurguladı.
Birleşik Rusya Partisi‘nin başkent Moskova’daki Hodinka bölgesindeki Megasport Sarayı’nda düzenlenen kongresinde, 225 seçim bölgesinin tamamını kapsayan adaylar ile genel parti listesi açıklandı.
Listenin öncü kadrosunu oluşturan ilk beş isim; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, gazeteci Evgeniy Poddubnıy, Çocuk Hakları Sorumlusu Mariya Lvova-Belova ve Genç Ordu (Yunarmiya) lideri Vladislav Golovin olarak belirlendi.
Partinin programı ile seçim beyannamesinin ele alınacağı kongrenin ikinci aşamasının, 20 Eylül’deki oylamadan kısa bir süre önce, ağustos ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Kongrenin başkonuğu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantının açılışını gerçekleştirdi. Putin’in, bir saati aşan ve iktidar partisinin daha sonra kendi programına dahil ettiği geniş kapsamlı sosyal destek vaatlerini içeren 2021 yılındaki hitabının aksine, bu kez 17 dakika süren oldukça muhtasar bir konuşma yapması dikkat çekti.
Rus liderin konuşmasının ardından, aynı günün akşamında Kremlin’de iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulması gündemiyle bir toplantı yönettiği bildirildi.
Konuşmasında Rusya üzerindeki dış baskılara ve özel askeri harekata değinen Putin, “Sorunları görüyoruz, bunların farkındayız ve gerekli adımları atıyoruz. Ancak hem ülkemizin hem de vatandaşlarımızın güvenliğini, Rusya sınırlarının dokunulmazlığını uzun vadeli bir tarihi perspektifte kesinlikle güvence altına alacağız. Kendi topraklarımıza ve altyapı tesislerimize yönelik terör saldırıları da dahil olmak üzere, bugün önümüzde duran tüm zorlukların üstesinden geleceğimiz şüphesizdir” ifadelerini kullandı
Rusya’nın içinden geçtiği bu çetin dönemin çok şey öğrettiğini ve “gerçek vatanseverliğin kıymetini idrak etmeyi” sağladığını kaydeden Putin, askeri harekatın katılımcılarına şükranlarını sundu ve partiye gazi askerleri kendi bünyesine katması çağrısında bulundu.
Seçimlerin anayasal takvime ve yasalara tam uyum içinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Rus lider, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınacağını belirtti.
Mevcut yasama döneminde parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın kabul ettiği destek adımlarını hatırlatan Putin, geleneksel değerlerin korunmasının tüm siyasi yapıların ortak paydası olduğunu ve seçim kampanyasının da temel sütunlarından birini oluşturacağını ifade etti.
Konuşmasını tamamlamadan önce geleceğin milletvekillerine “ofislerde ve mesajlaşma uygulamalarında daha az vakit geçirip” daha sık sahaya inmeleri ve halkla doğrudan temas kurmaları yönünde tavsiyede bulundu.
Sonraki konuşmacılar da bu tavsiyeyi yineleyerek sahadaki çalışmalarına vurgu yaptı.
Putin’in ardından söz alan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, modern Rusya tarihinde ilk kez askeri çatışmaların sürdüğü bir konjonktürde parlamento seçimlerine gidildiğine işaret etti.
Medvedev, partinin bu koşullar altında dönüşüm geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Çeşitli kademelerdeki adayların belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçim sürecine 22 bin kişinin başvurduğunu ve kazananlar arasında askeri harekata katılan 480 kişinin yer aldığını açıklayan Medvedev, Duma adaylığı için yapılan ön seçimlerde her koltuk için 12 adayın yarıştığını duyurdu.
Medvedev, partiyi seçim yarışına taşıyacak federal düzeydeki ilk beş ismi bizzat açıklarken adayların toplumun farklı kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.
Bu süreç, Sergey Lavrov’un katılacağı ikinci seçim yarışı olacak. 2021 yılındaki seçimlerde partinin federal listesinin başında dönemin Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hekim Denis Protsenko, Sirius eğitim merkezinin başkanı Elena Şmeleva ve Çocuk Hakları Sorumlusu Anna Kuznetsova yer almış, ancak bu isimler arasından parlamentoya giren tek isim Kuznetsova olmuştu.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Bölge listelerinde valilerin ağırlığı korunuyor
Birleşik Rusya Partisi Genel Konsey Sekreteri ve Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Yakuşev, tek isimli seçim bölgeleri ile parti listesindeki adayların yer aldığı tam listeyi delegelere sundu.
Partinin, 2021 yılındaki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de 57 bölgesel grup oluşturduğu görüldü.
Oluşturulan grupların büyük kısmına bölge valileri liderlik ederken, listede bazı istisnai tercihler dikkat çekti. Uzak Doğu bölgesindeki genişletilmiş gruba, geçmişte olduğu gibi yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Uzak Doğu Federal Bölgesi Tam Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev liderlik edecek.
Kurgan, Tümen, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets özerk bölgelerini bir araya getiren Urallar grubunun başında ise mevcut görev alanı bu bölgeyi kapsamamasına rağmen yine Vladimir Yakuşev yer alıyor.
Yakuşev’in hemen arkasından ikinci sırada, Vedomosti gazetesinin kaynaklarının dokuzuncu dönem Duma Birleşik Rusya grup başkanlığı için güçlü adaylar arasında gösterdiği milletvekili Dmitriy Kobılkin geliyor.
Ukrayna’dan ilhak edilen dört yeni bölgeyi kapsayan listenin başında milletvekili Viktor Vodolatskiy yer alırken, listenin ikinci sırasında eski insan hakları ombudsmanı Tatyana Moskalkova yer alıyor.
İstisnalar arasında yer alan Saratov bölgesi listesinin başında, son iki dönemin Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin yer alıyor. Moskova listesinin ilk sırasına ise Duma Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy getirildi.
Hem Volodin hem de Tolstoy, aynı zamanda tek isimli bölgelerden de adaylıklarını yürütecek. Kostroma ve Yaroslavl bölgelerini birleştiren listenin liderliğini milletvekili Valentina Tereşkova üstlenirken, St. Petersburg listesinin başına Duma Bilgi Politikası Komisyonu Başkanı Sergey Boyarskiy getirildi. Rostov bölgesinde listenin başında, beklentilerin aksine yeni atanan bölge yöneticisi Yuriy Slyusar yerine milletvekili Aleksandr Şolohov yer aldı.
Benzer şekilde Krasnodar bölgesinde de listenin ilk sırasına Vali Veniamin Kondratyev yerine Kazak Generali ve milletvekili Nikolay Doluda yerleşti.
Çok sayıda idari bölge, seçim listesinde ortak çatılar altında birleştirildi. Tuva, Hakasya ve Krasnoyarsk bölgesini bir araya getiren listenin liderliğini Vali Mihail Kotyukov üstlendi; bu grupta Duma Başkan Yardımcısı Şolban Kara-ool’un listenin ancak dördüncü sırasında yer bulması şaşırtıcı bir gelişme olarak kaydedildi.
Novosibirsk ve Omsk bölgelerini kapsayan ortak listenin başında ise bu eyaletlerin valileri Andrey Travnikov ve Vitaliy Hotsenko bulunuyor.
Bazı eyaletler ise valilerinin liderliğindeki bağımsız listelerle seçim yarışına katılıyor. Irkutsk bölgesinde Vali Igor Kobzev, Kuzbass’ta Ilya Seredyuk, Tomsk’ta Vladimir Mazur, Sverdlovsk’ta Denis Pasler, Perm bölgesinde ise Vali Dmitriy Mahonin listenin başında yer alıyor; Mahonin’in hemen ardında eski senatör Andrey Klimov yer alıyor.
Bryansk bölgesinde listenin ilk sırasını geçici Vali Egor Kovalçuk alırken, eski Vali Aleksandr Bogomaz ikinci sıraya yerleşti.
Moskova bölgesi listesinin başında Vali Andrey Vorobyev bulunurken, listenin ikinci sırasında Lyudmila Bolilaya ve üçüncü sırada Başbakan Yardımcısı Vitaliy Savelyev yer alıyor.
Analistler listenin savunma odaklı mesajlar taşıdığını belirtiyor
Sivil Toplum Geliştirme Vakfı Başkanı Konstantin Kostin, açıklanan listenin özünde “savaş dönemi koşullarına” göre şekillendirildiğini ifade etti.
Vedomosti gazetesine konuşan Kostin, “En önemli mesaj şu: İlk beş isim, karşılaşılan sorunların üstesinden gelmesi beklenen savunuculardan oluşuyor. Lavrov uluslararası arenada egemenliği koruyan figür konumunda. Sobyanin, zorlu koşullara rağmen Rusya’nın en büyük idari birimindeki başarılı çalışmaların temsilcisi. Golovin ve Poddubnıy ise iki Rusya Kahramanı olarak vatansever topluluğa hitap ediyor. Mariya Lvova-Belova ise ülkenin kalkınması için en kritik hedeflerden biri ve seçim programının önceliklerinden olan demografi alanı ile doğrudan bağlantılı” değerlendirmesinde bulundu
Petersburg Politikası Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov ise listenin federal düzeydeki kısmının farklı siyasi anlamları bir arada sunacak şekilde tasarlandığını kaydetti.
Vinogradov’a göre Lavrov, dış politikanın Rusya yönetimi açısından en başarılı alan olarak görüldüğü dönemi simgelerken, Sobyanin ise gündemin radikallikten arındırılması potansiyelini ve valilerle kriz dönemlerinde, örneğin salgın sürecinde çalışma deneyimini temsil ediyor.
Diğer isimlerin daha çok sembolik nitelik taşıdığına değinen Vinogradov, buradaki temel sorunun, listedeki varlığın ilgili kişilerin orta vadede bürokratik gücünü artırıp artırmayacağı olduğunu dile getirdi.
Bölgesel grupların sayısının fazla tutulmasının, partiye verilen her oyun en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayacağını ve seçimlerin ardından milletvekilliği dağılımında partiye avantaj getireceğini belirten Kostin, “Ayrıca bu listelerin başında genellikle kendi bölgelerinde popülaritesi partinin oy oranından yüksek olan valilerin yer alması, seçmen desteğini artıracak temel etkenlerden biri olacaktır” tespitinde bulundu
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Asya2 hafta önceÇin yeni beyaz kitap yayımladı: ‘Daha adil ve hakkaniyetli küresel yönetişim’










