Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası anketinde dolar tahmini düştü

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası’nın düzenlediği ankete katılan analistler, 2026-2028 dönemine ilişkin dolar kuru tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Ekonomistler rublenin önceki beklentilere kıyasla daha güçlü bir seyir izleyeceğini öngörürken, GSYH ve petrol fiyatı tahminlerinde de değişikliğe gitti.

Rusya Merkez Bankası tarafından 5-9 Haziran tarihleri arasında düzenlenen ankete katılan analistler, 2026-2028 yılları için dolar kuru tahminlerini yeniden düşürdü.

Merkez Bankasının haziran ayı Makroekonomik Genel Bakış raporuna göre, farklı kurumlardan 31 ekonomistin katıldığı çalışma, rublenin nisan ayındaki beklentilere kıyasla daha güçlü olacağını ortaya koydu.

Ekonomistlerin nisan ayı anketiyle karşılaştırmalı yeni ortalama dolar kuru tahminleri şu şekilde gerçekleşti:

2026 yılı için nisan ayındaki 81,2 rublelik tahmin 78,1 rubleye geriledi.

2027 yılı için 89 ruble olan beklenti 86,2 rubleye düşürüldü.

2028 yılı için ise 96,3 ruble olan tahmin 94,3 ruble olarak güncellendi.

Analistler, döviz kurunun yanı sıra diğer bazı makroekonomik göstergelere ilişkin beklentilerini de gözden geçirdi. Buna göre, gelecek yıl için ortalama politika faizi beklentisi az azalarak yüzde 10,7’den yüzde 10,6’ya çekildi.

Politika faizine dair şubat ayı anketiyle karşılaştırmalı diğer tahminler ise 2026 yılı için yüzde 14,1 ve 2028 yılı için yüzde 9 seviyesinde değişmeden kaldı.

Diğer taraftan anket katılımcıları, bu yıl için gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme beklentisini yüzde 1’den yüzde 0,7’ye düşürerek kötüleştirdi. Vergilendirmeye esas teşkil eden petrol fiyatı tahmini ise 2026 yılı için varil başına 65 dolardan 70 dolara yükseltildi.

Rus rublesi, küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve ihracatçı şirketlerin piyasaya sunduğu fazla döviz arzı gibi faktörlerin etkisiyle bu yıl birçok piyasa aktörünün beklediğinden daha güçlü kalmaya devam ediyor.

Buna karşın Sberbank Başkanı German Gref, haziran ayı başında yaptığı açıklamada rublenin zayıflamasının an meselesi olduğunu savundu.

Gref, “Yeni kara kuğular ortaya çıkmazsa, tüm parametrelere göre ruble yıl sonunda kesinlikle 80 rubleyi aşmalı. Bizim tahminimiz 85 ruble yönündeydi ve bu tahmini henüz değiştirmiyoruz” dedi.

Alfa Bank analistleri de rublenin aşırı değerlenme bölgesinden çıkacağını öngörüyor. Bankanın tahminlerine göre dolar kuru haziran-temmuz aylarında 74-76 ruble aralığına dönecek ve ikinci çeyrekte yükselişini sürdürecek.

Uzmanlar, bu doğrultuda 2026 yılının tamamında ortalama dolar kurunun 82,6 ruble seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu veri, Merkez Bankasının haziran ayı anketindeki medyan tahminin üzerinde bulunuyor.

Rusya

RT Genel Yayın Yönetmeni Simonyan: Bizi sansürlediler ama izleyicimiz iki katına çıktı

Yayınlanma

Batı ülkelerinin uyguladığı yoğun yaptırım ve sansür kararlarına rağmen küresel erişimini artırmaya devam eden Russia Today (RT) televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, uğradığı suikast girişimlerini, kanserle mücadelesini ve Rusya’nın küresel enformasyon savaşındaki konumunu anlattı.

Gazetecilik kariyerine henüz 19 yaşında İkinci Çeçen Savaşı’nın ön cephelerinde imza attığı haberlerle başlayan Margarita Simonyan, uluslararası medyanın en çok konuşulan figürleri arasında yer alıyor.

Henüz 25 yaşındayken Russia Today (RT) ve Sputnik’in Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilen Simonyan, Batılı yayın organlarının küresel tekelini kırmayı hedefleyen yayın politikasıyla yirmi yılı aşkın süredir uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların başlamasının ardından Batılı hükümetler ve dijital platformlar tarafından kişisel olarak yaptırım listesine alınan, kanalı küresel ölçekte erişim engellerine maruz kalan ve bu süreçte üç kez suikast girişiminden kurtulan Simonyan, yaşadığı zorlu süreci ve RT’nin yeni dönem stratejilerini Çin merkezli Guancha yayın organına verdiği özel mülakatla değerlendirdi.

“Gözlerimin önünde çocuklar can verdi”

Kariyerinin ilk yıllarında karşılaştığı trajik olayların üzerinde bıraktığı derin izlere değinen Sputnik ve Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Beslan rehine krizinde yaşadığı dehşeti şu sözlerle aktardı:

“O dönem meslekten uzaklaşmayı hiç düşünmedim ancak bu denli vahşi eylemlerin gerçekleştirildiği bölgelerden kaçıp uzaklaşma arzusu duyduğum anlar oldu. Yaşananların gerçek olduğuna inanmakta güçlük çekiyordum. Özellikle okul binasında meydana gelen o iki büyük patlamanın ardından çocukların panik içinde sağa sola kaçışmaya başladığı anı unutamıyorum. Bazı çocuklar oracıkta, yolun ortasında can verdi, bazıları ise bedenlerinden kanlar süzülürken koşmaya devam ediyordu. Bu, insan psikolojisinin sınırlarını zorlayan korkunç bir manzaraydı.”

Yaşadığı travmanın ardından ciddi bir bağışıklık sistemi hastalığına yakalandığını ve iyileşme sürecinin çok uzun sürdüğünü ifade eden Simonyan, “Eşimi dokuz ay boyunca komada kaldıktan sonra kaybettim, bir çocuğum ciddi bir hastalık geçirdi ve ben kendim de şu an kanser tedavisi görüyorum. Ne zaman kendime acımaya başlasam ya da derin bir umutsuzluğa kapılsam, aklıma hemen Beslan’da hayatı altüst olan o aileler geliyor. Orada can veren çocukların anne babaları ve hayatta kalıp engelli olarak yaşamak zorunda kalan evlatların gösterdiği o büyük dirayet, benim en zor anlarımda en büyük dayanağım oldu” dedi.

Beslan’daki ailelerle iletişimini koparmadığını vurgulayan Simonyan, “Kızlarından birini saldırıda kaybeden, diğer kızı ise ağır baş yaralanması sonucu yıllardır okuma yazmayı ve yürümeyi her gün yeniden öğrenmeye çalışan bir anneyle görüşüyorum. Bu insanlar yaşadıkları devasa acılara rağmen hala hayata gülümseyebiliyor. Bu, benim hayatım boyunca aldığım en büyük ve en anlamlı derslerden biridir” ifadelerini kullandı.

“Yönetici olarak atandığımda dehşete kapıldım”

Henüz 25 yaşındayken küresel ölçekte yayın yapması planlanan devasa bir medya ağının başına getirilmesinin kendisinde yarattığı hisleri samimiyetle paylaşan Simonyan, o günleri şu sözlerle anlattı:

“Beni bu göreve atayan insanların aklını kaçırmış olduğunu düşündüm ve büyük bir dehşete kapıldım. 25 yaşıma gireli henüz bir ay olmuştu. Rezil olmaktan, başarısızlığa uğramaktan o kadar çok korkuyordum ki benim için prestij kaybetmek ölümden daha korkunç bir senaryoydu. Bu tarifsiz kaygı yüzünden ilk birkaç yıl geceleri gözüme uyku girmedi, yılbaşı geceleri de dahil olmak üzere neredeyse aralıksız çalıştım. Zamanla işler yoluna girdi ve taşlar yerine oturdu.”

Kendisini bu göreve layık gören yetkililerin dil hakimiyetine ve mesleki geçmişine güvendiğini belirten Simonyan, “Eğitimimin bir kısmını ABD’de tamamladığım için İngilizce benim ikinci ana dilim gibidir. Ayrıca çok genç yaşlardan itibaren televizyon haberciliğinin her kademesinde çalıştım ve Kremlin muhabirliği yaptım. Ülkemizin sesini dünyaya nasıl duyurmamız gerektiğini, uluslararası politikada yaşanan gelişmeleri Batılı hedef kitleye hangi perspektiften aktaracağımızı iyi biliyordum. O dönemde küresel enformasyon alanında BBC ve CNN gibi devlerin mutlak bir hegemonyası vardı ve her iki kanal da İngiliz ve Amerikan kökenli olmalarına rağmen tamamen aynı gündemi, aynı kelimelerle servis ediyordu. Dünyada başka hiçbir şey olmuyormuş gibi tek taraflı bir yayıncılık yapıyorlardı. Biz bu tek sesliliği kırmak ve dünyada gerçekte neler yaşandığını göstermek için yola çıktık” şeklinde konuştu.

“Bize devlet propagandası diyenleri dinleyecek vaktim yok”

Yayın politikaları nedeniyle Batılı ülkeler tarafından sıklıkla “Kremlin’in propaganda aygıtı olmakla” suçlanmalarına tepki gösteren Simonyan, eleştirilere şu sözlerle yanıt verdi:

“Ben o çevrelerin eleştirilerini ciddiye almıyorum ve dinlemiyorum. ABD Dışişleri Bakanlığının devasa propaganda mekanizması mı bana devlet propagandası üzerine ders verecek? Onların ne söylediğini takip edecek vaktim dahi yok. Genç bir kadın olarak bu göreve geldiğimde pek çok önyargıyla ve şüpheyle karşılaştım. Ancak biz işimize baktık. Rusya’da popüler bir atasözünün de ifade ettiği gibi: Köpekler havlar ama kervan yürümeye devam eder.”

Muhabirlikten yöneticiliğe geçiş sürecinde edindiği tecrübeleri de aktaran Simonyan, “18 yaşında yerel bir televizyonda stajyer olarak başladığım bu sektörde, sahada çekim ekibinden bütçe yönetimine kadar her aşamada bizzat bulundum. Bizim meslekte ‘üç kişiyi başarıyla yönetebilen bir insan, yarın üç milyon insanı da yönetebilir’ anlayışı hakimdir. Benim için asıl zorlu ve yeni olan süreç, küresel televizyon yayıncılığının dağıtım mekanizmalarını çözmek ve uluslararası çalışanlarımızla ortak bir çalışma kültürü geliştirmek oldu. Farklı ülkelerden gelen meslektaşlarımızın iş disipliniyle Rus televizyonculuğunun dinamiklerini ortak bir paydada buluşturmayı başardık” dedi.

“Batı bizi yasakladıkça izleyicimiz daha çok arttı”

Ukrayna’daki askeri harekatın başlamasının ardından Batı dünyasında RT’ye uygulanan topyekun sansürün beklenenin aksine ters teptiğini öne süren Simonyan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Uygulanan tüm kısıtlamalar ve yaptırımlar bizim için olumlu bir kamçı görevi gördü. Batı dünyasında her platformda yasaklanınca daha esnek, adeta bir gerilla medya tarzında, karmaşık yöntemlerle çalışmaya başladık. Sonuç olarak izleyici kitlemiz daralmak bir yana, daha da büyüdü. Batılı politikacılar ve medya kuruluşları sürekli olarak ‘her türlü engeli koymamıza rağmen RT’nin küresel erişimini nasıl engelleyemiyoruz’ diye yakınıyor. Örneğin İtalya’da yaptığımız askeri belgeseller sinema salonlarında gizli gösterimlerle izleyiciyle buluşuyor ve büyük ilgi görüyor. Resmi verilere göre, 2025 yılındaki küresel internet trafiğimiz ve izlenme oranlarımız bir önceki yıla kıyasla tam iki katına çıktı.”

Uyguladıkları alternatif yöntemlerin ayrıntılarını güvenlik gerekçesiyle paylaşamayacağını belirten Simonyan, “Şu an kullandığımız yöntemleri açıkça anlatırsam Batılı istihbarat servisleri anında o kanalları da kapatmak için harekete geçer. ABD Merkez Karşı Casusluk Ofisi ve CIA her adımımızı yakından izliyor. Ancak bizim binlerce farklı kanaldan dünyaya ulaştığımızı henüz çözebilmiş değiller. İçerik ve yayın stratejimizde ise hiçbir değişiklik yapmadık; her koşulda yalnızca doğruları ve gerçekleri aktarmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ölümden korkmuyorum, hayatımı vatanıma hizmete adadım”

Kendisine yönelik suikast tehditlerinin hayatının bir parçası haline geldiğini dile getiren Simonyan, vatanseverlik ve ölüm üzerine yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Şu ana kadar bana yönelik üç büyük suikast girişimi engellendi. Bunlardan birinde, içinde beş çocuk ve iki yaşlı kadının bulunduğu evimiz doğrudan insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Beni doğrudan hedef alan suikast planlarının failleri şu an tutuklu ve yargı süreçleri devam ediyor. Ancak ben eski bir savaş muhabiriyim; hayatın her an son bulabileceği gerçeğine çok genç yaşta sahada alıştım. Anneme bu tehlikeleri yansıtmamak için çok uğraştım ama o bir şekilde öğrendi. Bana, ‘Eğer kızım vatanını korurken hayatını kaybederse, onunla gurur duyarım, o bir kahramandır’ dedi. Bu sözler benim için en büyük güç kaynağı oldu.”

İnançlı bir Hristiyan olduğunu ve hayattaki her şeyin Tanrı’nın iradesiyle gerçekleştiğine inandığını vurgulayan Simonyan, “İnsan sadece güzel yemekler yemek, pahalı ayakkabılar giymek ve dünyayı gezmek için mi yaşar? Bence hayatın asıl anlamı topluma ve devletine fayda sağlamaktır. Vatanımın bana duyduğu güvene layık olmak ve dünya düzeninin daha adil bir noktaya evrilmesine küçük de olsa bir katkıda bulunabilmek benim için en büyük onurdur. Eğer bu uğurda ölmem gerekiyorsa, bunu sükunetle karşılarım. Önemli olan ne zaman öleceğimiz değil, geride nasıl bir iz bırakarak göçüp gideceğimizdir” dedi.

“Çocuklarım gelecekte dünyaya Çin’in liderlik edeceğini biliyor”

Son dönemde kaleme aldığı bir makalede çocuklarının neden küçük yaşlardan itibaren Çince öğrendiğine açıklık getiren Simonyan, bu tercihin arkasındaki vizyonu şu sözlerle açıkladı:

“Çocuklarıma neden Çince öğrendiklerini sorduğumda bana doğrudan, ‘Çünkü biz büyüdüğümüz zaman dünyaya Çin liderlik edecek’ yanıtını veriyorlar. Bu analizlerinde tamamen haklılar. Çin, insanlık tarihinin en köklü ve en eski medeniyetine sahip. Kağıttan pusulaya kadar insanlık tarihini kökten değiştiren pek çok keşif Çin kültürünün bir ürünüdür. Ben şahsen Çin estetiğine, mimarisine, tasarım diline ve sanatına büyük bir hayranlık duyuyorum. Antik Yunan kültüründen çok daha önce Çin şehirlerinde yerleşik toplumsal kuralların ve düzenin bulunması bu medeniyetin büyüklüğünü kanıtlıyor.”

Çocuklarının şu an Çin’de bulunduğunu ve ülkeyi derinlemesine keşfetmeye devam ettiklerini belirten Simonyan, “Çin’in çok akıllıca kurgulanmış bir devlet sistemi, zengin bir coğrafyası ve muhteşem insanları var. Çocuklarımın ana dilleri gibi Çince konuşabilmelerini gıpta ile izliyorum. Ermeni kökenli dış görünüşlerine rağmen Çin’deki yerel halkla kusursuz bir Çince ile iletişim kurmaları beni son derece mutlu ediyor. Çin kültürü ve dili, Batı’nın içine düştüğü o rasyonellikten uzak çılgınlık sarmalına karşı çocuklarımı koruyacak en güçlü entelektüel kaledir” diyerek sözlerini tamamladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da Yeni İnsanlar aday listesinin ilk üçünü seçti

Yayınlanma

Rusya’da parlamento seçimleri yaklaşırken Yeni İnsanlar Partisi, Devlet Duması aday listesinin ilk üç sırasını belirledi. Moskova’daki kongrede yapılan oylamada Genel Başkan Aleksey Neçayev liderliğindeki liste kabul edildi. Siyasi partiler seçim öncesinde aday kadrolarını ilan etmeyi sürdürüyor.

Rusya’da parlamentonun alt kanadı Devlet Duması seçimlerine hazırlanan Yeni İnsanlar (Novıye Lyudi) Partisi, genel federal listesinin ilk üç sırasını belirledi. Başkent Moskova’da toplanan seçim kongresinde yapılan oylamada, partinin aday listesinin zirvesindeki isimler kesinleşti.

Kongrede yapılan oylamada federal listenin ilk üç sırası için sunulan teklif, iki karşı oya karşı 83 oyla kabul edildi. Listenin ilk sırasında Yeni İnsanlar Partisi Genel Başkanı Aleksey Neçayev yer alıyor.

Neçayev’i, Devlet Duması Başkan Vekili Vladislav Davankov ve partinin meclis grup başkan vekili Sardana Avksentyeva takip ediyor.

Rusya siyaset sahnesine 2020 yılında adım atan Yeni İnsanlar Partisi, ilk kez katıldığı 2021 yılındaki parlamento seçimlerinde barajı aşarak Devlet Duması’na girmeyi başardı. Partinin şu anda parlamentoda 15 milletvekilinden oluşan bir grubu var.

Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Diğer partiler de adaylarını ilan ediyor

Ülkede seçim hazırlıkları sürerken diğer siyasi partiler de aday listelerini şekillendiriyor. Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP), gerçekleştirdiği 19. Kongre kapsamında seçim programını kabul ederek adaylarını onayladı.

Komünistlerin federal listesinin ilk beş sırasında 81 yaşındaki parti lideri Gennadi Zyuganov, Hakasya Cumhuriyeti Başkanı Valentin Konovalov, RFKP Merkez Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Yuri Afonin, Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı Dmitri Novikov ve Devlet Duması Birinci Başkan Vekili İvan Melnikov yer alıyor.

Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) ise listenin ilk sıralarını Genel Başkan Leonid Slutski, Ukrayna’daki askeri operasyonda görev alan Aziz Prens Aleksandr Nevski Tugayı Komutanı Aleksey Vereşagin ve parti genel merkez yöneticilerinden Mariya Voropayeva’ya emanet etti.

İktidardaki Birleşik Rusya (Yedinaya Rossiya) Partisi de yaklaşık 600 adayın yer aldığı geniş kapsamlı seçim listesini onayladı. Birleşik Rusya’nın listesinin en ön sırasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, savaş muhabiri Yevgeni Poddubnı, Çocuk Hakları Temsilcisi Mariya Lvova-Belova ve gençlik teşkilatı Yunarmya’nın Kurmay Başkanı Vladislav Golovin bulunuyor.

RFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz

Okumaya Devam Et

Rusya

Almanya, vatandaşlarına Rusya’dan ayrılma çağrısı yaptı

Yayınlanma

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’ya yönelik seyahat tavsiyelerini sertleştirerek Alman vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri çağrısı yaptı. Bakanlık, insansız hava aracı saldırıları, uçuşlardaki aksaklıklar, keyfi gözaltı riski ve sınırlı konsolosluk desteği gibi güvenlik risklerinin Rusya genelini kapsadığını iddia etti.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’ya yönelik seyahat tavsiyelerini sertleştirdi ve Alman vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri çağrısı yaptı.

Bakanlık, daha önce ağırlıklı olarak Ukrayna sınırındaki bölgeleri kapsayan uyarının artık Rusya’nın tamamı için geçerli olduğunu açıkladı.

Bakanlık, insansız hava aracı saldırısı riskinin Rusya genelinde sürdüğünü belirtti.

Açıklamada, Moskova, St. Petersburg ve Leningrad bölgesinin son aylarda giderek daha sık geniş çaplı insansız hava aracı saldırılarının hedefi haline geldiği kaydedildi.

Tavsiyelerde, “Moskova çevresindeki hava savunma sisteminin önemli ölçüde güçlendirilmesine rağmen, insansız hava aracı saldırıları ve bunların enkazının düşmesi hasara yol açtı. Bu hasar bazı vakalarda oldukça büyük boyutlara ulaştı” ifadeleri kullanıldı.

Berlin, Belgorod, Bryansk, Kursk, Voronej ve Rostov bölgeleri ile Krasnodar Krayı’nı en yüksek risk taşıyan bölgeler olarak değerlendirdi.

Bakanlık, Rusya ile Ukrayna arasında süren savaş nedeniyle risk düzeyinin kısa sürede artabileceğini ve güvenlik durumunun hızla kötüleşebileceğini belirtti.

Açıklamada ayrıca hava ulaşımında aksaklık yaşanabileceği uyarısı yapıldı.

AfD lideri Weidel, Rusya’dan petrol ve doğalgaz ithalatını yeniden başlatma sözü verdi

Rusya’da insansız hava aracı saldırıları nedeniyle havalimanlarının faaliyetleri düzenli olarak kısıtlanıyor; bu durum uçuşlarda gecikmelere ve iptallere yol açıyor. Tavsiyelerde, bazı bölgelerde yakıt tedarikinde kesintiler yaşandığı da ifade edildi.

Bakanlık, insansız hava aracı saldırılarının yanı sıra Rusya’da kalmanın diğer risklerine de dikkat çekti. Alman vatandaşları ile hem Alman hem Rus vatandaşlığına sahip kişilerin keyfi biçimde gözaltına alınma riskiyle karşı karşıya kalabileceği ve bu kişilere konsolosluk desteği sağlanmasının sınırlı olabileceği iddia eidldi.

Rusya’da kalmaya devam eden Alman vatandaşlarına kalabalık alanlardan uzak durmaları, resmi güvenlik duyurularını yakından takip etmeleri ve ELEFAND kriz bilgilendirme sistemine kayıt yaptırmaları tavsiye edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da geçen yılın sonunda Rusya için dördüncü seviye seyahat uyarısını korudu ve vatandaşlarına ülkeye gitmemelerini, Rusya’da bulunanların ise “derhal ayrılmalarını” tavsiye etti.

ABD’li yetkililer, bu tavsiyeye gerekçe olarak Rusya ile Ukrayna arasında devam eden silahlı çatışmayı, Rus yasalarının keyfi biçimde uygulanması riskini, gözaltına alınma ihtimalini ve olası terör saldırıları tehdidini gösterdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English