Rusya
Rusya’da Duma, özelleştirme davalarında süre sınırı tasarısını kabul etti

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, devlet ve belediye mülkiyetinden özelleştirme yoluyla çıkan varlıkların geri alınmasına ilişkin davalarda zaman aşımı süresi getiren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Tasarı, ihlalin tespitinden itibaren üç yıllık genel süre ve hak ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren en fazla 10 yıllık üst sınır öngörüyor. Düzenleme, yolsuzluk, terörle mücadele, aşırıcılıkla mücadele ve stratejik şirketlerde yabancı yatırımlara ilişkin bazı davaları kapsam dışında bırakıyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, devlet ve belediye mülkiyetinden özelleştirme sonucunda çıkan varlıkların geri alınmasına ilişkin davalarda uygulanacak zaman aşımı sürelerini düzenleyen yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
RBK medya kuruluşunun aktardığına göre tasarı lehine 279 milletvekili oy kullandı, 54 milletvekili karşı çıktı, 20 milletvekili çekimser kaldı.
Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı ve Devlet Sekreteri Aleksey Hersontsev, Duma oturumunda tasarıyı sunarken düzenlemenin “tam da şu anda” kabul edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Hersontsev, temel amacın ulusal güvenlik ve savunmaya ilişkin harcamaların uzun vadede finanse edilmesini sağlamak olduğunu belirtti. Bunun da ancak ekonomik tabanın güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Hersontsev, “Eğer şimdi mülkiyet haklarının istikrarını sağlayamazsak, uzun vadede iş dünyasının ekonominin gelişimine katılımında ve şirketlerin sermaye yapısında sorunlarla karşılaşacağız” dedi.
İş dünyasının, devletin özel mülkiyet hakkını garanti ettiğine ilişkin açık bir işarete ihtiyaç duyduğunu söyleyen Hersontsev, bunun 20 ila 30 yıl önce özelleştirilen varlıklar için de geçerli olduğunu vurguladı.
Bakan yardımcısı, “Biz, açık bir hükmün yasaya eklenmesinin ve 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi andan itibaren hesaplanacağının net biçimde belirtilmesinin, başkanın sözünü ettiği güvencenin kendisi olduğu kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.
Tasarı, Rusya Medeni Kanunu’nun 217. maddesine yeni bir hüküm eklenmesini öngörüyor. Buna göre özelleştirme sürecindeki ihlallere ilişkin davalarda genel zaman aşımı hükümleri uygulanacak. Süre, ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren üç yıl olacak.
Bununla birlikte tasarı azami bir üst sınır da getiriyor. Hak ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren süre 10 yılı aşamayacak.
Bu sürenin dolmasının ardından mahkeme, mülkiyetin devlet lehine geri alınmasına yönelik talepleri reddetmek zorunda olacak.
Düzenleme, mevcut ve eski kamu görevlilerine yönelik yolsuzluk davalarını kapsamayacak. Ayrıca terörle mücadele ve aşırıcılıkla mücadele mevzuatıyla bağlantılı davalar ile stratejik şirketlerde yabancı yatırımlara ilişkin ihlaflar da düzenleme dışında tutulacak.
Rusya Anayasa Mahkemesi, 1990’lardaki özelleştirmelerin incelenmesine izin verdi
Duma Devlet Yapılanması Komisyonu Başkanı Pavel Kraşeninnikov da bazı varlıkların yolsuzluk düzenekleri sonucunda özelleştirildiği örneklere değindi.
Kraşeninnikov, “Meslektaşlar, hatırlatmak isterim ki yolsuzluk suçları yalnızca ceza hukuku kapsamındaki suçlardan ibaret değil. Buna yolsuzlukla mücadele mevzuatı, doğrudan ilgili yasa ve kamu yönetiminin farklı düzeylerindeki görevlerle bağlantılı mevcut sınırlamalar da dahil. Bu yasa bunların hiçbirini kapsamayacak. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda özel bir yönlendirmesi var ve bunu akılda tutmak önemli” dedi.
Yeni İnsanlar Partisi milletvekili Oleg Leonov ise raportörlere, özelleştirilen varlıkların alıcılarının iyi niyetli sayılıp sayılmayacağını belirlerken hangi ölçütlerin kullanılacağını sordu.
Hersontsev, tasarıda “iyi niyet” ifadesinin yer almadığını belirtti. Özelleştirme işlemlerinin doğrudan dava konusu yapılması halinde üç yıllık süre ile 10 yıllık üst sınırın geçerli olacağını söyledi.
Hersontsev, “Çünkü 20 ya da 30 yıl önce bir kişinin iyi niyetli mi kötü niyetli mi hareket ettiğini, bazı usul ihlallerinin bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalışmak zaten ihtilafın esasının incelenmesi anlamına gelir. Bu da zaman aşımı mantığıyla çelişirdi” dedi.
Bakan yardımcısı, mesele yolsuzluk olduğunda ise Anayasa Mahkemesi kararının devreye girdiğini ifade etti.
Hersontsev, bu kararda söz konusu davalarda zaman aşımı kurumunun uygulanmadığının belirtildiğini, çünkü bunların hukuka aykırı eylem nedeniyle mülkiyetin geri alınmasına ilişkin davalar olduğunu söyledi.
Komünist Parti milletvekili Aleksey Kurinnıy da 1990’lardaki rehin karşılığı kredi ihalelerini gündeme getirdi. Kurinnıy, kendi ifadesiyle “ülke çapındaki kamu mülkiyetinin gerçek değerinin yüzde 0,5’i karşılığında yeni sahiplerine geçtiğini” söyledi.
Kurinnıy, “Sizin görüşünüze göre bu bir yolsuzluk suçu mu, yoksa bugün sizin yasa tasarısında önerdiğiniz biçimde artık itiraz edilemeyecek sıradan bir medeni hukuk işlemi mi?” diye sordu.
Hersontsev buna yanıt olarak meselenin hukuki dayanaklarla bağlantılı olduğunu söyledi.
Bakan yardımcısı, “Eğer suç işlendiğine dair kanıt varsa, Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği yoldan ilerleriz. Böyle kanıtlar yoksa mesele medeni hukuk alanına girer” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2025 yazında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun ardından hükümete talimat vermişti.
Putin, hükümetten aralık ayı başına kadar özelleştirme işlemlerine yönelik itirazlarda uygulanacak zaman aşımı sürelerine ilişkin mevzuat değişikliklerini hazırlamasını istemişti.
Talimatta, bunun “mülkiyeti iyi niyetle edinmiş kişilerin mülkiyet haklarını koruma amacıyla” yapılacağı belirtilmişti.
Putin ayrıca 1990’lardaki özelleştirmelerin sonuçlarının yeniden gözden geçirilmesinin söz konusu olmadığını söylemişti.
Devlet başkanı, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına doğrudan zarar verilmesi halinde işletmelerin devlet lehine alınmasını ise haklı bulduğunu ifade etmişti.
Daha sonra Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Medeni Kanun’un 217. maddesinde değişiklik öngören yasa tasarısını hazırladı.
Devlet Başkanı’na bağlı Medeni Mevzuatın Kodifikasyonu ve Geliştirilmesi Konseyi, bu yıl şubat ayı sonunda yapılan toplantıda girişime destek verdi. Tasarı nisanda Duma’ya sunuldu.
Rusya
Romanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir

Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu, Rus Lukoil grubuna ait Petrotel rafinerisinin kapalı kalmaya devam etmesi halinde 460 yerel şirketin iflas edebileceğini duyurdu. Tesisin devre dışı kalmasının 8 bin kişilik istihdam kaybına ve akaryakıt arzında daralmaya yol açabileceği belirtiliyor.
Romanya hükümetinin Rus enerji şirketi Lukoil’e ait Petrotel rafinerisini yeniden faaliyete geçirmemesi halinde yaklaşık 460 yerel şirketin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.
DCBusiness platformuna konuşan Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu (Cartel Alfa) Başkanı Bogdan Hossu, tesisin kapalı kalmasının 8 bin kişinin işini kaybetmesine yol açabileceğini belirterek ciddi bir toplumsal sorunun kapıda olduğuna dikkat çekti.
Başkent Bükreş’e 55 kilometre mesafedeki Ploieşti kentinde yer alan Petrotel-Lukoil, yıllık 2,5 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Romanya’nın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor.
Mülkiyeti 1998 yılında Lukoil’e geçen tesis, ürettiği akaryakıtın bir bölümünü Moldova’ya da sevk ediyor.
Almanya ve Bulgaristan yönetimlerinin benzer krizleri hızla aştığını hatırlatan Hossu, Romanya makamlarının adım atmakta geciktiğini savundu.
Sendika lideri, “Almanlar, elde edilen gelirlerin Rusya Federasyonu’na gitmesini engellemek ve denetlemek amacıyla bir hafta içinde özel bir kayyum atadı. Bulgarlar da aynı süreci bir ayda tamamladı. Biz ise bu tür krizlerdeki tecrübeye rağmen 14 aydır özel kayyum atamayı başaramadık” dedi.
Tesisin kapalı kalmasının iç pazardaki yakıt arzını daraltacağını ve fiyat baskısını artıracağını vurgulayan Hossu, yoğun motorin tüketicisi konumundaki tarım ve ulaştırma sektörlerinin ilk darbeyi alacağını kaydetti.
Sendika başkanı, olumsuz etkilerin zamanla tedarikçi şirketlere, bu işletmelerin personeline ve ulaştırma ağına bağımlı diğer sektörlere de sıçrayabileceği uyarısını dile getirdi.
Digi24 televizyonunun haberine göre, Romanya mahkemesi daha önce Petrotel Lukoil rafinerisinin iflas koruma sürecine girmesine onay verdi.
Süreç kapsamında alacak taleplerine ilişkin ön listenin 29 Eylül’e kadar hazırlanması, nihai tablonun ise 23 Ekim tarihine kadar onaylanması planlanıyor. Alacaklılar kurulu ilk toplantısını 3 Ekim’de gerçekleştirecek.
Şirket yetkilileri, yargı denetimindeki bu sürecin iflası değil; ticari faaliyetlerin devamını, şirket varlıkları ile çalışanların korunmasını, ortaklarla ilişkilerin dengelenmesini ve tesisin yeniden üretime hazırlanmasını hedeflediğini belirtti.
Petrotel rafinerisindeki üretim, planlı bakım çalışmaları gerekçesiyle Ekim 2025’te durduruldu ve aradan geçen sürede yeniden başlamadı.
Tesis daha sonra ABD yaptırımlarının hedefi oldu.
Bükreş yönetimi mart ayında rafinerinin tekrar çalışabilmesi için ABD’den izin talebinde bulundu.
Yetkililer yaptırımlardan gerekli muafiyetlerin sağlandığını duyursa da tesis faaliyete geçmedi.
Yaptırımlar nedeniyle uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı alan Lukoil, ocak ayında Carlyle Group ile anlaşmaya vardığını duyurmuştu.
Petrotel Lukoil hisselerinin neredeyse tamamı, Rus enerji devinin uluslararası yapılanması çatısı altındaki İsviçre merkezli Litasco S.A. şirketinin elinde bulunuyor.
Rusya
WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.
Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.
Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.
Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.
Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.
Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.
Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.
Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.
Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.
Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.
Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.
Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.
Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.
Rusya
Rusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor

Rusya, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattındaki bakım çalışmaları nedeniyle Ermenistan’a doğalgaz akışını 15-25 Eylül tarihleri arasında durduracak. Gazprom Armenia, kesinti boyunca iç tüketimin yerel rezervler ve İran’dan alınacak ilave gazla kesintisiz süreceğini açıkladı.
Rusya’dan Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Rusya topraklarındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 15-25 Eylül tarihleri arasında geçici olarak durdurulacak. Kararı, Rus enerji devi Gazprom’un ülkedeki iştiraki Gazprom Armenia duyurdu.
Şirket basın biriminden yapılan açıklamada, “Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana doğalgaz boru hattında Rusya Federasyonu sınırları içinde planlanan koruyucu bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle, 15-25 Eylül tarihleri arasında söz konusu hat üzerinden Ermenistan’a doğalgaz akışı geçici olarak kesilecek” ifadeleri kullanıldı.
Gazprom Armenia, kesinti sürecinde Ermenistan’daki tüketicilerin gaz arzının kısıtlanmayacağını; ihtiyacın iç rezervler ile İran’dan sağlanacak ilave doğalgaz hacmiyle karşılanacağını kaydetti.
Benzer bir kesinti, 16-26 Eylül 2025 tarihlerinde de yaşanmıştı. Rusya’nın Stavropol Krayı bölgesindeki onarım çalışmaları nedeniyle boru hattından gaz iletimi durmuştu.
Daha önce ise 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana iletim ağının parçası olan ve Gürcistan’dan geçen Kızıl Köprü – Sevkary – Berd boru hattındaki acil onarım faaliyeti sebebiyle sevkiyata bir gün ara verilmişti.
Tamamı Gazprom’a ait olan Gazprom Armenia şirketi, Ermenistan iç piyasasındaki doğalgaz tedarik ve dağıtım faaliyetlerini yürütüyor.
Doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılayan Ermenistan’a Gazprom, 2025 yılında yaklaşık 2,7 milyar metreküp gaz sevk etti.
Ülke, “Elektrik Karşılığı Gaz” takas programı kapsamında İran’dan da her yıl yaklaşık 476 milyon metreküp doğalgaz ithal ediyor. Bu anlaşmaya göre Ermenistan, başta Razdan Termik Santrali olmak üzere ürettiği elektriği İran’a iletiyor; 3 kilovatsaat elektrik karşılığında 1 metreküp İran gazı alıyor.
Moskova, Ermenistan’a bin metreküp doğalgazı 177,5 dolar sabit fiyattan satıyor. Söz konusu tarife, 2026 sonu veya 2027 başına kadar yürürlükte kalacak ikili anlaşmayla güvenceye alınmış vaziyette.
1988 yılında işletmeye alınan 612 kilometre uzunluğundaki Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattı, Rusya’dan çıkarak Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaşıyor.
Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın Erivan Büyükelçiliğinin Ermeni makamlarını resmi yazıyla uyardığını bildirmişti.
Zaharova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini sürdürmesi halinde Moskova’nın petrol ürünleri ve doğalgaz tedarik işbirliği anlaşmasını askıya alma ya da feshetme niyetinde olduğunu kaydetmişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği arasında kesin bir tercih yapması gerektiğini, iki yapıda birden yer almanın mümkün olmadığını dile getirmişti.
Moskova ile Erivan arasında 2 Aralık 2013 tarihinde imzalanan anlaşma; doğalgaz, petrol ürünleri ve işlenmemiş elmas tedarikinde işbirliğini içeriyor. Mutabakat uyarınca Rusya, Ermenistan’a iç tüketim hacmi kadar gaz ve petrol ürününü üçüncü ülkelere yeniden ihraç edilmemesi koşuluyla gümrüksüz ve sabit fiyattan sağlıyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise mevcut anlaşma çerçevesinde Rus gazına zam gelmesi ihtimalini dışlamıştı.
Fiyatların “stratejik mutabakatlar” kapsamında belirlendiğini vurgulayan Paşinyan, “Uzun vadeli bir sözleşmemiz var ve bir tarafın bu sözleşmeden vazgeçeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Bu, anlaşmalara aykırı bir tutum teşkil eder” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Avrupa2 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa2 hafta önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa2 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Ortadoğu1 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya4 gün önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Washington’dan gelen hiçbir açıklamaya güvenemezsiniz
Avrupa2 hafta önceAfD, Saksonya-Anhalt’ta büyük bir farkla kazandı












